GENEL - 10 Ekim 2016 Pazartesi 16:47

Oğlunun sünnetinde klasik arabalarla şehir turu attırdı

A
A
A
Oğlunun sünnetinde klasik arabalarla şehir turu attırdı

Osmaniye’de oğlunu sünnet ettiren Mücahit Canpolat, klasik arabalarla şehir turu yaptırarak sünnet düğünü düzenledi.
Osmaniye’nin Yunus Emre Mahallesi’nde ikamet eden Mücahit Canpolat’ın evine konvoy oluşturarak gelen klasik arabalar, davul zurna eşliğinde karşılandı.
Sünnet törenine katılmak üzere gelen klasik arabaların rengarenk süslendiği görüldü. Konvoya katılan araçların her birinin 30-40 yaşlarında olduğunu belirten baba Mücahit Canpolat, “Ben bir kaportacı olarak sanayi esnafıyım. Düşük model bir araç düşündük yani klasik bir araç. Bunu duyan diğer arkadaşlarım da böyle bir etkinlik olduğunu duyunca ’bizler de gelip katılalım’ dediler. Hepini davet ettim teker teker. Bu şekilde bir nostalji grubumuz var. Eskiyi canlandırmak, nostalji, tarihi eser gibi. Nasıl tarihi bir kale dikkat çekiyorsa bizim için de bir sanayici olarak eski araçlar dikkatimizi çekiyor. İlgi alanımıza giriyor. Bu yüzden de böyle bir etkinlikte bulunduk. Yolda giderken araçlara ilgi alaka çok fazla. Sadece Osmaniye’de değil yurdumuzun birçok yerinde bu böyle. Eski araçlara olan ilgi çok fazla” dedi.
Klasik otomobil sahiplerinden İsmail Yaşar, 17 yıldır kendisinde olan baba yadigarı klasik arabasıyla törene katıldığını belirtti. Yaşar, “Mücahit ustamızın sünnet törenine katılmış bulunmaktayız. Bizim klasik araçlarımızda emeği çok Mücahit ustamızın. Biz de onun emeğine karşılık sünnet töreninde bir araya gelelim hep beraber olalım dedik. Arkadaşlarla anlaştık bir araya geldik. İnşallah akşam da sünnet düğününü yapacağız. Ama öncelikle bir şehir turu yapmayı düşünüyoruz. Eski araçlara olan ilgi çok fazla. Bizim altımızda eski aracı görenler, eski araç olduğunu bilenler, klasik araç yapmaya o da niyetleniyor, bize gelerek akıl danışıyor. ’Bize yardımcı olur musunuz’ diyorlar” ifadelerini kullandı.
Daha sonra törene katılanlar klasik otomobillerle şehir turu attı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Uzman Diyetisyen Uç: "Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliğine dikkat edilmelidir" Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliğine dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Gülben Uç, "Bu sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk oluşturur. Özellikle mide rahatsızlıkları olan bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir" dedi. Kurban Bayramına sayılı günler kala Elazığ Medilines Hastanesi Uzman Diyetisyeni Gülben Uç, sağlıklı beslenme hakkında bilgiler verdi. Bayram boyunca kırmızı et tüketiminin miktarı ve sıklığının arttığını aktaran Uzman Diyetisyen Uç, "Kırmızı et; iyi kalite hayvansal proteinin yanı sıra, demir, çinko, fosfor, magnezyum mineralleri ile B12, B6, B1 ve A vitaminleri içermektedir. Ancak yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içerikleri yüksektir. Bu nedenle kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altındadır. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliği yani Rigor Mortis olayına da dikkat edilmelidir. Bu sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk oluşturur. Özellikle mide rahatsızlıkları olan bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir" diye konuştu. Uç, "Etler, C ve E vitaminini içermezler. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında C vitamininden zengin sebze, salata, taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu yöntem demirin emilimini arttırır. Buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir. Pişirme yöntemi olarak; haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan ve kavurma yönteminden kaçınılmalıdır. Kavurma ve kırmızı et öğle öğününde tüketilmeli, akşam öğününde ise sebze, kuru baklagil gibi posa içeriği yüksek yemekler tercih edilmelidir" şeklinde konuştu.
Denizli Semt pazarındaki ‘göz hakkı’ sepetleri yürekleri ısıttı Denizli’nin Mehmetçik Mahallesi Demokrasi Meydanı Pazaryerinde tezgâh açan pazarcı esnafı, alışılmışın dışında bir uygulamayla vatandaşların ilgisini çekiyor. Pazar girişlerinde ve tezgâh önlerinde bulunan iki ayrı sepette yer alan ürünler, "göz hakkı" anlayışıyla ücretsiz olarak vatandaşların beğenisine sunuluyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren pazara gelen vatandaşlar, tezgâhların önünde bulunan sepetlerdeki meyve ve sebzelerden dilediklerini alarak tadına bakabiliyor. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği uygulama, pazarda sıcak ve samimi görüntülerin oluşmasına neden oluyor. Vatandaşların ürünleri deneyerek alışveriş yapmasının hem güven oluşturduğunu hem de bereket getirdiğini belirten Mehmet Genç, yıllardır esnaflık kültüründe yer alan "göz hakkı" geleneğini yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti. Mehmet Genç, pazarcılığın sadece satış yapmak olmadığını belirterek, "Biz burada sadece ürün satmıyoruz. İnsanlarla sohbet ediyor, onların memnuniyetini önemsiyoruz. Tezgâhın önüne koyduğumuz sepetlerdeki ürünleri isteyen herkes alıp tadına bakabiliyor. Bu bizim kültürümüzde var. Eskiden büyüklerimiz buna ‘göz hakkı’ derdi. Biz de bu geleneği sürdürmek istiyoruz" dedi. Pazarda alışveriş yapan vatandaşlar ise uygulamadan memnun olduklarını dile getirdi. Özellikle doğal ve taze ürünlerin tadına bakma imkânı bulduklarını söyleyen vatandaşlar, pazarcı esnafının bu yaklaşımının güven verdiğini ifade etti. Bazı vatandaşlar çocuklarının da ürünleri severek tükettiğini belirterek uygulamanın örnek olması gerektiğini söyledi. Pazarcı esnafının sergilediği bu dayanışma ve paylaşım kültürü, alışverişin ötesinde sosyal bir ortam oluşturuyor. Demokrasi Meydanı Pazaryeri’nde sürdürülen "göz hakkı" standı uygulaması, hem vatandaşların hem de diğer pazarcı esnafının dikkatini çekmeye devam ediyor.