POLİTİKA
AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi 14 Mart 2026 Cumartesi - 04:24:12 Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.
13 Mart 2026 Cuma - 23:31 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22 Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak"
22 Ocak 2026 Perşembe - 17:11 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak, hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu’nun (TÜGİK) 7. Olağanüstü Genel Kurulu’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen genel kurulda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi. Erkan Güral’a TÜGİK Genel Başkanlığı görevinin sona ermesi nedeniyle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Erkan Güral kardeşime, yönetim kurulu üyelerine, kuruluşumuzun tüm mensuplarına ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Erkan Güral kardeşim ve ekibi bugüne kadar hayata geçirdikleri proje ve çalışmalarla TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar. Bunun için kendilerine ayrıca tebrik ve takdirlerimi iletiyorum. Genel kurul neticesinde teşekkül edecek yeni yönetime de çalışmalarında şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Ülkemizin en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonumuzun bünyesindeki 6 federasyon, 60 dernek, 500 farklı sektör ve mesleği temsil eden 10 bine yakın üyesiyle üretim ve ihracat odaklı yeni işbirlikleriyle ekonomi ve iş dünyamıza daha nice hizmetlerde bulunacağına inanıyorum. Son olarak kuruluşundan itibaren burada vazife üstlenmiş ,çalışmalarıyla bu organizasyona değer katmış ancak bugün aramızda olmayan tüm kardeşlerimize de Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" dedi. "Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık" Yıllarca Türkiye’de fikir ve sanat erbabının, siyasetçilerin, yöneticilerin kendisi yapan, kendisi üreten bir Türkiye hayal ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye. Tek parti döneminin zorlukları içinde satırlara dökülen bu tahayyülü bugün hamdolsun fazlasıyla gerçeğe dönüştürmeyi başardık. Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık. Cam tavanları kırdık, fitne duvarlarını yıktık. Önümüze çıkartılan ne kadar engel varsa milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek bunların hepsini aştık. Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar aklınıza gelebilecek her başlıkta Türkiye’ye tarihinin en büyük başarılarını tattırdık. Uzun bir mücadele verdik. Sabırlı bir mücadele verdik. Fakat sonunda bize inanan, bize güvenen, istikbalini tam bir gönül huzuru içinde bizlere emanet eden milletimize mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yaptık" diye konuştu. "Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA’larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bugün bir kez daha gururla ifade etmek isterim: Birileri halen hazmetmekte zorlansa da artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bunları dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeği var. Büyüme ve ihracat rakamlarında rekorlar kıran bir Türkiye gerçeği var. Mevcut pazarlara yenilerini ekleyen, küresel konumunu günden güne perçinleyen bir Türkiye gerçeği var. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Fabrikası yok dedikleri milli elektrikli aracımız Togg ülkemizin yanı sıra artık Avrupa’daki yolları da süslüyor. Balıklar ürküyor iddiasıyla karşı çıktıkları mühendis harikası savunma ürünlerimiz, dünyanın dört bir yanında büyük rağbet görüyor. Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA’larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor. İş insanlarımız, firmalarımız, yatırımcılarımız ülkemizin ticaret hacminin artmasında, ticaret diplomasimizin gelişmesinde önemli roller üstleniyor. Yani her alanda hamdolsun büyük bir atılım içindeyiz. Üstat Necip Fazıl’ın 80 yıl önce özlemini dile getirdiği ideallerin de ötesine geçen bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Hatta koşuyoruz. Bunu da öyle birilerinin ihsanıyla değil, önümüze çıkartılan engellere ekonomimizi ve sanayimizi hedef alan kısıtlamalara rağmen başarıyoruz" ifadelerini kullandı. "2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attık" Yapılan hizmetleri ve başarıları anlatan Erdoğan, bunları anlatırken asla hamaset yapmadıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye dair son verileri şöyle anlattı: "Hayal satmak, göz boyamak bizim siyasetimizde yeri olmayan bir tavırdır. Bizim buna zaten ihtiyacımız da yok. Çünkü biz 23 yılını şanla şerefle tamamladığımız iktidarlarımız boyunca hep eserlerimizle, icraatlarımızla, projelerimizle konuştuk. Rakamlar ortada. Ülkenin 23 yılda nereden nereye geldiği ortada. Somut başarılar, 23 sene önce hayal dahi edilmeyen kazanımlar ortada. Sadece şu rakamlara baktığımızda bile tabloyu çok net görebiliyoruz. Tüm karalama kampanyalarına karşın ekonomimiz geçtiğimiz üçüncü çeyrekte yüzde 3,7 oranında büyüdü. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, gümrük tarifeleri üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının tırmandığı yakın çevremizde ve dünyada gerilimlerin hakim olduğu bir dönemde tam 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Bu oranla Türkiye, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3. ekonomi oldu. 2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak, yeni bir rekora daha imza attık. Geçtiğimiz yıl toplam 273,4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Aynı dönemde hizmet ihracatımız 123,1 milyar doların üzerine çıktı. 2025’teki toplam mal ve hizmet ihracatımızı 396 buçuk milyar dolara ulaştırdık. Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta devrim yaptık. 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı 2025’te tam 40 kat artırarak 10 milyar 554 milyon dolara yükselttik." "Biz üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız" Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil istihdamda da oldukça iyi bir yerde olunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İşsizlik oranımız 31 aydır tek hanede seyrediyor. Sanayicilerimizin, üreticilerimizin tarım, turizm, hizmet sektörümüzün şu an bizden temel beklentisi yetişmiş eleman ihtiyaçlarının karşılanması. Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız Gençliğin Üretim Çağı Programı’yla burada önemli bir açılım sağlıyoruz. ‘GÜÇ’ adını verdiğimiz bu programda inşallah hem eğitim ve istihdam süreci arasındaki kopukluğu giderecek hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencimizi iş hayatına doğrudan dahil edeceğiz. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektörümüzü de rahatlatacak yeni destekler sağlayacağız. Bizim prensibimiz şudur; biz üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı. "2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık, inşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız" Enflasyon ve hayat pahalılığının da artık düzelmeye başladığını ve bu alanda da güzel sonuçların geldiğini belirten Erdoğan, "2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil, birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan kapsamlı politika adımlarıyla yönetiyoruz. Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak. Vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedecekler. İnşallah biraz daha rahatlayacaklar. Yine bu süreçte en büyük başarımız deprem konutlarının inşasıdır. Yapamazsınız diyenleri burada da hayal kırıklığına uğrattık. Allah’a hamdolsun 455 binden fazla konutun kurasını çekip anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz bir sözümüzü daha tutmanın bahtiyarlığını yaşadık" dedi. "Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan hadiselere bakıp umutsuzluğa veya endişeye kapılmanın yanlış olduğunu dile getirerek şöyle devam etti: "Artan ticaret savaşları, artan belirsizlikler her gün bir yenisi patlak veren krizler sizi umutsuzluğa kesinlikle sürüklemesin. Yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak. Komşumuz Suriye’de olduğu gibi fedakarlıklarımızın, emeklerimizin, tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın semeresini toplayacağımız farklı bir döneme giriyoruz. Nasıl 13,5 yıl boyunca bizi eleştirenler sırf ülkemize sığınan muhacirlere ensarlık yaptığımız için bizi topa tutanlar şimdi bize hak veriyorsa emin olun aynısı yarın başka alanlarda da yaşanacak. Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklar. Ülkemiz milletimiz ve gençlerimiz için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak daha net görülecek. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor. Bizim küresel siyasete dair yıllardır yaptığımız eleştirilerin haklılığı bugün ortaya çıkıyor. Davos’ta yapılan tartışmaları inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. Doğruları cesaretle haykırdığımız için yıllardır bize demediklerini bırakmayanlar şimdi bakıyorsunuz bizimle aynı cümleleri kuruyor. Küresel adaletsizliklerden, küresel sistemin çarpıklıklarından bahsediyor. Tekrar ediyorum; Birileri umutsuzluk yaymaya çalışabilir. Felaket tellalları 23 yıldır yaptıkları gibi yine karamsar tablolar çizebilir. Bunların hiçbirine aldırmayacağız. Ekonomik tetikçilerin öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz. Şundan buradaki tüm kardeşlerim emin olsun; Türkiye’nin yolu da bahtı da hamdolsun açıktır. Önümüzde yeni kapılar aralanacak. Karşımıza yeni fırsatlar çıkacak. Tahminlerimizin de ötesinde imkanlar belirecek. Türkiye yüzyılı yürüyüşümüz inşallah daha da hızlanacak. Destanlarımızın ezberden okunacağı, zafer marşlarımızın tüm dünyada yankılanacağı, başarılarımızı dost düşman herkesin konuşacağı, sonunda büyük ve güçlü Türkiye’nin olduğu yepyeni bir yolculuktayız. İnşallah bu yolu da son 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte alacağız. Bugün hayal gibi görünen nice hedefe yine hep beraber ulaşacağız. Biz buna yürekten inanıyor, iş dünyamıza ve aziz milletimize güveniyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum." Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran da katıldı.
Başkan Ahmet Akın’dan Balıkesir için birleştirici hamle
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:53 Başkan Ahmet Akın’dan Balıkesir için birleştirici hamle Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ilki gerçekleştirilen "İlçe Belediye Başkanları" koordinasyon toplantısında yaptığı konuşmada birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Pamukçu Orhan Termal Otelde gerçekleşen "İlçe Belediye Başkanları" koordinasyon toplantısına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra ilçe belediye başkanları katıldı. Balıkesir’in belediye başkanlarıyla aynı masa etrafında bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ilki gerçekleştirilen "İlçe belediye başkanları toplantısının sırayla her ilçede gerçekleştirileceğini belirtti. "Hiç kimseyi ötekileştirmeyen bir yönetim anlayışıyla Balıkesir’e hizmet etmek için çalıştığını ifade eden Akın, "Koordinasyon toplantılarımız, ortak aklı büyüttüğümüz, deneyimlerimizi ve önerilerimizi paylaştığımız ve Balıkesir’imiz için hep birlikte çalıştığımız bir buluşma zemini olacaktır" dedi. Toplantıya katılan belediye başkanları bu buluşmaların sorunların ve taleplerin hızlı bir şekilde çözüme kavuşması açısından verimli olacağını belirttiler. "Birlik olmazsa başarı olmaz" Türkiye’nin en zengin topraklarında kent yoksulluğuyla mücadele edildiğini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Tarıma yönelik uygulamalara ağırlık vermeliyiz. İlçelerimizden gelen talepler doğrultusunda Kent Lokantası ve Yakın Mutfaklarımızı açacağız. Belediye Başkanımız iletirse ilçemizde açacağız. Çalışmalarımızda da ilçe belediye başkanlarımız ile tam koordineli bir şekilde hareket ediyoruz. Çünkü birlik olmazsa başarı elde edilemez. Balıkesir aidiyetini, ortaklaştırmamız lazım. Tüm ilçelerimizin tanınırlığını arttırmamız gerekiyor. Hepimizin bildiği bu üç Balıkesir ayrımını, aidiyet duygusunu ortaklaştırarak birleştirmeliyiz. 20 ilçe, 3 bölge değil; tek vücut olmuş bir Balıkesir olmalı. Kültürel buluşmalar, STK etkinlikleri ve iş dünyasının desteğiyle bu kaynaşmayı sağlayacağız" diye konuştu. "İş birliği şart" Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü yeraltı ve yerüstü projeleri hakkında da bilgi veren Akın, Balıkesir’in en büyük sorununun altyapı olduğunu belirtirken şehrin geleceği için işbirliğinin önemine dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi olarak 552 bin 669 metre altyapı hattı imalat ve yenileme çalışması gerçekleştirdiklerinin bilgisini veren Akın, 2026 yılında hayata geçirilecek projeler ve planlanan hedefler hakkında bilgi verdi. Balıkesir’in milli birliğin ve beraberliğin şehri olduğunu söyleyen Akın, "Ayrımcılığa asla izin vermiyoruz asla da vermeyeceğiz. Hizmetlerimizi götürürken asla siyasi parti ayrımı yapmıyoruz. Her ay düzenli olarak gerçekleştireceğimiz toplantılarda ilçelerimizin sorunlarını masaya yatıracağız. Tek derdimiz Balıkesir" dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf ile telefonda görüştü
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:53 TBMM Başkanı Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf ile telefonda görüştü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile telefonda görüşmesi gerçekleştirdi. TBMM Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kurtulmuş, görüşmede; İran’da yaşanan son hadiseler nedeniyle üzüntülerini ifade etti ve hayatını kaybedenler için Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar temennisinde bulundu. İran’ın acısının Türkiye’nin acısı olduğunu belirten Kurtulmuş, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve İran’da huzurun, güvenliğin, istikrar ile refahın en iyi şekilde sağlanması arzusunu aktardı. İsrail’in bölgedeki saldırganlığının da ele alındığı görüşmede Kurtulmuş, İsrail’in gücünün ne silahları ne arkasındaki büyük devletlerin gücü ne uluslararası medyadaki hakimiyeti ne uluslararası finansal sistem üzerindeki etkisi olduğunu, İsrail’in en büyük gücünü İslam ülkelerinin dağınıklığı ve parçalanmışlığının oluşturduğunu belirtti. Kurtulmuş ayrıca Türkiye ve İran halkları arasındaki kardeşliği pekiştirmenin önemini dile getirdi ve iki ülkenin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yakın çalışmaya devam edeceğini kaydetti. Kurtulmuş ayrıca 15-19 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu’na İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf’ı davet etti.
Ölmeztoprak: "Cumhurbaşkanımızın mesajları nettir, bayrağımıza uzanan kirli eller hesap verecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:08 Ölmeztoprak: "Cumhurbaşkanımızın mesajları nettir, bayrağımıza uzanan kirli eller hesap verecek" AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, AK Parti Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonunu ortaya koyan hitaplarını Malatya Gençlik Kolları ile birlikte dinlediklerini belirtti. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayrak hassasiyeti, sınır güvenliği ve terörle mücadele konularındaki net mesajlarının devletin tavizsiz iradesini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Ölmeztoprak, Nusaybin sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırıyı da sert sözlerle kınadı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Gençlik Kolları Teşkilatı’nı Gazi Meclis’te misafir ederek AK Parti Grup Toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitaplarını gençlerle birlikte takip etti. Ölmeztoprak, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitaplarını Gazi Meclis’in çatısı altında dinlemenin gençler açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Ölmeztoprak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında özellikle Türkiye’nin güvenliği, sınır hattındaki gelişmeler ve terörle mücadele konularında verdiği mesajların dikkatle takip edildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin güney sınırlarında ülke güvenliğini tehdit edecek hiçbir ayrılıkçı yapıya rıza gösterilmeyeceğini bir kez daha net şekilde ortaya koyduğunu belirten Ölmeztoprak, bu duruşun devlet politikasının açık bir yansıması olduğunu vurguladı. "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan provokasyonlara net uyarı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına atıfta bulunan AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hiçbir vatandaşın endişeye kapılmaması gerektiğini, Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktayken kimsenin başka hami arayışına, farklı dost ve ortaklar peşinde koşmasına gerek olmadığını, Türklerin, Kürtlerin ve Arapların tarih boyunca olduğu gibi tek yürek halinde hareket ederek bölgenin sorunlarını birlikte çözeceğini vurguladığını, milleti bir araya getiren temel değerlerin iman, inanç, ezan, kitap, peygamber ve mukaddesat olduğunu açıkça ortaya koyduğunu kaydetti. Ölmeztoprak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayrağa yönelik saldırılara ilişkin ise, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız" sözleriyle devletin kararlılığını net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Nusaybin’deki bayrak saldırısına sert tepki AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Nusaybin sınır hattında terör örgütü yandaşları tarafından Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya sert tepki göstererek, "Şanlı bayrağımıza yönelik bu alçak saldırıyı lanetliyorum" dedi. Bayrağın bağımsızlığın simgesi ve şehitlerin emaneti olduğunu vurgulayan Ölmeztoprak, devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğunu, olayı planlayan ve gerçekleştirenlerin hukuk önünde mutlaka hesap vereceğini ifade etti. Birlik ve beraberliğin teröre karşı en güçlü cevap olmaya devam edeceğini belirtti. Gençlerle birlikte mecliste Ölmeztoprak, grup toplantısına Malatya Gençlik Kolları ile birlikte katılmanın anlamlı olduğunu belirterek, gençlerin hem siyasetin hem de ülkenin geleceğinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliği merkeze alan yaklaşımının, teşkilatlar nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı milletimizin desteği iç dünyamızın da takdire şayan gayretleri ile Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık"
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:53 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı milletimizin desteği iç dünyamızın da takdire şayan gayretleri ile Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu’nun (TÜGİK) 7. Olağanüstü Genel Kurulu’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen genel kurulda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi."TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar"Erkan Güral’ın TÜGİK Genel Başkanlığı görevinin son bulması dolayısıyla kendisine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Erkan Güral kardeşime yönetim kurulu üyelerine kuruluşumuzun tüm mensuplarına ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Erkan Güral kardeşim ve ekibi bugüne kadar hayata geçirdikleri proje ve çalışmalarla TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar. Bunun için kendilerine ayrıca tebrik ve takdirlerimi iletiyorum. Genel kurul neticesinde teşekkül edecek yeni yönetime de çalışmalarında şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Ülkemizin en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonumuzun bünyesindeki 6 federasyon, 60 dernek 500 farklı sektör ve mesleği temsil eden 10 bine yakın üyesiyle üretim ve ihracat odaklı yeni işbirlikleriyle ekonomi ve iş dünyamıza daha nice hizmetlerde bulunacağına inanıyorum. Son olarak kuruluşundan itibaren burada vazife üstlenmiş çalışmalarıyla bu organizasyona değer katmış ancak bugün aramızda olmayan tüm kardeşlerimize de Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" açıklamasında bulundu."Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık"Yıllarca Türkiye’de fikir ve sanat erbabının, siyasetçilerin, yöneticilerin kendisi yapan kendisi üreten bir Türkiye hayal ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye. Tek parti döneminin zorlukları içinde satırlara dökülen bu tahayyülü bugün hamdolsun fazlasıyla gerçeğe dönüştürmeyi başardık. Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık. Cam tavanları kırdık. Fitne duvarlarını yıktık. Önümüze çıkartılan ne kadar engel varsa milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek bunların hepsini aştık. Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar aklınıza gelebilecek her başlıkta Türkiye’ye tarihinin en büyük başarılarını tattırdık. Uzun bir mücadele verdik. Sabırlı bir mücadele verdik. Fakat sonunda bize inanan, bize güvenen, istikbalini tam bir gönül huzuru içinde bizlere emanet eden milletimize mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yaptık" diye konuştu."Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA’larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor""Şunu bugün bir kez daha gururla ifade etmek isterim; Birileri halen hazmetmekte zorlansa da artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bunları dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeği var. Büyüme ve ihracat rakamlarında rekorlar kıran bir Türkiye gerçeği var. Mevcut pazarlara yenilerini ekleyen küresel konumunu günden güne perçinleyen bir Türkiye gerçeği var. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; Fabrikası yok dedikleri milli elektrikli aracımız TOGG ülkemizin yanı sıra artık Avrupa’daki yolları da süslüyor. Balıklar ürküyor iddiasıyla karşı çıktıkları mühendis harikası savunma ürünlerimiz dünyanın dört bir yanında büyük rağbet görüyor. Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA’larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor. İş insanlarımız, firmalarımız, yatırımcılarımız ülkemizin ticaret hacminin artmasında ticaret diplomasimizin gelişmesinde önemli roller üstleniyor. Yani her alanda hamdolsun büyük bir atılım içindeyiz. Üstat Necip Fazıl’ın seksen yıl önce özlemini dile getirdiği ideallerin de ötesine geçen bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Hatta koşuyoruz. Bunu da öyle birilerinin ihsanıyla değil önümüze çıkartılan engellere ekonomimizi ve sanayimizi hedef alan kısıtlamalara rağmen başarıyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 Trilyon 538 Milyar Dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attık"Yapılan hizmetleri ve başarıları anlatan Erdoğan bunları anlatırken asla hamaset yapmadıklarını söyleyerek ekonomiye dair son verileri şu şekilde anlattı:"Hayal satmak, göz boyamak bizim siyasetimizde yeri olmayan bir tavırdır. Bizim buna zaten ihtiyacımız da yok. Çünkü biz 23 yılını şanla şerefle tamamladığımız iktidarlarımız boyunca hep eserlerimizle, icraatlarımızla projelerimizle konuştuk. Rakamlar ortada. Ülkenin 23 yılda nereden nereye geldiği ortada. Somut başarılar 23 sene önce hayal dahi edilmeyen kazanımlar ortada. Sadece şu rakamlara baktığımızda bile tabloyu çok net görebiliyoruz. Tüm karalamalara kampanyalara karşın ekonomimiz geçtiğimiz üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüdü. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı gümrük tarifeleri üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının tırmandığı yakın çevremizde ve dünyada gerilimlerin hakim olduğu bir dönemde tam 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Bu oranla Türkiye OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3. ekonomi oldu. 2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attık. Geçtiğimiz yıl toplam 273,4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Aynı dönemde hizmet ihracatımız 123,1 milyar doların üzerine çıktı. 2025’teki toplam mal ve hizmet ihracatımızı 396 buçuk milyar dolara ulaştırdık. Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta devrim yaptık. 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı 2025’te tam 40 kat artırarak 10 milyar 554 milyon dolara yükselttik.""Biz üretenin istihdam sağlayanın ihracat yapanın her zaman yanındayız"Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil istihdamda da oldukça iyi bir yerde olunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İşsizlik oranımız 31 aydır tek hanede seyrediyor. Sanayicilerimizin, üreticilerimizin tarım, turizm, hizmet sektörümüzün şu an bizden temel beklentisi yetişmiş eleman ihtiyaçlarının karşılanması. Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız gençliğin üretim çağı programıyla burada önemli bir açılım sağlıyoruz. ‘GÜÇ’ adını verdiğimiz bu programda inşallah hem eğitim ve istihdam süreci arasındaki kopukluğu giderecek hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencimizi iş hayatına doğrudan dahil edeceğiz. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektörümüzü de rahatlatacak yeni destekler sağlayacağız. Bizim prensibimiz şudur; Biz üretenin istihdam sağlayanın ihracat yapanın her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı."2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız"Enflasyon ve hayat pahalılığının da artık düzelmeye başladığını ve bu alanda da güzel sonuçların geldiğini belirten Erdoğan, "2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan kapsamlı politika adımlarıyla yönetiyoruz. Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak. Vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedecekler. İnşallah biraz daha rahatlayacaklar. Yine bu süreçte en büyük başarımız deprem konutlarının inşasıdır. Yapamazsınız diyenleri burada da hayal kırıklığına uğrattık. Allah’a hamdolsun 455 binden fazla konutun kurasını çekip anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz bir sözümüzü daha tutmanın bahtiyarlığını yaşadık" dedi."Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak"Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan hadiselere bakıp umutsuzluğa veya endişeye kapılmanın yanlış olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:"Artan ticaret savaşları, artan belirsizlikler her gün bir yenisi patlak veren krizler sizi umutsuzluğa kesinlikle sürüklemesin. Yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak. Komşumuz Suriye’de olduğu gibi fedakarlıklarımızın, emeklerimizin, tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın semeresini toplayacağımız farklı bir döneme giriyoruz. Nasıl 13,5 yıl boyunca bizi eleştirenler sırf ülkemize sığınan muhacirlere ensarlık yaptığımız için bizi topa tutanlar şimdi bize hak veriyorsa emin olun aynısı yarın başka alanlarda da yaşanacak. Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklar. Ülkemiz milletimiz ve gençlerimiz için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak daha net görülecek. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor. Bizim küresel siyasete dair yıllardır yaptığımız eleştirilerin haklılığı bugün ortaya çıkıyor. Davos’ta yapılan tartışmaları inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. Doğruları cesaretle haykırdığımız için yıllardır bize demediklerini bırakmayanlar şimdi bakıyorsunuz bizimle aynı cümleleri kuruyor. Küresel adaletsizliklerden, küresel sistemin çarpıklıklarından bahsediyor. Tekrar ediyorum; Birileri umutsuzluk yaymaya çalışabilir. Felaket tellalları 23 yıldır yaptıkları gibi yine karamsar tablolar çizebilir. Bunların hiçbirine aldırmayacağız. Ekonomik tetikçilerin öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz. Şundan buradaki tüm kardeşlerim emin olsun; Türkiye’nin yolu da bahtı da hamdolsun açıktır. Önümüzde yeni kapılar aralanacak. Karşımıza yeni fırsatlar çıkacak. Tahminlerimizin de ötesinde imkanlar belirecek. Türkiye yüzyılı yürüyüşümüz inşallah daha da hızlanacak. Destanlarımızın ezberden okunacağı, zafer marşlarımızın tüm dünyada yankılanacağı, başarılarımızı dost düşman herkesin konuşacağı, sonunda büyük ve güçlü Türkiye’nin olduğu yepyeni bir yolculuktayız. İnşallah bu yolu da son 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte alacağız. Bugün hayal gibi görünen nice hedefe yine hep beraber ulaşacağız. Biz buna yürekten inanıyor, iş dünyamıza ve aziz milletimize güveniyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum."Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran’da katıldı.
Asmacık Sosyal Tesisi açılış için gün sayıyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:45 Asmacık Sosyal Tesisi açılış için gün sayıyor Yunusemre Belediyesi’nin Yuntdağı mahallelerinden Asmacık’ta yapımını tamamladığı sosyal tesis, açılış için gün sayıyor. Toplam 375 metrekarelik kullanım alanına sahip tesis, bölge halkına uzun yıllar hizmet verecek. Yunusemre Belediyesi, Yuntdağı bölgesinde hayata geçirdiği çalışmalarla mahallelerin ihtiyaçlarına çözüm üretmeye devam ediyor. Muhtarlık binası ve sosyal tesisi bulunmayan Asmacık Mahallesi sakinlerinin ihtiyacına cevap verecek olan Asmacık Sosyal Tesisi’nde çalışmalar tamamlandı. Açılışa hazır hale gelen tesis, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan toplu açılış töreniyle hizmete girecek. Yunusemre Belediyesi olarak vatandaşların ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını belirten Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, "Yuntdağı Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaçları bizim için son derece önemli. Bizden önceki yönetim tarafından başlatılan projeyi tamamlayarak halkımızın hizmetine sunuyoruz. Bölge halkımızın ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 375 metrekare kapalı alana sahip Asmacık Sosyal Tesisimizin açılışını Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştireceğiz. Tesisimizde hem muhtarlık binası hem de sosyal tesis bölümü bulunuyor. Asmacık’ta yaşayan vatandaşlarımız artık modern ve konforlu bir sosyal tesise kavuşmuş olacak" dedi.
Bakan Kurum: "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:45 Bakan Kurum: "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz" dedi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığında toplandı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Komisyon Başkanı Derya Yanık, "Barınma hakkı malum olduğu üzere sadece bir konut meselesi değil, insan onuruna yaraşır bir hayatın, güvenliğin, sağlığın ve toplumsal huzurun temel şartıdır. Anayasamızın 57’inci maddesi de nitekim devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevini açıkça yüklemektedir. Aynı şekilde uluslararası insan hakları belgelerinde de barınma hakkı vazgeçilmez bir sosyal hak olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede komisyonumuz ve alt komisyonlarımız barınma hakkını insan hakları perspektifiyle ele almakta, özellikle kırılgan gruplar, afet mağdurları, çocuklar ve dezavantajlı kesimler bakımından süreci yakından takip etmektedir" ifadelerini kullandı. "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, barınma konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmaları hakkında Komisyona bilgi verdi. Bakan Kurum, "Milletimizin ev sahipliği oranını olabilecek en yüksek seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef için de gerek sosyal konut gerekse diğer tüm enstrümanları kullanarak adımlarımızı atıyoruz. Bu noktada inşaat sektörümüzün dünyadaki yerini vurgulamam lazım. Türk müteahhitlerimiz 137 ülkede faaliyet gösteriyor. Daha da önemlisi ‘En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz. Bu gücümüzü sahada da etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bugüne kadar her afette devletimiz yaraları sarmak için hızla gereken her şeyi yapmış, milletimizle el ele afete uğrayan şehirlerimizi ayağa kaldırmıştır. Elazığ, Malatya, İzmir ve Düzce’deki depremlerde, Antalya ve Muğla’daki yangınlarda, Kastamonu, Sinop, Bartın, Giresun, Rize ve Trabzon’daki sellerde kısa sürede aksiyon aldık, 47 bin afet konutunu sosyal donatılarıyla tamamladık" dedi. "Şu ana kadar 26 ilde 96 bin 272 hak sahibini belirledik" Sosyal devlet anlayışıyla şimdiye kadar TOKİ’nin 1 milyon 750 bin sosyal konutu hizmete sunduğunu belirten Kurum, "Son olarak da Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi ile 500 bin sosyal konutla sosyal konut alanında bir devrim yapıyoruz. 500 bin sosyal konutumuzu, yine devletimizin gururu TOKİ 81 ilimizde inşa edecek. Milletimiz projemize inandı, devletimize güvendi ve 5 milyondan fazla geçerli başvuru oldu. Kuralarımızı çekmeye başladık. Şu ana kadar 26 ilde 96 bin 272 hak sahibini belirledik. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak, 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız. Yüzyılın Konut Projesi’nde bütüncül bir anlayışla çalışıyor, yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan yapılar değil, altyapısı tamamlanmış, çevresiyle uyumlu ve yaşam kalitesi yüksek yerleşim alanları olarak tasarlıyor ve vatandaşlarımızın beklentilerine bütüncül bir çözüm sunuyoruz. Yine proje kapsamında planlanan mahalle kültürünü yaşatacağımız 500 mahalle konağımızda anaokulları, el sanatları üretim merkezi, spor salonları, misafirhaneler, camiler de inşa ediyoruz" şeklinde konuştu. "Vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem olarak değerlendiriyoruz" Türkiye’nin konut üretiminde güçlü bir kurumsal kapasiteye sahip olduğunun altını çizen Kurum, "Bu büyük kurumsal kapasite sayesinde elbette her sorunu çözeceğimizi veya tüm talepleri karşılayabileceğimizi iddia etmiyoruz. Ama bugünlerde kuralarını süratle çektiğimiz 500 Bin Sosyal Konut Projemiz gibi yenilikçi ve Türkiye’yi hedeflerine ulaştırma potansiyeli taşıyan projelerimizle hem konut arzını artırıyor, hem de bazı temel sorunlara çözüm üreterek yolumuza devam ediyoruz. Özellikle de vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem ve vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak bir çalışma olarak değerlendiriyoruz. Bu milletin istikbali için on yıllar boyunca alın teri dökmüş emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları bir nebze olsun hafifletmenin ev alma umudu olmayan gençlerimizi o umuda eriştirmenin bir enstrümanı olarak görüyoruz" dedi.
Bakan Göktaş: "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:37 Bakan Göktaş: "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" dedi. Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesiyle çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında 7’inci kez toplandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen komisyonda suça sürüklenen çocuklara ilişkin yürütülen çalışmalar ele alındı. "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü" Komisyonun açılışında konuşan Bakan Göktaş, son dönemde herkesi derinden etkileyen olaylara şahit olduklarını ve bu olayların suça sürüklenen çocuklar konusunun tüm boyutlarıyla tekrar ele alınmasını gerektirdiğini kaydetti. Yaşanan olayların merkezinde toplumun adalet beklentisi ve çocukların suça itilmesini üreten risk zinciri olmak üzere üzerinde durulması gereken iki konu olduğunu belirten Göktaş, "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu kaybın acısını beraber yaşadık. İlk günden itibaren ailelerin yanında olduk. Adli süreçlerin yakın takipçisi olduk. Bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim ki, adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımı birbirinin alternatifi değildir. Çocuğu suça iten zinciri kırmak da toplum güvenliğinin kalıcı şartıdır. Burada şu parantezi açmak isterim. Bakanlık olarak mağdurun çocuk olduğu vakalarda davaya katılmamız, mağdur çocuğun yaşam hakkı başta olmak üzere tüm haklarını koruma sorumluluğundan kaynaklanır. Mağdur çocuğun ailesinin yalnız bırakılmaması görevimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim üzerimize düşen görev, bu iki gerçeği aynı anda birbirini zedelemeden güçlendirmektir" açıklamasında bulundu. Bakan Göktaş, karşılaştıkları vakalarda suça sürüklenmenin çoğu kez anlık bir kararla değil, birikerek büyüyen bir ‘risk zinciri’yle oluştuğunu sözlerine ekleyerek, bu zincirin ilk halkasında okuldan kopma, ikinci halkada sağlıksız aile içi dinamikleri, üçüncü halkada ise sokak ve akran çevresi var olduğunu dile getirdi. Geçen yıl bakanlık olarak gerçekleştirdikleri ‘Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı’nın suça sürüklenen çocuk sorununa çözüm üretmek için önemli veriler gösterdiğini kaydeden Göktaş, çalıştay ile dijital dünyanın aile yapısı üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ortaya koyduklarını söyledi. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün suça sürüklenen çocuk ve gençlere ilişkin gerçekleştirdiği araştırmalara değinen Göktaş, suça sürüklenme zincirinin diğer halkasında dijital alan üzerinden kurulan temaslar, yönlendirmeler ve örgütlenmelerin yer aldığını bildirdi. "Çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz" Göktaş, Bakanlık olarak çok katmanlı risk zincirini kırmak için üç düzeyde hareket ettiklerini ve bunun ilk düzeyinin erken müdahale olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi: "Bu amaç doğrultusunda sosyal risk haritaları oluşturduk. Böylelikle ilçe, mahalle ve hatta hane ölçeğinde muhtemel tehditleri bütüncül bir yaklaşımla izliyoruz. Sosyal risk haritası dinamiktir. Sosyal risk haritaları, önleyici hizmetlerimizi güçlendiren önemli bir araçtır. Bu çalışmayla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Çocuğun suça sürüklenmesi, çocuk ihmali ve sosyal ekonomik yoksunluk sosyal risk haritalarımızın pilotlarını tamamladık. Diğer yandan Çocuklar Güvende mobil ekiplerimizle risk altındaki çocukları okul, aile ve sosyal çevrelerinde eş zamanlı takip ediyoruz. Herhangi bir ihbar aldığımızda doğrudan müdahale ediyoruz. Aralık ayında hizmete sunduğumuz Çocuklar Güvende web sitesi ve mobil uygulamasıyla çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz. Aynı zamanda riskli durumlarda doğru desteğin devreye girmesini sağlıyoruz." Çok katmanlı risk zincirini kırmak adına gerçekleştirdikleri çalışmaların ikinci düzeyinin aileyi güçlendiren koruyucu ve önleyici hizmetler olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, riskin derinleştiği ve çocuğun korunmasının ivedilik kazandığı durumlarda ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde danışmanlık, eğitim, sağlık ve gerektiğinde barınma gibi tedbir kararlarının hızla alınmasını ve uygulanmasını sağladıklarının altını çizdi. Bakan Göktaş, öte yandan suça sürüklenen çocuklar gibi ihtisas alanlarında çalışan çocuk evleri sitelerine belirli risk gruplarına özelleştirilmiş hizmet sunduklarını da belirterek, sadece geçici bir yardım değil, okul devamı, güvenli çevre ve düzenli takip üzerinden suça sürüklenmeyi ortadan kaldırabilecek bir müdahale sistemi de yürüttüklerini sözlerine ekledi. "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" Bakan Göktaş, üçüncü düzeyin ise yoğun ve ihtisaslaşmış müdahale olduğunu söyleyerek, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirici Bakım modelini geliştirdik. Bu modelle ilk kez sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında bir araya getirdik. Suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklarımıza yönelik destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduk. Halihazırda bugün 12 ilimizde ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde bu modeli uyguluyoruz. Kısa sürede olumlu sonuçlar almaya başladığımızı özellikle belirtmek isterim" değerlendirmesinde bulundu. Komisyonun çalışmasını suça sürüklenmeyi üreten risk zincirini toplumun vicdanıyla birlikte ele alan kurumsal bir eşik olarak gördüklerini aktaran Göktaş, "Adalet ve güvenlik boyutunda yürüyen süreçlerle, sosyal hizmet müdahalesinin eş zamanlı ilerlemesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Amacımız mağduru koruyan, adaleti geciktirmeyen ve suça sürüklenmeyi kaynağında durduran bir sistemi hep birlikte kurmaktır. Bu anlamda sizlerin kıymetli görüşleri ve önerileri bizler açısından son derece değerlidir. Komisyonunuzun bu alanda hazırlayacağı rapor bizim için yol gösterici olacaktır" şeklinde konuştu. Komisyon toplantısı, Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘suça sürüklenen çocuklara’ ilişkin gerçekleştirdiği sunumla devam etti.