EKONOMİ - 11 Aralık 2021 Cumartesi 14:22

Başkan Güler: “Hedefimiz topyekun kalkınma”

A
A
A
Başkan Güler: “Hedefimiz topyekun kalkınma”

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, hedeflerinin Ordu’yu ‘kendi kendine yeten bir şehir’ haline getirmek olduğunu belirterek, “Bizim hedefimiz Ordu’da doğduğu yerde doyan, göç etmek zorunda kalmayan, hatta tersine göçle işgücünü artıran bir yapı ortaya çıkarmak” dedi.


Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, uydudan yayın yapan yerel bir TV’de canlı yayın konuğu oldu.


Başkan Güler, programa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Coşkun Alp Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi Başkanı Ahmet Ultav ve ORTAR A.Ş Genel Müdürü Sancar Eser ile birlikte katıldı.


Ordu Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi ile ORTAR A.Ş.nin yaptığı çalışmaların değerlendirildiği programda Başkan Güler, Örtü Altı Sebzeciliğinin Gelişmesi, Atıl Tarım Arazilerinin Değerlendirilmesi, kışlık ve yazlık sebze fidesi, meyve fidanı dağıtımı, hayvancılığa verilen destekler, arı sütü üretimi, bitki laboratuvarları ve çikolata üretimi gibi birçok konuda değerlendirmede bulundu.



“Ordu’yu geleceğe hazırlıyoruz”


Klasik belediyeciliğin dışında başlattıkları çalışmalarla Ordu’yu geleceğe hazırladıklarını belirten Başkan Güler, “Biz Ordu’yu toprak ve çevre bakımından geleceğe hazırlıyoruz. Daha önceden çalıştığım dünyanın sayılı kurum ve kuruluşlarında, risk analizleri yaptık. Dünya büyük bir riskle karşı karşıya. Gıda krizi ve gıda güvenliği. Enerji güvenliği ile ilgili kısmı bakan iken gerçekleştirdik. Yenilenebilir enerjiyle rüzgarımızı, güneşimizi akarsuyumuzu kullandık. Bunlarla ilgili kaynakları devreye sokarak, Türkiye’yi enerji güvenliğinde olumlu iyi bir noktaya getirdik” dedi.



“Yeni dönemde en büyük tehlikelerden biri gıda güvenliği”


Yeni dönemde insanlığı bekleyen en büyük tehlikelerin başında gıda güvenliği geldiğini söyleyen Başkan Güler, “Yeni dönem gıda güvenliği ve aynı zamanda su. Bununla ilgili biz de istedik ki ülkemiz ve aynı zamanda Ordu’muz bu zenginliklerini ve kaynaklarını seferber ederek yeni yüzyıla hazırlansın. Bu klasik belediyecilikle olmaz. Çöpünü topluyoruz. Yolda şu anda dönemimizin yarısı olduğu halde 1470 kilometre yol ağını yeniden yaptık. 1100 kilometre üzerinde su hatlarını yeniledik. Bundan sonra yapmamız gereken bunların dışında olan şeyler” diye konuştu.



“Pandemiden önce tarıma olan ihtiyacı gördük”


“İklim değişimi küresel ısınmayı da göze alarak bununla ilgili gerekli tedbirleri aldık” diyen Başkan Güler, “Henüz pandemi yok iken biz tarıma ağırlık vereceğimizi gösterdik. İlk kez belediyenin teşkilat şemasına tarım daire başkanlığını koyduk. Böyle bir şey diğer belediyelere örnek olacak şekilde. Çok isabetli hareket etmişiz. Şu anki hesaplamalarımıza göre 200 milyon lira katma değer gelişti. Bu kendi kaynaklarımızla oluşan çok önemli bir rakam. Bunun içerisinde meyveler var, siyez buğdayı var, salep ve benzer tarım ürünleri var” şeklinde konuştu.



Hedef: “Kendi kendine yeten şehir”


Ordu’nun çok zengin kaynaklara sahip olduğunu vurgulayan Başkan Güler, “Kendi kendine yeten bir şehir olmak istiyoruz. Doğduğu yerde doyan, göç etmek zorunda kalmayan, hatta tersine göçle işgücünü artıran bir yapı. Bir Ordu İstanbul’da, bir Ordu ise yurtdışında var. Benim amacım orada nitelikli zaten çok başarılı olmuş hemşerilerimiz onları da Ordu’ya çekmek. Deneyimleriyle, zenginlikleriyle. O zaman Ordu Süper Lig’de oynayan bir il olacak. Zaten bunların adımlarını atıyor diğer illere de örnek oluyoruz” dedi.



Fındığa ek gelir kaynakları oluştu


Fındığa ek gelir kaynakları oluşturmaya devam ettiklerini belirten Başkan Güler, “Bio-İnovasyon, Doku Kültürü laboratuvarı, bölgesel yaptığımız üretimler, tropikal bitki üretimleri ve hayvancılık çalışmalarımız var. Dün denize tekne indirdik. Su sayaçları, ORTAR’ın çikolata ile ilgili yaptığı çalışmalarla, taklit eden deği taklit edilen bir belediyeyiz. Bu da bizi mutlu ediyor. Bu çalışmalardan faydalanan vatandaşlarımız, gelirlerini artırabilir, fındığa ek gelir kaynakları oluşturabilirler” diye konuştu.



Atıl tarım arazisi kalmayacak


Ordu’nun Dubai ve Almanya’ya yumurta satmaya başladığını dile getiren Başkan Güler şöyle devam etti:


“Tedarik zincirini oluşturduk. Ordu daha önce bin yumurtayı satamıyordu. Şirketlerin çoğu zarardaydı. Şu anda 35 milyon yumurta satılıyor. Ordu yumurtada önemli bir marka oldu. Türkiye’de 600 mağazada Ordu yumurtası satılıyor. İzmir’e 14 bin adet yarka sattık. Ordu’da fındık derken başka bir şey yoktu. Köye giderken yumurta götürüyorduk. Şu anda Dubai dahil, Almanya ile görüşmeler var. Yumurta ihraç ediyoruz. Bu aynı zamanda satış ve ambalaj konusunda çok deneyimli bir ekibimiz var. Bunlarla birlikte marka değeri için ürünlerimizin coğrafi işaretlerini alıyoruz. Ordu’da tarım için kullanılmayan 100 bin dekar kadar bir arazi var. Biz bunun 40 binini önümüzdeki yıl tarıma açmak istiyoruz.”



Kibele çikolatası marka oldu


Kibele çikolatasını Ankara’daki bir programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da ikram ettiğini belirten Başkan Güler, “Çikolatalarımızı çok beğendi. Oradaki kalabalık bir gruba da ikram ettik. Hepsi tarafından çok beğenildi. Hatta şu anda Amerika ile franchising görüşmelerimiz var. Ordu markalaşmış bir ürünümüzden para kazanmış olacak. Fındık ihraç ederseniz 2 milyar dolar. Çikolata yaparsanız 8 milyar dolar. İsviçre’nin ne kakaosu ne de fındığı var. Bizler de bu değere katkı sunmak için Kibele çikolatasına ağırlık verdik” ifadelerini kullandı.



200 milyon lira katma değer üretildi


Tarım ve hayvancılığa verdikleri desteklerle 200 milyon lira katma değer ürettiklerini ifade eden Başkan Güler, şunları kaydetti:


Belediyelerde hiç böyle bir şey yoktu. Tarım Dairesini kurduk. Şu anda 20 kişilik uzman ekiple birlikte 200 milyon lira katma değer ürettik. Tabi burada yeniliklerimiz var. Bunların içerisinde mango, ejder meyvesi, avakado, papaya gibi meyveler var. Passiflora ve ekinezya diye bir ilaç var. Ordu’da çok güzel yetişiyor. Bu kış bu bilgilerin denemesini yapıyoruz. Bu çalışmalar tutarsa Ordu bambaşka bir yere gelecek. Mandalin, portakal limon zaten var. Şu anda, mandalin ve limon bahçeleri yapmak için çalışmalar yapıyoruz. Çünkü bölgemiz küresel iklimle birlikte Akdeniz iklimine benzer ısınacak. Bunların hepsi fındığa kardeş. Bizim bu yaptığımız çalışmalar Amerika’dan takip ediliyor. Kaliforniya’dan aradılar. Arizona’dan aradılar. Çünkü onlarda ne oluyor diye bakıyorlar. Ben Avrupa Belediyeler Konseyi’nde de Türkiye’yi temsil ettiğim için orada da takip ediliyor.”


Programda ayrıca Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Coşkun Alp Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi Başkanı Ahmet Ultav ile ORTAR A.Ş Genel Müdürü Sancar Eser belediyenin, tarım hayvancılık ve çikolata üretimindeki faaliyetleriyle ilgili bilgiler verdiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tahir Kıran: "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum" Eski Fenerbahçeli yönetici Tahir Kıran, "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul gerçekleştirilecek. Seçim öncesi adaylar çalışmalarını yürütürken, eski yönetici Tahir Kıran da camia ve olası adaylara yönelik açıklama yaptı. Kişisel hesapları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmeleri gerektiğini aktaran Kıran, "Bazen geri adım atmak yenilmek değildir. Meseleye daha geniş bakabilmek, büyük resmi görebilmektir. Bugün büyük resme baktığımızda ne yazık ki Fenerbahçe’miz adına kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Mali anlamda ağır bir yükün, manevi anlamda ise 12 yıldır süren şampiyonluk hasretinin oluşturduğu büyük bir yorgunluğun içindeyiz. Fenerbahçe’mizi yeniden ayağa kaldırmak için bir şey yapılacaksa, o gün bugündür. Bugün; küslüklerin değil, sarılmanın ve kucaklaşmanın zamanıdır. Bugün; ’ben’ demenin değil, ’biz’ olabilmenin zamanıdır. Bugün; eski defterleri açmanın, hesaplaşmaların değil; yaraları sarmanın, dostlukları ve ortak değerleri hatırlamanın zamanıdır. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe’mizin büyük bir değeridir, Ali Koç da Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Bu camiaya emek veren, mücadele eden herkes Fenerbahçe’nin parçasıdır. Artık kişisel hesapları, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe’mizi bu kaotik ortamdan, bu karanlık süreçten çıkarabilmek için kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Tüm camianın; geçmişi, görüşü ve konumu ne olursa olsun, aynı hedef etrafında birleşmesi gerekmektedir. Fenerbahçe’nin geleceği için güçlü bir birliktelik şarttır. Bu nedenle Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Ali Koç da gelmelidir, Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Çünkü konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız. Çünkü söz konusu olan sadece bir spor kulübü değil; milyonların umudu, çocukların hayali ve hepimizin en büyük sevdası olan Fenerbahçe’dir" ifadelerini kullandı.
Tunceli Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.
Kayseri Öğrenci yurdunda yangın paniği: Öğrenciler sokağa döküldü Kayseri’nin Talas ilçesinde bir kız öğrenci yurdunda iddiaya göre prizden çıkan yangın paniğe neden oldu. Öğrencilerin sokağa döküldüğü yangın büyümeden söndürüldü. Ayrıca yağışlı havada ıslanan öğrencileri çevredeki esnaf işletmesine alarak çay ikram etti. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Yenidoğan Mahallesi Şaban Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan Şule Yüksel Şenler Kız Öğrenci Yurdu’nun 4’üncü katında iddiaya göre prizdeki arıza nedeniyle yangın çıktı. Yangın yurtta bulunan bir yatağa da sıçrarken, öğrenciler panikle sokağa döküldü. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Sağlık ekipleri tarafından panik nedeniyle rahatsızlanan öğrencilere olay yerinde müdahale edilirken, yangında yaralanan olmadı. Öte yandan çevredeki esnaf tarafından yağışlı havada dışarda kalan öğrenciler işletmelere alınarak, çay ikram edildi. Yurttaki dumanın tahliye edilmesinin ardından öğrenciler yurtlarına geri döndü. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı. Öğrencileri yağışlı havada ıslanmamaları için işletmesine alan Dursun Özdemir, "İşletmemizin karşısında geçen vatandaşlar, yukarda yangın var diye haber verdiler. Çocuklar biraz panik olmuştu. Kendilerine aşağıdan seslendik ve aşağı indirdik. Dışarısı soğuk ve yağmur yağıyor. Çocukları içeriye aldık. Üşümesinler istedik. Çay ikram ediyoruz. Yurt havalandıktan sonra çocukları yeniden yurtlarına alacaklar diye biliyoruz. Çocuklara seslendik, normal olarak yataklarından kalkıp pijamayla çıktılar. Arkadaşlarıyla kıyafetlerini paylaşanlar oldu. Biz de bu nedenle misafir ediyoruz. Kaldı ki diğer esnaf arkadaşlarımızda misafir ediyorlar. Bu bizim insanlık vazifemiz" dedi.