GÜNDEM - 16 Ekim 2024 Çarşamba 16:23

Meşhur ’Ordu tostu’ lezzetini bu ekmekten alıyor

A
A
A
Meşhur ’Ordu tostu’ lezzetini bu ekmekten alıyor

Ordu’nun fındıktan sonraki simgesi haline gelen tost ekmeği, 5 saatte hazırlanıyor, fırında ise odun ve fındık kabuğu ateşi kullanılıyor.


Yapımı, 1958’li yıllara kadar uzanan ’Ordu tostu’, Ordu’da yaşayanlar kadar farklı illerden ve yurt dışından gelen vatandaşlar tarafından da seviliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi, 1958 yılında Kemal ve Zeki Yamaner tarafından yapılmaya başlanan Ordu tostu için bir süre önce ‘Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün’ başlığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurdu. Kurum, yaptığı değerlendirmeler sonucu Ordu tostunu coğrafi işaret olarak tescilledi. Coğrafi işaretle kentin marka değerlerinden biri haline gelen ve adını daha da duyuran Ordu tostu, il dışından da talep almaya başladı.



1,5 kilogram olarak satışa sunuluyor


Tostun içerisinde kullanılan ezme sucuk ve kaşar peyniri kadar ekmeği de önem arz ediyor. Hamurunda maya, su ve tuz bulunan, katkı maddesi olmadan 5 saatte hazırlanan ekmek, odun ve fındık kabuğundan hazırlanan fırında yaklaşık 2 saatte pişiriliyor. Hamuru 2 kilo 250 gram olarak yapımına başlanan ekmek, pişirildikten ve kenarları alındıktan sonra 1,5 kilogram olarak satışa sunuluyor.



“Yapım aşaması 5 saat sürüyor, işçiliği diğer ekmeklere göre farklı”


Yaklaşık 20 yıldır Ordu tostu ekmeği üretimi yapan fırının işletmecisi Zafer Koç, “Ekmeği Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. Bu ekmeğin farkı, odun ateşinde ve fındık kabuğu ateşi ile pişiyor. İçerisine un, su, tuz ve maya haricinde başka bir madde girmiyor. Fermantasyonu, ustalığı, işlenmesi, bekleme süresi ve lezzeti diğer ekmeklere göre daha farklı. Bu ekmeğin hamur halinden fırında çıkması yani yapım aşaması 5 saati buluyor. Ağır gramajlı bir ekmek olduğu için bekleme süresi ve dinlendirme süresi farklı. Fırında da yaklaşık 2 saatte piştiği için içerisinde nem ve su da kalmıyor, böylece sağlıklı oluyor. Yapımı ve ustalığı zor, biraz meşakkatli bir iş. Bu ekmeğin tarihi 1960’lı yıllara kadar uzanıyor” dedi.



“Ekmek, farklı iller ve yurt dışından da talep görüyor”


Ekmeği kargo ile farklı illere gönderdiklerini ancak kente gelen turist ve gurbetçilerin de satın aldığını aktaran Koç, “İyi bir tost ekmeğinin iç kısmı sıkı ve gözeneksiz olmalı ki içerisine konulan malzemeler dışarıya akmamalı, bunun yanı sıra iyi pişirilmiş olmalı” ifadelerine yer verdi.



“Uzun süre saklıyoruz”


Ufuk Kaya isimli müşteri, ekmeğin lezzetinin güzel olduğunu belirterek, “Ben şehir merkezinde yaşıyorum ancak bu ekmeği almak için özellikle fırına geliyorum. Çok uzun süre muhafaza edebiliyoruz, kendi poşetinde buzdolabında saklıyoruz, tadı güzel, çocuklar da seviyor” şeklinde konuştu.



“Tostun özelliği ekmek ve ezme sucuk”


Coğrafi İşaret Belgesi ile tescillenen Ordu tostunu 50 yılı aşkın süredir yapan Engin Atabeyoğlu, “Ordu tostu ilimize özel Coğrafi İşaret Belgeli, benim tostum ise tescilli. Bu tostun ekmeği özel, Türkiye’de bir tek Ordu’da çıkartılıyor. Sucuğu ezme olarak kullanılıyor, kaşar peyniri Sivas’tan taze olarak geliyor” diye konuştu.



Meşhur ’Ordu tostu’ lezzetini bu ekmekten alıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da bir haftada düzenlenen operasyonlarda 176 kişi gözaltına alındı Bolu’da polis ve jandarma ekiplerince son bir haftada düzenlenen asayiş, narkotik ve kaçakçılık operasyonlarında gözaltına alınan 176 kişiden 22’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 4-10 Mayıs tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 11 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 10 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan aramalarda 36,66 gram metamfetamin, 9,89 gram bonzai, 29 gram eroin, 6,34 gram afyon sakızı, 2,57 skunk, 10 ectasy, 1 gram esrar, 1 gram kokain, 3 sentetik ecza ve 2 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Aranan 49 kişiden 17’si cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda ise meydana gelen 278 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 111 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklandı. Öte yandan, uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 49 kişi de gözaltına alındı. Bu kişilerden 17’si, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 3 ayrı adrese yapılan operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda bin adet kaçak sigara, 200 elektronik sigara ve 2 muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi.
Samsun Sosyal Güvenlik Haftası: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" Samsun’da Sosyal Güvenlik Haftası kutlamaları, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kutlanmaya başladı. "11-17 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindekiler, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin sonunda Vali Orhan Tavlı, "Sosyal güvenlik sistemimize emek vererek, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla aziz milletimize özveriyle hizmet eden tüm SGK çalışanlarımızın Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, tüm çalışanlarımıza, işverenlerimize ve emeklilerimize sosyal güvenlik güvencesiyle sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu hatırlatarak herkesi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi. SGK’dan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yapılan yazılı açıklamada ise "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" ifadeleri kullanıldı. "Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu çerçevede işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar, haksız rekabet oluşur, piyasa dengesi bozulur, işverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, işyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, vergi ve prim kaybı oluşur, sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Ankara MHP’li Yalçın’dan Bülent Arınç’a sert tepki: "FETÖ’ye kuryelik ve aracılık yaptığı günlerin karşılığını vermeye çalışıyor" MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın KHK’lılarla ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Yalçın, Arınç’ın "yanlış adrese gönderme yaptığını" belirterek, "Kendini gündemde tutmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlere ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Yalçın paylaşımında, Arınç’ın "kendini unutturmamak ve gündemde kalmak için çaba gösterdiğini" savunarak, "Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. Arınç’ın açıklamalarını eleştiren Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Sabık Meclis Başkanı Arınç, sabıka ekilmiş tarlalardan zehirli çiçekler devşirip hastalıklı bünyelere deva ekstreleri üreterek gündemde kalmaya çalışıyor. Aynı zamanda da FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor. Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler. Fazla söze ne hacet."
Gaziantep Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gençlik festivali ile başlıyor Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl da birbirinden renkli etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Günler öncesinden başlayan kutlama programları kapsamında düzenlenecek Gençlik Festivali ile ünlü müzik grubu Touche gençlerle buluşacak. Enerjik sahne performansı ve sevilen şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan grup, festival alanında sahne alarak gençlere müzik dolu bir gece yaşatacak. Festival boyunca düzenlenecek etkinliklerde katılımcılar hem eğlenecek hem de 19 Mayıs ruhunu hep birlikte yaşayacak. 12 Mayıs 2026 Salı günü Kamil Ocak Spor Lisesi yanında bulunan alanda gerçekleştirilecek festival, saat 12.00’da başlayacak. Gün boyu sürecek programda sürpriz etkinlikler yer alacak. Konser alanında kahve, limonata, portakal suyu, su, çay, pizza, popcorn, ciğer kavurma ve nohut dürümü ikram edilecek. Özellikle gençlerin sosyal yaşamına katkı sunmayı amaçlayan etkinlikte birlik, beraberlik ve bayram coşkusu ön plana çıkacak. Başkan Yılmaz’dan davet Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz da 19 Mayıs’ın gençler için taşıdığı anlam ve öneme dikkat çekerek, tüm gençleri festivale davet etti. Yılmaz, "19 Mayıs; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, gençliğe duyulan güvenin tüm dünyaya ilan edildiği çok özel bir gündür. Bizler de bu anlamlı günü gençlerimizle birlikte coşkuyla kutlamak istiyoruz. Düzenleyeceğimiz Gençlik Festivali ile gençlerimize unutamayacakları bir bayram yaşatacağız. Tüm hemşehrilerimizi festivalimize bekliyoruz" diye konuştu.
İstanbul FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası için ’Teknik Çalışma Grubu’nu açıkladı FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası için ’Teknik Çalışma Grubu’nu açıkladı. Arsene Wenger’in rehberliğinde ve Pascal Zuberbühler’in liderliğinde oluşturulacak ’Teknik Çalışma Grubu’nda Otto Addo, Tobin Heath, Jürgen Klinsmann, Jayne Ludlow, Michael O’Neill, Gilberto Silva, Jon Dahl Tomasson, Paulo Wanchope, Aron Winter ve Pablo Zabaleta yer alacak. FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası için ’Teknik Çalışma Grubu’nu açıkladı. Bu grup, turnuvadaki tüm maçların en son teknolojiyle analizini sağlama görevini üstlenecek. FIFA Küresel Futbol Geliştirme Başkanı Arsene Wenger’in rehberliğinde oluşturulan TSG, Otto Addo (Gana), Tobin Heath (ABD), Jürgen Klinsmann (Almanya), Jayne Ludlow (Galler), Michael O’Neill (Kuzey İrlanda), Gilberto Silva (Brezilya), Jon Dahl Tomasson (Danimarka), Paulo Wanchope (Kosta Rika), Aron Winter (Hollanda) ve Pablo Zabaleta’dan (Arjantin) oluşuyor. Panel, FIFA Kıdemli Futbol Uzmanı Pascal Zuberbühler ve Futbol Performans Analizleri (FPI) Lideri Tom Gardner tarafından yönetilecek ve Miami ve Dallas’ta yerinde, Manchester’da (Birleşik Krallık) uzaktan çalışan bir futbol analistleri, veri mühendisleri, veri bilimcileri ve performans analistleri ekibi tarafından desteklenecek. Konu hakkında açıklama yapan Wenger de, "Teknik Çalışma Grubu, oyundaki eğilimleri belirlemeye, gelecek nesilleri futbolun gelişimine hazırlamaya ve oyuncuların gelecekte ihtiyaç duyacakları nitelikleri vurgulayarak sporu daha heyecanlı hale getirmeye yardımcı oluyor" dedi.