- 03 Aralık 2021 Cuma 16:58

Fatsa’da ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ programı

A
A
A
Fatsa’da ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ programı

Ordu’nun Fatsa ilçesinde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla program düzenlendi.

Ordu’nun Fatsa ilçesinde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla program düzenlendi.


Fatsa Kaymakamlığı ve Fatsa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısı ile Fatsa Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi’nde program düzenlendi. Programda, engelli öğrencilerin yaptıkları gösteriler izleyicilere sunuldu.


Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda konuşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Saygın Atinkaya, ilçede eğitimin her kademesinde engelli çocukların eğitim görebileceği okul türünün mevcut olduğunu söyledi. Atinkaya ilçede, 7 özel eğitim okulunda 907 öğrencinin eğitim gördüğünü, 971 öğrencinin ise lise açık öğretim sistemi içerisinde eğitimlerine devam ettikelrini kaydetti.


Programda konuşan Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar ise, kendisinin de işitme engelli bir babanın oğlu olduğunu hatırlattı. Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, 38 yıllık hayatı boyunca babasına anlatamadığı ve tarif edemediği duyguyu şu şekilde dile getirdi:


“Bu yaşıma kadar yaşamış olduğum tüm yaşantımda babamızın engelli olmasını hiç hissetmedim diyebilirim. 38 yıllık bu yaşantım boyunca babama neyi anlatamadım diye düşündüğümde sadece tek bir konu geliyor aklıma. 1949 doğumlu işitme engelli babam, 1957 yılında dedemin, o dönem sadece İstanbul’da işitme engelliler okuluna göndermesi ile 7 yıllık ilköğretim eğitimini İstanbul’da tamamladı. Okul bittikten sonra, en küçük evlat olduğundan dolayı, köyde de biraz arazimiz vardı, geçmişte ‘en küçük evlat yanımda dursun, diğerleri işine gücüne baksın’ düşüncesi ile okulun devamını okutmamış fakat babamın o dönem okulun devamını okuyan memur ve diş hekimi arkadaşları var, halen daha İstanbul’a gittiğinde onları ziyaret eder, onlarla birlikte bir araya gelir. Bir gün dedemle ilgili bir konu açılmıştı, babamla biraz sohbet ederken işaret diliyle, o bana dedeme olan içindeki kırgınlıktan bahsetti. Çok başarılı bir öğrenci olup okulun devamını okumak istiyormuş fakat ilkokulu tamamladıktan sonra devamını okuyamamış. Ben bir baba düşünüyorum, 1957 yılında sağır ve dilsiz bir evladını buradan İstanbul’a gönderip, 7 yıl yatılı kalmasını ve orada okuma yazma eğitimini almasını sağlayan bir baba düşünüyorum. Ne büyük, ne vizyonlu bir babaymış ki, 1957 yılında 7 yaşındaki bir çocuğu İstanbul’a otobüslerle gönderip yıllarca görmediği günler olmuş. Tabi diğer taraftan da bir evlat düşünüyorum, okulunu okuyamadığı için bunun hayatı boyunca sorun olarak kendi içinde ukde olarak yaşadığı bir süreçte bunu içerisindeki kırgınlığı görünce babama bir şeyler tarif etmeye çalıştım. İnsanlarımızın bugün bile engelli evlatlarına bazen gereken eğitim öğretim hassasiyetini gösteremediği bu dönemde 1957 yılında, bir baba, sağır dilsiz evladını eğitim alması için İstanbul’a gönderiyor. Bunu işaret diliyle babama nasıl anlatabilirim diye düşündüğümde bir türlü tarif edemedim. Çünkü babam, okulunun devamını okuyamadığı için bu eksikliği her zaman hissetmiş ancak yaşamı boyunca hiçbir zaman kendini tarif edememe gibi bir zorluk yaşamamış. Gittiği her yerde kendi işaret diliyle, okuyup yazmasıyla birlikte birçok şeyi anlatmış. Günlerce, haftalarca gazete okuyup, sosyal medyada işaret diliyle kendi arkadaşlarıyla sohbetlerini etmiş. Tabi bu 38 yıl boyunca babama anlatamadığım ve tarif edemediği tek duygudur bu. Biz engelli kardeşlerimizi anladığımızı düşünebiliriz, onların zorluklarını gördüğümüzü zannedebiliriz fakat gece gündüz bu engellerle yaşayan o değerli kardeşlerimizin ne kadar zorluklarla yaşadığını böylesine bir günde oluşturulan farkındalıklarla anlamamız çok da mümkün olmaz. Yılın 365 günü kendinizi bir engelli olarak, onların gözüyle dünyaya bakabilirsek bu farkındalık amacına ulaşmış olacaktır. Ben bu vesileyle başta babam olmak üzere tüm engelli kardeşlerimizin 3 Aralık Dünya Engelliler ve Farkındalık Günü’nü kutluyorum.”


Programda, ilçede eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren Fatsa Özel Eğitim Uygulama Okulu, Hacer Yücel Anaokulu, Şehit Şükür Bağdatlı Anaokulu ve Ömer Hüseyin Çağtay Anaokulu öğrencileri tarafından düzenlenen etkinlikte özel öğrenciler hünerlerini sergiledi. Programda emeği geçen öğretmenler, engelli öğrenciler ve ailelere eşlik eden protokol, günün anısına toplu hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de iki kardeşin öldüğü olayda tedavisi tamamlanan anne ile baba taburcu oldu Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle kaldırıldıkları hastanede 2 çocuğu ölen kendilerinin tedavisi ise bugün tamamlanan hamile anne ile polis memuru eşi taburcu edildi. Çiftin taburcu olur olmaz, çocuklarının kabirlerine gittiği öğrenildi. Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile anne ile babanın tedavisi tamamlandı, bugün taburcu edildi. Taburcu olan çiftin Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na defnedilen çocuklarının kabrine gittiği öğrenildi. Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla AFAD ekiplerinin yaptığı incelemede ailenin yattığı odada insan sağlığını tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edilmişti. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metrekarelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı belirlenmişti.
Karabük KBÜ Erasmus+ KA171 ile uluslararasılaşmayı sürdürüyor Karabük Üniversitesi (KBÜ), Erasmus+ KA171 Programı kapsamında uluslararası akademik iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Program çerçevesinde Fas’taki Abdelmalek Essaadi University öğretim üyesi Prof. Dr. Boudhir Anouar Abdelhakim, üniversitede ders verme hareketliliği gerçekleştirdi. Karabük Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde düzenlenen programda Prof. Dr. Boudhir Anouar Abdelhakim, Mobil Geçici Ağlar (MANET) üzerine dersler verdi. Derslerde kablosuz ağ teknolojileri, yönlendirme protokolleri ve araştırma odaklı akademik yaklaşımlar ele alındı. Ziyaret kapsamında Prof. Dr. Boudhir Anouar Abdelhakim, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Dr. Öğr. Üyesi Emrullah Demiral ve Doç. Dr. Mustafa Polat başta olmak üzere farklı birimlerden akademisyenlerle bir araya geldi. Görüşmelerde üniversitenin akademik yapısı, araştırma altyapısı ve iş birliği imkânları değerlendirildi. Akademik temaslar kapsamında Mühendislik Fakültesi ve Demir-Çelik Enstitüsü laboratuvarlarını da ziyaret eden Abdelhakim, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi ile Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu akademik personelinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, ortak projeler ve Erasmus+ kapsamındaki yeni hareketlilik fırsatları ele alındı. Ziyaret kapsamında Karabük ve Safranbolu’yu da gezen Prof. Dr. Boudhir Anouar Abdelhakim’in, üniversitenin akademik yapısı ve yürütülen çalışmalardan memnuniyet duyduğu ifade edildi.