EKONOMİ - 31 Temmuz 2023 Pazartesi 13:00

151 yıllık ata tohumları ile 82 çeşit domates üretiyorlar

A
A
A
151 yıllık ata tohumları ile 82 çeşit domates üretiyorlar

Ordu’da aralarında 151 yıllık geçmişi olan ata tohumlarını kullanarak oluşturdukları bahçede 82 farklı çeşit domates üretimi yapan Murat Yılmaz ve Hüseyin Duman, elde ettikleri tohumları ücretsiz bir şekilde üreticilere temin ediyor.


Ordu’da Permakültür Eğitmeni Murat Yılmaz ile Hüseyin Duman, Altınordu ilçesinde oluşturdukları yaklaşık 500 metrekarelik alanda ağırlıklı olarak domates üretmeye başladı. İkili, ata tohumları kullanarak kendileri için ürettikleri domatesleri de tekrardan tohuma dönüştürerek, gelecek kuşaklara aktarmaya devam ediyor.


Aralarında 151 yıllık geçmişi olan tohumu da kullanan Yılmaz ve Duman, oluşturdukları bahçede 82 farklı çeşit domatesin yanı sıra az miktarda farklı sebzelerin de üretimini yapıyor, tohumlarını ücretsiz bir şekilde üreticilere gönderdiklerini belirtiyor.



“Permakültür sistemi ile ata tohumlarını kullanıyoruz”


Murat Yılmaz doğaya, çevreye ve suya saygılı ekolojik üretim yöntemleri ile verim hırsına odaklanmadan yapılan bir üretim yöntemini sürdürmeye çalıştıklarını kaydeden Yılmaz, “Bu üretim yönteminde atalarımızdan ve dedelerimizden bizlere miras kalan tohumları kullanıyoruz. Yaklaşık 500 metrekare bir alan içerisinde domates üzerine yoğunlaştık. Satın adlığımız domateslerde atalarımızdan kalan lezzeti bulamadığımız için bu yönde yoğunlaştık. Bunun dışında toprağın doğrudan güneş ve yağmurdan etkilenmesi önlemek için kurduğumuz sebze yatakları ile hem topraktaki nemi korumuş oluyoruz hem de toprağın doğrudan su ve güneşten etkilenmesinin önüne geçiyoruz” dedi.



“Ticari bir kaygımız bulunmuyor”


Sentetik gübre ve ilaç kullanılmayan alanda üretilen tohumları üreticilere bedelsiz olarak gönderdiklerini ifade eden Yılmaz, “Alan içerisinde yapmış olduğumuz üretimleri tamamen kendi ailemiz ve yakınlarımız için üretiyoruz. Asıl amacımız zaten tohum üretmek ve burası gibi farklı arazilerde de üretim yerlerimiz var. Bu noktada ticari bir kaygımız da bulunmuyor” ifadelerine yer verdi.



“82 çeşit domates var”


Permakültür Eğitmeni ve Tasarımcısı Hüseyin Duman, ata tohumları ile yaptıkları üretimde çok çeşitliliğe önem verdiklerini belirtti. Duman, “Bu alanda 82 çeşit domatesimiz var. 30 çeşit fasulye, 3 çeşit salatalık ve 7 çeşit biber var. Bu alanda özellikle suni gübre ve ilaç kullanmadığımız için kardeş bitki sistemi ve tuzak bitki sistemleri uyguluyoruz. Kendi gübremizi ve kendi ilcalarımızı da kendimiz elde ediyoruz. Bitkileri su içerisinde fermente ederek, gübre ve ilaç olarak kullanıyoruz. Yani her şeyi doğal ortamda doğal olarak yapmış oluyoruz. Bu ürünlerin birçoğunu kendimiz tüketiyoruz, ikram diyoruz satış maksadıyla kullanmıyoruz” şeklinde konuştu.



“151 yıllık geçmişe sahip domates tohumu elimizde mevcut”


Geçmişi 151 yıl öncesine dayanan domateslerin tohumları ile de üretim yaptıklarını ifade den Duman, şunları söyledi:


“Bursa’dan gelen 151 yıllık bir tohum var, doğruluğu da kanıtlanmış, aynı zamanda kendimizin hem kırmızı, hem de pembe olmak üzere 50 yıla yakın geçmişi olan tohumlarımız var. Tamamen doğal ve atalardan gelme olan tohumları kullanıyoruz.”


151 yıllık ata tohumları ile 82 çeşit domates üretiyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sinema oyuncusu Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda okumanın önemine dikkat çekti Oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda gerçekleştirilen söyleşide hem oyunculuk hem de yazarlık deneyimlerini paylaştı. Kesal, bugüne kadar canlandırdığı karakterlerle kendini tanımladığını belirterek, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey edebiyat. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan kitaplar oldu" dedi. Kepez Kitap Fuarı, söyleşiler, imza günleriyle dolu dolu geçiyor. Fuar, dokuzuncu gününde ziyaretçilerini birbirinden kıymetli yazarlarla buluşturmaya devam etti. Kepez Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında; oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, düzenlenen söyleşide oyunculuk ve yazarlık deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Kesal, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey her zaman edebiyat oldu. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan ise kitaplar oldu" dedi. Çocuklara hayal kurmayı öğretmenin önemine değinen Kesal, ebeveynlere şu mesajı verdi: "Çocuklarınıza hayal kurmayı öğretin ve onların hayallerine kulak verin. Modern yaşam çoğu zaman çocukların hayallerine ket vuruyor; biz ise başarıyı yalnızca not, derece ve para üzerinden ölçüyoruz." Okuma ve yazma alışkanlıklarına dair de tavsiyelerde bulunan sanatçı, "Okumak yazmanın başlangıcıdır. Çok okuyan biri mutlaka yazmaya başlar. Yazmanın tek reçetesi, disiplinli okumak ve yazmaktır. Kendi üslubunuzu bulduğunuzda ustalığa ulaşırsınız" ifadelerini kullandı. Ercan Kesal, yazarlık sürecinde disiplinin ve kendi üslubunu bulmanın önemine de dikkat çekti. "Yazmak sadece profesyonel kitaplar bastırmak veya yazar olarak anılmak değildir. Yazmak iyi geliyorsa ondan vazgeçmemelisiniz. Bazen kafamda şekillenen yazılar kağıda dökülmediğinde ara veririm, kitap okurum, eski hikayeleri tekrar gözden geçiririm" diyen Kesal, yazarlığın sürekli bir emek ve okuma süreci gerektirdiğini vurguladı. Söyleşinin ardından Kesal, soruları yanıtladı ve okurlarına kitaplarını imzaladı.