POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" 13 Mart 2026 Cuma - 23:31:54 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22 Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:19 Eski Adalet Bakanı Tunç: "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık" Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik" dedi. Bartın’da AK Partili teşkilat mensupları ile eski ve yeni yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar ile "Geleneksel Teşkilat Vefa İftarı" programında buluştu. AK Parti İl Başkanlı tarafından bir düğün salonunda gerçekleşen programa AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da katıldı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hemşehrileri ile hasret giderdiği program, okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan dualarla devam etti. Açılan iftarın ardından konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Uluslararası kuruluş ve mahkemelere de tepki gösteren Tunç, "Türkiye Yüzyılı’nın inşa süresini başlattık. Türkiye’yi bölgesinde güçlü, dünyada lider bir ülke olabilmesi için mücadeleyi sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Etrafımız ateş çemberi. Dünya sıkıntılı. Bölgemiz, etrafımız, savaşlar, soykırım. Maalesef hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Uluslararası hukuk yok. Uluslararası kuruluşların hiçbir geçerliliği maalesef yok. Uluslararası mahkemeleri dinleyen, takan yok. Onların kararlarına uyan yok. Filistin’de, Gazze’de iki buçuk yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Ama maalesef uluslararası kuruluşlar buna engel olamadı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, ’Daha adil bir dünya mümkündür. Uluslararası sistem bir revizyona tutulmalıdır. Hakkaniyet olmalıdır. Adalet olmalıdır’ derken, işte bu zulümlerin sona ermesi için mücadeleyi siyasi hayatı boyunca yapmıştır. Ve bundan sonra da yapacağız" dedi. İran ve Lübnan’a saldırılar ABD ve İsrail’in, İran ile Lübnan’a yaptığı saldırılara ilişkin Tunç, "Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in İran’a saldırmasıyla, Lübnan’a saldırmasıyla devam eden süreçte maalesef akan kanlar. Bunları durdurmanın yolu, dünyada da hakkaniyeti, adaleti hakim kılmakla mümkün. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi daha güçlü yapmak zorundayız. Bunu yapmak için birlik beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Terör belasından kurtulmak üzereyiz" Türkiye’nin 23 yıllık AK Parti iktidarlarında teröre neden olan tüm unsurların tek tek ortadan kaldırıldığını da belirten Tunç, "Ayrılığımızı gayrılığımızı sona erdirmek durumundayız. Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak durumundayız. İşte onun için Terörsüz Türkiye diyoruz. 41 yıldan bu yana yani yarım asırdan bu yana ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel terör belasından da kurtulmak üzereyiz. Terörsüz Türkiye sadece son bir, bir buçuk yılın meselesi değil. 41 yıldan bu yana bu uğurda şehitler verdik, gaziler verdik. Büyük acılar yaşadık. Trilyonlarca kaybımız oldu ekonomik kaybımız. O kayıplarımız olmasaydı bugün Türkiye çok daha farklı noktada olurdu. Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Bütün vatandaşlarımız için ve teröre zemin teşkil eden bütün unsurları birer evvel ortadan kaldırarak bugün terörsüz Türkiye’yi de konuşabilir hale geldik. Ve inşallah başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütünün feshiyle, silahları bırakmasıyla, gerek içeride gerek dışarıda terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla beraber Türkiye’nin gelişmesi, güçlü olması daha da kolaylaşacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası inşallah daha kolay olur" ifadelerine yer verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise, "Güçlünün haklı olduğu bir hukuk uygulanmaya çalışılıyor maalesef. Eskiden önceki dönemleri hatırladığınızda, bir kalıp, bir mazeret, bir sebep üretme çabası ve gayretinden bahsedebiliyorduk. Şu anda cereyan eden bütün hadiseler, bütün savaşlar, bütün soykırımlar, artık hiç bir mazerete dayanma ihtiyacı gözetilmeksizin, son derece pervasızca, fütursuzca, insafsızca, acımasızca gerçekleştiriliyor" diye konuştu
Bursa Belediyeler Birliğinden Su Yönetimi Çalıştayı
23 Ocak 2026 Cuma - 12:17 Bursa Belediyeler Birliğinden Su Yönetimi Çalıştayı Bursa Belediyeler Birliği; İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "Su kaynakları sınırsız değil" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik mazeret göstermek değildir" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "Akıllı ve sürdürülebilir yönetim anlayışı" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "Türkiye için örnek teşkil edecek" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yatırımların yüzde 90’ını biz yaptık" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’a teşekkür Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.
MHP Genel Sekreteri Büyükataman: "Terörsüz Türkiye, MHP’nin devlet aklıyla ortaya koyduğu milli hedeftir"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:07 MHP Genel Sekreteri Büyükataman: "Terörsüz Türkiye, MHP’nin devlet aklıyla ortaya koyduğu milli hedeftir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Terörsüz Türkiye" hedefinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin liderliğinde bir devlet politikası haline geldiğini vurgulayarak, bu hedefin milli birlik ve bekanın temel unsuru olduğunu söyledi. Bursa’da düzenlenen 2026’nın ilk basın toplantısında konuşan Büyükataman, terörle mücadelenin siyasi bir tercih değil, Türkiye’nin geleceğine dair bir milli mesele olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye" hedefinin, günübirlik hesapların ötesinde, devlet aklıyla ve millet iradesiyle şekillendiğini ifade eden Büyükataman, bu anlayışın MHP’nin siyaset çizgisinin merkezinde yer aldığını dile getirdi. Bahçeli liderliğinde devlet politikası Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu kararlı duruşun, Cumhurbaşkanı’nın da desteğiyle "Terörsüz Türkiye" hedefini bir devlet politikası haline getirdiğini kaydeden Büyükataman, bu sürecin Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini ve bin yıllık kardeşliği tahkim ettiğini söyledi. Yurtta milli birlik, sahada kararlı duruş 2025 yılı boyunca "Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik" temasıyla düzenlenen "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları" kapsamında yurdun dört bir yanında vatandaşlarla bir araya gelindiğini belirten Büyükataman, bu buluşmalarla milli birlik ruhunun diri tutulduğunu vurguladı. 81 il, 963 ilçede vatandaşla yüz yüze 24 Ekim 2025’te başlatılan "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleri ve "Derdiniz Derdimizdir" sohbet programlarıyla Türkiye genelinde 81 il ve 963 ilçede toplam 76 bin 544 program gerçekleştirildiğini aktaran Büyükataman, Bursa’da ise 17 ilçeyi kapsayan bin 601 programla vatandaşların evlerine misafir olunduğunu ifade etti. "Her şeyden önce Türkiye" Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin "Her Şeyden Önce Türkiye" anlayışıyla hareket ettiğini belirterek, milletin huzuru, güvenliği ve ülkenin bekası için 2026 yılında da sahada olmaya kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Bakan Uraloğu: "Güvenli internet hizmeti abone sayısı 55 milyon kişiyi aştı"
23 Ocak 2026 Cuma - 10:59 Bakan Uraloğu: "Güvenli internet hizmeti abone sayısı 55 milyon kişiyi aştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Güvenli internet hizmeti abone sayısı 55 milyon kişiyi aştı. BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2025 Aralık sonu itibarıyla güvenli internet hizmetinden faydalanan abone sayısının 55 milyonu aştığını belirtti. Bakan Uraloğlu, Güvenli İnternet Merkezi’nin kurulmasından bu yana 300 binden fazla kişiye bin 781 eğitim verildiğini kaydederek, Güveli İnternet Tırı ile 200’den fazla okulun ziyaret edildiğini ve 85 bin öğrenciye ulaşıldığını açıkladı. Dijital ortamda akran zorbalığı ve siber tehditlere karşı alınan önlemleri de değerlendiren Uraloğlu, güvenli internet hizmetinin (GİH) 2011’de internetin güvenli kullanımına dair artan talepler üzerine hayata geçirildiğini hatırlattı. Uraloğlu, güvenli internet hizmeti ile başta çocuklar olmak üzere aboneleri internetteki olumsuz içeriklerden korumayı amaçladıklarını ifade etti. "Güvenli internet hizmeti abone sayısı ise 55 milyon kişiyi aştı" Kullanıcıların GİH sayesinde suç işlemeyi anlatan siteler ile dolandırıcılık sitelerinden talebe bağlı ve ücretsiz olarak korunma imkanına sahip olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Çocuk profili, ’izinli liste’ yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde çocuklarımız güvenli olduğu onaylanmış belirli sayıdaki internet sitelerine erişim sağlamaktadır. Aile profili ise, ’yasaklı liste’ yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde zararlı içerik barındıran sitelerden oluşan listeye erişilememekte, bu liste haricindeki tüm internet sitelerine erişilebilmektedir. Güvenli internet hizmeti abone sayısı ise 55 milyon kişiyi aştı. BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır. Bilinçlendirme Merkezi, İnternet Yardım Merkezi ve İhbar Merkezi olmak üzere üç birimle hizmet veren bu yapı hem çocuklarımızı hem de ebeveynleri internetin risklerine karşı bilinçlendirmektedir. Bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında www.guvenliweb.org.tr üzerinden sağlanan bilgilerle geniş kesimlere ulaşmayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu yıl içinde şimdiye kadar 138 eğitim gerçekleştirildi ve bu süreçte yaklaşık 22 bin kişiye ulaşıldı" Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla her yıl eğitimler düzenlendiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bu yıl içinde şimdiye kadar 138 eğitim gerçekleştirildi ve bu süreçte yaklaşık 22 bin kişiye ulaşıldı. Güvenli İnternet Merkezi’nin kurulmasından bu yana ise toplamda bin 781 eğitim ile 300 binden fazla kişiye ulaştık. Bu eğitimler, özellikle çocuklar ve gençlerin internet kullanım becerilerini geliştirirken, internetin riskleri konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamaktadır. Bu proje sayesinde teknolojiye erişimi sınırlı çocuklarımız, internetin güvenli kullanımına dair bilinçleniyor. Bugüne kadar Güvenli İnternet Tırı ile 200’den fazla okul ziyaret ettik, 85 bin öğrenciye ulaştık. Çocuklarımızın teknolojiyi doğru ve bilinçli kullanmaları için bu tür projeleri artırmayı hedefliyoruz" dedi.
Başkan Hallaç’tan Kahta02 Spor için güçlü destek çağrısı
23 Ocak 2026 Cuma - 10:36 Başkan Hallaç’tan Kahta02 Spor için güçlü destek çağrısı Adıyaman Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Kahta02 Spor’un geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Kahta02 Spor’un yalnızca bir futbol kulübü olmadığını, aynı zamanda Kahta’nın ortak değeri, gençlerin umudu ve şehrin sahalardaki temsilcisi olduğunu vurgulayarak, iş insanları başta olmak üzere tüm Kahtalıları takıma destek olmaya davet etti. Yaptığı açıklamada, sürdürülebilir sportif başarının yalnızca kamu imkânlarıyla sağlanamayacağına dikkat çeken Başkan Hallaç, şehirdeki tüm paydaşların bu sürecin bir parçası olması gerektiğini ifade etti. "Kahta02 Spor, bu şehrin ortak heyecanıdır" diyen Başkan Hallaç, sporun gençler için sadece bir rekabet alanı değil, aynı zamanda disiplin, aidiyet ve gelecek inşa eden güçlü bir sosyal zemin olduğunu belirtti. Özellikle Kahta’daki iş insanlarına çağrıda bulunan Başkan Hallaç, "Kalıcı başarı, belediyelerin tek başına omuzlayabileceği bir yük değildir. İş dünyamızın, esnafımızın ve spora gönül veren herkesin bu sürece katkı sunması gerekir. Kahta02 Spor’a verilen her destek, Kahta’nın gençliğine, spor altyapısına ve kurumsal geleceğine yapılan bir yatırımdır" dedi. Kahta02 Spor’un başarısının yalnızca sportif bir kazanım olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Başkan Hallaç, bu sürecin Kahta’da birlik ve beraberlik duygusunu da güçlendirdiğini söyledi. Açıklamasının sonunda dikkat çekici bir vurgu yapan Başkan Hallaç, şehir kimliği ile spor arasındaki bağa işaret ederek, "Şehirler yalnızca yollarıyla değil, takımlarıyla, yalnızca binalarıyla değil, ortak heyecanlarıyla hatırlanır. Kahta02 Spor Kahta’nındır ve bu gurur hepimizindir" şeklinde konuştu.
Selendi’nin geleceği için güç birliği
23 Ocak 2026 Cuma - 10:05 Selendi’nin geleceği için güç birliği Selendi’de siyasi parti ilçe başkanları ve sivil toplum kuruluşları, yıllardır dile getirilen sorunlara çözüm üretmek ve ilçenin geleceğini birlikte şekillendirmek amacıyla aynı masa etrafında buluştu. Manisa’nın Selendi ilçesinde birlik, beraberlik ve güçlü akrabalık bağları bir kez daha ortak akıl ve ortak sorumlulukla hayat buldu. İlçenin mihenk taşı konumundaki siyasi parti ilçe başkanları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ilçenin uzun süredir gündemde olan sorunlarını masaya yatırmak üzere bir araya geldi. "Bugün birlik günü" diyerek toplanan ilçe başkanları ve STK temsilcileri, amaçlarının Selendi için ne yapılabileceğini konuşmak ve ortak çözüm yolları üretmek olduğunu ifade etti. Yapılan istişarelerde karşılıklı fikir alışverişinde bulunulurken, ilçenin genel ve kronik sorunları detaylı şekilde ele alındı. Toplantı sonucunda, özellikle sondaj yasaklarının kaldırılması, çiftçi ve esnafın kredi taleplerinde SGK ve vergi borçlarının engel teşkil etmemesi konularında fikir birliğine varıldı. Katılımcılar, birlikten doğan güçle Selendi’nin yarınlarını hep birlikte inşa etmeye hazır olduklarını vurguladı. "Ortak akıl, ortak emek, ortak gelecek" adı verilen toplantıya; Selendi AK Parti İlçe Başkanı Şafak Aydoğuş, CHP İlçe Başkanı Cemil Kurt, MHP İlçe Başkanı Mehmet Karabulut, İYİ Parti İlçe Başkanı İlhan Türk, Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Halil İbrahim Kaya, Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız, Süt Birliği Başkanı Hadi Dilek, Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Adem Tosun, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Şükrü Filik ile Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Ustacı katıldı.
Başkan Elbi seçim sözlerini bir bir yerine getiriyor
23 Ocak 2026 Cuma - 09:26 Başkan Elbi seçim sözlerini bir bir yerine getiriyor Karabiga’daki Şeremetdere üzerinde yer alan köprülerin yeniden yapım süreci başlıyor. Halkın hayatını kolaylaştıracak projenin müjdesini Başkan Elbi paylaştı. Karabiga Belediyesi, beldenin ihtiyaç duyduğu yatırımları yakından takip etmeye devam ediyor. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Şahin ve İlçe Başkan Yardımcısı Bülent Korkmaz ile birlikte, Karabiga’da devam eden ve planlanan yatırımlar için Ankara’da bir dizi temas gerçekleştirdi. Ziyaretler kapsamında, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’in öncülüğünde Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ile bir araya gelindi. Görüşmede, seçim döneminde Karabigalı hemşehrilere sözü verilen ve bugün resmi talebi iletilen Şeremetdere üzerindeki mevcut köprülerin yapımı konusu ele alındı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, köprülerin yapımıyla ilgili müjdeli haber alındı. Yaya ve araç geçişinde sorun yaşatan köprülerin yenilenmesi için önümüzdeki günlerde yapım ihalesi gerçekleştirilecek. Bu önemli yatırımın hayata geçmesiyle birlikte Karabiga’nın ulaşımı rahatlayacak, bölgeye güvenli ve modern bir ulaşım altyapısı kazandırılmış olacak. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, yapılan görüşmelere ilişkin açıklamasında, "Hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Söz verdik, takip ettik ve hayata geçiriyoruz. Beldemizin kazanımları için her zaman yanımızda olan AK Parti Çanakkale Milletvekilimiz Sayın Ayhan Gider’e şahsım ve hemşehrilerim adına teşekkür ederim. Yerel genel uyumu ile Karabiga’mız için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi
23 Ocak 2026 Cuma - 01:06 En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. En düşük emekli aylığının 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. Teklife göre, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla ilişikleri kesilecek. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirilecek. Bu hükümlere göre, sağlık nedenleri hariç ilişikleri kesilenler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmayacak. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde uygulanacak zamanaşımı süresine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya 3 aydan daha az süre kalması halinde en geç 4 ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilecek. Teklifle Karayolları Trafik Kanunu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevlerine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre Bakanlık, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemekle yetkili olacak. En düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükseldi Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseldi. Düzenlemeyle, iş verenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret iş veren desteği 1 Ocak 2026’dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya çıkarıldı. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümleri uyarınca yayınlarına devam eden kuruluşlardan izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar, Üst Kurulca uyarılacak, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında adli ve idari yaptırımlar uygulanacak. Hükme aykırı hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Tüzel kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’ndaki güvenlik tedbirleri uygulanacak. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılacak. Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasına ilişkin düzenleme yapılıyor.Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortakları bağımsız denetime olacak. Şirket, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar kurulan veya kurulacak şirketler ya da alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin veya katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklarının bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetleri, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenecek. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olacak, bunlardan şirketler hakkında Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, TVF dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanacak. TVF Yönetim Anonim Şirketi, TVF, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketleri, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamayacak. Kanun’un "denetim" başlıklı hükmünde yer alan düzenlemelere tabi olmak kaydıyla TVF’nin, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların, kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları hakkında ise Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 12. maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmayacak. İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilecek. Teklifle, 375 Sayılı KHK’de yapılan değişiklikle, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali, sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılıyor.