Son Dakika
|
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
ASAYİŞ
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Merz: "İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü savaş barış sürecini başarısızlığa uğratabilir"
İslamabad’da ABD-İran görüşmeleri öncesinde güvenlik önlemleri artırıldı
İran: "Ateşkes ihlaline karşılık verecektik, Pakistan devreye girdi"
İngiltere: "Rusya, İngiliz sularında ve çevresinde denizaltı operasyonu yürüttü"
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:35:16
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’na ilişkin, "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Basın Toplantı Salonu’nda 2026 Yılı Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması İmza Töreni gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünsal Üstel ve beraberlerindeki heyet katıldı. Yılmaz ve Üstel sırasıyla anlaşmaları imzaladı, ardından açılış konuşmalarına geçildi. Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasındaki iktisadi ve mali işbirliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki güçlü bağların somut göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve refahı için sorumluluklarını sürdürmeye devam edeceğini, ortak hareket edildiği sürece tüm zorlukların aşılabileceğini ifade etti. "2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir. Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık. Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz. Bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefimize yönelik büyük atılımları KKTC’li muhataplarımız ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda, Ada’daki KKTC Devleti varlığının birer mührü olarak gördüğümüz Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarının açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında gerçekleştirildi. Yine aynı anlayışla Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladık ve yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Bu belirttiğim yerleşkelerle birlikte bu bölge, KKTC devletinin Adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturmaktadır." "Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz" Sağlık alanında 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi ile Maraş Sağlık Merkezinin hizmete açıldığının gururunu yaşadığını belirten Yılmaz, "İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası süratle devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını da 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkanı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladığımız Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı hızla devam etmektedir. İhalesi henüz 6 ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata gelmiş durumdayız. Dr. Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü içinde bulunan Sağlık Yapılarının Renovasyonu çalışmaları da yakın bir tarihte başlayacaktır" ifadelerini kullandı. Yılmaz, KKTC’de dijital dönüşüm kapsamında Hekim Randevu Sistemi’nin devreye alındığını, Muhaceret Bilgi Sistemi ile TAKBİS projelerinin 2026’da tamamlanmasının planlandığını belirterek, fiber altyapı çalışmalarıyla ‘Bilişim Adası’ vizyonuna altyapı hazırlandığını ifade etti. "Toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı" Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi başta olmak üzere, KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Yılmaz, "Şimdiye kadar 213 kilometre bölünmüş yol, 433 kilometre tek yol, 176,2 kilometre 3’üncü sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı. Ada halkı için önemli bir güzergah olan, bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde 3 bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Yıl bitmeden burayı hizmete almayı planlıyoruz. Uzun yıllardır gündemde olan Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmalarımız tamamlanmış olup, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında çalışmalarımızda son aşamaya gelmiştir. Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlamış olduğumuz yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4 bin 600 adet trafik levhasının montajı tamamlanmıştır. Bugüne kadar yapılan yol ihalelerimiz kapsamında 344 bin adet fidanın dikimi yapılmıştır. 16 Ocak tarihinde açılışı gerçekleştirilen KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumu yapılmıştır" diye konuştu. "KKTC’deki 156 okulun donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır" Eğitim yatırımlarına değinen Yılmaz, "17 okulumuzun bakım onarım çalışmalarını bitirdik, 16’sında ise bakım onarım çalışmalarımız halen sürmektedir. Yine ödeneğini 2025 Yılı Anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, 2 okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini ve mutluluğunu artırmak için Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ve Ali Rıza Vuruşkan Çocuk ve Aile Eğitim ve Danışma Merkezi gibi projelere destek verdik. Önümüzdeki dönemde ise, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceğiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, Güzelyurt’ta narenciye işleme ve soğuk depolama tesisinin yapımında sona gelindiğini ve yakında hizmete açılacağını belirterek, Ada genelinde su teminine yönelik projelerin de sürdüğünü dile getirdi. Bölgedeki küresel gerilimlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, KKTC’de mali yapının güçlendirilmesi ve güçlü bir özel sektörün desteklenmesi amacıyla 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda reel sektöre öncelik verildiğini bildirdi. "Reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" Geçen yılın anlaşmasıyla verilen ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarına değinen Yılmaz, "İlk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, 5 yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Bu destekler; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olacaktır. Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki Anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" dedi. "KKTC bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır" Türkiye ile KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanacağını vurgulayan Yılmaz, "KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır. Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir" Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduğunu belirten Yılmaz, "İki devlet olmak işbirliği yapmaya engel değildir. Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir. Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır. Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçmektedir. Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonlar kaldırılmalıdır" açıklamasında bulundu. "KKTC’nin bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" "Bölgemizde son dönemde İsrail’in kışkırtması ile başlayan İsrail/ABD ile İran Savaşı küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir" diyen Yılmaz, "Bu süreçte GKRY’nin, Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararlar da Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY’nin özellikle Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemde kendi başına girdiği askeri angajmanları ve ittifak arayışları bu süreci tetikleyen temel unsurlardır. Buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum; Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" dedi. "Bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını biliyor, takip ediyoruz" Kıbrıs Türklerinin müsterih olmasını söyleyen Yılmaz, "Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz. Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağımız ve HİSAR hava savunma sistemlerimiz KKTC’de konuşlandırılmış, ayrıca donanma unsurlarımız da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırmıştır. Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyor, takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir. Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzur ortamı, Türkiye’nin 1960 Antlaşmalarından doğan garantörlük hakkıyla gerçekleştirdiği 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde kurulmuştur. Bu sayede, o günden bugüne Ada’da sadece Kıbrıs Türk halkı için değil Rumlar için de barış ve huzur ortamı tesis edilmiştir" dedi. "Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir" KKTC Başbakanı Üstel ise şu ifadelere yer verdi: "Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisidir. Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz. Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. Ve bilinmelidir ki; güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:27
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da yaşananlar, dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti ziyaretleri kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın Türkiye’deki her kalem ürünün artmasına sebebiyet verdiğini belirten Özel, "İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin de tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. Bunun yanında İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne de gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor" diye konuştu. "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir" CHP olarak Türkiye’nin erken seçim sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma oluşturmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşanan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır" şeklinde konuştu. "İran’daki binlerce sivilin öldürülmesine şiddetle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" İran’a yapılan ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu, İran ve bölge halklarının daima yanında olduklarını dile getiren Erbakan ise, "Yapılan görüşmede, Amerika ve İsrail tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yapılan hukuksuz, haksız ve vahşi saldırılar ele alındı. İran’daki kız çocuklarından tutun, binlerce sivilin öldürülmesine, katledilmesine, şehit edilmesine, şiddetle karşı olduğumuzu, kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyorum. Daha önce de bunu Yeniden Refah Partisi olarak ifade ettik. Büyük İsrail hedefleri ve Siyonizm’in hedefleri doğrultusunda, bölgeyi de dünyayı da olumsuz şekilde etkileyen bir olayla karşı karşıyayız. Özgür Özel’in ifade ettiği gibi bu savaşın bölgemize ve özellikle Türkiye’de ekonomiye olan etkilerini de ele aldık. Avrupa ülkelerinde, batılı ülkelerde bizden bu savaş bölgesine çok daha uzaklığı olmalarına rağmen belki daha az etkilenecek olmalarına rağmen nasıl tedbirler alındığına ilişkin fikir alışverişinde bulunduk" ifadelerine yer verdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:26
AK Parti’de devir teslim: Nilhan Ayan göreve başladı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanlığı görevine getirilen Nilhan Ayan, düzenlenen devir teslim törenin ardından görevine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanı Sevilay Tuncer’in yerine Nilhan Ayan getirildi. Ayan, AK Parti Genel Merkez binasında düzenlenen devir teslim töreniyle görevine resmen başladı. Genel Başkan Yardımcısı Ayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle göreve layık görülmenin gururunu yaşadığını ifade ederek, "Şahsıma bu kıymetli göreve tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyor; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışını daha ileri taşımak için aziz milletimize hizmet yolunda var gücümüzle çalışacağımızı ifade ediyorum. Hizmet bayrağını devraldığım Sayın Sevilay Tuncer Başkanımıza da bugüne kadar göstermiş olduğu gayretleri ve başarılı çalışmalarından dolayı hassaten teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, AK Parti’mizin huzur ve güven veren sancağı altında şehirlerimizi geleceğe taşıyan eser ve hizmet siyaseti anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Nilhan Ayan kimdir? Ayan, 5 Şubat 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 1998’de Acıbadem Özel Doğuş Lisesi’nden, 2002 yılında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2009’da Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. 2002-2005 yılları arasında haber editörlüğü ve muhabirliği yaptı. 2011-2012’de sabah ve gece haberlerinde editörlük ve spikerlik yaptı. 2020-2023 yılları arasında Kızılay Kadın İstanbul İl Başkanlığı yaptı. 2021 yılında İstanbul Üniversitesi Kentsel Dönüşümü eğitimi aldı. 2022 yılında IFRC İlk Yardım sertifikası aldı. 2023 yılında Harvard Üniversitesi Early Childhood Development: Global Strategies for Implementation eğitimi aldı. Nilhan Ayan evli ve bir çocuk annesidir. Orta seviyede İspanyolca, ileri seviye’de İngilizce bilmektedir.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İranlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan arasında gerçekleştirilen görüşmede, liderler ateşkesi ve bölgedeki güvenlik durumunu ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ateşkese giden süreçte Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte yoğun çaba sarf ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde başlayacak müzakerelerden kalıcı barış ve istikrar için azami derecede istifade edilmesi gerektiğini, süreci baltalamak isteyenlere fırsat verilmemesinin önem arz ettiğini, ülkemizin yeni süreçte de dost ülkelerle birlikte her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. İran halkının kayıpları için taziye ve üzüntülerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hedefinin, bölgemizde yeni bir sağduyu ve diyalog ikliminin tesisi olduğunu belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Nisan 2026 Çarşamba- 13:42
CHP’nin 2015 yılında LGBT’liler için verdiği kanun teklifi sosyal medyada gündem oldu
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:12
Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 17:07
Destici: "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu süreçte bir kez daha aday olması gerekiyor"
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 15:39
Avukatsız kalan Leyla’nın ailesine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sahip çıktı
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 17:38
Suudi Arabistan Büyükelçisi Abualnasr: "Krallık, Türkiye ve diğer ülkelerle savaşın sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:24
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"- "Ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız, 270.2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı"- "CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları sadece yalan, polemik üretirken 2 saatte 23, günde 550 yeni yeni konut üretiyoruz. Bizler İktidar ve ittifak olarak ülkeye, millete hizmet, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet ikballerinin, şahsi hesaplarının peşinde koşuyor" -" Bizimle yarışacak hizmet, eser yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon da yok. Bunların yerine bolca küfür, hakaret, siyasi nezaketsizlik var. "- "Aykırı her sesi susturma çabası var. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada tek bir eser ve hizmet olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor."- "Bunun üzerinden giderlerse video yapacak malzeme bulmada hiç sıkıntı çekmezler. Baklava kutularından para kulelerine kadar onlara en az birkaç sene yetecek malzeme var. Ana muhalefetin bu tükenmişlik sendromundan kurtulmasını temenni ediyorum"- "Bu hesap en iyi savunma saldırıdır kurnazlığı ile, yargı mensuplarını hedef alarak kapatılmaz. Bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınız veya başkanlarınızdır. Bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız. Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık. Bu davayı siyasallaştırmaya gayret ettiklerini, sulandırmaya çalıştıklarını milletimiz gibi biz de görüyoruz"ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:56
Bakan Yumaklı: "(ESK’nın şirketlere ucuza et sattığı iddiası) O belgelerin hepsini kontrol edin, bakın. Öyle olmadığını göreceksiniz"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) ucuza getirdiği etleri şirketlere sattığı iddiaları ile ilgili, "Ben onları iddialarını ispata davet ediyorum. O belgelerin hepsini kontrol edin, bakın. Öyle olmadığını görecesiniz" dedi. Bakan Yumaklı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) ucuza getirdiği etleri şirketlere sattığı iddiaları ile ilgili soru üzerine Bakan Yumaklı, "İddia edenler iddialarını ispat etmekle mükelleftir. Herhalde bakışları başka bir yere çevirmek için bunu yapıyorlar. Ben onları iddialarını ispata davet ediyorum. O belgelerin hepsini kontrol edin, bakın. Öyle olmadığını göreceksiniz. Açıklamalar yapıldı. Bununla ilgili benim söyleyebileceğim bir şey yok. Açıklamalar yapıldı, onun dışında söyleyebileceğimiz bir şey yok. Onlar iddialarını ispat etsinler" diye konuştu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:50
Bakan Tekin: "Son öğretmen atamasını 24 Kasım tarihi itibarıyla yapmış olacağız"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2024 KPSS sınavı ile KPSS artı mülakat sistemiyle son öğretmen atamasını 24 Kasım tarihi itibarıyla yapmış olacağız" dedi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:42
Bakan Uraloğlu: "Bilir ailesinin yaşamını yitirmesinin metroyla hiçbir ilgisi yok"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde binanın çökmesi sonucu Bilir ailesinin 4 ferdinin hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak, "Metroyla hiçbir ilgisi yok, bu kadar net söyleyeyim size. Hiçbir deformasyon yok, çatlak yok, hiçbir şey yok" dedi. TBMM Plan ve ve Komisyonunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri görüşülüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, salona girerken milletvekilleriyle tokalaştı. Bu esnada CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Gebze’de Bilir ailesinin 4 ferdinin hayatını kaybettiği olayı hatırlatınca Bakan Uraloğlu, "Metroyla hiçbir ilgisi yok, bu kadar net söyleyeyim size. Hiçbir deformasyon yok, çatlak yok, hiçbir şey yok" cevabını verdi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:34
Bakan Göktaş: "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Biz her zaman ‘Ailemiz geleceğimiz’ diyoruz ve aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen ‘Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’na katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde 2 gün sürecek olan sempozyumun açılışında konuşan Bakan Göktaş, programda aile unsurunun ele alınacağını belirterek, bunun yanı sıra medya ve dijital dünya, popüler kültür temsilleri ve zararlı küresel akımların aile üzerine etkilerinin konuşulacağını aktardı. "Modern yaşam pratikleri, aile kurumunun geleceğini derinden etkiliyor" Aileyi konuşurken değişen toplumsal dokuyu da konuştuklarını belirten Göktaş, "Modern dünyanın dayattığı yeni yaşam ritmi bizlere ekranları, algoritmaları, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor. Bu düzen, en çok da aileyi hedef alıyor. Bir yanda yalnızlaştırmayı normalleştiren dijital kültür, diğer yanda aidiyet duygusunu aşındıran bireycilik. Bir yanda doğum oranları düşerken, diğer yanda aile içi iletişimi ve kuşaklar arası bağları zayıflatan teknoloji bağımlılıkları. Anne ve baba rollerini belirsizleştiren, genç kuşakları evlilikten uzaklaştıran modern yaşam pratikleri, aile kurumunun geleceğini derinden etkiliyor" dedi. "Bugün bütün ülkeler benzer sorunlarla karşılaşıyor" Bütün ülkelerin aileyi geleceğe nasıl taşıyacağı konusunda benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Bugün ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Tüm bunlara ek olarak insanın yaradılış hakikatini gölgeleyen, kadın ve erkek kimliğini belirsizleştiren cinsiyetsizleştirme söylemleri, aile yapısının en temel dayanaklarını hedef alıyor. Tüm bu dinamikler, sadece Türkiye’de değil, dünyanın da ortak meselesi olan bir ‘aile erozyonu’na işaret ediyor. Bugün bütün ülkeler benzer sorunlarla karşılaşıyor. Aileyi geleceğe nasıl taşıyacağız? Toplumu ayakta tutan aileyi, küresel kırılganlıklar karşısında nasıl daha dirençli kılacağız? Ve dinamik nüfus yapımızı nasıl güvence altına alacağız? İşte bu soruların cevabı, aile değerlerimizi merkeze alan ve dinamik nüfus yapısını koruyan politikalar geliştirmekten geçiyor. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu amacın stratejik yönünü ve önceliklerini belirleyen temel çerçevemiz oldu. Bu belgeyle aileyi ve dinamik nüfus yapısını korumak, dijital güvenliği sağlamak, küresel risklere karşı aileyi dirençli kılmak, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmek gibi hedefler ortaya koyduk." "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, "‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ da uzun vadeli politikalarla, elde ettiğimiz tüm kazanımları daha da kalıcı hale getireceğimiz bir dönem olacak" diye konuştu. Göktaş, ailenin toplumun istikametini belirleyen en güçlü yapı olduğuna dikkati çekerek, "Aile güçlü olursa Türkiye güçlü olur. Aile sarsılırsa toplumun özü zayıflar. Bu nedenle biz her zaman ‘Ailemiz geleceğimiz’ diyoruz ve aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz. Burada ele alacağımız her konu, sadece bir tartışma, bir değerlendirme süreci değil, aynı zamanda ortak bir iradenin, ortak bir vicdanın, ortak bir kültürel duruşun beyanıdır" şeklinde konuştu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:30
Bakan Uraloğlu: "Toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamladık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 2026 yılı bütçelerinin görüşüleceği Komisyonda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sunum yaptı. Bakan Uraloğlu, yapılan yatırımların üretim maliyetlerini düşürdüğünü, istihdamı artırdırdığını ve seyahat süresini azalttığını vurguladı. Son 23 yılda ulaştırma alanında 300 milyar dolarlık yatırım yapıldığının altını çizen Uraloğlu, bu yatırımların yılda ortalama 1 milyonu aşkın kişiye istihdam sağladığını belirti. 2026 yılı bütçesinde demiryolu yatırımlarının payının yüzde 53, karayolunun ise 39 olduğu bilgisini veren Uraloğlu, Türkiye’de yük ve yolcu taşımacılığının yüzde 91’inin karayoluyla yapıldığını, bu çerçevede demiryolunun payını artırmanın öncelikli konularından biri olduğunu ifade etti. "Kalkınma Yolu’nun Türkiye kesimi, 50 milyar dolar üretim ve 63 bin istihdam katkısı sağlayacak" Bakan Uraloğlu, deniz yoluyla 45 güne kadar süren taşımaların Türkiye üzerinden demir yoluyla 18 günde tamamlandığı bilgisini vererek, "Orta Koridor üzerinden demir yolu ile Çin’den gelen yükleri, Marmaray üzerinden Avrupa’ya ulaştırıyoruz. Türkiye’nin Orta Koridor demir yolu ağı, Kars-Iğdır-Dilucu hattının tamamlanmasıyla iki farklı kapıdan ülkemize bağlanacak. Basra Körfezi’nden Avrupa’ya uzanan Kalkınma Yolu’nun Türkiye kesimi, karayolu ve demir yoluyla kıtalar arası ticaretin omurgasını oluşturuyor. 24 milyar dolarlık yatırımla ülkemize 50 milyar dolar üretim ve 63 bin istihdam katkısı sağlayacak" açıklamasında bulundu. "6 Şubat depremlerinde hasar gören ulaşım sektörlerinin onarımı için yaklaşık 98 milyar liralık seferberlik yürütüyoruz" Afetlere dirençli ulaştırma altyapısı geliştirmenin yalnızca yatırım değil milli güvenlik meselesi olduğuna vurgu yapan Bakan Uraloğlu, "6 Şubat depremlerinin ardından ulaştırma altyapımızın dirençliliği bir kez daha kanıtlanmıştır. Depremden etkilenen illerimizdeki 9 bin 176 kilometrelik karayolu ağının yüzde 98’i hasar görmemiştir. Hasar gören kısımların onarımı içinse tüm ulaşım sektörlerinde yaklaşık 98 milyar liralık büyük bir seferberlik yürütüyoruz. Depremden etkilenen bölgede toplam 274 kilometrelik demiryolu hattımızdaki altyapı ve üstyapı çalışmaları tamamlanarak tren trafiğine açılmıştır. Malatya-Gölbaşı-Narlı kesimindeki elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları devam etmektedir. Deprem bölgesindeki hastanelerimizin bağlantı yollarını tamamlayarak hem sağlık hizmetlerine erişimi hem de lojistiği güçlendirdik. Asrın felaketinin ardından ulaşım ve iletişim altyapımızı hızla yeniden işler hale getirdik. Kara, demir ve havayollarımızda onarımları tamamlayarak, afet bölgesinde ulaşımı kesintisiz hale getirdik" ifadelerine yer verdi. "2028’de demir yolu ağımızın 17 bin 287 kilometreye ulaşmasını hedefliyoruz" Bakan Uraloğlu, Türkiye’deki mevcut demir yolu ağının 7 bin 274 kilometresini elektrikli ve 8 bin 46 kilometresini sinyalli hale getirerek modernize ettiklerini ifade etti. Ayrıca 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini dile getiren Uraloğlu, "2053 hedeflerimiz doğrultusunda mevcut demir yolu koridorlarını geliştiriyor; 4 bin 158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2028’de demir yolu ağımızın 17 bin 287 kilometreye ulaşmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "2028 yılına kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11’den 27’ye çıkartmayı hedefliyoruz" Türkiye nüfusunun yüzde 51’nin hızlı tren kullandığı bilgisini veren Uraloğlu, devam eden demir yolu ağı projelerine ilişkin de bilgi verdi. Bakan Uraloğlu, "Devam eden yatırımlarımızla da demir yolu ağımızı geliştiriyoruz. 2028 yılına kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11’den 27’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Ankara-İzmir hızlı demir yolu hattında Polatlı-Afyon arasını 2027’de, tüm hattı 2028’de tamamlamayı hedefliyoruz. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren hattını 2027’de bitireceğiz inşallah. Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren hattında Osmaneli-Bursa arasını 2026’da, Bandırma-Bursa arasını 2028’de hizmete alacağız. Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren hattında Çerkezköy-Kapıkule arasını 2026 yılı içinde, Çerkezköy-Halkalı arasını ise 2028 yılında bitirmeyi hedefliyoruz. Yapımı devam eden Yerköy-Kayseri Hızlı Tren hattı, Karaman-Ulukışla Hızlı Tren hattı ve Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren projesinin birinci etabı olan Kırıkkale-Delice-Çorum kesiminin 2028 yılı sonuna kadar bitirilmesini hedefledik" diye konuştu. Demiryolu sektöründe devam eden diğer önemli bir projenin ise Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı olduğunu söyleyen Uraloğlu, Zengezur Yolu bağlantısını sağlayacak bu hattın Türkiye kısmındaki 224 kilometrelik kesiminin yapım çalışmalarına başladığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, finansman çalışmaları devam eden Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren projesinin 344 kilometre uzunluğunda olacağını ve bu hatla iki şehir arasındaki seyahat süresinin 80 dakikaya ineceği bilgisini verdi. "Yıl sonuna kadar 10 adet milli elektrikli tren ve 8 adet milli banliyö tren setini hizmete alacağız" TÜRASAŞ tesislerini modernize ederek yerli ve milli tren seti üretimini artırdıklarını söyleyen Uraloğlu, "Yeni nesil elektrikli ve hibrit trenlerle demir yolu teknolojisinde dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Hızlı tren fabrikamızı 2026 Eylül ayında tamamlamayı hedefliyoruz. Milli Elektrikli Tren ve milli banliyö tren setlerimizin seri üretimine başladık. 2025 yıl sonuna kadar 10 adet milli elektrikli tren ve 8 adet milli banliyö tren setini hizmete alacağız" dedi. "Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro hattının ikinci etabı 2026 ilk çeyreğinde hizmete girecek" Bakan Uraloğlu, 122 km’lik yeni raylı sistem hattının yapımının devam ettiğini belirterek, kentleri modern toplu taşımayla buluşturacaklarını dile getirdi. Bu çerçevede Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro hattının ikinci etabını 2026 ilk çeyreğinde hizmete açacaklarını söyleyen Uraloğlu, İstanbul’un kuzeyinde hava, kara ve raylı sistem entegrasyonunu güçlendireceklerinin altını çizdi. "Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 oranında azalttık" Karayollarında elde edilen sektörel gelişime de değinen Uraloğlu, "2003’te 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 29 bin 947 kilometreye çıkardık. 30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını büyük bir gururla ifade ediyorum. Yıl sonuna kadar 30 bin kilometreyi aşacağız inşallah. Son 21 yılda araç sahipliği ve karayolu kullanımı yaklaşık üç katına çıkmıştır. Bugün köprü ve viyadük uzunluğumuzu 811 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 833 kilometreye ulaştırdık. Trafik güvenliğinde önemli ilerleme kaydettik; 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 oranında azalttık. Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi ile karayolu yolcu taşımacılığını anlık izliyor, kayıt altına alıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Otoyol ağımızı 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreye ulaşmayı hedefliyoruz" Uraloğlu, akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezleri ile karayollarını anlık izleyip yönettiklerini aktararak, "Ülkemizde sayısı 6,9 milyona ulaşan motosiklet kullanıcılarının güvenliği için motorcu dostu bariyer sistemlerini yaygınlaştırıyoruz. 2003’ten bu yana 510 tarihi köprüyü restore ettik. Bu yıl 11 köprümüzü daha ayağa kaldırarak kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında otoyol ağımızı genişleterek 3 bin 796 kilometreye çıkardık. 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreye ulaşmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "58 havalimanı sayımızı Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarıyla 60’a çıkaracağız" Havayolu yatırımlarıyla Türkiye’nin küresel bir uçuş merkezi haline geldiğinin altını çizen Uraloğlu, "Ülkemiz, 2024 yılında 231 milyon yolcuyla Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’inci sırada tamamlamıştır. İstanbul, Sabiha Gökçen, Antalya, Esenboğa, Adnan Menderes ve Dalaman Havalimanları, Avrupa ve dünya sıralamalarında elde ettikleri başarılarla ülkemizin havacılık altyapısındaki güçlü konumunu gözler önüne sermiştir. 58 havalimanı sayımızı yapım çalışmaları devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarıyla 60’a çıkaracağız inşallah. 2003’te 60 olan dış hat uçuş noktamızı yüzde 492 artırarak 2025 yılında 355’e çıkardık. Bu konuda dünyanın en yüksek ağına sahip ülkeyiz" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, üç etapta yürütülen Trabzon Yeni Havalimanı projesiyle Karadeniz’in en yoğun hava trafiğine sahip merkezine yeni bir kapasite kazandırılacağını ve tamamlandığında Trabzon’u uluslararası bir uçuş merkezi haline getireceklerini dile getirdi. "Esenboğa Havalimanı’nın kapasitesi 30 milyona ulaşacak" Antalya Havalimanı kapasite artırımı projesi ile Türkiye’nin turizm başkentinde yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Ankara’yı bölgesel bir hava taşımacılığı merkezi haline getiriyor, yeni pist ve terminal çalışmalarıyla 30 milyon yolcu kapasitesine ulaşarak başkentimizin havacılık vizyonunu güçlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin denizcilikte de büyük bir yükseliş içinde olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Yük elleçleme miktarımız 456 milyon tonu aştı. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin Limanlarımızın yanına bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanımızı da ekledik. Bu yıl denizcilikte ülkemize sınıf atlatan tarihi bir başarı elde ettik. 2002 yılında 17’inci sırada yer alan filomuz, 2025 yılının ilk yarısında 2 bin 203 gemiyle dünya deniz ticaretinde 10’uncu sıraya yükseldi. Montrö Sözleşmesi’ndeki ‘Altın Frank’ güncellemeleriyle boğaz geçiş gelirimiz son üç yılda 38 milyon dolardan 223 milyon dolara yükseldi. Tersanelerimiz gemi inşasının tüm aşamalarını kendi bünyesinde gerçekleştiren bir yapıya ulaştı. Yıllık üretim yaklaşık 300 bin dedveyt ton kapasiteye, ihracat değeri kilogram başına 20 dolara çıktı. Aydıncık Yat Limanı’yla deniz turizmine yeni bir soluk kazandırıyoruz." "5G ihalesinden 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik" Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisine geçerek iletişim ağını güçlendireceklerini belirterek, "16 Ekim’de yapılan 5G ihalesinden 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. Bu kaynak, altyapı yatırımlarımızı ve Ar-Ge çalışmalarımızı güçlendirecek, ekonomimize katkı sağlayacaktır. 5G ile düşük gecikme ve yoğun bağlantı altyapısıyla akıllı şehirlerden otonom araçlara, sanayiden eğitime kadar her alanda güçlü haberleşme altyapımızla yeni bir çağın kapılarını aralıyoruz" dedi. "Toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk" 2025 yılının ulaştırma ve haberleşmede büyük atılımların hayata geçtiği bir yıl olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Yollarımız, havalimanlarımız, limanlarımız ve haberleşme altyapımızla Türkiye’nin çehresi değişti. 2025 yılında toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "10 Ocak’ta Aydın-Denizli Otoyolu’nu, 17 Ocak’ta Konya Çevre Yolu’nun ikinci kesimini, 18 Ocak’ta Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu’nu, 24 Ocak’ta Malatya Çevre Yolu’nun ikinci etabını, 25 Ocak’ta Elazığ-Harput Yolu’nu, 31 Ocak’ta Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu’nu tamamlayarak trafiğe açtık. 14 Mart’ta ilk milli banliyö tren setimizin teslimini gerçekleştirdik. 23 Mart’ta Batman-Hasankeyf Yolu’nu, 12 Nisan’da Antalya Havalimanı’nın yeni terminallerini, 19 Nisan’da Siirt-Kurtalan Yolu’nu tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk. 21 Nisan’da TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldık. 25 Mayıs’ta Bolu Göynük Çevre Yolu’nu trafiğe açtık." Sayıştay denetiminde ortaya konan bulguların Bakanlık birimlerince titizlikle ele alındığını söyleyen Uraloğlu, "2024 raporundaki 23 bulgunun 14’ü çözülmüş, 9’u için çalışmalar sürmektedir. Yakından takip ediyoruz. Görmüş olduğunuz tablo 2025 ve 2026 yılı bütçe ödeneklerine ilişkindir. Bakanlığımız, SHGM, KGM ve BTK 2026 yılı toplam bütçe ödeneği 605 milyar lira olarak öngörülmüştür. Geçen seneye oranla yaklaşık yüzde 13’lük bir artış olduğunu görüyoruz" dedi. Toplantı, Bakan Uraloğlu’nun sunumunun ardından Komisyon üyesi vekillerin konuşmaları ile devam etti.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:28
Bakan Memişoğlu: "(Böcek ailesi) Adli, idari süreç devam ediyor"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da hayatını kaybeden Böcek ailesinin tedavisinde sorun saptanmadığını belirterek, "İki hastane de Türkiye’nin en iyi hastaneleri. Bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz ama inceleme yapıyoruz. Adli, idari süreç devam ediyor" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. İstanbul’da Böcek ailesinin tedavisinde sorun saptanmadığını belirten Bakan Memişoğlu, "İki hastane yeterli hastane, gerekli müdahaleleri arkadaşlar yapmışlar. Ama biz her ihtimale karşı inceleme yapıyoruz. İki hastane de Türkiye’nin en iyi hastaneleri. Bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz ama inceleme yapıyoruz. Adli, idari süreç devam ediyor. Bizim yapabileceğimiz süreçleri beklemek. Baş sağlığı diliyorum aileye, ülkemize. Ama hastane süreçlerinde gördüğümüz kadarıyla bir eksiklik yok. Nasıl kaynaklandığını süreçler bize gösterecek, takip ediyoruz" diye konuştu. Memişoğlu, son dönemde hastanelere gıda zehirlenmesi başvurularının arttığı yönündeki iddialara ilişkin, "İddialarla değil gerçeklerle hareket ediyoruz. Anormal bir durum yok hastanelerimizde. Ama bu sonuçta açıklanması veya araştırılması gereken bir husus. Gerekli merciler bunun araştırmasını yapıp, sonuca çıkaracaklar" şeklinde konuştu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:13
Başkan Altun: "Türkiye’deki kadın cinayetleri artık normalize ediliyor"
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun yaptığı basın açıklamasında, kadın cinayetlerinin son zamanlarda çok fazla arttığını söyleyerek, "Türkiye’deki kadın cinayetleri artık normalize ediliyor" dedi. Kayseri’nin kadın cinayetleri ile bahsedilmesinden rahatsız olduklarını söyleyen Erdal Altun, "Bugün burada yalnızca sorunları sıralamak için değil, bu şehrin ve bu ülkenin gidişatına dair haklı bir itirazımızı ortaya koymak için toplandık. Türkiye, ekonomik darboğazın yanında derin bir toplumsal çürüme yaşıyor. Kayseri de bu tablodan payını fazlasıyla alıyor. Biz, Saadet Partisi olarak bu gerçekleri dile getirmeye devam edeceğiz. Öncelikle geçtiğimiz günlerde yaşadığımız elim kazalar ile kaybettiğimiz 21 şehidimize bir kez daha Allahtan rahmet, yakınlarına ve tüm milletimize sabırlar diliyoruz. Son aylarda ülkenin dört bir yanında kadın cinayetleri artıyor. Bu mesele artık haber bültenlerinin sıradan maddesi haline getirildi; adeta normalize edildi ama biz normalleştirmiyoruz. Hatta sık aralıklar ile şehrimizin bu olaylar ile anılmasından oldukça rahatsızız. Kadınlar, boşanmak istediği için, çalışmak istediği için, hayır dediği için öldürülüyor. Bu tabloyu değiştirmek için hükümetin attığı somut hiçbir adım yok. Koruma kararları uygulanmıyor, şiddet şikayetleri ciddiye alınmıyor, kadın sığınma evleri yetersiz. Buradan net şekilde soruyoruz, bir kadın devletin kapısına sığınıp ‘Beni koruyun’ dediğinde, devlet o kadını korumak zorundadır? Kayseri özelinde de durum farklı değil. Kolluk kuvvetleri, sosyal hizmet birimleri ve yerel yönetimler arasında koordinasyon yok. Kadını koruyacak hızlı reaksiyon mekanizması eksik. Biz bu meseleyi ‘aile yapısı zarar görmesin’ bahanesiyle sümen altı yapan anlayışı reddediyoruz. Aileyi de, kadını da gerçekten koruyacak olan güçlü sosyal politikalardır. Saadet Partisi olarak 2024 yılında "kadına yönelik şiddetin nedenlerinin tespit edilerek bu sebepleri ortadan kaldırmaya yönelik kalıcı çözümler üretilebilmesi" amacıyla bir Meclis araştırması önergesi verdik. Bu önerge kapsamında kurulan komisyona Adalet Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı da sunum yaparak katkıda bulundu. Bu araştırma önergesi Saadet Partisi açısından somut bir etki potansiyeli taşıyor: Komisyon kurularak, kadına yönelik şiddetin nedenleri sistematik biçimde ele alındı ve politika önerileri geliştirilmesi hedeflendi. Komisyon raporu, sadece yasal düzenlemeyi değil; zihniyet dönüşümünden kurumsal kapasiteye kadar geniş bir çerçevede öneriler hazırladı. Taslak raporun tamamlanmış olması, sürecin aktif ilerlediğini ve konunun Meclis gündeminde ciddi bir yer tuttuğunu gösteriyor. Ancak "taslak" olması, önerilerin hepsinin kesinleşmediği ve uygulanma sürecinin henüz netleşmediği anlamına da geliyor. Bundan sonrası yaşanan bu acı olaylardan ders çıkartıp kanunlaştırma yetkisini kullanmak zorunda olan AK Parti ve MHP kadrolarına kalıyor" dedi. "Alkollü mekanlar mantar gibi çoğalıyor" Başkan Altun, Kayseri’de özellikle son 1 yıl içerisinde alkollü mekan sayısında dikkat çekici bir artış yaşandığını söyleyerek, "Son bir yıl içinde Kayseri’de alkollü mekân sayısında dikkat çekici bir artış yaşanmıştır. Bu artışın nasıl, neye göre, kime göre yapıldığı ise muamma. Ruhsatların hangi kriterlerle verildiği şeffaf değildir. Mahalle sakinlerinin, esnafın, güvenlik birimlerinin görüşünün alınmadığı ortadadır. Sanki belirli çevreler için özel bir kolaylık sağlanmakta; şehrin değerleri, aile yapısı ve huzuru ikinci plana itilmektedir. Buradan açık bir çağrı yapıyoruz, belediye başkanları, meclis üyeleri, bu ruhsatları kimlere veriyorsunuz? Bu kriterler neden kamuoyuyla paylaşılmıyor? Özellikle yoğun yerleşim bölgelerinde, okullara ve camilere yakın noktalarda bu tip işletmelerin mantar gibi çoğalması Kayseri’nin kültürel kimliğine kast eden bir uygulamadır. Şehrin kimliğini korumak, her belediye başkanının asli sorumluluğudur; siyasi hesaplarla pazarlık konusu yapılacak bir mesele değildir" ifadelerini kullandı. "Şehit acısına saygı duymayı öğrenecekler" Kayseri’de şehit cenazesinin olduğu günün akşamında eğlence programı organize edildiğini söyleyen Başkan Altun, "Bir şehidimizin defnedildiği gün eğlence programı organize edilmesi, bu şehirde yönetim anlayışının nasıl bir vurdumduymazlığa dönüştüğünün açık kanıtıdır. Milletin en kutsal değerlerinden biri şehidine gösterdiği saygıdır. Ülke genelinde ulusal yas konuşulurken, Kayseri’de eğlence yapılması "program vardı, iptal edemedik" denecek bir mesele değildir. Bu, yöneticilerin toplumun nabzından ne kadar uzaklaştığının, hassasiyetleri okuyamadığının, halkın acısıyla dertlenmediğinin göstergesidir. Buradan tekrar uyarıyoruz, Kayseri’nin yöneticileri, bu milletin ortak acılarına saygı duymayı öğrenecek. Bu şehirde böyle bir yanlış bir daha tekrar etmemeli, edilirse bunun hesabını milletimizin soracağından şüphemiz yoktur" dedi. "Gençlerde madde bağımlılığı karşımıza çok çıkıyor" Başkan Altun, Kayseri’nin çoğu mahallesinde gençlerin madde bağımlılığının karşılarına çıktığını söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kayseri’nin birçok mahallesinde gençlerde madde bağımlılığı ciddi şekilde karşımıza çıkıyor. Aileler korkuyor ama çözüme ulaşamıyor, çünkü yalnızlar. Belediyeler park yapıyor ama güvenlik yok. Gençlik merkezi diyorlar ama işlev yok. Sosyal destek diyorlar ama saha çalışması yok. Saadet Partisi olarak diyoruz ki; Valilikten kaymakamlıklara, okul yönetimlerinden emniyete sivil toplum kuruluşlarından siyasi partilere kadar güçlü ve koordineli bir mücadele ağını derhal kurmalıyız. Bu konuda Valiliğin özverili çalışmalarına karşı toplumun her kesimini bu hassas konuya destek vermeye davet etmeliyiz. Kolluk kuvvetlerimize yardımcı olmalı ve hep beraber şehrimizi bu illetten kurtarmalıyız. Biz Saadet Partisi olarak vurdumduymaz tavırları ve duygusuzluğu asla kabul etmiyoruz. "Her şey yolunda" diyenlerin aksine, gerçekleri milletimizin gözünün içine bakarak söylüyoruz. Bu şehrin sorunları ertelenemez. Bu milletin hassasiyetleri görmezden gelinemez. Gençlerimizin, kadınlarımızın, ailelerimizin feryadı duymazdan gelinemez. Buradan tüm yöneticilere sesleniyoruz: Sorumluluğunuzu hatırlayın. Şehrinize sahip çıkın. Milletin değerlerini hafife almayın. Biz bu yolda doğruları söylemeye, yanlışları uyarmaya ve çözümü ortaya koymaya devam edeceğiz. Kayseri’miz için, ülkemiz için, insanımız için hakikatin yanında durmayı sürdüreceğiz."
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:08
Bakan Tekin: "2024 KPSS ile KPSS+mülakat sistemiyle son öğretmen atamasını 24 Kasım’da Cumhurbaşkanımızın katılımıyla yapmış olacağız"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti grup toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:04
Bakan Memişoğlu: (Böcek ailesi) "Hastane süreçlerinde gördüğümüz kadarıyla bir eksiklik yok ama yine de her ihtimale karşı incelemeleri yapıyoruz"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da Böcek ailesinin tedavisinde sorun saptanmadığını aktararak, "2 hastanede Türkiye’nin en iyi hastaneleri. Bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz ama inceleme yapıyoruz. Adli, idari süreç devam ediyor" dedi.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.İstanbul’da Böcek ailesinin tedavisinde sorun saptanmadığını belirterek, "2 hastane yeterli hastane gerekli müdahaleleri arkadaşlar yapmışlar. Ama biz her ihtimale karşı inceleme yapıyoruz. 2 hastanede Türkiye’nin en iyi hastaneleri. Bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz ama inceleme yapıyoruz. Adli, idari süreç devam ediyor bizim yapabileceğimiz süreçleri beklemek. Baş sağlığı diliyorum aileye, ülkemize. Ama hastane süreçlerinde gördüğümüz kadarıyla bir eksiklik yok. Nasıl kaynaklandığı süreçler bize gösterecek takip ediyoruz" diye konuştu.Memişoğlu, son dönemlerde hastanelere gıda zehirlenmesi başvurularının arttığı yönündeki iddialara ilişkin, "İddialarla değil gerçeklerle hareket ediyoruz. Anormal bir durum yok hastanelerimizde ama bu sonuçta açıklanması veya araştırılması gereken bir husus gerekli merciler bunun araştırmasını yapıp sonuca çıkaracaklar" şeklinde konuştu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:11
Fırat’tan İsrailli bakana sert tepki
AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı sosyal medyada hedef alan İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli’ye sert sözlerle tepki gösterdi. Fırat, "Türkiye’nin kararlı ve stratejik dış politika hamlelerinin Siyonist İsrail yönetiminin dengesini bozduğunu" belirtirken, Chikli’nin açıklamalarına dikkat çekti. İsrailli bakan Chikli’nin, Türkiye’nin ABD ve Batı ülkelerinin politikalarını etkilediğini söyleyerek çaresizliğini itiraf ettiğini vurgulayan Fırat, "Ne oldu Chikli? İsrail’in ABD’deki en etkili lobisi AIPAC artık istediği gibi at koşturamıyor mu?" ifadelerini kullandı. Çaresizliğin itirafı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat’ın resmi X hesabından yaptığı açıklama şöyle: "Türkiye’nin kararlı ve stratejik dış politika hamleleri, Siyonist İsrail yönetiminin dengesini bozmuş durumda! Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan’ı alçak ifadelerle hedef alan İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli, Türkiye’nin ABD ve Batı ülkelerinin politikalarını etkilediğini itiraf ederek, çaresizliğini ele verdi! Ne oldu Chikli? İsrail’in ABD’deki en etkili lobisi AIPAC artık istediği gibi at koşturamıyor mu? Siyonist şebeke cezalandırılmalı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan’a saldıran Netanyahu ve kabinesi, 21. yüzyılın soykırımcı şebekesi olarak tarihe geçmektedir. Gazze’de on binlerce masum sivili katleden bu Siyonist yapı, savaş suçlusu olarak yargılanmalı ve hak ettiği cezayı almalıdır. Bunca katliamın sorumlularının hâlâ açıklama yapabilmesi bile insanlığın vicdanını yaralamaktadır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder