EKONOMİ - 01 Aralık 2021 Çarşamba 12:26

Ata tohumları Ordu’da hayat buluyor

A
A
A
Ata tohumları Ordu’da hayat buluyor

Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve tek Biyo-İnovasyon Merkezi Ordu’da kuruldu.

Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve tek Biyo-İnovasyon Merkezi Ordu’da kuruldu. Ulubey ilçesine bağlı Akpınar Mahallesi’nde faaliyete geçen Biyo-İnovasyon Merkezi’nde incelemelerde bulunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, “Bu merkezde yapılacak olan çalışmalar ile iklim koşullarından bağımsız olarak yılın tamamında üretim yapma imkânı sağlanırken aynı alanda 10-12 kat daha fazla üretim yapılabileceğiz” dedi.


Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in tarım alanında başlattığı yenilikçi çalışmalar aralıksız sürüyor. Yeni fikirleri desteklemek ve tarımın gelişimine katkı sağlamak amacıyla Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından Ulubey ilçesine bağlı Akpınar Mahallesi’nde faaliyetlerine başlayan Karadeniz’de ilk ve tek olan Biyo-İnovasyon Merkezi, hem modern tarıma geçişte önemli bir eksikliği gideriyor hem de girişimciler için uygun laboratuvar ortamı sağlıyor.



Üretim 10-12 kat artacak


Biyo-İnovasyon merkezinde incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, bu merkezde yapılacak çalışmalarla birlikte, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın tamamında üretim yapma imkanı sağlanabileceğini söyledi. Başkan Güler, “Kendi ürettiğimiz tohumların ata tohumlarını elde ettik. Bunların içerisinde kırmızı mısır, kabak ve fasulye gibi ürünler var. Bunlar aşağı yukarı bölgemizin 100 yıllık ürünleri. Bu merkezde 70’in üzerinde tohum oluşturduk. Ayrıca bu ürünlerden bir tohum bankası oluşturacağız. Bu merkezle birlikte, 10-12 kat daha fazla üretim yapılabileceğiz. Bunlar hem zenginliğimizi artıracak hem de işsizliğe çözüm üretecek” dedi.



İlaç ve kozmetik ürünleri çalışmaları yapılıyor


Başkan Güler, “Biyo-İnavosyon merkezinde ayrıca, tıbbi aromatik bitkileri de değerlendiriyoruz. Bunların içerisinde lavanta, pasiflora gibi çok kıymetli ürünler var. Bu bitkilerin konsantrelerini elde ediyoruz. Damıtıyoruz. Yağlarını çıkartıp, özlüklerini oluşturuyoruz. İlaç olarak kozmetik ve seyreltik sıvılarından da sabun denemeleri yapıyoruz. Burada ilaç ve kozmetik başta olmak üzere katma değeri yüksek ürünler çıkarıyoruz. Fındıkla mukayese edildiğinde, fındığın dönümünden 2 bin, 2 bin 500 lira kazanırken, bu ürünlerin dönümünden 30-35 bin lira dönüm kazanma imkanımız var” diye konuştu.



Üretilmesi zor bitkiler bu merkezde hayat buluyor


Ana faaliyet alanı Doku Kültür Laboratuvarı olan Biyo-İnovasyon Merkezi’nde Distilasyon Ünitesi, Topraksız Tarım Ünitesi, Dikey Tarım Ünitesi, Ata Tohum Ünitesi ve Eğitim Ünitesi yer alıyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi bu kapsamda Doku Kültürü Laboratuvarında, açık alanda yetiştirilmesi zor olan veya mümkün olmayan bitki türlerinin fide ve fidanlarının steril ortamda, kısa sürede çok fazla sayıda üretilmesi ve üreticilerin bu bitkilere kolay ve hızlı erişim sağlamalarını hedeflerken seri üretim ile Ordu’nun bu anlamda bir merkez haline gelmesi amaçlanıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis "Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi" Ahlat’ta Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi’nin Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etabı başladı. Adıyaman Nemrut Dağı’ndan yola çıkan ekip yaklaşık 7 saatlik yolculuğun ardından Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’na vardı. Burada tarihi Selçuklu Meydan Mezarlığını gezerek hatıra fotoğrafı çeken ekip, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekti. Tarihi alanda gazetecilere açıklama yapan Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Toplam yolculuğumuz 1,5 ay sürüyor. Arabalarımızın çoğunu Nepal’de yardım kuruluşuna hibe edeceğiz. Bu kullandığım aracı ise çekiciyle getirerek Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğiz. Bu rotadan üçüncü geçişim. Ama Ahlat’a daha önce hiç girmedik. Doğubayazıt üzerinden İran’a gidiyorduk. Cumhurbaşkanlığından çıktıktan sonra Aksaray’a vardık. Orada muhteşem bir organizasyonla karşılandık. Burada gerçekten çok güzel misafirperverlik var. Benzinliklerde ücretsiz çay ikram ediyorlar. Tabii katılımcılar döndükten sonra gönüllü elçilerimiz olacak. Türkiye’nin yumuşak yüzünü gösterecekler. Almanya, İtalya, Belçika, Bulgaristan, İngiltere ve Türkiye’den katılımcılar var" dedi. Yarışmaya İstanbul’dan katılan Kıvanç Yaralı ise, "İstanbul’dan Almanya’ya uçakla gittim. Almanya’dan Bitlis Ahlat’a kadar araç sürdüm. Fiziksel olarak yorgun olsak da Ahlat Selçuklu Mezarlığında olmanın bize verdiği manevi huzur bizi doyurdu. Açıkçası burada olmak bizi çok mutlu etti. Burada atalarımızın mezarlarını gördük ve kültürel mirasımızla tanıştık. İlk defa buradayız. Daha öncesinde ralliye 4 kez katıldım fakat Bitlis’e ilk defa geliyoruz. Harika bir duygu. Umarım herkes bir gün buraya gelerek bu mirası görür" diye konuştu. Antalya’dan katılan Mustafa Karakimseliler de, "Bu ralliye üçüncü katılışım. Daha önce Doğubayazıt’tan ve Hopa’dan geçtim. Hayatımda ilk defa Ahlat’a geliyorum ve gerçekten çok beğendim. Selçuklu kabristanı da çok etkileyici. İnşallah tekrar gelirim. Şimdi kısa bir tur oldu ama umuyorum ki daha sonra birkaç günlüğüne Ahlat’a geleceğiz." İfadelerine yer verdi. Geceyi Ahlat’ta geçirecek olan ekip yarın Erzurum Palandöken’e doğru yola çıkacak. Almanya’dan 27 Nisan’da başlayan ralli, Türkiye etabının ardından İran ve Türkmenistan üzerinden ilerleyerek Orta Asya rotasını takip edecek ve Nepal’de son bulacak.