POLİTİKA
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Görevler davamız için bir araçtır" 03 Mayıs 2026 Pazar - 18:29:21 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, "AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Biz büyük ve güçlü Türkiye’yi gerçekleştirmek, dünya mazlumlarına umut olmak heyecanıyla, coşkusuyla, mücadele azmiyle Anadolu insanının gelecek azmini inşallah nesillerle buluşturmak için görev üstlenmiş kadrolarız" dedi. AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Mahalle Başkanları Toplantısı, yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantıda AK Parti Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, mahalle temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş yaptığı konuşmada, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin düşmanı değiliz. Biz millete hizmet yolunda milletimize daha iyisini sağlamak için rekabet ettiğimiz bir anlayışla Türkiye’de siyaset yapıyoruz, iddiamızı ortaya koyuyoruz, fikrimizi ortaya koyuyoruz ve her durumda milletimizin kararlılığını başımıza taç ederiz. Ama bu demek değildir ki yolsuzlukla, arsızlıkla, ahlaksızlıkla şehirlerimiz adil olamaz. Bunun karşısında da milli iradenin gücüyle ve ilgili kurumlarla mutlaka devletimiz gereğini yapmalıdır" dedi. "Yalanların karşısında doğruları söylemeye devam edeceğiz" AK Parti belediyeciliğine vurgu yapan Büyükgümüş, "AK Parti belediyeciliğinin Bursa’yı sarıp sarmalayan, gönüllere hitap eden, kardeşliği şehrinin mayası olarak gören bu güzel anlayışla inşallah şu kürsüde gördüğümüz sıcak tebessümüyle Bursa’yı bir başkan olarak kuşatacağına inanıyoruz. Biz de kardeşleri olarak her daim değerli başkanımızın Bursa’da taş üstüne taş koyacak herkesin yanında olduğunu bir kez daha bu güzel hazirunla birlikte ifade etmek istiyoruz. Olaylar çerçevesinde yalanların karşısında doğruları, iftiraların karşısında hakikati söylemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bizim boşa ayıracak vaktimiz yok" Büyükgümüş, "Teşkilatlarımızla birlikte vakarlı, kararlı ama son 25 yılına ülkemizin, dünya mazlumlarının damgasını vurmuş bir siyasi hareket olmanın da gereğiyle inşallah çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Onun için o onu demiş, bu bunu demiş, o öyle yapmış, bu böyle yapmış, şu bu yalanı söylemiş. Bizim ona ayıracak vaktimiz yok. Bizim siyasi geleneğimizde, bizim siyaset anlayışımızda asla ve asla teşkilatçılık itibariyle söylüyorum, hiyerarşi yayıl yoktur. Biz bakanlarından mahalle teşkilatlarına, kabinesinden köy temsilcilerine kadar bir ve bütün halinde davamızın, ideallerimizin tahakkuk etmesi için, liderimizin vizyonunun, fikrinin, heyecanının Anadolu’ya yayılması için gönül seferberliğiyle çalışan inançlı kadrolarız" diye konuştu. "Görevler davamız için bir araçtır" Büyükgümüş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun için bizim açımızdan siyasette bazı süreçler ve burada elde edilen görevler sadece davamızı, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer araç niteliğindedir. Çok açık söyleyeceğim. Burada davamızın en güçlü şehirlerinden biri olan Bursa’dan ifade edeceğim. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Biz büyük ve güçlü Türkiye’yi gerçekleştirmek, dünya mazlumlarına umut olmak, heyecanıyla, coşkusuyla, mücadele azmiyle Anadolu insanının gelecek azmini inşallah nesillerle buluşturmak için görev üstlenmiş kadrolarız." "Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak zorundayız" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "En başta mahalle başkanlarımızdan başlayarak sahadaki çalışmalarımızda vatandaşın sesini dinleyerek, onlarla hemhal olarak biz AK Parti’nin nasıl bir hizmet yaptığını göstererek Bursa’da başarılı olmak ve Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak zorundayız. Bu minval üzere hep beraber hareket edeceğiz ve bunun üzerinde de çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Yakında projelerimiz bir bir hizmete girecek" Bursa’daki yatırımlara değinen Gürkan, "Hızlı tren 2026 yılı sonunda hizmete girecek. Bursaray, hızlı tren ve şehir hastanesi bağlantıları kısa sürede tamamlanacak. Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin de ki şehrimizin ikinci şehir hastanesi sayılır. Biliyorsunuz birincisi bin 355 yataklı bir hastanemizdi. Bu ikincisi de bin 315 yataklı. Gerçekten çok büyük bir kompleks olarak hayırlısıyla altıncı, yedinci ayda faaliyete geçerek Bursalı hemşehrilerimize hizmetine başlamış olacak" dedi. "Bursa’nın hiçbir meselesi sahipsiz değildir" Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da konuşmasında şunları söyledi: "Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel yönetimlerimizle birlikte Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu eser ve hizmet siyasetini Bursa’da en güçlü şekilde sürdürmekte kararlıyız. Kıymetli teşkilat mensuplarımız. Bursa’nın hiçbir meselesi sahipsiz değildir. Bu kadim şehrin ulaşımı, altyapısı, çevresi, sosyal hizmetleri, gençleri, esnafı, emeklisi, kadını, çocuğu hepimizin sorumluluğundadır. Şehrimizin hangi mahallesinde bir ihtiyaç varsa, hangi sokağında bir beklenti varsa, hangi vatandaşımızın çözüm bekleyen bir meselesi varsa biz orada olacağız."
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:56 CHP Genel Başkanı Özel: "Düğünü de cenazeyi de AK Parti’lilerle, MHP’lilerle birlikte yapıyoruz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Vallahi biz, köyümüzde, beldemizde, ilçemizde düğünü AK Parti’lilerle, MHP’lilerle beraber yapıyoruz. Cenazeyi birlikte kaldırıyoruz. Biz bu ülkeyi ayrıştıran, bölen değil, birleştiren Türkiye’nin kurucu iradesiyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük’te Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bizi ayakta tutan, ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı renklerini o bayraktan alır. Milli takım kazanınca sevinen, filenin sultanları ile birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferiyle ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır. Bizim gönlümüz onlarla birliktedir" diye konuştu. Ülkenin değerlerine saygı duyan herkesle birlikte hareket edeceklerini belirten Özel, "Kim bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıysa bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil, bir ülkeyi savunuyoruz. Bir ülkenin demokrasiyle yönetilmesini savunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Gün didişme günü değil" Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’ni "baba ocağı" olarak nitelendirerek, şunları kaydetti: "Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağıdır. Herkes baba ocağına doğar. Kimi orada kalır, kimi başka yeri arar. Ama huzuru bozulan bilir ki orada bir baba ocağı vardır. Kapısı açık, çayı demli, çorbası sıcak bir ocaktır. O baba ocağının tapusu ne bendedir ne de bir başkasında; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Gün, demokratların, Cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin birbiriyle didişme günü değil; Cumhuriyet’e ve sandığa sahip çıkma günüdür." "Devr-i sabık yapmayacağız" Özel, konuşmasının devamında geçmişe dönük bir hesaplaşma anlayışı içinde olmayacaklarını da belirterek, "Gençler ‘gün gelecek, devran dönecek’ diyor. Bunu duyan kimse ‘CHP gelirse bizden hesap soracak’ diye düşünmesin. Biz kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden dolayı sorumlu tutmayız. Devr-i sabık yapmayız" dedi. Toplumsal birlik mesajı veren Özel, "Biz bu ülkeyi ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayıştan geliyoruz. Kutuplaştırmaya değil, kucaklaştırmaya geliyoruz" ifadelerini kullandı. Gazze açıklaması Özel, konuşmasında Gazze’ye yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırıya da değinerek, "Geçtiğimiz günlerde Gazze’ye yardım taşıyan filoya saldırı oldu, 20’si Türk 175 kişi gözaltına alındı. Buna ilişkin gerekli tepkinin verilmediğini düşünüyoruz. Yapılan açıklamaları kınıyoruz" diye konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:55 BBP Genel Başkanı Destici: "Böyle giderse, nüfusumuz 50 milyonun altına düşer" Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi’nde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz, ülkenin içindeyiz. Böyle giderse, 50 milyonun altına düşeriz" dedi. Büyük Birlik Partisi Olağan İl Kongresi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından toplu fotoğraf çekimi yapılan programda ilk olarak Büyük Birlik Partisi Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kürsüye çıkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme dair konular hakkında konuştu. "Günyüzü’ne 38 milyon metrekare sanayi bölgesi yapılacak" Eskişehir sanayisi hakkında da konuşan Destici, "En son Türkiye’de biliyorsunuz sanayimiz, üretimimiz, imalatımız Marmara Bölgesi’ne sıkışmış vaziyettedir. İşte burada Sakarya Erenler Belediye Başkanımız var, sağ olsunlar 2024 Mart 31’den beri diğer belediye başkanlarımızla birlikte inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Günyüzü Belediye Başkanımız da burada aynı şekilde, inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum ve inşallah daha da başarılı olacaklar. Kendilerine emanet edilen, bize emanet edilen belediyelerde inşallah zirveyi yakalayacaklar. Dolayısıyla devletin, hükümetin bu üretimi, imalatı, sanayi bölgelerini Anadolu’ya kaydırma, ama nereden? İşte yukarıdan aşağıya doğru Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Hatay, Adana buralara indirme hedefi var. 15 civarında sanayi bölgesi ilave edilecek. Bizim talebimiz, gayretlerimizle sağ olsunlar Cumhurbaşkanımız da Sanayi Bakanımız da bizleri kırmadılar ve bunlardan bir tanesi de Günyüzü oldu. Tam 38 bin dönüm yeni sanayi bölgesi, 38 milyon metrekare" ifadeleri kullandı. "Gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var" Geçtiğimiz ay gerçekleşen okul saldırılarına değinen ve olayda ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bugün hayat mücadelesini kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’na rahmet dileyen Destici, şöyle devam etti: "14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf, 8. sınıf öğrencisi saldırganın kendi okulunda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 9 öğrencimiz, yavrumuz ve 1 öğrencilerini kurtarmak için öğrencilerin önüne kendini kapayan öğretmenimiz şehit oldu. Kendilerini bir kere daha rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Biz hem şehit öğrencilerimizin ve öğretmenimizin ailelerini ziyaret ederek taziyede bulunurken, aynı zamanda hastanedeki yavrularımızı da ziyaret etmiştik. Maalesef onların içinde 2 tanesi ağır yaralıydı. Bugün 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu yavrumuzun da öldüğünü, şehadete erdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Onlar cennete gittiler, sabiler, günahsızlar. Cenab-ı Hak cennetin en güzel köşesinde onları misafir etsin. Aileleri büyük acı yaşıyor, inşallah cennetinde de onları buluştursun diyoruz. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak bu suça sürüklenen çocuklar, aileden kopan çocuklar, okuldan, aileden, gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var. Maalesef bu çocukların psikolojileri bozuluyor." "Eskiden aile başına 3 çocuk düşerken bugün 1 buçuklara kadar düştü" Aile yapısı hakkında da konuşan ve Türkiye’de doğruganlık oranının yarı yarıya düştüğünü söyleyen Destici, "Kıymetli kardeşlerim, değerli hemşehrilerim; bakın, nüfus olarak aşağıya iniyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz. Yani böyle giderse, hani 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ya 50 milyonun altına düşeriz. O zaman ailemizi de kaybederiz, ülkemizi de kaybederiz, topraklarımızı da kaybederiz. Onun için aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Dezavantajlı kesimler, ekonomik olarak en büyük sıkıntıyı yaşayan kesimler, asgari ücretliler. Onun için diyoruz ki; mademki topyekün artıramıyorsunuz, ’bütçe sıkıntısı var’ diyorsunuz, o zaman Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi bir ’Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu’ kurulsun" ifadelerini yer verdi. Mustafa Destici, program sonunda bugün hayatını kaybeden Eskişehirli gazeteci Ertuğrul Yılmaz için başsağlığı dileklerinde bulundu. Ayrıca Dectici, Eskişehirspor’a da başarılar diledi. Programa Genel Başkan Destici’nin yanı sıra, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi katılım gösterdi.
Bakan Tekin, öğrencilerle Anıtkabir’i ziyaret etti
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:12 Bakan Tekin, öğrencilerle Anıtkabir’i ziyaret etti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla öğretmen ve öğrencilerle Anıtkabir’i ziyaret etti.Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başkanlığındaki bakanlık bürokratları, öğretmen temsilcileri ve öğrencilerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Tekin’in mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Misakımilli Kulesi’ne geçen Bakan Tekin, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:"Aziz Atatürk, Milletimizin iradesinden doğan yüce Meclisimizin açılışının 106. yıl dönümünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda her şeyimiz olan evlatlarımızla huzurunuzdayız. Onlara armağan ettiğiniz bu bayram vesilesiyle, Nisan ayı boyunca ‘Maarifin Kalbinde Çocuk’ temasıyla gerçekleştirilen etkinliklerle milli birlik ve beraberlik şuurunu pekiştirmeye gayret ettik.Zamanın ruhunu kavrayan, köklerinden güç alırken ufkunu insanlığa açan, sorumluluk şuuru yüksek nesiller yetiştirmek başlıca görevimizdir. Türk vatanının ebedi varlığını yüceltmek için; düşünen, üreten ve değer katan bireyler yetiştirme kararlılığımızı muhafaza ediyoruz.Milli Eğitim Bakanlığı olarak, çocuklarımızın gözlerindeki ışığı geleceğin teminatı kabul ediyoruz. Aziz hatıranız önünde; çocuklarımızı, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin ötesine taşıyacak bir idrak ve şefkatle yetiştirme irademizi kararlılıkla sürdüreceğimize söz veriyoruz. Ruhunuz şad olsun."
Başkan Subaşıoğlu; "23 Nisanı büyük bir gururla kutluyoruz"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:22 Başkan Subaşıoğlu; "23 Nisanı büyük bir gururla kutluyoruz" AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle bir açıklama yaptı. Başkan Subaşıoğlu, "Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram olan bu özel günü gururla kutluyoruz" dedi. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle açıklamalarda bulundu. "Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram olan bu özel günü gururla kutluyoruz" diyen Başkan Subaşıoğlu, "23 Nisan 1920, sadece bir Meclis açılışı değil, Aziz milletimizin ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek kendi kaderini eline aldığı tarihi bir dönüm noktasıdır. İstiklal Harbimizi yöneten Gazi Meclis, tam bağımsızlık yolundaki en güçlü kalemiz olmuştur. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gururla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, onlara duyulan güvenin ve sevginin en somut göstergesidir. Bizler de AK Parti kadroları olarak genç nesillerimizi, medeniyet değerlerimize bağlı, donanımlı ve özgüven sahibi bireyler olarak yetiştirmeyi en büyük görevimiz kabul ediyoruz. Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum" ifadelerine yer verdi.
Büyükelçi Zadeh: "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:10 Büyükelçi Zadeh: "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır" İran’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Mohammad Hassan Habibullah Zadeh, "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Burada önemli olan nokta şudur. Uluslararası siyasetin gerçek ortamında saldırı ile savunma arasındaki sınır her zaman tartışılmaktadır. Her aktör kendi anlatısını meşru kılmaya çalışır. Bu nedenle bu savaşı anlamak anlatıların savaşını dikkate almadan mümkün değildir" dedi. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenlenen "Çarşamba Sohbetleri" konferansına, İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Dr. Mohammad Hassan Habibullah Zadeh katıldı. Büyükelçi Zadeh konferansta, "İran’ın Haklı Savaşı, Bölgesel-Küresel etkileri ve Adil Yeni Bir Dünya" başlıklı konuşmasına gerçekleştirdi. Zadeh konuşmasında, "Bugün uluslararası sistemin en karmaşık ve aynı zamanda en belirleyici meselelerinden biriyle karşı karşıyayız. Öyle bir mesele ki, yalnızca bir ülkenin kaderiyle değil, bir bölgenin ve hatta küresel düzenin geleceğiyle doğrudan bağlantılıdır. İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı ABD’nin ve Siyonizm rejiminin dayatılan savaşçı bölgesel ve küresel sonuçları. Bu toplantıda özellikle bu konuyu üç düzlemde ele alacağım. Birincisi, bu savaşın ortaya çıkış nedenleri ve meşru müdafaa kavramıyla ilişkisi. İkincisi, bölgesel sonuçları ve Batı Asya’da güvenliğinin yeniden tanımlanmasının gerekliliği. Üçüncüsü ise, komşu ülkelerin rolü ve mevcut durumdan çıkış için pratik çözümünü ederim" diye konuştu. Savaşı sadece askeri bir çatışma olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Zadeh, "Bu savaşın nedenlerini analiz edebilmek için yalnızca olaylar düzeyinde kalmayıp, uluslararası sistemin yapısal dinamiklerine ve hakim mantığına bakmak gerekir. İlk bakışta bu savaşı sadece geçici bir askeri çatışma olarak değerlendirmek mümkün değildir. Aksine onu bölgesel düzene ilişkin iki farklı yaklaşımının karşı karşıya gelmesi bağlamında analiz etmek gerekiyor. Bir yanda hegemonya, müdahale ve üstünlük arayışına dayalı bir yaklaşım, diğer yanda ise bağımsızlık, caydırıcılık ve direnişi esas alan bir yaklaşım bulunmaktadır. Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti son 10 yılda bağımlılık modelinden uzaklaşarak bağımsız bir aktör olma yönünde adımlar atmış ve bölgesel denklemlerde etkin bir rol üstlenmeye çalışmıştır. Bu yaklaşım özellikle güvenlik ve strateji alanlarında bazı güçlerin çıkarlarıyla çatışmıştır" şeklinde konuştu. "Her aktör kendi anlatısını meşru kılmaya çalışır" Meşru müdafaa kavramını ve savaşın hukuki boyutunu değerlendiren Zadeh, şunları kaydetti: "Bu analizde önemli bir hukuki boyut da vardır, meşru müdafaa kavramı. Uluslararası hukukta temel ilke güç kullanımının yasaklanmasıdır. Ancak bunun bir istisnası vardır ve o da tehdit veya saldırı karşısında meşru müdafaa hakkı. İran’a göre son saldırılara verilen karşılıklar bu çerçevede değerlendirilmelidir. Başka bir ifade ile İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Burada önemli olan nokta şudur. Uluslararası siyasetin gerçek ortamında saldırı ile savunma arasındaki sınır her zaman tartışılmaktadır. Her aktör kendi anlatısını meşru kılmaya çalışır. Bu nedenle bu savaşı anlamak anlatıların savaşını dikkate almadan mümkün değildir. Öte yandan İsrail rejiminin bu denklemdeki olumsuz rolü de dikkat çekicidir. Pek çok analiz bu rejimin stratejik üstünlüğünü korumak amacıyla bağımsız bölgesel güçleri sınırlamayı veya zayıflatmaya çalıştığını göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin bu yaklaşımı desteklemesi de iki aktör arasında stratejik bir örtüşmeye işaret etmektedir. Sonuç olarak bu savaşın şu unsurların birleşimiyle ortaya çıktığı söylenebilir. Jeopolitik rekabetler, güç dengeleri değiştirme çabaları, İran İslam Cumhuriyeti’nin artan bölgesel yoluna yönelik kaygılar, stratejik baskı oluşturma gelişimleri. Ancak kritik nokta şudur, bu yaklaşım gelinimi azaltmak yerine bir güvensizlik ve istikrarsızlık döngüsünü beslemiştir."
AYM Başkanı Özkaya, lösemi tedavisi gören çocukları misafir etti
22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:05 AYM Başkanı Özkaya, lösemi tedavisi gören çocukları misafir etti Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) yetkilileri ile lösemi tedavisi tamamlanmış ve tedavileri devam eden çocukları kabul etti. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı(LÖSEV) yetkilileri ile lösemi tedavisi tamamlanmış ve tedavileri devam eden çocukları kabul etti. Özkaya’nın makamında gerçekleşen kabulde; LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün Ezer, Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Murat Azaklı ve diğer yetkililer yer aldı. Özkaya, 23 Nisan gibi anlamlı bir gün vesilesiyle çocukları misafir etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı ve nice bayramlara erişmeleri temennisinde bulundu. Özkaya, "Çocukları çok seviyorum ve onlarla bir arada olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Ziyaretiniz ile beni çok mutlu ettiniz. Farklı bir deneyim yaşamama vesile oldunuz. Zannediyorum Anayasa Mahkemesi tarihinde de bir ilki gerçekleştirmiş olduk" ifadelerini kullandı. Anayasa Mahkemesinin çalışma usul ve esasları ile işleyişine ilişkin kısa bilgiler paylaşan Özkaya, Anayasa Mahkemesinin demokratik hukuk devletinin işlemesinde önemli bir fonksiyon icra ettiğini belirtti. Anayasa’nın verdiği yetkiler çerçevesinde Mahkemenin çok titiz ve özenli incelemeler yaparak dosyaları karara bağladığını kaydeden Özkaya, "Mahkememize çocukların taraf olduğu dosyalar da gelmektedir. Bizim bu dosyalarda temel ilkemiz, çocuğun üstün yararının korunmasıdır. Yani çocuklar için en yararlı olacak değerlendirmeleri yapmayı hedefliyor ve çocuklarımızın haklarını en hassas bir şekilde korumaya çalışıyoruz. Anayasa Mahkemesi olarak temel hak ve özgürleri koruma ve anayasal adaletintesisine katkı sunma görevimizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu. AYM Başkanı Özkaya tarafından cübbesi giydirilen ve Anayasa Mahkemesi Başkanlığı koltuğuna oturan LÖSEV Eğitim Kurumları 6. sınıf öğrencisi Elif Mina Duygucu ise yaptığı konuşmada, "Bu makamda bulunduğum için hem çok şanslı hem de çok heyecanlı olduğumu ifade etmek istiyorum" dedi. Lösemi tedavisi devam eden Duygucu, "Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin, ülkemizde hak ve özgürlüklerin korunması ve adaletin sağlanması için çalışan en yüksek mercilerden biri olduğunu biliyorum. Bunun bilincinde olarak sizlerden ülkemizin bütün çocukları adına iki şey rica edeceğim. Bizler; tüm dünya çocukları olarak çocukluğumuzu doya doya yaşamayı, mutlu ve her zaman umutlu olmayı hayal ediyoruz. Bize verdiğiniz destekler için teşekkür ediyor ve bu desteklerinizin daha da artarak devam etmesini diliyoruz" şeklinde konuştu. Çocuk haklarının tüm dünya üzerinde korunması gereken en temel haklardan biri olduğunu vurgulayan Duygucu, "İnanıyoruz ki her çocuk özeldir ve hiçbir şey bir çocuğun hayatından daha değerli değildir. Bunun için siz büyüklerimizden çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesine ilişkin çalışmaların daha güçlü şekilde yürütülmesini ve Çocuk Bakanlığı kurulmasını talep ediyoruz" dedi. LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün Ezer ise, "Biz LÖSEV olarak bu ülkeye çok daha büyük hizmetler yapmak, löseminin yüzde 100 tedavi başarısını yakalamak istiyoruz" dedi. Makamda gerçekleşin kabulün ardından Başkan Özkaya ve çocuklar, Mahkeme toplantılarının gerçekleştirildiği salon ile Anayasa Tarihi Galerisi ve Yüce Divan Salonu’nu gezdi.
Binali Yıldırım’a fahri doktora ünvanı verildi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 19:59 Binali Yıldırım’a fahri doktora ünvanı verildi Ardahan Üniversitesi tarafından, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ve Ak Sakallar konseyi Azerbaycan temsilcisi Dr. Hasan Hasanov’a fahri doktora ünvanı verildi. Aşık Şenlik Kongre Merkezi’nde düzenlenen törene, Türk Devletleri teşkilatı (TDT) AK Sakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’ın yanı sıra Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, AK Sakallar Konseyi Azerbaycan Temsilcisi Dr. Hasan Hasanov, AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ardahan Üniversitesi Rektörü Öztürk Emiroğlu ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören müzik dinletisi ile devam etti. Rektör Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Rektör Emiroğlu tarafından Binali Yıldırım’a ve AK Sakallar konseyi Azerbaycan temsilcisi Dr. Hasan Hasanov’a fahri doktora ünvanı verilip cübbe giydirildi. 21. Yüzyıl Türklerin yüzyılı olacak Yıldırım, "Filmi izlerken alçak FETÖ kalkışmasında yaşadıklarımız yaşar gibi oldum. Rabbimin yardımıyla, Cumhurbaşkanımızla birlikte o gece istiklalimize, geleceğimize kasteden alçak terör örgütü FETÖ’cülerin girişimini bastırdık ve milletimizi büyük bir badireden kurtardık. O günde istiklal mücadelemizde, terörle mücadelede fedai can eden bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum. Aksakallar teşkilatının amacı, 4,5 milyon kilometre kare bir coğrafyaya sahip, Balkanlardan Baykal Gölü’ne uzanan kadim Türk coğrafyasının olduğu bölgelerde yaşayan bütün Türk kardeşlerimizin her anlamda bir araya gelmesi, beraber olması, güçlerini birleştirmesi ve gerek bölgesel sorunlara çözüm noktasında, gerek küresel olaylarda birlikte duruş sergileyerek küresel olaylara yön verme noktasında önemli bir adım atıldı. 1926 birinci Türkoloji Kongresi Türk tarihinde derin izleri vardır. Türkoloji Kongresi sonrası ne yazık ki çok büyük katliamlar yapılmış ve Türk devletleri çok ağır bedeller ödemiştir. Biz aldığımız kararla bu yıl Bakü Türkoloji Kongresinin 100. yılını görkemli bir şeklide kutlayacağız. Bundan sonra dönüş doğuya doğru olur. Çünkü batıdaki zenginlik artık sürdürülemiyor. Onlar sömürü kaynaklarını kaybettiler, kısır bir döngüye girdiler. Ama yükselen bölgeler, yükselen ülkeler doğu ülkeleri, yani Türk devletlerinin yer aldığı ülkeler. Onun için 21. yüzyıl Türklerin yüzyılı olacaktır. Ve bundan hiç şüpheniz olmasın. Gazze’de ve Filistin’de olan katliamla, bir de İsrail’in yancılarıyla beraber İran’daki hadiseye bakın. Bunlar tabiatıyla bölgeyi istikrarsızlaştıran, ama her şeyden önce insan hayatını yok eden ve adil olmayan asimetrik savaşlardır. Bu savaşlarda dışarıdan gelecek her türlü tehdide karşı korumak, ülkemizi dış tehditlere karşı iç dünyayı tahkim etmek için Cumhurbaşkanımız büyük gayret gösteriyor. Ama bununla da kalmıyor, bu savaşların sonlandırılması için de her türlü çabayı sarf ediyor" dedi.
Başkan Köksal Aras’tan 23 Nisan mesajı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 19:35 Başkan Köksal Aras’tan 23 Nisan mesajı Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bir mesaj yayımlayarak, "Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz" dedi. Mesajında 23 Nisan 1920 tarihinin, milletimizin egemenliğini ilan ettiği, bağımsızlık yolunda atılan en güçlü adımlardan biri olduğuna dikkati çeken Başkan Köksal Aras, "23 Nisan aynı zamanda, Atamızın geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyduğu güvenin, sevginin ve umudun da simgesidir" dedi. Başkan Köksal Aras mesajında şu ifadelere yer verdi: "Çocuklarımız bizim yarınlarımız, ülkemizin en kıymetli hazinesidir. Yüzlerindeki gülümseme, yüreklerindeki sevgi ve hayalleri bizlere de umut veriyor. Çocuklarımızın özgür, çağdaş, güvenli ve eşit bir kentte büyümesi için var gücümüzle çalışıyoruz. 23 Nisan coşkusunun sınırlarımızı aşması için bu sene Uluslararası Çocuk Şenliği düzenledik. Moldova, Ukrayna ve KKTC’den çocuklarımızı şehrimizde misafir ediyoruz ve bu büyük bayramı hep birlikte kutluyoruz. Sevgili çocuklar, kalbiniz sevgi ve umut dolu olsun, gülümsemeniz hiç eksik olmasın. Hep hayal kurun, öğrenin, keşfedin. Hepinizi çok seviyorum. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de saygı, minnet ve özlemle anıyorum"
Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:33 Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da iki gün süren ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesine ilişkin, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, Bakanlığın ev sahipliğinde UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesini değerlendirdi. Zirveye, 21 ülkeden üst katılımcıyla beraber 13 farklı ülkeden bakanlar katıldığını belirten Göktaş, 2 günlük zirvenin en önemli tarafının çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın zirveye teşrif etmesinin, çocuk odaklı politikalarındaki güçlü iradeyi ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, dünyada pek çok ülkenin benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dijital dünyada bilgiye kolayca erişebildiği gibi risklerle de maalesef karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle akran zorbalığı, uygun olmayan içerikler, psikolojik, fiziksel ve zihinsel olarak olumsuz etkileyen içeriklere çok sık maruz kalabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız" Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı Zirvesi’nde katılımcı bakanların, akademisyenlerin, uzmanların, politika yapıcıların ve çocukların benzer konuları dile getirdiğini bildiren Göktaş, "Çocukların bu zirvede yer alması bizler için çok kıymetliydi. Çünkü çocuklara yönelik karar aldığımız politikalara onları da dahil etmemiz, fikirlerini, önerilerini almak oldukça önemli" diye konuştu. Göktaş, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesinde veya çocukları dijital dünyada korunmasında sürecin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Teknik ve mevzuat düzeyinde pek çok güçlendirmeyi yapmamız gerekiyor. Çocukları ve gençleri sürece dahil etmeliyiz. Diğer yandan, ailelere, öğretmenlere ve çocuklara dijital okuryazarlık konusunda eğitim vererek güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sosyal medyanın, dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız. Teknoloji şirketlerinin, özellikle teknoloji üretirken çocuklarımızı risklerden koruyacak şekilde yapılandırmasını özellikle önemsiyoruz. Bu kapsamda ülke olarak pek çok çalışmayı hayata geçirdik. Hâlihazırda TBMM Genel Kurulu’nda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlememiz görüşülüyor." "Bu zirvemiz, uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu" Çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik eylem planı hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, aynı zamanda dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesini hayata geçirerek, bu konuda uluslararası boyutta farkındalık oluşturduklarını söyledi. Amaçlarının, çocukları dijital dünyada faydalarından istifade etmelerini sağlarken, risklere karşıda tedbirler almak olduğunu aktaran Bakan Göktaş, yarının dünyasının bunu gerektirdiğini, bu kapsamda çocukları ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Değişen ve dönüşen dünyada teknolojiye karşı aileleri ve çocukları güçlendirmek, farkındalığı artırmak ve regülasyonları sağlamak zorunda olduklarını ifade eden Göktaş, "Bu zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvemiz, gerçekten uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu. Türkiye olarak bu konularda öncüyüz. Pek çok ülkeden olumlu geri dönüşler oldu. Katılamayan ülkeler ‘keşke burada olsaydık’ diyerek önerilerini iletti" dedi. Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Riskler eskiden sokaktaydı. Kapılarımızı kapattığımızda çocuklarımızı koruyabiliyorduk. Fakat maalesef artık çocuklarımıza yönelik tehditler doğrudan yan odamızda, hatta taşıdıkları cihazlarda. Biz politika yapıcıları olarak, bu konuda güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya karar verdik. Ülke olarak yürüttüğümüz öncü çalışmaların, farklı ülkelere de ilham olduğunu görmek bizlere mutluluk veriyor. Bu iş birliğimizi daha da güçlendirmemiz lazım. Zira bu konularla tek başına bir ülkenin mücadele etmesi mümkün değil. Küresel şirketler, teknolojilerini hızla geliştirirken zaman zaman aileler, politika yapıcıları bu süreçlerde yalnız kalabiliyor. Bu ortak zemin bizler için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemlerde de farklı alanlarda bir araya geleceğiz ve dijital dünyada çocukları korumaya yönelik pek çok tedbiri, güçlendirme mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."