POLİTİKA
Başkan Kul: "Bahanelerin arkasına değil, makinelerimizin gücüne ve ekibimizin azmine güveniyoruz" 06 Nisan 2026 Pazartesi - 20:11:33 Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bahanelerin arkasına değil, makinelerimizin gücüne ve ekibimizin azmine güveniyoruz" dedi. Terme Belediyesi, ilçeye daha hızlı ve etkin hizmet sunmak amacıyla araç filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Hizmet kapasitesini artırma hedefiyle son olarak envantere katılan 4 yeni hizmet aracı, Belediye Başkanı Şenol Kul tarafından kamuoyuna tanıtıldı. Tanıtım töreninde konuşan Başkan Kul, "Terme’de yapılacak çok iş vardı ama hamdolsun büyük ölçüde işin belini kırdık. Bugün filomuza kattığımız bu yeni güçlerle artık çok daha hızlı, çok daha güçlü bir Terme Belediyesi sahada olacak" diye konuştu. Göreve geldikleri günden bu yana belediyenin öz kaynaklarını ve ikili ilişkilerini en verimli şekilde kullandıklarını belirten Başkan Kul, "Sadece son iki yıl içerisinde 20’ye yakın aracı belediyemiz envanterine kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Bugün burada sergilediğimiz son model CASE ekskavatörümüzden Mercedes-Benz arazözümüze ve ulaşımda konforu artıracak otobüslerimize kadar her bir araç Terme’nin malıdır, Terme’nin hizmetkarıdır. Bu araçlarla artık mahallelerimizde, sokaklarımızda daha güzel ve kalıcı hizmetler sunacağız. Hemşehrilerimiz müsterih olsun Terme’de her gün bir önceki günden daha iyi hizmet etmek için ter dökeceğiz. Bahanelerin arkasına değil, makinelerimizin gücüne ve ekibimizin azmine güveniyoruz" şeklinde konuştu. Yeni katılan araçların detaylarına değinen Başkan Kul, şunları söyledi: "Türkiye Belediyeler Birliği’nden (TBB) hibe aldığımız 2026 model tam donanımlı ekskavatörümüz, belediyemizin öz kaynaklarıyla bünyemize kattığımız arazözümüz ve filomuza eklenen otobüslerimizle belediyemizin hizmet kapasitesini zirveye taşıdık. Terme üretiyor, Terme güçleniyor. Yol yapımından altyapıya, ulaşımdan temizliğe kadar her alanda bu yeni araçlarımızın izi olacak. Biz sadece bugünü değil, Terme’nin geleceğini inşa ediyoruz."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 19:24 CHP Genel Başkanı Özel: "Şu an 8 milletvekili boşta, bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur. 22 milletvekili istifa ettirip ara seçim yapma işi ilk 30 ay içindir. Şu an ara seçim zaten yapılmalı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özel, ara seçim tartışmalarıyla ilgili şunları söyledi: "Ara seçim tartışmaları yapılıyor. Anayasaya göre ara seçim ilk 30 ay ve son 1 yılda yapılamaz. Onun dışında TBMM’de boşalma olması halinde ara seçime gidilir diyor. Boşalan üye sayısı toplam sayının 5’te 1’i olursa 30 ay da beklenmez diyor. Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur. 22 milletvekili istifa ettirip ara seçim yapma işi ilk 30 ay içindir. Şu an ara seçim zaten yapılmalı. 22 vekil istifa etmezse olmaz demesin kimse. O ara seçim olacak, anayasa öyle diyor. O ara seçimin yapılmasıyla ilgili irade ortaya çıkmalıdır. Biz istifa eden vekil sayısını 30’a tamamlamayı konuştuk ama o ilk 30 ay için geçerli. Sadece 8 boş sandalye için yapılsın. Aslında Hatay boş değil ama İstanbul 3’üncü bölge ve rahmetli Sırrı Süreyya Önder’den boşalan İstanbul 1’inci bölgede AK Parti yarışa girmeye hazır mı görmek istiyoruz." "Bir an önce hem terörün sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor" Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili de konuşan Özel, şunları söyledi: "Bir diğer konu terörsüz ve demokratik Türkiye. Bu konuda bir rapor hazırlandı, imzalandı. Heyetin de başkanı Numan Kurtulmuş’tu. O görevi kendisi yaptı. O noktada hep birlikte bekliyoruz. Raporun altıncı ve yedinci maddeleri var. Bu maddeler bir an önce hem terörün sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor. Numan Bey büyük bir memnuniyetle ifade ediyor raporun tüm partiler tarafından büyük emeklerle hazırlandığını. Numan Bey’in başkanı olduğu parlamentoda örneğin Hatay seçilmiş milletvekili Can Atalay yok. Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı uygulanmadığı için yok. Sonra o karara karşı alınmış başka bir mahkemenin kararı var. Anayasa Mahkemesi’nin kararı ‘Bu karar Can Atalay’ın hakkında Anayasa Mahkemesi kararını uygulamama kararı yok hükmündedir’ diyor. Bu yüzden yapılması gereken tek bir iş var. Numan Bey’in haklı talimatıyla milletvekili kütüğüne Can Atalay işlenmiş. Yemin etmek üzere bekliyor Can Atalay. Yapılması gereken tek iş bu artık. Bu adım dahi atılmış değil. Belediyelerimizde daha çoğu DEM Parti’ye ait olmak üzere kayyımlar görev yapıyor. Bizim Şişli’de, Esenyurt’ta, Ovacık’ta kayyım oturuyor. Oysa ki hep birlikte rapora imza attık, ki kayyım uygulamasını sonlandırmak gerekiyor. Ama bu konuda hiçbir adım atılmıyor. Bu konuda başta Sayın Meclis Başkanı’na olmak üzere siyasi partilere görevler düştüğünü konuştuk ve bu konuda adımların atılması gerekiyor. Bu konuda tavrımız, tutumumuz nettir. Durduğumuz yerde duruyoruz ve bu konuyu bir kez daha hatırlatıyoruz. Benim önümüzdeki günlerde siyasi parti ziyaretlerini bitirdikten sonra Numan Kurtulmuş’tan bir randevu talebim olacak ve uygun görmeleri durumunda kendileriyle bir görüşme yapacağız. Bu görüşmede hem raporun altıncı ve yedinci maddeleriyle ilgili, hem diğer kendisinin atması gereken adımları kendisiyle de müzakere etme ve bu konudaki beklentimizi dile getirme imkanı bulacağım." "Toplum genel anlamda bir erken seçim beklentisi içindeyse, bizler DEM Parti olarak bu çerçevede olası bir seçime hazırız" DEM Partili Tülay Hatimoğulları ise, terörsüz Türkiye süreciyle ilgili, "Bu süreç AK Parti-DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog hattı ile değil, tüm kesimlerin katılmasıyla başarılı olabilir. Bu süreci başından beri destekleyen Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ediyoruz. Gerçekten başından beri bu süreci büyük bir samimiyetle desteklediler ama daha fazla şey yapmamız gerekiyor. Bu süreci ilerletmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Erken seçim konusuyla ilgili de açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, "Toplum genel anlamda bir erken seçim beklentisi içindeyse, bizler DEM Parti olarak bu çerçevede olası bir seçime hazırız" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Buradan bir sonuç alamayacakları belli, Mansur Yavaş’ı da tartıştırmak üzerine yaptıkları bir hamle"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:49 CHP Genel Başkanı Özel: "Buradan bir sonuç alamayacakları belli, Mansur Yavaş’ı da tartıştırmak üzerine yaptıkları bir hamle" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Zonguldak Belediye Başkanlığı önünde yaptığı açıklamada, partisinin belediyelerine yönelik soruşturmaları "sivil darbe süreci" olarak nitelendirdi. Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik soruşturma iznine ilişkin, "Buradan bir sonuç alamayacakları belli. Makat Mansur Yavaş’ı da tartıştırmak üzerine yaptıkları bir hamledir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel Zonguldak Belediye Başkanlığı önünde açıklamalarda bulundu. Özel, "Bugün Zonguldak Belediye’mizi ziyaret ettik. 21 il belediyemizden bir tanesidir. 14 büyükşehir belediyesini kazandığımız, 21 il belediyesini kazandığımız, ülkenin %65’ine hizmet etmemizi millet tarafından görevlendirdiğimiz bir sürecin içindeki bir hazımsızlıkla ve bunun üzerine ülkeyi yöneten ve bir sonraki seçimlerde seçimi kaybedeceğinden endişe eden birisinin hedef göstermesiyle başlayan bir sürecin içindeyiz" dedi. Ekrem İmamoğlu’na yapılanların ardından Mansur Yavaş’a da karşı itibar suikastı sürecinin başlatılmak istendiğini söyleyen Özel, "Bu 19 Mart’ta sivil darbe süreci olarak geleceğin iktidarına, geleceğin cumhurbaşkanına yapılan darbe sürecinden farklı bir süreç değil bu. Sandıktan korkan, kendi kadın kollarına, gençlik kollarına, ana kademesine güvenmeyen, hiçbir partide olmayan yargı kolları başkanlığı diye bir kol kuran birinden muhatabız. Ve bu süreçte İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na yapılanların amacı neyse şimdi dönüp Mansur Yavaş’a karşı da aynı itibar suikastını gerçekleştirmeye çalışan bir süreci başlatmak istiyorlar" dedi. "Şimdi Mansur Yavaş’ı hedefe koymaya çalışıyorlar" İçişleri Bakanlığı’nın Mansur Yavaş ve özel kalem müdürü hakkında soruşturma izni verilmesiyle ilgili konuşan Özel şöyle dedi: "Bu dosyayla ilgili. Müfettişler geldi, çalıştılar, raporlar yazdılar ve belediye başkanından ilgili, özel kalemiyle ilgili hiçbir şey bulmadılar. Şimdi dönmüşler bir kez daha aynı yerden soruşturma izni vererek yeni bir süreç başlatmak istiyorlar. Buradan bir sonuç alamayacakları belli. Yani sonuç odaklı değil, sadece Mansur Yavaş’ı da tartıştırmak üzerine bir yaptıkları bir hamledir. Hiç eğitmeyelim yani. Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayımızdı. Ben de Mansur Bey’le gittik kendisine ön seçimde oy verdik. Ama Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını iptal ettiler. 2400 yıl ceza istiyorlar kendilerince. Ekrem İmamoğlu’nu hallettik. Şimdi bu milletin bizim karşımızda seçebileceği Cumhurbaşkanı adı kim var? En kuvvetli adaylardan bir tanesi Mansur Yavaş. Şimdi ona hedefe koymaya çalışıyorlar. Millet bunu görüyor. Mansur Yavaş’tan yolsuzluğu aynı cümle içinde kuruyorsanız burada kötü niyet var demektir. Bunu çok net olarak görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri yolsuzlukla, usulsüzlükle itham eden kim varsa aslında milletin önünde iftiracı olduğunu ve esas korktuğunun önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu millet biliyor artık. Onun dışında örneğin Antalya’da ya da Bodrum’da gerçekten siyasetle bağdaşmayacak bir ilişki gördüğümüzde zaten o gün ilk gün partiyle ilişkilerini kesiyoruz. Ancak bu siyasi operasyonlara karşı belediye başkanlarımızın sonuna kadar arkasındayız. Ayrıca Mansur Bey’e Ankapark’la ilgili sorular sormuşlar. Melih Gökçek 1 milyar dolar gömdü Ankapark’a. Dinozorlara milletin boğazından geçecek parayı yedirdi. Ona soru soran yok. Bu böyle ortalıkta gezecek. O talanı durduran orayı Ankaralı’nın hizmetine sunan ve milyarları kurtaran Mansur Yavaş’a Ankapark soruyorlar. Yani hakikaten biraz utanmak lazım. Başka bir şey demiyorum. Büyük ihtimalle de zaten Danıştay bu işlemin yürütmesini durduracaktır." Özel, MHP’nin Silivri ziyaretiyle ilgili memnuniyet duyacaklarını söyleyerek şöyle dedii: "İmralı’ya gidiyorsa Milliyetçi Hareket Partisi o zaman Silivri’ye de gelebileceğini söylemiş. Bundan memnuniyet duyarız Ekrem Başkan Bahçeli ve 3 arkadaşını Silivri’de ağırlamaktan ve kendisine ne büyük bir haksızlık yapıldığını nasıl bir hukuk darbesine muhatap olduğunu, kendisinin tek suçunun hizmet etmek olduğunu, 4000 sayfalık iddianamenin içindekileri özetleyerek bunların birer iftira olduğunu, hiçbir somut delil olmadığını Bahçeli’ye anlatıp, Bahçeli de bu büyük haksızlığa da bir çözüm üretimine katkı sağlar diye düşünüyorum, olumlu görüyorum".
Başkan Kul: "Yaptıklarımızla ve yapamadıklarımızla kantara çıkacağız"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:36 Başkan Kul: "Yaptıklarımızla ve yapamadıklarımızla kantara çıkacağız" SAMSUN (İHA) – Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "82 mahallemizde hizmetlerimize ve çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Günün sonunda yaptıklarımızla ve yapamadıklarımızla kantara çıkacağız" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, ilçenin kritik noktalarından Gölyazı Mahallesi Kiske Adası Sokak’ta Terme Belediyesi tarafından başlatılan beton yol çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Kul, incelemeler sırasında yaptığı açıklamalarla hizmetlerin kesintisiz sürdüğünü vurguladı. Başkan Kul, 82 mahallenin tamamına hizmet götürmekle yükümlü olduklarını belirterek, "Biz belediye başkanıyız. 82 mahallemizde hizmetlerimize ve çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Günün sonunda yaptıklarımızla ve yapamadıklarımızla kantara çıkacağız. Bu konuda siyaset yapmaya gerek görmüyorum" diye konuştu. Terme sevgilerini sözle değil, somut hizmetlerle gösterdiklerini belirten Kul, "Bizler, hizmet üretirken ayırım gözetmeden Terme’ye hizmet üretiyoruz. Eserlerimiz ortada. Biz, eserlerimizle konuşuyoruz. Vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle karşılaşıyoruz. Şeffaflık ve adaletten asla taviz vermeden, Terme’nin her noktasına hizmet ulaştırma sözümüzü tutuyoruz. Bütün işlemlerimiz yargı denetimine açık, gizli saklı hiçbir şeyimiz yoktur. Her türlü eleştiri, görüş ve öneriye açığız; hatamız varsa düzeltiriz. Muhalefet iktidar ayrımı yapmadan, işbirliği içerisinde Terme için çalışıyoruz. Biz, Terme için çalışmaya; şeffaflık, hukuk ve milletimizin emanetine sadakatle görevimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Doğru bildiğimizden asla şaşmayacağız" şeklinde konuştu.
Başkan Doğan: "2026 bütçemizin yüzde 65’i yatırıma ayrıldı, CHP’li belediyelerde bu oran yüzde 10"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:19 Başkan Doğan: "2026 bütçemizin yüzde 65’i yatırıma ayrıldı, CHP’li belediyelerde bu oran yüzde 10" SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun’un 2026 bütçesinin yüzde 65’inin yatırım bütçesi olduğunu, CHP’li belediyelerde bu oranın yüzde 10’un altında olduğunu söyledi. AK Parti Samsun 96. İl Danışma Meclisi Toplantısı, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse’nin açılış konuşmasını yaptığı toplantıda söz alan Halit Doğan, görev süresi boyunca gerçekleştirdikleri hizmetler ve projeler hakkında bilgiler verdi. Gelecek yılın gider bütçesi ve belediyenin mali yapısı hakkında da bilgi veren Başkan Doğan, bütçelerinin yarıdan fazlasını yatırıma ayırdıklarına dikkat çekti. "2026 bütçemizin yüzde 65’i yatırıma ayrıldı, CHP’li belediyelerde bu oran yüzde 10" Yeni yılda Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinin yüzde 65’inin yatırımlarda kullanılacağına dikkat çeken Başkan Doğan, "Çevre yatırımlarında güneş enerji santrallerimiz faaliyete geçti. Yine geçmeye devam eden santrallerimiz mevcut. Tekkeköy’deki bilim merkezimizin üzerinde çatıyı da GES ile donattık. Bu sayede Büyükşehir Belediyemizin ve Samulaş’ın tüm elektrik ihtiyaçlarını güneş enerji santrallerimizden karşılıyoruz. SASKİ’nin de elektrik ihtiyacının yarısı yine buralardan karşılanıyor. Yine çöp istasyonumuzdan da yılda iki milyon çiçek üretimiyle şehrimizin parkları için çiçeklerimizi de kendimiz üretmiş oluyoruz. Bu sene 2025 yılında yatırım bütçemiz neydi arkadaşlar? Yüzde 40’tı. 2026 yatırım bütçemiz Allah nasip ederse yüzde 50,4 olacak. Bu sadece müteahhit eliyle yaptığımız işlerin yatırım bütçesi. Bunun haricinde malzemelerini kendimiz üretiyoruz. Betonu kendimiz veriyoruz. Hasır çelikleri kendimiz veriyoruz. Bunların hepsi ilave edildiğinde yine kendi belediyemizin ekiplerinin yapmış olduğu yol ve kaldırım çalışmalarını da ilave ettiğimizde Samsun’un bütçesinin yüzde 65’i yatırıma ayrılmaktadır. Bu büyükşehir belediyeleri arasındaki en yüksek orandır. Cumhuriyet Halk Partili belediyelere baktığınız zaman yatırım bütçeleri yüzde 10’un üzerinde değil bunu çok rahatlıkla ifade edebilirim" dedi. "Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en borçsuz belediyesi diyebilecek bir hale gelmiştir" Yatırımların yanı sıra borçların da eritildiğini ifade eden Başkan Doğan, "Belediyedeki çalışma arkadaşlarımızın birliği, beraberliği her geçen gün çalışma arkadaşlarımızın belediyedeki aidiyet duygusunun artması işlerimizin bereketini arttırıyor. Sosyal yardımlarda 17 ilçemize yardım yapıyor olmak işlerimizin bereketini arttırdı. Ekonomik olarak çok rahat bir duruma gelmiş olduk. Şu anda Türkiye’nin en borçsuz belediyesi diyebilecek bir hale gelmiştir Samsun Büyükşehir Belediyesi. İş yapan kişi faturasını teslim ediyor. Otuzuncu gün parasını alıyor arkadaşlar. Otuzuncu gün parasını alan müteahhit birbiriyle yarışıyor. Büyükşehir’den iş alabilmek için yüzde 40, yüzde 35, yüzde 45 ihalelerde yaklaşık maliyetin altında iş yapıyoruz. Bu gerçekten kaynaklarımızı da etkin ve verimli şekilde kullanmamızı sağlıyor. Her birinize yol arkadaşlığınız için ben şükranlarımı arz ediyorum" diye konuştu. Toplantıya ayrıca AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan’ın yanı sıra parti teşkilatı üyeleri de katılım gösterdi.
ABB Başkanı Mansur Yavaş: "En kısa sürede Danıştay’a itiraz edeceğiz
22 Kasım 2025 Cumartesi - 13:10 ABB Başkanı Mansur Yavaş: "En kısa sürede Danıştay’a itiraz edeceğiz Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı’nın kendisi ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında verdiği soruşturma iznine ilişkin, "Yasal hakkımızı kullanarak en kısa sürede Danıştay’a itiraz edeceğiz" dedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ABB’nin konser harcamalarına ilişkin soruşturması kapsamında, iddianame tanziminden sonra ABB Başkanı Mansur Yavaş ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkındaki iddiaların ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘denetim görevini ihmal’ olduğunu değerlendirerek, İçişleri Bakanlığından soruşturma izni talebi izni verdi. Konu üzerine ABB Başkanı Yavaş, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kararın adaletli olmadığını söyleyen Yavaş, şu ifadelere yer verdi: "Geçmiş döneme ilişkin onlarca şikayette, birimlerin yaptıkları işlerden belediye başkanının sorumlu tutulamayacağı yönünde kararlar verilmişken bugün tam tersi bir uygulamaya gidilmesi, açık bir çifte standarttır. Herkese ayrı ayrı işleyen bu adalet anlayışının kabul edilmesi mümkün değildir. Biz, adaletin er ya da geç tecelli edeceğine ve bu kararın da yargıdan döneceğine olan inancımız tamdır. Unutulmasın; hukuk bir gün herkese lazım olacaktır. Ayrıca yasal hakkımızı kullanarak en kısa sürede Danıştay’a itiraz edeceğiz. Daha kapsamlı açıklamayı ise pazartesi günü kamuoyuyla paylaşacağım."
Bakan Uraloğlu: "İlk göreve geldiklerinde 4.7 milyon kullanıcının bilgileri yurt dışına çıkarılmıştır"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 13:01 Bakan Uraloğlu: "İlk göreve geldiklerinde 4.7 milyon kullanıcının bilgileri yurt dışına çıkarılmıştır" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamasıyla 4.7 milyon kullanıcının bilgilerinin yurtdışına çıkarıldığını belirterek, "İlk göreve gelindiği anda bu yapılmıştır. Böyle bir iradeye mi biz bu ülkeye teslim edeceğiz. Allah’ın izniyle etmeyeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’da düzenlenen AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı Bölge Toplantısı’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Uraloğlu, 2053 yılında demiryolu ağını 17 bin 500 kilometreye çıkartılacağını belirterek, "Ülkemizi 2 bin 251 kilometrelik hızlı demir yolu yaparak yüksek hızlı demir yolu ağları ile tanıştırdık. Önümüzdeki aylarda 225 kilometre hızlı giden yerli ve milli yüksek hızlı tren setimizi raylarda denemeye başlayacağız. İnşallah 2028 yılında 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 17 bin 500 kilometreye çıkartacağız. 2053 yılında da 28 bin 500 kilometreye çıkartacağız. 2053’e kim sağ kim selamet diye bir yaklaşım olabiliyor. Tabi ben Rabbimden kendi adıma 2053’ü bana görmeyi nasip etsin diye niyaz ediyorum. Hep beraber inşallah. 48 saatte hızlı trenlerle bütün Türkiye’yi dolaşma imkanına inşallah nasip olacağız" dedi. "İstikbali bilgiler dahil hepsi hep beraberinde yurt dışına çıkarılmıştır" İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamasıyla 4.7 milyon kullanıcının bilgilerinin yurtdışına çıkarıldığını kaydeden Bakan Uraloğlu, "Biz ideoloji değil insanı merkeze koyduk. Kavga değil hizmet odaklı olduk. Rant değil proje odaklı olduk. Laf değil gerçekten icraat odaklı olduk. Ama maalesef ülkede muhalefet yapma adına olanlar bunun tam tersinden hareket etmişlerdir. Yürütülen bazı adli soruşturmalar var biz bunun hiçbir yerinde yokuz. Şikayet eden kendileri, itirafçı olan kendileri, iç kavga eden kendileri ama adli makamlar elbette takip ediyor. Benim Bakanlığımı ilgilendiren bir tarafı huzurlarınızda paylaşmak istiyorum. İstanbul’un kişisel verileri ile ilgili soruşturmanın bir parçası var ondan bahsedeceğim. İstanbul’daki Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamaya koyduğu 4.7 milyon kullanıcının bilgileri. O bilgilerde bütün kişisel bilgiler var. İletişim bilgilerinden, TC kimlik numarasına, mail adresine, ev ve iş adresine bütün bilgileri var. Aynı zamanda konum bilgisini paylaştığı için bütün gününü hayatını nerede geçirdiğinin bilgileri var. Dolayısıyla sizin özeliniz neredeyse ne varsa bütün bilgiler yurt dışına çıkarılmıştır. Bunun en masum mazereti seçimlere yönelik insanlara ulaşma mazeretidir. Bunu da yaptılar zaten. Kim Abdulkadir Uraloğlu. Kimdir bu; AK Partilidir. Tamam onun önüne biz hangi reklamları nerede nasıl çıkarırsak onu etkiler kendimize oy verdiririz. Bu en masum olanıdır. Ama istikbali bilgiler dahil hepsi hep beraberinde yurt dışına çıkarılmıştır. İlk göreve gelindiği anda bu yapılmıştır. Böyle bir iradeye mi biz bu ülkeye teslim edeceğiz. Allah’ın izniyle etmeyeceğiz. Biz bu ülkeye hizmet etmeye hep beraber devam edeceğiz. İnancımız, gayretimiz, sadakatimiz ile yolumuza Allah’ın izniyle devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini almadan 2029’u konuşmamızın bir anlamı yok. 2027 mi olur 2028 mi olur seçimi Allah’ın izniyle inşallah beraberce alacağız. Bu ülkeye bütün ekiplerimizle beraber bütün dava arkadaşlarımızla beraber hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Ablasının bağışı ona can oldu: Genç doktor adayı şimdi başkalarına umut olacak
22 Kasım 2025 Cumartesi - 10:43 Ablasının bağışı ona can oldu: Genç doktor adayı şimdi başkalarına umut olacak Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde ablasının donör olmasıyla karaciğer nakli olan doktor adayı Neslihan Coşkun, ikinci hayatında hastalara umut olmak istiyor. Yaklaşık 5 yıldır takipli hasta olan Neslihan Coşkun son zamanlarda artan mide bulantısı, halsizlik gibi şikayetlerle Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucunda karaciğer yetmezliği olduğu öğrenilen hasta Coşkun, ablasının donör olmasıyla ikinci bir hayat şansı buldu. Aynı zamanda son sınıf tıp fakültesi öğrencisi olan Coşkun, artık karaciğer hastalıkları uzmanı olup hastaların hayatlarına dokunmak istiyor. Hasta Neslihan Coşkun son sınıf tıp fakültesinde öğrenimine devam ettiğini belirterek, "Yaklaşık 2,5 ay önce Karaciğer nakli oldum. 2022 yılında öğrendim karaciğer hastalığı olduğumu. O zamandan beri tedavisini doktorlarla beraber yürütüyoruz" dedi. "Bir organın değişeceğini öğrenmek garip bir duyguydu" İlk nakil olacağını öğrendiğinde korkuları olduğunu aktaran Coşkun, "Mide bulantısı, karın ağrısı, karın şişliği gibi şikayetlerim vardı. İlk nakil olacağımı öğrendiğimde tabii ki de çok garip bir duyguydu. Bir organın değişeceğini öğrenmek garip bir duyguydu. Üzülmüştüm. Nakil öncesinde zaman zaman zorluklar çektim ama hep dayanmaya çalıştım. Nakil sonrasında yeniden hayata tutundum" ifadelerini kullandı. "Bundan sonraki hayatımda da iyi bir doktor olup insanlara güzel bir hayat sunmak istiyorum" Doktor olma hayalini gerçekleştirmek için çok çalıştığını aktaran Coşkun, "Tıp öğrencisiyim ve gerçekten çok değerli bir meslek doktorluk. İnsanların hayatlarına dokunabilmek çok güzel. Ben de ileride inşallah bu hastanede benim naklimi gerçekleştiren, benim takibimi gerçekleştiren doktorlar gibi değerli bir doktor olmak istiyorum. İnşallah da dahiliye, yan dal yapıp gastroenteroloji hepatalog yan dalıyla doktor olmak istiyorum. Ben karaciğer nakli sonrasında ikinci bir hayat şansı buldum. Bundan sonraki hayatımda da iyi bir doktor olup insanlara güzel bir hayat sunmak istiyorum" şeklinde konuştu. Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, Türkiye’nin en büyük ve en donanımlı sağlık kurumlarından biri olarak organ bağışı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Prof. Dr. Öztürk, aynı anda 4 solid organ naklini gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak, "Yaklaşık 800 öğretim üyemiz, 500 uzman doktorumuz var. Hastanemizin bir özelliği 4 solid organ naklini aynı anda gerçekleştirebilecek hem doktor hem ekipmana sahip. Hastanemizde akciğer kalp karaciğer ve böbrek nakilleri aynı anda gerçekleştirilebiliyor. Açıldığı günden bu yana 155 karaciğer, 49 akciğer, 48 kalp ve 210’un üzerinde böbrek nakli ameliyatı gerçekleştirildi" dedi. "Bir organ bir hayat" Nakil ameliyatlarını yapacak imkanları olduğunu fakat organ bağışının yetersiz olduğunu dile getiren Öztürk, "Toplumda bunun farkındalığını oluşturmak ana hedefimiz. Organ bağışı için Türkiye’de bekleyen insan sayısı yaklaşık 32 bin. Bunun ağırlıklı olan kısmı böbrek nakli. Ama yaklaşık 6-7 bin tanesi de böbrek nakli dışında organ nakli bekleyen hastamız var. Eğer ki organ nakli, organ bağışı artarsa bunları da en kısa zamanda daha sağlıklı, normal hayatlarına döndürebileceğiz. Organ bağışı çok önemli bu konuda. Organ bağışını tekrar vatandaşlarımızın farkındalığını arttırmak için elimizden geleni yapacağız. Gerçekten bir organ bir hayat" şeklinde konuştu. "Doktor adayı son sınıf öğrencisi hepatolog olmaya karar verdi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Organ Nakli Mesul Müdürü, Karaciğer Nakli Sorumlu Uzman Yardımcısı Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı, hastanın takipli hasta olduğunu ve şikayetlerinin zamanla arttığını belirterek, "Vücudun kendisi, kendi organlarına saldıran bir immün sistem hastalığı. Bunun sonucunda da karaciğerin safra yollarında bozulmalar meydana geliyor ve ona bağlı kaşıntı, sarılık ve karaciğer yetmezliğine bağlı halsizlik gelişiyor. Bu hastamızı da 2020 yılından beri takip ediyorduk ve bu hastada endoskopik işlemler de yapılıyordu. Bu hastamıza da 7 kere endoskopik işlem yapılmıştı. Fakat en son hastalığı biraz daha ilerledi. Yetmezliği arttı, şikayetleri de ilerleyince konseyimizde organ nakli kararı aldık ve organ naklini kardeşinden gerçekleştirdik. Kendisi doktor adayı son sınıf öğrencisi. Bizim için de şöyle güzel bir şey oldu. Kendisi hepatolog olmaya karar verdi. Yani karaciğer hastalıkları uzmanı olmaya karar verdi. Bu da bizim kazancımız" ifadelerini kullandı.
Diyarbakırlı vatandaşlardan Devlet Bahçeli’ye tam destek
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:42 Diyarbakırlı vatandaşlardan Devlet Bahçeli’ye tam destek Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır’ın Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin, ilçedeki esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Diyarbakırlı vatandaşlar, Terörsüz Türkiye sürecinde yaklaşımı nedeni ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye tam destek verdi. MHP Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin, tarihi ilçede esnaf ve vatandaşlarla tek tek görüşecek Terörsüz Türkiye süreci hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Esnaf ve vatandaşlardan tam destek alan Erdin ‘’Bir daha Sur ilçesinde kötü olaylar yaşanmayacak’’ dedi. Esnaf ve vatandaşlar ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek, ‘’Arkasındayız, katılıyoruz ve inşallah barışı o bize getirecek" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye sürecinde Diyarbakır’da Bahçeli’ye büyük teveccüh oldu’’ Şakir Erdin, özellikle Terörsüz Türkiye süreci döneminde Diyarbakır’da, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye büyük bir teveccühün olduğunu dile getirdi. Erdin, "Kendilerinin yapmış olduğu açıklamada ‘İmralı’ya heyet gönderilsin’ denildiğinde Sur halkını kapı kapı dolaştık. Herkes genel başkanımıza büyük bir sevgi ve destek gösteriyor. Sürecin başarıya ulaşmasını umut ediyoruz. Tamamen herkes barışa inanıyor, özellikle Sur esnafı. Sur’a gelen yerli ve yabancı turistlerin bölgeyi görmesi için yapılan çalışmalarla birlikte, artık algıların kırıldığını ve herkesin barışa hazır olduğunu görüyoruz’’ şeklinde konuştu. ‘’Devletimizin ve milletimizin yanındayız’’ Ayrıca hendek olaylarında Sur ilçesinde yıkılan Kurşunlu Caminin yanında, MHP İlçe Başkanlığı açan Şakir Erdin, böyle bir yerde başkanlık açmanın manevi duygulara çok iyi geldiğini ifade etti. Erdin, "Sur hendek olaylarında halkımızın yaşadığı acılar hala kalbimizde ve bugün bile izlerini görüyoruz. Sur’un bazı bölgelerinde o dönemden kalan kalıntılar duruyor, yaralarımız tam anlamıyla sarılmış değil. Örnek vermek gerekirse, bakın, bu alanlar hendeklerden kalan tahribatın izleridir. Buralar, Sur’umuzun tamamen zarar gördüğü, pek çok yarasının kapanmadığı yerlerdir. Hendek olayları sırasında oluk oluk kan akarken bazı insanlarımız bölgeden kaçmak zorunda kaldı, hatta ülke dışına gidenler oldu. Biz o gün buradaydık, bugün de buradayız, yarın da burada olacağız. Milliyetçi Hareket Partisi olarak burada bir binamız var; burada üç hilalimiz, Türk bayrağımız dalgalanıyor. Devletimizin ve milletimizin yanındayız. Elimizden geldiğince bu yaraları sarmaya çalışıyoruz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanlığının burada açılmasının tek sebebinin de yaraların daha hızlı sarılması, vatandaşlara daha iyi hizmet verebilmek ve daha güçlü şekilde hitap edebilmek olduğunu aktaran Erdin, şu ifadeleri kullandı: ‘’Buradayız ve kapılarımız sonuna kadar halkımıza açıktır. Bir daha bu tür acıların Diyarbakır’da, Sur’da yaşanmamasını umut ediyoruz. Cumhur ittifakı olarak, genel başkanımızın yaptığı açılımla birlikte Allah’ın izniyle bu olayları bir daha yaşamayacağımız inancıyla yolumuza devam ediyoruz."
Doç. Dr. Akıncı: "ABD ve Türkiye ilerleyen dönemde daha iyimser bir noktaya gelecek"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:35 Doç. Dr. Akıncı: "ABD ve Türkiye ilerleyen dönemde daha iyimser bir noktaya gelecek" Suudi Arabistan’a satılacak F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye İsrail’in baskıları nedeniyle satılmadığına vurgu yapan Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Amerika Birleşik Devletleri’yle Türkiye NATO ittifakı açısından müttefik bir ülke. İlerleyen dönemlerde tarafların daha iyimser bir noktaya geleceğine inanıyorum" dedi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ı Beyaz Saray’da ziyaret etti. 7 yıl sonra ilk kez ABD’ye giden Selman, kapsamlı bir tören ile karşılandı. İki liderin görüşmesinden sonra Suudi Arabistan’a F-35 savaş uçağı satıldı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. "Suudi Arabistan F-35 alıp hava kuvvetlerini güçlendirmek istiyor" Prens Selman’ın Amerika’ya yaptığı görüşmenin kendi geleceği açısından önemli olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Akıncı, "Prens Selman açısından bu görüşme, çok kritik bir öneme sahip. Çünkü Cemal Kaşıkçı cinayetinden bu yana Prens Selman’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne ziyareti söz konusu değildi. Suudi Arabistan’ın uluslararası meşruiyetini tekrar kazanması açısından, İsrail’in Orta Doğu’da oluşturmuş olduğu güvenlik krizinin bir sonucu olarak Suudi Arabistan bölgede güvende hissetmek istiyor. Suudi Arabistan F-35 alıp hava kuvvetlerini güçlendirmek istiyor. Amerika Birleşik Devletleri de bu işin hem ekonomik tarafını hem de körfez ülkelerinin dengelerini düşünüyor" ifadelerini kullandı. "İsrail, Trump yönetimini baskılıyor" Türkiye’ye F-35 savaş uçağı satışının İsrail tarafından engellendiğini ancak çok yakın bir dönemde bu satışın gerçekleşeceğine inandığını belirten Doç. Dr. Berat Akıncı, daha sonra şunları söyledi: "Amerika Birleşik Devletleri’yle Türkiye NATO ittifakı açısından müttefik bir ülke. Dolayısıyla burada Türkiye’nin F-35 uçağı alma talebi müttefiklik ruhuyla açıklanabilecek bir durum. Ancak Amerika Birleşik Devletleri, İsrail tarafından baskılanıyor. İsrail, Türkiye’nin hava kuvvetlerinin gelişmiş uçak alması bakımından Trump yönetimini baskı altında tutuyor. Bu noktada Suudi Arabistan’a Amerika Birleşik Devletleri tarafından F-35 uçaklarının verilecek olmasının Türkiye’nin ne kadar haklı bir talebi olduğunu gösteriyor. İlerleyen dönemlerde tarafların daha iyimser bir noktaya geleceğine inanıyorum." "Bu planın geçmesi olumlu" Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın hazırladığı 20 maddelik Gazze planını içeren karar tasarısının lehinde oy kullandığına ancak Rusya ve Çin’in çekince koyduğuna da vurgu yapan Doç. Dr. Akıncı, "Rusya ve Çin’in, Trump’ın Gazze planına yönelik çekince koyduğunu görüyoruz. Bu aslında Rusya ve Çin açısından bakınca anlaşılabilir bir çekince. Bölgenin bir barışa adım atılması, akan kanın durması ve tekrar savaşa dönülmemesi noktasında Trump’ın planının güvenlik konseyinden geçmesi olumlu bir durum"ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Aile hekimlerimiz daha önce yazamadığı bin 859 ilacı yazabilir hale geldi"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 00:11 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Aile hekimlerimiz daha önce yazamadığı bin 859 ilacı yazabilir hale geldi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Aile hekimlerimiz daha önce yazamadığı bin 859 ilacı yazabilir hale geldi. Böylece vatandaşlarımız sağlık hizmetlerini çok daha yakın aile hekimlerinden alabilir hale geldi" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumların görüşmeleri katıldı ve milletvekillerinin sorularını cevap verdi. Memişoğlu, Sayıştay denetimlerine işaret ederek, "Sayıştay 2023 denetim raporunda toplam 19 bulgu yer almışken yaptığımız iyileştirmeler sonucunda 2024 yılında denetim raporundaki bulgu sayısı 12’ye düşürülmüştür. Bu sonuç denetim süreçlerine verdiğimiz önemin, yaptığımız düzenlemelerin, kursal iyileştirme çalışmalarımızın somut bir göstergesidir. Aynı hassasiyeti 2024 yılı denetim raporlarında da tüm hususları tek tek çalışıyor. Süreçlerimizi düzeltmeye ve güçlendirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Aile hekimlerinin reçetelerini engelledikleri eleştirilerine Memişoğlu, "Tam aksine biz aile hekimliğinde düzenlenen ilaç raporlarının ve reçetelerin kapsamını geliştirdik. Aile hekimlerimiz daha önce yazamadığı bin 859 ilacı yazabilir hale geldi. Böylece vatandaşlarımız sağlık hizmetlerini çok daha yakın aile hekimlerinden alabilir hale geldi. Oluşturduğumuz yeni modelle koruyan sağlık politikalarımızın merkezine aile hekimi yerleştirdik. Koruyucu sağlık hizmetlerimizin kapsamını genişleterek aile hekimlerimizin düzenli aralıklarla kronik hastalık ve kanser taramaları yapmalarını teşvik edecek düzenlemeler yaptık. Bu sayede obezite, kardiyovasküler hastalık, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastaların tanımalarına büyük bir artış sağladık. Toplam 105 milyon tarama ve izleme yaptık. Tarama ve takip programlarımızı geliştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Memişoğlu, şöyle konuştu: "Aile hekimleri o hastayı hastaneye gönderirken direkt o gönderdiği bilgi notu yazabiliyor. Hastanın durumunu ifade edecek bilgilendirmeleri de yapabiliyor. Tam tersine. Hastaneye giden hasta, hastanedeki hekim tarafından muayene edilip gerekli tepkiler yapıldığı zaman o hekim o hastayla beraber elektronik sistemde bilgi yazıp aile hekimine mesaj ve bilgi gönderebiliyor." "Şehir hastanelerinin sahibi ve yöneticisi Sağlık Bakanlığı’dır" Şehir hastanelerinin sahibi ve yöneticisinin Sağlık Bakanlığı olduğunu söyleyen Memişoğlu, "Kamu Özel İşbirliği, sadece bir finansman ve yapım modelidir. Bu model, devletin bütçe imkanlarını zorlamadan büyük ölçekli yatırımları daha kısa sürede hayata geçirmek amacıyla kullanılmaktadır. Şehir hastanelerinin sahibi ve yöneticisi Sağlık Bakanlığı’dır. Hastanelerin yönetimi sevk ve idaresi tıbbi süreçlerin tamamı Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Özel sektörün sürece katkısı ise yalnızca hastanelerin inşa edilmesi, teknolojik altyapının kurulması, bazı destek hizmetlerinin sunulması ile sınırlıdır. Yani şehir hastanelerimiz kamu hastaneleridir ve tüm sağlık hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesi Bakanlığımız tarafından yapılmaktadır. Kamu Özel İşbirliği şehir hastaneleri kapsamında yapılan ödemelerle ilgili iddiaların çok büyük kısmı yanlış veya eksik bilgilerden kaynaklanıyor. Kamu Özel İşbirliği kapsamında yapılan ödemeler, iki ana kalemden oluşmaktadır. Birincisi, kullanım bedeli olarak adlandırılmış kalem. Kullanım bedeli, bu hastanede inşaatı, modern sağlık altyapısı, tıbbi teknolojik yatırımları ve akıllı bina sistemleri için yapılan devasa yatırımların karşılığı olarak ödenen ücrettir. KÖİ kullanım bedeli ödemeleri bakanlığımız bütçesinin harcamalarının içindeki payı artmamakta. Aksine her yıl düzenli olarak azalmaktadır" dedi. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Sağlık Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi kabul edildi.
Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yollarının temeli atıldı
21 Kasım 2025 Cuma - 23:19 Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yollarının temeli atıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, temeli atılan Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yolunun, Bursa Şehir Hastanesi ve Yüksek Hızlı Tren garına erişim imkanı sağlayacağını belirterek, "Şehir içerisindeki yolların yapılmasını biz elbette belediyelerden bekleriz. Ancak burada bu noktada bir irade olmadığı gördüğümüz için biz, milletvekillerimiz, valilik ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte istişare ederek le beraber, valilikle birlikte istişare ederek bu sorumluluğu da üzerimize aldık" dedi. Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yolları temeli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla atıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, "Yüksek Hızlı Tren Garı’mıza doğrudan erişim sağlayacak 3 kilometre uzunluğundaki bağlantı yollarımızın temelini atıyoruz. Bursa’nın potansiyelini en üst düzeye çıkararak, ulaşımın her moduyla daha etkin hale getirmek için çalışıyoruz. Bursa, Uludağ’ın eteklerinde, ipek yolu üzerindeki tarihiyle, Ulu Camii ve Yeşil Türbesi ile, sanayisiyle Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri. Marmara ve Ege Bölgeleri arasında uzanan gelişmiş otoyol ve bölünmüş yol güzergahında geçiş noktası olan şehrimiz her geçen gün büyüyor. Bu sebeple Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Bursa’nın şehir merkezi, ilçeleri ve çevre illerle ulaşım standardını yeni ulaşım yatırımlarıyla güçlendiriyoruz. Bursa Şehir Hastanemiz, 2019’da hizmete girdiğinden beri milyonlarca hastamıza, vatandaşımıza şifa kapısı oldu. Açılışının ardından hem şehir hastanesine erişim hem de İstanbul-İzmir Otoyolu nedeniyle bu kesimde trafik yoğunluğu giderek arttı. Ayrıca aynı bölgede Bakanlığımız tarafından yapımı sürdürülen Yüksek Hızlı Tren garı ve metro hatlarının merkez istasyonu da bulunuyor. Bu dev yatırımları, birbirine doğrudan ve konforlu bir şekilde bağlanmadıkça tam anlamıyla verimli olamazdı. İşte bugün temelini attığımız 3 kilometrelik bölünmüş yol standardında hizmet verecek bağlantı yolları projemiz tam da bu ihtiyacı karşılıyor. Bağlantı yollarımız tamamlandığında, Bursa Şehir Hastanemize alternatif bir güzergâh sunarak otoyoldaki trafik yükünü azaltacak, acil durumlarda ambulansların ve vatandaşlarımızın hastaneye en hızlı ve en güvenli şekilde ulaşmasını sağlayacak. Yüksek Hızlı Tren garımıza ve metro istasyonuna doğrudan ulaşarak toplu taşıma ile, hareketlilik ve erişilebilirliği arttırarak Bursa’nın bölgesel ulaşım vizyonunu güçlendirecek, artan yolcu ve yük trafiğini daha etkin yöneterek Bursa’nın bölgesel merkez olma gücünü arttıracaktır" dedi. "Bursa’ya 23 yılda 272 milyarlık yatırım" Ulaştırma Bakanlığı olarak Bursa’ya yapılan yatırımlardan bahseden Uraloğlu, "2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 272 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 195 kilometreden 613 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 148 kilometreden 811 kilometreye çıkardık. İstanbul-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nu açtık. Bursa Çevre Otoyolu, Bursa-Eskişehir-Ankara yolu, Bursa-Balıkesir-İzmir Yolu, Bursa-Çanakkale yolu, Bursa-Mudanya gibi önemli güzergahları bölünmüş yol olarak tamamladık. İğdir Tüneli ile Bursa-İnegöl-Bozüyük Yolunda, Mezit Tüneli’ni tamamlayarak trafiğe açtık. Balıkesir-Susurluk-Karacabey yolunda, Mustafakemalpaşa Giriş Köprülü Kavşağı ile Kosova ve Koşuboğazı Köprülü Kavşaklarını inşa ettik. Bursa-İnegöl-Bozüyük yolunda, Yenice, Yenişehir, İnegöl Organize Sanayi Bölgesi, Domaniç ve Kurşunlu Köprülü Kavşaklarını tamamladık. İnegöl Şehir Geçişinde Mesudiye Farklı Seviyeli Kavşağını kazandırdık. İznik Çevre Yolu’nu açtık. Geçtiğimiz Temmuz Doğancı Tüneli ve bağlantı yollarının açılışını gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla da Teknosab Kavşağı, Çalı Yolu, Yenişehir Batı Kesimi Sanayi Kavşağı ve YHT İstasyonu bağlantı yolu, Erenler-Harmancık yolu gibi 20 ayrı karayolu projemizin çalışmalarına devam ediyoruz. Elbette Bursa’da sadece karayolu yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor, Bursa’nın ulaşım ağını ulaşımın tüm modlarıyla birlikte geliştiriyoruz. 201 kilometre uzunluğunda ve 8 istasyondan oluşan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren hattımızı inşa ediyoruz. 106 kilometrelik Osmaneli-Bursa kesimini 2026 yılı 2. yarısı içinde, 95 kilometrelik Bursa-Bandırma arasını ise 2028 yılında işletmeye almayı hedefliyoruz. Bursa’da devam etmekte olan önemli ulaşım projelerimizden biri de 6 kilometre uzunluğunda, 4 istasyon ve 1 adet 110 bin metrekare raylı sistem araçlarının parklanacağı ve bakımlarının yapılacağı depo sahasından oluşan; Emek-YHT Gar-Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı kısa adıyla Şehir Hastanesi Metrosu’dur. Saatte 88 kilometre tasarım hızı ile günlük 410 bin yolcuya hizmet verecek. Bildiğiniz üzere 2024’te Geçit-Balat İstasyonunun yapımını tamamlayarak işletmeye açtık ve Bursa Büyükşehir Belediyesine devrettik. Geri kalan kesimini de inşallah 2026 yılında hizmete sunacağız" diye konuştu. Bu yatırımlar sayesinde Bursa’nın kazanımlarını aktaran Bakan Uraloğlu, "Togg’u üreten, otomotivde, tekstilde, tarımda lider, Uludağ’ıyla, tarihiyle, deniziyle turizmde lider, şehir hastanesiyle sağlıkta lider bir dünya şehri haline geliyor. Biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Bursa’nın bu yükselişine destek vermeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle, Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı Bağlantı Yollarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu eserin hayata geçmesinde emeği olacak Karayolları Genel Müdürlüğümüzün değerli çalışanlarına, yüklenici firmalarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bursa’da belediyenin yapması gerekeni de biz yapıyoruz" Bakan Uraloğlu, "Karayolları Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevi ulusal ağ bütünlüğünü sağlamaktır. Şehir içerisindeki yolların yapılmasını biz elbette belediyelerden bekleriz. Ancak burada bu noktada bir irade olmadığı gördüğümüz için biz, milletvekillerimiz, valilik ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte istişare ederek le beraber, valilikle birlikte istişare ederek bu sorumluluğu da üzerimize aldık. Bunu da Bursa’ya bakanlık olarak AK Parti hükümetleri olarak Bursa’ya kazandırmış olacağız" dedi.