POLİTİKA
TMMB Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" 01 Mart 2026 Pazar - 23:38:09 Kayseri’de Kayseri Sivaslılar Federasyonu tarafından düzenlenen iftarda programında Sivaslılar bir araya geldi. Programda konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Kayseri Sivaslılar Federasyonu tarafından düzenlenen iftar programında Kayseri’deki Sivaslılar bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Sivaslılar Federasyonu Başkanı İsa Gün, "Ramazan ayı sadece aç kalmak değil, gönülleri doyurmaktır. Sadece susmak değil, kırgınlıkları susturmaktır. Sadece beklemek değil, birbirimize daha sıkı sarılmaktır. Bugün burada sadece bir iftar yapmıyoruz. Bugün burada gönüllerimizi birleştiriyoruz. Bugün burada kardeşliğimizi tazeliyoruz. Bugün burada biz olduğumuzu ilan ediyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana bir ve beraber olacağımızı söyledik. Hamdolsun ki federasyonumuz il, ilçe ve köy derneklerimiz ile birlikte bunu başardı" dedi. "Sivas ve Kayseri etle tırnak" Sivas ile Kayseri’nin adeta etle tırnak gibi ayrılmaz bir parça olduğunu dile getiren Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Her şeyden önce İsa Gün kardeşimizi tebrik ve teşekkür ediyorum. Hem böyle güzel bir organizasyon yaptı hem de Kayseri’mizdeki Sivaslı dernekleri bağrına bastı. Ben de İsa Gün Başkanımızın şahsında hepsini bağrıma basıyorum. Sivas’ımız ile Kayseri’miz etle tırnak gibi" ifadelerini kullandı. "Ortadoğu kaynıyor" İran ile Amerika-İsrail arasında yaşanan savaşa değinen AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise, "İran-Amerika-İsrail savaşı, Ege’deki ve Balkanlar’daki sıkıntıların yanında Ortadoğu kaynıyor. Bunların hepsinin temelinde dargınlık, farklılaşma, haset, kin ve nefret var. Ne zaman ki birlik ve beraberliğe ulaştık, ne zaman ki vatandaşlık şuuruyla, ülke sevgisiyle, vatan muhabbetiyle kenetlendik, Kayserili, Sivaslı, Muşlu, Ağrılı, Aydınlı, Batmanlı demeden bir olduk, o zaman tarih boyunca yüceldik, sınırlarımızı genişlettik, nüfusumuzu büyüttük ve vefamızı artırdık. Onun için bu gibi güzel günlerde hepimiz Türkiye çatısı altında yüce devletimizi daha da yüceltmek için gayret sarf ediyoruz. Nereli olduğumuzdan ziyade kendimizi nereli hissettiğimizin etkisiyle yüce vatanımıza hizmet etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Sivaslılarla hep iç içe olduklarını söyleyen AK Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş da, "Geçen yıl da böyle güzel bir programda bir arada olmuştuk. İsa Gün Başkanımıza, yönetimine ve dernek başkanımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin dünya milletleri arasındaki saygın yerini alması için katkı sağlayacağız" Türkiye’nin dünya milletleri arasındaki saygın ve seçkin yerini alması için katkı sağlayacaklarının altını çizen TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Sivaslıların yiğitliği ve vefakarlığı çok önemli. Kayseri’mize büyük katkılar sağlıyorsunuz. Türkiye’de ve dünyada devamlı karşılaşıyoruz ve Sivaslı kardeşlerimizle övünüyoruz. Sağ olsunlar var olsunlar, yolları ve bahtları açık olsun. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, ‘terörsüz, büyük ve güçlü Türkiye’ yolunda büyük ve emin adımlarla ilerledi, ilerlemeye devam ediyor. Bizler 86 milyon olarak bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız engel yok. Allah’ın izniyle her türlü fitneye ve fesatlığa karşı durmadan mücadele edeceğiz, başaracağız. Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkü’yle, Kürdü’yle, Arabı’yla, Çerkezi’yle ve Zaza’sıyla tek yürek olarak beraberliğimizi sürdüreceğiz. Bu kutlu yolda yürümeye devam edip, başarılı bir şekilde ülkemizin dünya milletleri arasındaki saygın ve seçkin yerini alması için katkı sağlayacağız" dedi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de, "Sizler doğduğunuz toprakları hiçbir zaman unutmuyorsunuz. Ancak benim için çok kıymetli olan bir şey de doyduğunuz memleketi hiçbir zaman unutmuyorsunuz. Sadece Sivas’ı değil, Sivas’ı kalbinizde yaşatarak Kayseri’ye değer katıyorsunuz. İyi ki Kayseri’desiniz. İsa Gün kardeşimizi ve yönetimini tebrik ediyorum. Son 2 yıldır Kayseri’deki her organizasyonda muhteşemi ortaya koymak adına büyük bir hayret gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Kentteki bir balo salonunda düzenlenen iftara Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve Dursun Ataş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Sivas Akıncılar Belediye Başkanı Murat Sevinç, Kayseri Sivaslılar Federasyonu Başkanı İsa Gün, STK temsilcileri ve Sivaslı vatandaşlar katıldı.
01 Mart 2026 Pazar - 22:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencilerini yurtlarında ziyaret etti. Öğrencilerle sohbet eden Erdoğan, "Alkışlanacak bir süreçtesiniz. Burada devam eden bu talebelik yıllarınızı bir büyüğünüz olarak çok önemsiyorum. Aynı zamanda bir İmam Hatipli olarak önemsiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri ile bir araya geldi. Öğrencileri yurtlarında ziyaret eden Erdoğan, İlahiyat Fakültesi eğitimi alan gençlerle sohbet etti. Mezun olduğu okul hakkında öğrencilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan’a, öğrenciler tarafından hediye taktim edildi. Hatıra fotoğrafı çekinilmesinin ardından ise program sona erdi. "Siz alkışlanacak bir süreçtesiniz" Öğrencilere yönelik yaptığı konuşmasında enstitüde alınan eğitimleri önemsediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siz alkışlanacak bir süreçtesiniz. Burada devam eden bu talebelik yıllarınızı bir büyüğünüz olarak çok önemsiyorum. Aynı zamanda bir İmam Hatipli olarak önemsiyorum. İmam Hatip tahlilimden sonra İktisat tahsili gördüm. Sizler de burada bu süreci devam ettiriyorsunuz. Buradaki bu hocalarımızın içinden benim de hocam olan Hayrettin Karaman, İmam Hatip’in ilk yılında benim hocamdı. Ahmet Karaman hocam beni de çok severdi, sebebi de yazımın güzel olmasıydı. Yüksek İslam Enstitüsü çok farklı hocalar yetiştirdi. Çok farklı hocalar Yüksek İslam Enstitüsünden geçti. Burayı iyi değerlendirin. Buradan çok güçlenerek yola devam" şeklinde konuştu. Erdoğan, konuşması sonrası bir araya geldiği öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Büyükşehir’in ücretsiz diş sağlığı hizmetine CHP’den ’ret’ oyu
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:34 Büyükşehir’in ücretsiz diş sağlığı hizmetine CHP’den ’ret’ oyu Aydın’ın 17 ilçesinde Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri açılması için Başkan Özlem Çerçioğlu’na yetki verilmesine yönelik görüşülen gündem maddesine CHP kanadından ’ret’ oyu geldi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı meclis toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Polat Bora Mersin başkanlığında gerçekleştirildi. Zabıt özetinin okunmasıyla başlayan toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Gündemin en dikkat çeken maddesi ise Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 ilçede yapılması planlanan Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri ile ilgili oldu. Büyükşehir Belediye başkanı Özlem Çerçioğlu’na ücretsiz diş sağlığı hizmeti çalışmalarının yapılabilmesi için yetki verilmesine yönelik görüşülen gündem maddesi mecliste tartışmaya neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grubu, gündem maddesine ’ret oyu’ vererek, maddenin ilgili komisyona sevk edilmesini istedi. Kısa süreli tansiyonun yükseldiği mecliste CHP grubunun ’ret oyunu’ eleştiren AK Parti Grup Sözcüsü Nuri Güler ise Nazilli’de hayata geçirilen Diş Sağlığı Polikliniği üzerinden örnekler vererek uygulamanın önemine dikkat çekti. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında belediyelerin koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetleri sunabileceğini ifade eden Güler, Nazilli’de pilot olarak başlatılan uygulamanın 17 ilçeye yaygınlaştırılmasının özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler, öğrenciler ve kırsal mahallelerde yaşayanlar için önemli bir sosyal destek olacağını vurguladı. Sağlık hizmetlerine karşı olmadıklarını belirten CHP grubu ise ilgili maddenin sağlık ve hukuk komisyonlarından gelecek değerlendirme sonrası oylanmasını talep ettiklerini belirtti. AK Parti grubu da, madde içeriğinin yalnızca belediye başkanına yetki verilmesi olduğunu ve bu nedenle komisyon sevkine gerek olmadığını savundu. Yaşanan kısa süreli tartışmanın sonrasında gündem maddesi, oy çokluğuyla sağlık ve hukuk komisyonlarına sevk edildi.
Denizli’de kamu kurumlarının çalışmaları masaya yatırıldı
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:31 Denizli’de kamu kurumlarının çalışmaları masaya yatırıldı Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger bölge ve il müdürleriyle gerçekleştirdiği toplantıda kamu hizmetlerinde disiplin, mevzuata uygunluk, mesaiye riayet ve vatandaş memnuniyeti konuları ele alınırken, Ramazan ayı öncesi denetimlerin artırılması talimatı verildi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında, Denizli’de merkezi bulunan bölge müdürleri ve il müdürlerinin katılımıyla Valilik Makam Toplantı Salonu’nda kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlerde mevzuata uygunluk, kurumsal disiplin ve hizmet standartlarının esas alınmasının önemi vurgulandı. Vali Köşger, kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Devletimizin temsilcisi, milletimizin hizmetindeyiz; çalışmalarımız bu doğrultuda olmalı" ifadelerini kullandı. Vatandaşlara sunulan hizmetlerin zamanında ve etkin şekilde sonuçlandırılmasının önemine dikkat çeken Vali Köşger, personelin mesai saatlerine azami hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı. Devlet memurlarının görev saatleri içerisinde işlerinin başında bulunmalarının önemine değinen Vali Köşger, vatandaşların kamu dairelerinde işlerini aksatmadan yürütebilmesi gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca yıllık izinlerin planlı şekilde kullanılması, kurumsal işleyişte yukarıdan aşağıya yapılan planlamalara riayet edilmesi ve personel görevlendirmelerinde hakkaniyet ile mevzuata uygunluğun esas alınması gerektiği belirtildi. Kamu görevlerinde makamların geçici olduğunu hatırlatan Vali Köşger, her kademedeki yönetici ve personelin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla Ticaret İl Müdürlüğü ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün gıda ve et denetimlerini yoğunlaştırması yönünde talimat veren Vali Köşger, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve sorunların çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti. Toplantı, il müdürlerinin devam eden çalışmalar hakkında bilgi vermesi ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmasının ardından sona erdi.
Başkan Güneş’i ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor"
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:28 Başkan Güneş’i ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor" Eskişehir’e gelen ve Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor. O izlerin yaşanmaması için, hafızamızda yer etmemesi için de üstlenilmesi icap eden mesuliyetler var" dedi. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e kılık ve kıyafeti üzerinden hakaret etmişti. Korkmaz’ın paylaşımının kamuoyunda geniş yankı uyandırması sonrası Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuyla ilgili resen soruşturma başlatılmıştı. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışma neticesinde yakalanan Korkmaz, sorgusu akabinde ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve partisinden ihraç edilmişti. Yaşananların ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Emin Korkmaz’ın ifadelerini reddettiklerini belirterek eleştirilerde bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde de Başkan Güneş’i ziyaret edeceğini açıklayan Dervişoğlu, bugün Mihalgazi İlçesi’ne geldi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kapıda karşılayarak makamında ağırladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor. O izlerin yaşanmaması için, hafızamızda yer etmemesi için de üstlenilmesi icap eden mesuliyetler var. Bugün bu ziyaretimizde hem sizi ziyaret etmiş olmamız hem de değerli İl Başkanımızın, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Gürhan Bey’in burada bulunması bizim açımızdan ziyadesiyle memnuniyet verici bir durum. Geçen hafta yaptığımız telefon görüşmesinde üzüntümüzü bildirdik, bu gibi şeylerin yaşanmaması gerektiğine de işaret ettik. Ayrıca daha da ötesinde örflerin, geleneklerin muhafaza edilmesi noktasında eğer bugün duyarlılık sergileyemezsek, yarınlara doğru bir miras bırakmayı da beceremeyiz. Bu yönüyle baktığımızda da bugünkü ziyaretimiz bir sorumluluğun yerine getirilmesidir" dedi "Kadınımız gerçekten Kurtuluş Savaşı’nda mücadele etmiş" AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak ise "İYİ Parti olarak bu konuda üzerinize düşeni yaptınız. Bir meczubun bazı konuları ortaya atmış olması ister istemez bizleri üzdü. Tabii ki Mihalgazi ilçemiz gerçekten hani bir yerde Anadolu kültürünü, Anadolu irfanını çok iyi sergileyen bir yapıda olan bir ilçemiz. Seracılık noktasında Türkiye’nin belki en önemli noktalarında olan bir ilçemiz ve de tabii ki burada İlçe Başkanımız ve İlçe Belediye Başkanımıza yapılan hareket bizi tabii derinden üzdü, Türkiye’yi derinden üzdü ve Türkiye’nin gerçekten kadirşinas milleti, halkı ne yaptı? Sayın Başkanımıza ne yaptı, sahip çıktı, gönlüne bastı, yüreğine onu aldı koydu. Onun için de inşallah ülkemiz bir daha böyle bir sıkıntı yaşamaz ve bu noktada da tabii ki her zaman diyoruz, bu ülkenin bir tarihi var, bir geçmişi var, örfü var, adeti var. Ondan dolayı da bu konuda hani tabiri caizse Nene Hatun’ların olduğu bir ülke bu ülke. Onun için de bu ülkedeki insanımız, kadınımız gerçekten Kurtuluş Savaşı’nda mücadele etmiş. Neyle yapmış? Bu aynen bu halle yapmış, ak yazmasıyla yapmış, şalvarıyla yapmış. O kültürü her zaman için bu ilçemiz yönetti, yürüdü. Ve bu noktada da ben tabii ki inşallah ülkemiz bir daha böyle sıkıntılar yaşamaz diye düşünüyoruz" diye konuştu. "Bu arkadaş bizim partimizden daha önce istifa etmiş zaten" Mehmet Emin Korkmaz’ın daha önce partiden istifa ettiğine değinen İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, "Bunu bir sıkıntı olarak görmeyelim, siz de güzel ifade ettiniz; bir meczubun yaptığı diye. Bu arkadaş bizim partimizden daha önce istifa etmiş zaten. İstifa etmiş, 4 gün sonra da geri dönmüş. Aslında prosedür uygulanmış olsa istifa eden birinin yeniden üye olabilmesi İl Başkanlığı’nın kararına bağlı. O karar yok, biz Disiplin Kurulu’na sevk ettiğimizde gördük. Aslında yani üyemiz bile değildir diyebilirdik ama netice itibarıyla herhangi bir sıfat da taşımıyor yani düz bir üye fakat o internet ortamındaki paylaşımlarda herkes kendisine istediği, arzu ettiği unvanı yazıyor. Ben meselenin cinsiyet üzerinden, inançlar, kıyafetler üzerinden bu noktaya getirilmiş olmasından ötürü çok yaralandım. Dolayısıyla arkadaşlarımızla birlikte zaman geçirmeden vaziyet almamız gerektiği hususunda da bir ortak karar geliştirdik. Bu konuda ortak düşünüyoruz bir kere. Türkiye’de yüksek bir siyasi tansiyon var. Siyasi partiler birbirlerine rakip olabilirler. İktidar varsa demokrasinin demokrasi olabilmesi için muhalefetin de olması lazım. Ama müştereklerin korunmasına muvaffak olabilecek bir dil ve söylem geliştirmek de görevimiz olmalı. Vatandaşın siyasetçiye olan inancı ve güveni kamuoyu araştırmalarına bakıldığında her geçen gün aşağıya doğru geliyor. Dolayısıyla sistemden kaynaklanan handikap toplumun bütün alanlarına da nüfuz ediyor. Yani bir muhalefet partisinin genel başkanı bir AK Partili belediyeyi ziyarete geldiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl Başkanı’nın da orada olması aslına bakarsanız siyasi tansiyonun dengelenmesi açısından da benim açımdan ziyadesiyle önemli, bu da güzel bir mesaj olsun topluma" dedi. Albayrak ise Dervişoğlu’na, "Biz genel olarak bunu Eskişehir’de bir nebze yapıyoruz. Çünkü biz şunu diyoruz; burası Yunus’un diyarı diyoruz. Yunus Emre ne diyor? "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz" diye cevap verdi. "Hiç hoş olmadı" Son olarak konuşan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Mehmet Emin Korkmaz için "İYİ Partilidir, değildir bilemem ama hiç hoş olmadı" ifadelerini kullandı.
Giyim tarzı nedeniyle hedef alınan Belediye Başkanı Akgün’e öğretmeninden destek
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:19 Giyim tarzı nedeniyle hedef alınan Belediye Başkanı Akgün’e öğretmeninden destek Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’ün sosyal medyada giyim tarzı üzerinden hedef alınmasının ardından, emekli öğretmen Abdülkadir Tunç eski öğrencisine Kahramanmaraş’tan gelerek destek ziyaretinde bulundu. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı gerekçe gösterilerek sosyal medya üzerinden hedef alınan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’e anlamlı bir destek geldi. Akgün’ün İmam Hatip Lisesi’ndeki matematik öğretmeni Abdülkadir Tunç, yaşanan polemikler üzerine Kahramanmaraş’tan Eskişehir’e gelerek eski öğrencisinin yanında yer aldı. Tunç, sadece bir belediye başkanı olarak değil, zor günlerinde kendisine kucak açan vefalı bir öğrencisi olarak gördüğü Akgün’e yapılan saldırıların haksız olduğunu vurguladı. "Bir insanın gönlündeki güzelliği hissetmek gerekiyor" Eski öğrencisine destek vermek için kente gelen Abdülkadir Tunç, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kahramanmaraşlıyım. Mihalgazi Lisesi’nin müdürlüğünü yaptım, Zeynep Hanım’ın da İmam Hatip Lisesi’nden matematik öğretmeniydim. Bir insanın sadece kıyafetinin değil, gönlündeki güzelliği hissetmek gerekiyor. Zeynep Hanım, Maraş depremlerinde beni buraya davet etti ve 5 ay boyunca beni burada özel misafir ederek krallar gibi karşıladı. Depremde o benim yanımda oldu, ben de şimdi Kahramanmaraş’tan onun yanında olmaya geldim. Zeynep Hanım’la yollarda yürürken karşılaşırdık ve özel bir muhabbetimiz olurdu. Kendisine başarılar diliyorum, her zaman yanındayız."
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Meclisteki kavga) Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır"
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:36 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Meclisteki kavga) Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’de iki bakanın yemin töreninde yaşanan yumruklu kavgaya ilişkin, "Asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Maalesef 75 bini aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı, büyük bir zulümle öldürüldüğü, İsrail tarafından, Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi de Slovenya’dır. Slovenya, özellikle Filistin davasına verdiği destekle ve geçtiğimiz yıl Filistin Devleti’nin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda’yla birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli arkadaşım Madam Zupancıç’in Slovenya Meclisi’nde Filistin Devleti’nin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek, Filistin Devleti’nin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır" dedi. Filistin’de adalet sağlanmadan, iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur. Her ne kadar barış dönemine geçiliyor gibi görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Dün TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşananlarla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir. Ve bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız. Görüşlerinizi kalkar söylersiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz belli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu taslak raporunun Mecliste grubu olmayan partilere gönderilip gönderilmediğine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihayet şekli gönderilecektir. Ve tabii ki yine bu salonda kendi arkadaşımızı toplayarak, rapor hakkında müzakere yapılacak. Oylamayla birlikte de rapor tamamlanarak, bu süreç bütünüyle nihayete etmiş olacaktır" diye konuştu. "Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır" Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti nedeniyle hedef alınmasıyla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Bu çok bayat bir tartışma. Geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödediğimizi ülke olarak biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, Anayasa, hatta Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapılarında, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddi? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de zaten bizim baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu Türkiye’nin ödevidir. Bu sadece konulardan birisidir. Yani Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir" dedi. "Tek çözüm iki devlet" Zupancic ise, bir basın mensubunun İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki eylemlerinin giderek artmasıyla ilgili sorusu üzerine, "Hala hayatlar kaybediliyor. Yerleşimlerin bir genişlemesi söz konusu. Çok samimiyete söylemek istiyorum. Benim kişisel görüşüm özellikle bu barış nihayete erdirdiğinde bu barışın istikrarsız olacağı şeklindeydi. Filistin halkı temel yaşam hakkına, yaşama hakkına sahiptir. Bu noktada istikrarlı bir barışa ihtiyaçları var. Ancak bu olmayacak. İsrail’deki makamlar hala aynı kalırsa benim şahsi görüşüm, hala ceza mahkemesinden bir karar çıkmış, bir kişi hala bu mahkemenin karşısına gelmiş ve bu ülkeyi yönetmeye devam ediyorsa bu durum böyle devam edecek. Ve bu nedenle asgari en iyi istikrara ulaşabilmek için hem Filistin halkıyla hem de İsrail’de serbest görüşlü zihni salim insanlarla görüşmek lazım diye düşünüyorum. Çünkü İsrail’deki birçok kişi birlikte yaşamak istiyor zaten. Yani kaliteli bir şekilde Filistinlerle birlikte yaşamak isteyen İsrailliler var. Tek çözüm iki devlet. Ancak bunun sağlanması için bizim liderliğe ihtiyacımız var. Liderlere ihtiyacımız var. Ve bu liderlerin böylesi bir çözümü uygulamaya ehil olmaları lazım. Ve böylesi liderler olana kadar yani açık bir şekilde bu soykırımı devam ettirenler devam ettikçe böyle bir çözüme ulaşmak maalesef çok zor olacak" diye konuştu.
Başkan Taşkın: Eski Malatya’da eğitime yeni bir merkez kazandırdık
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:25 Başkan Taşkın: Eski Malatya’da eğitime yeni bir merkez kazandırdık Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya Meydan Çarşısı’nda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi, ardından Battalgazi Belediyesi tarafından öğrencilere ücretsiz eğitim verilen Kurs Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya Meydan Çarşısı’nda incelemelerde bulunarak esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Battalgazi Belediyesi tarafından öğrencilere ücretsiz eğitim desteği sunmak amacıyla kısa süre önce faaliyete geçirilen Eğitim Kurs Merkezi’ni de ziyaret eden Başkan Taşkın, merkezde eğitim gören öğrenciler ve görev yapan öğretmenlerle görüşerek yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. "Öğrencilerimizin sınav sürecine destek olmayı amaçlıyoruz" Kurs merkezinin önünde değerlendirmelerde bulunan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya’ya kazandırılan eğitim merkezinin bölgedeki öğrenciler için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, "Battalgazi’mize kazandırdığımız güzel bir eserin önündeyiz. Eski Malatya’da faaliyete başlayan eğitim merkezimizde, başta bu bölgedeki mahallelerimiz olmak üzere merkezdeki birçok mahalleden öğrencilerimizi bir araya getirdik. Üniversiteye hazırlık ve liseye hazırlık dersleri veriyoruz. Çok yoğun bir talep var. Modern bir tesis oluşturduk. Her branştan tecrübeli öğretmenlerimizle çocuklarımıza eğitim hizmeti sunuyor, onları sınavlara en iyi şekilde hazırlıyoruz" dedi. Merkezin yaklaşık bir buçuk aydır faaliyet gösterdiğini ifade eden Taşkın, mahalle muhtarlarının da duyurular konusunda destek verdiğini belirterek, "Hemen hemen her mahallemizden öğrencilerimiz burada eğitim alıyor. Bu çocukları kendi emanetimiz, kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Ailelerine ve mahallelerine mahcup olmamak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Temennimiz, bu merkezde eğitim alan öğrencilerimizin sınavlarda önemli başarılar elde etmesidir" diye konuştu. Öğretmenlerle de bir araya gelen Başkan Taşkın, eğitim sürecinin niteliğine dikkat çekerek, "Burada görev yapan öğretmenlerimizden en büyük beklentimiz, öğrencilerimize kendi çocukları gibi özen göstermeleridir. Biz nasıl kendi evladımıza itina gösteriyorsak, sizlerin de aynı hassasiyetle hareket edeceğinize inanıyoruz. Disiplinli ve özverili bir çalışmayla bu merkezden çok güzel başarılar çıkacaktır. Battalgazi’mizin ve Eski Malatya’mızın gözü bu merkezde olacaktır" ifadelerini kullandı. Yeni eğitim merkezleri için çalışmalar sürüyor Battalgazi Belediyesi olarak eğitim alanındaki yatırımlara devam edeceklerini vurgulayan Başkan Taşkın, Eski Malatya’da faaliyete geçen kurs merkezinin benzerlerinin ilçenin farklı noktalarında da hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Taşkın, yeni merkezlerin 2026 yılı sonbahar dönemine kadar tamamlanmasının planlandığını ifade ederek, "Eski Malatya’mıza ve Battalgazi’mize kazandırdığımız bu eğitim merkezinin öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah burada yetişen çocuklarımızın başarıları hepimizi gururlandıracaktır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim hizmet etmemizi istiyorlar"
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:14 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim hizmet etmemizi istiyorlar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı."Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi."Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır"Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu."Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsek az" dedi.Türkiye’nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı."Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"AK Parti’nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum.""Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen ‘İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala’ çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan’da unutmayacaklarını sözlerine ekledi."Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi ‘boş senet imzalatıyorlar’ gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. ‘Faizle afet konutu satıyorlar’ diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, ‘çapları bu kadarmış’ der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz" dedi."Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ortak basın toplantısı
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:06 TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ortak basın toplantısı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, " Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak. Hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi eskilerin tabiriyle bir takım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur" dedi. Kurtulmuş, Slovenya Ulusal meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile ortak basın toplantısı düzenledi. Tören Salonu’nda düzenlenen toplantıya Türk ve Slovenya yetkililer katıldı. Kurtulmuş, Türkiye ve Slovenya hükümetleri arasında var olan ilişkilerin Parlamenter diplomasinin iki ülke Parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye olduğunu belirterek, dostluk grupları yanında iktisat komisyonlarının ve ayrısı ayrıca iki ülke üyesi olduğu uluslararası asambleler çerçevesinde de iki ülkenin heyetlerinin, iki ülkenin üyeleri çok yakın temas içerisinde çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Kurtulmuş, "Maalesef uzunca bir süredir devam eden yetmiş beş bin kişiyi aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı büyük bir zulümle öldürüldüğü soykırımın yani İsrail tarafından Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi de Slovenya’dır. Slovenya özellikle Filistin davasına verdiği destekle orada zulüm gören soykırıma tabi tutulan Filistin’in masum insanlarına verdiği destekle ve en sonunda geçtiğimiz yıl Filistin Devleti’nin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihi doğru yol tarafında yer almış insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya Norveç ve İrlanda’yla birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci geçtiğimiz sene bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 batılı ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli bir arkadaşım Madam Zupancıç’in Slovenya Meclisi’ndeki oylamalar sırasında yani Filistin Devleti’nin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin Devleti’nin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım Batı ülkeleri bakımından da yolu açan yol gösteren bir özellik taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Filistin’de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan Filistin Devleti’nin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu’daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerinde tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur. İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir. Dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı. Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünüşte de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemektir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformla, aynı ülkelerde bulmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Dün TBMM’de Bakanların yemini öncesinde yaşananları hakkında sorulan soruya Kurtulmuş, "Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir. Ve bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak. Hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi eskilerin tabiriyle bir takım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinden yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız. Görüşlerinizi kalkar söylersiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır. Demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş. Ve Sayın Cumhurbaşkanı milletimizi belli süre içerisinde yönetme yetkisine vermiştir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu taslak raporu grubu olmayan partilere gönderilip gönderilmediğine ilişkin soruya Kurtulmuş, "Bir anlamda gibi süreç gidiyor. Bu anlamda komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihayet şekli gönderilecektir. Ve tabii ki yine bu salonda arkadaşlarımızı toplayarak kendi arkadaşımızı toplayarak rapor hakkındaki müzakere yapılacak. Oynamayla birlikte de rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayet etmiş olacaktır" diye konuştu. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafetiyle ilgili tartışmaya Kurtulmuş şöyle cevap verdi: "Bu çok bayat bir tartışma. Ben geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödediğimizi ülke olarak biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, Anayasa hatta Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatları üniversite kapılarında kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman korkmadığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyor. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddi nedir? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının kılık kıyafetle başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için Anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de zaten bizim baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu Türkiye’nin ödevidir. Bu sadece konulardan birisidir. Yani Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir Anayasayla yönetilmemelidir." Zupancic, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki eylemlerin giderek arttığına yönelik soruya, "Hala hayatlar kaybediliyor. Yerleşimlerin bir genişlemesi söz konusu. Çok samimiyete söylemek istiyorum. Benim kişisel görüşüm. Özellikle bu barış nihayete erdirdiğinde bu barışın istikrarsız olacağı şekildeydi. Filistin halkı temel yaşam hakkına, yaşama hakkına sahiptir. Bu noktada istikrarlı bir barışa ihtiyaçları var. Ancak bu olmayacak. İsrail’deki makamlar hala aynı kalırsa benim şahsi görüşüm, hala ceza mahkemesinden bir karar çıkmış, bir kişi hala bu mahkemenin karşısına gelmiş ve bu ülkeyi yönetmeye devam ediyorsa bu durum böyle devam edecek. Ve bu nedenle asgari en iyi istikrara ulaşabilmek için hem Filistin halkıyla hem de İsrail’de serbest görüşlü zihni salim insanlarla görüşmek lazım diye düşünüyorum. Çünkü İsrail’deki birçok kişi birlikte yaşamak istiyorlar zaten. Yani kaliteli bir şekilde Filistinlerle birlikte yaşamak isteyen İsrailler var. Tek çözüm iki devletli Ancak bunun sağlanması için bizim liderliğe ihtiyacımız var. Liderlere ihtiyacımız var. Ve bu liderlerin böylesi bir çözümü uygulamaya ehil olmaları lazım. Ve böylesi liderler olana kadar yani açık bir şekilde bu soykırıma sebep olanları ve bu soykırıma devam ettirenler devam ettikçe böylesi bir çözüme ulaşmak maalesef çok zor olacak" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır"
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı."Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi."Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır"Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu."Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsek az" dedi.Türkiye’nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı."Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"AK Parti’nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum.""Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen ‘İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala’ çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan’da unutmayacaklarını sözlerine ekledi."Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi ‘boş senet imzalatıyorlar’ gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. ‘Faizle afet konutu satıyorlar’ diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, ‘çapları bu kadarmış’ der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz" dedi."Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Göktaş: "Amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek"
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:48 Bakan Göktaş: "Amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile odaklı çalışmalarımızı merkeze alan, politikalarımızı aile etrafında güçlendirecek bir vizyonu ortaya koyduk. Bizim amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme dair soruları yanıtladı. Göktaş, sosyal medyanın çocukların üzerindeki etkisinin küresel bir sorun haline geldiğini anlatarak, birçok ülkenin bu konuda hazırlığı olduğunu söyledi. 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı’nın başlıklarından birinin "dijital çağda aileyi güçlendirmek" olduğunu aktaran Göktaş, "Sosyal medyanın çocuklarımızın fiziksel, zihinsel gelişimlerinde olumsuz etkileri olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bu kapsamda da dünyada pek çok gelişmeleri izlerken bu sürecin bir parçası olmakla beraber bizler de ülkemizde 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesinin hayata geçirilmesini elzem olarak gördük. Çalışmalarımızı son aşamaya getirdik. AK Parti grubumuz yakın zamanda Meclis Başkanlığına bunu sevk edecektir önümüzdeki günlerde" ifadelerini kullandı. "Uyum süreci verilecek" Kontrol mekanizmasının nasıl olacağına dair bilgi veren Göktaş, "Biz sosyal medya platformlarının nasıl yapmaları gerektiğini söylemiyoruz. Çünkü onlar gerek yapay zeka destekli, gerek araçları kullanarak aslında kimin sosyal medyayı kullandığını çok net bir şekilde görebildiklerini, anlayabildiklerini bizlere söylediler. Dolayısıyla o tespiti de kendilerinin yapmalarını ve uygun bir modeli kendilerinin geliştirmelerini istiyoruz. Biz bu yasal düzenleme geçtikten sonra yürürlüğe girme süreci de olacak, bir yönetmelik çıkacak ve uyum süreci verilecek" açıklamasında bulundu. "Çocuklarımızı korumak adına bu adımları atmaya kararlıyız" Amaçlarının çocukları korumak olduğunu vurgulayan Göktaş, ailelere de büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. Göktaş, "Kendilerinin de bu konuda hem çocuklarına farkındalık oluşturmasını istiyoruz. Kendi telefonlarını verdikleri takdirde istediğimiz başarıya ulaşamayız. Sosyal medya artık sınırsız dipsiz bir kuyu. Çocuklarımızın odak süresinin son 10 yılda yüzde 30 azaldığını çok net bir şekilde biliyoruz ve sadece 8 saniye odaklanabiliyorlar. 8 saniyede bir sürekli odak değiştiriyorlar. Dolayısıyla bizler de çocuklarımızı korumak adına bu adımları atmaya kararlıyız" şeklinde konuştu. "Hedefimiz hem çocuklarda hem ebeveynlerde o farkındalığı, o bilinçlendirmeyi oluşturmak" Göktaş, 2026-2030 dönemini kapsayan Eylem Planı’nın çocukları korumak adına önemli bir çalışma olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çocuklarımızı çevrim içi korumak, aynı zamanda her türlü riskten korumak, olası akran zorbalığından, diğer olumsuzluklardan korumak, zararlı içeriklerden korumak adına 4 stratejik hedef üzerine kurulu bu eylem planımız. Öncelikle farkındalık ve bilinçlendirme. Burada hem aileleri hem çocuklara bakım veren herkesi, çocuklara hizmet veren pedagojik formasyonu olsun, bakım hizmeti veren öğretmenler, ebeveynlere bu farkındalık çalışmasını ve bilinçlendirme çalışmasını yürüteceğiz. Koruyucu ve önleyici mekanizmaların desteklenmesi ve güçlendirilmesi. Üçüncü temel stratejik hedefimiz ise dijital risklere karşı müdahale ve destek mekanizmalarımızın oluşturulması ve ayrıca güçlendirilmesi. Diğer bir stratejik hedefimiz ise yasal düzenlemelerimizin kurumsal düzenlemelerinde güçlendirilmesi. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi de bu sürecin bir parçası. Hedefimiz hem çocukları hem ebeveynleri o farkındalığı, o bilinçlendirmeyi oluşturmak. Aynı zamanda paydaş kurumları da bu alanda çalışmanın bir parçası haline getirmek." Çocuklar için uygun içeriklerin de oluşturulacağını söyleyen Göktaş, "Sadece internet odaklı değil, aynı zamanda da çocukların kendilerini geliştirebilecekleri güvenli içeriklerin, çocuk dostu uygulamaların da hem televizyon içeriklerinde hem genel olarak medyada, kültürde, sanatta hayatın her aşamasında çocuk odaklı çalışmaların da güçlendirilmesini önemsiyoruz" diye konuştu. "İBB tamamen kendi içinde bir denetim mekanizmasını oluşturduklarını iddia ediyor" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kreşlerinde yaşanan şiddet olayına ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Göktaş, "Vaka basına yansıdıktan sonra biz aileyi ziyaret ettik. 3 yaşındaki bir çocuğun İBB kreşinde istismara maruz kaldıklarını iddia ettiler ve bu süreçte yalnız bırakıldıklarını söylüyorlar. Ben de tabii ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak, çocuklardan sorumlu Bakanlık olarak aileyi ziyaret ettim. Aile özellikle dedi ki ‘Biz bu kreşin bakanlık denetiminde olduğunu düşünüyorduk.’ Aslında bu vaka bize İBB tarafından iletilmedi. Bakanlık denetimi altında olan veya bakanlık ruhsatlı bir kreş olsaydı, böyle bir vakada öncelikle ilgili kurumlara bilgi vermekle yükümlü. Özel kreşler bu şekilde çalışıyor, belediye kreşlerimiz bu şekilde çalışıyor. Fakat burada ruhsatsız ve denetim dışı işletilen bir sistem olduğu için İBB tamamen kendi içinde bir denetim mekanizmasını oluşturduklarını iddia ediyor" ifadelerine yer verdi. "Amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımları, memurlara yarı zamanlı çalışma modeli gibi pek çok alanda faaliyetler yürüttüklerini ifade eden Göktaş, "Aile Yılı vatandaşlarımız tarafından büyük bir teveccühle karşılığı olan bir Aile Yılı’na dönüştü. Aile odaklı çalışmalarımızı merkeze alan, politikalarımızı aile etrafında güçlendirecek bir vizyonu ortaya koyduk. Bizim amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" açıklamasında bulundu. "Aileyi merkeze alan ve aile içindeki her bir ferdi güçlendiren çalışmalarımızı sürdüreceğiz" Türkiye’nin nüfus olarak Avrupa’nın en genç ülkelerinden biri olduğunu dile getiren Bakan Göktaş, "Fakat yıllar boyunca yaşlanmaya devam ediyoruz. 65 yaş üstü vatandaş sayımız yüzde 11 ve önümüzdeki yıllarda yaşlanmaya doğru bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de buna benzer bir eğilim var. Bizler de özellikle genç ve dinamik nüfus yapımızı korumak, ama aynı zamanda kuşaklar arası bağları kuvvetlendirmek adına bu çalışmalarımızı yürütüyoruz. Aile Yılı 31 Aralık’ta bitmedi. Biz yürüttüğümüz bütün bu çalışmalarımızı daha kalıcı hale getirebilmek için ve politikalarımızı kalıcı hale getirebilmek için Sayın Cumhurbaşkanımız 2026-2035 yılında da ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak ilan etti. Bu kapsamda da çalışmalarımızı ilgili bütün kurumlarımızla da yürütmeye devam edeceğiz. Aileyi merkeze alan ve aile içindeki her bir ferdi güçlendiren çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli’yle hanenin gelirini belli bir gelir seviyesine getirecek şekilde bir destek sunacağız" Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nin temel amacına ve sosyal yardım sisteminden farkına değinen Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Bu model 12. Kalkınma Planımızda aslında hedefler doğrultusunda sosyal yardım sistemimizin köklü bir dönüşüm anlayışıyla ele aldık. Bu kapsamda da bakanlığımızın aslında çok uzun bir süredir 14 farklı kurumla Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli’ne çalışıyoruz. Bu çalışmamızın son aşamasına geldik. Geçtiğimiz yıl simülasyon çalışmaları yürüttük. Bu kapsamda aslında Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli’yle hane içerisinde yaşayan fertlerin özelliklerini de dahil ederek hanenin gelirini belli bir gelir seviyesine getirecek şekilde bir destek sunacağız. Bu yıl pilot çalışmalarımızı başlattık. Önümüzdeki yıl inşallah bütün Türkiye’ye yaygınlaştıracağımız aslında 2.0 yeni nesil bir sosyal destek sistemini hayata geçirmiş olacağız. 2027’de bütün Türkiye’ye yaygınlaştıracağımız bir model. Bu sene pilot çalışmalarımızı yine bazı illerde yürütüyoruz."