EKONOMİ - 09 Ekim 2023 Pazartesi 14:42

Yılda 300 kat çoğalabiliyor: Kahverengi kokarcalar, Ordu’da toplu şekilde evlere giriyor

A
A
A

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veren, bir yılda 300 kat çoğalabilen kahverengi kokarcaların bölgede ciddi zararlara yol açtığını, kışlamak için ev, ahır ve balkonlara girdiklerini söyledi.

Fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, yaz mevsimi sonunda kışlamak için özellikle ev, depo gibi korunaklı alanları tercih ediyor. Ordu’da son günlerde özellikle Fatsa ve Perşembe ilçelerinin yanı sıra Altınordu, Ünye ve Gülyalı ilçesinde görülen kokarcalar, fındık hasat sezonunun ardından üreticiler tarafından sık karşılaşılıyor. Bir yıl ömrü olan, zirai, tuzak ve mekanik mücadele edilen kahverengi kokarca, bıraktığı yumurtalar ile 300 kata kadar çoğalabiliyor.

“Kışı geçirmek için evlere ve kuru yerlere giriyorlar”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, 2017 yılından bu yana Karadeniz Bölgesi’nde görülen kahverengi kokarcaya, özellikle fındık hasat sezonu sonrasında çok sık rastlandığını söyledi. Soydan, “2023 yılının bahar aylarındaki fındıkta ilaçlama dönemi, yağmurların çok yağmasından dolayı iyi geçmedi. İlimizin özellikle Fatsa ve Perşembe bölgesinde yoğunluk olmakla beraber Ünye, Altınordu ve Gülyalı ilçelerinde de görülüyor. Son günlerde özellikle evlerde görülmeye başladı çünkü kışı geçirecekler. Kalmak için evlerin çatılarında, samanlık ve balkonlarda yani her boşluğa girmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

Yılda 300 kat çoğalabiliyor: Kahverengi kokarcalar, Ordu’da toplu şekilde evlere giriyor

“Toplu ilaçlamayı hedefliyoruz”

Kahverengi kokarca ile ilgili vatandaşların sürekli olarak bilgilendirildiğini ve toplu bir şekilde ilaçlama yapılması gerektiğini aktaran Soydan, “Şu anda samanlık, ev ve balkonların ilaçlanması gerekiyor. Şu anda her noktada kokarca olduğu için bütün kurumlarımızın mücadele içerisinde olması gerekiyor. En kısa zamanda toplu ilaçlamayı hayata geçirmeyi hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veriyor”

Kahverengi kokarcaların fındık başta olmak üzere tüm tarım ürünlerine ciddi zarar verdiğine dikkat çeken Soydan, “İnşallah ne kadar aza indirirsek o kadar iyi olacak. Kokarca şu anda konuşlandıktan sonra ve kışı geçirdikten sonra özellikle bahar döneminde fındık bahçelerine inecek. Sadece fındığa zarar vermiyor, kivi ve diğer tarım ürünlerine de ciddi zararlar oluşturuyor. Üreticilerimiz burada panik yapmasınlar, en iyi mücadeleyi yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

“Bir yıl ömrü var, 300 kat çoğalabiliyorlar”

Bir yıllık ömrü olan kahverengi kokarcaların çok hızlı bir şekilde çoğaldıklarını ifade eden Soydan, şunları söyledi:

“Hızlı bir çoğalma şekli var, 25-30 civarında yumurtlayarak, bunlardan 300’lere yakın bir böcek oluşuyor. Yaşama süresi uzun ve bir yıl kadar ömrü var. Oksijen ve beslenme ile çok problemi olmayan uzun süre dayanıklı olan, kıştan bahara kadar bir şey yemeden durabilen bir şekli var. Hem pis kokulu, diğer canlılar da bunlara yaklaşmıyor. Burada vatandaşlarımızın imha etmeleri lazım. ne kadar imha edersek bahar dönemine o kadar az görülür.”

Selim Kuşcu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.