Son Dakika
|
ABD ordusu, ablukaya uymayan İran bandıralı gemiyi vurduğunu duyurdu
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
İstinaf mahkemesi Seçil Erzan’a verilen cezayı bozdu
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek final heyecanı
Dronu görünce kaçak hatları böyle iptal etti
Kurtulmuş: "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır"
Erzurumspor FK oyuncuları basın toplantısını basıp kutlama yaptı
Almanya’da şampiyon Bayern Münih
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bursaspor’a tebrik mesajı
Netanyahu: "Her an yeni gelişmeler yaşanabilir"
POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Koreli milletvekilini tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti
20 Nisan 2026 Pazartesi - 00:06:20
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik 152. Genel Kurulu marjındaki bir toplantı esnasında rahatsızlanarak hastanede tedavi altına alınan Kore Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekili Sangsoo Jun’u tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik 152. Genel Kurulu marjındaki bir toplantı esnasında rahatsızlanarak hastanede tedavi altına alınan Kore Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekili Sangsoo Jun’u tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’nde Sangsoo Jun’un ailesiyle görüşerek geçmiş olsun dileklerini ileten Kurtulmuş, doktorlardan sağlık durumuna ilişkin bilgi aldı.
19 Nisan 2026 Pazar - 23:57
"İstanbul Deklarasyonu"nda ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesine vurgu
İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birliği (PAB) 152. Genel Kurulu, yayımlanan "İstanbul Deklarasyonu" ile tamamlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. Ayrıca "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesi de kabul edilirken, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na ise Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. Dünyanın dört bir yanından parlamento temsilcilerinin katıldığı PAB 152. Genel Kurulu’nın son gününde barışın tesisi, küresel ekonomi ve Orta Doğu’daki krizlere yönelik çözüm önerileri içeren karar taslakları, Genel Kurul onayına sunuldu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. İstanbul Deklarasyonu’nda silahlı çatışmalar ve jeopolitik gerginliklerdeki artıştan, uluslararası hukuk ihlallerinden, süregiden terörizm ve aşırıcılık tehdidinden ve toplumların kapsayıcılıktan uzaklaşmasına dair çekinceler vurgulandı. Yeni teknolojiler, dezenformasyon ve iklim değişikliğinin neden olduğu meselelere işaret edilen deklarasyonda, diyalog ve diplomasinin zayıflamasından, buna karşılık barışın güç yoluyla sağlanabileceği düşüncesinin yayılmasından duyulan endişeye dikkat çekildi. Deklarasyonda cezasızlık kültürünün hesap verebilirliği aşındırdığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği kaydedilerek, barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne işaret edildi. Çatışma ortamlarında sivillerin korunmasının öncelikli olması gerektiği vurgulanan deklarasyonda, uluslararası insancıl hukuka tam riayetin gerekliliği belirtildi. Parlamenter diplomasiyi ve uluslararası iş birliğini güçlendirmenin önemi vurgulanan deklarasyonda şu ifadelere yer verildi: "Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir yönetişim anlayışı ile yeni teknolojiler karşısında sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini tavsiye ediyor. Diyalog, işbirliği ve güvenin teşvik edilmesini, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkı sunulmasını taahhüt ediyor." Genel Kurul’da karar tasarıları kabul edildi 152. Genel Kurul Toplantısı’nda barışın inşasından sürdürülebilir kalkınmaya dair bir dizi karar tasarısı kabul edildi. Kapanış oturumunda, "Barış ve Uluslararası Güvenlik Daimi Komitesi" tarafından hazırlanan çatışma sonrası yönetim mekanizmalarına ilişkin karar tasarısı onaylandı. Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi’nin korumacı politikalarla mücadeleyi öngören karar tasarısı da Genel Kurul’dan geçti. Ayrıca bu oturumda gündeme alınan Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki ateşkes süreçlerini desteklemeyi amaçlayan acil gündem maddesi de karara bağlandı. 153. Genel Kurul Tanzanya’da düzenlenecek Kapanış töreninde, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. PAB Genel Sekreterliği görev süresinin sonuna gelen Martin Chungong için de veda töreni düzenlendi. Zirve, PAB Marşı’nın çalınması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş’un kapanış konuşmasıyla sona erdi. PAB Genel Kurulu’nda Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunmasına ilişkin acil gündem maddesi de kabul edildi. Genel Kurul’da, "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesinin eklenmesi kabul edildi. İstanbul’da yapılan toplantıda Katar, Türkiye, Avustralya, Fransa, Brezilya, Zambiya, Polonya, Portekiz ve İtalya’nın yanı sıra Arap Grubu, Latin Amerika ve Karayipler Grubu ile Afrika Grubu tarafından sunulan Genel Kurul gündemine acil bir madde eklenmesine ilişkin öneri oylandı. Oylamada ateşkesin korunması ve barışın desteklenmesine ilişkin öneri bin 316 kabul, 3 ret ve 51 çekimser oy ile gerekli üçte iki çoğunluğu sağlayarak kabul edildi. Kararda, son dönemde artan silahlı çatışmaların uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Çatışmaların yol açtığı insani sonuçlara dikkat çekilen kararda, artan sivil kayıplar ve kötüleşen insani koşullar karşısında acil ve ortak bir uluslararası çabanın gerekliliği ifade edildi. Kararda, uluslararası insancıl hukuk ile uluslararası insan hakları hukukuna her koşulda saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Sivil altyapıya yönelik saldırılar ile insani yardımın engellenmesine ilişkin endişelerin dile getirildiği kararda, ateşkeslerin korunması, müzakere süreçlerinin yeniden başlatılması ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi çağrısında bulunuldu. Kararda, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi gerektiği vurgulanarak, cezasızlık kültürünün şiddeti beslediği, ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanmasının kalıcı ve adil bir barış için hayati önemde olduğu ifade edildi.
19 Nisan 2026 Pazar - 22:09
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Fevkalade zor, fevkalade türbülanslı bir dönemden geçiyoruz. Yerkürenin hemen her yerinde her ülkeyi, her milleti kapsayan çok derin gerilimleri yaşıyoruz. Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır. Bunun için temelinde hakkaniyet ve adalet olan, temelinde insan onuruna saygı olan ve bütün insanları da yaradılışta eşit olarak gören bir anlayışı büyütmek, beslemek ve çoğaltmak durumundayız. Bu anlayış olmadan dünyanın hangi kurumu olursa olsun, o kurumların işleyişi mutlaka eksik ve faydasız olacaktır" dedi.
19 Nisan 2026 Pazar - 21:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Akdeniz Üniversitesi’nin CAR-T hamlesi anlatıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Rektör Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’de ilk kez Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçirilen CAR-T merkezi ile ilgili bilgi vererek, destekleri için teşekkür etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 14:17
MHP’li belediyeler Manavgat’ta toplandı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:29
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan mecliste yaşananlara tepki
3
19 Nisan 2026 Pazar- 12:24
TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "maaşlı çiftçilik" modeli olarak bilinen projeye ilişkin açıklama
4
19 Nisan 2026 Pazar- 21:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Akdeniz Üniversitesi’nin CAR-T hamlesi anlatıldı
5
19 Nisan 2026 Pazar- 18:53
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Biz İsrail gibi değiliz, onlar GKRY ile birlikte Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular"
31 Ekim 2025 Cuma - 13:26
Gürsel Tekin: "Toplumsal barış sadece siyasetin değil, insanlığın meselesidir"
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda açıklama yapan Gürsel Tekin, toplumsal barış vurgusu yaparak, "Bu mesele sadece siyasetin değil, insanlığın meselesidir. Kapsayıcı bir adım atılmazsa, toplumda huzur ve güven duygusunu yeniden inşa etmek mümkün değildir" dedi. Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamasında yargı süreçlerindeki hataların milyonlarca vatandaşı etkilediğini belirten Gürsel Tekin, "Hazırlığın ne olduğunu biliyoruz ama kapsamını henüz bilmiyoruz. Bu süreçte gerçekten kapsamlı bir hukuksal düzenleme yapılması gerekiyor. 2015, 2016, 2017 yıllarındaki uygulamalardan kaynaklanan birçok yanlış karar var. Bunların gözden geçirilmesi şart. Biz CHP olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’yla ve ilgili tüm kurumlarla bu konunun görüşülmesi için girişimlerde bulunacağız. Bakanlıkla görüşme talebimize yanıt alamadık ancak bu süreçte geri adım atmayacağız" dedi. "Toplumda huzur ve güven duygusunu yeniden inşa etmek mümkün değildir" Konuşmasında toplumsal barış vurgusu yapan Tekin, "Bu mesele sadece siyasetin değil, insanlığın meselesidir. Kapsayıcı bir adım atılmazsa, toplumda huzur ve güven duygusunu yeniden inşa etmek mümkün değildir" dedi. Öte yandan, katılımcılar binanın önünde beyaz güvercin bırakarak programı sonlandırdı.
31 Ekim 2025 Cuma - 13:12
İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı Nuri Demirağ’ın mirası havalimanı 84 yıl sonra yeniden hayat buldu
Sivas’ta 1941 yılında Nuri Demirağ tarafından yaptırılan ve Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı olma özelliğini taşıyan Divriği Havaalanı, 84 yıl sonra düzenlenen törenle ‘Divriği Hava Kampüsü’ olarak hizmete alındı. Divriği Havaalanı, Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden olan Nuri Demirağ tarafından 1936 yılında yapımına başlanıp, 1941 yılında tamamlanarak Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı olma unvanını kazandı. Nuri Demirağ tarafından tasarlanan Nu. D.38 kuyruklu uçağın ilk indiği havaalanı olan Divriği Havaalanı, İsmet İnönü döneminde havacılık alanındaki çalışmaların sekteye uğramasıyla atıl hale geldi. 84 yıl sonra restore edilen havaalanı, bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da katıldığı törenle ‘Divriği Hava Kampüsü’ olarak hizmete alındı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, hava yoluyla 67 ülkeye erişim sağlandığını belirterek, "Ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkeye erişim sağlayan eşsiz bir konumda yer alıyor. Bu stratejik ve avantajlı konumu, son 23 yılda hayata geçirdiğimiz cesur ve vizyoner politikalarla birleştirerek, Türkiye’yi havacılıkta dünyanın parlayan yıldızı haline getirdik çok şükür. 2002 yılından itibaren yürüttüğümüz hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle ülkemizi havacılık alanında dünya arenasının parlayan yıldızı haline getirdik" dedi. Havaalanı sayısı 60’a çıkacak Bakan Uraloğlu, yapımı devam eden projelerin hayata geçirilmesiyle havaalanı sayısını 60’a çıkartacaklarını vurgulayarak, "2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı en son Çukurova Uluslararası Havalimanımızı da açarak 58’e çıkardık. Sabiha Gökçen Havalimanı gibi sivil havacılığa açık olmayan 16 pasif durumdaki havalimanımızı çağın gerektirdiği şekilde yenileyip sivil havacılığa açtık. İstanbul, Rize-Artvin, Ordu-Giresun, Yüksekova Selahaddin Eyyubi, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı gibi 16 yeni havalimanını daha sivil havacılığımıza kazandırdık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Burada da durmayacağız. İnşa çalışmaları devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a çıkaracağız" dedi. Bakan Uraloğlu, hava kampüsü vizyonunu ileriye taşımayı amaçladıklarını dile getirerek, "İnşallah önümüzdeki dönemde Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve batı Antalya’da planladığımız yeni hava kampüsleriyle hava kampüsü vizyonumuzu adım adım ileri taşıyacağız. Bu vizyon, sadece vatandaşlarımızın hayallerini değil, ülkemizin güvenliğini ve kriz yönetim kapasitesini de gökyüzüne taşımakta. Çünkü hava kampüslerimiz, afet yönetimi açısından da stratejik değere de sahip. Bu alanlar deprem sonrasında hızlı müdahale, sel felaketlerinde mahsur kalan köylere acil gıda ve ilaç ulaştırması, orman yangınlarında havadan söndürme ekiplerinin koordinasyonu, arama-kurtarma timlerinin dakikalar içinde bölgeye intikali gibi kritik senaryolarda hayat kurtaran altyapılar da olacak" diye konuştu. "İlhamımızı Nuri Demirağ’dan alıyoruz" Bakan Uraloğlu, ‘gökleri fethetmek’ idealiyle çalışan Nuri Demirağ’dan ilham aldıklarını ifade ederek, "Aslında bugün burada yalnızca yeni bir hava kampüsü açmıyoruz, aynı zamanda Türk havacılığının köklerine, cesaretine ve vizyonuna selam duruyoruz. Çünkü bu kampüs, Sivas Divriğili büyük sanayici ve vatansever Nuri Demirağ’ın 84 yıl önce, 1936 yılında yapımına başlayıp, 1941’de tamamladığı Türkiye’nin ilk ilçe havaalanının yeniden hayat bulmuş halidir. Nuri Demirağ, yalnızca uçak fabrikaları kuran, tayyareler üreten, pilotlar yetiştiren bir öncü değil; aynı zamanda ‘gökleri fethetmek’ ülküsüyle Anadolu’nun her köşesine havacılık ruhunu taşıyan bir idealisttir. Divriği’ye kazandırdığı bu havaalanı, onun memleket sevgisinin, girişimciliğinin ve geleceğe olan inancının somut bir nişanesidir. Bugün onun başlattığı bu mirası modern hava kampüsü olarak yeniden açıyor, Nuri Demirağ’ın hayalini bugünün teknolojisi ve vizyonuyla gökyüzüne taşıyoruz. Onun azmi, cesareti ve vatanperverliği, bize her daim ilham kaynağı olmaya devam edecek" şeklinde konuştu. İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı tarihi havaalanı, 20 metre genişliği ve 1100 metre uzunluğundaki pisti ile azami 5 bin 700 kilo ağırlığında, 60 koltuklu turistik uçaklara hizmet verecek. Divriği Hava Kampüsü, ayrıca havacılık eğitimi amacıyla kullanılacak. Açılış törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, siyasiler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar ve Divriği halkı katıldı.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:58
Burdur’da "İçkili Yer Bölgesi" kararı mahkemelik oldu
Burdur’da belediye meclisinde alınan "İçkili Yer Bölgesi" kararının oy çokluğuyla kabul edilmesin ardından konu mahkemelik oldu. Burdur’da Ekim ayı olağan belediye meclisi toplantısında İçkili Yer Bölgesi Tespit Komisyonu’nun raporu oy çokluğuyla kabul edilmişti. Rapor çerçevesinde Özgür Mahallesi’nde bulunan Hal Dükkanları ve Emek Mahallesi Yahya Kemal Caddesi ’İçkili Yer Bölgesi’ olarak belirlendi. Bu karara karşı çıkan AKP Burdur İl Başkanlığı tarafından konu mahkemeye taşındı. Bugün Burdur Adliyesine gelen partililer, konu hakkında itiraz dilekçesi verdi. "Emsal kararları toparlayarak bir itiraz dilekçesi oluşturduk" Konu hakkında açıklama yapan AKP Burdur İl Başkanı Mustafa Özboyacı, "Yaklaşık bir yıldır Burdur Belediyesi’nin gündeminde olan içkili yer bölgesiyle alakalı olarak karar çıktı. Daha önce ilgili arkadaşlarımız toplantılarda, komisyon toplantılarında buna itiraz ettiler. Biz yaz sezonunda hatta özellikle Hal Bölgesinde bu işin kurulmaya çalışıldığıyla alakalı bir duyum alınca bölgedeki esnaflarımıza da bir bilgilendirme yapmıştık. Nihayetinde çıkan kararda gördüğümüz üzere özellikle hal bölgesi, Emek yokuşu başta olmak üzere Burdur’umuzda yeni içkili alanlar oluşturulmaya çalışıldı. Bu karar oy çokluğuyla çıktı. Oy birliği ile çıkmadı. Biz bununla alakalı bir yer belirlenmesine karşı değiliz ama belirlenen yerin bu noktalar olmasına karşıyız. Biz bunu defalarca ilettik. Komisyon ve meclis toplantılarında ilettik. Bu konuyla alakalı olarak vatandaşlarımızdan çok büyük bir tepki var. Yaklaşık 500’den fazla Emek Mahallesi’nden vatandaşlarımız imza toplayarak valiliğimize de teslim ettiler. Bizler de yaklaşık bir 15-20 gündür bu karar çıktıktan sonra yoğun bir çalışma içerisine girdik. Hukukçu arkadaşlarımız bununla ilgili çalıştılar. Sebepleri, sonuçları bizim iddia ettiğimizin kanıtları. Emsal kararları toparlayarak bir itiraz dilekçesi oluşturduk. Bizim itirazımız derhal yürütmenin durdurulması ve bu kararın iptal edilmesiyle alakalı. Bu karar enine boyuna düşünülerek tekrardan Belediye meclisine gelmeli ve orada tekrardan görüşülerek ortak bir fikirle Burdur’umuza zarar vermeyecek bir fikirle yeniden ortaya çıkmasını biz istiyoruz" dedi. "Verilen kararın düzeltilmesi adına bugün Burdur Adliyesindeyiz" AKP Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ise, "Son zamanlarda Burdur gündemini meşgul eden içkili mekan bölgesi belirlenmesi üzerine bir süreç yaşadık. Biz bu süreçte açıklamanın başında söylendiği üzere böyle bir bölge belirlenmesine karşı değiliz. Aksine bu bölgenin belirlenmesinde vatandaştan gelen haklı şikayetleri dikkatte alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ali Orkun Başkanımız ve diğer CHP’li meclis üyelerinden bu hassasiyeti bekliyoruz. Takdir edersiniz ki Burdur ülkemizin en sakin illerinden birisi. Bunun bozulmaması adına bu bölgenin belirlenirken özellikle öğrenci yoğunluğunun ve çocuklarımızın yoğun olduğu belirlenmesi Burdur halkını tedirgin etmiştir. Biz bir an önce bu yanlışlığın, bu anında karar vermenin düzeltilmesi adına bugün Burdur Adliyesindeyiz. Vatandaştan gelen haklı bir talep var. Yine diyorum böyle bir bölgenin belirlenmesi yerel yönetimlerin takdirindedir" şeklinde konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:29
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yaklaşık 130 kurum ve kuruluş dinlendi"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yaklaşık 130 kurum ve kuruluşun dinlendiğini belirterek, "Ümit ederim ki en kısa süre içerisinde atacağımız diğer adımlarla birlikte komisyon hem dinlemeler çerçevesinde hem de atılan adımların gerektirdiği çerçevede atılacak, yapılacak düzenlemelerle ilgili bir çalışmayı tamamlayacak ve raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne tevdi edecektir" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri başladı. Komisyonda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iki önemli konunun altını çizerek, "Bunlardan birisi Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak özellikle bu yaz ayları içerisinde büyük bir özveriyle, fedakarlıkla çalışarak belli bir noktaya getirdiğimiz, Türkiye’nin demokratik olgunluğunun bir eseri olarak faaliyetlerini sürdüren, çoğunluk yerine çoğulculuk prensibini esas alan komisyonda bulunan her üyenin kendi görüşünü, fikriyatını rahatlıkla ifade edebildiği, tartışabildiği ve Türkiye’nin çok farklı kesimlerinden sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin, meslek örgütlerinin, kanaat önderlerinin gelerek konuyla ilişkili fikirlerini, tekliflerini ortaya koyabildiği Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun öneminin altını çizmek isterim. İçinde bulunduğumuz bölgesel ve küresel şartlar, Türkiye’nin gerçekten artık terör meselesini tamamıyla geride bırakmasını, terör meselesini çözerek kalıcı barış ve kardeşliği sağlayacak adımları atmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu çerçevede komisyonumuz önemli bir çalışmayı sürdürdü, sürdürmeye devam ediyor. ’Terörsüz Türkiye’ sloganıyla başlattığımız bu sürecin olgunlaşmaya başladığı bir dönemde de komisyonumuz bu ülkede barışın, huzurun, güvenliğin ve demokrasinin standartlarının yükselmesi için her türlü çabayı, çalışmayı ortaya koymaya devam edecektir" ifadelerini kullandı. Parlamenter diplomasiye değinen Kurtulmuş, "Günümüz dünyasında artan rolü ve bu rolü en iyi icra eden parlamentolardan birisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin mevcut durumunun altını çizmek isterim. Hemen hemen dünyanın her bölgesinde büyük krizlerin, büyük çatışmaların, büyük gerilimlerin yaşandığı, hiçbir bölgenin bu gerilimlerden ve çatışmalardan uzak durmadığı, duramadığı bir dönemden geçiyoruz. Öyle görünüyor ki önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın bu gerilimli durumu devam edecek, sürecektir. Biz manevraların peşinde değil, istikamet belirleyen bir ülke olmak ve tepki değil, ilke üretmek durumundayız. Bu çerçevede dış politikamızı bütün kurumlarımızla birlikte uygulamayı sürdürüyoruz. Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki Türkiye Büyük Millet Meclisi hem dostluk grupları hem uluslararası asamblelerdeki varlığıyla uluslararası hemen hemen bütün platformlarda vardır ve Türkiye’nin sesini dile getirmeyi sürdürmektedir" şeklinde konuştu. "TBMM Başkanlığına 28. yasama döneminde 3 bin 340 kanun teklifi sunulmuştur" TBMM Başkanlığının 28. yasama dönemindeki faaliyetlerine değinen Kurtulmuş, "TBMM Başkanlığına 28. yasama döneminde 3 bin 340 kanun teklifi sunulmuştur. Genel Kurul gündemine gelen 202 kanun teklifinden 110’u kanunlaşmıştır. Yüz kanun da Meclis Genel Kurulunda beklemektedir. Milletvekillerimizin hazırladığı 786 kanun teklifine Meclisimizin destek bürosunca destek verilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 72 uluslararası anlaşmanın uygun bulunmasına dair kanun teklifi için inceleme raporları da bu destek büromuz tarafından ciddi şekilde takip edilmiştir. Bunun dışında Türkiye Büyük Millet Meclisi, ortak bildiri ve deklarasyonlarla da milletimizin iradesini Meclis kararları adı altında dünya kamuoyuyla, Türkiye kamuoyuyla paylaşmaktadır. Bu kapsamda 28. yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 14 ortak bildiri ilan edilmiştir. Bunlardan 8’i İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım ve bölge ülkelerine yönelik saldırgan tutumlarını kınamak, 3’ü ise güvenlik birimlerine ve kurumlarımıza yönelik terör saldırılarına ilişkin bildiri olarak ilan edilmiştir. 692’si geçen dönemden intikal edenler olmak üzere 28. yasama döneminde Karma Komisyona havale edilen tezkere sayısı 941 olmuştur. Dosyaların tamamı Karma Komisyonda olup, Genel Kurul gündeminde yer alan bir dokunulmazlık dosyası bulunmamaktadır" diye konuştu. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda 130 kurum ve kuruluş dinlendi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları hakkında bilgi veren Kurtulmuş, "16 toplantı gerçekleşti. Yaklaşık bu toplantılarda 70 saate yakın çalışma yapıldı ve 3 bin 500 sayfaya yakın tutanak tutuldu. Bu toplantılardan sadece ikisi -bazı yanlış algılamaların önüne geçmek için söylüyorum- 16 toplantıdan sadece ikisi konumun ve konuşmacıların vereceği bilgilerin hassasiyeti dolayısıyla basına kapalı yapıldı. Onların hepsi de tabii ki kaynağı zapt altına alındı. Bu komisyonlarda değerli bakanlarımız, STK’larımızın değerli temsilcileri, başka şehit ve gazi yakınlarımız olmak üzere Türkiye’de farklı kesimleri temsil eden gruplar dinlendi. Sonuçta da yaklaşık 130 kurum ve kuruluş dinlendi. Bilgi ve görüşleriyle fevkalade güçlü bir müktesebat ortaya konulmuş oldu. Ümit ederim ki en kısa süre içerisinde atacağımız diğer adımlarla birlikte Komisyon hem dinlemeler çerçevesinde hem de atılan adımların gerektirdiği çerçevede atılacak, yapılacak düzenlemelerle ilgili bir çalışmayı tamamlayacak ve raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne tevdi edecektir" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:17
MHP lideri Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerini kabul etti
Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olarak MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye bilgi sunduklarını paylaştı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Levent Bülbül, Halil Öztürk ve Yücel Bulut’la komisyonun 16. toplantısından sonra Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin huzuruna çıkarak ‘Terörsüz Türkiye’ ile ilgili çalışmalar konusunda bilgi sunduk."
31 Ekim 2025 Cuma - 11:59
Başkan Altun’dan Davutoğlu’na sert eleştiri: "Siyaset hatıralar albümü değildir"
Saadet Partisi Kayseri İl Teşkilatı, Ekim Ayı İl Divan Toplantısı’nı Genel İdare Kurulu Üyesi ve Kayseri İl Sorumlusu Doç. Dr. Yusuf Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirdi. Toplantıya il, ilçe ve gençlik teşkilatı üyeleri yoğun ilgi gösterdi. Programda konuşan İl Sorumlusu Doç. Dr. Yusuf Bayraktar, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya dikkat çekerek, yaşanan sıkıntıların artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirtti. Bayraktar, ekonomik verilerle yaptığı değerlendirmede, "Vatandaşlarımızın alım gücü her geçen gün azalıyor, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu tablo karşısında acil ve kapsamlı bir ekonomik çözüm planı hayata geçirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Bir zamanlar yeni Türkiye diyordunuz, şimdi eski dostlar şarkısını söylüyorsunuz" Toplantıda açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun ise gündeme ilişkin değerlendirmelerinde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Altun, son günlerde Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun "Çağırırlarsa gelirim" sözlerini sert bir dille eleştirdi. Altun konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Son günlerde sık sık duyuyoruz: ‘Çağırırlarsa gelirim’. Sayın Davutoğlu, bu nasıl bir özlemdir, nasıl bir vefadır? Neredeyse ‘kapıda bekliyorum’ diyecek. Artık ‘çağırıverin de geleyim’ demeye bir adım kaldı. Siyaset bu kadar kişisel kırgınlıklarla, bu kadar duygusal çağrılarla yapılmaz. Bir zamanlar ‘Yeni Türkiye’ diyordunuz, şimdi ‘Eski dostlar’ şarkısını söylüyorsunuz. Siyaset sahnesi hatıralar albümü değildir. Eğer bu zor durumdaki ülkeyi düzeltmek istiyorsanız, önce teşkilatlarınızı sahiplenin, sonra ülkeyi düzeltin. Muhalefet kanadında yer alıp sürekli iktidara göz kırpmak, bu millete ve birlikte yol yürüdüğünüz insanlara yapılmış açık bir saygısızlıktır." "Saadet Partisi ilkeli siyasetin adresidir" Altun, konuşmasının devamında Saadet Partisi’nin siyasette ilkeli duruşunu sürdüreceğini vurgulayarak, "Bizim ölçümüz kişiler değil, prensiplerdir. Saadet Partisi menfaat değil, adalet ekseninde siyaset yapar. Milletimizin derdiyle dertlenmeye, doğruyu söylemeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:39
MHP İl Başkanı Yurdagül: "Erzurumluya zulmedeni, Erzurum’a kurban ederiz"
MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, sosyal medya hesaplarından yazılı bir açıklama yayınlayarak Şehir Hastanesi yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Yurdagül, "Vatandaşlarımızdan gelen yoğun şikayet ve talep sebebiyle olaya bizatihi bizler tarafından müdahale etmek şart olmuştur" dedi. MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, Erzurum Şehir Hastanesi’nde yaşandığını iddia ettiği usulsüzlükler ve kötü yönetim uygulamalarına sert tepki gösterdi. Yurdagül, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü’nün durumu bilmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmadığını ifade ederek, "Erzurum’a ve Erzurumlu’ya zulmedeni de Erzurum’a kurban ederiz" dedi. Yurdagül’ün açıklamasına göre; hastanede yolsuzluk, adam kayırma, yüz kızartıcı suçlara göz yumulması ve hastalara kötü muamele gibi iddialar gündemde. MHP İl Başkanı, vatandaşlardan gelen yoğun şikâyetler ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün sessizliği üzerine partinin devreye girmek zorunda kaldığı vurgulandı. MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül’ün sosyal medya üzerinden ’Kamuoyunun Dikkatine’ başlığı ile yayımladığı açıklama şöyle: "Cumhuriyet tarihinde en büyük ve en kapsamlı yatırımların yapıldığı günümüzde, Cumhur İttifakımız, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde memleketimize hizmet etmek adına var gücüyle çalışıyor ve Erzurum’da bu yatırımlardan nasibini alıyor. Bu hizmetlerden biriside Erzurum’a yapılan Şehir Hastanesidir. Uzun bir zamandır şehrimize ve hatta bölgemize hizmet veren Erzurum Şehir Hastanesinde yaşanan, hemşehrilerimizi ve duyunca bizleride ciddi anlamda rahatsız eden olaylar silsilesi kamuoyunun gündemini meşgul etmektedir. "Bizler tarafından müdahale etmek şart olmuştur" Hastane yönetimi yolsuzluk, adam kayırma, yüz kızartıcı suçlara göz yumma, hastalara kötü muamele başta olmak üzere birçok münferit suçla itham edilmekte ve herhangi bir düzeltme yapılmamaktadır. Bu duruma müdahale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından da yapılmadığı için, vatandaşlarımızdan gelen yoğun şikayet ve talep sebebiyle olaya bizatihi bizler tarafından müdahale etmek şart olmuştur. "Yaşanan olaylar silsilesine kayıtsız kalmamız düşünülemez" Erzurum’da, Erzurumlu da bizim kırmızı çizgimizdir. Şehrimiz için sağlık alanında bu denli büyük bir yatırımın kendini bilmez birkaç kişi tarafından kötüye kullanılması kabul edilebilir değildir. Yaşanan olaylar silsilesine kayıtsız kalmamız, en başta Erzurumlu hemşehrilerimize olan sorumluluğumuz gereği düşünülemez. Erzurum Şehir Hastanesi Başhekiminin görev ve sorumluluk alanında yaşanılan olumsuzlukların bize iletildiği gibi il sağlık müdürlüğüne de talep ve şikayet olarak iletildiği, herkesin malumu olmasına rağmen ortada somut bir yaptırımın söz konusu olmaması da ayrı bir aymazlıktır. "Hiç kimse devlete, millete ait olanı babasının malı gibi kullanamaz" Hiç kimse devlete ait olanı, millete ait olanı babasının malı gibi kullanamaz. Biz bu duruma gereken müdahaleyi yapar, suçlulara gerekli cezanın verilmesi için tüm yargı yollarını sonuna kadar devreye sokarız. Bizim, canımız da malımız da Erzurum’a ve Erzurumluya kurbandır. Lakin, Erzurumluya zulmedeni de, Erzurum’a kurban ederiz. Bu böyle biline! Saygı ve hürmetlerimle."
31 Ekim 2025 Cuma - 11:32
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye olarak yeni bir eşikteyiz"
Manisa’da iş dünyasıyla buluşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin yeni bir eşikte olduğunu belirterek, "Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine en alt basamaktan da olsa girmesini bekliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa’da iş dünyasının temsilcileriyle buluştu. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Manisa milletvekilleri Mücahit Arınç, Murat Baybatur, Tamer Akkal, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, sanayiciler ve iş adamları katıldı. Programın açılış ve selamlama konuşmasını yapan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı Manisa’da ağırlamaktan dolayı duydukları memnuniyeti ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, değerli milletvekilleri, dünyamızın değerli temsilcileri, hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Gerçekten şehrimiz açısından çok mutlu ve bereketli bir gün. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız bu yoğun memleket programı, bütçe görüşmeleri içinde üniversitemizin açılışına gelmişken sanayicilerimizle emek üreten, değer üreten emektarlarla buluşmamam mümkün değil şeklinde bir talimatları oldu. Ekibi aradılar. Bu vesileyle sizleri davet etmiş olduk. Gerçekten bizler açısından da şehir açısından da çok mutlu bir gün" dedi. Dünyanın ekonomik olarak zor bir döneminde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gerçekçi bir şekilde bunları görmemiz, tespit etmemiz gerekiyor. Eski kurallara dayalı, daha istikrarlı, belirsizliklerin daha az olduğu dünya yok artık. Yeni şartlar oluşmuş durumda. Son 20 yıllık sürece baktığımızda dünyanın ortalama 3,5 büyüdüğünü görüyoruz. 2002’den bugüne söylüyorum. Hükümetlerimiz döneminde yani aynı dönemde Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5.4 büyüme kaydetmiş. Yani dünyanın 1.9 puan her yıl her yıl üstünde büyümüşüz. Bu da Türkiye’yi ciddi bir eşiğe getirmiş durumda artık. 2002 Avrupa Birliği’nin kişi başına gelirini 100 kabul ettiğimizde Türkiye 38 seviyesinde. Bugün 70’i aşmış durumda. OECD’de de tablo aynı. OECD’de kişi başına gelirin üçte biri civarında bizim bir gelirimiz vardı. Bugün üçte ikisi civarına gelmiş durumdayız. Yani son 22 yılda kim ne derse desin Türkiye önemli bir hamle yapmıştır. Önemli bir gelişim kaydetmiştir her alanda. Ekonomiden sosyal politikaya, hukuktan demokrasiye, uluslararası ilişkilere varıncaya kadar. Özel olarak bu dönemde ne oldu derseniz, Dünya Bankası sınıflandırmasıyla Türkiye alt orta gelir grubu bir ülke olmaktan üst orta gelir grubu bir ülke olmaya terfi etmiş oldu ve kalıcı bir şekilde bunu gerçekleştirdi. Bugün yeni bir eşiğe gelmiş durumdayız. Her yerde söylüyoruz. Bu bizim yaptığımız bir hesap değil. Dünya Bankası’nın Atlas yöntemi denen bir yöntemle yaptığı bir hesaplama. İlk defa bu yıl Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler liginde en alt basamaktan da olsa adım atması bekleniyor. Bunun gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla yeni bir eşikteyiz. Eşikler her zaman önemlidir. Eşikleri atlamak her zaman önemlidir. Sadece bir rakamsal değişimi ifade etmez eşikler. Niteliksel bir değişimi de ifade eder. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Türkiye’nin işte bu orta gelir tuzağı diyoruz, başka tartışmalar var, bunlardan çıkıp yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı hale gelmesi lazım. Önemli olan bu ligde kalıcı hale gelmek ve bunun gerektirdiği dönüşümleri, değişimleri sürdürmek. Dolayısıyla Türkiye bu noktaya gelmiş durumda" dedi. "Avrupa’nın en büyük 4. ekonomisi olacağız" Türkiye’nin ekonomik büyümesini değerlendiren Yılmaz, "2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu yıl itibarıyla ekonomik büyüklüğümüzün 1.5 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. 3 bin 600 dolar civarında bir kişi başına gelirimiz vardı. Bu yıl 17 bin doları aşan bir kişi başına gelir bekliyoruz. En son IMF’nin Dünya Ekonomik Görünümü raporu yayınlandı ekim ayında. Buradaki tahminlerin gerçekleşmesi halinde tüm Türkiye dünyadaki sıralamasını bir basamak üste taşımış olacak. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 12. büyük ekonomisiyiz. IMF’nin bu yıla ilişkin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumuna yükseleceğiz. İlk defa İtalya’yı hacim olarak geçmiş olacağız. Bu tahminler gerçekleşirse Avrupa’nın da 4. büyük ekonomisi konumuna yükselmiş olacağız" diye konuştu. "Türkiye, borçluluk açısından en düşük seviyede ülkeler arasında" Zayıf dış talep koşullarına rağmen dünyanın bu zorlu siyasi ve ekonomik şartlarına rağmen ihracatın artmaya devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, "Geçen yıl 262 milyar dolar seviyesiyle önemli bir başarı sağlandı. Bu yılın eylül ayı itibarıyla 12 aylık yani geçmişe dönük yıllıklandırılmış de diyoruz. Yıllıklandırılmış ihracatımız 270 milyar dolara Yaklaşmış durumda. Tam rakam söylersek 269,7 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda ve bu yıl sonu itibarıyla bunun 274 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Turizmimiz gayet iyi gidiyor. Geçen yıl önemli bir performansla 60 milyar doları geçmiştik. Bu senede 64 milyar dolarlık bir turizm geliri bekliyoruz. Dünyanın yine 4. destinasyonu konumundayız turizmde. Hem mal ihracatında hem hizmet ihracatında sağlanan bu artışlarla ithalatın da kontrollü bir şekilde gelişmesi sonucunda cari işlemler açığımızda ciddi bir düşüş sağladık son 2 yıldır. Yani yüzde 4’ler seviyesinde olan cari açık bu yıl itibarıyla yüzde 1.4 seviyesinde. Dolayısıyla çok daha yönetilebilir, sürdürülebilir bir cari açık oluşturduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bütçede sıkı disiplinli bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Bütçe açığı ve borç stoku dikkate alındığında Türkiye en iyi performans gösteren ülkeler arasında. Depreme rağmen bakın son 3 yılda depreme 90 milyar dolar para harcadık. 3 trilyon TL civarında. Şimdi deprem gerçekleştiğinde tabii yıkıcı etkisi oluyor ama asıl mali etkisi depremlerin daha sonra gerçekleşiyor. Sadece konut inşa etmiyoruz. Altyapılar, okullar, hastaneler, organize sanayi bölgeleri, şehir altyapıları aklınızda ne gelirse şehirlerimizi yeniden imar ediyoruz. Sosyoekonomik olarak belli bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Bunun da tabii ki büyük bir yükü var. Son 3 yıldır bütçemiz bu yüke rağmen belli bir seviyede devam ediyor. Deprem harcamaları dahil bu sene bütçe açığının milli gelire oranı 3.6, deprem hariç 2.8 gerçekleşecek. Önümüzdeki dönemde de bu sağlıklı bütçe seviyesini korumaya devam edeceğiz. Borç stokumuzda düşük durumda. Kamu borcunun daha doğrusu genel yönetim borç stokumuzun milli gelire oranı Avrupa Birliği tanımlarıyla bunu söylüyorum yüzde 24,1 seviyesine gelmiş durumdayız. Borç stokumuz da bu süreçte düşmüş durumda. Avrupa’da bu oran 80’leri aşıyor. Türkiye gerçekten kamu borcu az olan ülkeler arasında. Geçici olarak bazen finansal problemler yaşanabiliyor. Birtakım rakamlar konuşuluyor ama stok olarak bakarsanız Türkiye gerek kamu sektörüyle, gerek şirketleriyle, gerek hane halkıyla dünyada borçluluk açısından en düşük seviyede ülkeler arasında. Bunu ifade etmek isterim. Bütün bunları topladığımızda yani kamunun borcu, hanelerimizin borcu işte 10-11 civarında milli gelire oranla, şirketlerimizin borçları, milli gelire bunların oranı yüzde 93. Toplam borcu. Kamu, hane halkı ve şirketler. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde yüzde 245, dünyada ise yüzde 328. Dolayısıyla Türkiye düşük borçluluğu olan ülkelerden biri. Geleceğimiz açısından bu en büyük dayanaklarımızdan bir tanesi, fırsatlarımızdan bir tanesi diye ifade etmek istiyorum. Bankacılık sistemimiz güçlü, sermaye yapısı güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 185,5 milyar dolara gelmiş durumda 4 Ekim itibarıyla. İşte bundan bir iki sene önce 98,5 milyar dolarlara kadar düşmüştü. Ama bugün güçlü bir rezerv yapımız var ve bu da Türkiye’nin risk primini düşürmüş durumda. Hem istikrarlı portföy kalan, hem cari açığın düşmesi ve dış finansmana olan ihtiyacın azalması, hem de rezervlerimizin artması finansal riskleri azaltmış durumdayız. Bu da dış finansmanın maliyetini düşürüyor. CDS dediğimiz ülke risk birimimizde ciddi bir düşüş oldu ve şu anda 247 baz puan seviyelerinde. Bu bir tarihlerde 750-800’lere kadar gelmişti. Şimdi oldukça düşük düzeyde. Niye önemli bu rakam? Hem kamunun hem de özel sektörün döviz cinsi borçlanmalarındaki faiz oranları aşağıya gelmiş demektir. Maliyeti, finansmanın döviz bazlı maliyeti düşmüş demektir" ifadelerine yer verdi. "Enflasyon en büyük meselemiz" "Enflasyon en büyük meselemiz" diyerek konuşmasına devam eden Yılmaz, "Toplumumuzun da en büyük meselesi. Hükümet olarak biz hep şunu söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız hep bunun altını çizer. Millet ne diyorsa biz rotamızı ona göre çizeriz. Milletin sorunu neyse Bizim de önceliğimiz odur. Esas politika çerçevemiz bu. Şu anda milletimizin, halkımızın en büyük meselesi enflasyon. Biz de politikalarımızda bunu önceliklendirmiş durumdayız. 2024 Mayıs ayında zirveyi gördü enflasyonumuz 75,5’a kadar çıktı. O tarihten bugüne bir dezenflasyon süreci devam ediyor ve en son eylül ayında 33,3 seviyesine gerilemiş durumda TÜFE. 42 puanlık aşağı yukarı bir düşüş var. Eylülde bir miktar beklentilerin üstünde geldi doğrusu. Ama ekim ayında yeniden bir normalleşme olmasını bekliyoruz. Özellikle eylülde eğitim harcamaları, don ve kuraklık yaşadık biliyorsunuz. Bir de fırsatçılık da var maalesef. Gıdadan kaynaklanan bir geçici yükseliş oldu ama ekim ayı itibariyle yine aylık bazda bir normalleşme bekliyoruz. Buna göre yıl sonunda bizim program hedefimiz yüzde 30’un altını görmek bu yıl sonu itibarıyla. Gelecek yıl yüzde 20’nin altına, bir sonraki yıl ise 2027 yılında tek haneli rakamlara ülkemizi tekrar kavuşturmak. Planımız yol haritamız esas itibarıyla bu. Bunu sağlamak için bir tarafta para politikaları var. Maliye politikaları az önce bahsettim disiplinli politikalar. Bir taraftan da yapısal reformlar. Bunların sadece enflasyonun sadece para politikalarıyla düşmeyeceğinin farkındayız. Bir bütüncül politika hayata geçiriyoruz. Arz yönlü politikaları da bu çerçevede çok önemli görüyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmasının son bölümünde Manisa’ya yapılan yatırımlar ve yapılacak olan yatırımlardan da bahseden Yılmaz, "Manisa çok önemli bir ilimiz gerçekten. Çok önemli kültürel değerleri olan bir ilimiz. Coğrafi olarak son derece önemli bir konuma sahip Ege’de ve son dönemlerde artık büyük bir sanayi üretim merkezine dönüşmüş bir vilayetimiz. Sanayide çok iyi bir noktaya geldiği gibi tarımda da yine son derece önemli bir konuma sahip. Gerçekten yatırım yapan, üreten, ihracat yapan tam da Cumhurbaşkanımızın dediği yatırım, üretim, istihdam ve ihracatla anabileceğimiz bir şehrimiz. Hizmet sektörleri biraz zayıf görünüyor. Yani rakamlara baktığımız zaman hizmet sektörlerinde henüz potansiyelini tam harekete geçildiğini ifade edemeyiz. Ama sanayisiyle, tarımıyla gerçekten çok önemli bir ilimiz" dedi. Program Cevdet Yılmaz’ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:30
2026 bütçe görüşmeleri tartışmalarla başladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2026 yılı bütçe görüşmeleri tartışmalarla başladı. 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş 2026 yılı Merkezi Yönetim bütçe ve 2024 yılı kesin Hesap Kanun Teklifini görüşmek üzere Plan ve Bütçe Komisyonu’na geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş konuşması öncesinde CHP Malatya milletvekili Veli Ağbaba, Can Atalay kararının TBMM Başkanvekili tarafından okunduğunu hatırlatarak, bunun yerine getirilmesini istedi. Ağbaba ayrıca, İstanbul İl Başkanlığı kayyum atanması döneminde milletvekillerinin yüzüne gaz sıkıldığını hatırlatarak, bu gazın Numan Kurtulmuş’un yüzüne sıkıldığını ifade etti. Ağbaba, "Meclisin iradesini koruması gereken TBMM Başkanı bir şey yapmamaktadır. Numan Kurtulmuş’u milletvekillerinin itibarını korumaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. CHP Antalya milletvekili Cavit Arı milletvekilimizin haklı mücadelelerini gaz yüzünü hedef alacak şekilde sıkıldığını söyleyerek, "TBMM Başkanı’nın milletvekillerine karşı yapılan bu tür davranışları önlemesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş salona geldikten sonra İYİ Parti Samsun milletvekili Erhan Usta söz almak istedi. Önce Plan ve Bütçe Komisyonu Mehmet Muş vermek istemedi. Usta daha sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sorulara cevap vermediğini söyledi. Usta ayrıca TBMM asansörünün tutulduğunu ifade etti. Ağbaba, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun namlulu silahlı personel tarafından korunduğunu hatırlatarak, ‘Meclis’te ne işi var’ diye sorguladı. Ağbaba ve Usta basının dışarı çıkarılmasına tepki gösterdi. Usta, "Sayın Kurtulmuş hiç mi zorunuza gitmiyor atanmışların görüntüsü çekiliyor seçilmişlerin görüntüsü çekilmiyor" diye konuştu. Usta usul tartışması açılmasını istedi ama Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş usul tartışması açılmayacağını söyledi.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:14
AK Parti heyeti Akçadağ’da muhtarlarla buluştu
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan ve Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Akçadağ ilçesinde mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Sultansuyu Tarım İşletmesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıya, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Akçadağ Kaymakamı Adem Topaca, Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Akçadağ Muhtarlar Derneği Başkanı İhsan Boyraz, önceki dönem Muhtarlar Dernek Başkanı Eyüp Gönültaş, mahalle muhtarları ve sivil toplum temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, ilçede yürütülen ve tamamlanan projeler hakkında bilgi vererek, "Büyükşehir Belediyemiz ve mahalle muhtarlarımızla koordineli şekilde çalışıyoruz. Akçadağ’ın her bölgesine hizmet ulaştırmak için gayret gösteriyoruz" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise Büyükşehir Belediyesi’nin Akçadağ’a önemli hizmetler kazandırdığını belirterek, "İlçemizin ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Mahalle muhtarlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla düzenli istişarelerde bulunarak hizmetlerimizi bu doğrultuda planlıyoruz. Akçadağ’a yatırımlarımız artarak devam edecek" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 10:56
Rüşvet iddiası sonrası CHP’li meclis üyesi Atere’ye kesin ihraç talebi
Muğla’nın Bodrum ilçesinde, CHP’li belediye meclis üyesi Niyazi Atare’nın bir iş insanından rüşvet istediği iddiasıyla Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri tarafından gözaltına alınmasının ardından Atere’nin kesin ihraç talebi ile parti disiplin kuruluna sevk edildiği açıklandı. İddiaya göre, Bodrum’da inşaat işiyle uğraşan bir müteahhit, CHP’li meclis üyesi Atare’nin inşaatına ulaşımı sağlayan yolun açılması için kendisinden para talep ettiğini ileri sürerek savcılığa başvurdu. Suç duyurusunun ardından Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen KOM ekipleri, teknik ve fiziki takibin ardından Atare’yi gözaltına aldı. Şüphelinin, çıkar karşılığı kamu görevini kötüye kullandığı yönünde iddiaların da araştırıldığı belirtildi. Yaşanan bu gelişmenin ardından CHP Muğla İl Başkanlığı acil toplanarak rüşvet iddiası ile gözaltına alınan CHP Belediye Meclis üyesi Niyazi Atere’nin kesin ihraç talebi ile disipline sevk edildiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, "CHP’de Parti üyesi Niyazi Atere hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, partimizin etik ilkeleri ve kamu güvenine verdiğimiz önem gereği, ilgili üye tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Parti Disiplin Kurulu’na sevk edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yargı sürecine saygı duyuyor, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmeye devam edeceğimizi belirtiriz" denildi.
31 Ekim 2025 Cuma - 10:50
Bakan Yumaklı: "Üreticilerimize toplamda 20 milyar 423 milyon lira zirai don destek ödemesi gerçekleştirdik"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üreticilerimize toplamda 20 milyar 423 milyon lira zirai don destek ödemesi gerçekleştirdik" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kötü hava şartlarından etkilenen üreticilere yönelik maddi destek ödemelerini sürdürdüklerini belirtti. Bakan Yumaklı, bu kapsamda tarım sigortası bulunmayan Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere önceki ödemelerin devamı olarak 6 milyar 495 milyon lira daha destek ödemesi aktardıklarını açıkladı. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Zirai dondan etkilenen üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Tarım sigortası bulunmayan Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerimize önceki ödemelerin devamı olarak 6 milyar 495 milyon lira daha aktarıyoruz. Bu destekle birlikte üreticilerimize toplamda 20 milyar 423 milyon lira zirai don destek ödemesi gerçekleştirdik. Zirai don kapsamındaki destek ödemelerine devam edeceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder