GENEL - 15 Aralık 2016 Perşembe 11:25

Suriyeli Abdurrahman, Halep’teki akrabalarının hayatından endişeli

A
A
A
Suriyeli Abdurrahman, Halep’teki akrabalarının hayatından endişeli

Suriye’nin Humus kentinde muhaliflerle birlikte rejim güçlerine ve diğer gruplara karşı mücadele veren 26 yaşındaki Halit Abdurrahman, çatışmalar esnasında yakınına düşen bombadan gelen şarapnel parçaları sonucu sağ bacağını kaybetti. Daha sonra Osmaniye’ye gelen Abdurrahman, iki odalı bir evde toplam 11 kişi ile yaşama tutunmaya çalışıyor.
Humus’ta bulunan hastanede zor şartlarda ameliyat olduğunu söyleyen Abdurrahman, “Çatışma esnasında bacağıma gelen şarapnel parçası sonucu yaralandım. Bulunduğumuz köyün etrafı Esed ordusu tarafından çevrilmişti. Köyden dışarıya çıkamıyorduk. Elimizde bulunan Esed ordusundan bir askeri onlara vererek köyden ayrılabildim. Humus’ta bulunan bir hastaneye gittim. Hastanede sadece iki tane doktor vardı ve hastane çok kalabalıktı. Bana yer olmadığını söylediler. Oradan Ganto’ya gittim. Doktor olmadığı için ameliyat edemeyeceklerini ve benim biraz beklememi söylediler. Artık dayanmaya gücüm kalmamıştı. Ateşler içindeydim. Bana bacağımın kangren olduğunu ve kesilmesi gerektiğini söylediler. Bende tamam kesin dedim. İlaçsız, iğnesiz bacağımı kestiler. 2 gün hastanede kaldıktan sonra beni hastaneden çıkarttılar. Halep’e akrabalarımın yanına gidecektim ama gidemedim. Bir süre İdlib’te kaldım. Benim hayatım çok zorlaştı. Üzerimize bombalar yağıyordu. Bundan 45 gün önce Osmaniye’ye geldim” diye konuştu.

"Hastanelere de bomba atılıyor"
Halep’te akrabaları olduğunu ve şu an zor durumda olduklarını ifade eden Abdurrahman, iki gün önce akrabalarından birisiyle telefonda görüştüğünü ve Halep’te insanların vahşice katledildiğini kendisine söylediklerini belirtti. Abdurrahman, “Konuştuğum akrabam insanların orada hem karadan hem de havadan öldürüldüğünü söyledi. Halep’in sokaklarında insanların cenazelerinin yattığını ve onları hiç kimsenin ellemediğini söyledi. Çünkü onları kaldırsalar nereye kaldıracaklar. Koyacak yer yok. Hastaneler var ama hastanelere de bombalar atılıyor” dedi.
Halep’te bulunanların çok büyük sıkıntılar yaşadığını duyduğunu söyleyen Abdurrahman, “Konuştuğum akrabalarımda da yaralılar varmış. Kadınların, Esed’in ordusuna ve İran’li Şii milislere yakalanmamak için evlerinin damlarından kendilerini aşağıya attıklarını söyledi. Ateşkes imzalandı insanlar Halep’ten çıkacaklardı ama olmadı. İnsanların evlerinde oturarak rejim güçlerinin, İran askerinin ve Rus askerlerinin gelip kendilerini öldürmelerini beklediklerini duydum. Dün bana Halep’ten bir haber verdiler. Bir adam karısının ve kız kardeşlerinin İran’lı milislerin ve Esed’in eline geçmesin diye hepsini öldürmüş. Sonra da intihar etmiş. Yakalanan bazı Halep’li sivillerin ise ellerine silah verilerek zorla kendi ailelerini öldürtüyorlarmış” ifadelerini kullandı.
Bir bacağını kaybeden Halit Abdurrahman, bir ay sonra Gaziantep’te kopan bacağının yerine platin bacak takılacağını ifade etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Tûs’un Gülü İmam Gazâlî çıktı Son dönem romanlarıyla dikkat çeken gazeteci-yazar M. Talât Uzunyaylalı, bu kez İslâm düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olan İmam Gazâlî’nin hayatını romanlaştırdı. Babıali Kültür Yayıncılığı tarafından yayımlanan Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî), Gazâlî’nin çocukluk yıllarından başlayan ilim yolculuğunu; Nizamiye Medresesi’ndeki şöhretini, yaşadığı büyük ruhî krizi ve hakikat arayışını edebî bir kurgu içinde ele alıyor. Uzunyaylalı, "İmam Gazâlî, Nizâmülmülk ile birlikte Selçuklu’nun eğitim ve inanç sistemiyle siyasetini şekillendiren en önemli isimlerden biridir. Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Türk-İslâm coğrafyasının sağlam bir inanç ve ilim zemini üzerinde gelişmesinde, Sünnî eğitim anlayışını kurumsallaştıran Nizamiye medreselerinin büyük payı var. Osmanlı medrese sistemine de kaynaklık eden bu yapının etkisi bugün de sürmektedir," dedi. "İmam Gazâlî, yalnızca Selçuklu İslâm dünyasının değil, insanlık düşünce tarihinin de en etkili şahsiyetlerinden biridir." diyen Uzunyaylalı, Gazâlî’nin kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, mantık ve felsefe alanlarında verdiği eserlerle kendi çağını aşan bir tesir meydana getirdiğini söyledi. Uzunyaylalı, romanın düşünce dünyasına ilişkin olarak şunları ifade etti: "Gazâlî; akıl ile kalp, ilim ile irfan, bilgi ile ahlâk arasında güçlü bir denge kurmuştur. Onun hayatı, şüpheden yakîne, bilgiden hikmete, zihinden kalbe uzanan büyük bir hakikat arayışıdır. Bu yönüyle Gazâlî, yalnızca kendi çağının değil, bugün anlam ve hakikat arayışı içindeki insanın da karşısında duran büyük bir rehberdir." Tûs’un Gülü, İmam Gazâlî’yi yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak değil, çağları aşan bir düşünce ve irfan insanı olarak okuyucuya sunuyor. Roman, Gazâlî’nin ilim dünyasında yükselişini, şöhretle imtihanını, iç dünyasında yaşadığı sarsıntıları ve nihayet hakikate yönelişini roman diliyle anlatıyor. Batı dünyasında da "Algazel" adıyla tanınan İmam Gazâlî; felsefe, metafizik, bilgi teorisi ve din-akıl ilişkisi alanlarında derin izler bırakmış bir düşünür olarak kabul ediliyor. Onun filozoflarla hesaplaşması, yalnızca bir reddiye niteliği taşımıyor; insan aklının sınırlarını, bilginin güvenilirliğini ve inancın temellerini sorgulayan büyük bir düşünce hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Türkiye’de İmam Gazâlî’nin hayatını roman formunda ele alan dikkat çekici çalışmalardan biri olan Tûs’un Gülü, İslâm medeniyetinin büyük bir şahsiyetini edebiyatın imkânlarıyla bugüne taşıyor. Eser, aynı zamanda modern insanın inanç, şüphe, arayış ve hakikat karşısındaki durumuna da güçlü bir ayna tutuyor. Yeni yayımlanan romanın dağıtımı sürüyor. Okuyucular, Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî) adlı eseri şimdilik kitapyurdu.com üzerinden sipariş edebiliyor. Kitabın kısa süre içinde diğer çevrim içi satış platformlarında ve kitabevlerinde de yerini alması bekleniyor.
Muğla Bodrum’da çevre seferberliği Bodrum Belediyesi öncülüğünde yürütülen Mavi Beyaz Seferberliğin 3. etabında, binin üzerinde katılımcının desteğiyle karada kapsamlı temizlik çalışmaları yapılırken, deniz dibi temizliğinde ise 2,5 ton atık çıkarıldı. Bodrum Belediyesi tarafından yürütülen Mavi Beyaz Seferberliğin 3. etap çalışmaları gerçekleştirildi. Konacık Mahallesi Arama Kurtarma Yerleşkesinde (BAK) yapılan bilgilendirme toplantısının ardından temizlik faaliyetleri Konacık, Çırkan ve Cumhuriyet mahallelerinde sürdürüldü. Etkinliğe Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar, birim müdürleri, belediye personelleri ile gönüllü vatandaşlar ve çevre okullardan öğrenciler katıldı. Toplam binin üzerinde katılımcının yer aldığı Mavi Beyaz Seferberlikte temizlik çalışmalarının yanında çevre düzenleme ve ot biçme faaliyetleri de sürdürüldü. Temizlik çalışmalarının ardından Bitez sahilinde kapanış seremonisi düzenlendi. Toplanan yaklaşık 20 ton atığın alana taşınmasının ardından belediye çalışanları, çöp poşetleriyle sahilde "Kirletmeyin. İyi Bayramlar" yazısı oluşturarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Temizlik seferberliği ile eş zamanlı olarak Bitez Mahallesi Üç Fidan Parkı önünde de deniz dibi temizliği gerçekleşti. Bodrum Belediyesi dalgıçları ile Eko Miras ekibi dalgıçlarının yer aldığı etkinlikte Mis Gibi1 Bodrum ekibi de kıyı temizliği yaptı. Denizden toplamda 2,5 ton atık çıkarıldı. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, temizlik seferberliği ile ilgili yaptığı açıklamada "Kentimizin temizliği konusunda toplumsal duyarlılığı büyütmek amacıyla Temizlik İşleri Müdürlüğümüz koordinasyonunda düzenlediğimiz Temizlik Seferberliğinin üçüncü etabını da tamamladık. Temizliği, düzeni ve doğaya duyarlılığıyla örnek bir Bodrum için hep birlikte çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.