Son Dakika
|
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
Fırtınada minarenin yıkılma anı kamerada
Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu
İran: "ABD’nin 14 maddelik teklifimize yanıtı Pakistan aracılığıyla bize iletildi"
Arnavutköy’de rüzgarın etkisiyle caminin minaresi sallandı, iki bina tahliye edildi
Heybeliada’nın simgesi dev bayrak direği şiddetli rüzgarda devrildi
Barış Göktürk: "Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız"
POLİTİKA
Övgü dolu konuşma sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 03:33:41
Erzincan’da düzenlenen programda AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu sözleri ve Yıldırım’ın kameralara yansıyan mimikleri sosyal medyada farklı yorumlara neden olurken, görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı ve tartışma konusu oldu. Bu görüntünün ardından teşkilat toplantısında partililere seslenen Kabadayı, Binali Yıldırım’ın Erzincan ve Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek, teşkilat mensuplarına sahada daha özgüvenli hareket etmeleri ve dezenformasyona karşı daha güçlü duruş sergilemeleri çağrısında bulundu. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu ifadeleri ve Yıldırım’ın program sırasındaki yüz ifadesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Erzincan’da düzenlenen programda Alpay Kabadayı, konuşmasının büyük bölümünü Binali Yıldırım’a ayırarak Yıldırım’ın hem Erzincan hem de Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. Kabadayı, konuşmasında Yıldırım döneminde hayata geçirilen projelerin vatandaşlar tarafından bilindiğini ve takdir edildiğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapmış olduğunuz projeler vatandaşlarımızın dilinde. Attığınız her imza bizim için gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmanın sürdüğü sırada kameralara yansıyan Yıldırım’ın mimikleri ve vücut dili, sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu. Yaklaşık 1 dakika 21 saniye süren görüntülerde Yıldırım’ın zaman zaman değişen yüz ifadesi bazı kullanıcılar tarafından "sıkılma" veya "rahatsızlık" şeklinde değerlendirilirken, bazı kullanıcılar ise bunun uzun süren protokol konuşmalarında doğal bir durum olduğunu savundu. Görüntülerin kısa sürede yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim Kabadayı’nın konuşmasını "nezaket ve vefa göstergesi" olarak yorumlarken, diğer bir kesim Yıldırım’ın mimiklerinin "uzun övgü konuşmasına verilen doğal bir tepki" olduğunu öne sürdü. Tartışmalar kısa sürede yerel siyasetin gündem başlıkları arasına girdi. Program sonrası görüntülerin dijital platformlarda geniş yankı uyandırmasının ardından, AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın daha sonra düzenlenen teşkilat toplantısında partililere seslendiği öğrenildi. Toplantıda konuşan Kabadayı, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif ve özgüvenli olmaları gerektiğini belirterek, dezenformasyon ve olumsuz propagandalara karşı daha sert ve hızlı şekilde karşılık verilmesi çağrısında bulundu. Kabadayı, teşkilatın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, "Biz değerlerimize her zaman saygılıyız. Büyüklerimizin her zaman başımızın üstünde yeri var. Onları her zaman değerli kılacağız" dedi. Göreve geldiği günden bu yana yaklaşık 14-15 aylık süreci değerlendiren Kabadayı, yaşanan zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade ederek, teşkilatın sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. "Bazen hastalıkları görmezden geldik, bazen sesimiz kısıldı, bazen üşüdük ama davamızdan bir an olsun geri adım atmadık" diyen Kabadayı, bu davanın "hak ve hakikat davası" olduğunu ve Türkiye’nin geleceği için büyük sorumluluk taşıdıklarını dile getirdi. Dünyada ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmelere de değinen Kabadayı, Türkiye’nin huzur ve istikrarını korumak için teşkilat mensuplarına önemli görevler düştüğünü belirtti. Sahada karşılaşılan olumsuz söylemlere karşı daha güçlü bir iletişim kurulması gerektiğini ifade eden Kabadayı, teşkilatın bu süreçleri birlik içinde aşacağını kaydetti. Programda gündem olan görüntüler ve sonrasında yapılan açıklamalar, Erzincan siyasetinde günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 02:58
Erzincan hattında bitmeyen vaatler zinciri
Yıllardır gündemde olan Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu hattı için bir kez daha "tamamlanmalı" çağrısı yapılırken, projede somut ilerleme olup olmadığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu hattı yeniden gündeme gelirken, sık sık verilen "hızlandırılmalı" mesajlarına rağmen projenin takvimi netlik kazanmış değil. Bölge için stratejik öneme sahip olduğu vurgulanan demiryolu hattına ilişkin açıklamalar sürerken, kamuoyunda projenin ne zaman tamamlanacağına dair belirsizlik dikkat çekiyor. AK Parti Erzincan Milletvekili ve KİT Alt Komisyonu Başkanı Süleyman Karaman, ulaşım yatırımlarının ele alındığı toplantının ardından Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu hattına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve bağlı kuruluşların hesaplarının görüşüldüğü toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Karaman, Türkiye’yi doğudan batıya bağlayacak demiryolu vizyonunda Erzincan’ın önemli bir merkez olduğunu belirtti. Karaman, Edirne’den hareket edecek yüksek hızlı trenin kesintisiz şekilde Kars’a ulaşması gerektiğini vurgulayarak, özellikle Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars hattındaki çalışmaların hızlandırılmasının bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin lojistik kapasitesini artıracak projelere de değinen Karaman, güneyden kuzeye uzanan "Kalkınma Yolu" projesi ile batıdan doğuya Edirne-Kars hattının stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti. Demiryolu yatırımlarının sadece bir ulaşım projesi olmadığını dile getiren Karaman, "Bu yatırımlar gelecek nesillere bırakılacak en büyük miraslardan biridir. Siyasi irade, parlamento ve 86 milyon vatandaşımız bu projelerin arkasında. Hedefimiz, Erzincanlı vatandaşlarımız başta olmak üzere tüm halkımızın demiryolu konforundan en üst düzeyde faydalanmasıdır." ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:15
Ani kar yağışı nedeniyle bazı yollar ulaşıma kapatıldı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Uşak-Afyonkarahisar, Afyonkarahisar-Sandıklı ve Afyonkarahisar-Ankara Devlet yolları yoğun ve ani kar yağışı nedeniyle kapatıldığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Uşak-Afyonkarahisar, Afyonkarahisar-Sandıklı ve Afyonkarahisar-Ankara Devlet yolları yoğun ve ani kar yağışı nedeniyle 03 Nisan 2026 saat 23.00 itibariyle tır ve çekici araçlara kapatılmış olup diğer araçlara açıktır. Bu yolları kullanan sürücülerimizin dikkatli olması gerekmektiğini hatırlatır, yaşanabilecek olumsuzluklar karşısında Karayolları ekiplerimiz ve karla mücadele araçlarımızın görevinin başında olduğunu kamuoyunun ve vatandaşlarımızın bilgisine sunarız" ifadelerine yer verildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 19:01
MHP’li Akçay: "Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır"
MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" dedi. MHP’li Erkan Akçay, Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada esnafa hitap eden Akçay, esnaf ve sanatkar sayısının 2,5 milyona yaklaştığını belirterek, "Mart ayı sonu itibarıyla ülkemizde 2 milyon 264 bin esnaf ve sanatkar ve bunlara ait 2 milyon 553 bin iş yeri bulunmaktadır. Manisa ilimizde 91 odaya bağlı 60 bin 365 esnafımız faal olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu en yaygın örgütlenme ağına sahip sivil toplum kuruluşudur, meslek odasıdır. Çevremizdeki savaşlara, küresel ve bölgesel kaos ve krizlere, artan enerji ve ulaşım maliyetlerine paralel olarak artış gösteren enflasyona rağmen 2026 yılının ilk üç çeyreğinde yaklaşım 75 bin esnafımız yeni işyeri açmıştır" dedi. "Basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenleme gözden geçirilmelidir" Esnaf ve sanatkarların en önemli beklentilerinden birinin basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenlemenin iptal edilmesi olduğunu söyleyen Akçay, "Ticari kazancı basit usulle tespit edilen mükelleflerin kazançları 2021’de gelir vergisinden istisna edilmiş ve gelir vergisi beyanname verme yükümlülüğü kaldırılmıştı. Ancak 8 Eylül 2025’te tarihi kararla büyükşehirlerdeki esnafımızın 2026 yılı itibarıyla gerçek usule geçirilmesi öngörülmüştür. Vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadeleyi destekliyoruz. Ancak aynı işi yapan, aynı ciroya sahip iki esnafın sırf tabela adresi farklı diye farklı vergilendirilmesini de hakkaniyetli bulmuyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde 10 Aralık 2025’te yeni bir düzenleme yapılarak bundan kısmen dönülmüş, büyükşehir sınırlarında nüfusu 2 bini geçmeyen eski köy ve beldelerimizdeki esnaflarımız bu zorunluluktan muaf tutulmuştur. Bu düzeltme kırsaldaki esnafımız için önemlidir, doğru buluyoruz. Fakat bu adım sorunu kökten çözmemektedir. Hesap ortadadır; basit usulden gerçek usule geçişin bir esnafa yıllık maliyeti vergiler hariç 90 bin lirayı bulmaktadır. Kıt kanaat geçinen esnafımıza ’Sen artık şirket gibi yönetileceksin’ demek, o dükkana kilit vurmak anlamına gelir. Bu karar, iş yerlerinin kapanmasına ve kaçak çalışmanın artmasına yol açabilecektir. Ustaların dükkân kapatmasıyla, zaten kanayan yaramız olan çırak yetişmeme sorunu iyice çıkmaza girecektir. Yarın otomobil ve traktörleri, kombileri tamir edecek usta bulamayabiliriz. Usta yoksa çırak yoksa hizmet zinciri kopar. Kaybeden sadece esnaf değil hepimiz oluruz. Bu düzenleme yeniden gözden geçirilmelidir. Ahilik kültüründen gelen esnafımız sadece bir tüccar değil devlet-millet kaynaşmasının, mahallenin emini ve bekçisidir. Onlar defter, beyanname ve stopaj sarmalına muhatap edilmemelidir. Konu sadece nüfus kriterine veya coğrafi sınıra hapsedilmemelidir. Yıllık cirosu kar haddi belirli bir seviyenin örneğin asgari ücretin yıllık tutarının belli bir katının altında kalan esnaf basit usulde kalmaya devam etmelidir. Genç ve yeni esnafa destek verilmelidir. Mesleği yeni başlayan çırak ve kalfalar için geçiş süreci iki veya üç yıl ertelenmelidir. Kademeli geçiş, 2026 yılında gerçek usule geçecek esnafa ilk yıl için beyanname başına damga vergisi muafiyeti ve muhasebe desteği sağlanmalıdır" dedi. "Esnaf ve sanatkarlarımızın krediye ulaşımı kolaylaştırılmalıdır" Esnaf ve sanatkârların krediye ulaşmasının kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Akçay, "Vergi ya da SGK prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarlarımız devletimizin sübvanse ettiği Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi tarafından verilen krediye ulaşmakta sıkıntı yaşamaktadır. Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârlar finansman sorunu yaşamaktadır. Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkârlarımızın kredilere irişimi kolaylaştırılmalıdır. Esnaf ve sanayicimize yönelik destek ve teşvik sistemi sadeleştirilerek etkinleştirilmelidir. Bankacılık kesimi esnaf ve sanatkârlara sürekli destek verebilir hale getirilmelidir. Esnaf ve sanatkârların KOSGEB kredi ve desteklerinden etkin şeklide yararlanabilmesi için sadece esnaf ve sanatkârlara özgü programlar uygulamaya konulmalıdır. E-hacizler, esnafın gayrimenkulü dahil olmak üzere bankadaki parasına uzanmaktadır. Bu nedenle insanlar borcunu ödemek istese bile gayrimenkulüne ve bankadaki parasına haciz konulduğu için ödeyememektedir. Bu sorunun çözümü için kapsamlı bir borç yapılandırması çalışması başlatılmalıdır" dedi. Esnaf ve sanatkarların beklentilerine değinen Akçay, "Esnaf ve sanatkarların faaliyet çerçevesine ilişkin yasal düzenlemeler yapılmalıdır. AVM ve büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları kurallara bağlanmalıdır. Haksız rekabet şartları oluşturarak küçük esnafa iş fırsatı bırakmayan belediye işletmeciliği yeniden düzenlenmelidir. Küçük esnafın emekliliği için gerekli prim gün sayısı 9000 günden 7200 güne düşürülmelidir. Esnaflarımız elektrik ve doğalgaz faturalarındaki yüksek fatura bedellerini maliyete yansıtmak zorunda kalmaktadır. Esnaf ve sanatkârlar için özel bir elektrik ve doğalgaz tarifesi uygulanmalıdır. Şoför esnafının yenileyeceği araç ve kullanacağı yakıta ilişkin farklı vergi uygulanmalıdır. Şoför esnafımıza fiili hizmet zammı ve yıpranma payı hakkı verilmelidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 21:22
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
2
03 Mayıs 2026 Pazar- 09:41
DBB’nin düzenleyeceği barış paneline CHP’li Özgür Özel, MHP’li Feti Yıldız da davet edildi
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aile güçlü olduğunda bireyler de toplum da güçlü olur"
4
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:09
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
5
13 Mayıs 2022 Cuma- 13:15
AK Partili Akbaşoğlu açıkladı...Öğrenci affı için çalışmalar başladı
30 Eylül 2025 Salı - 00:30
8 ülkenin Dişişleri Bakanları’ndan ortak Gazze açıklaması
Türkiye Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı, Katar Devleti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanları, ABD’nin Gazze’deki savaşı bitirme çabaları hakkında ortak açıklama yaptı. Yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı, Katar Devleti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanları, Başkan Donald J. Trump’ın liderliğini ve Gazze’deki savaşı sona erdirmeye yönelik samimi çabalarını memnuniyetle karşılamakta ve barışa giden yolu bulma konusundaki iradesine duydukları güveni ifade etmektedirler" denildi. Bölgede barışım sağlanması için ABD ile ortaklığın öneminin vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, bölgede barışın sağlanmasında ABD ile ortaklığın önemini vurgulamaktadırlar. Bakanlar, bölge halkları için barış, güvenlik ve istikrarı temin edecek şekilde, anlaşmanın sonuçlandırılması ve uygulanmasının sağlanması amacıyla ABD ve ilgili taraflarla olumlu ve yapıcı bir şekilde angaje olmaya hazır olduklarını teyit etmişlerdir. Bakanlar ayrıca, Gazze’deki savaşı sona erdirmek için ABD ile birlikte çalışmaya yönelik ortak taahhütlerini bir kez daha teyit etmişlerdir. Bu kapsamlı anlaşma; Gazze’ye yeterli insani yardımın kesintisiz ulaştırılmasını, Filistinlilerin yerinden edilmemesini, rehinelerin serbest bırakılmasını, tüm tarafların güvenliğini garanti altına alacak bir güvenlik mekanizmasını, İsrail’in tam geri çekilmesini, Gazze’nin yeniden inşasını ve uluslararası hukuka uygun olarak, Gazze’nin Batı Şeria ile tam entegrasyonunu öngören iki devletli çözüm temelinde adil bir barış yolunun oluşturulmasını İçermektedir. Bu unsurların, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından kilit önemde olduğu vurgulanmaktadır."
30 Eylül 2025 Salı - 00:21
Sevilay Tuncer: "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür"
AK Parti Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde hayata geçirilen "Yeşil Dönüşüm ve İklim Farkındalığı Programı"nın Kocaeli toplantısı gerçekleştirildi. Programda iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma konuları ele alındı. AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus’un ev sahipliğinde 29 Eylül Pazartesi günü düzenlenen 111. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi, Kocaeli Kongre Merkezi’nde geniş bir katılımla yapıldı. Programda ayrıca AK Parti Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde yürütülen "Yeşil Dönüşüm ve İklim Farkındalığı Programı’nın Kocaeli buluşması da gerçekleştirildi. Toplantıya katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde hayata geçirilecek olan İklim Kanunu’nun çevre kadar ekonomiyi de büyüteceğini vurguladı. "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür" diyen Tuncer, yeşil dönüşümün yeni sektörler ve istihdam alanları oluşturacağını kaydetti. Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı, Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer’in de katıldığı danışma meclisine, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu,Veysal Tipioğlu, Sami Çakır, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, İl Koordinatörü Salih Koca, MKYK Üyeleri Mehmet Ali Okur, Davut Coşkun Şiviloğlu, eski milletvekilleri, il başkanları, belediye başkanları ve ilçe başkanları, İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Berna Abiş, Hasan Soba ve partililerde katılım sağladı. "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür" Yeşil ekonomi çerçevesinde sürdürülebilir istihdamın sağlanacağını vurgulayan AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, "Doğayı ne kadar az kirletirsek onu temizlemek için de o kadar az harcama yaparız. Temizleme maliyetleri azaldığında elde edilen kaynak doğrudan ülke ekonomisine geri döner. Üstelik döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür. Yenilenebilir enerji yatırımları, geri dönüşüm tesisleri, atık yönetimi ve enerji verimliliği teknolojileri yeni sektörler oluşturur ve binlerce kişiye iş imkanı sağlar. Dolayısıyla İklim Kanunu çevreyi korumakla birlikte yeşil ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve istihdam için bir gelecek, yatırımıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, hem dünya çapında başarılı bir çevre hareketi hem de toplumsal dönüşümün vicdani altyapısını oluşturmuştur. Sıfır Atık Projesi işte bu bilincin gelişmesi ve yaygınlaştırılması konusunda önemli bir işlev görüyor. Sayısız kazanımlar elde ettiğimiz bu proje, iklim kanunu içinde de önem taşımaktadır. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele etmesi için gerekli olan finansman ihtiyacının karşılanması ve yeşil dönüşüm araçlarının ve teknolojisinin geliştirilmesi gerekmektedir. İklim Kanunu, emisyon ticaret sistemi gibi bütün mekanizmaları düzenleyen bir kanun olduğu için çok büyük bir öneme taşımaktadır. Kanunla; Türkiye’nin iklim adaleti ve geçiş konusundaki haklı taleplerini böylece karşılamış olacaktır. Sanayicimizin rekabet gücü artacaktır" diye konuştu. "Türkiye emisyon ticaret sistemini kurdu" Avrupa Birliği’nin yılbaşından itibaren karbon vergisi alacağının altını çizen Sevilay Tuncer, Türkiye’nin de bu düzenlemeye uygun olarak emisyon ticaret sistemi kurduğunu söyleyerek, Tuncer şu şekilde konuştu: "Avrupa Birliği, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak bir uygulamayı hayata geçiriyor. Avrupa Birliği; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi sektörlerde ithal edilecek tüm ürünler için karbon ayak izinin ölçülmesini şart koşuyor. Çevreye salınan her bir ton başına sınırda karbon düzenlemesi kapsamında karbon vergisi alınması uygulamasına geçiliyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 40’nın Avrupa Birliği ile olduğu gerçeği göz önüne alındığında, yaşanacak fiyat rekabetindeki dezavantajın önlenmesi ETS’yi çok önemli kılıyor. Türkiye bu düzenlemeye uyum sağlamak adına emisyon ticaret sistemini kurdu. AB’ye ayrıca karbon vergisi ödemenin önüne geçiyor. İkincisi, her ilde vali başkanlığında birer ‘İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’ kurulmasıdır. Her ilin iklim sorunları farklı olduğu için o ile özgü iklim planlarının yapılanması önemli hale geliyor. Kurul, şehrin iklim risklerini belirleyecek ve buna uygun strateji ve eylem planlarını hazırlayacak. Bütünleşik afet yönetimi sistemiyle afet risk faktörlerini azaltacak. İklim Kanunu, toprağımızın ve suyumuzun korunmasına yönelik düzenlemeleri getiriyor. Kanun, yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve yenilenebilir enerjiye geçiş için teşvik sistemini genişletiyor" şeklinde konuştu.
30 Eylül 2025 Salı - 00:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’de ateşkesin sağlanması için ABD Başkanı Trump’ın gösterdiği çabayı ve liderliği takdir ediyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze’de akan kanın durması ve ateşkesin sağlanması için ABD Başkanı Sayın Trump’ın gösterdiği çabayı ve liderliği takdir ediyorum" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 00:07
Bakan Fidan, Suudi Arabistanlı, Ürdünlü ve Katarlı yöneticiler ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ile bu akşam telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ile bu akşam gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ateşkes planıyla ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.
30 Eylül 2025 Salı - 00:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’de akan kanın durması ve ateşkesin sağlanması için ABD Başkanı Sayın Trump’ın gösterdiği çabayı ve liderliği takdir ediyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’de akan kanın durması ve ateşkesin sağlanması için ABD Başkanı Sayın Trump’ın gösterdiği çabayı ve liderliği takdir ediyorum."
29 Eylül 2025 Pazartesi - 21:58
Ferdi Zeyrek’in adı eşi ve kızının öncülüğünde kurulan vakıfta yaşayacak
Evinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediyesinin merhum başkanı Ferdi Zeyrek’in adına kurulan vakfın açılışı gerçekleştirildi. Hayırseverlerin katkılarıyla öğrencilere burs, ihtiyaç sahiplerine yardım ve hayata geçireceği faaliyetlerle sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak olan vakfın açılışına CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Ferdi Zeyrek Vakfı’nın açılışı Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel eşi Didem Özel ile birlikte katılırken, CHP Manisa milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, çevre illerin ve ilçelerin belediye başkanları, merhum Ferdi Zeyrek’in annesi Gülten Zeyrek, eşi ve Vakfın kurucusu Nurcan Zeyrek, kızı Nehir Zeyrek, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Tören sırasında Ferdi Zeyrek’in annesi Gülten Zeyrek gözyaşlarına hakim olamadı. "Ferdi’nin ışığı bu vakıfla hiç sönmeyecek" Ferdi Zeyrek’in görev süresinden kısa bir video ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan Ferdi Zeyrek Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek, "Bizim hayallerimiz vardı. Kızlarımızın meslek sahibi olduğunu görmek, emeklilik vakti sakin anları hayal ederdik. Şimdi bu vakıfla hayalleri olan ama okuyamayan çocuklara destek olmak, özel gereksinimli çocuklara destek olmak ve dağ köylerindeki yalın ayak çocuklara destek olmak istiyoruz. Vakfımızın ilk projesini hayata geçiriyoruz. Başarılı ve ihtiyaç sahibi gençlerimizin geleceğine umut olmak için üniversite eğitim desteğini başlatıyoruz. Bu projeyle Manisa’da ikamet edip başka şehire okumaya giden ve başka şehirden Manisa’ya gelip okuyan gençlerimize destek olacağız. Şehit ve gazi çocukları ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme kurumlarında yetişen çocuklar hep önceliğimiz olacak. Ferdi Zeyrek Vakfı olarak Manisa’dan Darüşşafaka Cemiyeti’ne seçilen çocuklarımıza destek olmak için muvafakata da vardık. Ferdi sana söz veriyorum, senin ışığın bu vakıfla hiç sönmeyecek" dedi. "Bu vakıf babam Ferdi Zeyrek’in hikayesinin devamıdır" Vakfın kurucularından olan Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir Zeyrek ise, "İki ayda bu vakfı kurduk. Bu vakıf babam Ferdi Zeyrek’in hikayesinin devamıdır. Biz onun hayallerini geleceğe taşıyacağız. Bugün ve yarın yapılacak çalışmalar onun anlayışıyla şekillenecektir. Bu vakıf bir değerler bütününü temsil eder. Ben hayatımı babam gibi yaşamaya, babam gibi çalışmaya devam edeceğim. Sıra bizde, onun bıraktığı mirası daha da büyüteceğiz" şeklinde konuştu. Vakfın kurucularından olan Murat Çökmez de yaptığı konuşmada toplumun geleceği olan gençlere madden ve manen destek vermeyi hedeflediklerini söyledi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, vakfın sadece Manisa için değil, Türkiye için çok iyi işler yapacağına inandığını dile getirerek, vakfın her zaman destekçisi olacaklarını söyledi. "Sütte leke var, Ferdi’de leke yok" Açılış programının son konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Mesleğini seven, yaşadığı şehri seven, insanları seven, çocukları seven, yaşamın kendisine değer veren bambaşka birisiydi Ferdi. Kim tanısa etkisinden kurtulamaz, tanıyıp da kimsenin düşmanlık edemeyeceği, dost olacağı, arkadaş olmak isteyeceği birisi. Uzak kaldığınızda özlediğiniz, insanın kardeşini özler gibi özlediği birisidir Ferdi. Kenti seven, insanı seven, Manisa’ya aşık ve Manisaspor’a aşık, belediyeciliği seven, yapısında hem mimar olmasından dolayı hem de insana hizmet etmeyi sevmesinden dolayı en uygun iş Ferdi için belediye başkanlığıydı. Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız olarak açıklayacağımız Ferdi’nin tanıtım toplantısı için hiçbir not hazırlamadım, içimden gelmedi. Yani ben Ferdi’yi bildiğim gibi anlatayım. İnsanlar bunu anlarlar, bunu alırlar diye düşündüm. Öyle kalkıp buradaki o sahne gelene kadar aklımda Ferdi hakkında ne söyleyeceğim yoktu. Ama bir cümle söyledim, sonra da onu her yerde tekrarladım. Herhalde Ferdi’yi tanıyan herkesin altına imza atacağı cümle odur, Ferdi’yi özetleyen; ’Sütte leke var, Ferdi’de leke yok’ kardeşim. Gerçekten öyleydi ve o günden sonra da otobüsün üstünde meydanlarda bunu söylediğimizde herkes buna yürekten biraz önce sizin katıldığınız gibi katıldı. Tanıdıkça da, Ferdi çalıştıkça da herkes buna hak verdi" dedi. "Yarım kalan son hayalimizdi" Ferdi Zeyrek’in Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmasının ardından makam odasında aralarında geçen bir diyalogdan bahseden Özel, "Spil Dağı’ndan aşağıya çok bakmışlığımız var bizim Ferdi’yle. Orada kurduğumuz bir hayale daha yaklaştığımızı hissettik. Manisa Büyükşehir’in karşısında Batı Kışla var. Şehrin ortasında devasa bir alan. Kimi zaman dediler ’Burası Katarlılara satılacakmış’, kimi zaman dediler ’Burası imara açılacakmış.’ İçinde binlerce ağaç ve küçük binalar, artık askeriyenin dışarı gitmesi lazım. Ferdi, ’Ben burayı istesem bize verirler mi ağabey?’ dedi. Dedim ’İste.’ Hatta cumhurbaşkanı yardımcımızla konuşacaktı bu konuyu, ’İsteyenin bir yüzü kara’ dedim. Vermezlerse iktidar olunca biz sana vereceğiz mecbur burayı. Şimdi o alan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yunusemre Belediyesi CHP’deyken, Büyükşehir CHP’deyken o alan güvencede. Ümit ederim vakıf, Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilgili bakanlarla, ilgili cumhurbaşkanı yardımcımızla gerekli görüşmeleri yapar, önayak olurlar, yardımcı olurlarsa iktidar partisi milletvekilleri orası Türkiye’nin en büyük kent ormanı olabilir. Adı da elbette Ferdi Zeyrek Kent Ormanı olacaktır. Tahmin ediyorum Hyde Park’tan, Central Park’tan, onlarla yarışacaktır şehir ölçeğinde baktığımızda. On binlerce ağacın olduğu ve gerçekten Manisa’nın nefes aldığı bir yer olur. Bu bizim Ferdi’yle yarım kalan son hayalimizdi. Bunu gerçekleştirmek er ya da geç mutlaka bize nasip olacak. Bu dönem ya da önümüzdeki dönemde Ferdi’nin böyle kurduğu yarım kalan hayalleri var. Benim bildiğim, Nurcan’ın bildiği, siyaset arkadaşlarının bildiği ve kurmadığı ama kurması muhtemel hayalleri var. Ferdi’nin kurduğu, kuracağı bütün hayaller insana dairdir, çocuklara dairdir ve Manisa’ya dairdir" şeklinde konuştu. "Niyetler halistir" Bundan sonra ilk hedefin öğrencilere burs, Manisa’nın gurbetteki evlatlarına sahip çıkmak, Manisa’ya gelmiş yoksul çocuklara sahip çıkmak olduğunu kaydeden Özel, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu vakfın parlak fikirlere ihtiyacı var ve gerçekten kalıcı ve gitgide büyüyecek desteklere ihtiyacı var. Bu konuda ben hemşehrilerim, belediye başkanlarım, siyasetçilere güveniyorum. Manisa çok güzel insanların kentidir. Manisa iddialı başlangıçların kentidir. Fatih Sultan Mehmet’in babasının vefatını öğrenip, yere diz üstü çöküp, üç İhlas bir Elham okuyup beyaz atının sırtına bindiği, ’Beni seven arkamdan gelsin’ dediği şehirdir ve payitahta, Edirne’ye gidip 2 sene içinde çağ açıp çağ kapatacak, İstanbul’u fethedecek komutanın harekete geçtiği şehirdir. O yüzden bu başlangıç yine şehzadeler kentinde, bu başlangıç Şehzadeler ilçesinde yapılıyor. İyi bir başlangıçtır. Niyetler halistir, sonu da başarılı olacaktır. Hayırlı uğurlu olsun. Yolunuz açık olsun. Yas tutmak yerine Ferdi için çalışmaya başlayan ailesi hepimize örnek olsun." Programda ayrıca Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın ve Yönetim Kurulu üyeleri tarafından cemiyete sağladığı katkılardan dolayı ölümünden önce Ressam Hidayet Gültekin’e yaptırılan, anne ve babasıyla birlikte olduğu Ferdi Zeyrek’in bebeklik fotoğrafının yağlıboya tablosu Vakfın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek’e hediye edildi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 21:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 500 bin sosyal konut müjdesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çevre Bakanlığımız eliyle 81 ilimizin tamamında 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başında Türk edebiyatının usta kalemlerinden Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, şair, yazar, mütefekkir Yavuz Bülent Bakiler için rahmet dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 haftalık aradan sonra yaptıkları kabine toplantısında gündemlerinde iç ve dış politikaya dair kritik konuların olduğunu kaydetti. 15 Eylül’de Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’ne katıldıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orada Filistin’in yanı sıra Lübnan, Yemen, İran, Suriye ve son olarak Katar’a saldıran İsrail karşısında ortak tavır almanın önemine işaret ettik. Ziyaretimiz dostumuz, kardeşimiz ve müttefikimiz Katar’la dayanışmamızı göstermek açısından da manidardı. 17 Eylül’de ise Dışişleri Bakanlığımızın yeni yerleşkesinin temellerini attık. İki yıl içinde tamamlanması planlanan projeyle Hariciye Teşkilatımızı 334 bin 500 metrekare kapalı alana sahip modern, işlevsel ve çevre dostu bir yerleşkeye kavuşturacağız" dedi. 18 Eylül’de şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi kura törenini icra ettiklerini belirten Erdoğan, "Çektiğimiz kuralarla 630 kardeşimizin daha kamuya atamasını yaptık. Böylece kamu kurumlarımızda istihdam ettiğimiz şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayımız 51 bin 947’ye yükseldi. Yeni atamalarımızın bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor; göreve başlayan kardeşlerime yüce Allah’tan başarılar diliyorum. 19 Eylül’de Türkiye Kooperatifler Buluşması’nda ’2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Strateji ve Eylem Planı’nın tanıtımını yaptık. Buluşmada kooperatiflerimiz için yeni müjdelerimizi paylaştık. Geçtiğimiz yıl kooperatiflerimizin yararlanabileceği destek kalemlerinde iki kat artış yapmıştık. bu yıl destek tutarını 2,5 katına çıkardık. Aynı şekilde makine, ekipman ve demirbaş alım desteğini 400 bin liradan 1 milyon liraya, sergi ve fuar katılım desteklerini 60 bin liradan 150 bin liraya yükselttik" açıklamasını yaptı. "İŞKUR Gençlik Programı kontenjanını 150 bine çıkarmayı kararlaştırdık" Nitelikli personel istihdamı desteğini 1 kişi için yıllık 204 bin liradan 266 bin liraya, 2 kişi için 408 bin liradan 532 bin 800 liraya çıkardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların da hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Milli teknoloji hamlesinin en büyük sahnesi TEKNOFEST’in 13’üncüsü 17-21 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlendi. 19 Eylül Cuma günü TEKNOFEST 2025’i ziyaret ederek, gençlerimizin coşkusuna ortak olduk. Eserleriyle, fikirleriyle, projeleriyle Türkiye’nin istikbal yürüyüşüne eşlik eden genç arkadaşlarımın tamamını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Şunu da bir kez daha tüm kalbimle ifade etmek istiyorum: TEKNOFEST nesli, tıpkı mirasını devraldıkları Alparslanlar, Fatihler, Yavuzlar, Kanuniler gibi inşallah tarih yazacak, tarihi değiştirecek. Biz de bu gençliğin hayallerine ulaşmasını kolaylaştırmak için üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yapıyoruz. Örneğin bu yıl başında üniversite öğrencilerine yönelik geliştirilen İŞKUR Gençlik Programımızdan geçen dönem 100 bin öğrencimiz faydalandı. Bu dönemki kontenjanımızı yine 100 bin olarak ilan etmiştik. Ancak gençlerimizin programa yoğun teveccühü dolayısıyla bugünkü kabine toplantımızda kontenjanı 150 bine çıkarmayı kararlaştırdık" açıklamasını yaptı. "İsrail’in engelleme çabalarına rağmen 80’inci Genel Kurul’a Filistin davası damgasını vurmuştur" 2028 yılı sonuna kadar toplam 1 milyon öğrenciyi İŞKUR Gençlik Programı’ndan faydalandırmayı hedeflediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üniversiteli gençlerimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bu sene güçlü bir heyetle iştirak ettiğimiz Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurulu genel görüşmelerini her açıdan en verimli şekilde değerlendirdik. Türk-Amerikan toplumunun öncü isimlerinden Amerikan iş çevrelerine, düşünce kuruluşlarından uluslararası yatırımcılara kadar pek çok kesimle bir araya geldik. Bu toplantılarda özellikle Türkiye’nin sunduğu yatırım ve ticaret fırsatlarını misafirlerimize anlattık. Birleşmiş Milletlerin tam karşısındaki Türkevimiz, diplomasinin kalbinin attığı bir merkez olarak yine göz doldurdu. Bir diğer dikkat çekici husus şudur: İsrail’in engelleme çabalarına rağmen 80’inci Genel Kurul’a Filistin davası damgasını vurmuştur" diye konuştu. 22 Eylül Pazartesi günü Fransa ve Suudi Arabistan eş başkanlığında düzenlenen iki devletli çözüm konferansına ilginin oldukça yoğun olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Konferansa katılarak ülkemizin duruşunu çok net biçimde kayda geçirdik. Ertesi gün Başbakanlık dönemim dahil 13’üncü defa Genel Kurul’a hitap ettim. Hitabımızda Gazze’de yaşanan ve artık soykırım boyutunu aşıp ’toplu kıyıma’ evrilen vahşete vurgu yaptık. Gazzeli kardeşlerimizin 23 aydır kesintisiz maruz kaldığı zulmü rakamlarla, fotoğraflarla ortaya koyduk. Uluslararası toplumu İsrail’in Filistin halkına uyguladığı barbarlıklara karşı harekete geçmeye çağırdık. Gazze’deki katliamın yanı sıra, Afrika’dan Asya’ya, Balkanlardan Latin Amerika’ya, Türkiye’nin dış politikasında özel yer tutan bölgelere yönelik mesajlar verdik. Kıbrıs Türkünün haklı davasını bir kez daha çok güçlü biçimde savunduk. Ada’da ’iki ayrı devlet ve iki ayrı halk’ olduğu gerçeğinden hareketle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma çağrımızı tekrarladık. Küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projemiz ile aile kurumuna yönelik saldırıları yine insanlığın gündemine taşıdık. Hitabımız, Türkiye’nin 360 derecelik bakış açısıyla yürüttüğü, doğuya ve batıya aynı anda bakan çift başlı Selçuklu kartalından ilhamını alan dış politikasının adeta özü, özeti, çerçevesi niteliğindeydi" dedi. ABD Başkanı Trump’ın ve bölge liderlerinin katıldığı Gazze konulu toplantının son derece verimli geçtiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantıda Gazze’de akan kanı durdurmak için neler yapabiliriz, liderler olarak bunu masaya yatırdık. İklim zirvesinde 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz doğrultusunda devreye aldığımız uygulama ve reformlardan bahsettik. Genel Kurul marjında ayrıca aralarında Suriye, Libya, Kuveyt, Endonezya, Fransa, Kanada ve Vietnam’ın da olduğu birçok ülkeden muhataplarımızla ikili görüşmelerimiz oldu. Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri de yine görüştüğümüz isimlerdendi" ifadelerini kullandı. "Gerek ikili görüşmelerimizde gerekse bu toplantılarda şuna bir kez daha şahitlik ettik: Yolsuzluk soruşturmalarından dolayı iyice köşeye sıkışan Netanyahu’nun sırf koltuğunu korumak uğruna bölgeyi, hatta dünyayı ateşe sürüklediğini artık hemen herkes kabul ediyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortada bir devlet aklının değil, kandan ve kaostan beslenen bir katliam kadrosunun olduğu çok net görülüyor. Bir avuç ülke dışında hemen hiç kimse İsrail’le ve Netanyahu hükümetiyle yanyana gelmek, fotoğraf vermek istemiyor. 80’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bunun bir nevi turnusolü oldu. Genel Kurul’da Birleşik Krallık ve Fransa’nın içinde yer aldığı 10 Batılı ülke daha Filistin’i tanıdıklarını açıkladı. Her ne kadar gecikmiş de olsa Güvenlik Konseyi üyesi iki ülkenin Filistin devletini tanıması fevkalade önemlidir" değerlendirmesini yaptı. Filistin’i tanıyan ülke sayısının 158’i aşmasından bu mücadelenin adeta öncülüğünü üstlenen bir ülke olarak büyük memnuniyet duyduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tanıma, ilk adım olarak elbette takdire şayandır. Bundan sonra yapılması gereken ise tanımanın hakkını vermektir. Bunun yolu da 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin vücut bulması için çaba harcamaktan geçiyor. Diğer türlü, atılan adım eksik kalacaktır. İsrail’in tüm gayreti de zaten bunun içindir. Batı Şeria’yı ilhak etme ve Gazze’yi insansızlaştırma politikalarının arka planında özgür Filistin Devleti ihtimalini tamamen yok etme niyeti vardır. Bunun da maksadı ’Büyük İsrail’ projesini hayata geçirmektir" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye‘nin şu an her iki projenin de karşısındaki en büyük engellerden biri olduğunun altını çizdi. Erdoğan, "Ülkemizin ve şahsımızın son dönemde hedefe konulmasının esas sebebi, kararlı duruşumuzu çok net ortaya koymamızdır. Ne küresel siyonist lobinin baskılarına eyvallah ediyoruz ne de onların içimizdeki tetikçilerinin karalama kampanyalarına boyun eğiyoruz. Topraklarını, özgürlüklerini ve onurlarını savunan Filistin halkının yanında dimdik duruyoruz" açıklamasında bulundu. "Muhalefetin geçirdiği histeri nöbetleri karşısında bizim tavrımız yıllardan beri hiç değişmemiştir" Türkiye’nin bugün özgürlük için adalet için mücadele eden mazlumların yanında olduğunu dost-düşman herkesin çok iyi bilmekte olduğunu dile getiren Erdoğan, muhalefete tepki göstererek, "Bunu bilmeyen, bilse bile kabullenemeyen bir tek ana muhalefettir. Daha düne kadar Ortadoğu’ya bakınca sadece bataklık görenlerin, Gazze’nin kahraman evlatlarına terörist iftirası atanların, ’Bize ne Gazze’den, bize ne Suriye’den, Libya’dan, Somali’den’ diyen vicdansızların, bugün çıkıp bizi eleştirmesinin zerre kadar kıymeti yoktur. Bunlar dün de gönül coğrafyamıza yabancıydı, bugün de dünyada ne olup bittiğinden habersizler. Bunlar dün de vizyonsuzdu, ufuksuzdu, kifayetsizdi, ülkemizin başarılarını çekemiyorlardı; bugün de haset çukurunda debelenip duruyorlar. Hükümetimizin uyguladığı vicdanlı, ilkeli, itibarlı, cesur ve çok boyutlu dış politikayı bir türlü kavrayamıyorlar. Böyle giderse hiç anlamayacaklar. Ne diyelim? Yazık, gerçekten çok yazık. Muhalefetin geçirdiği histeri nöbetleri karşısında bizim tavrımız yıllardan beri hiç değişmemiştir" dedi. 86 milyonun emanetini taşıdıklarını, yüklerinin de, vazifelerinin de çok ağır olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nefesimizi boş işlerle, boş tartışmalarla, boş siyasetçilerle heba edemeyiz. Küçük düşünen, dış politikaya sığ bakan, yolsuzluklarına destekçi bulmak için Batılı patronlarına ’sizin çıkarınızı en iyi biz koruruz’ diye yalvaran zavallıları kale almadık, bugün de onları ademe mahkum ediyoruz. Varsın gözünü kin ve nefret kaplamış muhterisler idrakinde olmasın. Bize Filistinli mazlumların duası yeter, bize Gazzeli masumların duası yeter. Filistin halkının ve milletimizin hayır duasına mazhar olabiliyorsak, onların takdirini alabiliyorsak ne mutlu bize. Gerisi boştur, laf-ü güzaftır. Rabbim bizi ömrümüzü adadığımız Filistin davasını hakkıyla savunmaktan geri koymasın diyorum" ifadelerini kullandı. "25 Eylül’de Beyaz Saray’da Sayın Trump ve heyetiyle kapsamlı, verimli, içerikli bir görüşmemiz oldu" New York’taki yoğun temaslarının ardından ABD Başkanı Trump’ın davetine icabetle Washington’a bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25 Eylül’de Beyaz Saray’da Sayın Trump ve heyetiyle kapsamlı, verimli, içerikli bir görüşmemiz oldu. İkili ticaret, yatırım, enerji, savunma sanayii konuları başta olmak üzere birçok hususu kendisiyle dostane bir ortamda ele aldık. Sayın Trump’ın ilk döneminde beraber belirlediğimiz 100 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmak için atılacak adımları istişare ettik. Gazze mezalimi, İsrail’in artan saldırganlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgemizdeki gelişmeler, gündemimizin üst sırasındaydı. Suriye’deki istikrarın muhafazası ve Ortadoğu’da barış ortamının egemen kılınmasına yönelik hususları da ayrıntılı bir şekilde değerlendirdik. Bir defa şunu altını çizerek özellikle belirtmek isterim: Siyasetçisiyle, gazetecisiyle, yorumcusuyla muhalefetin tam bir cinnet halinde Amerika ziyaretimizi kötülemeye çalışmasının tek nedeni ziyaretin ’fevkaladenin fevkinde başarılı’ geçmesidir. Onlar başka şeyler bekliyorlardı, ama hevesleri kursaklarında kaldı. Hayal kırıklığına uğradılar, şimdi bunun öfkesiyle sağa sola saldırıyorlar. Ama ne yapsalar beyhude. Güneşi balçıkla kapatamazlar; hakikatlerin üzerini yalanlarla örtemezler. Bizim temel prensibimiz Türkiye’nin menfaatlerini her zeminde en güçlü şekilde savunmaktadır" ifadelerini kullandı. "Milletimizin kısa, orta, uzun vadeli çıkarları neyi gerektiriyorsa, biz 23 yıldır hep onu yaptık; yarın da aynısını yapacağız" diyen Erdoğan, "Şayet biz muhalefetin ne dediğine baksaydık Türkiye sahip olduğu altyapı ve üstyapı yatırımlarının hiçbirine bugün sahip olamazdı. Ne Marmaray olurdu, ne İstanbul Havalimanı olurdu, ne TOGG olurdu, ne hızlı trenler olurdu, ne 785 milyar metreküplük Karadeniz gazının ne de Gabar’daki petrol rezervlerinin keşfi mümkün olurdu. Biz, dış politikadan ulaştırmaya, enerjiden savunma sanayiine, turizmden sağlığa her hamlemizi müzmin muhalefete rağmen başardık. Bunların ülkenin ve milletin hayrına bir cümle kurması ontolojik olarak mümkün değildir, biz de böyle bir beklenti içinde değiliz" şeklinde konuştu. "(ABD ile) Doğalgaz ve nükleer enerjiye dair imzalanan mutabakat, bu yönde atılmış çok stratejik bir adım olmuştur" Türkiye ekonomisi büyüdükçe, yıllık enerji talebinin de artmakta olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enerji sepetimizi genişletme çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bir taraftan arama ve sondaj faaliyetlerimizle kendi yer altı kaynaklarımızı ortaya çıkarırken, diğer taraftan kaynak çeşitlendirmesine gidiyoruz. Tek bir gayemiz vardır; o da Türkiye’nin artan enerji talebinin kesintisiz, sorunsuz ve güvenilir bir şekilde karşılanmasıdır. Rusya-Ukrayna savaşının ilk döneminde Avrupa’nın yaşadığı sıkıntılar, bu politikamızın ne kadar isabetli olduğunu göstermiştir. İmzaladığımız sözleşmeler sayesinde hem sanayide çarkların dönmesini hem de vatandaşlarımızın kışı rahat geçirmesini sağladık. Diğer tedarikçi ülkeler gibi Amerika’yı da önemli bir ortak olarak görüyoruz. Doğalgaz ve nükleer enerjiye dair imzalanan mutabakat, bu yönde atılmış çok stratejik bir adım olmuştur" değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin hava yolu taşımacılığında son yıllarda katettiği büyük mesafenin herkesin takdirini toplamakta olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu rakamlara, ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımızın dikkat etmesini özellikle rica ediyorum. 2002 yılında 10,4 milyon yolcuya hizmet veren Türk Hava Yolları’nın filosu sadece 65 uçaktan, uçuş ağı ise 103 destinasyondan oluşuyordu. 2024 sonu itibarıyla yıllık yolcu sayısı 85 milyona ulaşırken, filo büyüklüğü 470’in üzerine çıkmış, uçuş ağı ise 350 destinasyona yükselmiştir. Böylece yolcu sayısında 8 kattan fazla, uçak sayısında 7 kata yakın, uçuş noktasında ise 3 katı aşan bir artış yaşanmıştır. Şirketimizin 2025 hedefi ise 90 milyonun üzerinde yolcu taşımaktır. Filoya 2006’ta 100’üncü, 2012’de 200’üncü, 2016’ta 300’üncü, 2023 yılında 400’üncü uçak katılmıştır. 500’üncü uçak da önümüzdeki aylarda filoya dahil olacaktır. Şirketimizin yüzüncü yılını kutlayacağı 2033 yılı filo hedefi ise 813 uçaktır. Gerek Airbas’a 2023’te verilen 335 uçak siparişi, gerekse Eylül 2025’te Boeing firmasına verilen 225 uçaklık siparişi buna yönelik hazırlıklardır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin açıklamalarına tepki göstererek, "Uçak almak, muhalefetin sandığı gibi bakkaldan süt almaya benzemez. İhtiyacınızı belirleyecek, planlamasını yapacak; sonra görüşecek, pazarlık edecek ve neticede uzun müzakereler sonunda anlaşmaya varacaksınız. Aynı yaklaşım, özel havacılık şirketlerimiz için de geçerlidir. Yani ortada ana muhalefetin saçmalıklarından öte Türk havacılığını daha da güçlendirmeyi amaçlayan uzun vadeli bir vizyon bulunuyor. Tabii rüşvetsiz selam dahi almayanların bunu anlamasını beklemiyoruz. Gırtlaklarına kadar yolsuzluğa batanlara tavsiyemiz, akıllarının ermediği konularda büyük laf etmesinler; bizi de lütfen kendileriyle karıştırmasınlar. Ana muhalefetin başındaki zatın görevi önüne gelene çamur atmak değil; şayet yüreği yetiyorsa genel merkezinin 13’üncü katına kadar ulaştığı söylenen rüşvet çamurunu temizlemektir. Bunun dışında yaptığı her iş boştur, havanda su dövmekten ibarettir. Sayın Trump’la yaptığımız görüşmenin olumlu sonuçlarını önümüzdeki dönemde hep beraber göreceğimize inanıyorum" açıklamasını yaptı. "Çevre Bakanlığımız eliyle 81 ilimizin tamamında 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz" Daha önceki kabine toplantısında yasadışı sanal bahis, şans oyunları ve kumarla mücadele kararlılığını ifade ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnternetin ve akıllı cep telefonlarının günlük hayatımızın vazgeçilmezleri haline gelmesiyle sanal kumar ve bahis sorunu da büyümeye başladı. Güvenlik birimlerimiz, yargı teşkilatımız ve MASAK’ımız bu konuyu bir süredir zaten mercek altına almıştı. Çok sayıda insanımızı pençesine düşüren, nice ocağı söndüren bu bela daha da çetrefilleşmeden kökünün kurutulması gerektiğinin bilincindeyiz. Bugünkü kabine toplantımızda Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın riyasetinde hazırlanan kapsamlı eylem planını gözden geçirdik. Dijital alemin kontrolsüzlüğü işimizi zorlaştırsa da, sanal kumar ve bahis meselesinin üzerine tüm kapasitemizle gideceğiz. Siyaset üstü bir konu olarak gördüğümüz bu meselede herkesin, toplumun tüm kesimlerinin desteğini bekliyoruz. Bir diğer gündem maddemiz sosyal konut projesiydi. Çevre Bakanlığımız eliyle 81 ilimizin tamamında 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz. Bu projemizde de şehit ve gazilerimize, emeklilerimize, gençlerimize, üç çocuğu olan ailelerimize özel bir kontenjan ayıracağız" ifadelerini kullandı. "Bin hakim-savcı yardımcısı alım sürecini başlatıyoruz" İlk kez kiralık konut uygulamasını TOKİ eliyle hayata geçireceklerini bildiren Erdoğan, "Sosyal konutlarımızın bir kısmını vatandaşlarımıza uygun şartlarla kiralayacak, dar gelirli ailelerimizi inşallah rahatlatacağız. 500 bin sosyal konut projemizle vatandaşlarımızın konuta ulaşımını çok daha uygun maliyetlerle kolaylaştırmış olacağız. Projemizin detaylarını önümüzdeki günlerde yapacağımız 500 bin sosyal konut tanıtım programında milletimizle paylaşacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum. 2025 yılı için Sağlık Bakanlığımıza 37 bin yeni personel tahsis etmiş, 19 binin personelin alımını gerçekleştirmiştik. Şimdi 18 bin personel için daha ilana çıkıyoruz. Adalet hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla farklı kategorilerde 20 bin personel alım sürecini geçtiğimiz günlerde başlatmıştık. Şimdi de bin hakim-savcı yardımcısı alım sürecini başlatıyoruz" açıklamasını yaptı.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 20:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sayın Trump ile yaptığımız görüşmenin olumlu sonuçlarını önümüzdeki dönemde hep beraber göreceğimize inanıyorum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası konuştu.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 20:05
Milletvekili Hatipoğlu: "Eskişehir’in korkunç bir trafik sorunu var"
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Eskişehir’in korkunç bir trafik sorunu var ve sizinle boşuna geçen her günde katlanarak büyüyor" dedi. Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’in trafik sorunuyla ilgili açıklama yaptı. Hatipoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Kıymetli hemşehrilerim, Eskişehir’imizin sorunları için Sayın Belediye Başkanımız süper bir çözüm geliştirmiş. ’Eskişehir’in öyle bir sorunu yok’ diyip işin içinden çıkıyor. Ne kadar dahiyane değil mi? Sorunu çözemiyorsan, kabullenme. Ama, hayır hanımefendi Eskişehir’in devasa, içinden çıkılamaz, korkunç bir trafik sorunu var ve sizinle boşuna geçen her günde katlanarak büyüyor. Tıpkı şehrimizin diğer problemleri gibi" dedi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 20:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bir avuç ülke dışında hemen hiç kimse İsrail’le ve Netanyahu hükümetiyle yan yana gelmek, fotoğraf vermek istemiyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası konuştu.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 19:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İlk kez kiralık konut uygulamasını TOKİ eliyle hayata geçireceğiz. Sosyal konutlarımızın bir kısmını vatandaşlarımıza uygun şartlarla kiralayacak, dar gelirli ailelerimizi inşallah rahatlatacağız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İlk kez kiralık konut uygulamasını TOKİ eliyle hayata geçireceğiz. Sosyal konutlarımızın bir kısmını vatandaşlarımıza uygun şartlarla kiralayacak, dar gelirli ailelerimizi inşallah rahatlatacağız."
29 Eylül 2025 Pazartesi - 19:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana muhalefetin başındaki zatın görevi önüne gelene çamur atmak değil; şayet yüreği yetiyorsa genel merkezinin 13’üncü katına kadar ulaştığı söylenen rüşvet çamurunu temizlemektir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana muhalefetin başındaki zatın görevi önüne gelene çamur atmak değil; şayet yüreği yetiyorsa genel merkezinin 13’üncü katına kadar ulaştığı söylenen rüşvet çamurunu temizlemektir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder