POLİTİKA
05 Nisan 2026 Pazar - 14:09 Vali Ekici hem makamda dinledi hem sahada esnafın nabzını tuttu Şırnak Valisi Birol Ekici, vatandaşla doğrudan temas kurmayı esas alan Açık Kapı Projesi kapsamında hafta sonu da yoğun mesaisini sürdürdü. Valilik makamında vatandaşları kabul eden Ekici, iletilen talep ve sorunları tek tek dinleyerek çözüm için anında talimat verdi. Şırnak Valiliğinde gerçekleştirilen görüşmelerde, toplumun farklı kesimlerinden gelen vatandaşların dile getirdiği sorunlar masaya yatırıldı. Vatandaş odaklı yönetim anlayışıyla hareket eden Ekici’nin, her başlığı titizlikle değerlendirdiği ve çözüm sürecini hızlandırmak adına ilgili kurumları devreye aldığı belirtildi. Valilikten yapılan açıklamada, "Açık Kapı (Milletin Kapısı)" anlayışıyla yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğü vurgulanarak, vatandaşların devlete doğrudan ulaşabilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Hafta sonu gerçekleştirilen kabul, bu yaklaşımın sahaya yansıması olarak değerlendirildi. Valilikteki yoğun programının ardından sahaya inen Vali Ekici, kent merkezinde esnaf ziyaretleri gerçekleştirerek ekonomik hayatın nabzını tuttu. Esnafla birebir temas kuran Ekici, iş yerlerinde samimi sohbetler gerçekleştirip hayırlı kazanç temennisinde bulundu. Ziyaretler kapsamında Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Erdal Uysal ile bir araya gelen Ekici, bölgedeki ticari hareketlilik hakkında bilgi aldı. Ardından esnaftan Bülent Fidan ve Süleyman Ermiş’i ziyaret eden Ekici, işletme sahiplerinin talep ve beklentilerini yerinde dinledi. Ziyaretlerde öne çıkan başlıklar arasında ekonomik şartlar, iş hacmi ve yerel ticaretin gelişimi yer alırken, Ekici’nin çözüm odaklı yaklaşımı esnaf tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, devletin sahada ve ulaşılabilir olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Vali Ekici’nin hem makamda hem sahada sürdürdüğü yoğun temas trafiği, Şırnak’ta kamu yönetiminin aktif ve erişilebilir yüzünü ortaya koydu. Vatandaşın derdini dinleyen, esnafın sorunlarını yerinde tespit eden bu yaklaşımın, şehirdeki sosyal ve ekonomik dengeye katkı sağlaması bekleniyor. Şırnak’ta "devlet kapısı"nın her zaman açık olduğunu bir kez daha ortaya koyan programlar, vatandaş ile kamu arasında kurulan güçlü bağın en somut örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
Başkan Kurnaz: "Yollarımızın konforu ve güvenliği önceliğimiz"
25 Kasım 2025 Salı - 10:08 Başkan Kurnaz: "Yollarımızın konforu ve güvenliği önceliğimiz" İlçede yapımı devam eden yol yapım çalışmalarını yerinde inceleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Yollarımızın konforlu ve güvenli olmasına özen gösteriyoruz" dedi. Başkan İhsan Kurnaz, ilçede devam eden yol yapım çalışmalarını yerinde inceleyerek hem ekiplerden bilgi aldı hem de mahalle sakinleriyle sohbet etti. Hürriyet Mahallesi’ndeki sıcak asfalt çalışmalarını takip eden Kurnaz, saha çalışmalarının vatandaş talepleri doğrultusunda sürdüğünü söyledi. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini belirten Başkan Kurnaz, "Mahallelerimizde belirlenen ihtiyaç noktalarında trafik ve yaya güvenliğini sağlamak için yoğun bir mesai yürütüyoruz. Ulaşım konforunu artırmak için gece gündüz çalışan ekiplerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. "94 milyon TL tasarruf ettik" Göreve geldikleri günden bu yana çalışmaların tasarruf tedbirlerine uygun şekilde sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Kurnaz, "Fen işleri çalışmalarımızda bugüne kadar yaklaşık 94 milyon TL tasarruf sağladık. Bu tasarruf sonrası kasamızda kalan tutar aslında İlkadımlı hemşehrilerimizin cebinde kalmış oldu. Bu kaynaklarla ilçemize çok daha fazla yatırım ve hizmet kazandıracağız. İlçenin her noktasına eşit hizmet götürme anlayışıyla çalışmalarımız devam edecek" şeklinde konuştu.
Bakan Kurum: "Türkiye’yi ev sahibi yapacağız"
25 Kasım 2025 Salı - 10:06 Bakan Kurum: "Türkiye’yi ev sahibi yapacağız" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Adana’da İlk Evim Projesi kapsamında ev sahibi olan vatandaşların görüntülerini paylaştı. Bakan Kurum, "Manzarası da kendisi de sanat eseri gibi yuvalarımız. Nasıl bugüne kadar 10 milyona yakın vatandaşımızı uygun ödeme koşullarıyla güvenli yuvalara kavuşturduysak, yüzyılın konut projesi ile yine umut olacağız. Türkiye’yi ev sahibi yapacağız" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 250 bin sosyal konut projesi kapsamında 81 ilde konutların inşasına devam ediyor. Adana’nın Yumurtalık ilçesinde 59 bin 907 metrekare alanda yapımı tamamlanan konutlara taşınan vatandaşların görüntülerini paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Manzarası da kendisi de sanat eseri gibi yuvalarımız. Nasıl bugüne kadar 10 milyona yakın vatandaşımızı uygun ödeme koşullarıyla güvenli yuvalara kavuşturduysak, yüzyılın konut projesi ile yine umut olacağız. Türkiye’yi ev sahibi yapacağız" ifadelerini kullandı. "Lüks evlerde oturur gibi sosyal konutlarda oturuyorum" İlk Evim Projesi ile ev sahibi olan Canan Gökler, "O an heyecandan ölecektim. Çok bekledim, adım dördüncü kurada çıktı. Ayrıca deniz manzarası çıkması hayalimizdi. Lüks evlerde oturur gibi sosyal konutlarda oturuyorum. Kira ödeyene kadar kendi evinin taksitini ödüyorsun" dedi. Emeklilik kategorisinden başvuran Ömer Yücel ise projenin bir avantaj olduğunu belirterek, "Evimiz, gayet geniş, ferah, kullanışlı. En güzel tarafı ise deniz manzaramız var. Şunu da söylemem gerekirse, başkalarının tatil yaptığı yerde oturmak ayrı bir zevk. Taksitleri tam bizim cebimize uygun" şeklinde konuştu. "Devletimiz sosyal devlet anlamında büyük bir hizmet ediyor" Görüntülerde yer alan hak sahiplerinden Ali Akıllı, "Böyle bir devletin çatısı altında yaşıyor olmaktan herkesin gurur duyması lazım. Hakikaten devletimiz sosyal devlet anlamında vatandaşına gerçekten çok büyük bir hizmet ediyor. Hani bir söz var, ‘milleti yaşat ki devlet yaşasın’ diye. Bunu devletimiz, Cumhurbaşkanımız ve elbette ki Çevre, Şehircilik Bakanımız hakkıyla yerine getiriyorlar. Dolayısıyla milletin yaşadığı bir devlet elbette yaşayacaktır" diye konuştu. "Yumurtalık’ın en güzel yeri burası" Ev sahibi Metin Sincan, evlerin kullanışlı olduğuna dikkat çekerek, "2+1 olmasına rağmen evimiz büyük. Normalde biz köyde oturuyorduk. Bizim evlerimiz buradan daha küçüktü. Şu anda Yumurtalık’ın en güzel yeri burası. Denizi yukarıdan görüyor, serin, ferah, çok güzel yerde" dedi. Necdet Sır da, "Bir villa tipi yani buna diyecek bir şey bulamıyoruz. Her şeyi var, doğal gazı var, sıcak suyu var. Kiradan çok uygun. Kiraya verdiğin paranın yarı fiyatını buraya veriyorsun" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ortak basın toplantısı düzenledi
25 Kasım 2025 Salı - 09:33 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ortak basın toplantısı düzenledi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması adil ve sürdürülebilir barışın temel koşuludur. Bu çerçevede Türkiye olarak henüz bu yönde adım atmamış tüm dost, kardeş ve müttefik ülkelerden Filistin devletini tanımalarını bekliyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’ya resmi ziyarette bulunan Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Myung’un ikili ve heyetler arası görüşmenin ardından Türkiye ile Güney Kore arasında enerji, savunma sanayii, teknoloji, ticaret ve nükleer enerji dahil çeşitli alanlarda 6 anlaşma imzalandı. "Nükleer Güç Santrali Projesi"nin de yer aldığı anlaşmaların imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin tarihsel temellerine ve Kore Savaşı’ndan bu yana süren kardeşlik hukukuna işaret ederek, ilişkilerin bu ziyaretle daha da pekiştiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin Türkiye ile Güney Kore arasındaki güçlü bağların daha da pekiştirilmesine hizmet ettiğini belirterek, Kore halkının Türkiye’yi "kardeş ülke" olarak görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kore Savaşı’nda omuz omuza verilen mücadeleyi hatırlatan Erdoğan, binlerce kilometre uzaktaki cepheye gönderilen Türk askerlerini anarak, "kan kardeşliği" vurgusu yaptı. Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee’nin yarın Ankara’daki Kore’de Savaşan Türkler Anıtı’na çelenk bırakacağını belirterek, bu duyarlılıkları için teşekkür etti. Türkiye ile Güney Kore arasında 1957’de kurulan diplomatik ilişkilerin 2012’de stratejik ortaklık seviyesine taşındığını belirten Erdoğan, 2027’de ikili ilişkilerin 70. yılının çeşitli etkinliklerle kutlanacağını ifade etti.Görüşmelerde ekonomi, teknoloji, enerji ve yatırımların gündemlerindeki önemli başlıklar arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ticaretten turizme, enerjiden savunma sanayiine, altyapıdan ulaştırmaya, bilim ve teknolojiden karşılıklı yatırımlara pek çok alanda işbirliği imkanlarını ele aldık. Yapay zeka, yarı iletkenler ve batarya teknolojileri, inovasyon ve yenilenebilir enerji alanlarında ciddi bir potansiyel bulunuyor. Bugün özel sektörlerimiz arasında rüzgar enerjisi alanında işbirliğini öngören önemli bir belge daha imzalandı. Keza, Koreli dostlarımızla ‘kan plazması’ alanında ortak bir projeyi hayata geçirmek üzere mutabakat sağlandı" şeklinde konuştu."Güney Kore’yle evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolarlık ticaret hacmine oldukça yaklaştık"Türkiye-Güney Kore’nin ticaret hacmine ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asya Pasifik’teki ikinci büyük ticaret ortağımız Güney Kore’yle evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolarlık ticaret hacmine oldukça yaklaştık. 10 milyar dolar sınırını ortak gayretlerle çoktan aşmış durumdayız. Daha dengeli ticari ilişkiler için serbest ticaret anlaşmamızın gözden geçirilmesi ihtiyacına da dikkat çektim" dedi."Ülkemizde yatırım yapacak Koreli şirketlere her türlü desteği vereceğimizi ifade ediyorum"Erdoğan, Güney Koreli şirketlerin Türkiye’deki yatırımlarına değinirken, Hyundai’nin elektrikli araç üretimi kararından memnuniyet duyduğunu da belirterek şöyle konuştu:"Hyundai şirketinin İzmit’teki fabrikasında yaptığı yeni yatırımla elektrikli araç üretecek olması bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Bu yatırımla yerli ve milli markamız Togg’dan sonra ülkemizde tamamen yerli elektrikli olacak yeni bir üretim süreci başlayacaktır. Ülkemizde yatırım yapacak, üretim ve istihdam sağlayacak Koreli şirketlere her türlü desteği vereceğimizi buradan tekrar ifade ediyorum.""Güney Kore’yle bugüne kadar savunma sanayiinde de önemli projelere imza attık"Savunma sanayiinde müşterek projeleri çeşitlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Stratejik ortağımız Güney Kore’yle bugüne kadar savunma sanayiinde de önemli projelere imza attık. Altay tankı projemiz bunun en başarılı örneklerinden biri. Milli tanklarımızın ordumuza teslimi biliyorsunuz geçtiğimiz ay başladı. Bu alandaki müşterek projeleri daha da çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Yaptığımız ikili görüşmede savunma sanayiine yönelik bundan sonraki süreçte birçok adımları Güney Kore’yle atabileceğimizi konuştuk" ifadelerini kullandı."Nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmeler sürüyor"Nükleer enerji başlığının da gündemlerinde olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmeler sürüyor. Az önce Kore Elektrik Şirketi ile Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptını önemli bir adım olarak görüyorum" diye konuştu.Bölgesel meselelerin de görüşmelerde geniş yer tuttuğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:"Sayın Cumhurbaşkanı ile ikili ilişkilerimizin yanı sıra Filistin, Ukrayna, Suriye, Kore Yarımadası dahil bölgesel ve uluslararası meseleleri de ele aldık. Başta Birleşmiş Milletler G20 ve MİKTA olmak üzere uluslararası ve bölgesel platformlardaki iş birliğimizi sürdürme konusunda mutabık kaldık. Bu vesileyle Güney Kore’nin başarıyla sürdürdüğü MİKTA dönem başkanlığını takdir ettiğimizi belirtmek istiyorum.""Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması adil ve sürdürülebilir barışın temel koşuludur"Gazze konusundaki ortak tutuma ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, "G20 zirvesinde dönem başkanlığı devir teslimine ilişkin de görüşme yaptık" ifadelerini kullanarak, "Gazze’deki durum özelinde Türkiye ve Güney Kore olarak ateşkesin sürdürülmesini, masum insanların öldürülmemesini ve iki devletli çözümü savunuyoruz. 1967 yılı sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması adil ve sürdürülebilir barışın temel koşuludur. Bu çerçevede Türkiye olarak henüz bu yönde adım atmamış tüm dost, kardeş ve müttefik ülkelerden Filistin devletini tanımalarını bekliyoruz" dedi."Türkiye olarak kalıcı barışı teminen yürütülecek tüm diplomatik girişimlere destek vermeye devam edeceğiz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:"Ukrayna bağlamında çatışmaların durması ve tarafların müzakere masasında diplomatik çözüme yönelik adımlar atması yönündeki tutumumuz hiç değişmedi. Sizlerin de takip ettiği üzere hem Sayın Zelenskiy hem de Sayın Putin’le şu bir hafta içerisinde görüşmelerim oldu. Türkiye olarak ‘İstanbul süreci’ başta olmak üzere kalıcı barışı teminen yürütülecek tüm diplomatik girişimlere destek vermeye devam edeceğiz."Myung’tan savunma sanayiinde ortak üretim vurgusuGüney Kore Devlet Başkanı Myung ise, iki ülkenin savunma alanındaki kapasitesini güçlendirmek için karşılıklı güven temelinde önemli adımlar attığını kaydetti. Myung, "Ortak üretim, teknoloji iş birliği ve eğitim temasları gibi savunma alanındaki iş birliğimizi sürdürmek konusunda kararlıyız" ifadelerini kullandı.Altay ana muharebe tankı projesinin iki ülke arasında gerçekleşen başarılı bir örnek olduğunu dile getiren Güney Kore Lideri Myung, "Bu tür iş birliklerinin çoğalmasını ve iki ülkenin savunma sanayii kapasitesini güncellemesinin yanı sıra bölgesel ve küresel barışa katkı sağlamasını bekliyoruz" dedi.Sinop Nükleer Santrali süreciMyung, Türkiye ile Güney Kore arasında yürütülen Sinop Nükleer Güç Santrali projesine ilişkin müzakere ve teknik inceleme sürecinin sorunsuz ilerlemesi için iki hükümetin gerekli desteği vereceğini belirterek, "Bu konuda karşılıklı mutabakata vardık" diye konuştu.Güney Kore’nin ileri nükleer teknoloji birikimine işaret eden Myung, "Güvenli işletme konusundaki yüksek kapasitemizin Türkiye’nin nükleer enerji geliştirme sürecine somut katkılar sunmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı."Kanla kurulan kardeşlik bağları bu projeye ayrı bir anlam katıyor"İki ülke arasındaki tarihi bağlara da vurgu yapan Myung, "Kore ile Türkiye arasında kanla kurulan kardeşlik bağları düşünüldüğünde bu projenin anlamı bizim için daha da büyüktür" değerlendirmesinde bulundu.Türkiye-Güney Kore Karma Ekonomik Komisyonu toplantıları yeniden başlıyorEkonomik ilişkilerin bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini dile getiren Myung, iki ülke arasındaki Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantılarının 10 yıl aradan sonra yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi.
AK Parti, Yahşihan Belediye Başkan Vekili Demirdirek’i "ihraç" talebiyle disiplin kuruluna sevk etti
25 Kasım 2025 Salı - 08:39 AK Parti, Yahşihan Belediye Başkan Vekili Demirdirek’i "ihraç" talebiyle disiplin kuruluna sevk etti Kırıkkale’nin Yahşihan Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek, parti tüzüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle AK Parti tarafından "ihraç" talebiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Yahşihan Belediyesi’nde yürütülen "irtikap" soruşturması kapsamında eski Belediye Başkanı Ahmet Sungur’un tutuklanmasıyla boşalan koltuk için AK Parti İl Başkanlığı, Hüseyin Şenol’u tek aday olarak belirlemişti. Ancak parti kararına rağmen adaylığını açıklayan meclis üyesi Aydın Demirdirek, 30 Eylül’de Belediye Nikah Salonu’nda yapılan oylamada belediye başkan vekilliğine seçildi. Yaklaşık 2 aydır başkan vekilliği görevini sürdüren Demirdirek, parti tüzüğüne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle "ihraç" talebiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 19 Eylül’de Yahşihan Belediyesi’ne yönelik yürütülen "irtikap" soruşturmasında Belediye Başkanı Ahmet Sungur’un da aralarında bulunduğu bazı belediye yöneticileri ve çalışanları gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden M.S. ve S.G.Ç. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken, Sungur ile birlikte C.Y., O.U., S.A. ve U.B. çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı. Y.N.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma sürecinde AK Parti MYK, Ahmet Sungur’un partiden ihracına karar verirken, İçişleri Bakanlığı ise "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanması nedeniyle geçici tedbirle görevden uzaklaştırıldığını açıklamıştı. Sungur’un tutuklanmasının ardından 30 Eylül’de yapılan oylamada Aydın Demirdirek 10 oy alarak başkan vekili seçilmiş, Hüseyin Şenol ise 5 oy almıştı.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz"
25 Kasım 2025 Salı - 01:07 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem pestisit kalıntısının çıkmaması hem de tavsiye dışı kullanımın olmaması için arkadaşlarımız mümkün olduğu kadar risk bazlı denetimlerle ve istatistikler metotlarla bu denetimlerini yürütüyorlar. Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz" dedi. Yumaklı, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerinin Bakanlığı’na ilişkin sorularını cevapladı. Yumaklı, gayri safi milli hasılanın yüzde 1’nin tarım desteği olarak ayırması konusunda, "Tarım Kanunu’nun 21. Maddesi bütçeden ayrılan kaynağın yüzde birinden az olması. Geçmiş yıllarda açıkladığımız üzere sadece üreticilere doğrudan verilen desteklerle sınırlı değil. Yani tarım sektörü için yatırım ödenekleri var. Kredi sübvansiyonları var. Müdahale alımları var. Toplam itibariyle 1.14’e denk gelir" dedi. Mera alanlarına ilişkin soruya Yumaklı, "İstatistik Kurumu’nun 1991 tarım sayımında 12.6 milyon hektar. En son tarım sayımı 2001 yılında burada da 14.6 milyon hektar. Bakanlığımız mera kanunu kapsamında yerinde tespit çalışmaları ki son dönemde uzaktan algılama sistemleriyle sağlanan veriler ve kadastro verileriyle bu rakamın 13.4 milyon hektar olduğunu söylemek istiyorum. Bu tespitler sadece bizim metin olarak söylediğimiz şeyler değil. Mera alanlarının tamamını koordinatlarıyla birlikte dijital ortamda Mera bilgi sisteminde kayıt altında tutuyoruz. Bu alanların yüzde 88’i köylerdeki üreticilerimize tavsiye edilmiştir" dedi. Çiftçi sayısına ilişkin soruya Yumaklı, "Çiftçi sayısı ve ekili alanlarla alakalı yani birçok şey var, ama ben en azından son beş yılda alakalı 2021 2 milyon 773 bin 9 kişiydi. Şu anda 2025 Ekim ayı itibariyle 2 milyon 363 bin 734 kişiye yükseldi. Alan 2021 yılında 151 milyon 642 bin 705 dekardı. 170 milyon 126 bin 627 dekar oldu. Elbette burada kullanılmayan veya işlenmeyen tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması konusunda çıkarılan bir değerli Meclisimizin yasası vardı. Buna uygun olarak işlemlerimizi yaptık. Şunu memnuniyetle söyleyebilirim. Bu konuda büyük bir farkındalık oluşmuş durumda. Biz de isteriz ki çiftçilerimiz, üreticilerimiz kendi topraklarının kendileri ya da çocukları eksinler" diye konuştu. Pestisitlerin iç piyasada denetlenmediğine dair bir eleştiriye Yumaklı şöyle cevap verdi: "Dünyada pestisit kullanımı Japonya’da hektara 10 kilogram, Hollanda’da 7 kilogram, İtalya’da 4.2 kilogram. Ülkemizde 2.4 kilogram. Elbette hem pestisit kalıntısının çıkmaması hem de tavsiye dışı kullanımın olmaması için arkadaşlarımız mümkün olduğu kadar risk bazlı denetimlerle ve istatistikler metotlarla bu denetimlerini yürütüyorlar. Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz." Yumaklı, mazot ve gübre fiyatları öngörülerek destek verildiğini kaydederek, "Buğday üretiminde yaklaşık 6 litre mazot 25 kilogram tavan gübresi ve 15 kilogram üst gübre kullanılıyor. Buğday için dekara toplam mazot ve gübre maliyeti 822 lira. Temel ve planlama desteği kapsamında ödenecek olan rakamda 806 lira. Yani dolayısıyla mazot maliyetinin tamamını ve gübre maliyetinin yarısını destek olarak ödüyoruz. Zeytin ödemelerimiz öyle ama yani bunun dışında başka bir şey olması söz konusuyla değil" dedi.
AK Parti’den, CHP’li meclis üyelerine "tutarlı siyaset yapın" çağrısı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 23:20 AK Parti’den, CHP’li meclis üyelerine "tutarlı siyaset yapın" çağrısı Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bugünkü oturumunda yaşanan gerilimin ardından AK Parti heyeti basın açıklaması yaparak CHP’li meclis üyelerine ’tutarlı siyaset yapın’ çağrısında bulundular. AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem, tansiyonun yüksek geçtiği ve çıkan tartışmalar nedeniyle ertelenen Büyükşehir Meclis Toplantısı sonrasında, AK Parti’li meclis üyeleri, Meclis Grup Başkan Vekili ve Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler ile toplantı sonrası basın açıklaması yaptı. Açıklamasında CHP’li meclis üyelerinin verdikleri önergenin dahi arkasında duramadıklarına vurgu yapan İl Başkanı Erdem; "Komisyonlarda da mecliste de çoğunluğa sahip olan CHP, suya indirim yapılması konusunda verdikleri önergenin arkasında bile duramıyor. Bugün Söke ve İncirliova’da yapılacak altyapı hizmetlerine de anlamsız bir şekilde tartışma çıkarıp engel olmaya çalıştılar. Siyaset ciddiyet ister" diyerek CHP’li meclis üyelerinin kasıtlı olarak Aydın’a gelecek imkan ve yatırımları engellemeye çalıştığını iddia etti. Meclis toplantısı sonrası ilk olarak AK Parti Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Fatih Gürer konuştu. 14 Kasım’daki oturumda Aydın’da suya yüzde 50 indirim yapılması yönünde önerge veren CHP’nin ve Plan Bütçe Komisyonu üyelerinin komisyonda bu konuyu görüşmeyip sürekli ertelediklerini belirtti. İncirliova ve Söke’ye yapılacak kanalizasyon alt yapısının da komisyonda onaylandığını belirten Gürer, CHP’li üyelerin meclis oturumunda bu yatırımları da engellediğini söyledi. Söke ve İncirliova’da yapılacak alt yapı için çekilecek olan kredilerin komisyonda onaylandığını ancak mecliste Büyükşehir Belediyesi’nin garantörlüğü gündeme geldiğinde CHP’nin yatırımları engellemek için ’usul tartışması’ çıkardığını belirten AK Parti Grup Başkan Vekili Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler ise CHP’nin buradaki amacının ise usul değil hizmetleri engellemek olduğunu ileri sürdü. Güler, açıklamasında "CHP’nin ASKİ ile ilgili sürekli defans uygulamalarında amaçları belli. Bizi çalıştırmamak. Laf cambazlığı yaparak meclisin işlemesini ve yapılacak işleri engellemeye çalışıyorlar. Meclisteki tavırlarının toplum karşısında bir açıklamaları yok. Gündemin sıralaması ile alakalı sorun oluşturdular. Meclisin çalışması ile ilgili sorun oluşturmak ve bu tutarsız davranışları Aydın’a gelecek imkan ve kaynaklara engellemeye yönelik tutumlarını herkes gördü. Aydın’a gelecek yatırımların engellenmesine yönelik yapılan provokatif hareketleri ile yatırımları engellemeye çalışıyorlar. Söke ve İncirliova’ya yapılacak kanalizasyonun kaynak oluşturulmasına karşı yaptıkları tavır şaşkınlık verici ve anlaşılır gibi değil" diyerek CHP’nin ASKİ’nin bütçesi ile ilgili yaklaşımlarının gayri samimi olduğunu öne sürdü. AK Partili Meclis Üyesi İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya’nın da söz aldığı açıklamada, "Sandıklı Mahallesi İncirliova’nın en büyük mahallesi. 7 katlı apartmanlar var. CHP’li Efeler Belediye Başkanı çıkmış ’yatırımı kendi belediyenin bütçesi ile yap’ diyor. İncirliova’ya yapılacak hizmete karşı çıkıyor. ’İncirliova’ya kredi aldırmayacağız’ diyor" ifadelerini kullanarak bu anlayışa ve zihniyete şaşırdığını söyledi. "Böyle tutarsız siyaset olmaz" Belediye meclislerinin hizmeti engellememesi gerektiğini ve İller Bankası’nın bütün illere kredi imkanı verdiğini ancak Aydın’da CHP’nin anlamsız ve tutarsız siyaseti nedeniyle yatırımların engellendiğini ileri süren AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem de; "İncirliova ve Sandıklı Mahallesi hızla büyüdü. Sandıklı’da altyapı yok, kanalizasyon yok. Bunun yapılması lazım. İller Bankası da kredi veriyor. Krediler alınıp hizmetler gerçekleştiriliyor. Bugün yaşanan olayda İncirliova Sandıklı Mahallesi’ne yapılacak kanalizasyona Büyükşehir garantörlüğünde kredi verilecek. CHP’li meclis üyeleri grup olarak buna ’evet’ mi diyor, ’hayır’ mı diyor. Bunu net olarak ortaya koyun. Komisyonda da mecliste de çoğunluk CHP’de. Çoğunluğa sahip CHP, ’evet’ derse hizmet yapılacak, ’hayır’ derse hizmet yapılamayacak. Bundan sonraki süreçte böyle anlamsız tartışmalar yaşanmaması lazım. AK Parti olarak bizim tavsiyemiz bu yönde. Çünkü komisyonda da mecliste de sizin sayınız fazla. Komisyonda karar alınmış ve CHP’li üyeler komisyonda ’evet’ demiş. Meclis gündeminde ’hayır’ mı diyeceksiniz ’evet’ mi diyeceksiniz. Ne diyecekseniz deyin. Bundan sonraki süreçte CHP bir karar versin. Hizmetlere engel mi olacak yoksa önünü mü açacak. Bunun kararını versin. Aydın halkı da bunu bilsin. Böyle tutarsız siyaset olmaz" dedi. "Su fiyatlarındaki indirim konusunda ipe un seriyorlar" CHP’nin ’su fiyatlarında yüzde 50 indirim’ önergesinin arkasında durmadığını da sözlerine ekleyen Erdem; "Bunun görüşüleceği yer önce komisyon, daha sonra meclis. Yüzde 50 indirim istiyorsanız komisyonda görüşür oylarsınız. Daha sonra mecliste oylarsınız olur biter. İpe un seriyorlar. Komisyonda sürekli bu konuyu erteleyip görüşmek istemiyorlar. Siyaset ciddiyet ister. Halkın karşısında tutarlı bir duruş lazım. Halkın karşısında önerge verip altına imza atacaksanız ondan sonra önergenizin arkasında durmayacaksınız. Verdiğiniz önergenin ardında durun. Çekindikleri ve söyleyemedikleri bir şey var. Ne o, ben söyleyeyim. Çünkü Türkiye’de birçok ilde bu şekilde önergeler verilmiş geçmişte. Suyun maliyetinin altında indirim yapılması için oylamaya katılanlar imza attıkları ’evet’ dedikleri karardan dolayı kamu zararı ortaya çıkmış ve bu kamu zararı kendilerine rücu etmiş. Peki CHP’liler bunu bilmiyor mu? Biliyor. Peki bile bile siyaset yapmak adına bu önergeyi niye veriyorlar. Tutarlı siyaset yapın. Kaçtıkları husus bu. Siyaseti doğru ve tutarlı yapmak lazım. Halkın karşısında doğruları söylemek lazım" diyerek CHP’li üyeleri tutarlı siyaset yapmaya çağırdı. Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol ise "Bugün CHP’nin tartışma çıkardığı gündem maddesi sıralaması geçen yıl da aynı şekildeydi. Hatta 10 yıldır aynı şekildeydi. Bu durum 10 yıldır niye sorun olmadı da bugün sorun oluşturulup meclisi ertelettirdiler" diyerek CHP’nin asıl amacının hizmetleri engellemek olduğunu ileri sürdü.
Milletvekili Tüfenkci: "Bugün gelinen noktada geniş caddeleri, modern dükkanları ve hızla yükselen konutları görmek bizleri memnun ediyor"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 21:29 Milletvekili Tüfenkci: "Bugün gelinen noktada geniş caddeleri, modern dükkanları ve hızla yükselen konutları görmek bizleri memnun ediyor" AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, İsmetiye Mahallesi’nde bulunan rezerv alanlarında incelemelerde bulundu. Tüfenkci, "Bugün gelinen noktada geniş caddeleri, modern dükkanları ve hızla yükselen konutları görmek bizleri memnun ediyor" dedi. Tüfenkci, eski Niyazi Mısri olarak bilinen bölgenin yanı sıra Kavaklıbağ ve Şıkşık mahallelerinde yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirerek, şantiye alanında yoğun bir inşaat faaliyetinin sürdüğünü belirtti. Caddelerin geniş tutulduğunu, ticari alanların planlı şekilde konumlandırıldığını ifade eden Tüfenkci, "Burada oluşacak ticari merkezler Malatya’nın ticari hayatını deprem öncesinin de üzerine taşıyacak. Yeni konseptlerle şehrimize canlılık kazandırılacak. Ticaret yapacak esnafımıza şimdiden hayırlı olsun" dedi. Bölgede hak sahipleri için inşa edilen konutları da gezen Tüfenkci, 3+1 şeklinde tasarlanan modern dairelerin farklı bir mimari konseptle hayata geçirildiğini belirterek, "Hak sahiplerimize şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Bu bölgenin rezerv alan ilan edilmesi için yoğun çaba sarf etmiştik. Bugün gelinen noktada geniş caddeleri, modern dükkanları ve hızla yükselen konutları görmek bizleri memnun ediyor" ifadelerini kullandı. İnşaatların hızlı şekilde ilerlediğini söyleyen Tüfenkci, çalışmaların önümüzdeki yılın ortalarında tamamlanarak konutların ve iş yerlerinin hak sahiplerine teslim edilmesini temenni etti. Tüfenkci, sürece katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, Büyükşehir Belediyesine, milletvekillerine ve AK Parti teşkilatına teşekkür etti. Tüfenkci’ye ziyarette AK Parti İl Başkanı Ali Bakan, bölge muhtarı ve TOKİ yetkilileri eşlik etti.
Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Günel: "Aydın’da hizmetin önündeki tek engel Çerçioğlu"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 20:56 Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Günel: "Aydın’da hizmetin önündeki tek engel Çerçioğlu" Aydın Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı olağan meclis toplantısı 2’inci oturumundan sonra bir açıklama yapan Kuşadası Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel, "Biz tüm toplantılarda seviyemizi korumamıza rağmen, Aydın halkı ve seçilmiş belediye başkanlarımıza hakaret eden, hukuku eğip bükmeye çalışan, hakaretin de boyutunu ve dozunu giderek artıran bir büyükşehir belediye başkanıyla karşı karşıyayız. Aydın halkına hizmetin önündeki tek engel Özlem Çerçioğlu’dur" dedi. Aydın Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı olağan meclis toplantısı 2’nci oturumu Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yönetiminde gerçekleştirildi. İlçe belediyelerinin 2026 Mali Yılı Analitik Bütçelerinin belirlendiği toplantıda zaman zaman gerilim yaşandı. Kuşadası Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel, meclis toplantısından sonra Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamasında AK Parti’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun meclisi kanunlara aykırı bir şekilde yönettiğini ileri süren Başkan Ömer Günel, "Biz tüm toplantılarda seviyemizi korumamıza rağmen, Aydın halkı ve seçilmiş belediye başkanlarımıza hakaret eden, hukuku eğip bükmeye çalışan, hakaretin de boyutunu ve dozunu giderek artıran bir büyükşehir belediye başkanıyla karşı karşıyayız. Biz şu an anlıyoruz ki Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bir tek sorun var. O da Özlem Çerçioğlu. Kanuna uymak istemiyor. CHP grubunu yok sayan bir tavır sergiliyor. Böyle meclis yönetilemez. Meclis kimsenin babasının çiftliği değil" ifadelerini kullandı. Açıklamasında meclis toplantısı öncesi ASKİ Genel Kurulu’nda yaşananlara da değinen CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel, "Bakın ASKİ Genel Müdürü gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Elimizde belgeler var. AK Parti’li meclis üyeleri, su indirimiyle ilgili Plan ve Bütçe Komisyonu’na evrakların verildiğine dair şerh koymuşlar. Ama gelin görün ki ayın 19’unda da yine AK Parti’li meclis üyeleri ASKİ’ye Plan ve Bütçe Komisyonu’na evraklar gönderilmedi diye dilekçe vermişler. Yani şerhin yalan olduğu ortaya çıkıyor. Yani ben gerçekten doğruları, gerçekleri, belgeleri böyle eğip büken bir organizasyonla karşılaştığım için çok şaşkınım" diye konuştu. Özlem Çerçioğlu’nun meclisin oturumunda söylediği su faturalarında yüzde 70 indirim sözünün de inkar ettiğine ileri süren Günel sözlerine şöyle devam etti: "Bakın bununla ilgili elimizde video kayıtları var. Yüzde 70 su kullanım ücretindeki indirimi oylamaya sundu ve oy birliğiyle kabul edildi. Bugün biz öyle bir şey yapmadık, hayır, ben öyle bir şey oylamadım diyor. Bizim amacımız ekonomik kriz ortamında Aydın halkının cebine üç kuruş koyabilmek ve evindeki yangını birazcık söndürebilmek. Zaten su faturalarında yüzde 50 indirim de AK Parti’nin yerel seçimdeki adayının vaadiydi. Popülizmle, gerçekleri eğip bükmekle Aydın’a hizmet edilemez. Bugün hizmetin önündeki en büyük engelin Özlem Çerçioğlu olduğunu gördük." "Bizim kimseden korkumuz yok" Özlem Çerçioğlu’na mal varlığını açıklaması yönünde çağrı da yapan CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel sözlerini şöyle tamamladı: "Bir sonraki mecliste biz CHP Grubu belediye başkanları olarak mal varlıklarımızı açıklamaya hazırız. Buna ailemiz ve akrabalarımızın sahip veya ortak olduğu şirketler de dahil. Aydın’daki diğer belediye başkanları ve Özlem Çerçioğlu da hem kendisinin hem ailesinin hem de ASKİ de dahil yüksek bürokratlarının mal varlığını açıklasın. Bizim bu konuda kimseden korkumuz yok."
Baki Ersoy: "Tarım, bu ülkenin hem mazisidir hem de istikbali"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:46 Baki Ersoy: "Tarım, bu ülkenin hem mazisidir hem de istikbali" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, "Tarım, bu ülkenin hem mazisidir hem de istikbali" dedi. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçe görüşmelerinde konuştu. Tarımın Türkiye’nin hem mazisi hem de istikbali olduğunu söyleyen Ersoy, "Anadolu toprağı, yüzyıllardır hem milleti doyuran hem devleti ayakta tutan büyük bir bereket coğrafyasıdır. Saha bize açıkça göstermektedir ki üretici güçlendikçe ülkemiz de güç kazanmaktadır. Bu durum, bitkisel üretimden hayvancılığa, sütçülükten küçük aile işletmelerine kadar tarımın ve hayvancılığın bütün alanları için geçerlidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak kanaatimiz, küçük aile işletmelerinin güçlendirilmesi, üretici örgütlerinin etkinleştirilmesi ve ölçek ekonomilerini yakalayan modern yapılara dönüştürülmesidir. Üretim planlaması, izlenebilirlik ve pazarlık gücü güçlenmedikçe saha uygulamalarının istenen etkiyi göstermesi zaman zaman zorlaşmaktadır. Seçim bölgem olan Kayseri ilimizde tarım alanında son dönemde ortaya çıkan olumlu tablo bizim için umut vericidir. Ekili tarım arazilerinin yüzde 22 artması, üretici sayısının 32 bine ulaşması hem politikaların sahadaki karşılığını hem de çiftçimizin üretime olan bağlılığını göstermektedir. Kadın kooperatiflerimizin elde ettiği başarıyı da ayrıca zikretmek isterim. Valimiz Gökmen Çiçek’in öncülüğünde yürütülen çalışmalar neticesinde Kayseri’deki 48 kadın kooperatifi yalnızca bir yılda 142 milyon liralık ciroya ulaşmıştır. Bu tablo, kadın üreticilerimizin tarım-gıda ekosistemine nasıl güçlü bir katkı sunduğunu göstermektedir. Kendilerine ve sayın Valimize üretime sağladıkları vizyon ve katkı için şükranlarımı sunuyorum. Yine, Kayseri’de yürütülen jeotermal kaynaklı sera OSB projesi, tarımda modernleşmenin ve katma değerli üretimin önemli adımlarından biridir. Altyapı çalışmaları ilerlemektedir ve yakın vadede bölgemize istihdam ve üretim artışı sağlayacağı açıktır" dedi. MHP olarak sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasının stratejik bir gereklilik olduğunu düşündüklerini ifade eden Ersoy, "Sahada gördüğümüz en temel beklentilerden biri planlamanın daha güçlü işletilmesidir. Üretici ne ekeceğini ne kadar üreteceğini ve ürettiğini kime satacağını bilmek istiyor. Belirsizlik azaldıkça hem verim artacak hem de fiyat istikrarı güçlenecektir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasını stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz. Bu bağlamda şeker sektörü üzerinde de durmak isterim. Şeker pancarı, Anadolu çiftçisini ayakta tutan, gıda sanayimizin temel hammaddesi olan stratejik bir üründür. Kayseri ve çevre iller bu üretim yapısının merkezinde yer almakta; Kayseri Şeker ise hem istihdama hem de bölgesel kalkınmaya büyük katkı sunmaktadır. Pancar, çiftçiye doğrudan gelir sağlayan, diğer ürünlerin ekimini mümkün kılan ve üretim döngüsünü besleyen ana üründür. Dolayısıyla sektörde yaşanabilecek her aksama sadece pancarı değil, tarımın bütününü etkileyebilmektedir. Son yıllarda şeker sektöründe fiyat istikrarsızlıkları ve kayıt dışı tatlandırıcı kullanımı ciddi riskler oluşturmaktadır. 2025-2026 pazarlama yılı için açıklanan 3 bin 100 TL pancar alım fiyatına rağmen şekerin maliyetinin yaklaşık yüzde 28 altında satılması, fabrikaları maliyetin altında satış yapmak zorunda bırakmaktadır. Enerji, işçilik, nakliye ve finansman giderlerinin sürekli arttığı bir ortamda, şeker fabrikaları pancarı ton başına maliyetinin üzerinde fiyatla alırken, şekeri düşük fiyata satmak zorunda kalmakta; bu da sektörde önemli bir nakit akışı dengesizliği oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. Ersoy, "Özellikle son iki yılda yüksek yoğunluklu tatlandırıcı (YYT) ve kayıt dışı nişasta bazlı şekerler (NBŞ) kullanımının olağanüstü artış göstermesi, planlı üretim modelini zayıflatmakta; PANŞEK verilerine göre tahsis edilen kota ile fiilî tüketim arasında 600 bin tonu aşan bir fark oluşmaktadır. Sınırlarımızdan kaçak şeker girişi, transit ticaretten iç piyasaya yönelen ürünler ve kontrolsüz YYT ithalatı hem pancar üretimini hem de tüketici sağlığını tehdit etmektedir. Bu nedenle, YYT ve NBŞ kullanımının sıkı denetimi, Türk Gıda Kodeksi’nde kullanılan şeker türünün etiketlerde açıkça belirtilmesi, YYT ithalatının kontrol altına alınması ve izinsiz kullanımına yaptırım uygulanması, melas ve kuru küspe ithalatının yerli üretim lehine sınırlandırılması, dahilde işleme rejimi kapsamındaki şeker ithalatının iç piyasaya yönelmesini önleyecek tedbirlerin alınması, şeker satış fiyatının maliyetin altında kalmasını engelleyecek düzenlemeler yapılması, kota yönetimi ve sektör denetiminin etkinleştirilmesi konuları oldukça önem arz etmektedir" diye konuştu. Kayseri Şeker’in yürüttüğü kooperatif modelinin sektör için güçlü bir örnek olduğunu dile getiren Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "2017 yılında Şeker Kurumu’nun kapatılmasıyla oluşan kurumsal boşluk, saha denetimlerini zayıflatmış; kayıt dışılığın artmasına yol açmıştır. Bu yapının ya yeniden kurulması ya da Şeker Dairesi’nin güçlendirilmesi oldukça önemlidir. Kayseri Şeker’in yıllardır başarıyla yürüttüğü kooperatif modeli ise sektör için güçlü bir örnektir. Çiftçisini faiz yükü olmadan avans sistemiyle destekleyen, sahaya hâkim bir yapı oluşturmuştur. Ancak sektör genelindeki ekonomik de dalgalanmalar, bu güçlü modelin sürdürülebilirliği açısından da risk oluşturmaya başlamıştır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında şeker sektörünün hem ulusal gıda arz güvenliği hem de kırsal kalkınma açısından taşıdığı stratejik önemin dikkate alınması; fiyat istikrarı, kayıt dışılıkla mücadele ve güçlü bir kurumsal çerçevenin hızla tesis edilmesi sektörün öncelikli beklentileri arasındadır. Tüm bunların yanında sahadan gelen diğer beklentileri ifade etmek isterim. Hepimizin malumu olduğu üzere geçtiğimiz aylarda birçok bölgemizde afet düzeyinde bir kuraklık ve don hadisesi ile karşı karşıya kaldık. Bu nedenlerle ürün kaybının yüksek olması, çiftçilerimizi Tarım Kredi ve Ziraat Bankası borçlarını ödeyemez hâle getirmiştir. Çiftçilerimiz, ödeyemedikleri kredilerden dolayı faiz yüküyle karşı karşıya kalmakta, bu sebeple yeni krediye de erişememektedirler. Kuraklık desteklerinin ve mazot-gübre ödemelerinin öne çekilerek ivedilikle yatırılması çiftçimizi ciddi anlamda rahatlatacaktır. Bu destekler hem üretim planlamasını hem de çiftçinin finansal sürdürülebilirliğini doğrudan etkilemektedir."