EKONOMİ - 21 Ekim 2021 Perşembe 09:16

Türkiye’nin en pahalı yol projesi olan Ordu Çevre yolunda çalışmalar sürüyor

A
A
A
Türkiye’nin en pahalı yol projesi olan Ordu Çevre yolunda çalışmalar sürüyor

Karadeniz Sahil Yolu Projesi kapsamında olan ve 2019 yılında ilk etabı tamamlanarak hizmete açılan ‘Ordu Çevre Yolu’nun ikinci etabında çalışmalar devam ediyor.

Karadeniz Sahil Yolu Projesi kapsamında olan ve 2019 yılında ilk etabı tamamlanarak hizmete açılan ‘Ordu Çevre Yolu’nun ikinci etabında çalışmalar devam ediyor. ‘Türkiye’nin en pahalı yol projesi’ olarak adlandırılan ve ikinci etabının yaklaşık 1 yıl içerisinde tamamlanması planlanan yol, şehirler arası mesafeyi kısaltarak, kent merkezindeki trafiğin rahatlamasını sağlayacak.



2007 yılında proje çalışmaları başlamıştı


Proje çalışmalarına 2007 yılında başlanılan Ordu Çevre Yolu’nun ihalesi, 553 milyon TL’ye yapılarak temelleri atıldı. Toplam uzunluğu, 21,4 kilometre olan yolun ilk etabını oluşturan 10,4 kilometrelik alanın 500 metrelik bir bölümünde görülen heyelan ise o günlerde çalışmaları olumsuz yönde etkiledi. Yaklaşık 75 metre uzunluğunda fore kazıkların çakılarak heyelan için önlem alınan Ordu Çevre Yolu’nda maliyet ise 1,9 miyar TL’ye kadar yükseldi. Birinci etabında, 6,5 kilometre olan 3 çift tüp tünel, 44 metre uzunluğunda 1 köprü, 2 buçuk kilometrelik 5 çift köprü ve 2 tanesi köprülü olmak üzere 6 kavşağın yer aldığı yolun 1. etabı, geçen yıl hizmete açıldı. İlk etabın açılmasıyla 40 dakikalık şehir içi geçişi, 10 dakikaya kadar inerken, sürücüler açısından da konforlu ulaşımın temelleri atılmış oldu.



Doğu Karadeniz’i Kafkasya’ya bağlayacak


Doğu Karadeniz’i Kafkasya’ya bağlayan Karadeniz Sahil Yolu’nun en önemli etabı olan ve yapımına yaklaşık 10 yıl önce başlanan, kendine özgü coğrafi ve toprak yapısı sebebiyle 1. etabı yaklaşık 2 milyar lira ile Karadeniz Bölgesi’nin en pahalı yatırımı olan Ordu Çevre Yolu’nun 2. etabının ise yaklaşık 1 yıl sonra tamamlanması ve hizmete açılması bekleniyor.



Toplam 16 adet köprü, 6 tünel ve 7 adet kavşağı bünyesinde bulunduruyor


6 adet tünel, 11 adet çift köprü, 5 adet tek köprü ve 7 adet kavşaktan oluşan Ordu Çevre yolu ile tünel imalatları tamamlandığında üniversite kavşağından inşaatı süren şehir hastanesine bağlantı da sağlanacak. Trafik sıkıntısını büyük ölçüde azaltan çevre yolu, transit ve şehir için trafiğinin yanında ağır taşıt trafiğini de rahatlatan proje ile 50 dakikalık olan yol yaklaşık 15 dakikaya düştü, ağır vasıtaların geçişleri ise kolaylaştı. Bin 180 metre terzili tüneli ve bin 806 metre uzunluğundaki melet viyadüğü imalatı tamamlandıktan sonra ise bu imalatlar Ordu Çevre yolunu tamamen kent merkezinden dışarıya çıkartarak, sanayi tarafından bağlantısını sağlamış olacak.



“Burası eskinden Ordu’nun kanayan yarasıydı”


Eskipazar Mahallesi Muhtarı İlhan Karaağaç, bölgenin önceden atıl bir vaziyette olduğunu belirterek, “Burası daha önceden atıl vaziyetteydi ve çalışmalar yoktu. Şu anda burada ikinci tünel bitti ve betonlaması yapılıyor. Burası Ordu’nun en fazla tüneli olan mahallesi sayılır. Ordu ile Giresun arasını 10 dakikaya düşürecek bir proje. İnşallah en kısa zamanda 2022 yılında bu tünel açılacak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun, burası Ordu’nun kanayan yarasıydı” dedi.



“Eskiden yol yoktu, şimdi 3-4 şeritli yol var”


Eskipazar Mahallesi’nde ikamet eden Adem Konçi ise, “Şu an trafik epey rahatladı ve çalışmalar devam ediyor. İnşallah ikinci etap açılınca daha da rahatlayacak. Eskiden buradan eşekler bile zor gidiyordu şimdi ise 3-4 şeritli yol, Allah yapanlardan razı olsun. Bir saatte gittiğimiz yeri, bu yol sayesinde Allah izin verirse 25 dakikada gideceğiz” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da liseliler milli ve manevi değerleri ezgilerle yaşatıyor Samsun’da liseli koro grubu, milli ve manevi değerleri farklı kesimlerle buluşturarak kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunuyor. Atatürk Anadolu Lisesi’nde görevli müzik öğretmeni Ferhat Doğan’ın öncülüğünde milli ve manevi değerler eğitimi kapsamında oluşturulan öğrenci korosu, toplumun farklı kesimlerine ulaşarak konserler veriyor. Huzurevleri, şehit ve gazi ailesi dernekleri, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve emniyet güçlerine yönelik konserlerde türküler, Türk dünyasının ortak ezgileri ve marşlar seslendiriliyor. Proje sayesinde öğrenciler sahne deneyimi kazanarak toplum önünde kendilerini ifade etme becerisi geliştirirken, aynı zamanda milli ve manevi değerlere sahip çıkma konusunda sorumluluk bilinci ediniyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda gerçekleştirilen çalışma, öğrencilere okul dışı öğrenme alanları sunarak eğitimi hayatın içine taşıyor. Proje koordinatörü Ferhat Doğan, gençlerin sesinde yeniden hayat bulan bu eserlerin kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkati çekerek, şunları söyledi: "Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirdiğimiz projede öğrencilerimle oluşturduğumuz koroyla birlikte huzurevlerine, şehit derneklerine, gazi derneklerine, emniyet güçleri ve askeri personelimize yönelik konserler gerçekleştiriyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerimize okul dışı öğrenme alanları oluşturma amacıyla müzik dersini bu fikirle sentezleyerek hayata geçirdik. Öğrencilerimiz sahnede türkülerimizi ve Türk dünyası ezgilerini seslendirirken milli ve manevi değerlerimizi yaşayarak öğreniyor, aynı zamanda toplumla etkileşim kurarak sorumluluk bilinci kazanıyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğimiz bu projemiz, ülkeye örnek teşkil ediyor." Öğrencilerin konserlerde seslendirdiği eserler, dinleyiciler tarafından da büyük beğeni topluyor.
Konya Konya’da otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim ve çalıştay Konya’da Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylere Yönelik II. Ulusal Eylem Planı (2023-2030) çerçevesinde, eğitim ve çalıştay programı gerçekleştirildi. Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen eğitim ve çalıştay programında kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, alan uzmanları, sivil toplum kuruluşları ile ilgili paydaşlar katılım sağladı. Programda, Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hakan Sarı başta olmak üzere alanında uzman akademisyenler tarafından otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik güncel yaklaşımlar, bilimsel çalışmalar ve hak temelli hizmet modelleri üzerine değerlendirme yaptı. Gerçekleştirilen programda, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin yaşam kalitesinin artırılması, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, istihdam ve toplumsal yaşama katılım süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Ayrıca kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi, yerelde yürütülebilecek çalışmaların değerlendirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması amacıyla çeşitli oturumlar düzenlendi. Eğitim programında akademisyenler ve alan uzmanları tarafından katılımcılara otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik güncel uygulamalar, kapsayıcı sosyal politika yaklaşımları ve multidisipliner çalışma yöntemleri hakkında bilgiler aktarıldı. Çalıştay bölümünde ise katılımcılar tarafından çözüm önerileri geliştirilerek yerel düzeyde uygulanabilecek faaliyetler değerlendirildi. Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin toplumsal hayata aktif katılımının desteklenmesi ve ailelerin yaşamlarının kolaylaştırılması amacıyla kurumlar arası koordinasyonun büyük önem taşıdığını vurguladı.
Antalya Trafik Haftası etkinliklerinde kurallara uyan 3 sürücüye plaket verildi Antalya’nın Manavgat ilçesinde Trafik Haftası’nda trafik ekiplerince açılan stantta, kural ihlali yapmayan 3 sürücü plaketle ödüllendirilirken vatandaşlar alkollü araç kullanmanın etkilerini Alkol Simülasyon Gözlüğü ile deneyimledi. 2-8 Mayıs Trafik Haftası kapsamında Manavgat Cumhuriyet Meydanı’nda etkinlik düzenlendi. Trafikle ilgili afiş ve dövizlerin yer aldığı standı gezen vatandaşlara çeşitli hediyeler verildi. Ayrıca trafik kurallarına uyan ve örnek davranış sergileyen 3 araç sürücüsüne plaket verildi. Örnek sürücü olarak plaket alan sürücüler, araç kullananları kurallara uymaya davet ederken, böylelikle kazaların önüne geçilebileceğini belirttiler. Farkındalık oluşturularak vatandaşların trafik kurallarına uymaları amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte en büyük ilgiyi Alkol Simülasyon Gözlüğü gördü. Alkolün etkilerini gözlükle deneyimlediler Alkol etkisi altında araç kullanmanın oluşturduğu zorlukları simüle etmek amacıyla tasarlanan gözlüğü takan vatandaşlar, kısa mesafe yürümelerine rağmen alkolün görsel algı ve koordinasyon üzerindeki etkilerini deneyimlediler. Etkinliğe Manavgat İlçe Emniyet Müdürü Murat Kenan Patat, İlçe Jandarma Komutanlığından J. Teğmen Oğuz Aktop, Manavgat Şoförler Odası Başkan vekili Galip Özden, Jandarma ve Emniyet Trafik Birim Amirleri ve Trafik görevlileri katıldı.
Kocaeli "Meme rekonstrüksiyonunda zamanlama hastaya göre belirlenmeli" Meme kanseri cerrahisi sonrası uygulanan meme onarımı (rekonstrüksiyon) işleminin hem fiziksel hem de psikolojik iyileşme sağladığını belirten Op. Dr. İsmail Tekfiliz, operasyonun zamanlamasının ve kullanılacak yöntemin hastaya özel olarak, multidisipliner bir yaklaşımla belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Meme kanseri sonrası uygulanan cerrahilerde, memenin yeniden oluşturulmasının hem fiziksel hem de psikolojik açıdan önemli bir süreç olduğunu belirten VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Tekfiliz, "Meme rekonstrüksiyonu, hastanın vücut bütünlüğünü yeniden kazandırmayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefler. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde doğal görünüme yakın ve hastayı tatmin eden sonuçlar elde edebilmekteyiz" dedi. Meme rekonstrüksiyonunun zamanlamasının hastaya göre değişebildiğini ifade eden Op. Dr. Tekfiliz, "Rekonstrüksiyon işlemi meme alınmasıyla aynı seansta (eş zamanlı) yapılabileceği gibi, bazı hastalarda onkolojik tedavilerin tamamlanmasının ardından gecikmiş olarak da planlanabilir. Bu karar; hastanın genel sağlık durumu, tümör özellikleri ve alacağı kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedavilere göre multidisipliner olarak verilir" diye konuştu. "Temelde iki ana yöntem uygulanıyor" Rekonstrüksiyonun temelde iki ana yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Op. Dr. Tekfiliz, şöyle konuştu: "Alloplastik (protez ile yapılan) ve otolog (hastanın kendi dokuları ile yapılan) rekonstrüksiyon olmak üzere iki ana yaklaşım vardır. Alloplastik yöntemde doku genişletici ile silikon protezler kullanılarak ve iki aşamalı olarak meme oluşturulurken, otolog yöntemde ise hastanın uygun kendi dokularının meme dokusuna mikrocerrahi yöntemlerle transferi gerçekleştirilerek meme dokusu oluşturulması hedeflenir. Her iki yöntemin de kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır ve hasta özelinde değerlendirilmelidir." Tekfiliz, kendi cerrahi pratiğinde sıklıkla iki aşamalı alloplastik rekonstrüksiyonu tercih ettiğini vurgulayarak, "Bu yöntemde ilk aşamada doku genişletici yerleştirilerek cilt ve yumuşak dokular hazırlanır, ikinci aşamada ise kalıcı protez ile meme şekli oluşturulur. Aynı zamanda ikinci aşamada, diğer memeye de gerekli müdahale yapılarak simetri mümkün olduğunca sağlanmaya çalışılır. Bu süreç bize daha kontrollü ve öngörülebilir sonuçlar sağlar. Ancak hastanın beklentisi, yaşam tarzı ve anatomik uygunluğu doğrultusunda otolog rekonstrüksiyon da önemli bir alternatif oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. "Tedavi planı multidisipliner bir yaklaşımla oluşturulmalı" Meme rekonstrüksiyonunun yalnızca estetik bir işlem olmadığını vurgulayan Op. Dr. Tekfiliz, "Bu süreç aynı zamanda hastanın psikolojik iyilik halini destekleyen, tedavinin önemli bir parçasıdır. Amaç; hem onkolojik güvenliği sağlamak hem de hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlamaktır. Bu nedenle tedavi planı; genel cerrah, medikal onkolog ve plastik cerrahın birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımla oluşturulmalıdır. Her hastaya aynı yöntem uygulanmaz; doğru hasta seçimi, detaylı bilgilendirme ve kişiye özel planlama başarılı sonuçların anahtarıdır" ifadelerini kullandı.