POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" 13 Mart 2026 Cuma - 23:31:54 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22 Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:19 Eski Adalet Bakanı Tunç: "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık" Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik" dedi. Bartın’da AK Partili teşkilat mensupları ile eski ve yeni yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar ile "Geleneksel Teşkilat Vefa İftarı" programında buluştu. AK Parti İl Başkanlı tarafından bir düğün salonunda gerçekleşen programa AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da katıldı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hemşehrileri ile hasret giderdiği program, okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan dualarla devam etti. Açılan iftarın ardından konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Uluslararası kuruluş ve mahkemelere de tepki gösteren Tunç, "Türkiye Yüzyılı’nın inşa süresini başlattık. Türkiye’yi bölgesinde güçlü, dünyada lider bir ülke olabilmesi için mücadeleyi sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Etrafımız ateş çemberi. Dünya sıkıntılı. Bölgemiz, etrafımız, savaşlar, soykırım. Maalesef hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Uluslararası hukuk yok. Uluslararası kuruluşların hiçbir geçerliliği maalesef yok. Uluslararası mahkemeleri dinleyen, takan yok. Onların kararlarına uyan yok. Filistin’de, Gazze’de iki buçuk yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Ama maalesef uluslararası kuruluşlar buna engel olamadı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, ’Daha adil bir dünya mümkündür. Uluslararası sistem bir revizyona tutulmalıdır. Hakkaniyet olmalıdır. Adalet olmalıdır’ derken, işte bu zulümlerin sona ermesi için mücadeleyi siyasi hayatı boyunca yapmıştır. Ve bundan sonra da yapacağız" dedi. İran ve Lübnan’a saldırılar ABD ve İsrail’in, İran ile Lübnan’a yaptığı saldırılara ilişkin Tunç, "Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in İran’a saldırmasıyla, Lübnan’a saldırmasıyla devam eden süreçte maalesef akan kanlar. Bunları durdurmanın yolu, dünyada da hakkaniyeti, adaleti hakim kılmakla mümkün. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi daha güçlü yapmak zorundayız. Bunu yapmak için birlik beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Terör belasından kurtulmak üzereyiz" Türkiye’nin 23 yıllık AK Parti iktidarlarında teröre neden olan tüm unsurların tek tek ortadan kaldırıldığını da belirten Tunç, "Ayrılığımızı gayrılığımızı sona erdirmek durumundayız. Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak durumundayız. İşte onun için Terörsüz Türkiye diyoruz. 41 yıldan bu yana yani yarım asırdan bu yana ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel terör belasından da kurtulmak üzereyiz. Terörsüz Türkiye sadece son bir, bir buçuk yılın meselesi değil. 41 yıldan bu yana bu uğurda şehitler verdik, gaziler verdik. Büyük acılar yaşadık. Trilyonlarca kaybımız oldu ekonomik kaybımız. O kayıplarımız olmasaydı bugün Türkiye çok daha farklı noktada olurdu. Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Bütün vatandaşlarımız için ve teröre zemin teşkil eden bütün unsurları birer evvel ortadan kaldırarak bugün terörsüz Türkiye’yi de konuşabilir hale geldik. Ve inşallah başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütünün feshiyle, silahları bırakmasıyla, gerek içeride gerek dışarıda terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla beraber Türkiye’nin gelişmesi, güçlü olması daha da kolaylaşacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası inşallah daha kolay olur" ifadelerine yer verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise, "Güçlünün haklı olduğu bir hukuk uygulanmaya çalışılıyor maalesef. Eskiden önceki dönemleri hatırladığınızda, bir kalıp, bir mazeret, bir sebep üretme çabası ve gayretinden bahsedebiliyorduk. Şu anda cereyan eden bütün hadiseler, bütün savaşlar, bütün soykırımlar, artık hiç bir mazerete dayanma ihtiyacı gözetilmeksizin, son derece pervasızca, fütursuzca, insafsızca, acımasızca gerçekleştiriliyor" diye konuştu
MHP Aydın İl Başkanı Alıcık istifa ettiğini duyurdu
22 Ocak 2026 Perşembe - 23:01 MHP Aydın İl Başkanı Alıcık istifa ettiğini duyurdu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, Kıbrıs’ta çekildiği öne sürülen fotoğrafının basında paylaşılmasının ardından istifa ettiğini açıkladı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da yaptığı açıklamayla Haluk Alıcık’ın görevden alındığını duyurdu. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, "Kamuoyuna ve Aziz Teşkilatımıza" başlığı ile yaptığı açıklamada, "Son iki haftadır şahsım hakkında kasıtlı biçimde çarpıtılarak servis edilen, gerçeği yansıtmayan haberler üzerinden Milliyetçi Hareket Partimizin kurumsal kimliğinin yıpratılmaya çalışıldığı açıkça görülmektedir. Bu süreçte; davamızın, teşkilat disiplininin ve partimizin itibarının şahsımdan daha kıymetli olduğu bilinciyle, yol ve dava arkadaşlarımla yaptığım kapsamlı istişareler neticesinde; 6 yıldır büyük bir onur, sorumluluk ve gururla yürütmekte olduğum Milliyetçi Hareket Partisi Aydın İl Başkanlığı görevimden istifa etme kararı almış bulunmaktayım. Bu karar; ne bir geri duruşun ne de bir vazgeçişin ifadesidir. Aksine, partimizin adının hiçbir tartışmanın, hiçbir algı operasyonunun gölgesinde kalmaması adına alınmış bilinçli ve sorumluluk sahibi bir duruştur. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Bilge Liderimizin çizdiği istikamette, Milliyetçi Hareket Partimizin ve aziz teşkilatımızın emrinde, davamıza sadakatle hizmet etmeye devam edeceğim" ifadelerine yer verdi. Öte yandan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da sosyal medya hesabından "Aydın İl Başkanının görevden alınması hakkında" başlığıyla yaptığı açıklamada, "Başta medyadaki tellal ve borazanı Halk TV olmak üzere CHP yanlısı medya tarafından yapılan maksatlı yayınlar üzerine MHP İl Başkanı Haluk Alıcık, tarafımızdan görevden alınmıştır. MHP, teşkilatlarında ve öteki kadrolarında görev alan isimlerin karakterleri ve icraatıyla ilgili hiçbir spekülasyona izin vermez ve vermeyecektir. MHP’nin gösterdiği hassasiyet ve onurlu duruşun aynısını, yargılanan ve haklarında onlarca iddia ortaya atılmış olan belediye başkanları konusunda da CHP’den bekliyoruz. Buyursunlar. Bakalım, CHP aynı namuslu tavrı sergileyebilecek mi?" ifadelerine yer verdi.
Bakan Bolat: "İhracat rekoru kırdık"
22 Ocak 2026 Perşembe - 21:13 Bakan Bolat: "İhracat rekoru kırdık" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hizmet ihracatını 14 milyar dolarla devraldıklarını, şu anda 122 milyar dolarla rekor kırdıklarını belirterek, "Toplam ihracatta rekor kırdık" dedi. AK Parti Düzce Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı Düzce Belediyesi Kültür Merkezinde geniş katılımla yapıldı. Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Düzce’nin AK Parti’ye büyük destek verdiğini belirterek, "Düzce’de hiç boynumuz eğilmedi. Düzce halkı kadirşinas bir şekilde her zaman yapılan hizmetlerin, eserlerin kadirşinaslığını gösterdiler. Türkiye Cumhuriyeti’nde tarihimizde parlamenter sisteme geçtiğimiz tarihten bu yana 23 yıl iktidarda olan başka bir parti olmadı, başka lider de olmadı. Çok partili hayatımızda AK Parti ve Cumhurbaşkanımız 23 yıl aziz ve cennet vatanımıza, aziz milletimize hizmet ettiler. Partimizin tüm kademeleri ile teşkilatlarımızın hepsi bu hizmet kervanında yerlerini aldılar. AK Parti halkın desteğini almasaydı, AK Parti’nin hizmetlerinden, eserlerinden vatandaşımız memnun olmasaydı milletimiz oy verir miydi? 17 seçim zaferi hediye ettiler. 10 yıldan bu yana MHP ile birlikte Devlet Bahçeli’nin liderliğindeki MHP ile Cumhur ittifakı olarak eser siyasetine, hizmet siyasetine ‘devam’ dedi. Bunu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumlarda verdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de halkımız desteğini gösterdi. Milletimiz büyük bir feraset ve sağduyu ile oyunu kullanıyor. Uyarı olduğu zaman uyarısını yapıyor ancak istikrar için desteğini esirgemiyor. Dünya’da 200 ülke var. Demokrasi ile halkın özgür idaresi ile yönetilen ülkelerin kaçında bir parti ve bir ittifak, bir lider 23 yıl üst üste ülkesini yönetiyor. Bu bizlerin 23 yıllık ülke yönetiminde çok çalışarak ve fedakarca çalışmanın ödülü olmuştur. Ne büyük badireler atlattık. Yola başladığımızda, 2002 sonundaki Türkiye’nin sorunları 3-Y ile mücadeleydi. Halkımıza hizmetkar olan bir devlet anlayışının yerleştirilmesi vardı. Vesayet uygulayan, halkın oylarının bir önemi olmadığı inancına sahip azınlık kitlenin halkın çoğunluğuna baskı yaptığı düzen vardı. Bütün bu vesayetler kırıldı. Halkın iktidarı bu ülkeyi yönetmektedir. Halkımızın biri eleştirdiği her noktayı başımızın tacı yaptık. Yolsuzluklarla mücadele edildi, kaynaklar yatırımlara harcandı. Sağlıkta ki devrimleri gördük. Türkiye dünyada sağlık alanında lider ülkelerden birisidir. Bunu batılı ülkeler bile söylüyor. Covid gibi bir salgını en az hasarla atlatmayı başardık. Ekonomimiz canlı bir şekilde devam etti. Covid yılında bile Türkiye büyüdü, 1 trilyon 538 milyar dolara yükseldi" dedi. "İhracat rekoru kırdık" Bakan Bolat, hizmet ihracatını 14 milyar dolarla devraldıklarını şu anda 122 milyar dolarla rekor kırdıklarını belirterek, "Toplam ihracatta rekor kırdık. 19,5 milyon istihdam vardı. Şimdi nüfusumuz 85 milyon ve 33 milyon sınırına ulaştık. Sınıflar, öğrenci sayıları, 60-70 kişilik sınıflardan 20-25 kişilik sınıfa geldik. 209 üniversitemiz var. Bilgi merkezleri, sağlık merkezleri kuruldu. Aile hekimliği müessesi getirildi. İmrenirdik, şu anda aile hekimliği var. Acil Tıp müessesi kuruldu. Bine yakın hastane yenilendi. Öğretmen sayımız 3 katını geçti. Hastanelerde modern yatak sayısı 3 katına yükseldi. 15 bin tane yatak sayısı vardı. Kiminde 8-10 kişi kalıyordu. Şu anda 1 milyon üzerinde yatak var. Öğrenciler en modern şartlarda okuyorlar. Bin liranın altında bedel alınıyor, 20 bin üzerinde devlet karşılıyor. Türkiye’de engelliler için aileleri için hayat zindan gibiydi. Evden çıkamazlardı. Anne ve babalarda çıkamazlardı. Engelliler merkezleri yapıldı. Rehabilitasyon merkezleri yapıldı. Türkiye’de sosyal yardımların bütçedeki payı komik rakamlardı. Bütçenin yüzde 1’in altındaydı. 10 trilyon bütçemiz var. Emeklilere 950 milyar olarak ayrıldı. Kaç depremler atlattık. Hepsinden kısa bir süre içinde ayağa kalktık. O şehirlerimizi inşa ettik, imar ettik. Dünyada bu kadar büyük organizasyonu bu kadar kısa sürede yapan bir yönetim bulamazsınız. Japon bir yetkili bu şehirleri 10 yılda yaparsınız demiş. Türkiye’deki bütün kamyonlar, iş makineleri oralar yığıldı ve enkazlar kaldırıldı. Daha 3 yıl dolmadan hak sahiplerine evleri teslim edildi" diye konuştu. "Ekonomik büyümemiz devam ediyor" Bakan Bolat, ekonomik büyümenin devam ettiğini belirterek, "Kuzeyde savaş, doğuda savaş. Dünya ticaretinin temellerinde sarsıntılar var. Ekonomik büyümemiz devam ediyor. 2025 yılında yüzde 3,7 ilk 9 ayda büyüdük. 31 aydır işsizlik oranı tek hanede. Enflasyonu hayat pahalılığında 30,89’a düşürdük. Gıda da yüzde 28’e düşürdük. Enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücadelede bu yıl yüzde 20’li rakamların en dibine indirmeye kararlıyız. İstihdamdan, büyümeden taviz vermeden ve döviz piyasalarını dengeledik. İthalatta döviz sorunu yaşamıyoruz. Mali piyasalar dengede. Büyüme trendi devam ediyor. Piyasalarda canlılık artacak. Hızlı trenler, enerji yatırımları devam ediyor. Türkiye’nin üstü altı tamamen yenileniyor. Gelişmiş ülkeler 20-30 yıldır alt ve üst yapı çalışması yapmadığı için gerileme, eskime var. Alt ve üst yapılar yenilendi. Bunlar yapılmasaydı ihracatımız artmazdı. İnsana hizmet etmek temel şiarımız olduğu için eğitimde, sağlıkta, enerjide, sosyal yardımlarda hep kolaylıklar sağladık. Emeklilerimizin her zaman yanında yer aldık. Bütçede deprem harcamaları azaldıkça gelecek yıl emeklilerimize, esnafımıza daha iyi şartlar sağlayacağız. Önümüz açık, bahtımız açık olduk" şeklinde konuştu. Bolat, terörün kökünü kazıdıklarına işaret ederek, "Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de terör yatakları ortadan kalktı. Türkiye bölgesel değil küresel oyun kuran oldu. Cumhurbaşkanımız Dünya’da 4-5 liderin içinde yer aldı. Sürekli felaket tellallığı yapanlara kulak asmayalım. Başarılı çalışkan teşkilat lazım. Lider ve teşkilat kurmaylar çalışacaklar halka hizmet edecekler. Halkın kalbini kazanacaklar. Halka asla tepeden bakmayacaklar. Ufuk lazım vizyon lazım. Her birimiz iki kişiyi partimize üye yapsak 34,5 milyon kişiye yükseleceğiz" dedi. Bakan Bolat’ın konuşmasının ardından danışma meclisi toplantısı basına kapalı olarak devam etti.
CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:35 CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk Eczacıları Birliği’ni ziyaret etti. Özel, ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, Meclis’te emekliler hakkındaki düzenlemenin görüşülmesi sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, "Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bugünlere geldik. Haklarını helal etsinler" şeklindeki sözlerine ilişkin şunları söyledi: "Özlem Hanım ‘gariban’ demiş. Gariban demek, sahipsiz kimse demek. Emeklilere kimse gariban diyemez. Emeklileri onlar sahipsiz bırakmaya çalışsa da Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir. Düşük eğitim seviyesinde artık birinci partidir. Emeklilerde birinci partidir ve gençlerin birinci partisidir. Zaten bunların sonucunda diğer bazı başka gruplarda ikinci parti olmakla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nin açık ara ve sürekli bütün anketlerde birinci parti çıkmasındaki temel nokta budur. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Özlem Zengin’in ‘kimsesiz, sahipsiz’ diye nitelediği seçmen gruplarının en büyük destekçisi, en büyük sahiplenicisidir." En düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması önergelerinin reddedildiğini aktaran Özel, "AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi, dün yedinci maddede verdiğimiz önergeyi reddettiler. Nedir yedinci maddedeki önerimiz? Birincisi, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması ve bunun kanuni güvence altına alınması. Ama yetmez. 20 bin lirayla asgari ücret arasındaki 8 bin liranın üzerindeki farkın seyyanen bütün emeklilere verilmesi. Yani sadece en düşüğü asgari ücret yapmak değil, bugün 28 bin lira yapanı da 36 bin lira yapmayı öneriyoruz. Bununla ilgili kaynak tartışması tükenmiştir. Her şey para bulanların buna para bulamamasının yani kesinleşmiş vergiden vazgeçenlerin emeklinin bu derdine çözüm bulamamasının izahı yoktur" açıklamasında bulundu. "Sandığı getirirlerse, dedikleri olur" Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak" sözüne ilişkin, "Bu konuda atabileceği en doğru adım, seçim sandığını getirmektir. Seçim sandığını getirirse dedikleri olur. Sandığa direnirse bu sorunlar derinleşerek devam eder" diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:32 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa istismar" iddialarının ardından ekiplerin ivedilikle harekete geçtiğini bildirerek, "Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" açıklamasını yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa taciz ve işkence iddiası" başlıklı haberlere ilişkin yapılan açıklamada, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı çocuk etkinlik merkezi hakkında ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımıza gelen ihbarın ardından İl Müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Uzmanlarımızca aile ile ikametlerinde gerçekleştirilen sosyal inceleme neticesinde, çocuğun ve ailenin durumu titizlikle raporlanmış; gerekli rehberlik ve psikososyal destek süreci derhal başlatılmıştır. Yapılan görüşmelerde; ailenin emniyet güçlerine başvuruda bulunarak yasal süreci başlattığı ve devam eden dava sürecine Bakanlığımızın müdahil olması yönünde talebi olduğu bilgileri edinilmiştir. Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
MHP’li Ersoy: "Genel başkanımızın çağrısı emeklilerimizin beklentisini karşılayacak"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:18 MHP’li Ersoy: "Genel başkanımızın çağrısı emeklilerimizin beklentisini karşılayacak" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı konuşmada; "Atılacak adımların hem emeklilerimizin refahını artıracağına hem de sosyal dengeyi güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. TBMM’de bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alan MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli maaşı alan vatandaşlarla ilgili çağrısının beklentileri karşılayacağını ifade ederek; "Genel başkanımızın da partimizin son iki grup toplantısında ifade ettiği üzere; en düşük emekli maaşı alan vatandaşlarımızın sefalet ücretine mahkûm edilmemesi, insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye ulaştırılması önemli bir sosyal sorumluluktur. Yıllarca ülkemize hizmet etmiş, üretmiş ve değer katmış emeklilerimizin yaşam şartlarının iyileştirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Devletimizin imkânları ve ekonomik gerçekler doğrultusunda, Sayın Genel Başkanımızın bu konudaki hassas çağrılarının ardından gerekli düzenlemelerin yapılacağından hiçbir şüphemiz yoktur. Atılacak adımların hem emeklilerimizin refahını artıracağına hem de sosyal dengeyi güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. Toplumun kanayan yarası uyuşturucuya da değinen Ersoy; "Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanım yaşının çocuk denecek seviyelere kadar düşmesi, yalnızca bugünün değil, doğrudan geleceğimizin de tehdit altında olduğunu açıkça göstermektedir. Bu vahim tablo karşısında sessiz kalmak, nesillerimizin geleceğini karanlığa terk etmek anlamına gelir. Liderimiz Devlet Bahçeli’nin de kararlılıkla ifade ettiği üzere, bir millî ahlâk reformunun hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Gecikmeden hazırlanacak ve tavizsiz biçimde uygulanacak bu reform, toplumsal direncimizin temel dayanağı olacaktır. Çünkü millî ahlâk, milletin kurtuluş reçetesidir; ondan uzaklaşmak ise millî ruhu kaybetmek demektir. Geleceğimizi riske atamayız. Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin, torbacı alçakların ve bu karanlık düzenin insafına asla bırakamayız" ifadelerini kullandı. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy konuşmasını; "Geçtiğimiz günlerde Nusaybin’de, kendini bilmez bir alçağın, ekmeksiz ve köksüz bir akılla şanlı Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirdiği menfur saldırı; Büyük Türk Milleti nezdinde asla kabul edilemez bir küstahlık, açık bir hainliktir. Bu topraklarda ihanete kalkışanların sonunun ne olduğu tarihin her sayfasında yazılıdır. Bayrak; bir milletin namusudur, şerefidir, bağımsızlığıdır. Bir bayrağa ancak bu değerlerden yoksun olanlar el uzatır. Türk bayrağı, milletimizin birliğinin ve beraberliğinin en güçlü sembolüdür. Ona uzanan her el, Türk milletinin her ferdine uzanmış demektir. "Terörsüz Türkiye" hedefinin ülkemizde ve bölgemizde adım adım hayata geçtiği, tüm dünyanın bunu yakından izlediği bir dönemde; sınırlarımızda gerçekleştirilen bu provokasyonun hesabı mutlaka sorulacaktır, sorulmaktadır ve sorulmaya devam edecektir. Türk Milleti her şeyin farkındadır" diye sürdürdü.
Bakan Yerlikaya, Ezidi toplum temsilcilerini kabul etti
22 Ocak 2026 Perşembe - 18:02 Bakan Yerlikaya, Ezidi toplum temsilcilerini kabul etti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Ezidi toplumu temsilcilerini kabul ettik. Karşılıklı anlayış, diyalog ve iş birliği temelinde; talep, beklenti ve görüşlerini dinleyerek istişarelerde bulunduk. Bu kadim topraklardaki birlikte yaşama kültürümüz; farklılıkları zenginlik bilen, her bir vatandaşını eşit gören köklü bir devlet ve millet iradesine dayanır" dedi. Bakan Yerlikaya konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Zafer Sırakaya, Batman Milletvekilimiz Ferhat Nasıroğlu, Bingöl Milletvekilimiz Zeki Korkutata ve Midyat Belediye Başkanımız Veysi Şahin ile birlikte Ezidi toplumu temsilcilerini kabul ettik. Karşılıklı anlayış, diyalog ve iş birliği temelinde; talep, beklenti ve görüşlerini dinleyerek istişarelerde bulunduk. Bu kadim topraklardaki birlikte yaşama kültürümüz; farklılıkları zenginlik bilen, her bir vatandaşını eşit gören köklü bir devlet ve millet iradesine dayanır. Ezidi vatandaşlarımız da bu zenginliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Din ve vicdan hürriyetinin korunması, toplumsal huzur ve kardeşlik ikliminin güçlendirilmesi, kapsayıcı devlet anlayışımızın temelidir. Bu anlayışla, toplumumuzun tüm kesimleriyle istişare halinde olmaya devam edeceğiz. Nazik ziyaretleri dolayısıyla Sayın Genel Başkan Yardımcımıza, Kıymetli Milletvekillerimize, Değerli Midyat Belediye Başkanımıza ve görüşlerini bizlerle paylaşan Ezidi toplumu temsilcilerine teşekkür ediyorum."