Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Hizbullah'ın İsrail'e ait uydu iletişim merkezine yönelik saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
Pentagon, İran saldırılarında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
İsrail Dışişleri Bakanı Sa’ar: "Sonsuz bir savaş istemiyoruz"
Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İran'ı yok etme hayaline kapılanlar, tarihten hiç ders çıkarmamışlar
Almanya Başbakanı Merz: "İran'daki savaşı sonlandırma konusunda ortak plan olmamasından endişeliyim"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
10 Mart 2026 Salı - 23:36:47
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir" Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.
10 Mart 2026 Salı - 22:50
Dutlulu: "2026 Manisa için yatırım yılı olacak"
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Mart ayı meclis toplantısında hem yoğun yağış sürecinde yürütülen çalışmaları değerlendirdi hem de 2026 yılı yatırım projelerini açıkladı. Dutlulu, ulaşım, altyapı, sosyal destek ve kırsal kalkınma alanlarında önemli projelerin hayata geçirileceğini belirtti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısında geçtiğimiz ay etkili olan yoğun yağış sürecinde yürütülen çalışmaları değerlendirirken, 2026 yılı yatırım projelerini kamuoyuyla paylaştı. Dutlulu, 2026 yılının Manisa için yatırım yılı olacağını vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Mart Ayı Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Başkan Dutlulu, geçtiğimiz ay Manisa’da mevsim normallerinin yaklaşık 5 katı üzerinde gerçekleşen yağışlara dikkat çekti. Afet sürecinde Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ ekiplerinin yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Dutlulu, 1586 personel ve 750 araçla sahada görev yapıldığını belirtti. Dutlulu, "Bizden önceki dönemden farklı olarak Büyükşehir ve MASKİ’yi tek bir merkezden, tam koordinasyon içinde sahaya sürdük. Kimsenin burnu kanamadan süreci atlattık. Şimdi önceliğimizi selden zarar gören köprüler ve yolların ihalelerine vererek bu bölgeleri hızla onaracağız" dedi. Açıklamanın ardından afet sürecinde yürütülen çalışmaları anlatan bir video gösterimi gerçekleştirildi. Ulaşım ve altyapıda büyük hamle 2026 yılını yatırım yılı ilan ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, ulaşım ve altyapı projelerine ilişkin önemli bilgiler verdi. Dutlulu, "Nisan ayında Ahmetli’deki üstgeçidin ihalesi yapılacak. Turgutlu Ergenekon Kavşağı’ndaki elektrik ve doğalgaz hattı deplase protokollerini meclise taşıdık. Hedefimiz yaz aylarında temel atmak. Saruhan Otel önündeki altgeçit ile Akhisar üstgeçidinin proje ihaleleri tamamlandı ve yapım aşamasına geçiliyor" diye konuştu. Salihli, Kula ve Sarıgöl ilçelerine modern otogar kazandırılacağını da açıklayan Dutlulu, Şubat ayında 5 bin 537 ton sıcak asfalt serimi yapıldığını söyledi. Dutlulu ayrıca 27 Mart’ta 1,7 milyon ton agrega ve yeni asfalt plenti ihalesinin yapılacağını belirterek, "Salihli’de açtığımız asfalt plentinin ikincisi Akhisar’da kuruluyor. Üçüncüsünü de Manisa merkezde kurmak için izin süreçlerini takip ediyoruz" dedi. Soma’da ısınma sorunu çözülüyor Soma Bölgesel Isıtma Sistemi ile ilgili yıllardır beklenen çözüm için meclisten protokol yetkisi aldıklarını ifade eden Dutlulu, Soma’nın tamamının doğalgaza geçirilmesi için çalışma başlatıldığını açıkladı. Dutlulu, "AKSA, Soma Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi ile üçlü protokolü imzalıyoruz. Soma halkını ve Soma Belediye Başkanımız Sercan Okur’u yalnız bırakmayacağız. Bu sistemi çok hızlı bir şekilde devreye alacağız" ifadelerini kullandı. Sosyal destekler artarak devam ediyor Sosyal belediyecilik alanında yapılan çalışmaları da sıralayan Başkan Dutlulu, 20 bin öğrenciye kırtasiye yardımı yapıldığını ve üniversite öğrencilerine 27 milyon lira destek sağlandığını söyledi. Ayrıca 14 bin 700 anne kart teslim edildiğini ve 10 bin 219 "Hoş geldin bebek" çantası dağıtıldığını ifade eden Dutlulu, 35 bin 496 haneye gıda ve hijyen desteği, 7 bin 288 taziye kolisi, 22 bin aileye erzak yardımı ve 527 bin 650 kişiye çorba ikramı yapıldığını kaydetti. Dutlulu, 1085 engelli vatandaşa medikal destek verildiğini, amatör spor kulüplerine 40,6 milyon lira nakdi yardım sağlandığını ve yeni hasta nakil ambulanslarının hizmete alındığını da sözlerine ekledi. Kırsal kalkınmada su tasarrufu hedefi Kuraklıkla mücadele kapsamında başlatılan yeni projeye de değinen Başkan Dutlulu, 25 dekar ve altı araziye sahip zeytin, üzüm ve sebze üreticilerine yüzde 100 hibeli damlama sulama borusu desteği verileceğini açıkladı. Proje için başvuruların 31 Mart’a kadar devam edeceğini belirten Dutlulu, projenin hem çiftçinin maliyetini düşüreceğini hem de su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Mecliste 8 Mart vurgusu Toplantının sonunda meclisin kadın üyeleri adına Özge Arslan tarafından bir bildiri okundu. Bildiride Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı merhum Gülşah Durbay özlemle anılırken, 91 üyeli mecliste sadece 7 kadın üyenin bulunmasının demokratik temsil açısından yetersiz olduğu ifade edildi. Tüm siyasi partilere yerel yönetimlerde kadın temsilinin artırılması çağrısı yapılırken, Başkan Dutlulu da kadınların toplumdaki gücüne inandığını ve her zaman destekçisi olacaklarını belirtti.
10 Mart 2026 Salı - 22:18
Çaykur Rizespor Kulubü Ankara’da iftarda bir araya geldi
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çaykur Rizespor Kulübü’nün iftar programına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Spor kazanmak için yapılır ama tek amaç sporda kazanmak olmamalı. Mücadele olmalı, kazanmak isteği olmalı ama spor sağlıktır" dedi. Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen Çaykur Risespor iftar proğramına, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Çaykur Rizespor Başkanı İbrahim Turgut’un yanı sıra yöneticiler ve davetliler katıldı. İftar programının açılış konuşmasını yapan Çaykur Rizespor Kulubü Başkanı İbrahim Turgut, "Bu mübarek ramazan gününde iftarımızı bizimle paylaştığınız ve davetimize icabet ederek buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Yola çıkarken sadece saha sonuçlarına odaklanmadık. Futbol dışında birlik, beraberlik, barış ve kardeşliği de önemsedik. Tüm takımlarla kardeş olmayı, Türk futbolunun başarısı için öz kaynaşmayı hedefledik. Allah’ın yardımı ve sizlerin desteğiyle iyi bir noktaya geldik. İnşallah daha da iyi yerlere geleceğiz. Bu yolda bizlere destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sayın Osman Bakanımıza, Sayın Kemal Bakanımıza, Sayın Hayati Yazıcı’ya ve tüm büyüklerimize şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Spor kazanmak için yapılır ama tek amaç sporda kazanmak olmamalı. Mücadele olmalı, kazanmak isteği olmalı ama spor sağlıktır. Yani spor sağlık için, mutluluk için yapılır. Toplum olarak spor yapmamız lazım" diye konuştu. Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkesi olduğunu belirten Memişoğlu, Türkiye’deki sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler verdi. "Bugünden sigarayı bırakın istiyoruz" Mevcut sağlık hizmetlerini yeterli görmediklerini ve sağlığın teknolojisini ve bilgisini de üretmeleri gerektiğini belirten Memişoğlu, "Türk toplumunun sağlıklı olması için ne yapılmalı? Bunun çabası içindeyiz. Erkeklerin yüzde 46’sının, kadınların yüzde 25’inin sigara içtiği yani insanların ortalama yüzde 33’ünün sigara içtiği bir ülkede sigara illetinden kurtulmamız gerekiyor. Ramazan irademizi güçlendirdiğimiz ay olduğu için de sigara içenlerin sigarayı bırakmak için bayramı beklememesini istiyoruz. Bugünden sigarayı bırakın istiyoruz" diye konuştu. Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’nin en kilolu bölgesi çıktığını aktaran Memişoğlu, "Karadeniz’de eskiden babaannem sabahları muhlama yiyordu, çaylığa gidiyordu, akşama kadar o çaylıkta çalışıyordu. Muhlama dediğiniz esasında bir enerji bombası. Şimdi aynı muhlamayı yiyoruz, gidiyoruz, masada oturuyoruz. O zaman ne oluyor? Bu bize kilo olarak geri dönüyor. Kalp hastalığı, eklem hastalığı olarak geri dönüyor. Onun için sizlerden istirhamım, bize emanet olan bu bedene lütfen iyi bakın. Kilo vermeye, kötü alışkanlıktan uzak durmaya ve hareketli olmaya çalışın. Onun için de sağlıklı hayat merkezlerine gidin lütfen" diyerek sağlıklı hayat merkezlerinde tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirtti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise kendisinin Nevşehirli olduğunu ancak "fahri Rizeli" olduğunu belirterek, Türkiye ve bütün hanelere ramazanın huzurunun, bereketinin gelmesini diledi. Konuşmanın ardından Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı İbrahim Turgut, Sağlık Bakanı Memişoğlu ve Adalet Bakanı Gürlek’e Rizespor forması hediye etti.
10 Mart 2026 Salı - 22:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir" Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Mart 2026 Cumartesi- 17:40
İçişleri Bakanı Çiftçi Şırnak’ta
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 16:01
Başkan Er’den Malatyalılara konser müjdesi
3
09 Mart 2026 Pazartesi- 21:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir"
4
10 Mart 2026 Salı- 12:17
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 18:12
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 23:48
Dışişleri Bakanlığı’ndan İsrail’in ateşkes ihlallerine kınama
Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bugün gerçekleştirdiği saldırıları ve sürdürdüğü ateşkes ihlallerini kınadığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bugün gerçekleştirdiği saldırıları ve sürdürdüğü ateşkes ihlallerini şiddetle kınıyoruz. Gazze’deki barış sürecinin yeni bir aşamaya geldiği bir dönemde gerçekleştirilen bu saldırılar Gazze’de sükunet ve istikrarın tesisine yönelik uluslararası çabaları tehdit etmekte; İsrail’in bölgede barış istemediğini bir kere daha göstermektedir" denildi. Bakanlığın açıklamasında, "İsrail’in, ateşkesin korunması ve insani yardımların Gazze’ye engelsiz biçimde ulaştırılması başta olmak üzere, BM Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı’nın tüm hükümlerine uymasının sağlanması gerektiğini yineliyoruz. Uluslararası toplumun, barış sürecinin ilerletilmesi yönündeki sorumluluğunu yerine getirmesi önem taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 22:41
Dışişleri Bakanlığı’ndan Pakistan’da yaşanan terör saldırılarına kınama
Dışişleri Bakanlığı, bugün Pakistan’ın Belucistan eyaletinde meydana gelen terör saldırılarını kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Pakistan’ın Belucistan eyaletinde bugün meydana gelen terör saldırılarını kınıyoruz. Bu menfur saldırılarda hayatını kaybeden Pakistan askerlerine Allah’tan rahmet, Pakistan halkına başsağlığı diliyoruz. Terörle mücadelesinde Pakistan’la dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 21:39
Büyükakın’dan muhalefet belediyelerine gönderme: "Belediyeler yatma yeri değildir"
Kocaeli’de düzenlenen AK Parti 114. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, muhalefet belediyelerini eleştirerek, "Siz bizim belediyelerimizi aldınız, o belediyelere çivi çakmadınız, yine beş sene sistem çalıştı. Şimdi yavaş yavaş artık arıza vermeye başlıyor. Belediyecilik iş yapmamayı, ayağı uzatıp yatmayı kaldırmaz" dedi. Kocaeli İl Başkanlığı 114. Genişletilmiş Danışma Meclisi Toplantısı, İzmit ilçesindeki Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa; AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Veysal Tipioğlu, Cemil Yaman, Mehmet Akif Yılmaz, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Sadettin Hülagü, ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı. Programda konuşan AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, AK Parti belediyelerinin son iki yılda verdiği sözleri yerine getirdiğini belirterek, "Biz burada özellikle iki yılda tüm belediye başkanlarımızla birlikte ne söz verdiysek onu yaptık. Daha fazlasını da yapacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ilçe belediye başkanlarımıza bu özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi. "Kapılarımız sonuna kadar açık" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin projelerinin Türkiye’ye örnek olduğunu vurgulayan Talus, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı Kocaeli’ye davet ettiğini hatırlatarak, "Ankara bugün susuzlukla anılıyor. Su kaynaklarının nasıl yönetildiğini, kuraklık döneminde neler yapılması gerektiğini gelsin Tahir Başkan’ın çalışmalarında görsün diye davet ettim. Basın toplantısında tüm CHP’lileri dip çamuru temizliğini yerinde görmeleri için davet ettim. Belediyecilik nasıl yapılır gelin burada birlikte anlatalım. Kapılarımız sonuna kadar açık" ifadelerini kullandı. "Lafla peynir gemisi yürümez" Toplantıda, muhalefetin belediyecilik anlayışına yönelik eleştirilerde bulunan Büyükakın, "Gelsinler burada beraber yapalım. Şahin Başkan da diyor ya ’gelin buraya, burada öğretelim nasıl olacağını’, hakikaten kapılarımız sonuna kadar açık. Belediyecilik nasıl yapılır gelin anlatalım. Siz bizim belediyelerimizi aldınız, o belediyelere çivi çakmadınız, yine beş sene sistem çalıştı. Şimdi yavaş yavaş artık arıza vermeye başlıyor. Belediyecilik iş yapmamayı, ayağı uzatıp yatmayı kaldırmaz. Sürekli şehir büyür, yeni ihtiyaçlar doğar, yeni şeyler yapmanız gerekir. Üzerine üzerine ilave etmeniz gerekir. Yerin altına, yerin üstüne, denize, havaya, toprağa, ormana her yere çalışmanız gerekir. Yatma yeri değil ki belediyeler, çalışma yeri. Emek ister, gayret ister, dava ister, dert ister dert. Bu sizin işiniz değil ki. Siz konuşur durursunuz. Ama size şunu bir daha hatırlatalım, bakın bu bizim atasözlerimizde de var: Lafla peynir gemisi yürümez" dedi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 21:04
Bakan Göktaş, Türkiye Yıldızlar Satranç şampiyonu olan Topuz’u tebrik etti
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Satranç Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonası’nda Yıldızlar Türkiye şampiyonu olan Miraç Melih Topuz’u tebrik etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Türkiye Satranç Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonası’nda devlet koruması altındaki evladımız Miraç Melih Topuz, muazzam bir başarıya imza atarak Yıldızlar Türkiye Şampiyonu oldu. Ay-yıldızlı formayla ülkemizi dünyada temsil edecek olan Miraç Melih’i yürekten tebrik ediyorum. Yolun açık olsun evladım, seninle gurur duyuyoruz" dedi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 21:02
Bakan Tunç’tan Özel’e "Seçimin birinci partisiyiz" tepkisi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seçimde birinci parti oldukları yönündeki söylemine tepki göstererek, "Belediye sayısı olarak baktığınız zaman 600’den fazla belediyeyi AK Parti almış. 300 civarında belediyeyi CHP almış. Belediye sayısında da AK Parti birinci. Böyle bir algı çalışması yapılıyor ki kendisini birinci göstererek böyle bir algıyla bir yalan bir propaganda üzerine kurduğu bir siyasete devam ediyor. AK Parti tartışmasız bütün seçimlerin birinci partisi; milletimizin AK Parti’yi her seçimde birinci parti yapmasının yegâne sebebi iktidarda milletimizin sesine kulak vermemizdir" şeklinde konuştu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük’te AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığınca gerçekleştirilen Batı Karadeniz Bölge Strateji Toplantısı’na katıldı. Tunç, 2028 vizyonunu belirleyecek yol haritası üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Seçim çalışmalarının son ana bırakılamayacağını belirten Tunç, bu toplantıların ortak aklı harekete geçirmek için kritik olduğunu vurguladı. Bakan Tunç, toplantının amacını ve teşkilatların önemini şu sözlerle ifade etti: "Bu toplantılarda verilecek mesajlar çok önemli. Gündeme baktığım strateji toplantısı, geleceğe dönük bir vizyon belirleniyor. Özellikle seçim stratejileri önemli. Sadece seçime birkaç ay kala bu stratejiler belirlenmez. Çok öncesinden hazırlık yapmak gerekir. 2028’e giden yolda şu önümüzdeki süreci en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Teşkilatlarımızın motivasyonunu daha da arttırmak ve teşkilatlarımızın özellikle bilgilendirmek. Hem hükümet yatırımlarıyla ilgili hem de teşkilat çalışmalarıyla ilgili burada arkadaşlarımızın yapacağı istişareler sizlerin dile getireceği bu hususlar bir ortak akıl çerçevesinde buradan oluşacak görüşler genel merkezimiz tarafından değerlendirilecek bir stratejiye dönüşecek. Bu strateji sonrasında da adeta sizin görüşleriniz doğrultusunda şekillenen bir çalışma ortaya çıkacak. Dolayısıyla sizin görüşünüz demek en güzel noktadaki ilçe başkanımızın burada bulunması demek sizin temsil ettiğiniz ilçenin özellikle sesi demek." "AK Parti bir mühendislik projesi değil, millet hareketidir" Konuşmasının devamında 1990’lı yılların siyasi atmosferine değinen Bakan Tunç, AK Parti’nin masa başında planlanmış bir proje olmadığını, o dönemin kaotik ortamından bunalan milletin talebiyle kurulduğunu belirtti. Tunç, 90’lı yıllardaki koalisyonları, ekonomik krizleri ve yasakları hatırlatarak partinin tarihsel köklerine dikkat çekti. Tunç, "AK Parti Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığından sonra hadi arkadaşlar birlikte bir parti kuralım. Bir oy isteyelim milletten. Belki iktidara geliriz diye bir masa başında bir siyaset mühendisliği neticesinde oluşturulmuş bir siyaset hareketi değil. AK Parti milletin talebiyle kurulmuş bir millet hareketi sadece 2001’den itibaren alırsak o da hatalı olur. AK Parti’nin temsil ettiği siyasi düşünce anlayışı bizim medeniyet değerlerimize dayanır. Selçuklu’ya dayanır, Osmanlı’ya dayanır. Cumhuriyetimizin kuruluşuna dayanır ve milletimizi temsil eden, milli iradeyi temsil eden o ana damarın temsilcisidir bugün AK Parti. 2001’de büyük bir ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerine yer verdi. "Bugün yargı bağımsızlığından, adaletsizlikten bahsedenler; 28 Şubat, 27 Mayıs, 12 Eylül yargısını bu millet unutmadı" İktidara geldikleri ilk günden itibaren vesayet odaklarının direnciyle karşılaştıklarını belirten Tunç, kronolojik olarak yaşanan engellemeleri anlattı. Kurucu üyeler arasında başörtülü bir vekilin bulunması nedeniyle partinin kapatılmakla tehdit edildiğini, ardından 2007’de 367 krizi ve 2008’de ikinci kapatma davası ile karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Tunç, geçmiş yargı sistemini sert bir dille eleştirdi: "Kurucu üyeleri arasında başörtülü kurucu üye var diye Anayasa Mahkemesi ihtar etti. Dedi ki kurucuyu üyelikten çıkartmazsan partiyi kapatırız. Öyle bir ortam vardı. Bugün yargı bağımsızlığından, adaletsizlikten bahsedenler 28 Şubat yargısını, 27 Mayıs yargısını, 12 Eylül yargısını bu millet unutmadı. Darbeciye kol kanat geren vesayetçiye destek olan bir yargı anlayışından, bugün darbeciden, vesayetçiden hesap soran bir yargı anlayışı var. 2008’de tekrar bir kapatma davası ile karşı karşıya kaldık. Anayasa Mahkemesi’ndeki çoğunluk kapatma yönünde oy kullandı ama nitelikli çoğunluk sağlanamadı. İktidar partisi kapatılmanın eşiğinden döndü." "Cumhurbaşkanımızın bir mesajı, bir görüntüsü yetti ve meydanları doldurdu millet" Bakan Tunç, 2013 yılından itibaren Türkiye’nin sistematik saldırılara maruz kaldığını ifade etti. Gezi olayları, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi, Hendek olayları ve 15 Temmuz sürecini adım adım anlatan Tunç, CHP’nin yargı eleştirilerine "Yassıada zihniyeti" benzetmesiyle yanıt verdi. Bakan Tunç, şöyle devam etti: "AK Parti’nin ilk yılları, acil eylem planı. Dört buçuk yıl başarılı bir dönem. Millet aradığımız iktidarı bulduk dedi. Nasıl Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde yaşanılamayan bir İstanbul’u yaşanır hale getirdi 4,5 yılda. İlk dönemde de milletimiz evet Türkiye’yi biriken bu sorunlarından Recep Tayyip Erdoğan ve onun kadrosu kurtarıyor dedi milletimiz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelip çattı. Yine bir kriz. Vesayetçiler rahat durmuyor. Anayasada olmayan bir kuralı dayattılar. 367 krizi dediler. 367 krizini açtık. Sonrasında işte milletimiz artık Cumhurbaşkanı’nı halk seçecek kararından sonra, referandumundan sonra aslında bugünkü Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin temelinin atıldığı bir referandum diyebiliriz. Yani bugün biz Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmişsek 2007’de Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesini kabul eden milletimizin o kararı nedeniyle. Geçmek durumunda kaldım. Tabi Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini geçtikten sonra 2008’de bir kapatma davası ile daha karşı karşıya kaldı. Bu sefer laikliğe aykırı eylem oldu diyor AK Parti. Biriktirilmiş gazete kupürleri, haberler. İşte ne, başörtüsünü savunuyor diyor. Bir milletvekili üniversitelerde başörtüsü serbest olmalı demiş. Gazete manşetleri ben de meclise girmiştim o dönem. 411 el kaosa kalktı diye gazete manşetleri. Meclis karar veriyor. Üniversitelerde başörtüsü serbest olsun diyor. Rahmetli Özal döneminde de böyle bir kanun çıkmıştı. Kanunu iptal ettik dediler, aslında tam iptal dediler, o yasak devam etti. 2008’de tekrar bir kapatma davası ile karşı karşıya kaldık. Anayasa Mahkemesi’ndeki çoğunluk kapatma yönünde oy kullandı ama nitelikli çoğunluk sağlanamadı. 6-5 AK Parti, iktidar partisi kapatılmanın eşiğinden döndü. 2009, 2010, 2011 yıllar AK Parti’nin ikinci dönemi icraat yapmaya devam ediyor. Ülkemizin dört bir tarafında bir kalkınma hamlesi, enflasyon tek haneli rakamlara doğru inmeye devam ediyor. Faizler düşmeye devam ediyor. Bir ekonomik refah artık kalıcı hale gelmeye devam ederken 2013’te Gezi Parkı’nda bir ateş yakarak bütün Türkiye’yi ateşe vermek istediler. Bir sokak kalkışmasıyla iktidarı devirebileceklerini zannettiler. Orada da başarılı olamadılar. Bu sefer masa başına acaba yapacağımız planlarla kamuoyunu algı çalışmalarıyla, emniyet, yargı, FETÖ darbe kalkışmasıyla masa başında bunu yapabilir miyiz diye düşündüler. 17-25 onu da başaramadılar. Sonrasında 2014-2015’li yılları hatırlayalım. Terörün azdırıldığı yıllar. Hendek olayları, Kobani olayları. Yani hepsi bir film şeridi gibi geçti gözümüzün önünde. Ve adeta Türkiye’yi bir kaos ortamından sürükleyip darbeye bir zemin hazırlandığını işte bugün net bir şekilde görüyoruz. Ve son darbeyi de 15 Temmuz gecesi vuracaklarını zannettiler ama sert kayaya çarptılar. Milletimiz darbecilere direniş gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanımıza güvendi milletimiz. Onun bir mesajı, bir görüntüsü yetti ve meydanları doldurdu millet. Ve darbecilere karşı bir zafer elde etti. Milletin zaferi diyoruz biz ona. 15 Temmuz Demokrasi Günü olarak bugün her yıl 15 Temmuz’da milletin zaferini kutluyoruz. Ama Yassıada zihniyetinin temsilcilerince 27 Mayıs ihtilalini hürriyet ve anayasa bayramı olarak yıllarca bu ülkede kutlatılmıştır. İşte aradaki fark bu. Biz milletin zaferini bayram olarak kutlatırken darbecinin zaferini bayram olarak kutlatan bir Yassıada zihniyetidir ve bu zihniyeti sürekli savunan bir ana muhalefet de ülkemizde maalesef var. Milletimizin zaferiyle o karanlık geceyi aydınlığa çevirdik ve bugün de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek Cumhur İttifakı ile beraber yolumuza devam ediyoruz. Yani bu tarihsel süreci unutmamak lazım. 25 yılda katettiğimiz mesafeyi ve hangi engellemelerle karşılaştık bunu gençlerimize aktarmamız lazım." "Terörden o dağları temizlediğimizde nasıl petrol fışkırdığını hep beraber gördük" Türkiye’nin fiziki kalkınmasının yanında demokratik kalkınmasını da sağladıklarını belirten Tunç, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturuyla hareket ettiklerini söyledi. Barajlardan savunma sanayiine, Gabar petrolünden Karadeniz gazına kadar yapılan yatırımları sıralayan Bakan, anayasa değişiklikleriyle vesayetçi kurumların nasıl tasfiye edildiğini şu sözlerle anlattı: "İşte Gabar’da petrol. Terörden o dağları temizlediğimizde nasıl petrol fışkırdığını hep beraber gördük. Enerji yatırımları. Ülkemizin her bir tarafını altyapısıyla, üst yapısıyla, fiziki kaldırma hamleleriyle donatırken sadece bir fiziki kalkınma, sadece ekonomik refah yetmez dedik. Demokratik kalkınma da beraberinde olması lazım dedim. Türkiye’nin demokratikleşmesi, yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için milletimizin desteğiyle büyük reformların hayata geçildi. Bir daha bu ülkede vesayetçiler devreye giremesin, 10 yılda bir muhtıralar olmasın. On yılda bir darbeyle bu millet karşı karşıya kalmasın diye kalıcı yapısal reformları hayata geçirdi. Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz Anayasa değişiklikleri gerek 2010 değişiklikleri gerek 2017 değişiklikleri Anayasamızda başta hak arama hürriyetinin hak arama yollarının daha da arttırılması, kamu denetçiliğinin kurulması, vatandaşlarımızın yargıya başvurmadan önce idari yoldan hakkını arayabilmesine ilişkin kurumsal bir mekanizma, kişisel verileri koruma kurumu, kurulu, Özel hayatın korunması ile ilgili bunlar yoktu anayasada. Kadın hakları, kadınlara pozitif ayrımcılık, şehit ve gazi ailelerimize pozitif ayrımcılık, çocukların korunması. Anayasamızın 41. maddesinin çocukların korunması diye başlığı değiştirdik. Ayrıntılı bir düzenlemeye bak, bunun alt düzenlemelerini de yaptık. Ve bunun uygulamalarını da hayata geçirmenin gayreti içerisinde olduk. Tabi anayasamızdaki darbeci ve vesayetçi anlayışı ortadan kaldırmak, vesayetçi ruhu ortadan kaldırmak için çok önemli reformlar yaptık bunlar gerçekten milletimizin desteğiyle küçümsenemeyecek Anayasa Mahkemesi’nin yapısının, Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısının daha demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirilmesidir. Yine devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılması, askeri yargının kaldırılması, askeri yüksek idare mahkemesi. Askeri yargı tarafından kaldırıldı. Yargı birliğinin sağlanması noktasında. Demokratik bir devlette yargı birliği işte sivillerin bile askeri mahkemede yargılandığı dönemleri yaşadı bu ülke. Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmasının mücadelesini milletimizle beraber verdik. Anayasamızda sıkıyönetim ilan edilebilir diye madde vardı. Bunları kaldırdık. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı, Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısı bunlar önemli reformlardır. Yani o ekranlardaki görüntüleri izlediğinizde, geçmişe dönük gazete manşetlerine bakın, o toplandığı düzenleri bile demokratik bir devlete uymadığını hepimiz görürüz. Darbeciler yargılanamaz diye madde var. 12 Eylül darbecilerini yıllar sonra yargı huzuruna çıkardık. Milletin huzurunda hesap vermeleri sağladık. 28 Şubat darbecilerine yıllar sonra milletin huzurunda hesap vermelerini sağladık. Bugünkü yargı sistemi birilerinin arka bahçesi olmaktan çıktığı için vesayetçinin, darbecinin etkisinde değil de tamamen millet iradesini demokratik hukuk devleti ilçesini esas aldığı için darbeciden de, vesayetçiden de yolsuzluk yapanlar da, hırsızlık yapanlar da hesap sorduğu için bugün ana muhalefet bu yargıdan rahatsız oluyorlar. Türkiye’de adalet yok diyorlar. Onun için yargı mensuplarımızı tehdit ediyorlar. Çünkü rüşvetin, hırsızların hesabını gelip yargı mensuplarına hakaret ederek bir algı çalışması içerisinde oluyorlar. Milletimiz neyin ne olduğunu görüyoruz. Herkes yanlışının hesabını millet huzurunda vermesi lazım. Tüy bitmemiş yetimin hakkını korumak bizim iktidarımızın ve en başta yargımızın görevi, yargı işini yapacak, parasız ve bağımsız bir şekilde çalışmalarını sürdürecek." Deprem bölgesine 3 trilyonluk kaynak Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecine ve ekonomideki toparlanma hedeflerine değinen Bakan Tunç, geçmiş krizlerle bugünü kıyasladı. Tunç, IMF borçlarının sıfırlandığı gibi enflasyonun da tek haneye düşürüleceği mesajını vererek, "Bu süreç içerisinde özellikle AK Parti önümüzde 2028’e giden yolda daha yapacağımız işler var. Başta deprem bölgesindeki çalışmaları son aşamalara getirildi, konutlar teslim edildi ve çok büyük bir kaynağı oraya aktarmak zorunda kaldık. Yaklaşık 3 trilyona yakın para, milletin kaynağı, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için kullanıldı. Sadece konutla değil yollarıyla, mahalle kültürünü tekrar ortaya çıkarmak, oradaki tarihi dokuyu tekrar hayata geçirmek için büyük bir mücadele verildi, verilmeye de devam ediyor. Tabii öncesinde pandemiyle oluşan ticaret krizleri ekonomimizi olumsuz etkiledi. Biz bunu biliyoruz. 2001’de 20 bankanın battığı, İMF’ye 25 milyar dolar borcun olduğu, bankaların batması nedeniyle vatandaşa olan 250 milyar dolara, 250 milyar lira yakın bir para, o dönemki para. Bunların hepsi AK Parti tarafından ödendi. IMF borçlarımız sıfırlandı. Ve o dönemde çift hanede enflasyonu tek haneye düşürdük. İnşallah tekrar toparlanarak şu andaki milletimizin alım gücünü daha da arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü enflasyona ezdirmemek için ekonomi yönetimimiz büyük bir gayret içerisinde çalışmasını sürdürüyor. Teşkilatlar olarak bizler de tabii ki hükümetimizin çalışmalarını takip edeceğiz. Bakanlıklarımızın yaptığı faaliyetler var. Bunları teşkilatımızla paylaşmaya devam edeceğiz. Halkımızla sürekli birlikte olacağız. İyi gününde, kötü gününde mutlaka olmamız gerekiyor" dedi. "AK Parti açık ara birinci parti" Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde muhalefetin seçim zaferi iddialarına yanıt veren Tunç, rakamları ortaya koyarak AK Parti’nin açık ara birinci parti olduğunu savundu. Tunç, teşkilatçılığın önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "23 yıl boyunca ardı ardına tüm seçimleri kazanan AK Parti. Son yerel seçimlerini kazanan da AK Parti. Bakıyoruz bazı toplantılarda ana muhalefet partisinin genel başkanı son yerel seçimin birinci partisi biziz diyor. Bunu mecliste de ben sık sık duyuyorum. Birinci parti AK Parti. Belediye sayısı olarak baktığınız zaman 600’den fazla belediyeyi AK Parti almış. 300 civarında belediyeyi CHP almış. Belediye sayısında da AK Parti birinci. Böyle bir algı çalışması yapılıyor ki kendisini birinci göstererek böyle bir algıyla bir yalan bir propaganda üzerine kurduğu bir siyasete devam ediyor. AK Parti tartışmasız bütün seçimlerin birinci partisi; milletimizin AK Parti’yi her seçimde birinci parti yapmasının yegâne sebebi iktidarda milletimizin sesine kulak vermemizdir. Milletimiz ne istiyorsa onu yapmamızdır. Bugün burada yaptığımız, yapılan teşkilat başkanlığımıza çok teşekkür ediyoruz. Stratejik toplantısı bunun içindir. Milletimizin ne düşündüğünü genel merkez yöneticilerimiz en uzak noktadaki ilçe başkanımızdan ilçe başkanımız, mahalle başkanından mahalle başkanımız sandık başkanından, muhtarından, sivil toplumundan alarak buralara getirir. Genel merkezimiz farklı yollarla da bu çalışmaları yapar ama bu noktada hem sorunların tespiti, sorunlara çözüm önerisi bakımından teşkilatımızın sesine kulak veririz ki teşkilat milletin sesine kulak verir. 23 yıldan bu yana milletin bizden kopmamasının sebebi iktidarda milleti dinlememizdir. Her zaman onun yanında olmamızdır. Ve bundan sonra da bu hep böyle olacak." "Terörsüz Türkiye" hedefi ve bölgesel yatırımlar Konuşmasının son bölümünde "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna ve terörle mücadelede gelinen yeni aşamaya değinen Bakan Tunç, Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan süreci değerlendirdi. Bölge veya etnik köken ayrımı yapmadan 81 ile eşit hizmet götürdüklerini belirten Tunç, sözlerini şöyle noktaladı: "İç cephemizi güçlendirmemiz lazım. Bu noktada Cumhurbaşkanımız 23 yıldan bu yana hiçbir ayrım yapmadan Türkiye’nin 81 vilayetinde yatırım yaparken eser götürürken, eser siyaseti yaparken bir ayrım yaptı mı, bir bölgecilik yaptı mı? Yapmadık. Bölgesel milliyetçiliğe de hayır dedik. Dinsel milliyetçiliğe de hayır dedik. Etnik milliyetçiliğe de hayır dedik. Ve bu doğrultuda politikalarımızı ortaya koyduk. Zonguldak’ın Çaycuma’sına havaalanı yapmışsak, Hakkari’nin Yüksekovası’na da yaptım. Sinop’a üniversite yapmışsak Şırnak’a da üniversite yaptık. Barajlarıyla, şehir hastaneleriyle her bir noktaya eşit hizmet götürdük. Ayrımcılığı ortadan kaldırdık. Temel hak ve özgürlükleri daha da tahkim ettik. Belli bölgede yaşayan ya da Kürt vatandaşlarımızla ilgili haklar değil, tüm insanların, tüm vatandaşlarımızın haklarını teslim etmek ve bu noktada temel hak ve özgürlük alanını daha da genişletmek için büyük reformlar yaptık. Ve geldiğimiz noktada bugün terörsüz Türkiye’yi konuşabiliyorsak bu 23 yılda elde ettiğimiz kazanım sayesindedir. Son bir yıla geldiğimizde de, bir buçuk yıla geldiğimizde de Devlet Bahçeli’nin grupta yaptığı konuşmayla beraber ve Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu iradeyle Terörsüz Türkiye sürecini başlattık. Ve bu süreçte terör örgütü fesih kararı aldı. Silah bırakma süreci kurumlarımız tarafından, devletin ilgili makamları tarafından izleniyor, takip ediliyor. Tabi terörsüz Türkiye derken terörün tüm unsurlarıyla içeride dışarıda silah bırakması ve terörsüz bölge hedefiyle ancak geleceğe güvenle bakabiliriz diyoruz. Bu yönde de çok önemli gelişmeler olmaya devam ediyor. Terörden alındığında ülkemiz, Türkiye Yüzyılı daha kolay ve daha hızlı inşallah inşa edilmiş olacak. Tabii diğer yandan kadınlarımızın korunması, onların her türlü şiddetten uzak tutulması, ailenin güçlendirilmesi. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun, millet olarak güçlü olalım. Çocukların korunması, çocuklarımızın ve gençlerimizin her türlü zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması. Uyuşturucu illetinden uzak tutulması, aileyi tehdit eden küresel tehlikelerden ailelerimizin uzak tutulması, korunması tüm bu kabinemizin, hükümetimizin, meclisimizin gündeminde olan çalışmalar. Yatırımlar hız kesmeden devam ediyor."
31 Ocak 2026 Cumartesi - 19:34
Bakan Göktaş: "Evlatlarımızı ekranın ardındaki dünyada yalnız bırakamayız"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Evlatlarımızı ekranın ardındaki uçsuz bucaksız dünyada yalnız bırakamayız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Dijital farkındalık, ailede başlıyor. Çocuklarımız bizi rol model olarak görüyor. Kendi alışkanlıklarımızı değiştirmeden onları olası tehlikelerden korumamız mümkün değil. Ekranla sınırlı sandığımız pek çok şey artık gündelik yaşantımızın tam merkezinde. Çocuklarımız dijital mecralarda karşılaştıkları risklerle, ne yazık ki gerçek hayatta da temas ediyor. Evlatlarımızı ekranın ardındaki uçsuz bucaksız dünyada yalnız bırakamayız. Nasıl evimizin kapısını kilitliyorsak, dijital dünyanın da güvenli bir anahtarı olduğunu unutmamalıyız. Çocuklarımıza daha güvenli, daha bilinçli bir geleceği ancak hep beraber bırakabiliriz" ifadelerine yer verdi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 19:31
Bakan Kacır, Kahramanmaraş’ta SOGEP projelerinin imza törenine katıldı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kahramanmaraş’ta Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) tarafından düzenlenen Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) proje imza törenine katıldı. Çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen Bakan Kacır, Kahramanmaraş Valiliğini ziyaret etti. Valilik binası önünde Vali Mükerrem Ünlüer tarafından karşılanan Kacır, şeref defterini imzalayarak kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Kacır’ın katılımıyla valilik toplantı salonunda düzenlenen törende, SOGEP kapsamında hazırlanan "Afşin Engelsiz Nefes Evi" ile "Onikişubat Kadın Emeği Çarşısı" projelerinin imzaları atıldı. Protokoller, DOĞAKA Genel Sekreteri Oğuz Alibekiroğlu ile Afşin Belediye Başkanı Koray Kıraç ve Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş arasında imzalandı. İmza törenine, Vali Ünlüer’in yanı sıra Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, milletvekilleri, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 18:45
Bakan Tunç: "Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketinde partisinin kadın kolları tarafından düzenlenen çalıştayda yaptığı konuşmada, "Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız" dedi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 18:08
CHP lideri Özel: "Suriye’nin huzur ve refahı Türkiye’ye de kazandırır"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’na katıldı. Konferansta konuşan Özel, "Suriye’nin huzur ve refahı Türkiye’ye de kazandırır. Bu kez kazanan emperyalistler değil bu toprakların insanı olsun diye mücadele ediyoruz" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’na katıldı. Konferansı ’Ortak Gelecek Buluşmaları’ adı altında tasarladıkları buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak değerlendiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor. Bizim de beklentimiz ve amacımız tam olarak budur; Çoklu krizleri, çoklu kimliklerimizle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak; Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmaktır" dedi. "Çatışmayı, savaşı değil; uzlaşıyı ve barışı savunuyoruz" Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi istikrarını, tüm inançların, kimliklerin anayasal güvence altında birlikte yaşamasını istediklerini ifade eden CHP lideri Özgür Özel, "Bölgeye kendi güç hesaplarının içinden bakanlar, bugün ’ak’ dediklerine yarın ’kara’ diyebiliyorlar. Emperyalist devletler tarih boyunca olduğu gibi bu toprakların çıkarlarını değil, kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Bizim yolumuz; Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Şiilerin, Alevilerin ve Dürzilerin birlikte kazanacağı bir mücadeleyi vermek olmalıdır. Suriye’deki Türkmenler, Kürtler, Araplar hepsi bizim akrabamızdır, kardeşimizdir. Bu kapsamda Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen ve ’Kürt eşittir terörist’ algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz. Türkiye’deki Kürtleri de Suriye’deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Çatışmayı, savaşı değil; uzlaşıyı ve barışı savunuyoruz" diye konuştu. Kürt meselesinin ortak bir çözüm meselesi olduğunu dile getiren Özel, "Ülkenin her meselesinde olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduk, duruyoruz ve bundan sonra da duracağız. Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor" dedi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 17:41
Gül: "Hedefimiz terörsüz Türkiye"
AK Parti MYK Üyesi ve TBMM Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, terörsüz Türkiye hedefinin milli bir proje olduğunu vurgulayarak, terörle mücadelenin kararlılıkla yoluna devam ettiğini söyledi. Tekirdağ Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda konuşan Gül, "Türkiye eski Türkiye değil. Artık Türkiye, güçlü bir şekilde terörle mücadelesini vermiş, teröre diz çöktürmüş bir ülkedir. Bugün Türkiye üzerinde emelleri olanların tüm oyunlarını ellerinden alacak güçteyiz hamdolsun. Bunu yapmak için de kendi meclisimizde kurulan komisyonda, milletin mutabakatı ve talebiyle, Türkiye’de terör örgütlerinin ülkemizi bir daha asla geriye götürmemesi için milli bir proje yürütüyoruz. Bu, Türkiye’nin vermiş olduğu kararla yoluna devam eden bir süreçtir. Buradaki amacımız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeyi kurma hedefidir. Suriye’de çok şükür önemli ve olumlu gelişmeler var. Tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin hem demokrasisi hem ekonomisi daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek" dedi. Türkiye’de yaşayan herkesin eşit yurttaş olduğunu vurgulayan Abdülhamit Gül, "Bu ülkenin taşında, toprağında, bu ülkede nerede doğmuş olursa olsun herkes eşittir, birinci sınıf vatandaştır. İster Türk’ü, ister Kürt’ü, ister Alevi’si, ister Sünni’si olsun, bu topraklarda kim yaşıyorsa bu coğrafyanın birinci sınıf vatandaşıdır. Bu anlayışla Türk’ün Kürt’ten hiçbir zaman ayrılmadığı, et ve tırnak gibi kıyamete kadar kardeşçe yürümeye devam edeceğiz. Hep birlikte daha fazla birleşerek, daha fazla kenetlenerek terörsüz Türkiye’yi kuracak, daha güçlü bir ekonomiye, daha yüksek refah seviyesine ve daha güçlü bir demokrasiye kavuşacağız" ifadelerini kullandı.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 17:16
Başkan Halit Doğan, Bakan Murat Kurum’a Samsun projelerini anlattı
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a Samsun’da yürütülen çalışmalar ve planlanan projeler hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Samsun’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ı makamında ziyaret etti. Başkan Doğan, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’u Samsun’umuzda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Kendisine ziyaretleri ve Samsun’umuza verdiği önem için teşekkür ediyorum" dedi. Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olarak hayata geçirilen "Yüzyılın Konut Projesi" için Samsun’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Murat Kurum’u Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan makamında ağırladı. Samsun ziyareti kapsamında Bakan Murat Kurum, Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da Yüzyılın Konut Projesi’nin Samsun etabı için gerçekleştirilen kura çekilişine katıldı. Kura çekilişinin ardından Kurum, Saathane bölgesinde esnaf ziyaretinde bulundu. Esnaf ziyaretinin ardından Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Bakan Murat Kurum’u makamında ağırladı. Görüşmede Bakan Kurum, Başkan Doğan’ın Samsun için yürüttüğü çalışmaları ilgiyle dinledi; şehir adına yapılan hizmetlerden dolayı Başkan Doğan’a başarılar diledi. Anı defterinin imzalanması ve hatıra fotoğrafı çekilişi ile ziyaret sona erdi. "Bakanımıza teşekkürlerimi sunuyorum" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan yaptığı açıklamada, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’u Samsun’umuzda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bakanımıza Samsun’umuzda yürüttüğümüz çalışmalar ve planlanan projelerimiz hakkında detaylı bilgiler verdik. Şehircilik, kentsel dönüşüm, sosyal konut projeleri ve şehrimizin geleceğine yönelik yatırımlar hakkında kapsamlı istişarelerde bulunduk. Kendisine bu ziyaretleri için ve Samsun’umuza verdiği önem için teşekkür ediyorum" diye konuştu.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:55
Van OSB seçimlerinde Memet Aslan güven tazeledi
Van Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) gerçekleştirilen başkanlık seçimleri sanayicilerin yoğun katılımıyla tamamlanırken, mevcut Başkan Memet Aslan yeniden başkanlığa seçildi. Van OSB’de yapılan seçimlerde toplam 166 oy kullanıldı. Geçerli sayılan 161 oyun 122’sini alan Memet Aslan, bir kez daha sanayi esnafının güvenini kazanarak görevine devam etti. Rakip aday ise 39 oyda kaldı. Seçimlerde ayrıca 1 boş oy kullanılırken, 4 oy geçersiz sayıldı. Seçimlere ilginin yüksek olduğu gözlemlenirken, çok sayıda yeni seçmenin ilk kez oy kullandığı belirtildi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Memet Aslan ve yönetim kurulu üyeleri tebrikleri kabul etti. Seçim sonrası açıklamalarda bulunan Memet Aslan, kendisine destek veren tüm sanayicilere teşekkür ederek, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Aslan, "OSB’miz için, sanayicimiz için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir ayrım yapmadan, ortak akılla çalışmaya devam edeceğiz. Van Organize Sanayi Bölgemizi daha güçlü bir üretim ve istihdam merkezi haline getirmek için yönetimimizle birlikte var gücümüzle çalışacağız" dedi. Aslan, yeni dönemde sanayicilerin taleplerini önceleyen projelere ağırlık vereceklerini de sözlerine ekledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder