POLİTİKA
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması 30 Mart 2026 Pazartesi - 23:48:29 Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."
AK Parti Bursa ailesi büyümeye devam ediyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:03 AK Parti Bursa ailesi büyümeye devam ediyor AK Parti Nilüfer İlçe teşkilatı, son dönemde yürüttüğü saha çalışmaları, mahalle buluşmaları ve üye faaliyetleriyle 3 bin yeni üyeyi AK Parti’ye kazandırdı. Danışma Meclisi toplantısının açılışında konuşan Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan, saha çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüklerini ifade ederken, AK Parti’ye katılan her bir üyenin kendileri için çok değerli ve anlamlı olduğunu belirtti. Nilüfer’in tüm mahallelerinde vatandaşlarla temas kurduklarını kaydeden Alparslan, aralarına katılan 3 bin yeni üyeye hoş geldiniz diyerek sahadaki çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, özellikle son üç ayda Nilüfer teşkilatının üye çalışmalarındaki yoğun gayrete dikkat çekerek, "Her bir mahalle başkanımıza ve teşkilat mensubumuza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çünkü biz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir söz verdik. Allah’ın izniyle bu davayı büyüteceğiz. Üye seferberliği kapsamında Mayıs aydından bu yana Türkiye genelinde 750 binden fazla yeni üye aramıza katıldı" dedi. Gürkan, üye çalışmalarının sadece sayıdan ibaret olmadığını belirterek, "Vatandaşlarımızla sahada bir araya gelmemiz, önerilerini ve taleplerini dinlememiz onların bize olan güvenini pekiştirmemiz açısından çok kıymetli. Biz sahada oldukça vatandaş kendini yalnız hissetmiyor" ifadelerini kullandı. CHP’li Büyükşehir Belediyesi’nin vaatlerini yerine getirmediğini vurgulayan Başkan Gürkan, 20 yıl belediye başkanlığı yaptığı ilçede ‘Ben Nilüfer’de hangi derenin suyunun nereye aktığını, kanalizasyonun nereden geçtiğini yeni yeni öğreniyorum’ demesi bile karşı karşıya olduğumuz yönetim zafiyetinin itirafı olmuştur. Bugün baktığımızda verdikleri hiçbir vaadi yerine getiremediklerini görüyoruz. ‘Gösterin’ dediğimizde gösterdikleri her hizmet ya bizim yaptığımız ya da bizim başlattığımız projelerdir" şeklinde konuştu. Gürkan, mevcut yönetimin son dönemde kamuoyuna yansıyan yolsuzluklarla da gündeme geldiğini belirterek, "Ortaya koydukları tek şey usulsüzlük ve yolsuzlukla anılmak. Son dönemde Türkiye gündemine taşınan bu konularla anılır hâle geldiler" dedi. Geçtiğimiz haftalarda Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçen su zammına da değinen İl Başkanı Gürkan, "Göreve gelir gelmez hesaba kitaba bakmadan yüzde 25 indirim yaptılar, iki milyardan fazla zarar oluşturdular. Ardından bu indirimi yüzde 30 zamla geri aldılar. 18 metreküplük kademeyi 12 metreküpe düşürdüler, atık su bedellerine zam yaptılar. Yılbaşından sonra bu zamların yüzde 100’ü aşacak maalesef Bursalı vatandaşlarımız ağır fatura yüküyle karşı karşıya kalacak" dedi. Konuşmasında Bursa’ya yapılan yatırımlara da değinen Gürkan, devletin özellikle altyapı, ulaşım ve su işleri alanında önemli projeler yürüttüğünü söyledi. Gürkan, "2003 ile 2025 yılları arasında sadece DSİ tarafından Bursa’ya 58,9 milyar liralık yatırım yapıldı. 2025 yılı itibarıyla devam eden projelerin toplam maliyeti 33 milyar lira. Bunların yanında 51 milyar liralık yeni yatırımlar da hayata geçirilmeye hazır" ifadelerini kullandı. Ulaşım projelerinde belediyenin yetersiz kaldığını da belirten Gürkan, kamulaştırma yapılmadığı için projelerin geciktiğini söyledi. Gürkan, "18 ay boyunca bir metrekare kamulaştırma yapmadılar. Raylı sistem yatırımları dahi aksadı. Ulaştırma Bakanlığımız projeleri devralmasaydı bugün hiçbir ilerleme olmayacaktı" dedi. Konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayan Gürkan, teşkilatın gücünü sahada göstermeye devam edeceklerini belirten Gürkan, "Biz büyük bir aileyiz. Teşkilat ruhumuzla bir araya gelerek hem hizmetleri istişare ediyor hem de çalışmalarımızı güçlendiriyoruz. Önümüzdeki süreçlerde de hep vatandaşla yan yana sahada olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından yeni üyelere AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan tarafından rozetleri takdim edildi.
Kuşadası Belediye Meclisi yılın son toplantısını yaptı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:27 Kuşadası Belediye Meclisi yılın son toplantısını yaptı Kuşadası Belediye Meclisi, 2025 yılının son toplantısını yaptı. Toplantıda, ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklarına yönelik yapılan sosyal yardımların 2026’ta da devam ettirilmesi kararlaştırıldı. Kuşadası Belediye Meclisi Aralık ayı olağan toplantısı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde yapıldı. Toplantıda, müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddeleri ele alındı. Bu kapsamda meclis, sosyal belediyecilik alanında yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’ye örnek olan Kuşadası Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi aileler ve çocuklarına 2026 yılında da süt ve beslenme çantası desteği ile nakdi yardımların devam ettirilmesine karar verdi. Ayrıca Kuşadası Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yeni bebek sahibi olan ailelerin sevincine ortak olmak amacıyla gerçekleştiren ‘Hoş Geldin Bebek’ ziyaretleri de yeni yılda sürecek. Toplantıda meclis üyeliğinden istifa eden İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan’ın yerine İmar Komisyonu’na CHP’li Meclis Üyeleri Seyfi Seyhan Suvari, Tibet Özer ve Tahsin Barış Çınar’ın önergesiyle de oy çokluğuyla İYİ Parti’den Volkan Gerçek seçildi. Öte yandan meclis toplantısında, Kuşadası Belediyesi tarafından kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 3-12 yaş arasındaki çocuklarına ücretsiz yeni giysiler sağlayacak olan ‘Ada Kıyafet Evi’nde de ilk etapta 172 çocuğun giydirileceği açıklandı. Ada Kıyafet Evi’nin açılmasına katkı sunan bağışçılara teşekkür eden Başkan Ömer Günel, "Türkiye’de benzeri olmayan bir projeyi yaşama geçirdiğimiz için çok mutluyum" diye konuştu.
Bakan Göktaş: "Engelli bireylerin hayatın her alanına katılımı için adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur"
02 Aralık 2025 Salı - 22:31 Bakan Göktaş: "Engelli bireylerin hayatın her alanına katılımı için adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Engelli bireylerin üretken ve etkin birer özne olarak hayatın her alanına etkin katılımı yönünde adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Memur-Sen Engelliler Komisyonu tarafından işitme, görme, konuşma bozukluğu, fiziksel, zihinsel, duygusal, otizm, çoklu engel durumu gibi tüm engel gruplarındaki engelli bireyleri ve aileleri akademisyenlerle bir araya getirerek, 1 Aralık’ta ‘Eşit ve Tam Katılım İçin Güçlü Aile’ başlığıyla ‘2025 Aile Çalıştayı’ düzenledi. Çalıştayda engelli bireylerin ve ailelerinin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri tespitinin yapılması amaçlandı. Çalıştayda çıkan sonuç ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ve Memur-Sen ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda sunuldu. Açılış konuşması gerçekleştiren Bakan Göktaş, Memur-Sen’in sosyal politikalara yön veren önemli paydaşlarından biri olduğunu belirtti. Göktaş, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelli hakları konusunda farkındalığın güçlenmesine ve politikalarının daha geniş kesimlere vesile olmasını diledi. Ailenin bireyin kimlik kazandığı ilk yer olduğunu aktaran Göktaş, "Bu nedenle aileyi güçlendirmek sosyal bir tercih olmanın ötesinde geleceğimizi koruyan stratejik bir adımdır. Çünkü engelli bir bireyin hayatına değer katan en önemli güç ailedir. Ailenin sevgisi, sabrı, desteği, engelli evlatlarımızın ve kardeşlerimizin hayatında çoğu zaman en önemli dönüştürücü güçtür. Devlet olarak bizler tam da bu nedenle sosyal politika yaklaşımımızın merkezine aileyi yerleştiriyoruz. Bu kapsamda engelli vatandaşlarımızın eğitimden istihdama, sosyal yaşamdan bakım desteklerine kadar her alanda desteklenmesini önceleyen politikalar yürütüyoruz" diye konuştu. "2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamladık" Engelli vatandaşlar için hayata geçirdikleri çalışmaların temelinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonunun bulunduğunu aktaran Göktaş, "Bu vizyon doğrultusunda 2026-2028 dönemini kapsayan 2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamladık. Eylem planımızı çok yakın bir zamanda kamuoyuna paylaşacağız" ifadelerini kullandı. "Engelli bireylerin hayatın her alanına etkin katılımı yönünde adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur" Göktaş, açıklanan Çalıştay Sonuç Bildirgesi’nin engelli politikalarını daha ileri taşıma yolunda önemli bir yol haritası olacağını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Hiç kimsenin geride bırakılmadığı bir toplum inşa etmek güçlü aile ve güçlü Türkiye vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Biraz önce açıklanan çalıştay sonuç bildirgesi engelli politikalarımızı daha ileri taşıma yolunda bizler için değerli bir yol haritası olacak önemli bir kaynaktır. Bakanlık olarak bildirgede yer alan önerileri büyük bir titizlikle değerlendireceğimizi özellikle ifade etmek isterim. Sadece değerlendirmekle kalmayacağız. Bunları tabii ki politikalarımızı hayata geçirmek adına da önemli bir aslında yapı taşı olarak görüyoruz. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki engelli bireylerin üretken ve etkin birer özne olarak hayatın her alanına etkin katılımı yönünde adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Engelli bireylerimizin yüzündeki tebessüm, ailelerimizin huzuru, güveni ve mutluluğu bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır. Bu doğrultuda tüm paydaşlarımızla iş birliğini çok kıymetli görüyoruz." Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, 3 Aralık Dünya Engeller Günü’nde engelli bireylerin hak ve onur mücadelesine dikkat çektiklerini ifade ederek 3 Aralık’ın toplumsal farkındalığın arttırılmasına ve zihinlerdeki engellerin aşılmasına vesile olmasını diledi. Yalçın, hakları ayrıcalık ya da ayrımcılık olarak değil, hak ve adalet temelli bakış açısıyla değerlendirdiklerini ve bu yapılan çalışmada da insanların birbirlerini daha iyi anlamasını ve birbirlerinin hayatını kolaylaştırmasını amaçladıklarını sözlerine ekledi. "Engellilerin özlük haklarında tüm sosyal diyalog alanlarını zorlayarak gayretimizi hiçbir zamana esirgemedik" Engelli vatandaşlara yönelik ortaya konulan kuşatıcı çalışmalardan ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Yalçın, şu ifadelere yer verdi: "Rehabilitasyon merkezlerine götürme, okula erişim, özel destekler gibi çalışmalarla o ailelerin de yükünü hafifletti. Hatta bazı aileler engelli çocuğunun olması vesilesiyle kendini değersiz hissetmek yerine çok daha değerli hissedebildi. Bu açıdan bu politikalar son derece kıymetliydi. Biz Memur-Sen ailesi olarak kamuda özgür mücadelesi veren, ülkenin demokratikleşmesi konusunda gayret gösteren, vesayetin millet iradesi üzerinden düşmesi konusunda gayretiyle bu konuda Millet iradesinin yanında duran sorumlu bir teşkilat olarak biz de engelli vatandaşlarımızın kamudaki engelli çalışma arkadaşlarımızın sorunlarının çözülebilmesi, kurumların erişilebilir olması konusunda gayretler gösterdik. Yine gibi özlük alanlarında da bazı katkılar sunmak için kamu personeli danışma kurulu, toplu sözleşme masası, kurum idare kurulu, ikili diplomatik temaslar başta olmak üzere tüm sosyal diyalog alanlarını zorlayarak bu konuda gayretimizi hiçbir zamana esirgemedik." Program, konuşmaların ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın Bakan Göktaş’a hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, Suriye Türkmenlerinden oluşan heyeti kabul etti
02 Aralık 2025 Salı - 18:09 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, Suriye Türkmenlerinden oluşan heyeti kabul etti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Suriye Türkmenlerinden oluşan heyeti makamında kabul etti. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Suriye Türkmenlerinden oluşan heyeti makamında kabul etti. Topçu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün vazgeçilmez bir unsur olduğunu ve İsrail’in yaptığı hain saldırılarla dünyayı hedef aldığını belirtti. İsrail’in saldırılarının sadece Gazze ile sınırlı kalmadığını, Suriye’nin toprak bütünlüğüne de göz diktiğini belirten Topçu, "Türkiye için 877 kilometrelik ortak sınırımızın ötesinde; tarihi, kültürel, kan, can ve din bağlarımız bulunan komşu Suriye’nin istikrarı, birliği, toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması vazgeçilmez bir önceliktir. Günümüzde İsrail’in Siyonist soykırım suçlusu Netanyahu hükümeti, Suriye’yi parçalamak amacıyla çeşitli etnik, mezhepsel ve dinsel temelli terör örgütlerini desteklemekte; uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler kararlarını açıkça ihlal etmektedir. İsrail, Suriye’nin sivil yerleşim yerlerini hedef alarak çocuk katliamlarına bu ülkede de devam etmektedir. Başta Gazze olmak üzere Lübnan, Suriye, İran ve Yemen’e yönelik işgal, ilhak ve hukuksuz saldırılara sessiz kalan tüm aktörler; İsrail’in Siyonist, bebek katili, soykırım suçlusu Netanyahu hükümetinin suç ortağı konumundadır. Suriye’deki Arap, Kürt, Türkmen ve farklı din-mezhep mensuplarının ortak düşmanı; Suriye’yi parçalayarak kendi kontrolünde terör devletçikleri kurmayı hedefleyen İsrail’in Siyonist Netanyahu hükümetidir. Suriye halkı; ülkesinin geleceği için bu ortak düşmana ve onun beslediği tüm ayrılıkçı terör örgütlerine karşı omuz omuza ve yan yana durmalı, vatanına ve geleceğine sahip çıkmalı; siyonist provokasyonlara karşı daima uyanık olmalıdır. Türkiye, devleti ve milletiyle, kardeş Suriye devletinin ve halkının yanındadır" ifadelerini kullandı. Ziyaret heyetinde Hacı Muhammed Emin (Suriye’de okul müdürü, Gaziantep’te muhasebeci), Bekir İlbeğli (Türkmen Dernekleri Federasyonu üyesi), Muhammed Ahmet (Suriye ve Gaziantep’te ayakkabı üretim tesisi sahibi), Talat Kahya (Suriye Türkmeni, Gaziantep’te oto galerici), Ahmet Taha (Suriye ve Gaziantep’te ayakkabı üreticisi), Muhammet Halil (Suriye ve Gaziantep’te ayakkabı üreticisi), Alaaddin Çamur (Suriye’de zabıta müdürü, Gaziantep Devlet Hastanesi’nde tercüman), Abdullah Mustafa (Suriye ve Gaziantep’te ayakkabı üreticisi) yer aldı.