- 02 Mayıs 2022 Pazartesi 09:32

Osmaniyeli çift meraktan başladıkları çilek üretiminde taleplere yetişemiyor

A
A
A
Osmaniyeli çift meraktan başladıkları çilek üretiminde taleplere yetişemiyor

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde öğretmen olarak görev yapan Tahsin Gürsoy, yarım dönüm arazi üzerinde merakla başladığı çilek üretimini öğretmen eşinin de desteğiyle 20 dönüme çıkardı.

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde öğretmen olarak görev yapan Tahsin Gürsoy, yarım dönüm arazi üzerinde merakla başladığı çilek üretimini öğretmen eşinin de desteğiyle 20 dönüme çıkardı. Çilek üretimi için ilçe merkezinden köye yerleştiklerini ifade eden Gürsoy, hasat ettikleri çilekleri pazar sıkıntısı olmadan sattıklarını söyledi.


Düziçi ilçesinde öğretmen olarak görev yapan Tahsin Gürsoy, 4 yıl önce çilek üretimine merak saldı. İlk olarak yarım dönüm arazi üzerine çilek dikimi yapan Gürsoy, aldığı verimle bir sonraki yıl tarlasını genişleterek 2,5 dönüm arazi üzerine dikim yaptı. 2,5 dönüm çilek tarlasından aldığı verimin üzerine Tahsin Gürsoy, öğretmen eşi Zehra Gürsoy’un da desteği ile bu yıl çilek tarlasını 20 dönüme çıkardı. İlçe merkezindeki evlerinden çilek üretimi yaptıkları Ellek Beldesi Aydınlar Mahallesi’ne yerleşen Gürsoy çifti, destek verilmesi halinde verimli toprakların hepsinin çilek tarlası olabileceğini söyledi.



“Bu sene 20 dönüme çilek ektim”


Çilek işine merak ederek başladığını belirten Tahsin Gürsoy, “Çilek işiyle uğraşıyorum. Bu işe merak sardım. Merakımız sonunda iyi sonuçlar aldıktan sonra işi 2,5 dönüme çıkardım. İnsanlara iş istihdamı da sağlamış olduk. Daha iyi yerlere gelip insanlarımıza ufuk olmak istiyoruz. Bu sene de çilek ekimini 20 dönüme çıkardım. Devletimizden destek alırsak eğer daha iyi yerlere gelip biz kazanırsak vatandaşlarımız da kazanır. Bu topraklar ekime aç. Gayet verimli ve uyumlu olduğunu gördük. Şu anda da üretimimiz bunun bir kanıtıdır. Ben buranın ufkunu değiştireceğini düşünüyorum. Temennim etraftaki tüm tarlaların çilek ekilmiş olmasını istiyorum. Olacağını da düşünüyorum. Bu zaten bir proje. Biz geldik buraya yerleştik ve bu işe başladık. Pazar sıkıntımız yok. İlk başta insanlar geldi kendileri topladı satın aldı. Şu anda da 20 dönümümüz var. Çilekleri pazarlıyoruz. Sıkıntımız yok” dedi.



“Eşime destek için tarlaya geliyoruz”


Okuldan geri kalan zamanı tarlada geçirdiklerini ifade eden Zehra Gürsoy, “Eşim bu işe önce bir hobi olarak başladı. Biz de çocuklarla tarlaya gelip eşime yardımcı olmaya başladık. Bu işin gerçekten güzel bir yere gideceğini hissettik. Bana bir gün işi büyüteceğini söyledi. Ben de kendisine destekçi olacağımı söyledim. Güzel verimler ve dönütler almaya başladık. Umarım insanlara da faydamız dokunur. Her şey yolunda gider inşallah. Okuldan sonra geri kalan zamanımız da çocuklarla eşime destek için bizde tarlaya geliyoruz. Merkezde ki evimizden de köye taşınmaya karar verdik. Artık çocuklarımızla mutlu olarak burada yaşıyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sinema oyuncusu Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda okumanın önemine dikkat çekti Oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda gerçekleştirilen söyleşide hem oyunculuk hem de yazarlık deneyimlerini paylaştı. Kesal, bugüne kadar canlandırdığı karakterlerle kendini tanımladığını belirterek, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey edebiyat. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan kitaplar oldu" dedi. Kepez Kitap Fuarı, söyleşiler, imza günleriyle dolu dolu geçiyor. Fuar, dokuzuncu gününde ziyaretçilerini birbirinden kıymetli yazarlarla buluşturmaya devam etti. Kepez Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında; oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, düzenlenen söyleşide oyunculuk ve yazarlık deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Kesal, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey her zaman edebiyat oldu. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan ise kitaplar oldu" dedi. Çocuklara hayal kurmayı öğretmenin önemine değinen Kesal, ebeveynlere şu mesajı verdi: "Çocuklarınıza hayal kurmayı öğretin ve onların hayallerine kulak verin. Modern yaşam çoğu zaman çocukların hayallerine ket vuruyor; biz ise başarıyı yalnızca not, derece ve para üzerinden ölçüyoruz." Okuma ve yazma alışkanlıklarına dair de tavsiyelerde bulunan sanatçı, "Okumak yazmanın başlangıcıdır. Çok okuyan biri mutlaka yazmaya başlar. Yazmanın tek reçetesi, disiplinli okumak ve yazmaktır. Kendi üslubunuzu bulduğunuzda ustalığa ulaşırsınız" ifadelerini kullandı. Ercan Kesal, yazarlık sürecinde disiplinin ve kendi üslubunu bulmanın önemine de dikkat çekti. "Yazmak sadece profesyonel kitaplar bastırmak veya yazar olarak anılmak değildir. Yazmak iyi geliyorsa ondan vazgeçmemelisiniz. Bazen kafamda şekillenen yazılar kağıda dökülmediğinde ara veririm, kitap okurum, eski hikayeleri tekrar gözden geçiririm" diyen Kesal, yazarlığın sürekli bir emek ve okuma süreci gerektirdiğini vurguladı. Söyleşinin ardından Kesal, soruları yanıtladı ve okurlarına kitaplarını imzaladı.