KÜLTÜR SANAT - 18 Ocak 2019 Cuma 09:21

’Pop’un Karadeniz türkülerine etkisi tartışılıyor

A
A
A
’Pop’un Karadeniz türkülerine etkisi tartışılıyor

Horon ve halaylar eşliğinde söylenen, davul, zurna, kemençe ve kaval ile desteklenen Karadeniz türkülerinin, geleneksel çizgisinden çıkarak ’popüler kültür’ anlayışına yenik düştüğü belirtildi.

Horon ve halaylar eşliğinde söylenen, davul, zurna, kemençe ve kaval ile desteklenen Karadeniz türkülerinin, geleneksel çizgisinden çıkarak ’popüler kültür’ anlayışına yenik düştüğü belirtildi.


Tanınan müzik adamlarının görüşlerini yansıtmasıyla bilinen www.sisdagi.com sitesinde Karadeniz’e özgü türkülerin giderek ’pop’laştığı ve tüketim kültürünün esiri olduğuna dikkat çekildi. Geçmişte yöreye özgü mani tarzındaki türkülerin horon ve halaylar eşliğinde söylendiği, davul, zurna, kemençe ve kaval ile desteklendiği belirtilen makalede, kayıt yapan müzik aletleri sebebiyle bu çalgıların ve türkülerin tını ve ezgilerinin yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttuğu vurgulandı. Yörede özellikle 1980’li yıllara kadar horon ve kemençe eşliğinde deniz, hamsi ve mısır ekmeğini anlatan mani tarzındaki türkülerin hiciv sanatıyla söylendiği, ayrılık ve hasret üzerine türküler yakıldığı ifade edilen makalede, günümüzde ise bu özelliklerin yerini "Karadeniz ’pop’una" bıraktığı kaydedildi.



’Pop, halk sanatını öldürüyor’


Makalede, ’pop’ sözcüğünün 16. yüzyılda Oxford sözcüğüne göre ’sıradanlık’, 17. ve 18. yüzyıllarda ’adi, terbiyesiz’ anlamında kullanıldığı, 19 yüzyılda ise pozitif bir anlam kazanarak ’güzellik’ anlamıyla değerlendirildiği, günümüzde ise ’yığın’ olarak vurgulandığı belirtilerek şöyle denildi:


"Pop müzik masada üretilir, her yerde tüketilir. Ayağa düşürür, bugün gelir yarın kaçar, bazen ilelebet payidar kalacağı tutar. 5. senfoni bile bir ara pop olmuştu. Reha Muhtar, jenerik müziği yaptığından beri Carmina Burana da pop olmuştu. Geleneksel Karadeniz müziği de bu tüketim kültüründen nasibini alıyor. Müzik sektörü eski geleneksel müziğimizi değiştirerek farklı şekillerde tekrar tekrar pişirerek önümüze yeni bir müzik tarzıymış gibi sunmaya çalışıyor. Seslerin banttan kayıt yapılması, kulaktan kulağa yayılan halk türkülerini büyük oranda öldürmüştür. Geleneksel türkülerin sahibi halktı, şimdi ise halk müziğine sahip bulunuyor ve pazarlanıyor. Türkiye’de sanat hala elite ait görülüyor oysa sanat sokağa ve halka aittir."



"Pop, Karadeniz müziğini yozlaştırdı"


Söz konusu pop kültürünün Karadeniz müziğindeki icra mükemmeliyetini de bozduğu, estetik anlayışını ortadan kaldırdığı, hiçbir değeri olmayan bu tarzın halka kötü zevkler aşıladığı, halk ezgilerini yozlaştırdığı kaydedilen makalede şu görüşlere yer verildi:


"Eskiden her evde bir müzisyen varken bugün çoğumuz pasif biraz izleyiciyiz. Elbetteki ürünü kitlelere beğendirmek içinde sanatçının kendini sınırlamaya ya da zorla basit ürünler vermeye de çalışmaması gerekir. Halk dünyanın hiçbir yerinde yüksek sanata alışkın olmamıştır. Ama yüksek sanat hep halk sayesinde var olabilmiştir. Ne yazık ki Karadeniz pop müziği toplumsal yapının bugünkü sonucudur. Ne olduğu belirsiz bu müzik türü özellikle gençlerde çürümeye yol açmaktadır. Geleneksel halk müziğinin sınırlarını gevşeterek yozlaştırmakta, sanat tekniğine ve estetiğe zarar vermektedir. Dikkat edilirse, popüler müzikte yozlaşmanın içinde bulunanlar genç nesillerdir ki yaşları 25 civarındadır; bu da geleceğimizde önemli ölçüde yozlaşma demektir. Bazı sanatçılar geliştirmekle değiştirmek arasındaki farkı henüz kavrayabilmiş değiller. Aşık Veysel, o günlerden sanki bu günü görmüş gibi türkülerimizin yozlaştırılması hakkında şunları söylemiş; ’Dağlarda bir çiçek olur, onu alır şehre getirirsin, güzel saksılarda güzel topraklar içinde yetiştirir geliştirsin, belki daha güzel bir çiçek olur ama o eski kokusunu bulamayız."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir ’Dur’ ihtarına uymadı, 122 bin lira ceza yedi Nevşehir’de polisin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki motosiklet sürücüsü, önce motosiklet ile daha sonra da yaya kaçmaya çalıştı. Yakalanan sürücüye 122 bin lira para cezası kesildi. Güzel Yurt Mahallesi 80. Yıl Bulvarı üzerinde uygulama yapan trafik polisi ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki plakasız motosiklet sürücüsü İbrahim P., kaçmaya başladı. Polis ekiplerinin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Sevk edilen ekiplerin de ’dur’ ihtarına uymayan sürücü, mahalle aralarına girerek izini kaybettirmeye çalıştı. Polis ekiplerinin kendilerini takip ettiğini fark eden sürücü tekrar kaçmaya başladı. Ürgüp Caddesi üzerinde ters şeritten kaçan ve kavşaklara ters şeritten giren çocuk sürücü kırmızı ışıklarda da durmadı. Polis ekipleri motosikletin gidiş istikametinde gerekli tedbirleri alarak motosiklet sürücüsünü durdurmaya çalıştı. Yaklaşık 15 dakika kadar polis ekiplerinden kaçan sürücü Cevher Dudayev Mahallesi Aksaray Caddesi üzerinde yakalanacağını anlayınca motosikleti yol kenarına bırakarak, motosiklette yolcu olarak bulunan 15 yaşındaki arkadaşı ile birlikte kaçmaya devam etti. Ekiplerin kovalamacası sonrasında yakalanan sürücü ve motosiklette yolcu olarak bulunan arkadaşı ekipler tarafından gözaltına alınarak çocuk şube ekiplerine teslim edildi. Yapılan sorgulamada çocuk sürücünün ehliyetinin olmadığı ve bu nedenle kaçtığı belirlendi. 15 yaşındaki sürücüye çeşitli maddelerden 122 bin lira ceza yazıldı. Motosiklet trafikten men edildi.
Kütahya Kütahya’da şehir içi toplu taşıma ücretlerine zam Kütahya’da şehir içi toplu taşımada uygulanacak yeni bilet ücretleri, Belediye Meclisi’nde yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. Kütahya Belediye Meclisi’nin 3. Dönem 1. Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci başkanlığında gerçekleştirildi. Yeni yılın ilk meclis toplantısında gündem maddeleri tek tek ele alınırken, şehir içi ulaşımı doğrudan ilgilendiren ücret tarifesi görüşmeleri öne çıktı. Toplantının üçüncü gündem maddesinde, Kütahya Minibüsçüler, Servis Araçları ve Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkanlığı tarafından sunulan fiyat artışı talebi müzakere edildi. Söz konusu talep, Belediye Meclisi’nin 3 Aralık 2025 tarihli ve 354 sayılı kararıyla Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edilmişti. Eşel Mobil Sistemi kapsamında değerlendirilen talep doğrultusunda hazırlanan komisyon raporu, meclis üyelerinin onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda yeni tarife oy çokluğuyla kabul edildi. Kabul edilen düzenlemeye göre, şehir içi toplu ulaşımda tam biniş ücreti 30 lira olarak belirlendi. İlkokul ve lise öğrencileri için indirimli kart ücreti 17 liraya, üniversite öğrencileri için biniş ücreti 24 liraya yükseltildi. Üniversite öğrencilerine yönelik ikamet kartı ücreti 22 lira olarak güncellenirken, üniversite hattı olarak bilinen 16 numaralı hatta biniş bedeli 12 lira oldu. Basın kartı kullanan yolcular için ücret 20 lira olarak belirlenirken, kredi kartı ile yapılan binişlerde ücret 30 lira, banka komisyonu ise 6 lira olarak uygulanacak. NFC ve QR kod ile yapılan temassız ödemelerde biniş ücreti 38 lira olarak belirlendi. Aktarma ücretinde ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi ve bu bedel 10 lira olarak korunmaya devam edecek. Yeni ücretlerin, belediye tarafından belirlenecek tarihten itibaren uygulanacağı bildirildi.