POLİTİKA
Bakan Güler: "Yaşanan krizler, güçlü bir devlet olmanın ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" 19 Mart 2026 Perşembe - 14:30:51 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Yaşanan krizler, güçlü bir devlet olmanın ve caydırıcı bir askeri güce sahip bulunmanın ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" diyerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücünü artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Millî Savunma Bakanı Güler, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin artan güvenlik riskleri karşısında güçlü ve caydırıcı yapısının önemine işaret etti. Güler, mesajında bayramların millî ve manevi değerlerin hatırlandığı, kardeşliğin pekiştiği özel zamanlar olduğunu belirterek, "Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, dayanışma ruhumuzu güçlendiren müstesna günlerden biri olan Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Bayramın tüm millete sağlık ve huzur getirmesini dileyen Güler, "Bu mübarek bayramın ülkemize, asil milletimize ve Millî Savunma Bakanlığı ailesinin tüm seçkin mensuplarına sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyor, bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum" dedi. Küresel ve bölgesel gelişmelere de değinen Güler, içinde bulunulan dönemin belirsizliklerin arttığı ve güvenlik dengelerinin hızla değiştiği bir süreç olduğuna dikkati çekerek, "Güney coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde yaşanan krizler, güçlü bir devlet olmanın ve caydırıcı bir askeri güce sahip bulunmanın ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesinin artırılması için yoğun şekilde çalıştıklarını belirten Güler, "Bu bilinçle kahraman ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini artırmak için gece gündüz demeden sürekli çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Güler, yerli ve milli savunma sanayisinin katkılarıyla ordunun her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayarak, "Hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, denizlerimizde ve semalarımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sağlayan faaliyetlere kadar geniş bir alanda görevlerimizi başarıyla icra ediyoruz" dedi. Şehit ve gazilere de mesajında yer veren Güler, "Hiç şüphesiz bugün milletçe huzur içinde bayram idrak edebiliyorsak bunda en büyük pay, vatan uğruna gözünü kırpmadan canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve fedakârlıklarıyla tarihimize altın harflerle yazılan kahraman gazilerimize aittir" ifadelerini kullandı. Şehit aileleri ve gazilerin her zaman baş tacı olduğunu belirten Güler, onların fedakârlıklarının en büyük ilham kaynağı olduğunu kaydetti. Cumhuriyetin ikinci asrında "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade eden Güler, "Daha güçlü, etkin ve caydırıcı bir Türk Silahlı Kuvvetleri için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz" dedi. Mesajının sonunda tüm personelin bayramını kutlayan Güler, "Kendisine tevdi edilen tüm vazifeleri azim, kararlılık ve fedakârlıkla yerine getiren kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın gözlerinden öpüyor, hepinize sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum" ifadelerine yer verdi.
19 Mart 2026 Perşembe - 13:34 AK Parti Çanakkale Milletvekili Gider: "İran’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Türkiye’nin İran’ın toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu ifade ederek, "İran’la ilgili kararı İran halkından başka hiçbir makamın veremeyeceğini söylüyoruz. Bu konuyla ilgili yerimiz de, tavrımız da gayet net. İsrail kendisini düşünüyorsa bize bulaşmaz. Biz savaşa girmek istemeyiz. Savaş mecburiyet değilse cinayettir. Ama kim saldıracaksa onlarla ilgili de hiçbir korkumuz yoktur" dedi. Milletvekili Gider, CHP’yi de eleştirerek, "CHP, AK Parti’nin alternatifi değildir. CHP, AK Parti iktidarına bir zarar veremez. Bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında seçime girebilecek ikinci bir lider yoktur" diye konuştu. AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı tarafından AK Parti İl Başkanlığı binasında bayramlaşma programı düzenlendi. Bayramlaşmaya AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti MYK Üyeleri Jülide İskenderoğlu ve Naim Makas, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, Kadın ve Gençlik Kolları yönetimi, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bayramlaşma öncesi AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın videolu bayram mesajı izlendi. "İran’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız" Bayramlaşma programında konuşan Milletvekili Ayhan Gider, 24 yıldır iktidarda olan bir parti olduklarını belirterek, "Parti kapatma davaları yaşadık. İktidardaki bir parti, parti kapatma davaları yaşadı. 17-25 Aralık darbe girişimleri, 15 Temmuz darbe girişimleri, Gezi kalkışması, yani bu 24 yıl öyle hiç güllük gülistanlık geçmedi. Ama bu 24 yılda ne memleketi imar etmekten, ihya etmekten vazgeçtik, ne uluslararası arenada söz sahibi olmak için, hem ülke içinde güçlenmekten hem de uluslararası aktörlerle birlikte yol yürümekten hiç vazgeçmedik. Çünkü hani meşhur laftır 100 senede bir lider gelir derler. Recep Tayyip Erdoğan çok ender rastlanacak bir liderdir. Ancak öyle bir liderle böyle bir yol yürünebilirdi. Ancak böyle bir liderle hem bunlara karşı mücadele edip, hem de gelişme sağlanabilirdi ve bunları sağladık. Suriye’de başından beri duruşumuz netti. Esad’ın kaçmasına bir hafta kalan CHP, Esad’la irtibata geçmemiz gerektiğini söylüyor. Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda bizim tavrımız çok netti. Ama birileri sınırları PYD korusun diyordu. Bugün Allah’a şükür ki Suriye’de öne sürdüğümüz tezlerin tamamını gerçekleştirdik. Ukrayna-Rusya Savaşı’nda iki tarafla da görüşebilen tek devlet biziz. Bugün İran’da biraz önce Sayın Cumhurbaşkanımız da söyledi. İsrail kışkırtmasıyla bir Amerikan saldırısı söz konusu. Her platformda söylüyoruz. İran’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız. İran’la ilgili kararı İran halkından başka hiçbir makamın veremeyeceğini söylüyoruz. Bu konuyla ilgili yerimiz de, tavrımız da gayet net. Ben soranlara diyorum ki İsrail kendisini düşünüyorsa bize bulaşmaz. Biz savaşa girmek istemeyiz. Savaş mecburiyet değilse cinayettir. Ama kim saldıracaksa onlarla ilgili de hiçbir korkumuz yoktur" dedi. "Özgür Özel yapılan her denemede ürküyor" Savunma sanayiinde aldıkları yolun çok net olduğunu ifade eden Milletvekili Gider, "Ama ne dedi CHP, dedi ki ’Sinop’ta deneme yapmayın, balıklar ürküyor.’ Balıklar ürküyor mu bilmiyorum ama çok emin olduğum bir şey var ki, Özgür Özel yapılan her denemede ürküyor. Ve ürkütmeye de devam edeceğiz. Silah ürettikçe dediler ki, ’Bunlar Suriye’de kullanılıyor. İnsan haklarına aykırı.’ Utanmadan dediler ki, ’Karabağ Ermenistan’dadır, bu konu bizi ilgilendirmiyor.’ ’Libya’da ne işimiz var, Irak’ta ne işimiz var.’ Ve en son ’S-400’leri niye aldınız?’ dediler. Sanki anlatsan anlayacak. Geçen diyorlar ki, ’S-400 aldınız ya, nereye kurdunuz.’ Sana ne, bunu her subay da bilmiyordur. Ben hiç merak etmedim. Çünkü S-400’ün nereye kurulması gerekiyorsa, Türk ordusu onu oraya kurmuştur. Sen S-400’ü boş ver. Onun kurulacağı yeri uzmanları bilir. Sen merak ediyorsan bilmen gereken bir şey var. Bugün savunma sanayii yüzde 83’lük yerlilik oranına ulaştı. Sen bunu bil. Başka bilmek istiyorsan artık savunma sanayii sektöründe 3 bin 500’den fazla firma ve yüz binden fazla nitelikli insan çalışıyor. Sen bunu bil. Dünyaya satılan her yüz insansız hava aracından 65 tanesini biz satıyoruz. CHP çok merak ediyorsa bunu bilsin, S-400’den ona ne. Onu bu niye ilgilendirir?" diye konuştu. "CHP AK Parti’nin alternatifi değildir" CHP’nin AK Parti’nin alternatifi olamayacağını kaydeden Gider, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, AK Parti’nin alternatifi değildir. CHP AK Parti iktidarına bir zarar veremez. Bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında seçime girebilecek ikinci bir lider yoktur. Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidarda tutacaksa bu ekip tutacak ama bu ekip benlik davasına düşerse, birbirine bulaşmaya başlarsa, işte o zaman sendeleriz. Rakip başka partiler değil, rakip de kendimiziz. Memleket bir yana, ben bir yana diyen kim varsa işte Recep Tayyip Erdoğan’ın rakibi odur. Bu memleketin lideri, reisi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Büyük küçük bütün reisçikler işine bakacak. Hepimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yolda ne kadar yürüyebiliyorsak, bunu memleket için çok şey yaptık değil de rabbime giderken en azından bunlarla gideceğiz diye iç huzur için yapacağız. Yoksa bırakın muhalefeti. Recep Tayyip Erdoğan, kendi parti içindeki arkadaşları dinleseydi daha Gezi olaylarında bu memleket yerle yeksan olurdu. 17-25 Aralık’ta o başbakan kanunlar çıkarmaya uğraşıyordu, yerle yeksan olurduk. Recep Tayyip Erdoğan AK Parti’nin başındadır, herkes işine baksın. Recep Tayyip Erdoğan memleketin başındadır, Cumhurbaşkanıdır, herkes işine baksın. Önümüzdeki dönemde tekrar aday olur mu, olmaz mı böyle bir tartışma söz konusu bile değil. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhurbaşkanlığı bırakma lüksü yoktur. Dünyanın içinden geçtiği böyle bir dönemde, bütün şartların değiştiği, bütün kuralların değiştiği, devlet başkanlarının evinden alındığı veya evinden vurulduğu bir dönemde Recep Tayyip Erdoğan gibi liderin torun büyütme, tatil yapma, evinde dinlenme özgürlüğü yoktur. Bu paye değil, görevdir. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız görevinin başındadır." Konuşmasının ardından AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti MYK Üyesi Jülide İskenderoğlu, AK Parti MYK Üyesi Naim Makas, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, Kadın ve Gençlik Kolları yönetimi partililerle bayramlaştı.
Prof. Dr. Akdağ’dan ETSO’ya ziyaret
08 Ocak 2026 Perşembe - 14:28 Prof. Dr. Akdağ’dan ETSO’ya ziyaret Önceki Dönem Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek devam eden restore çalışmalarını ve yenilenen hizmet alanlarını ziyaret etti. Yapılan çalışmaları beğeniyle karşıladığını ifade eden Prof. Dr. Akdağ, ETSO’nun kurumsal kimliğine yakışır bir dönüşüm süreci yürütüldüğünü belirtti. Ziyaret kapsamında TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın’ı makamında ziyaret eden Prof. Dr. Akdağ ile Erzurum’un ekonomik gelişimi, sanayi altyapısı ve yatırım ortamı üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmede özellikle 2. Organize Sanayi Bölgesi kapsamında Erzurum’a kazandırılan yeni yatırımlar ile hali hazırda devam eden yatırımlar ele alındı. ETSO Başkanı Saim Özakalın, Erzurum’un sahip olduğu teşvik avantajlarının yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayarak, "2. OSB ve açılması planlanan Mesleki ve Teknik Liselerin sayesinde ilimizde üretim, istihdam ve katma değeri artıracak yatırımların sayısı her geçen gün artıyor. ETSO olarak yatırımcılarımızın önünü açan, süreci kolaylaştıran her adımı desteklemeye devam ediyoruz" dedi. Prof. Dr. Recep Akdağ ise Erzurum’un stratejik konumu, teşvik imkanları ve gelişen sanayi altyapısıyla güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Yapılan çalışmalar ve hayata geçirilen yatırımlar, Erzurum’un ekonomik geleceği açısından son derece kıymetlidir. Odanın bu süreçte üstlendiği rol takdire şayandır" ifadelerini kullandı. Görüşme sonunda Başkan Saim Özakalın, Prof. Dr. Recep Akdağ’a ETSO Tarih Kitabı hediye etti. Ziyaret, karşılıklı iyi dilek ve temennilerin ardından sona erdi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Özgür Özel siyaset yapmıyor, iftira üretim merkezi olarak çalışıyor"
08 Ocak 2026 Perşembe - 14:25 AK Parti Sözcüsü Çelik: "Özgür Özel siyaset yapmıyor, iftira üretim merkezi olarak çalışıyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özgür Özel siyaset yapmıyor, iftira üretim merkezi olarak çalışıyor. Her gün ‘yalan siyaseti’nde yeni bir rekor kırıyor" dedi. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarının bir kere daha siyasi alanın dışına çıktığını ifade etti. Çelik, "Özgür Özel siyaset yapmıyor, iftira üretim merkezi olarak çalışıyor. Her gün ‘yalan siyaseti’nde yeni bir rekor kırıyor. Özgür Özel siyasi tarihimizin en çirkin iftiralarını üretiyor. Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımızın yabancı bir devlet başkanıyla pazarlık yaparak meşruiyet arayışı içinde olduğunu ya da icazet almaya çalıştığını söylemesi, siyasi tarihimizin en büyük yalanıdır. Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımızın yabancı bir devlet başkanı tarafından tehdit edildiğini, bu nedenle pazarlık yaptığını söylemesi, siyasi akıldan ve ahlaktan tamamen yoksun sözlerdir. Türkiye’de ve dünyada Özgür Özel’in sözlerini ciddiye alacak tek bir kişi yoktur. Özgür Özel’in Türkiye hakkında gerçek bir siyasi perspektifi yok. Ülkemizin etrafındaki gelişmeleri anlamıyor. Dünyadaki gelişmelerden haberi yok. Cumhurbaşkanımızın iradesini, bölgesel ve küresel karşısındaki yaklaşımını anlaması mümkün olmadığı için yaptığı tek iş iftira kampanyasıdır. Cumhurbaşkanımızın bölgesel ve küresel gelişmelerde nasıl bir yol izleyeceğini tüm dünya takip etmektedir. Özgür Özel’in bu dinamikleri iyi takip edip, öğrenme sürecine girmesinde fayda vardır" dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım"
08 Ocak 2026 Perşembe - 14:10 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini ifade etmek isterim. Bölge halklarının ve özellikle Suriye’deki bütün unsurların birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu, bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım ve 10 Mart mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan bir yaklaşımdır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği’ni ziyaret etti. Kurtulmuş, 2026 yılının hem Türkiye’ye hem insanlığa barış, esenlik, iyilikler ve güzellijkler getirmesi temennisinde bulunarak, "Mecliste olan gelişmeleri yakinen takip edip, Türkiye siyasetinin nabzının attığı, Türk demokrasisinin kalbinin olduğu bu yüce mekanda, bu gazi mekanda olan biteni millet adına gözlemliyorsunuz" ifadelerini kullandı. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda nasıl bir ortak rapor ortaya çıkacağı sorusu üzerine, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na verdikleri katkılar için hem bütün siyasi partilere, bütün siyasi partilerin yöneticilerine, hem de komisyonda görev yapan arkadaşlarımıza buradan teşekkürü ifade etmek bir borçtur. Gerçekten fevkalade üst düzey bir demokrasi örneği ortaya konuldu. Toplumun farklı kesimleri dinlendi. Herkes birbirinin sözünü büyük bir dikkate, sizler 20 toplantının hepsini takip ettiniz. Herkes katılmadığı fikirler olsa bile büyük bir dikkatle, büyük bir nezaketle karşı tarafı dinledi. Demokratik olgunluk içerisinde, çoğulculuk anlayışıyla ve çok güçlü bir demokratik katılımla komisyon bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü. Şimdi nihayet son safhaya girdik. Siyasi partilerimizin, komisyona katılan siyasi partilerimizin hepsi kendi raporlarını hazırladılar ve başkanlığa sundular. Böylece her parti bu konuyla ilgili kendi siyasal tutum belgesini kamuoyuna deklare etmiş oldu. Tabii partilerimizin ortaklaştığı noktalar var, ayrıştıkları noktalar var, bundan sonra çok titiz bir şekilde ortaklaşılan noktaları çoğaltarak, şu anda ayrılmış gibi görülen, ayrışmış gibi görülen noktalarda da eğer yapılabilirse bir mutabakat ortaya koyarak nihayet raporu hazırlayacağız. İki toplantı yaptık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, arkadaşlarımızın hepsi iyi niyetle ve uzlaşı arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar. Çok uzun olmayan bir vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin altına konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak. Komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacak. Örgütün silahları bıraktığının tespit edilmesinden sonra yasal düzenlemelerle ilgili teklifler Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na sunulacak. Bundan sonrası Meclis Genel Kurulunda partilerin çalışmaları ile tavsiye edilen konulardaki yasal hazırlıkların yerine getirilmesidir" dedi. "Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün hem Suriye’nin geleceği için hem de bölgemizin geleceği için fevkalade hassas olduğunu düşünüyoruz" Suriye konusundaki soru üzerine Kurtulmuş, "Son derece kırılgan bir ortam olduğunu biliyoruz. En başından itibaren, Suriye devriminin gerçekleştiği dakikadan itibaren söylediğimiz şey şudur; biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün hem Suriye’nin geleceği için hem de bölgemizin geleceği için fevkalade hassas olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla Suriye’nin toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir gelişmeye müsaade edilmemesi Suriye halkının menfaatinedir. Ayrıca Suriye’de yeni yönetimin katılımcı, çoğulcu bir anlayışla bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği yeni bir düzeni, yeni bir sistemi Suriye’de inşa etmesi de Türkiye’nin önemli önceliklerinden birisidir. Şimdiye kadar zaten çok çekmiş olan, uzun yıllar iç savaştan, uzun yıllar, on yıllar boyunca süren diktatör bir rejimden çok çekmiş olan Suriye halkının artık herkesin temsil edildiği güçlü bir demokratik yapıya her şeyden fazla ihtiyacı olduğu ortadadır. Bunun için de toplumdaki bütün farklı kesimlerin temsil edildiği bir yönetim anlayışını teşvik ediyoruz. Bu konuda da fikirlerimizi, telkinlerimizi hem Suriye yönetimine hem de ilgili taraflara sürekli bu tavsiyeleri ifade etmeye çalışıyoruz. Tabii ki bizim bölgedeki yaklaşımımızla özellikle bazı ülkelerin bölge politikalarındaki yaklaşımları arasında çok büyük bir zıtlığı da ifade etmek zorundayız. Biz Türkiye olarak bölgede Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Acemlerin, Sunnilerin, Şiilerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin, herkesin birlikte beraber yaşamasının, yani daha fazla entegrasyonun ve iş birliğinin esas olduğu bir siyasi istikamette işlerimizi görmeye davet ediyoruz. Ama biliyoruz ki bazı bölge ülkelerinin temel amacı bu bölgeyi daha fazla parçalamak, daha fazla bölmek, etnik, dini ve mezhebi temellerde bölge halklarını birbirine düşman hale getirmek" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş şöyle konuştu: "Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini ifade etmek isterim. Çok net söylüyorum, İsrail Suriye’deki Sünni Arapları sevmiyor da İsrail Suriye’nin Kürtlerini seviyor değildir. Yani kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir. Bölge halklarının ve özellikle Suriye bağlamında Suriye’deki bütün unsurların birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu, bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım ve 10 Mart mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu Suriye Kürtlerinin lehine olandır. Bu Suriye Araplarının lehine olandır. Bu Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan bir yaklaşımdır." "16 Ocak’ta ilk mahkeme olacak, Meclisin hukuk bürosu da bu mahkemeyi sonuna kadar takip edecek" Meclis’teki istismar iddialarına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Ayın 19’u, yanılmıyorsam 19 Kasım’da konu bize geldi. Biz 20 Kasım sabahı soruşturmalarımızı başlattık. Bunun sonucu olarak 5 kişi adli makamlara sevk edildi. 4 tanesi mahkeme tarafından tutuklandı, birisi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Daha sonra soruşturmayı derinleştirdik. Bu süreçte ihmali görülen bir yönetici önce zaten ilk anda aşağı alınmıştı. Daha sonra da ceza verilerek, idari görevinden uzaklaştırıldı. Dolayısıyla idari soruşturma yapılabilecek en süratli, en titiz, en etkin şekilde yerine getirildi. Zaten mahkemenin büyük oranda iddianamesinin esası da bizim yaptığımız idari soruşturmalarda ortaya çıkan suçlamalardı. Bu süreçte üzerimize düşeni Meclis olarak yaptık. En ufak bir ihmal, kayırma, bir örtme yoktur. Böyle bir iddiayı ortaya koymak da en hafif tabiriyle gerçekten usulsüzlüktür, haddini bilmezliktir. Komisyon üyeleri her aşamada bilgilendirildi. Bütün partilere şu söylendi ki; bu süreci isterseniz başından sonuna kadar takip edecek arkadaşlarımızı temsilci olarak görebilirsiniz. Yine aynı şekilde siyasi parti grupları da bu süreçle ilgili bilgilendirildi. Son derece açık, şeffaf, etkin bir soruşturma. 16 Ocak’ta ilk mahkeme olacak. Meclisin hukuk bürosu da bu mahkemeyi sonuna kadar takip edecek" şeklinde konuştu. "Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışması şarttır" Bir başka soru üzerine Kurtulmuş, "Cumhuriyet tarihimizin en ağır sorunu, en yakıcı sorunu, 102 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılında başımıza bela olmuş terör sorununu çözmek için Meclis’teki bütün siyasi partiler bir araya gelip dünyaya örnek olacak bir etkinlikle ve demokratik olgunlukla bir komisyon çalışması yapıyor. Bu meclis mi etkisiz bir meclistir. Ayrıca bütün yasal çalışmalar, herkesin katıldığı, kendi fikrini söylediği, yeri geldiği zaman dozu yüksek bile olsa tartışmalarla her türlü müzakerenin yapılabildiği, fikir özgürlüğünün sonuna kadar kullanılabildiği bir meclis. Bu meclis mi etkisiz bir meclistir? Bu Türkiye’de maalesef belli dönemlerden kalma bir hastalık. Açık konuşuyorum, ya Meclisteki çay çorba gündeme gelir, ya milletvekilleri bedava arabaya biniyorlar, bedava uçaklara biniyorlar gibi birtakım algılarla Meclisi hep itibarsızlaştırmaya çalışan bir odak var Türkiye’de. Tam tersi de evet Meclisin daha fazla, daha etkili çalışması için görev milletvekillerine düşüyor. Hep beraber eksik taraflar varsa ki, var, biz de görüyoruz, o eksik tarafların giderilebilmesi için çalışmak Meclise düşüyor. Meclisi itibarsızlaştırmanın kimseye faydası yoktur. Türkiye demokrasisinin kalbi burasıdır ve orayı en itibarlı hale getirmiyor. Milletin nezdinde de problem çözen bir mercii haline getirmek zaten demokrasinin gereğidir. Dolayısıyla bu çerçevede hepimizin hem eylemlerimizle hem söylemlerimizle Meclisin itibarını yükseltmemiz lazım" diye konuştu. Anayasa değişikliği konusunda Kurtulmuş, "Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışması şarttır. Partilerimizin bildiğim kadarıyla hemen hepsinin geçmiş dönemlerde anayasa teklifleri var. Ama Türkiye’nin hangi konularda neye ihtiyacı olduğunu, sivil, demokrat, katılımcı, kuşatıcı, özgürlükçü, Türkiye’nin 21. yüzyıl hedeflerini yakalamasına vesile olacak yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Ama anayasa meselesini özellikle komisyon çalışmaları çerçevesinde tamamıyla dışarıda tuttuk. Konumuz orada terörün sona erdirilmesi. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde bir ödev olarak yeni bir anayasa duruyor" şeklinde konuştu. "Gazze soykırımına sessiz kalanlar, en büyük kötülüğü kendilerine yapmışlardır" İsrail’in Filistin’e karşı saldırılarını sürdürmesine yönelik soru üzerine Kurtulmuş, "Biz ilk andan itibaren Gazze’deki meselelerin karşısında insanlık cephesinin onurlu öncüleri olarak her platformda karşı çıkmaya özel bir gayret gösterdik. Sayın Cumhurbaşkanımız, ilgili bakan arkadaşlarımız, Meclis başkanı olarak ben de katıldığım bütün uluslararası toplantılar, konu ne olursa olsun mutlaka meseleyi Gazze konusuna getirerek, orada işlenen insanlık suçlarına dikkat çektik. İsrail’in gerçekleştirdiği apaçık soykırıma bir insan olarak ve insanlık cephesinin önemli bir üyesi olarak, Türkiye olarak her platformda karşı çıktık. Aslında Auschwitz’deki soykırımı, Srebrenica’daki soykırımı ve Gazze’deki soykırımı, bu üçünü birbirine çok benzetiyoruz. Her birisinde aslında sadece o soykırımın muhatapları değil, aynı zamanda insanlık da önemli bir geçiş dönemine girdi. Gazze soykırımı dünyada yeni bir dönemi başlatmıştır. Uluslararası alanda kuralın esas olmadığı, sadece gücün ve güçlüğünün sözünün geçerli olduğu ve maalesef arkasında siyasi ve askeri güç olanların da dilediklerini yaptığı bir dönemin kapısı sonuna kadar açılmıştır. Bu anlamda Gazze soykırımına sessiz kalanlar, en büyük kötülüğü kendilerine yapmışlardır. Birleşmiş Milletler kağıt üzerinde bir yapıdan ibarettir. Dünyanın hiçbir uluslararası kurum ve kuruluşunun artık fiili olarak bir fonksiyonu kalmamıştır. Böyle bir dünya artık uluslararası hukukun geçerli olduğu bir dünya değil, orman kanununun geçerli olduğu bir dünyadır" ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Endonezya’dan Ankara’da dışişleri ve savunma zirvesi
08 Ocak 2026 Perşembe - 14:05 Türkiye ve Endonezya’dan Ankara’da dışişleri ve savunma zirvesi Türkiye ile Endonezya arasında siyasi, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğini bütüncül bir bakışla ele almak amacıyla iki ülkenin dışişleri ve savunma bakanlarının katılımıyla Ankara’da toplantı düzenlenecek. Türkiye-Endonezya Dışişleri ve Savunma Bakanları Ortak Toplantısı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in ev sahipliğinde Endonezya Dışişleri Bakanı Sugiono ile Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin’in katılımıyla 9 Ocak tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’nun başkanlığında 12 Şubat 2025’te Endonezya’da yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) toplantısında ortak toplantı düzenlenmesi konunda mutabakata varılmıştı. İlişkilerin stratejik boyutları ele alınacak Toplantının Türkiye-Endonezya ilişkilerinin siyasi, savunma ve güvenlik, savunma sanayii, ekonomi ve ticaret gibi stratejik boyutlarının bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesine imkan sağlaması hedefleniyor. Bu kapsamda özellikle savunma sanayii alanında iki ülke arasında son dönemde kaydedilen gelişmelerin ele alınması, ortak üretim, teknoloji transferi, eğitim ve kapasite geliştirme başlıklarında iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik atılabilecek adımların değerlendirilmesi öngörülüyor. Toplantı kapsamında bir ortak bildirinin kabul edilmesi planlanıyor. Ortak bildiride, ikili ilişkilerin gündemindeki konuların yanı sıra bölgesel ve uluslararası meselelere de değinilmesi bekleniyor. Bölgesel ve küresel gelişmeler masada olacak Dışişleri Bakanı Fidan’ın Dışişleri ve Savunma Bakanları Ortak Toplantısı’nda ve Endonezyalı mevkidaşıyla gerçekleştireceği görüşmelerde, liderler düzeyinde ortaya konulan karşılıklı siyasi iradenin siyasi, ekonomik, savunma ve güvenlik alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine ivme kazandırdığını vurgulaması öngörülüyor. Fidan’ın ayrıca ikili ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının stratejik hedef olmaya devam ettiğini dile getirmesi, bu hedef doğrultusunda altyapı, enerji, ulaştırma, dijitalleşme, yapay zeka, yüksek teknoloji ve helal gıda gibi alanlarda somut adımlar atılabileceğini ifade etmesi bekleniyor. Kaynaklar Bakan Fidan’ın görüşmelerde kalkınma iş birliği kapsamında üçüncü ülkelerde hayata geçirilebilecek ortak projelere dikkat çekmesinin beklendiğini belirtirken, Gazze’deki süreç hakkında İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Ligi Gazze Temas Grubu üyesi olan Türkiye ile Endonezya arasındaki yakın eş güdümün sürdürülmesinin öneminin de vurgulanması öngörülüyor. Bakan Fidan’ın ayrıca Suriye’deki durum, Rusya-Ukrayna savaşı, Somali ve Sudan’daki gelişmeler ile Libya ve Myanmar dahil olmak üzere Asya-Pasifik bölgesindeki küresel ve bölgesel güvenliği ilgilendiren meseleler hakkında Türkiye’nin görüşlerini aktarması bekleniyor. Çok taraflı platformlarda iş birliği vurgusu Görüşmelerde Türkiye ve Endonezya’nın Birleşmiş Milletler, İİT, G20, ASEAN, MIKTA ve D-8 gibi çok taraflı platformlardaki iş birliğinin de ele alınacağı kaydedildi. Bu çerçevede Türkiye’nin "Yeniden Asya Girişimi" ile bölgenin barış ve refahına katkı sağlamayı, çok boyutlu ortaklıkları derinleştirmeyi ve sürdürülebilir istikrarı desteklemeyi hedeflediğinin vurgulanması, ASEAN Diyalog Ortaklığı girişimine yönelik Endonezya’nın çabaları ve desteğinden duyulan memnuniyetin dile getirilmesi bekleniyor. Türkiye-Endonezya ilişkileri İki ülke, tanklar, zırhlı araçlar, muhrip deniz araçları, füze sistemleri ile silahlı ve silahsız insansız hava ve deniz araçlarının ortak üretiminde iş birliğine devam ediyor. Endonezya ile Türkiye arasında imzalanan 48 adet KAAN Milli Muharip Uçağı ile 2 adet İstif Sınıfı Fırkateyne ilişkin sözleşmeler, savunma sanayii alanındaki ilişkilerin devamlılığını ortaya koyuyor.
Başkan Şeniz Doğan’a EGF’den ödül
08 Ocak 2026 Perşembe - 14:01 Başkan Şeniz Doğan’a EGF’den ödül Muğla’da Ege Gazeteciler Federasyonu tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne özel olarak bu yıl ilk kez düzenlenen "Ege’nin Enleri Ödül Töreni"nde Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "En Başarılı İlçe Belediye Başkanları" kategorisinde ödüle layık görüldü. Muğla’da gerçekleştirilen ödül törenine katılan Başkan Doğan, ödülünü Ege Gazeteciler Federasyonu yetkililerinin elinden aldı. Başkan Doğan, aldığı ödülün Merkezefendi’de hayata geçirilen katılımcı, sosyal ve halkçı belediyecilik anlayışının bir yansıması olduğunu ifade etti. "Başarılarımızı büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz" Yerel yönetimler alanında hayata geçirilen örnek çalışmalarla önemli bir başarıya imza atan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Bu anlamlı ödülü, Merkezefendi’miz için özveriyle çalışan ekip arkadaşlarım ve her zaman yanımızda olan hemşerilerimiz adına alıyorum. Halkın ihtiyaçlarını önceleyen, şeffaf ve sosyal belediyecilik anlayışımızın böylesine değerli bir platformda takdir edilmesi bizleri son derece onurlandırdı. Merkezefendi’miz için daha güçlü adımlar atmaya, kentimizin yaşam kalitesini yükselten projeler üretmeye ve başarılarımızı büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Başkan Doğan ayrıca, bu anlamlı organizasyona ev sahipliği yapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a, Ege Gazeteciler Federasyonu Başkanı Cem Kaytan’a ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
Başkan Kurnaz: "2026’da da yüksek tempoyla çalışacağız"
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:45 Başkan Kurnaz: "2026’da da yüksek tempoyla çalışacağız" Meclis toplantısında konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, 2026 yılında da 2025 yılındaki yüksek tempoyla çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini söyledi. İlkadım Belediye Meclisi Ocak Ayı Kapanış Toplantısı, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz başkanlığında gerçekleştirildi. İlkadım Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, açılış toplantısında komisyonlara devredilen gündem maddeleri oylanarak kabul edildi. Toplantıda konuşan Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım için daha iyisini yapabilmek adına var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Güçlü birliktelik, güçlü İlkadım" İlkadım’daki güçlü birliktelikle, İlkadım’ın geleceği için önemli kararlar aldıklarını vurgulayan Başkan İhsan Kurnaz, "2025 yılında ilçemizin gelişimine katkı sağlayacak önemli proje ve hizmetleri hayata geçirdik. Bu noktada Hanımeli Konağı ve Gazi Caddesi Aydınlatma projelerini hizmete alırken, kentimizin simge parklarından birisi olan Gazi Park’ta Gazi Kafe Park dönüşümü çalışmalarımız da tüm hızıyla devam ediyor. 2026 yılında da 2025 yılında yürüttüğümüz yüksek tempoyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Belediyemizin öz kaynaklarıyla gerçekleştirdiğimiz belediyecilik hizmetlerimizi de aksatmadan sürdürüyoruz. Mali disiplinini sağladığımız İlkadım Belediyesi’nde, borçsuz belediye yapımızı da koruyarak hep birlikte ilçemize ve şehrimize önemli katkılar sağlayacağız. Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarımızı da en kısa zamanda kapatarak; şehrimize, İlkadım’a ve hemşehrilerimize değerli projeler kazandıracağız. Bu nedenle meclisimizde aldığımız her karar, kentimizin geleceğine ışık tutacaktır" diye konuştu.
Karatay’ın tam buğday ekmeği çalışmaları Çorum’da tanıtıldı
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:29 Karatay’ın tam buğday ekmeği çalışmaları Çorum’da tanıtıldı Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, "Tam Buğday Ekmeğini Yaygınlaştırma" kampanyası çerçevesinde Karatay’da yürütülen çalışmaları Çorum’da düzenlenen toplantıda anlatarak, sağlıklı beslenmeye yönelik örnek uygulamaları paylaştı. Hasan Kılca, tam buğday ekmeği çalışmalarıyla israfı azaltıp bereketi büyütmeyi hedeflediklerini vurguladı. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Çorum’da gerçekleştirilen programlar kapsamında Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’ı ziyaret etti. Ziyaretler çerçevesinde Başkan Kılca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen ve Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen "Tam Buğday Ekmeğini Yaygınlaştırma" kampanyasına ilişkin düzenlenen toplantıya da katıldı. Toplantıda sunum yapan Başkan Kılca, Karatay Belediyesi’nin kampanyaya ilk günden itibaren aktif şekilde dahil olduğunu belirterek, uygun fiyatlı ve erişilebilir politikalar sayesinde vatandaşların tam buğday ekmeğine yöneliminin 12 kat arttığını söyledi. Karatay Belediyesi olarak tam buğday ekmeği fiyatlarında indirime gittiklerini, gıda mühendisleri eşliğinde sahada bilgilendirme çalışmaları ve anketler gerçekleştirdiklerini ifade eden Kılca, bu çalışmalar sayesinde tam buğday ekmeğinin vatandaşların günlük beslenme alışkanlıkları arasına girdiğini vurguladı. Kılca, "Bu kıymetli çalışma, Konya’nın pilot il seçilmesiyle başlayan süreçte Karatay Belediyesi Halk Ekmek’in üretim ve saha tecrübesiyle ete-kemiğe büründü. Kampanyanın kamuoyuna duyurulduğu lansmana da ev sahipliği yaparak uygulamanın ilk güçlü adımlarını Karatay’da attık" diye konuştu. "Sağlıklı gıdaya erişimi bütüncül ele alıyoruz" Sağlıklı gıdaya erişimi bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını belirten Başkan Hasan Kılca, Karatay Belediyesi’nin bu süreci "üçlü sacayağı" modeliyle yürüttüğünü ifade ederek şunları söyledi: "Biz belediye olarak sağlıklı gıdaya ulaşmayı üçlü bir sacayağı üzerinde değerlendiriyoruz. Birincisi, tam buğday ekmeği kampanyasına çok ciddi destek veriyoruz. İkinci olarak 6 yıldır glütensiz ekmek üretimi yapıyoruz. Aylık yaklaşık 300 bin adet üretim gerçekleştiriyor, Konya’ya yakın 20 şehre glütensiz ekmek gönderiyoruz. Üçüncü projemiz ise ata tohumu üretimi. Bu projeyle Konya’daki tüm hanelere ata tohumlarını ulaştırıyoruz." "Tam buğday ekmeğinin tamamını ekşi maya ile üreteceğiz" Konya’nın tarım tarihi açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Başkan Kılca, "Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük’te yapılan kazılarda, tarımın ve tahıl üretiminin bu topraklardan Avrupa’ya yayıldığına dair çok önemli bulgular bulunuyor. Bu mirası yaşatmak adına ekşi maya sistemini kuruyoruz. İnşallah bundan sonra tam buğday ekmeğinin tamamını ekşi mayayla üreteceğiz. Bu konuda çalışmalarımızı belirli bir aşamaya getirdik" dedi. Karatay Belediyesi’nin sağlıklı ve alternatif ürün çeşitliliğini artırmaya devam ettiğini vurgulayan Başkan Kılca, karabuğday ekmeği üretimine başladıklarını, bunun yanı sıra glütensiz çeşitli ürünlerin de üretildiğini ifade etti. Başkan Hasan Kılca, tam buğday ekmeğinin yaygınlaştırılmasına yönelik yürütülen sürecin Çorum’da da başarılı sonuçlar vereceğine inandığını belirterek, kampanyanın hayırlı olmasını temenni etti. Konya’nın ardından Çorum’un bu kampanyada pilot il olarak belirlenmesinin son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Başkan Kılca, Çorum’un üretim kültürü güçlü, dayanışma geleneği köklü bir şehir olduğuna dikkat çekti. Çorum’da atılacak adımların, ilerleyen süreçte Türkiye’nin dört bir yanında daha sağlıklı sofraların kurulmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Başkan Kılca ayrıca, toplantıya davetleri dolayısıyla Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Emin Demirkol’a, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber’e ve Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’a teşekkür etti.
Tavşanlı Elektrikçiler Odası’nda bayrak değişimi
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:22 Tavşanlı Elektrikçiler Odası’nda bayrak değişimi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirilen Elektrik, Elektronik ve Saatçiler Esnaf Odası Olağan Genel Kurulu’nda heyecan dolu bir seçim yaşandı. İki adayın yarıştığı kongrede, mevcut Başkan Bilal Çırak’ı 3 oy farkla geride bırakan Ramazan Kocagöz, odanın yeni başkanı seçildi. Tavşanlı Elektrik, Elektronik ve Saatçiler Esnaf Odası’nın seçimli genel kurulu geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Genel kurul; saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları okunarak ibra edildi. Dilek ve temenniler bölümünde adaylar üyelere hitaben birer konuşma yaparak projelerini anlattı. Konuşmaların ardından geçilen oy kullanma işleminde mevcut başkan Bilal Çırak ve Ramazan Kocagöz’ün listeleri yarıştı. Gün boyu süren oy verme işleminin ardından sandıklar açıldı. Yapılan sayım sonucunda Ramazan Kocagöz, rakibi Bilal Çırak’ı 71 ’e 68 oy ile 3 oy farkla geçerek Tavşanlı Elektrik, Elektronik ve Saatçiler Esnaf Odası’nın yeni başkanı oldu. Ramazan Kocagöz başkanlığındaki yeni Yönetim Kurulunda şu isimler yer aldı: Ahmet Dağıstan, Ömer Gök, Erdal Özdemir, ,Abdullah Esen, Mehmet Murat Küreşçi, Fatih Kayalı. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Ramazan Kocagöz ve yeni yönetim kurulu üyeleri, tebrikleri kabul ederek günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Çiçeği burnunda başkan Kocagöz, seçim sonrası yaptığı teşekkür konuşmasında, odayı tüm üyelerle birlikte el birliğiyle yöneteceklerini vurguladı.
Başkan Sandıkçı: "Gençlerimizin her daim yanındayız"
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:04 Başkan Sandıkçı: "Gençlerimizin her daim yanındayız" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin talepleri ve önerileri doğrultusunda eğitime yönelik yeni projeleri ve destek programlarını hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ‘Başkan Okulumda’ programıyla Canik Karşıyaka Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluştu. Eğitime yönelik devam eden çalışmaları hakkında bilgiler verdiği programda, öğrencilerin taleplerini ve önerilerini dinleyen Sandıkçı, üniversite öğrencilerine burs desteğinden ücretsiz eğitim programlarına kadar eğitim alanına yönelik örnek projelerle öğrencilerin yanında olduklarını vurgulayarak, "Eğitimde farkındalık oluşturan projelerimizle gençlerimiz için seferberiz" dedi. "Öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılıyoruz" Sınav Ücret Desteği programıyla öğrencilerin YKS, LGS ve KPSS ücretlerinin tamamını karşıladıklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Eğitim yolculuğunda gençlerimizin her daim yanındayız. Öğrencilerimizi birçok alanda ücretsiz eğitim programıyla buluşturuyor, öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılıyoruz. Canik’imizdeki öğrencilerimizin YKS, LGS ve KPSS ücretlerini karşılıyoruz. Burs, sınav ücret, çanta ve kırtasiye seti destek programlarımız başta olmak üzere sürdürdüğümüz destek programlarıyla hem öğrencilerimizin hem de ailelerimizin eğitim harcamalarına katkılarda bulunmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimize yönelik desteklerimize yenilerini eklemeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek Çocukları ve gençleri yapay zekâ, siber güvenlik ve yazılım alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşturduklarına değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek sağladıklarını belirterek, "Öğrencilerimizin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek sağlıyoruz. Proje hazırlık sürecinde gençlerimize teknik ve teorik eğitim desteğinde bulunuyor, projeleri için gerekli tüm materyalleri onlar için hazır hale getiriyoruz. Canik’te teknolojiyi üreten nesilleri yetiştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Akademiye hazırlık kursları devam ediyor Ücretsiz akademiye hazırlık kurslarıyla gençleri BESYO, POMEM, MSÜ ve bekçilik sınavlarına hazırladıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Uzman antrenörler ve özel parkurlar eşliğinde gençlerimizi akademi sınavlarına hazırlıyoruz. Eğitim sürecinde antrenörlerimizle birlikte gençlerimizin performans takibini gerçekleştiriyor, gençlerimiz için ayrıca bireysel çalışma programları hazırlıyoruz. Hayallerine ve hedeflerine giden yolda gençlerimize destek olmayı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Sandıkçı, programın ardından öğrencilere hediye takdiminde bulundu. Programa Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu da katıldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Sürdürülebilir bir Türk sağlık sistemini öneriyoruz"
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:51 MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Sürdürülebilir bir Türk sağlık sistemini öneriyoruz" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkemizin sosyoekonomik gerçeklerine uygun, yapısal, planlı ve sürdürülebilir bir Türk sağlık sistemini öneriyoruz" dedi. MHP Aile, Kadın ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, düzenlenen kahvaltıda basın mensuplarına hazırlanan ‘21. Yüzyılda Sağlık Politikaları’ başlıklı rapor hakkında bilgi verdi. Sağlık sisteminde pek çok sorunla karşı karşıya olunduğunu dile getiren Yurdakul, "Vatandaşımız ve sağlık sistemi şunlarla karşılaşıyor: Randevu sorunu, hastalıkların tanı ve tedavisinde gecikme sorunu, çalışanlar üzerinde yük artışı, hasta memnuniyetinde azalma, sağlıkta şiddet sorunu, tükenmişlik sorunu, finansman sorunu ve dolayısıyla kalite ve verimlilikte düşüş. Peki birçok sorun var ise bunun sürdürülebilirliği mümkün mü? Maalesef değil. Öyleyse bir sistem değişikliği yapmamız gerekiyor. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkemizin sosyoekonomik gerçeklerine uygun, yapısal, planlı ve sürdürülebilir bir Türk sağlık sistemini öneriyoruz" dedi. Yurdakul, sağlık sisteminin geleceği için önemli çözüm önerilerinde bulunduklarını aktardı. Sağlık sisteminde ilk basamağın entegre basamak sistemi olduğuna değinen Yurdakul, "Vatandaşımızın hastalandığı zaman veya sağlıkla ilgili bir sorunu olduğu zaman ilk başvuracağı yer aile hekimi. Eğer aile hekimliğinde sorunun çözümü oluşmaz ise o zaman ikinci basamak olarak devlet hastanesi, orada da çözüm olmazsa veya ihtiyaç duyulursa üniversite hastanesinde hastalığın sorunu ortadan tamamıyla kalkacak" şeklinde konuştu. Tek tip aile sağlığı merkezi önerisi Önerilerinin tek tip aile sağlığı merkezi olduğunu dile getiren Yurdakul, "Farklı aile sağlığı merkezlerine ihtiyaç yok. Oluşturacağımız tek tip aile sağlığı merkezinde doktoru, hemşiresi, teknisyeniyle birlikte psikolog, aile danışmanı, diyetisyen, diş hekimi ve güvenlik görevlisi personeliyle temel ekipman ve ihtiyaçların sağlandığı bir aile sağlığı merkezi öneriyoruz ve bunun kontrolü, yönetimi ve finansmanı devletimiz tarafından sağlanmalıdır. Böylelikle nitelikli, erişilebilir, kapsayıcı, eşit ve teknolojiyle uyumlu bir aile hekimliği sistemi oluşturmuş olacağız" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka destekli görüntüleme teknolojilerinin sağlık sistemine entegre edilmesini bir an önce öneriyorum" Yurdakul, yapay zeka teknolojilerinin sağlık sistemi açısından önemini vurgulayarak, "Erken tanım ve tarama için artık normal teknolojiden ziyade yapay zeka destekli görüntüleme teknolojilerinin sağlık sistemine entegre edilmesini bir an önce öneriyorum" diye konuştu. Acil servislerde yaşanan sorunlara da değinen Yurdakul, "Acile başvuran hastaların önemli kısmı normal muayene randevusu alamayan veya almayan veya katkı payı ödemek istemeyen kişilerden oluşuyor. Dolayısıyla o zaman ne yapmamız gerekiyor? Hastaların acil bir alan uygulamasından aktif bir şekilde triyaj uygulamasını yapmamız gerekiyor. Bunun için yapay zeka ve otomasyon sistemlerini artık gündeme alıp uygulamamız lazım" dedi.