POLİTİKA
Denizli’de iyilik rüzgarı, 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu 12 Mayıs 2026 Salı - 16:14:51 Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında kurduğu köprüyle 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu. Denizlilileri iyilik hareketine ortak olmaya davet eden Başkan Çavuşoğlu, "Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir" dedi. Denizli’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, kentte dayanışma ve paylaşma kültürünü büyütmeye devam ediyor. Hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi yürüten Sevgi Eli, son iki yılda 8 bin 832 kişiye giyim, 3 bin 362 aileye ise ev eşyası desteği sağlayarak 12 binden fazla vatandaşın hayatına dokundu. Bu kapsamda, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sevgi Eli, vatandaşların kullanmadığı kıyafet, beyaz eşya, mobilya gibi eşyaları bir telefonda teslim alarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Muhtaç durumda olan vatandaşlara umut olmak isteyen hayırseverler, bağışlamak istediği eşyalar için 0 545 378 49 59 numaralı telefondan Sevgi Eli ile iletişime geçebiliyor. "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçen yıl kendi binasında hizmet vermeye başlayan Sevgi Eli’nin kamu kaynaklarını etkin kullanarak çok daha verimli çalıştığını söyledi. Bu verimli çalışmayla binlerce hayata dokunduklarını anlatan Başkan Çavuşoğlu, hemşehrilerini iyilik hareketine destek vermeye davet ederek, "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır. Bu anlayışla, şehrimizde birlik ve beraberlik ruhunu her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir. Gelin, ihtiyaç sahibi insanımızın yüzünü hep birlikte güldürelim" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:03 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan "Terörsüz Türkiye" mesajı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’a, İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen törende ‘Terörsüz Türkiye Onur Ödülü’ verildi. Törende bir konuşma yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’de terör meselesinin tamamen raflara kaldırılması, yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı ortaya koymuştur" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘İstanbul Üniversitesi Ödülleri 26’ya katıldı. Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonunda düzenlenen ödül töreni Sanatçı Ferhat Göçer ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı sanatçılarının konseriyle başladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a, İstanbul Valisi Davut Gül, Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, akademisyenler ve davetliler katıldı. Konserin ardından İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, günün anlam ve önemiyle ilgili konuşma gerçekleştirdi. İstanbul Üniversitesinden, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a onur ödülü Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a ‘Terörsüz Türkiye’ konusunda onur ödülü verileceğini söyledi. Konuşmasına devam eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "Bugün ilk defa takdim edilecek olan İstanbul Üniversitesi Onur Ödülü; hukuk devleti ve evrensel bir barış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, Terörsüz Türkiye sürecinde gösterdiği güvenli katkılar göz önüne alınarak, üniversitemiz mezunu ve mensubu olan kıymetli devlet adamı, TBMM Başkanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Beyefendi’ye bu ödülü takdim edeceğiz" dedi. "TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan teşekkür" Onur ödülünü aldığı için teşekkürlerini dile getiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Özellikle bu ödülün gerekçesi olarak ortaya konan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bütün siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’muzun çalışmaları dolayısıyla bu ödüle layık görülmüş olmam da benim için fevkalade büyük bir onur vesilesidir" dedi. "Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’de artık terör meselesinin yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı ortaya koymuştur" Terörsüz Türkiye süreciyle Türkiye’de artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılmasının hedeflendiğini söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Bildiğiniz gibi cumhuriyetimizin ilk asrının en önemli sorunu olan Türkiye’deki terör meselesinin ortadan kaldırılması, tam manasıyla barışın, kardeşliğin, dayanışmanın tesis edilmesi ve Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilerek Türkiye’de artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılması, yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ortaya koymuştur. Yaklaşık 21 toplantı sonunda ortak bir metin oluşturularak bu konuda sadece bir Türkiye deneyi değil, bir Türkiye modeli dünyadaki çatışma çözümleri bakımından ortaya konmuştur. Bu çerçevede bu komisyon çalışmalarında emeği olan bütün arkadaşlarımıza, bütün siyasi partilerden arkadaşlarımıza da buradan teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Bu toplantılar boyunca Türkiye’nin her farklı kesiminden insanlar gelmiş; üniversitelerden, akademinin farklı yerlerinden, sivil toplum kuruluşlarından, Türkiye’nin farklı bölgelerinden insanlar gelerek bu sorunun nasıl çözülebileceğine ilişkin fikirlerini masaya koymuş ve büyük bir olgunlukla bu konu tartışılarak sonunda Türkiye’de çok nadir görülen bir şey gerçekleşmiş ve bütün siyasi partilerin ittifakla kabul ettiği bir rapor benimsenmiştir. Ümit ederim ki bu raporda ortaya konulan yol haritasının gereği olan adımlar atılır ve Türkiye’de artık terör tamamen geride kalır ve Türkiye kendi gelişme istikametinde hızlı adımlarla yoluna devam eder" ifadelerini kullandı. "İstanbul Üniversitesi’nin bundan sonraki çalışma mücadelesinde üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiği kanaatindeyim" İstanbul Üniversitesi’nin bundan sonraki çalışmasında üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiğini söyleyen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "3 konuyu ifade ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum. Bu çerçevede İstanbul Üniversitesi’nin bundan sonraki çalışma mücadelesinde ve mesaisinde üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiği kanaatindeyim. Bunlardan birisi; insan onurunu merkeze koyan bilimsel hassasiyet. Tekraren söylüyorum; insan onurunu merkeze koyan bilimsel hassasiyet. Bundan asla taviz vermeden, adımlarımızda güçlü bir şekilde yolumuza devam etmemiz lazım. İkincisi; ilim mutlaka toplumsal faydayı büyütmek için ortaya konulmalıdır. Halktan kopuk, insanların geleceğine bir şey söylemeyen ve insanların sorunlarını çözme perspektifinden uzak bilimsel gelişmelerin de toplumsal faydayı sağlamayacağı açıktır. İkinci olarak da diyoruz ki mutlaka bilimsel çalışmalarımız toplumsal faydayı sağlamalı ve güçlendirmeli. Üçüncüsü ise küresel sorunlara karşı duyarlı bir şekilde olmak ve küresel sorunların çözümüne küresel cevapları hazırlama becerisine ve kapasitesine sahip olmak. İstanbul Üniversitemizin ve bütün iddialı üniversitelerimizin bu üç temel konuyu bilimsel çalışmaların odağına alması gerektiği kanaatindeyim. Bu vesileyle dünyanın bundan sonraki döneminde gerçekten her alanda sözü güçlü, gücü tesirli olan bir Türkiye’yi hep beraber oluşturacağız. Üniversitelerimizin bundan sonraki bu hedefte en etkin merkezlerden birisi olacağı aşikardır. Nasıl İstanbul Üniversitesi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte ve Osmanlı’nın modernleşme sürecinde öncülük yaptıysa, bundan sonraki süreçte de dünyada yeni bir sözün, yeni bir paradigmanın, yeni bir çıkışın ortaya konulmasında da her alanda öncülük yapacak bir güce, kuvvete, kudrete ve birikime sahiptir" ifadelerini kullandı. Program, konuşmaların ardından ödül takdimi ile sona erdi.
12 Mayıs 2026 Salı - 15:57 Kahta Belediyesi Gençlik Meclisi’nden kariyer buluşması Kahta Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen "Tecrübe Paylaşımı Kariyer Buluşması" programı, gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programın konuğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın oldu. Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, İlçe Belediye başkanları, AK Parti il ve ilçe teşkilat yöneticileri, kadın kolları temsilcileri, il genel meclis üyeleri, gençlik meclisi temsilcileri ve çok sayıda genç katıldı. Programın açılış konuşmasını Kahta Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Mustafa Bozan yaptı. Program hakkında bilgi veren Bozan, gençlere yönelik gerçekleştirilen sosyal, kültürel ve kariyer odaklı çalışmaların önemine dikkat çekerek, başta Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç olmak üzere programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Düzenlenen programda gençlerle bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, kariyer yolculuğu, kamu yönetimi, çalışma hayatı ve gençlerin geleceğe hazırlanma süreci hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada gençler, merak ettikleri soruları doğrudan yöneltme fırsatı bulurken, tecrübe paylaşımının gençlerin kişisel ve mesleki gelişimine önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Programda konuşan Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimine katkı sağlayacak etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti. Gençlerin fikirlerine önem veren projeleri desteklemeyi sürdüreceklerini ifade eden Başkan Hallaç, gençlerin toplumun geleceği olduğunu vurguladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın da konuşmasında gençlere hitaben, "Gençlerle yapılan çalışmalar için Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Birlikte kolektif işler yapmak güzeldir. Sorumluluk sahibi olmak toplumsal bilinç açısından çok önemlidir. Sizler sorgulayıcı olun, araştırın ve dünyadaki gelişmeleri iyi okuyun. Biz sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Amacımız sizlerin önündeki engelleri kaldırarak ülkemize daha güçlü hizmet etmenizi sağlamaktır. Kendinizi geliştirin. İlim istemekle olur ama rızık Allah’tandır. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Program sonunda Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın’a günün anısına hediye takdim edildi. Yoğun ilgi gören program, toplu fotoğraf çekimi ve hatıra kareleriyle sona erdi.
Bakan Ersoy: "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:57 Bakan Ersoy: "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar" dedi. Türk düşüncesinin temel metinlerinden biri olan Ziya Gökalp’in ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ adlı eseri, 5 farklı Türk lehçesinde yayımlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda gerçekleştirilen eserin tanıtım toplantısında Ziya Gökalp’in Türk düşünce tarihinde belirleyici bir rol üstlendiğine dikkati çekerek, onun fikirleriyle modern Türkiye’nin temel taşlarının şekillendiğini vurguladı. ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ yaklaşımının milletin kimlik inşasında önemli bir referans olduğunu belirten Bakan Ersoy, eserin ayrışmalara karşı birleştirici bir perspektif sunduğunu dile getirdi. Eserin artık geniş bir coğrafyada okunmaya hazır hale geldiğini kaydeden Ersoy, "Türk kültür semasının en parlak yıldızlarından biri olan Ziya Gökalp’in fikri mirasını gelecek kuşaklara ulaştırmak için bir adım atmıştık" diye konuştu. Gökalp’in düşünce dünyasının yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığını ifade eden Ersoy, onun Türk dünyasının geniş coğrafyasını bir bütün olarak ele aldığını vurguladı. Eserin Türkiye sınırlarını aşan bir fikir köprüsü olarak hazırlandığını dile getiren Ersoy, "O daima İstanbul’dan başlayıp Bakü’den geçerek Taşkent’in kadim sokaklarından Aşkabat ve Astana’ya, Almatı’nın yaylalarından Bişkek’in bereketli topraklarına ve bunların da ötesine uzanan muazzam Türk dünyasının varlığına bir bütün olarak sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı. "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar" Türk dünyasının birlikteliğinde dil ve kültürün temel unsur olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, geçmişte bu bağların zayıflatılmasına yönelik girişimlere değindi. Ortak değerlerin korunmasının önemine işaret eden Ersoy, "Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar. Bu değerlere göre yaşamamızı engellemek için zulmettiler. Eğitim adı altında çocuklarımızı asli kimliklerini inkar etmeye şartladılar. Bütün bunların başarıya ulaşması için de bizi hepsinden bir anda koparabilecek en özgün değerimize, yani dilimize pranga vurmak istediler" açıklamasında bulundu. Bilim insanlarından sanatçılara uzanan köklü bir birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasının bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ersoy, bu mirasın yeni nesillere aktarılmasıyla Türk dünyasının ortak değerler etrafında daha güçlü bir şekilde buluşacağını söyledi. Türk Dil Kurumunun önemli bir çalışmaya imza attığını belirten Ersoy, konuşmasının sonunda projede emeği geçenlere teşekkür ederek, Ziya Gökalp’in fikir mirasına katkı sunan isimleri saygı ve minnetle andı. "Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz" Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ise, Gökalp’in Türk sosyolojisinin kurucusu olmanın ötesinde dağılmakta olan bir imparatorluğun küllerinden yeni bir cevher çıkaran aydın olduğunu aktardı. Mert, "Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz. Türk Dil Kurumu Bilim Kurulumuzun kıymetli üyeleri ve alanlarında uzman akademisyenlerin titiz çalışmalarıyla Ziya Gökalp’ın yadigarı Özbekistan’da, Kazakistan’da, Azerbaycan’da, Kırgızistan’da ve Türkmenistan’da okuyucusuyla buluşmaya hazırdır artık. Bu proje sıradan bir çeviri faaliyeti değildir. Bu Türk dünyasının ortak bilimsel ve kültürel birikiminin karşılıklı anlaşılırlığını artırma projesidir" şeklinde konuştu. Eserin tanıtım programına TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ile Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de katıldı. Bakan Ersoy, programın ardından doğumunun 150’nci yılı dolayısıyla hazırlanan Ziya Gökalp sergisini gezdi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde TÜRKSOY ile Türk Tarih ve Kültür Vakfı (TÜRKTAV) iş birliğinde düzenlenen sergide, Ziya Gökalp’in fikir dünyasını yansıtan içerikler ziyaretçilere sunuldu. Bakan Ersoy, sergide yer alan çalışmaları inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.
Malatya’da CHP’den istifa eden meclis üyesi AK Parti’ye katıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:57 Malatya’da CHP’den istifa eden meclis üyesi AK Parti’ye katıldı Malatya’da CHP’den istifa eden Doğanşehir Belediye Meclis Üyesi Ergün Günaydın, AK Parti’ye katıldı. Günaydın’a parti rozetini Başkan Er taktı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, göreve geldikleri günden bu yana Malatya’nın toparlanması için şantiye şefi gibi çalıştıklarını ve şehrin kısa sürede ayağa kalktığını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Doğanşehir ilçesi ziyareti kapsamında AK Parti Doğanşehir İlçe Başkanlığını ziyaret etti. İlçe teşkilatı ile bir araya gelen Başkan Er, deprem sonrası Malatya’nın toparlanması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yoğun bir çalışma süreci geçirdiklerini belirtti. "İş odaklı çalıştık" Göreve geldikleri dönemden bu yana iki yıllık süreçte şantiye şefi gibi çalıştıklarını ifade eden Başkan Er, "Bu şekilde çalışmasaydık Malatya hızlı bir şekilde ayağa kalkamazdı. Valimizle sırt sırta verdik, gayretlerimizle işler hızlı ilerledi. Malatya sıkıntıdaydı ve gecikmeler vardı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum, ‘Sen, bu işin merkezinde ol’ dedi. Biz de işin başında olduk ve Malatya hızlı bir şekilde ayağa kalktı. Şu ana kadar iş odaklı çalıştık. Bundan sonraki süreçte daha fazla sahada olacağız. Allah’a hamdolsun şehir toparladı. Haziran gibi her şey ortaya çıkar" diye konuştu. "Başkanımızın tecrübesi Malatya’ya yansıdı" Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in TOKİ ve belediyecilik tecrübesinin Malatya’ya yansıdığını söyleyen AK Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Rüstem Çatı, "Özel İdaresi Genel Sekreterliği döneminizde Doğanşehir’e yaptığınız hizmeti Doğanşehir halkı biliyor. O günden bugüne Malatya halkının başkanımıza bir teveccühü vardı. Deprem oldu sayın başkanımızın TOKİ ve belediyecilik tecrübesi Malatya’ya yansıdı" şeklinde konuştu. AK Parti’ye katılan Günaydın’a parti rozeti takıldı Doğanşehir ziyaretinde Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konuşmaların ardından Doğanşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nin CHP’li üyesiyken Aralık 2025’te partisinden istifa eden Ergül Günaydın’a AK Partiye katılması dolayısıyla partinin rozetini taktı. Rozet takdiminde konuşan Başkan Er, "Meclis açılışında ‘Gelin kısır siyasi polemiklere girmeyelim, ortak paydamız Malatya olsun’ dedik. Uyumlu bir meclisimiz var. Kararlar oy birliğiyle çıkıyor. Ergül Bey de ‘Adaletli, şeffaf, hesap verebilir bir yönetimsiniz. Her zaman yanınızdayım’ dedi. Partimize katılma isteği oldu. Teşkilatımıza katılmasından mutluluk duyuyorum. Allah hayırlı etsin" dedi.
Bakan Tekin: "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:31 Bakan Tekin: "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel gereksinimli öğrenciler hakkında, "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok. Hepsi bizim için birer değer" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Özel Eğitim Destek Eğitim Platformu" tanıtım programına katıldı. Programda özel gereksinimli bireylerin eğitim süreçlerini desteklemeye yönelik geliştirilen dijital platform kamuoyuna tanıtıldı. Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada özel eğitimin eğitim sisteminin en hassas ve öncelikli alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, yeni platformun öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun içeriklerle öğretmenlere ve velilere önemli kolaylıklar sağlayacağını ifade etti. Platformla birlikte öğretmenlere, öğrencilere ve velilere daha erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir eğitim desteği sunacaklarını belirten Tekin, dijital içeriklerin sürekli güncellenerek geliştirileceğini vurguladı. "Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel bireylerimizin eğitimiyle ilgileniyoruz" Bakanlığın özel gereksinimli öğrencilerle yakından ilgilendiğini ve ilgilenmeye devam edeceğini belirten Bakan Tekin, "Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel bireylerimizin eğitimiyle ilgileniyoruz. O konuyla ilgili sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz. Ama aynı şekilde özel bireylerimizin sorunlarıyla ilgilenen başka kamu kurumlarımız da var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, bu kardeşlerimizin problemleriyle ilgileniyorlar. Sağlık Bakanlığımız, bu arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin sağlık ve tedavi problemleriyle ilgileniyorlar. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimle ilgili konularda bu kardeşlerimizle birlikte hareket etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok" Her öğrencinin kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Tekin, "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok. Hepsi bizim için birer değer. Bir sistemde özel gereksinimli bireylerin eğitsel ihtiyaçları yeterince karşılanıyor ise orada adalet vardır, orada insanlık vardır, orada temel hak ve hürriyetleri koruma mantığı vardır. Bu anlayışın bir gereği olarak bizim asıl hedefimiz, her bir öğrencimizin kendi fıtratına uygun bir gelişim zemini bulabileceği, eğitimde fırsat eşitliğini amasız, fakatsız tesis edebilmektir. Bizim fırsat eşitliği anlayışımızda ise öğrencilerin aynı yasal haklarda eşit biçimde faydalanmasının yanı sıra, daha çok ihtiyacı olanların daha fazla desteklenmesi de esastır" şeklinde konuştu. "Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmenin en önemli imkanlarından birisi teknolojik yenilikler" Teknolojide yapılan yeniliklerin eğitimde fırsat eşitliğini dengelediğini ve güçlendirdiğini ifade eden Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmenin en önemli imkanlarından birisi teknolojik yenilikler. Biz teknolojiye hiçbir zaman tek başına bir hedef, bir odak olarak bakmadık. Teknolojiyi eğitimde öğrenme imkanlarını genişleten ve eğitimi daha erişebilir hale getiren bir araç olarak gördük, görmeye de devam edeceğiz. Nitekim attığımız her adımı da birbirini tamamlayan büyük bir bütünün, bir felsefenin parçası olarak gördük. Yakın zamanda Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden özel eğitim materyal platformunun erişimini açtık. Platformda özel eğitim alanındaki tüm paydaşlarımızın yararlanabileceği akademik destek içeriklerinden yaşam becerilerine, aile eğitiminden ölçme değerlendirme araçlarına kadar çok geniş bir içerik havuzunu kullanıcılarımızın hizmetine sunduk." Program Bakan Tekin’in Prof. Dr. İlhan Yalçın, Prof. Dr. Esra Macaroğlu Akgül, Dr. Deniz Güçer, Dr. Sultan Nezihe Turhan ve İsa Tekpınar’a hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu. ÖZDE farklı yaş grupları ve performans düzeylerine sahip özel eğitim öğrencileri için hazırlandı Özel Eğitim Destek Platformu’nun (ÖZDE) Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü ile Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler, orta-ağır düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciler başta olmak üzere farklı yaş grupları ve performans düzeylerine sahip özel eğitim öğrencileri için hazırlandığı açıklandı. Platformun Türkçe, okuma-yazma, matematik ve bilişsel beceriler alanlarında toplam 200’ün üzerinde çıktıyı kapsayan, bu çıktılara bağlı yüzlerce alt basamak ve etkileşimli oyun içeren, ayrıca öğrenme çıktısı temelli ödev ve uygulama sayfalarıyla desteklenmiş geniş kapsamlı bir dijital öğrenme ortamı olarak yapılandırıldığı dile getirildi.
Hollanda Dışişleri Bakanı Berendsen Türkiye’ye geliyor
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:17 Hollanda Dışişleri Bakanı Berendsen Türkiye’ye geliyor Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, yarın Türkiye’ye resmi ziyarette bulunacak. Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, yarın Türkiye’ye bir çalışma ziyareti gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Hollandalı mevkidaşıyla gerçekleştireceği görüşmelerde NATO müttefiki olan iki ülke arasındaki çok boyutlu ilişkilerin geliştirilmesi ve üst düzeyli ziyaret trafiğinin artmasının önemli olduğuna vurgu yapması bekleniyor. İki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen Türkiye-Hollanda Konferansı’nın (Wittenburg Konferansı) Türkiye’de gerçekleştirilmesi planlanan 11. toplantısının ikili ilişkilere ivme kazandıracağını ifade edeceği öğrenilen Fidan’ın ikili ticaret hacminin 20 milyar dolara çıkartılması hedefi çerçevesinde birlikte çalışmaya devam edilmesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor. Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin AB tarafınca da stratejik bir bakış açısıyla ele alınmasının elzem olduğunun vurgulanması beklenen görüşmede, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisinin tesisi dahil ortak gündemde yer alan meselelerle ilgili ilerleme sağlanması beklentisi de dile getirilecek. AB tarafından başlatılan ve Avrupa güvenliğine yönelik geliştirilmesi öngörülen girişimlerin de görüşmede ele alınacağı öğrenildi. Bunun NATO şemsiyesi altında tüm müttefiklerle eşgüdüm halinde yürütülmesi gerektiği vurgulanırken, Türkiye’nin Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun huzur ve refahına atfettiği önemin dile getirilmesi öngörülüyor. Görüşmede İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden çatışmaların bir an evvel sona erdirilmesi amacıyla barışçıl çözüm arayışları kapsamında yürütülen çabalar ve temaslar hakkında bilgi paylaşımı yapılması da bekleniyor. Bakanlık kaynaklardan edinilen bilgilere göre görüşmede, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki hukuk dışı eylem ve ilhak politikaları ile Lübnan’a yönelik artan saldırılarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğinin vurgulanması öngörülüyor. İsrail’in başta Mescid-i Aksa olmak üzere Doğu Kudüs’te kutsal mekanları hedef alan girişim ve provokasyonlarının kabul edilemez olduğunun ifade edilmesi de bekleniyor. Ayrıca Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik diplomatik süreçlerin başarıya ulaşması için katkı sağlamayı sürdürmeye kararlı olduğunun belirtilmesi ve Suriye’nin yeniden ayağa kalkması sürecinde bölgedeki çatışmaların dışında kalmasının elzem olduğunun altınının çizilmesi öngörülüyor. Bakan Berendsen’in ziyareti, Dışişleri Bakanlığı görevine geldikten sonra Türkiye’ye gerçekleştireceği ilk ziyaret olacak.