POLİTİKA
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:50 Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerin ardından Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Teklife göre, vergi ve diğer kamu borçları azami taksit süresi 72 aya çıkarılacat. Teminat aranmaksızın tescil edilebilecek borç tutarı bir milyon liraya yükseltilecek. Veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranının yüzde 1 olarak uygulanması öngörülüyor. Teknogirişim şirketi çalışanlarına verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırı yıllık brüt ücretin bir katından iki katına çıkarılacak. Türkiye’ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olacak. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine yönelik yeni bir vergi istisnası getirildi. Buna göre, nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (İstanbul Finans Merkezi’ndeki merkezler için beş katı) gelir vergisinden müstesna tutularak toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlanıyor. Türkiye’nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" tanımı yapıldı. En az üç ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine bu statü verilerek; finansal danışmanlık, stratejik yönetim ve teknoloji danışmanlığı gibi üst düzey hizmetlerin Türkiye’den koordine edilmesi hedefleniyor. Transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamı genişletildi. Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye getirilmeden satılması (transit ticaret) ile nitelikli hizmet merkezlerinin kazançlarına yönelik indirim oranı yüzde 95 olarak (İstanbul Finans Merkezi’ndeki katılımcılar için yüzde 100) belirlendi. Transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin, "Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi" hesaplamasında matrahtan düşülmesine imkan tanınıyor. Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında veya yurt içinde olup kayıt dışı kalmış varlıklarını milli ekonomiye kazandırmaları teşvik ediliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Rusya-Ukrayna)Türkiye, tarafların istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamında kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır"
17 Nisan 2026 Cuma - 16:16 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Rusya-Ukrayna)Türkiye, tarafların istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamında kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin yalnızca siyasi ve askeri dengelerdeki değişimle açıklanamayacak kadar derin bir kırılma yaşadığını belirterek, "Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Bizim ’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına hafta içinde Kahramanmaraş’ta yaşanan olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü paylaşarak başladı. Erdoğan, "Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın" ifadelerini kullandı.Bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkat çeken Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığı’na ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür etti. Erdoğan, "Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir" dedi.Türkiye’nin Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediğini söyleyen Erdoğan, "Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.Günümüzde diplomasinin yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıktığını vurgulayan Erdoğan, "Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor" diye konuştu."Küresel sistemde yaşanan kriz, ahlaki ve varoluşsal bir krizdir"İnsanlık ailesi olarak içinden geçilen dönemi anlamak için sürecin doğru tahlil edilmesi ve dinamiklerin doğru okunması gerektiğini kaydeden Erdoğan, uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıların yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklanamayacağını söyledi. Erdoğan, "Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir" dedi."Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir"Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ulaştığı boyutun görülmesi için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmanın yeterli olduğunu söyledi. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının 172 bini geçtiğini belirten Erdoğan, "Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir. Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir?" diyerek uluslararası sistemi eleştirdi."Dünya beşten büyüktür" vurgusuCumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 13 yıldır "Dünya beşten büyüktür" şiarıyla insanlığın gündemine taşıdığı temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizinin çözülebileceğini ne de daha adil bir dünyanın inşa edilebileceğini söyledi. Erdoğan, "’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta; Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barış için etkili şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir" diye konuştu.Hürmüz ve enerji mesajıCumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunması gerektiğini vurgulayarak, Hürmüz Geçidi ile ilgili Türkiye’nin tavrının net olduğunu söyledi. Erdoğan, "Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır" dedi.Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.Ukrayna ve Suriye mesajıCumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını belirterek, "Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır" dedi.Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesinin bölgenin geleceği için hayati önemde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum" dedi.Balkanlar, Türk dünyası ve Orta KoridorErdoğan, Balkan vizyonlarında barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelik olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Bu düşünceyle hayata geçirdiğimiz ‘Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutluyuz" dedi. Avrasya’da barış ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatı’nı her geçen gün güçlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Bu yılın son çeyreğinde ülkemizde düzenleyeceğimiz 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağız. Dönem başkanlığımızda teşkilatımızın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü inşallah daha da artıracağız. Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergah olan Hazar geçişli ’Doğu-Batı Orta Koridor’ girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz" şeklinde konuştu.Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve AfrikaCumhurbaşkanı Erdoğan, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istediklerini söyledi. Erdoğan, "Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi, savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkünün dirayetli tutumu bugün Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır" dedi.Libya’da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaların sürdüğünü söyleyen Erdoğan, Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle desteklediklerini kaydetti. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanında olduklarını belirten Erdoğan, Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteklerinin baki olduğunu söyledi.NATO, AB ve COP31Türkiye’nin barışçıl dış politikasını sürdürürken mevcut ittifak bağlarını da tahkim ettiğini vurgulayan Erdoğan, "Avrupa-Atlantik bölgesinin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak, bu yıl 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağız" dedi. Erdoğan, zirvede ittifakı geleceğe güçlü şekilde taşıyacak önemli kararlar alınmasını ümit ettiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını söyledi.Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e de değinen Erdoğan, "COP31 başkanlığımız süresince ‘Sıfır Atık’ hareketinin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız" dedi."Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir"Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca barış, istikrar ve adaletin yalnızca güçle değil, dayanışma ile sağlandığını söyledi. İbn Haldun’a atıf yapan Erdoğan, "Bir toplumu ayakta tutan sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan ‘asabiye’dir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir; asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Başkan Aras, Demokrasi zirvesi için Barselona’da
17 Nisan 2026 Cuma - 16:07 Başkan Aras, Demokrasi zirvesi için Barselona’da Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yerel yönetimlerin demokrasi üzerindeki rolünün ele alınacağı uluslararası programa katılmak üzere Barselona’ya gidiyor. "Yerelden Yükselen İlerici Güç: Demokrasinin İlk Hattı" başlığıyla düzenlenecek etkinlik, 18 Nisan’da gerçekleştirilecek. Küresel İlerici Hareket (Global Progressive Mobilisation) ve PES Group iş birliğiyle düzenlenen buluşmada, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere farklı ülkelerden yerel yönetim liderleri bir araya gelecek. Programda, şehirlerin demokratik değerleri güçlendirmedeki rolü ve "ilerici şehirler sonuç üretir" yaklaşımı öne çıkacak. Başkan Aras, küresel liderlerle aynı platformda Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni, Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri, Buenos Aires Valisi Axel Kicillof ve Toronto Belediye Meclis Üyesi Alejandra Bravo’nun da katılacağı etkinlikte, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Sosyalist Yerel ve Bölgesel Yönetimler Ağı Başkanı Ahmet Aras Türkiye’yi temsil eden isimlerden biri olacak. Programda ayrıca Avrupa Bölgeler Komitesi Başkanı Kata Tütt ve New York Belediyesi Uluslararası İlişkiler Ofisi Komiseri Ana Maria Archila da yer alacak. Gündemde Konut, Hizmet ve Dayanışma Var Etkinlikte; erişilebilir konut politikaları, ulaşım ve altyapı başta olmak üzere kamusal hizmetler, toplumsal dayanışmayı güçlendiren yerel uygulamalar gibi başlıklar ele alınacak. Yerel yönetimlerin yaşam kalitesini artıran somut çözümleri paylaşılırken, aşırı sağın ayrıştırıcı söylemlerine karşı kapsayıcı şehir modelleri tartışılacak. Yerelden küresele mesaj Barselona’da gerçekleştirilecek program aynı zamanda canlı yayınla da izlenebilecek. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın da katılımıyla, Barselona’dan Buenos Aires’e, Roma’dan Toronto’ya uzanan bu buluşma, yerel yönetimlerin artık sadece yerel değil, küresel ölçekte söz sahibi olduğunu ortaya koyacak. Başkan Aras: "Demokrasinin gücü yerelden yükselir" Yerel yönetimlerin demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Sosyalist Yerel ve Bölgesel Yönetimler Ağı Başkanı Ahmet Aras, "Bugün dünyada demokrasinin en güçlü savunma hattı şehirlerdir. Çünkü vatandaşın günlük yaşamına en doğrudan dokunan, sorunlara en hızlı çözüm üreten ve dayanışmayı büyüten yapılar yerel yönetimlerdir" dedi. Yerel yönetimlerin yalnızca hizmet sunan kurumlar olmadığını vurgulayan Başkan Aras, "Aynı zamanda adaletin, eşitliğin ve katılımcılığın hayat bulduğu alanlardır. Bizler şehirlerimizde ürettiğimiz çözümlerle sadece kendi kentlerimize değil, küresel ölçekte daha adil ve kapsayıcı bir dünyanın inşasına katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Barselona’daki buluşmanın bu açıdan önemli bir platform olduğunu belirten Başkan Aras, "Farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek deneyimlerimizi paylaşacağız, ortak aklı büyüteceğiz. İnanıyorum ki yerelden yükselen bu dayanışma, demokrasiyi güçlendiren küresel bir harekete dönüşmeye devam edecek" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hürmüz’le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık
17 Nisan 2026 Cuma - 16:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hürmüz’le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin yalnızca siyasi ve askeri dengelerdeki değişimle açıklanamayacak kadar derin bir kırılma yaşadığını belirterek, "Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Bizim ’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına hafta içinde Kahramanmaraş’ta yaşanan olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü paylaşarak başladı. Erdoğan, "Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın" ifadelerini kullandı.Bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkat çeken Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığı’na ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür etti. Erdoğan, "Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir" dedi.Türkiye’nin Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediğini söyleyen Erdoğan, "Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.Günümüzde diplomasinin yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıktığını vurgulayan Erdoğan, "Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor" diye konuştu."Küresel sistemde yaşanan kriz, ahlaki ve varoluşsal bir krizdir"İnsanlık ailesi olarak içinden geçilen dönemi anlamak için sürecin doğru tahlil edilmesi ve dinamiklerin doğru okunması gerektiğini kaydeden Erdoğan, uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıların yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklanamayacağını söyledi. Erdoğan, "Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir" dedi."Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir"Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ulaştığı boyutun görülmesi için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmanın yeterli olduğunu söyledi. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının 172 bini geçtiğini belirten Erdoğan, "Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir. Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir?" diyerek uluslararası sistemi eleştirdi."Dünya beşten büyüktür" vurgusuCumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 13 yıldır "Dünya beşten büyüktür" şiarıyla insanlığın gündemine taşıdığı temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizinin çözülebileceğini ne de daha adil bir dünyanın inşa edilebileceğini söyledi. Erdoğan, "’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta; Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barış için etkili şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir" diye konuştu.Hürmüz ve enerji mesajıCumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunması gerektiğini vurgulayarak, Hürmüz Geçidi ile ilgili Türkiye’nin tavrının net olduğunu söyledi. Erdoğan, "Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır" dedi.Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.Ukrayna ve Suriye mesajıCumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını belirterek, "Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır" dedi.Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesinin bölgenin geleceği için hayati önemde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum" dedi.Balkanlar, Türk dünyası ve Orta KoridorErdoğan, Balkan vizyonlarında barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelik olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Bu düşünceyle hayata geçirdiğimiz ‘Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutluyuz" dedi. Avrasya’da barış ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatı’nı her geçen gün güçlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Bu yılın son çeyreğinde ülkemizde düzenleyeceğimiz 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağız. Dönem başkanlığımızda teşkilatımızın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü inşallah daha da artıracağız. Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergah olan Hazar geçişli ’Doğu-Batı Orta Koridor’ girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz" şeklinde konuştu.Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve AfrikaCumhurbaşkanı Erdoğan, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istediklerini söyledi. Erdoğan, "Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi, savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkünün dirayetli tutumu bugün Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır" dedi.Libya’da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaların sürdüğünü söyleyen Erdoğan, Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle desteklediklerini kaydetti. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanında olduklarını belirten Erdoğan, Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteklerinin baki olduğunu söyledi.NATO, AB ve COP31Türkiye’nin barışçıl dış politikasını sürdürürken mevcut ittifak bağlarını da tahkim ettiğini vurgulayan Erdoğan, "Avrupa-Atlantik bölgesinin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak, bu yıl 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağız" dedi. Erdoğan, zirvede ittifakı geleceğe güçlü şekilde taşıyacak önemli kararlar alınmasını ümit ettiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını söyledi.Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e de değinen Erdoğan, "COP31 başkanlığımız süresince ‘Sıfır Atık’ hareketinin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız" dedi."Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir"Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca barış, istikrar ve adaletin yalnızca güçle değil, dayanışma ile sağlandığını söyledi. İbn Haldun’a atıf yapan Erdoğan, "Bir toplumu ayakta tutan sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan ‘asabiye’dir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir; asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Bakan Fidan: "Gazze’de başlayan Lübnan’a sıçrayan İsrail yayılmacılığı doğrudan tehdit haline gelmiştir"
17 Nisan 2026 Cuma - 15:44 Bakan Fidan: "Gazze’de başlayan Lübnan’a sıçrayan İsrail yayılmacılığı doğrudan tehdit haline gelmiştir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin çok boyutlu krizlerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "İsrail’in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır. Bölgemizi çatışma girdabına sürükledi. Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesidir" dedi.İlki 2021 yılında düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, forumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde küresel bir markaya dönüştüğünü söyledi. Forumun benzerlerinden ayrılan başlıca özelliklerinden birinin eşsiz buluşturma gücü olduğunu ifade eden Fidan, "Diplomasinin nabzı Antalya’da akmakta. Belirsizliğin çoğaldığı bugün de geleceği nasıl şekillendireceğimizin vizyonu burada atılmaktadır. Çözümler, ortak akıl ve hikmet ile şekillenecektir" ifadelerini kullandı."Birbirini tetikleyen çok boyutlu krizlerle karşı karşıyayız"Bakan Fidan, dünyada belirsizlik ve krizlerin çağın baskın karakteri haline geldiğini vurgulayarak, uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdidin kuralsızlık ve adaletsizlik olduğunu söyledi. Geçen yıl forumun gündemine Gazze’de yaşananların, bu yıl ise İran savaşının oturduğunu belirten Fidan, bu sürecin bölgeyi ağır tehditler altına soktuğunu kaydetti. Fidan, "Şüphesiz bu savaştan herkesin çıkaracağı tarihi dersler bulunmaktadır. Ancak ilk ve acil görev ateşkesin sağlanmasıdır. Sağlanan bu sükunet ortamı sorunun asıl kaynağını gözden kaçırmamalıdır. Gazze’de başlayan, Lübnan’a sıçrayan İsrail yayılmacılığı doğrudan tehdit haline gelmiştir" dedi.Uluslararası toplumun bugün nadir görülen bir anlayış birliği sergilediğini dile getiren Fidan, Antalya’da bir araya gelişin temel düşüncesinin de bu olduğuna işaret etti. Fidan, "Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesidir. Diplomasi, yarını tasarlamaktır" diye konuştu."Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar var"Hakan Fidan, yarını tasarlama vizyonunun iki ana taşıyıcı sütun üzerine yükselmesi gerektiğini belirterek, bunlardan ilkinin küresel düzeyde kurumsal reform olduğunu söyledi. Temsil kabiliyeti zayıf yapılarla krizlerin yönetilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar önce küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara dikkat çektiğini hatırlattı. Fidan, "Krizler şimdi ülkelerin kapısına dayanınca Cumhurbaşkanımızın değindiği noktalara geldiler. Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar var. Uluslararası toplumun önünde ertelenemez bir vicdani muhasebe bulunmaktadır. Barış süreçleri düzen bozucu aktörlerin insafına bırakılmamalıdır. Süreçlerin sabote edilmesine müsaade edilmemelidir" ifadelerine yer verdi.İnsanlığın geleceğe dönük sınamalarla eş zamanlı mücadele etmek zorunda olduğunu söyleyen Fidan, bugün sorumluluk alınmaması halinde 10 yıl sonra ihtilafların çok daha yıkıcı hale geleceğini belirtti. Yapay zekanın da kısıtlı sayıda aktörün elinde yeni bir tahakküm aracına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, insanlığın bu teknolojik imkândan birlikte faydalanması ve hiçbir coğrafyanın geride bırakılmaması gerektiğini kaydetti. İklim değişikliği ve kuraklığın ise insan hayatının her alanına dokunan varoluşsal bir sorun haline geldiğini söyledi."İsrail’in ölçüsüz saldırganlığı bölgemizi çatışma girdabına sürüklüyor"Fidan, küresel reform ihtiyacı kadar hayati olan ikinci ayağın ise bölgede barış ve refahı kalıcı hale getirecek stratejik adımlar olduğunu söyledi. Ankara merkezli geniş bir jeopolitik okuma yapıldığında karşılarına birbiriyle bağlantılı çok katmanlı kriz dinamiklerinin çıktığını ifade eden Fidan, coğrafyanın eş zamanlı krizlerin baskısı altında bulunduğunu dile getirdi. Kuzeyde beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarstığını belirten Fidan, güneydoğuda ise İsrail’in ölçüsüz saldırganlığının Gazze sınırlarını çoktan aştığını söyledi.Fidan, "İsrail’in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır. İsrail, bölgemizi çatışma girdabına sürükledi. Tüm bunlara ek olarak, geleceğimize yönelik sınamalarla da eş zamanlı mücadele etmek zorundayız. Lübnan’dan Suriye’ye, son olarak İran’a uzanan bu tırmanma hattı, bölgemizi geniş bir çatışma girdabına sürüklemektedir. Daha güneyde, Afrika Boynuzu’nda hassasiyetle takip ettiğimiz gelişmeler de bir diğer endişe kaynağıdır. Sudan’da devam eden çatışmaların yol açtığı yıkım, bölge ülkeleri arasındaki ihtilaflar ve boğazlara yönelik tehdit potansiyeli, bu stratejik coğrafyayı ciddi güvenlik riskleriyle baş başa bırakmaktadır" dedi."Türkiye ara buluculuk profiline sahip ender ülkelerden biri"Bu kriz haritasının neredeyse tamamında, sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde ilişki kurabilen ender ülkelerden birinin Türkiye olduğunu belirten Hakan Fidan, Türkiye’nin teknik anlamda da ara buluculuk rolü üstlenmeye son derece istekli olduğunu söyledi. Fidan, bölgede yaşanan her krizin yükünü, acısını ve sonuçlarını derinden kavrayan bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayarak, "Bu kriz haritasının neredeyse tamamında güven temelinde konuşabilen ender ülkelerinden biri Türkiye’dir. Bugüne kadar bölgemizin selameti için daima elimizi taşın altında koyduk, koymaya devam edeceğiz. Bu yolda, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve çizdiği politik vizyon istikametimizi belirlemeye devam edecektir" ifadelerini kullandı."Bölgemizin savaşlara, işgallere, teröre ve iç çatışmalara tahammülü kalmamıştır"Artık bölgenin savaşlara, işgallere, teröre ve iç çatışmalara tahammülünün kalmadığını vurgulayan Fidan, bölge ülkelerinin güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla barış ve istikrarı hayata geçirmek zorunda olduğunu söyledi. Bu vizyonun; ortak çıkar alanlarında daimi ve sonuç odaklı bölgesel iş birliğiyle, bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla, etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin ayrıştırıcı değil birleştirici unsur olarak görülmesiyle, bölgesel halkların ve devletlerin savunma kapasitelerinin birbirlerine karşı değil birbirlerinin güvenliği için seferber edilmesiyle ve devlet dışı aktörler üzerinden nüfuz arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesiyle anlam kazanacağını kaydetti.Fidan, bölgede tüm sorunların temel kaynağı olan Filistin meselesinde iki devletli çözüm yönündeki güçlü iradenin derhal hayata geçirilmesi gerektiğini de belirterek, bu bölgesel mimarinin uzun vadeli barış ve istikrarın kurumsal temeller üzerinde yükselmesini mümkün kılacağını ifade etti. Fidan, "Tarih bize defalarca göstermiştir ki kalıcı barış, krizlerin derinleştiği anlarda atılan cesur adımlarla inşa edilir. Biz buna yürekten inanıyoruz. Bu minvalde ortak aklı, dayanışmayı ve çözüm üretme iradesini bugün burada bir kez daha vurguluyor, bunu hayata geçirmek için adımlar atıyoruz. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu da işte bu arayışın en anlamlı zeminlerinden birini teşkil etmektedir" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çolakoğlu : ‘Yaşananlar Zonguldak’a yakışmadı’
17 Nisan 2026 Cuma - 15:11 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çolakoğlu : ‘Yaşananlar Zonguldak’a yakışmadı’ AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, İl Genel Meclisi seçim sürecinde yaşanan tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, hukuki sürece vurgu yaparak yaşanan görüntülerin üzücü olduğunu belirtti. AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimi sonrası yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çolakoğlu, ortaya çıkan tablonun Zonguldak’a yakışmadığını ifade etti. Yerel basında yer alan görüntüleri takip ettiğini belirten Çolakoğlu, yaşanan gerginliğin kendilerini üzdüğünü dile getirerek, "Gördüğümüz görüntüler bizleri üzdü. Bu durumun Zonguldak’a yakışmadığını açıkça söyleyebilirim" dedi. Seçim sürecine ilişkin itirazların hukuk çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulayan Çolakoğlu, "Yapılan bir seçim var. Bu seçimle ilgili itiraz edilecekse bunun yolu bellidir. Hukuk çerçevesinde yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Kamu kurumlarında yaşanan gerginliklere de değinen Çolakoğlu, "Devletin salonunu işgal etmek, kapıları kapatmak gibi davranışlar doğru değildir" şeklinde konuştu. Siyasi söylemlerin yapıcı olması gerektiğini belirten Çolakoğlu, "Şova dönük, belirli kitlelere mesaj vermeye yönelik eylemler Zonguldak’a fayda sağlamaz. Bu tür yaklaşımlar uzun vadede kimseye katkı sunmaz" dedi. Zonguldak’ta birlik ve istişare kültürünün korunmasının önemine dikkat çeken Çolakoğlu, milletvekillerinin söylemlerinde daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Valilik makamının görevini kanunlar çerçevesinde yürüttüğünü belirten Çolakoğlu, devlet yönetiminde kuralların esas alınması gerektiğini vurguladı. Şehirde huzurun korunmasının önemine değinen Çolakoğlu, "Karşılıklı anlayış ve istişare kültürünü kaybetmemeliyiz. Aksi halde şehirde huzur zarar görür" ifadelerini kullandı.