GÜNDEM - 02 Haziran 2026 Salı 11:56

Ordu’da hükümlülerin el emeği ürünleri sergilendi

A
A
A
Ordu’da hükümlülerin el emeği ürünleri sergilendi

Ordu’da ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik yükümlüleri tarafından üretilen el sanatları ürünleri sergilendi.


Türkiye genelinde Adalet Bakanlığına bağlı ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından düzenlenen el sanatları sergilerinin, hükümlülerin topluma kazandırılması ve meslek edinmelerine destek olunması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.


Ordu Adliye Sarayı’nda açılan sergide, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlülerin eğitim ve rehabilitasyon faaliyetleri kapsamında hazırladığı eserler vatandaşların beğenisine sunuldu. Altınordu Halk Eğitim Merkezi ile Perşembe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen kurslarda hazırlanan kağıt rölyef tablolar, amigurumi ürünleri, jel mum sanatı çalışmaları, filografi eserleri ve çeşitli dekoratif ev aksesuarları sergide yer aldı.


Açılışta konuşan Ordu Denetimli Serbestlik Müdürü Mesut Öztürk, ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik müdürlüklerinin temel amaçlarından birinin bireylerin topluma yeniden kazandırılması olduğunu belirterek, açılan kurslar sayesinde hükümlülerin yeni beceriler edindiğini ve meslek öğrenerek üretime katıldığını söyledi. Kursların hükümlülerin infaz sürecinin ardından hayata yeni bir başlangıç yapmalarına katkı sunduğunu ifade eden Öztürk, el sanatları ve diğer eğitim faaliyetleri sayesinde aile bütçelerine katkı sağlayabilecek mesleklerin öğrenildiğini kaydetti.


Toplam 100 kişinin katıldığı kurslarda üretilen el emeği ürünlerin yer aldığı sergi, iki gün boyunca ziyaretçilere açık olacak.


Programa Vali Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uçak, ODÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Baro Başkanı Birsen Uçar, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş ve protokol üyeleri katıldı.



Ordu’da hükümlülerin el emeği ürünleri sergilendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’ya 79 mavi bayrak ve çevre eğitiminde bir ödül daha aldı Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen Mavi Bayrak Programı kapsamında gerçekleştirilen sezon denetimlerinin ardından 2026 yılı Mavi Bayrak ödülleri açıklandı. Bu yıl Alanya’da 6 halk plajı, 68 tesis plajı, 4 turizm teknesi ve 1 marina olmak üzere toplam 79 nokta Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Avrupa Birliği’nin 1987 yılını "Çevre Yılı" ilan etmesiyle başlayan Mavi Bayrak Programı, halk sağlığını korumayı ve çevre bilincini artırmayı amaçlıyor. Türkiye’de 1993 yılından bu yana uygulanan program, dünyanın en saygın çevre ödüllerinden biri olarak kabul ediliyor. Mavi Bayraklı plajlar; yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, güvenlik, çevre eğitimi ve erişilebilirlik gibi birçok kriter doğrultusunda değerlendiriliyor. Düzenli su analizleri, atık su arıtma sistemlerinin uygunluğu, doğal alanların korunması, cankurtaran ve ilk yardım hizmetleri, engelli erişimi, atık yönetimi ve çevre bilgilendirme çalışmaları zorunlu kriterler arasında yer alıyor. Marinalar ve turizm tekneleri ise çevre yönetimi uygulamalarının yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri, halkın katılımı ve çevre eğitim faaliyetleri açısından da denetleniyor. Alanya Belediyesi, çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalarıyla bir kez daha önemli bir başarıya imza attı. "2025 Yılı En İyi Çevre Eğitimi ve Bilinçlendirme Etkinlikleri Ödülleri" kapsamında üst üste 6’ncı kez ödüle layık görülen Alanya Belediyesi, çevre alanındaki örnek uygulamalarıyla dikkat çekti. Türkiye genelinde ödül almaya hak kazanan 9 büyükşehir ve ilçe belediyesi arasında yer alan Alanya Belediyesi; sürdürülebilir turizm anlayışı, çevre duyarlılığı ve toplumsal farkındalık projeleriyle takdir topladı. Özellikle çocuklara ve gençlere yönelik çevre eğitimleri, kıyı temizliği etkinlikleri, geri dönüşüm projeleri ve bilinçlendirme kampanyaları ödülün kazanılmasında etkili oldu. Türkiye dünyada ilk 3’teki yerini korudu TÜRÇEV koordinasyonunda yürütülen ve FEE tarafından dünya genelinde 50 ülkede uygulanan Mavi Bayrak Programı kapsamında Türkiye, 2026 yılında da önemli bir başarı elde etti. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. FEE’nin merkezi olan Kopenhag’dan duyurulan sonuçlara göre Türkiye, plaj sayısında bir kez daha dünyanın en fazla Mavi Bayraklı plajına sahip üçüncü ülkesi olmayı başardı. Çevreyi koruyan, sürdürülebilir turizmi destekleyen ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmayı hedefleyen çalışmalarıyla Alanya Belediyesi, Mavi Bayrak vizyonunu her geçen yıl daha da güçlendiriyor. Elde edilen başarılar, Alanya’nın temiz, güvenli ve çevre dostu turizm destinasyonu kimliğini ulusal ve uluslararası alanda pekiştiriyor. İlçe genelinde Alanya Belediyesi yerel sorumluluğunda yürütülen çalışmalar kapsamında Bu yıl 6 halk plajı, 68 tesis plajı, 4 turizm teknesi ve 1 marina olmak üzere toplam 79 nokta Mavi Bayrak almaya hak kazandı.
Antalya CW Enerji’den yeni GES sistemleriyle ekonomiye katkı CW Enerji, Denizli’de tekstil üzerine faaliyet gösteren bir şirketin çatısına 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Firma, Kemal Uğurlu Tekstil’in çatısına 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, "Kemal Uğurlu Tekstil ile de güzel bir projeyi hayata geçirdik. Proje kapsamında firmanın çatısına 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Hayata geçirdiğimiz bu proje sürdürülebilir üretim anlayışının somut bir örneğini oluşturuyor. Güneş enerjisi santrali sayesinde işletmenin enerji maliyetleri düşerken, karbon salınımının azaltılmasına da önemli katkı sağlanacak. CW Enerji olarak sanayinin farklı alanlarında yenilenebilir enerji çözümlerimizi yaygınlaştırmaya ve ülkemizin temiz enerji dönüşümüne destek olmaya devam edeceğiz" dedi. "İş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sunuyoruz" Yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik verimlilik açısından kritik bir rol oynadığını ifade eden Yılmaz, güneş enerjisinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, "Hayata geçirdiğimiz her projeyle ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesini güçlendirirken, iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sunuyoruz. Güneş enerjisi yatırımları, şirketlerin enerji giderlerini azaltırken çevresel etkilerini de minimize etmelerine imkan tanıyor. Türkiye’nin yüksek güneş enerjisi potansiyelini en etkin şekilde değerlendirmek adına AR-GE ve üretim altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Yerli üretim gücümüzle ekonomiye değer katarken, enerji arz güvenliğine de destek sağlıyoruz. Önümüzdeki süreçte de temiz enerji dönüşümüne liderlik edecek projelerimizi artırmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" Firmaların yenilenebilir enerjiye yönelmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti: "Sanayi kuruluşlarının temiz enerji yatırımlarına yönelmesi hem çevresel sorumlulukların yerine getirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması açısından kritik bir adım. Biz de CW Enerji olarak, çözümlerimizle işletmelerin bu dönüşüm sürecine kolay ve verimli şekilde adapte olmalarını sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde hayata geçireceğimiz projelerle güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" Geleceğe daha güçlü ve sorumlu bir şekilde ilerlemeyi hedefliyoruz Kemal Uğurlu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uğurlu da, hayata geçirilen GES projesinin şirketin sürdürülebilirlik vizyonu açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Uğurlu, "Enerji maliyetlerini düşürmenin yanı sıra çevresel sorumluluklarımızı yerine getirmek adına bu yatırımı hayata geçirdik. CW Enerji iş birliğiyle kurulan güneş enerji santrali sayesinde hem üretim süreçlerimizi daha çevreci hale getiriyoruz hem de karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. Yenilenebilir enerji yatırımlarının uzun vadede şirketin rekabet gücünü artıracağını dile getiren Uğurlu, "Sürdürülebilirlik artık sadece bir tercih değil, aynı zamanda iş yapış biçimimizin temel bir parçası. Bu doğrultuda attığımız her adım, hem çevreye duyarlı üretim anlayışımızı güçlendiriyor hem de müşterilerimize daha sürdürülebilir ürünler sunmamıza imkan tanıyor. GES yatırımımızla birlikte enerji verimliliğimizi artırırken, geleceğe daha güçlü ve sorumlu bir şekilde ilerlemeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ford Otosan Craiova Fabrikası’nda 1 milyonuncu Ford Puma üretildi Ford Otosan’ın Romanya’daki Craiova Fabrikası, Ford Puma üretiminde 1 milyon adetlik tarihi eşiğe ulaştı. Ford’un Avrupa’da en çok tercih edilen binek aracı olan Puma’nın 1 milyonuncusu modelin tamamen elektrikli versiyonu Puma Gen-E oldu. Bu gelişmenin, Ford Otosan’ın binek araç üretimine dönüşünün ve Ford’un Avrupa’daki yeni dönemine sunduğu katkının önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktığı belirtildi. Otomotiv sektörünün önde gelen şirketlerinden Ford Otosan, Romanya Craiova Fabrikası’nda Ford Puma üretiminde 1 milyon adede ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. 2019 yılında üretimine başlanan Ford Puma; tasarımı, pratik kullanım özellikleri, verimli motor seçenekleri ve müşteri beklentilerine hızlı yanıt veren ürün yapısıyla kısa sürede Ford’un Avrupa’daki en başarılı binek modellerinden biri haline geldi. Ford Otosan açısından bu kilometre taşının, şirketin son yıllardaki stratejik dönüşümünde özel bir yere sahip olduğu belirtildi. Craiova Fabrikası’nın 2022 yılında Ford Otosan bünyesine katılmasıyla şirket, uzun bir aranın ardından binek araç üretimine yeniden adım attı. Ford Puma, Avrupa’da Ford’un en çok tercih edilen binek aracı olarak markanın binek araç portföyünde güçlü bir rol üstleniyor. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki performansıyla dikkat çeken model, müşteri tercihi ve ürün algısı açısından Ford’un Avrupa’daki en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor. 1 milyonuncu Puma, tamamen elektrikli Puma Gen-E oldu Puma ürün ailesinin; içten yanmalı motorlardan mild-hybrid seçeneklere ve bugün tamamen elektrikli Gen-E versiyonuna uzanan yolculuğuyla otomotiv sektöründeki dönüşümü net biçimde yansıttığı aktarıldı. Craiova’da üretilen Puma Gen-E, aynı zamanda Romanya’da üretilen ilk yüzde 100 elektrikli otomobil olarak ülkenin otomotiv sanayisi için de tarihi bir önem taşıyor. "1 milyonuncu Puma’nın tamamen elektrikli Gen-E olması, Ford Otosan’ın üretim gücünü, esnekliğini ve elektrifikasyon kabiliyetini güçlü biçimde ortaya koyuyor" Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Craiova Fabrikamızda 1 milyonuncu Ford Puma’yı üretmek, Ford Otosan için büyük bir gurur. Puma, Avrupa’da Ford’un en çok tercih edilen binek aracı olarak müşterilerle güçlü bir bağ kurmayı başarmış çok özel bir model. Bizim açımızdan bu başarı, Ford Otosan’ın binek araç üretimine dönüşünün ne kadar doğru ve stratejik bir adım olduğunu gösteriyor. Bugün Ford Otosan olarak Türkiye ve Romanya’daki üretim ağımızla Ford’un Avrupa stratejisinde önemli bir rol üstleniyoruz. Ticari araçlardaki liderlik mirasımızı, binek araç üretimindeki yetkinliğimiz ve elektrifikasyon kabiliyetimizle tamamlıyoruz. 1 milyonuncu Puma’nın tamamen elektrikli Gen-E olması da bu yolculuğun geleceğe dönük yönünü çok güçlü biçimde simgeliyor." İlk Puma ile 1 milyonuncu Puma yan yana geldi Craiova Fabrikası’nda gerçekleşen kutlamada, fabrikada üretilen ilk Ford Puma ile 1 milyonuncu Ford Puma Gen-E bir araya getirildi. Bu özel buluşma, modelin altı yılı aşkın sürede geçirdiği dönüşümü ve Ford Otosan’ın değişen müşteri beklentilerine uyum sağlayan üretim yaklaşımını sembolik biçimde ortaya koydu. Kutlamada ayrıca Ford’un performans ve motor sporları mirasını temsil eden Puma Rally1 de yer aldı. Craiova: Ford’un Avrupa’daki stratejik üretim merkezlerinden biri Ford Otosan Craiova Fabrikası, bugün Ford Puma’nın içten yanmalı ve tamamen elektrikli Puma Gen-E versiyonlarını üreterek Ford’un Avrupa binek araç stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. Fabrikanın, Ford Otosan’ın Türkiye’deki güçlü üretim ve mühendislik birikimini Romanya’daki sanayi kabiliyetiyle buluşturarak şirketin Avrupa’daki üretim gücünü daha da ileri taşıdığı belirtildi. Craiova Fabrikası’nda ayrıca, tasarımından geliştirme süreçlerine kadar Ford Otosan mühendislerinin imzasını taşıyan Ford Courier model ailesinin üretimi de gerçekleştiriliyor. Böylece Craiova, Ford Otosan’ın hem binek araç hem de hafif ticari araç üretimindeki yetkinliğini aynı çatı altında gösteren önemli merkezlerden biri konumunda bulunuyor. Ford Puma’nın Craiova yolculuğunda önemli dönüm noktaları ise şöyle: Haziran 2019: Yeni Ford Puma modeli resmi olarak tanıtıldı. Ekim 2019: Craiova Fabrikası’nda Ford Puma seri üretimi başladı. Eylül 2020: Ford Puma ST versiyonu tanıtıldı ve üretime alındı. Mart 2022: Craiova Fabrikası Ford Otosan bünyesine katıldı; Ford Otosan binek araç üretimine geri döndü. Şubat 2024: Yeni Nesil Ford Puma üretimi başladı. Aralık 2024: Tamamen elektrikli Ford Puma Gen-E tanıtıldı ve seri üretimi başladı. Mart 2025: Puma Gen-E müşteri teslimatları başladı. Mayıs 2026: Craiova Fabrikası’nda 1 milyonuncu Ford Puma üretildi.
Kayseri Sanal dünyada ‘sosyal’ temizlik Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, sosyal mecralarda ’bot’ diye tabir edilen ve sahte olan hesap kullanıcılarının platform kalitesini arttırmak amacıyla kapatıldığını söyleyerek, "Bot hesapların kapatılmasıyla sosyal mecralarda kalite yükselecek" dedi. Yapılan işlemlerin mecra sahipleri tarafından kaliteyi arttırmak amacıyla yapıldığını söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Sosyal medyada, özellikle Instagram gibi mecralarda son dönemde bot hesapların kapatıldığını görüyoruz. Aslında bu tamamen bu mecra sahiplerinin kaliteyi arttırmaya yönelik yaptığı çalışmalar diyebiliriz. Bugüne kadar takipçi sayısının yüksek olduğunu söyleyerek buradan gelir elde eden ya da kendisini daha farklı göstermeye çalışan kişiler ya da kurumlar artık bu takipçilerin gerçek olmadığının ortaya çıkmasıyla birlikte bir gecede takipçilerin düşmesi sonucunda da gerçek rakamlarla baş başa kalmış oldu. Böylece insanları yanıltmak, manipüle etmek ya da buradan birtakım menfaatler elde etmek gibi istekler de sona erecek diye düşünüyorum. Aslında biz her seferinde şunu söylüyorduk; yani oradaki rakamlara aldanmayın. Tamamen yapılan yayının kalitesine, özgünlüğüne bakın diye bu konularda uyarılarda bulunuyorduk ama tabii ki genel anlamda kaç bin takipçisi ya da kaç milyon takipçisi var, buna göre belki insanlarımız da güveniyorlardı ya da buna göre hareket ediyorlardı. Şunu söylemek istiyorum; artık oradaki rakamlarla değil yapılan yayının kalitesiyle ve gerçekleriyle, aynı zamanda takipçiyle beğeni sayısının da tabii ki uyumlu olması gerekiyor. Bu gibi unsurlara bakarak her zaman yine söylediğimiz dijital okuryazarlık çerçevesinde bilinçli dijitali kullanan insanlar haline gelmemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi. Topuzoğlu, işini iyi yapanların daha başarılı olacağı günlerin geldiğini düşündüğünü söyleyerek, "Firmalara biz her zaman şunu söylüyorduk kesinlikle bot takipçi almayın çünkü bu reklam verirken algoritmayı da bozuyordu. Haliyle bir haksız rekabet de oluşturuyordu. Bu son yaşanan gelişmeleri çok olumlu olarak değerlendiriyorum. Böylece işini iyi yapan, manipüle etmeyen, doğru yapan ve istikrarlı bir şekilde bir alanda çalışmalarını sürdüren hesapların, kişilerin daha başarılı olacağı günlerin bizi beklediği kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultangazi’de lise öğrencilerinin mezuniyet coşkusu Sultangazi Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da geleneksel hale getirdiği lise son sınıf öğrencilerinin mezuniyet törenlerine devam ediyor. Gençlerin mezuniyet heyecanına Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun da eşlik etti. Sultangazi Belediyesi, bu yıl da lise son sınıf öğrencilerinin en heyecanlı günü olan Mezuniyet törenlerinin mimarı olmaya devam ediyor. İlçedeki tüm 12’nci sınıf öğrencileri için okullarında mezuniyet töreni düzenlendi. Mezuniyet töreninin bu seferki adresi Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun da bu özel günlerinde öğrencileri yalnız bırakmadı. Öğrencilerin aileleri ve öğretmenleri de gençlerin yanında olarak mezuniyet mutluluğunu paylaştı. Kepler heyecanla havaya fırlatıldı. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, gençlerle bol bol fotoğraf çektirdi. Öğrenciler, oyunlar eşliğinde mezuniyet coşkusunu doyasıya yaşadı. Halay çeken öğrencilere Başkan Dursun da eşlik etti. "Önemli olan iyi bir insan olmak" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Eğitimle ilgili ilçemizde güçlü bir çalışma yürütüyoruz. Aynı zamanda aile bağlarını kuvvetlendiren kültürel faaliyetlerimize de ağırlık veriyoruz. Gençlerimizi en iyi şekilde hayata hazırlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. 285 gencimiz için bu bir veda gibi görünse de yeni bir başlangıç aslında. Dostluklar yer ve mekanlara bağlı değildir. Yeni bir serüvene başlayacaksınız. Bir meslek sahibi olmaktan daha öte bir şey varsa iyi bir insan olmanızdır. İyi bir insan olarak sevdiklerinizin hatırında kalabilmeniz dileğiyle. Yolunuz açık olsun" dedi.
Manisa Kameraya yakalanan motosikletlilere ceza yağacak Manisa Büyükşehir Belediyesi, yayaların güvenliğini sağlamak amacıyla Sevgi Yolları’nda kameralı denetim sistemini devreye aldı. 35 kamerayla 7 gün 24 saat izlenecek alanlara giren motosiklet sürücülerine 1 Haziran itibarıyla cezai işlem uygulanmaya başlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde yayaların yoğun olarak kullandığı Sevgi Yolları’nda yaya güvenliğini artırmak amacıyla kameralı denetim uygulamasını hayata geçirdi. 1 Haziran itibarıyla başlayan uygulama kapsamında, sevgi yollarına giriş yapan motosiklet sürücüleri kameralar aracılığıyla tespit edilerek haklarında cezai işlem uygulanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında sevgi yollarının giriş ve çıkış noktalarına toplam 35 adet yüksek çözünürlüklü kamera yerleştirildi. Sistem sayesinde bölge 7 gün 24 saat kesintisiz olarak takip edilirken, yayaların güvenliğini tehlikeye atan motosiklet girişleri anlık olarak kayıt altına alınacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından sürücülerin önceden bilgilendirilmesinin ardından uygulama resmen devreye alınırken, 1 Haziran tarihinden itibaren sevgi yollarına giriş yaptığı belirlenen motosiklet sürücüleri hakkında ilgili mevzuat kapsamında cezai işlem uygulanmaya başlandı. Yetkililer, uygulamanın temel amacının ceza kesmek olmadığını, yayalara ayrılmış alanların amacına uygun kullanılmasını sağlamak ve vatandaşların güvenliğini artırmak olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, sevgi yollarının vatandaşların rahat ve güvenli şekilde yürüyebileceği alanlar olarak planlandığını belirterek özellikle yaşlılar, çocuklar ve engelli bireylerin güvenliği açısından sürücülerin kurallara hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade etti. Kent genelinde yaya öncelikli ulaşım anlayışını güçlendirmeyi hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi, yeni kameralı denetim sistemiyle hem kural ihlallerinin önüne geçmeyi hem de vatandaşların sevgi yollarını daha güvenli şekilde kullanmalarını amaçlıyor.