SAĞLIK - 09 Aralık 2021 Perşembe 13:15

Uzmanlardan D vitamini uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan D vitamini uyarısı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selda Gürol, vücutta başta kemikler olmak üzere pek çok fonksiyon için önemli olan D vitamininin aynı zamanda kanser hücrelerinde çoğalmayı durdurduğunu söyledi. Gürol, “D vitamini eksikliğinin görüldüğü bölgelerde kolon, meme, prostat, over ve özefagus kanseri hastaları yüksek oranda görülmektedir. Bu durum D vitamini eksikliği ile kanserin ilişkili olabileceğini düşündürmektedir” dedi.



Birçok hastalığın önlenmesinde etkili


D vitamininin en önemli fonksiyonunun vücutta sağlıklı kemik oluşturmak ve kemik sağlığını korumak olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Selda Gürol, uyarılarda bulundu.


Kemiğin yapı taşı olan kalsiyumun ancak D vitamini yardımıyla vücut tarafından emilerek kana karıştığına dikkat çeken Uzm. Dr. Selda Gürol, şöyle devam etti:


“Son yıllarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki, D vitamini sadece kemik sağlığının korunmasında görevli değildir. İnsan vücudunda neredeyse bütün hücrelerde D vitamini reseptörleri bulunmaktadır. D vitamini, bu reseptörlere bağlanarak hücrelerde önemli görevler üstlenmektedir. Bu durum D vitamininin sanıldığının aksine sadece bir vitamin olmaktan ziyade, vücutta birçok fonksiyonu üstlenen ve birçok önemli hastalığın önlenmesinde görev alan bir hormon vazifesi gördüğünü göstermektedir.”



Kanser hücrelerinde çoğalmayı durduruyor


Vitamin D eksikliğiyle ilişkili bazı kronik hastalıklar görülebildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Selda Gürol, “Bağışıklık sisteminde, tansiyonun düzenlenmesinde, damar sertliği gelişiminin önlenmesinde, diyabet gelişiminin önlenmesinde rol aldığı klinik çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Aynı zamanda kanser hücrelerinde çoğalmayı durdurduğu bilinmekte ve eksikliğinin bazı kanser türleri ile de ilişkili olduğu gözlemlenmektedir. D vitamini eksikliğinin görüldüğü bölgelerde kolon, meme, prostat, over ve özefagus kanseri yüksek oranda görülmektedir. Bu durum D vitamini eksikliği ile kanserin ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.” Birçok kronik hastalık ve kanser gelişiminin önlenmesinde D vitamininin etkileri araştırılmaya devam edilmektedir” ifadelerini kullandı.



Temel Kaynağı güneş


“D vitamininin temel kaynağı güneştir” diyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selda Gürol, şöyle devam etti: “İnsan vücudunda bulunan D vitamininin yüzde 90-95’i güneş ışınlarının etkisi ile deride sentez edilir. Güneşten faydalanılması halinde ilave D vitamini almaya gerek olmadığı düşünülse de, burada asıl sorun güneşten yeterince faydalanabilme imkanı bulunamamasıdır. Bir diğer önemli faktör de güneş ışınlarının geliş açısıdır. Dünyada güneş ışınlarının yeterli olduğu bölgeler 37. kuzey paraleli ile 37. güney paraleli arasında kalan ekvator bölgesidir. Türkiye 36. ve 42. paralel arasında yer almaktadır. Ülkemizin dünya üzerindeki pozisyonu dolayısıyla Kasım ve Şubat ayları ülkemize gelen güneş ışınlarından D vitamini alabilme imkanımızın en düşük olduğu dönemdir” dedi.



Koyu tenlilerde daha sık görülüyor


Güneşte kalma süresi ihtiyacının cildin özelliklerine göre değiştiğini söyleyen Uzm. Dr. Selda Gürol, “Kişinin ten rengi önemli bir faktördür. Koyu tenli olanlarda deride bulunan melanin pigmenti nedeni ile UV ışınlarının etkisi azalmaktadır. Ülkemiz için Mayıs ile Kasım ayları arası güneş ışınlarından en fazla faydalanabilen zaman aralığıdır. Kol ve bacakların haftada 2-3 kez saat 10.00 ile 15.00 arası olmak üzere beyaz tenlilerin 15 dakika, koyu tenlilerin bunun 2- 3 katı kadar yani 30-45 dakika kadar ciltte pembelik oluşacak kadar güneşte kalması gerekmektedir. Kişinin yaşı da güneş ışınlarının emiliminde önemlidir. Yaşlılar güneş ışını alsalar bile deriden emilimin gençlere göre dörtte bir oranında azaldığı görülmüştür. Güneş koruyucu kremlerin 30 faktör ve üstünde olanları D vitamini emilimini yüzde 95 oranında azaltmaktadır” diye konuştu.



Somon, uskumru, sardalya D vitamini yönünden zengindir


Özellikle içine katılmadıkça besinlerle alınan D vitamini miktarının önemsenecek seviyede olmadığını ve D vitamininin beslenme yoluyla alımının sınırlı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Gürol, “D vitamini içeren yiyeceklerin tüketimi çok yeterli olmamakla birlikte faydalıdır. Beslenme yoluyla D vitamini en fazla somon, uskumru, sardalya gibi yağlı balıklar ve yumurta sarısından alınabilir” şeklinde konuştu.



Bu belirtilere dikkat!


D vitamini eksikliğinin erişkinlerde ‘osteomalazi’ adı verilen kemik yumuşaması olarak da ifade edilen klinik bir tabloya yol açtığını söyleyen Uzm. Dr. Selda Gürol, şunları söyledi:


“Osteomalazi”de en belirgin yakınma, kalça, omurga ve kaburgaları içeren yaygın ağrıdır. Ağrı genelde belden başlayıp kalça, uyluk, sırt ve kaburgalara yayılır. Kemiğin dış tabakası inceldiği için vücudun belli noktalarında bacakta, göğüs kemiğinde, kalçada ve kaburgalarda dokunmakla hassasiyet ve ağrı ortaya çıkar. Diğer bir bulgu, yürüme güçlüğüne yol açan kas güçsüzlüğüdür. Özellikle denge ve yürüyüş için gerekli kasları etkilemektedir. Yaşlılarda D vitamini düzeyi ile düşmeler arasında ilişki saptanmıştır. Kas gücü ve dengenin D vitamini takviyesi ile artırılabileceği gözlemlenmiştir. Osteomalazi hastaları kollarını kullanmadan sandalyeden kalkmakta, merdiven inip çıkmakta ve yürümede zorluk çekerler. Hastalığın ilerlediği dönemlerde ilk belirti olarak kırıklar karşımıza çıkabilir. D vitaminin düzeyinin 20 değerinin altında olduğu durumlarda kırık riskinde artış olduğu gözlenmiştir.”


D vitamini eksikliği tedavisinde amacın vücuttaki D vitamini seviyesini yeterli seviyeye ulaştırmak olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Selda Gürol, “D vitamini eksikliği tedavisinde kullanılan içerikleri, miktarları farklı tablet, damla ve ampul formları mevcuttur. Kişinin yaşı, kilosu, kullandığı ilaçlar, eşlik eden hastalıklar gibi faktörler bu ilaçların dozlarını etkilemektedir. Bu yüzden hekim kontrolü altında ilacın etkin dozda başlanması önerilmektedir. Siz de kendinizde D vitamini eksikliğine dair belirtilerden gözlemliyor veya şüpheleniyorsanız, erken tanı ve tedavi için bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız” uyarısında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te Hıdırellez coşkusu Balıkesir’in Edremit ilçesinde baharın müjdecisi Hıdırellez, düzenlenen şenliklerle kutlandı. Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle muhtarlıklarının organizasyonunda bir araya gelen vatandaşlar, geleneksel Hıdırellez ateşinden atladı. Edremit’te baharın, umudun ve bereketin simgesi Hıdırellez, mahalle kültürünün en güzel örneklerinden biriyle kutlandı. Edremit Belediyesi’nin katkılarıyla Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle Muhtarlıkları tarafından düzenlenen şenliğe; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Belediye Başkan Yardımcısı Coşkun Taşkın, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Geleneksel ritüellerin renkli görüntülere sahne olduğu şenlikte, katılımcılar davul zurna eşliğinde göbek atarak baharın gelişini kutladı. Hıdırellez geleneğinin en önemli parçalarından biri olan dev ateşin yakılmasıyla heyecan doruğa ulaştı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar, dileklerinin kabul olması temennisiyle ateşin üzerinden atladı. Şenlikte hemşehrileriyle bir araya gelerek coşkuya ortak olan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ertaş, "Baharın ve bereketin müjdecisi Hıdırellez ruhunu hemşehrilerimizle birlikte yaşadık. Oyunlar oynadı, dileklerimizi bıraktık ve geleneksel ateşimizi yaktık. Bu anlamlı geleneğin bereketi ve bolluğu hepimizle olsun. Şenliğe emek veren ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Edremit halkının yoğun ilgi gösterdiği şenlik, mahalle sakinleri arasındaki dayanışmayı güçlendirirken; Hıdırellez’in getirdiği umut dolu atmosfer tüm ilçeye yayıldı.
Düzce Rektör Sözbir Bilim Kafede uydu teknolojilerindeki milli vizyonu anlattı Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimi toplumla buluşturan Bilim Kafe etkinliğinde, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, "Uzaya İmza Atmak: Uydu Teknolojilerinde Milli Vizyon ve Gelecek" başlıklı sunumuyla halka bir araya geldi. 4 Mayıs Dünya Uzay Günü kapsamında, Düzce Bilim Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Mustafa Koç, Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasının gerçekleştiren Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi olarak, bilimi toplumla buluşturmaya devam ettiklerini belirterek, "Bilim Kafe etkinliklerimizle amacımız; bilimi, akademik sınırların dışına taşıyarak toplumun her kesimiyle buluşturmak, merak duygusunu canlı tutmak ve bilginin paylaşımını artırmaktır. Çünkü inanıyoruz ki bilim, paylaşıldıkça anlam kazanır. Bugün ülkemizin uzay ve uydu teknolojileri alanındaki vizyonunu, hedeflerini ve geleceğe yönelik adımlarını ele alacağız. Bizlerle değerli bilgi ve birikimlerini paylaşacak olan Rektör Nedim Sözbir’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Yerli teknoloji uydu üretimi Rektör Nedim Sözbir, konuşmasında; uzayın tanımı, uydu çeşitleri, ülkemizin uydu serüveni, sistem güvenliği ve termal kontrol, uzay çöplüğü, uyduların yörüngede tutulması, ülkemizin ay misyonu ve aya uydu gönderme çalışmaları, uydu güvenliği ile uydu teknolojisindeki son gelişmeler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Uydu çalışmalarının maliyetli olduğu için son derece iyi planlanması gerektiğine dikkat çeken Nedim Sözbir, çalışmalarda asla hataya yer olmadığını dile getirdi. 1993 yılında Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından başlatılan uydu çalışmalarının, 2025 yılında yerli teknoloji uydu üretimi ile devam ettiğini ifade eden Sözbir, Tusaş’taki merkezde tüm uydu testlerinin yapılabildiğini sözlerine ekledi. Uydular için geliştirilen teknolojilerin şimdi insanlık için kullanıldığına işaret eden Nedim Sözbir, 16 yıl çalışacak olan uyduların yedek sistemlerinin bulunduğunu ve arıza durumunda yedek sistemin devreye girdiğini söyledi. İmece uydumuzu beş yılda üreterek Türk mühendisliğinin geldiği ileri teknolojiyi tüm dünyaya gösterdiklerinin altını çizen Sözbir; haberleşme uyduları TÜRKSAT 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B, yer gözlem uyduları Göktürk-1, Göktürk-2 ve İmece hakkında bilgiler aktardı. TÜRKSAT 6A’nın Türkiye’nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu olduğunu belirten Rektör Sözbir, ülkemizin Endonezya’dan İngiltere’nin batısına kadar büyük bir alanı artık görebildiğini ve veri paylaşımını sağladığını dillendirdi. Öğrencilere de seslenen Sözbir, "Gençler olarak sizler çok çalışacak ve bizim bıraktığımız yerden bilimi ve teknolojiyi daha ileri seviyelere götüreceksiniz. Sanayi ürünleri ve uzay teknoloji ürünleri üreteceksiniz. Zeki olmak tek başına yetmez. Planlı ve çok çalışmalısınız" diyerek sözlerini sonlandırdı.