Son Dakika
|
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
Doha'ya düşen füze enkazı patlamaya yol açtı
Rusya Dışişleri: "ABD ve İsrail, bir kez daha tehlikeli bir maceraya girişti"
AB Başkanlarından İran’a saldırının ardından azami itidal çağrısı
İran Dışişleri: "Bu saldırıya karşılık vermek, İran’ın meşru hakkı''
İsrail'in İran’da ilkokula yönelik saldırısında can kaybı 57’ye yükseldi
Medvedev: "Barış elçisi bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi"
THY'den Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Gürsel Tekin göreve devam edecek
Kazakistan’da kafede gaz tüpü patladı: 7 ölü, 19 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Şikarçi: "Bölgedeki tüm ABD üsleri hedef alınacak"
THY'den Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Ordu’da heyelan: Evler yıkıldı, yol çöktü!
Evde çıkan yangında elektrik kabloları patladı
ABD’li Özel Temsilcisi Barrack, Irak Başbakanı Sudani ile bir araya geldi
Gözaltına alınan şarkıcı Edis hakkında karar
POLİTİKA
Dışişleri Bakanlığı: "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:02:38
Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere ilişkin, "Uluslararası hukuka aykırı ve masum sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemden derin kaygı duyuyor, şiddetin tırmanmasına neden olabilecek kışkırtmaları kınıyoruz. Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz" açıklamasını yaptı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:01
Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün‘e olan bütün uçuşları 2 Mart’a kadar iptal ettik"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından Orta Doğu’da hızla değişen hava sahası durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, bölgedeki gelişmeler nedeniyle Türkiye’nin sivil havacılık trafiğini yakından izlediğini belirterek bir dizi uçuş iptali ve güvenlik tedbirinin hayata geçirildiğini açıkladı. İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün‘e olan bütün uçuşları 2 Mart’a kadar iptal ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettiklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, "Bugün yine orta Doğu’da maalesef istemediğimiz gelişmeler söz konusu. İsrail’in İran’a saldırması sonucunda öncelikle İran, İsrail ve Irak hava sahalarını kapattıklarını takip ediyoruz. Yine aynı şekilde Katar, Bahreyn ve Kuveyt’in de hava sahalarını kapatmaya yönelik notamlar yayınladıklarını biliyoruz. Bizde sivil uçuşlar noktasında sektörü yakın takibe aldık ve yönetiyoruz. Şu anda Türk Hava Yolları’nın ve Pegasus’un İran’da yerde birer uçağı var. Onların bu saldırı sürecinin sonucuna göre onları ülkeye getirme ile ilgili bir çalışmamız olacak. Yine 12 gün çatışmasında da benzer süreçleri yürütmüştük. Tabii bizim esas amacımız bölgemizdeki bu tür saldırıların olmaması, olanın da bir an önce bitmesi noktasında elbette sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın takiplerinin olduğunu özellikle söylemek isterim. Biz bölgede devam eden riskler nedeniyle İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün‘e olan bütün uçuşları 2 Mart’a kadar iptal ettik. Yine aynı şekilde Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettik. Gelişmelere göre de bunları takip edeceğiz. Dediğim gibi bir an önce bu savaş ya da saldırı durumunun bir an önce bitmesi hepimizin gayretidir" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:55
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’ın kararını İran halkı verecektir"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, "Bolu’ya hukukçu arkadaşlarımızı, siyasi arkadaşlarımızı yönlendirdik. ’Neymiş, ne soruyorlarmış?’ dedik. Cevap geldi, cevap geldi. Suçlandığı husus şu: Bir vakıf var, vakıf. Bu vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Bolu’da, Boluluların; Bolu’da ve Türkiye’de okuyan çocuklarına ya da yoksul ailelerin Bolu’ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Biz şu kadarını biliyoruz; bizim arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini, ne yaptıysa şehir için, kent için, fakirin fukaranın kursağından geçecek bir şey için yaptığını biliyoruz, hepsiyle de gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. "İran’ın kararını İran halkı verecektir" İran ve ABD arasında yaşanan olaylara da değinen Özgür Özel, "İran’da bizim destekleyemeyeceğimiz, yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu yönetim var. İran’ın kendi geleceğini tayin etmesi demokratik yönetim en büyük temennimiz. Ama şimdi Trump ile Netanyahu, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldıraya giriştiler. Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" diye konuştu. "Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediyeleri, teker teker yapılan bütün ölçümlerde, çok ufak tefek istisnalar hariç, seçildiklerinden çok daha iyi bir noktadalar. Memnuniyetin en temeline gittiğinizde eskiden yapılan borçların eridiğini görüyorsunuz; aynen Burdur’da olduğu gibi. Bizim İller Bankası paylarımız yüzde 40 kesiliyor ama yeni aldığımız belediyelerde yine de borçlarımız eriyor. Ayrıca CHP seçim kazanmadan önce özellikle küçük ilçelerde ya da nüfusu daha az olan illerde ’CHP gelirse sosyal yardımları keser’ yalanının çöktüğünü; en az artan yerde 3 kat arttığını, ortalama sosyal yardımların belediyelerimizde 5 kat arttığını, kreşlerin ve okul çağındaki çocuklara yapılan desteklerin büyük bir karşılık gördüğünü görüyoruz. Bugünkü iktidar maalesef zengini seven, fakiri görmeyen, emekliye selam vermeyen, emekçinin sesini duymayan, çiftçinin derdiyle dertlenmeyen, süt üreticisinin derdini tasasını duymayan, varsa yoksa zengine çalışan bir iktidardır. O yüzden Türkiye’nin kaynak sorunu yoktur, Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" ifadelerini kullandı. "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" dedi. Özel, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Biz o gün anında önce Ankara’daki arkadaşları topladık. Meclis Başkanı’nı, başkanvekillerini, diğer partileri aradık. Bilhassa AK Parti’ye ’Gün demokrasinin yanında durma günüdür’ dedik. ’Meclisi açın, birlikte direneli’ dedik. Tayyip Bey’in yaptığı bütün kötülüklere, AK Parti ile bütün rekabetimize rağmen darbe gecesi milletin seçtiğinin, milletin tercihlerinin arkasında durduk" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:36
Kütahya AK Parti’den 28 Şubat açıklaması: "Darbeci zihniyetle mücadelemiz sürecek"
AK Parti Kütahya İl Başkanlığı tarafından, 28 Şubat Darbesi’nin 29’uncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti MKYK üyesi Jülide İskenderoğlu ve teşkilat mensupları katıldı. Açıklamayı yapan AK Parti Kütahya İl İnsan Hakları Başkanı Ecem Esen, 28 Şubat’ın yalnızca siyasete değil, doğrudan topluma yönelik planlı bir darbe olduğunu vurguladı. Esen, "28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bir araya geldik. Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbedir. Sonuçlarının nesillerce sürmesi hedeflenen, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir" dedi. 28 Şubat sürecinde milli ve manevi değerlerin hedef alındığını belirten Esen, millet iradesine karşı tankların yürütüldüğünü, seçilmiş hükümetin görevden uzaklaştırıldığını ve özellikle başörtülü kadınlar başta olmak üzere dindar kesimlere yönelik ağır bir zulüm süreci yaşandığını ifade etti. AK Parti olarak tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduklarını vurgulayan Esen, iktidar döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının etkisiz hale getirildiğini, milli iradenin yeniden inşa edilerek Türkiye’nin demokrasi standartlarının yükseltildiğini söyledi. Son dönemde başörtüsüne ve Anadolu’nun yerel kıyafetlerine yönelik bazı tutumların, 28 Şubat zihniyetinin hâlâ varlığını sürdürdüğünü gösterdiğini belirten Esen, demokrasi bilinci, sivil irade ve sandığın gücünün her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekti. Bu anlayışla mücadelenin AK Parti için bir demokrasi ve hak mücadelesi olduğunu dile getiren Esen, toplumsal barışı hedef alan bu zihniyetin, Türkiye’nin büyük ve güçlü ülke hedefinin önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Esen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Şubat 2026 Cuma- 13:44
Bakan Uraloğlu: "İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak"
2
27 Şubat 2026 Cuma- 14:23
DEM Parti, Öcalan’ın mesajını paylaştı
3
27 Şubat 2026 Cuma- 16:09
Çifteler Belediyesi hakkında hukuki süreç başlıyor
4
27 Şubat 2026 Cuma- 21:00
Adalet Bakanı Gürlek: "Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor, artık yeni anayasaya ihtiyacımız var"
5
26 Şubat 2026 Perşembe- 21:04
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına müsaade etmeyin"
17 Şubat 2026 Salı - 23:19
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, "Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma da, girişime de asla izin vermeyeceğiz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Ankara’da AK Parti Sincan İlçe Başkanlığı’nın Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Zorlu yaptığı konuşmada, "Türk milleti binlerce yıllık kadim geçmişini bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir gelecek umuduna doğru taşıyor. Öyle ki Asya’dan Avrupa’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e, Afrika’dan Amerika’ya kadar sözüne itibar edilen, liderlik gücü ve mührüyle bir marka haline gelmiş Cumhurbaşkanımızın liderliğinde artık Türkiyesiz bir masa kurmak neredeyse imkansızlaşmış bir şey. Biz bu liderlikle, güçlü liderliğimizin altında bu davanın temelinde köklü tarihimizi barındırıyor" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Zorlu, "Anadolu’nun bir evladı olarak, sizlerin bir kardeşi olarak söylüyorum. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma, girişime asla izin vermeyeceğiz. Altını özellikle çizmek istiyorum, ülkemizi bir araya getiren değerleri ve birleştirici unsurlarımızı sımsıkı koruyacağız. Üniter devlet yapımızı, milli birliğimizi tehlikeye düşürecek hiçbir adıma da, girişime inanın izin vermeyeceğiz. Sizlere bunun sözünü bir kez daha burada veriyoruz" diye konuştu. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan ise, "Ankara’daki toplam nüfus artışının üçte biri Sincan’da gerçekleşiyor. Nüfus olarak onda birine tekabül etmesine karşın bu artarak devam edecek. Yakında yarısı ve sonra yarısından daha fazlası da Sincan’da gerçekleşecek. Çünkü biliyorsunuz Saraycık gibi inanılmaz büyüyen yeni yaşam alanlarımız var. Çünkü bizim beş tane organize sanayimiz var. Fabrikalarımızın her biri kapasitelerini ikiye katlıyor. Bu, şu anda binleri aşan fabrika sayısının önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde iki binleri bulması demek. Bu Sincan’ın daha ne kadar büyüyeceğini gösteriyor" dedi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, AK Parti Sincan İlçe Teşkilatı yöneticileri ile partililer katıldı.
17 Şubat 2026 Salı - 22:12
Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum"
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci toplantısı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, Ramazan ayının paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olduğunu hatırlattı. Bursa’da mübarek Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak için Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Bozbey, "Kentimizin işlek caddelerini mahyalarla süsledik. 17 ilçemizde her gün farklı noktalarda iftar sofralarını hep birlikte oluşturacağız. Emirsultan, İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı, Fomara Fevzi Çakmak Katlı Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’nde de sabit iftar noktalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. İftara yetişemeyen hemşehrilerimiz için 14 farklı ulaşım noktasında iftariyelik dağıtımını gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Bursa’daki bin 60 mahallede de teravih namazı sonrası ikramlarda bulunarak paylaşma ve dayanışma kültürünü büyüteceklerini anlatan Başkan Bozbey, "Kent lokantalarında ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca Ramazan desteğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Kültürpark Ramazan Meydanı’nda geleneksel Ramazan atmosferini hep birlikte yaşatacağız. Ramazan ayının kentimize ve ülkemize bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Birliğimizin ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Meclis oturumu, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
17 Şubat 2026 Salı - 22:09
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" dedi. TBMM Tören Salonu’nda "Valiler Buluşması Programı" düzenlendi. Programa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 ilin valisi katıldı. Programda konuşan İçişleri Bakanı Çiftçi, "Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" Sorumluluklarının Türkiye’nin huzuru ve güvenliği olduğunu dile getiren Çiftçi, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kardeşliğimizi pekiştirecek yeni bir sayfaya yelken açtık. Terörsüz Türkiye ile 86 milyon hep birlikte ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek, nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek, yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak, bugün de aynı ruhla, aynı inançla, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zira huzur evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir. Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" dedi. "BM’den NATO’ya kadar artık hiçbir kurumun ne fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır" Dünyada yaşanan son gelişmelerin tesadüf olmadığının altını çizen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların yeniden alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız. Venezuela’nın devlet başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi, kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi, uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir" diye konuştu. "Küresel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" Orman kanunlarının uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin başında olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor. Ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle doğruyu dünyanın bütün insanlar için anlatmak ve tahmin etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda sadece kurallar değil, aynı zamanda kavramlar da değişiyor. Örneğin savunma kavramı bundan 20-30 sene evvel başka bir anlama gelirken, başka bir içeriğe sahipken, artık savunma kavramının içerisinde her gün yenilenen teknolojilerle birlikte yeni kavramlar oluşuyor. Örneğin siber güvenlik meselesi sadece savunma alanındaki değişikliklerden bir tanesidir. Çok farklı alanda yeni kavramlarla karşımıza devlet yönetimiyle ilgili yeni gerekler ve sorumluluklar da ortaya çıkıyor. Bütün bunları şunun için söylüyorum: Hem küresel olarak yaşadığımız şartlar hem de yerel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" dedi. "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Şimdi yeni bir dönemin başındayız. Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. Türkiye içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır. Ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi çerçevesinde yerine getirilecektir" ifadelerini kullandı. "Ümit ediyoruz ki Suriye topraklarında bütün halklar, aynı bayrak, idare altında yaşar" Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Ayrıca Suriye’deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye’de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar, kardeşler aynı bayrak altında, aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak, silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik olarak kalkındırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birlik beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de, Suriye’nin de, bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 21:20
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, barışın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında Türkiye’nin Afrika Boynuzu’na bakışını net ifadelerle ortaya koydu. Cumhurbaşkanımız, bölgenin meselelerine yine bölge ülkelerinin çözüm üretmesi gerektiğini, Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin rekabet alanına dönüştürülmesine asla rıza göstermeyeceğimizi vurguladı. Bu yaklaşım, Türkiye’nin adalet ve hakkaniyet merkezli dış politikasının en somut göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, Etiyopya’da faaliyet gösteren 200’ü aşkın firmamızın 2,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalı kardeşimize istihdam sağladığını ifade ederek, kalkınma odaklı iş birliğimizin her iki ülke için de kazanç ürettiğini belirtti" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Somaliland’ı tanımasının hiçbir faydası olmadığını söylediğini vurgulayan Duran, "Cumhurbaşkanımız ayrıca, Etiyopya’nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiğimiz önemin altını çizdi. Türkiye olarak bölgenin yeterince acı çektiğini, yeni çatışmalara ve istikrarsızlıklara kapı aralanmaması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bu duruş, barıştan yana, ilkeli ve sorumlu bir diplomasi anlayışının tezahürüdür. Cumhurbaşkanımız, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne Somaliland’a ne de Afrika Boynuzu’na fayda sağlayacağını bir kez daha ifade etti. Ayrıca Etiyopya ile Somali arasında yürüttüğümüz Ankara sürecindeki yapıcı tutumlarından dolayı her iki tarafa da teşekkür ederek, Türkiye’nin barış ve ara buluculuk rolünü kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 21:05
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Kapsamlı yol haritası üzerinde mutabık kaldık"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Etiyopya ile somut projeler üretmeyi hedeflediklerini belirterek, "Mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık" dedi. Enerji alanında bölgesel ve küresel etkinliğini arttıran Türkiye, stratejik bir konumda bulunan Afrika Boynuzu’nda üst üste hamleler yapıyor. Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisi petrol aramak üzere Somali’ye doğru yola çıkarken, Somali’nin komşusu Etiyopya ile de enerji alanında iş birliği anlaşması imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl aranın ardından Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’nin daveti üzerine Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyarette, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu İtefa ‘Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na imza attı. Buna göre iki ülke elektrik, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında ortak projeler geliştirecek. Hidroelektrik santrali ekipmanlarının ve elektrik türbinlerinin üretimi ve kurulumuna yönelik iş birliği yapılacak. Başta elektrik üretim, iletim ve dağıtım sektörleri olmak üzere kamu kurumlarının ve özel şirketlerin enerji altyapı projelerine yönelik yatırımlar desteklenerek, ilgili kurumlar arasında bilgi ve tecrübe aktarımı sağlanacak. Ticarette 1 milyar dolar hedefi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde Türkiye-Etiyopya Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 9. Dönem Toplantısı için de imzalar atıldı. Eş başkanlar Bakan Bayraktar ile Etiyopya Maliye Bakanı Ahmed Shide, KEK tutanağını imzaladı. Tutanak ile ortak fayda ve kazan-kazan ilkeleri temelinde iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1 milyar dolara ulaştırılması yönündeki ortak hedef teyit edildi. Etiyopya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılım müzakereleri kapsamında Türkiye’nin Etiyopya ile müzakereleri tamamlayan ilk ülkelerden biri olduğu vurgulandı. İmzalanan tutanak çerçevesinde iki ülke, tarım, eğitim, sağlık, enerji ve madencilik, çevre ve şehircilik, ulaştırma, kültür ve turizm gibi alanlar başta olmak üzere geniş bir yelpazede mevcut iş birliği alanlarının derinleştirilmesi ve yeni iş birliği imkânlarının tespit edilmesine yönelik çalışmalar yapacak. Yatırım ortamının iyileştirilmesi, özel sektörler arası temasın artırılması ve gümrük alanında iş birliğinin güçlendirilmesi hususlarında da somut adımlar atacak. "Mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık" Bakan Bayraktar, Etiyopya ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Addis Ababa ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya Başbakanı Sayın Abiy Ahmed Ali’nin başkanlığında gerçekleşen heyetler arası görüşmeye katıldık. Görüşmeler kapsamında Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Sayın Habtamu Itefa ile Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Elektrik üretiminden şebeke altyapısına, yenilenebilir enerji yatırımlarından hidroelektrik altyapı çalışmalarına kadar geniş bir alanda tecrübe paylaşımını güçlendirerek somut projeler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Türkiye-Etiyopya Karma Ekonomik Komisyonu’nun 9. Dönem Toplantı Tutanağı’nı, Türk tarafı eş başkanı olarak Etiyopya Maliye Bakanı Sayın Ahmed Shide ile birlikte imzaladık. Enerji ve madencilikten eğitime, sağlıktan ulaştırma ve tarıma, çevre, şehircilik, kültür ve turizme kadar geniş bir yelpazede mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık."
17 Şubat 2026 Salı - 20:15
Bakan Göktaş: "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor’’ dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğiyle İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı, 16-17 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Konferans, bugün yapılan oturumların ardından Sütlüce Kampüsü’ndeki kapanış programıyla sona erdi. "Türkiye’de ve Özbekistan’da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları" temasıyla düzenlenen konferansın kapanış toplantısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Züleyha Mahkamova, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Sharipov Kongratbay Avezimbetovich, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği Başkanı Ozoda İslomova ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı. Konuşmalardan önce ilkokul öğrencilerinden oluşan dans ekibi, Türk kültürüne ait yöresel dansları sergiledi. "Temennimiz buradaki bilgi ve öneriler, Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün" İstanbul’da pek çok ülkenin geleceğini ilgilendiren bir başlık etrafında buluştuklarını aktaran Bakan Göktaş, "İki gün süren 1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı’nda akademinin birikimini, sahadan gelen tecrübeyi ve kurumlarımızın çözüm önerilerini aynı masada buluşturduk. Konferans boyunca aile yapısındaki değişimi, evlilik ve ebeveynliği destekleyen mekanizmaları, kuşaklar arası dayanışmayı ve sahada etkisi kanıtlanmış iyi uygulamaları değerlendirdik. Demografi ve nüfus eğilimlerinden sosyal hizmet modellerine, dijital risklerden aile içi iletişime kadar geniş bir çerçevede ele aldık. Temennimiz odur ki burada ortaya çıkan bilgi ve öneriler Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün. Sahada karşılığı olan ortak projeler, aileyi güçlendiren somut adımları çoğaltsın’’ şeklinde konuştu. "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi, artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor" Ailenin kimliğin, aidiyetin, merhametin, sorumluluğun, dayanışmanın ilk öğretildiği yer olduğuna da dikkat çeken Bakan Göktaş, "Çağımızda aile çok katmanlı bir baskı altında. Bu noktada meseleye iki pencereden bakmak zorundayız. Birincisi, demografik dönüşüm penceresidir. Yıllarca ülkemizde aile planlanması adı altında doğurganlık hızının azaltılması için çalışmalar yürütüldü. Bugün yaşadığımız düşük doğurganlık oranları, bu yaklaşımın birikmiş bir sonucudur. Türkiye’de doğurganlık hızının 2024’te 1,48’e düşmesi, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor. Birçok Avrupa ülkesi düşük doğurganlık düzeyine 200 yılda inerken, Türkiye bu noktaya 60 yıl gibi kısa bir sürede geldi. Türkiye, Çin, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra doğurganlık hızı en çok düşen dördüncü ülkedir’’ ifadelerini kullandı. İlk evlenme yaşının yükselmesinin, evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişimin aileyi güçlendiren ‘önleyici ve destekleyici’ politikaları daha da kritik hale getirdiğini belirten Bakan Göktaş, "İkincisi günlük hayatın kırılganlıkları penceresidir. Aileyi sadece bir değer olarak değil, aynı zamanda sosyal refahı büyüten, birliği ve beraberliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız. Çünkü artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri, hayatımızı kuşatan dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Bu durum da bizler için sahaya inen, aileye ulaşan, riskleri erken gören ve aileyi kendi gücüyle ayakta tutan politika tasarımlarını zorunlu kılıyor’’ diye konuştu. "Tüm adımlarımızla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ Aile Eylem Planı’yla aileye erişim ve hizmet kapasitesini büyütürken de iki temel ilkeye dayandıklarını belirten Bakan Göktaş, "Yakınlık, hizmetin ailenin kapısına kadar gidebilmesi demektir. Süreklilik ise bir defalık müdahale yerine aileyle ’hayatın akışı içinde’ yol yürümek demektir. Çocuğu aile yanında desteklemek, ebeveyni güçlendirmek, riskleri erken tespit etmek ve aileye rehberlik etmek bu yaklaşımın omurgasıdır. Sosyal hizmet merkezlerimiz, sosyal risk haritalarımız, mobil SHM, yüz yüze ve online eğitim ve danışmanlık mekanizmalarımız bu ilkelerin sahadaki karşılığıdır. Böylece tüm bu adımlarla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ dedi. Sümeyye Erdoğan Bayraktar da, iki gün boyunca yürütülen tartışmaların ailenin ne kadar kritik ve çok boyutlu bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
17 Şubat 2026 Salı - 19:47
Bakan Göktaş oyun içerik üreticileriyle bir araya geldi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul’da oyun içerik üreticileri ile bir araya geldi. Bakan Göktaş, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, oyun içerik üreticileriyle bir araya gelerek dijital dünyadaki gelişmeleri ve risk alanlarını kapsamlı bir şekilde ele aldık. Onlardan gelen geri bildirimleri ve önerileri dikkatle dinledik. Çocuklarımızın hayatın her alanında olduğu gibi dijital platformlarda da huzurla ve güvenle var olmalarını istiyoruz. Bu kapsamda yasaklayan değil, yol gösteren ve denetleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Evlatlarımızın daha sağlıklı ve bilinçli şekilde büyüyebileceği güçlü bir dijital ekosistemi hep birlikte inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.
17 Şubat 2026 Salı - 19:11
Ersoy CHP Erzincan İl Başkanı olarak atandı
Cumhuriyet Halk Partisi Erzincan İl Başkanlığı görevine, Merkezi Yönetim Kurulu kararıyla Cevdet Ersoy ve yeni yönetimi atandı. Partiden yapılan açıklamada, Erzincan için güçlü, kararlı ve birlik içinde bir çalışma dönemi başlayacağı vurgulanırken, İl Başkanı ve yönetimine görevlerinde başarılar dilendi. Açıklamada ayrıca, adalet ve demokrasi mücadelesinde birlikte omuz omuza yürümeye devam edileceği ifade edildi. Yeni yönetimde yer alan isimler şunlar: Hasan Nergiz, Tuncay Gül, Özkan Beydili, Melek Kara, Ersin Atalay, Turan Gürakan, Sabri Şeker, Emrah Geyik, Coşkun Kelpetin, İsmail Karip, Ayşe Güven, Mansur Yıldırım, Yakup Kaymaz, Hasan Hüseyin Kahraman, Güler Aslan Can, Aynur Bakır, Sibel Alkan, Aydıncan Ağyüz, Erkan Koç ve Yaşar Süslü.
17 Şubat 2026 Salı - 18:27
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı’nda afetlere dirençli kent hedefiyle yapılan çalışmalara değindi. İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alacaklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya da hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, "Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" dedi. Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı programda farklı il ve ilçe belediyeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerine ait stantlar kuruldu. Başkan Tugay, stantları tek tek ziyaret ederek, arama kurtarma ekipmanları ve bu konuda yapılan çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Program, ilçe belediye başkanları, akademisyenler, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki ve gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sunumlarıyla devam etti. Türkiye’de örnek model Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, "İlk defa İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alıyoruz. Kendimiz kırsal alanda, yamaçlarda, ormanlık alanlardaki yangınlara müdahale edebilir hale geleceğiz. Genelde aşırı sıcak, kuru ve rüzgarlı havada elektrik hatlarından çıkan ve yayılan yangınların söndürülmesi ancak havadan müdahale ile mümkün. Yangının yayılmaması için de ormanlık alanlarda yangına dirençli ağaç plantasyonuna ihtiyaç var. Bunlar maalesef yetkimiz dışında. Eğer izin verilme ihtimali varsa İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya, yangınlarda bunları kullandırmaya hazırız. Nasıl Orman Bakanlığı kiralıyorsa biz de kiralayabiliriz. İzmir için bunu yaparız. Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" diye konuştu. Köylere yangın tankeri dağıttıklarını söyleyen Tugay, "Vatandaşlarımız yakınlarında çıkan yangına erken müdahale ediyorlar ve pek çok yangını söndürüyorlar" dedi. "Depremler oluyor" Başkan Tugay, 30 Ekim’de İzmir’de yıkımlara neden olan depremi ve 6 Şubat depremini hatırlatarak "Acı deneyimleri olan bir ülkeyiz. Hem İzmir hem de Türkiye’nin büyük kısmı hareketli yer tabakasını üzerinde. Bunu ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ diyen herkes bilmeli. Deprem gerçeği ile birlikte yaşayan bir ülke olarak her şeyi buna göre düzenlememiz lazım" ifadelerini kullandı. Deprem master planı ve mikrobölgeleme çalışmaları devam ediyor Başkan Tugay, en öncelikli görevin riskli alanları, binaları saptamak olduğunu belirterek, "Biz şehrimizi afetler açısından dirençli, risklerin azaltıldığı, mümkünse tamamen ortadan kaldırıldığı bir kent haline getirmek için yoğun çaba gösteriyoruz" dedi. Deprem master planı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’in bir proje kapsamında hazırlanmış sınırlı bir deprem master planı vardı ama şu anda iki üniversitemizle, dış paydaşlarla yoğun şekilde yeni bir plan yapıyoruz. Depremle ilgili riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında, sonrasında yapılacak her şeyi anlatacağımız bir plan çalışması bu. Öte yandan İzmir’de hem yapı stoku çalışmalarına, hem zemini incelediğimiz mikrobölgeleme çalışmasına devam ediyoruz." "İzmir’in tamamında mikrobölgeleme çalışmasını yapmayı planlıyoruz" Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlandığını dile getiren Başkan Tugay, "Şu anda Karşıyaka’da da mikrobölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Arkasından Bayraklı ve Konak’ta yapılacak ve diğer ilçelerde tamamlanacak. İzmir’in tamamında bu çalışmayı yapmayı planlıyoruz. Risk saptamaya yönelik bina tarama çalışması da aynı şekilde kent geneline yayılacak. Bornova ve Bayraklı’da tamamlandı, Karşıyaka’daki tarama devam ediyor" diye konuştu. "Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var" Riskli binaların dönüştürülmesi gerektiğinden söz eden Tugay, "Bunu hangi kaynakla yapacağız? Tüm vatandaşlardan vergi toplayan devlet buna kaynak ayırabilir mi? Dünya Bankası gibi kaynak ayırmaya hazır bazı kurumların kredilerini kullanırken ayrımcılık yapmama şansı var mıdır? Kentsel dönüşüm konusunda inanın çok çalışıyoruz. Bir noktaya geldiğimizde kaynak ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Kaynağı kendi imkanlarımızla sağlamaya çalışıyoruz, çalışırız ama sınırlı olacağı kesin. Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var. Bu haksızlığa kesinlikle ‘evet’ dememesine ihtiyacımız var. Deprem master planını sene sonuna kadar tamamlayacağımızı tekrar söylüyorum" dedi. "Türkiye’nin problemi" Şehirlerin altyapısının ani ve yoğun yağışlara hazırlıklı olmadığını da dile getiren Başkan Tugay, "Bu Türkiye’nin problemi. Türkiye’nin tamamında bu ölçüde yağışlara hazırlıklı altyapı oluşmamış. Pek çok noktada dere taşkınlarından kaynaklı su baskınları var. Dereler kapatılmış, görmezden gelinmiş ya da dar geçişli, kapalı dereler haline getirilmiş. Bazılarının yolları değiştirilmiş. Aşırı yağışta bu taşkınlar bu nedenle oluyor. ‘İklim krizi var’ diyorsanız aşırı yağışların her zaman olacağını unutmayalım. Dere yatağını da, şehrin altyapısını da ona göre yapacağız. Bazı yerleri yıkmamız, bazı binaları ortadan kaldırmamız, her şeyi olması gereken şekle getirmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak önümüzdeki yıllarda yeni problemler yaşayacağımız çok açık" diye konuştu. "Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da afetlerin günümüz dünyasının en büyük tehdidi olduğunu belirterek, "Afetler hayatın gerçeği. İklim değişikliğinin negatif etkilerini en çok hissettiğimiz yer Batı Anadolu kıyıları. Kuraklıkla, orman yangınlarıyla, zamansız ve yoğun yağışlarla oluşan su ve sel baskınlarıyla, depremlerle iç içe yaşıyoruz. Yerel yönetimlerin bu konuda kesinlikle aktif çalışması ve rol alması gerek. Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük. Siyasi ayrım gözetilmeden afete hazırlık durumlarında iş birliği ve koordinasyonun tesis edilmesi elzem. Depremde, selde, orman yangınlarında, kuraklıkta, gıda krizinde, su krizinde hiçbirimiz sorumluluktan kaçamayız. Bugünden hazırlanmak zorundayız. Depremlerden etkilenen en kırılgan grup engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar. Oradaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmalıyız. Buna toplamda ‘dirençli kent’ diyoruz. Dirençli kent derken de dirençli altyapı, dirençli kurum kapasitesi, afetlere dirençli belediyeyi söylüyoruz. Birlik olarak koordinasyonu sağlamak için çalışıyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki afetlere dirençli kentlere ilişkin sunum yaptı.
17 Şubat 2026 Salı - 17:24
Türkiye ile Suriye arasında sağlık işbirliği
Suriye Sağlık Bakanı Musab Nizal el-Ali Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret etti.
17 Şubat 2026 Salı - 16:15
Tokatlı Ramazan pidesini ucuza yiyecek
Tokat Belediyesi Ramazan ayında 350 gram yumurtalı susamlı pidesini 20 TL’den ve 250 gram ekmeği 7,5 TL’den Halk Ekmek büfelerinde satışa sunarak vatandaşlara uygun fiyatlı ve hijyenik ürün ulaştıracak. Tokat Belediyesi, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu sofralara taşımaya hazırlanıyor. Tokat Belediyesi Halk Ekmek tarafından üretilecek olan Ramazan pideleri ve günlük ekmekler, uygun fiyat politikasıyla vatandaşların hizmetine sunulacak. Üretken belediyecilik anlayışıyla hareket eden Tokat Belediyesi, sosyal belediyecilik uygulamalarını Ramazan ayında da güçlü şekilde sürdürüyor. Hem kaliteli hem de ekonomik ürünleri vatandaşla buluşturan Halk Ekmek büfeleri, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi olacak. Bu kapsamda; 350 gram Yumurtalı Susamlı Ramazan Pidesi 20 TL, 250 gram Ekmek 7,5 TL olarak satışa sunulacak. Hijyenik şartlarda, gıda mühendislerinin kontrolünde üretilen pideler ve ekmekler, Tokat genelindeki Halk Ekmek satış büfelerinde vatandaşlara ulaştırılacak. Başkan Yazıcıoğlu: "Ramazan ayı; birliktir, berekettir, paylaşmaktır" Ramazan ayı dolayısıyla açıklamalarda bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu; "Ramazan; birliktir, berekettir, paylaşmaktır. Tokat Belediyesi olarak hemşerilerimizin sofralarına katkı sunmak, bu mübarek ayın huzurunu ve bereketini hep birlikte yaşamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üretken belediyecilik anlayışımızla kaliteli ve uygun fiyatlı pidemizi ve ekmeğimizi vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Tokat’ımızda hiçbir sofranın eksik kalmaması için gayret etmeye devam edeceğiz" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 16:02
Cumhurbaşkanı Erdoğan Etiyopya'da
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyarette bulunmak üzere Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'ya geldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder