POLİTİKA
Başkan Sekmen’den Çat çıkarması 08 Mayıs 2026 Cuma - 09:06:53 Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Çat ilçesine çıkarma yaptı, vatandaşlarla bir araya geldi, muhtarla buluştu, AK Parti ilçe teşkilatı ile istişare toplantısı yaptı. AK Parti Çat İlçe Başkanı Yavuz Yaşa ile birlikte ilçede gerçekleştirdikleri saha gezisinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini vurgulayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Mahallelerimizin ihtiyaçlarını yerinde inceledik. Her kararı sahada alan, her hizmeti milletimizin talebi doğrultusunda şekillendiren anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çat’ımızın her mahallesine dokunan eser ve hizmet belediyeciliği anlayışıyla, vatandaşlarımızın taleplerini dinlemeye, ilçemiz için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. AK Parti Çat İlçe Başkanlığımızı ziyaret ettik. Değerli dava arkadaşlarımızla bir araya gelerek çalışmalarımızla ilgili istişarelerde bulunduk. AK Parti Çat İlçe Başkanımız Yavuz Yaşa kardeşime nazik misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ediyor çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" dedi. Çat ilçesindeki mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek istişare toplantısı gerçekleştirdiklerini anlatan Başkan Sekmen, "Vatandaşlarımızın taleplerini, mahallelerimizin ihtiyaçlarını ve ilçemize dair yürüttüğümüz çalışmaları hep birlikte değerlendirdik. Ortak akıl ve istişare kültürüyle Çat’ımız için çalışmaya, hizmet üretmeye devam ediyoruz. Misafirperverlikleri ve katkıları için tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:24 AK Parti’den Karşıyaka Belediyesi’ne ’yönetim krizi’ tepkisi: "Artık yönetilemiyor" AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediye Meclisinin CHP’li meclis üyelerinin boykotu nedeniyle toplanamamasına tepki göstererek, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir" dedi. İzmir’de Karşıyaka Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci oturumu, CHP’li 18 meclis üyesinin toplantıya katılmaması nedeniyle yeter sayıya ulaşılamadığı için gerçekleştirilemedi. Yaşanan yönetim krizine karşı tavrını ortaya koymak amacıyla AK Parti grubu da meclise katılım sağlamadı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediyesi’nin siyasi çekişmelerin ve şahsi hesapların esiri haline geldiğini belirtti. "Belediye dışarıdan dayatılan isimlerle yönetilmeye çalışılıyor" Meclisin toplanamamasını CHP içerisindeki çatlağın açık bir göstergesi olarak nitelendiren Köse, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir. Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal, Karşıyaka’yı ortak akılla değil, dışarıdan dayatılan isimlerle ve tek merkezden gelen talimatlarla yönetmeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Kararların dar bir kadro tarafından alındığını öne süren Köse, sürecin CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve belediyede etkili olduğu iddia edilen Utku Yılmaz üzerinden yürütüldüğünü iddia ederek şunları kaydetti: "Karşıyaka halkının oylarıyla oluşmuş belediye yönetimi bugün fiilen başka isimlerin kontrolüne bırakılmıştır. Meclis iradesi ve Belediye Başkanı’nın iradesi yok sayılmakta, Karşıyaka’nın şansı birkaç kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmaktadır. Özellikle Utku Yılmaz’ın tek imzayla belediyede belirleyici hale gelmesi, CHP’li meclis üyelerinin dahi artık isyan ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Karşıyaka’nın taşınmazlarının ve değerlerinin yetkili kişilerin yönettiği iştiraklere devredilmesi, bu yönetim zaafının en somut örneğidir." "Kişisel kavgaların bedelini Karşıyakalılar ödüyor" Mevcut yönetim ile geçmiş dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasındaki siyasi gerilimin ilçeyi felç ettiğini kaydeden Köse, "Karşıyaka Belediyesi’nin her geçen gün kan kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biri de Sayın Cemil Tugay ile mevcut yönetim arasında yaşanan siyasi ve kişisel kavgalardır. Karşıyaka halkına hizmet etmek yerine birbirleriyle hesaplaşan bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu kavganın bedelini ise sokakta çöp gören vatandaş, maaşını alamayan işçi ve hizmet bekleyen Karşıyakalı ödemektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık" AK Parti grubunun meclise katılmama kararının siyasi bir şov değil, halka karşı sorumluluğun bir gereği olduğunun altını çizen Başkan Köse, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Biz AK Parti grubu olarak bu çürümüş yönetim anlayışına meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık. Çünkü ortada ne mali disiplin ne kurumsal ciddiyet ne de belediyeyi yönetecek irade kalmıştır. İşçisinin maaşını ödeyemeyen, memuruyla kavgalı, esnafıyla karşı karşıya gelen ve kendi meclis çoğunluğunu dahi bir arada tutamayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Karşıyaka Belediyesi bugün borç batağı içerisinde, siyasi hiziplerin savaş alanına dönüşmüş durumdadır. Karşıyaka’nın kaybedecek bir günü dahi kalmamıştır. Belediye kişisel hesapların değil, halkın makamıdır."
Bursa heyeti tecrübe paylaşımı için Meram’da
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:04 Bursa heyeti tecrübe paylaşımı için Meram’da AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve Bursa’dan ilçe belediye başkanları, Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesini ziyaret ederek, Meram’ın şehirleşme vizyonunu ve kentsel dönüşümde yakaladığı başarıyı yerinde inceledi. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, ziyarette Meram’ın son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlar, özellikle de kentsel dönüşüm projeleri hakkında misafirlerine bilgi verdi. Konya’nın Meram ilçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve Bursa’dan 11 ilçe belediye başkanını ağırladı. Başkan Kavuş, tecrübe paylaşımı için şehre gelen Bursa heyetine, Meram’ın şehirleşme vizyonunu ve kentsel dönüşümde yakaladığı başarı hikayesini anlattı. Kavuş ayrıca son yıllarda gerçekleştirilen yatırımlar özellikle de kentsel dönüşüm projeleri ve belediye öncülüğünde hayata geçirilen kooperatif çalışmaları hakkında heyete bilgi verdi. "Karşılıklı tecrübe paylaşımında kazanan şehirlerimiz oluyor" Başkan Kavuş, sunum öncesinde yaptığı selamlama konuşmasında Meram’ın, yeşil dokusunu muhafaza ederek modernleşme yolunda Türkiye’ye örnek bir belediyecilik pratiği sergilediğini kaydetti. Bursa’nın ilçeleriyle Meram arasında kültürel ve tarihi benzerliklerin altını çizen Başkan Kavuş, "Bizler aynı kaynaktan beslenen şehirlerin çocuklarıyız. Tarihimiz, kültürümüz, insanımız ve doğamız birbirine çok benziyor. Bu yüzden Bursa’dan gelen dostlarımızla tecrübelerimizi paylaşmak ve onların deneyimlerinden faydalanmak bizim için ayrı bir mutluluk oldu" dedi. Başkan Mustafa Kavuş, Meram’ın gelişim yolculuğunu ise şu sözlerle anlattı: "Bizim anlayışımız, şehri imar ederken gönülleri de ihya etmektir. Meram’ın tarihine, kültürüne, yeşiline zarar vermeden dönüşüm sağlamak, bizim en temel görevimizdir. Modernleşirken, kimliğimizi ve ruhumuzu korumak zorundayız. Şükran Kentsel Dönüşüm Projesi bunun en güzel örneklerinden biri oldu. Bunun yanında belediye öncülüğünde kurulan kooperatiflerle de şehirleşme yolunda önemli adımlar attık." "İki şehrin dostluğunu pekiştiren bir ziyaret oldu" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise Meram’da gördükleri vizyonun kendilerini etkilediğini belirterek, "Dostluklarımızı pekiştirmek ve tecrübe paylaşımı için yaptığımız bu ziyaretler bizler için çok faydalı oldu. Konya Modeli Belediyecilik anlayışından önemli istifadelerimiz oldu. Meram’da ise başkanımız Mustafa Kavuş’un ve ekibinin ortaya koyduğu çalışmalar gerçekten takdire şayan. Kentsel dönüşümde yakalanan başarı, sadece Meram için değil, tüm Türkiye belediyeciliği için örnek alınacak nitelikte. Bizler de bu tecrübeyi Bursa’ya taşımaktan memnuniyet duyacağız. Meram, şehirleşme ile gelenek arasında en doğru dengeyi kurmayı başarmış" dedi. Heyet, misafirperverliğinden dolayı Başkan Kavuş’a ve ekibine teşekkür ederek başarılarının devamını diledi. Bursa heyeti ziyaret sonrasında Meram Belediyesinin bazı yatırımlarını da yerinde inceledi.
Bakan Işıkhan: "Kadınların hem çalışma hem de aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirlere öncelik veriyoruz"
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:46 Bakan Işıkhan: "Kadınların hem çalışma hem de aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirlere öncelik veriyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, "Sanayide Kadınların Güçlenmesi: Engelleri Aşmak, Geleceği İnşa Etmek" Uluslararası Konferansı’na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Işıkhan, "Kadınların iş hayatına katılımda karşılaştıkları en büyük zorluklardan birisi de, iş ve aile yaşamı uyumu olmaktadır. Bu noktada, özellikle çalışan kadınlar için sağladığımız; teşvik, destek ve projelerle, kadınların hem çalışma hem de aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirlere öncelik veriyoruz" dedi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen "Sanayide Kadınların Güçlenmesi: Engelleri Aşmak, Geleceği İnşa Etmek" Uluslararası Konferansı İstanbul’da gerçekleşti. İki gün sürecek konferansa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu İşbirliği Daire Başkanı Maria-Luisa Wyganowski, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ve çok sayıda davetli katıldı.Yapılan konferans, kadınların güçlenmesini önceleyerek kalkınma gündeminde öne çıkan ikiz dönüşüm ihtiyacına yönelik modeller geliştirmeyi amaçlıyor. Konuşmasına Gazze’de yaşanan insanlık dramına değinerek başlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, "Gazze’de kadınlar, çocuklar bütün dünyanın gözü önünde tarihin en büyük zulmüne uğruyor. Biz İsrail’in zulmüne karşı sesimizi yükseltiyoruz ve tüm dünyanın da bu zulme sessiz kalmamasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. "Hükümet olarak son 23 yılda, kadının toplumdaki yeri hususunda sayısız icraatlara imza attık" Son 23 yılda kadın istihdamına yapılan katkılardan bahseden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, "Türkiye olarak; özellikle son 23 yılda; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük bir değişim ve dönüşüme tanıklık ettiğimiz, kadın istihdamı konusuna büyük bir titizlikle eğilen, bu alanda projeler geliştiren sivil toplum kuruluşlarımızı ve sosyal paydaşlarımızı takdirle izliyor, bu alanda atılan her türlü adımı ülkemizin sosyal ve ekonomik geleceği açısından kıymetli buluyoruz. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla aktif nüfusunun tamamını, kalkınma ve üretim sürecine katmayan ülkelerin içerisinde bulunduğumuz küresel şartları da düşündüğümüzde güçlü bir şekilde ayakta kalması mümkün değildir. Bu anlamda kadınların ekonomik ve toplumsal hayatta etkin bir şekilde yer alması ve kadın istihdamının artırılması, sürdürülebilir kalkınma ve sosyal gelişim adına önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Hükümet olarak son 23 yılda, kadının toplumdaki yeri hususuna, büyük bir hassasiyet ve titizlikle yaklaşan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, sayısız icraatlara imza attık." dedi. "Kadın istihdamı alanında önemli gelişmeler kaydettik" İş ve aile uyumunu destekleyecek çok sayıda değişikliğin hayata geçirildiğini söyleyen Bakan Işıkhan, "İş ve aile uyumunu destekleyecek, doğum izinleri, yarım zamanlı çalışma, kreş düzenlemeleri gibi çok sayıda yasal değişikliği hayata geçirdik. Aldığımız tedbirler, hayata geçirilen yasal uygulamalar ve uyguladığımız teşviklerle kadınların işgücüne katılımları ve kadın istihdamı alanında önemli gelişmeler kaydettik. 2002 yılında, % 27,9 olan kadınların işgücüne katılım oranı 2025 yılı itibariyle %36,3’e ve kadın istihdam oranı % 25,3’ten %32,1’e yükselmiştir. Söz konusu oranlar, son yıllarda kadınların işgücüne katılım ve istihdamında göz ardı edilemeyecek istikrarlı artışların olduğunun da kanıtlarıdır. Kadınlar, 2002 yılından bu yana, kurumumuz İŞKUR vasıtasıyla hem iş hem de çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu niteliklere ya da yeni niteliklere sahip oluyorlar." şeklinde konuştu. "2 milyon 385 bin kadın, ’aktif işgücü’ programlarımızdan yararlandı" Kadın istihdamında önemli bir mesafe kat edildiğini aktaran Işıkhan, "Türkiye’de 2002’den günümüze, 2 milyon 385 bin kadın Aktif İşgücü Programlarımızdan yararlanmış durumdadır. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumumuz ve İŞKUR tarafından yürüttüğümüz projeler aracılığıyla, çalışma hayatının kırmızı çizgilerinden birisi olarak gördüğümüz, kayıtlı kadın istihdamına yönelik önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda İŞKUR eliyle yürüttüğümüz İş Pozitif projemiz, kadınlar tarafından çok ilgi gördü. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendinin öncülüğünde başlattığımız bu program kapsamında, 9 Şubat 2024’ten bu yana 1,5 milyon kadın, işe yerleştirildi. Öte yandan SGK ile yürütülen "Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi için Doğrudan Hibe Projesi" kapsamında kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi, kadınların işgücüne katılımının artırılması, mesleki becerilerinin geliştirilmesi ve istihdam edilebilirliklerinin güçlendirilmesi noktasında da önemli bir mesafe kat ettik. Projenin ilk fazında 8.667 kadın ile 6.201 işveren, bu hizmet ve eğitimlerden faydalanmış, ayrıca 6.201 kadın işverene de mali destek sağlanmıştır." dedi. "Kadınların hem çalışma hem de aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirlere öncelik veriyoruz" Çalışan annelere sağlanan teşviklere değinen Bakan Işıkhan, "Bilindiği üzere, kadınların iş hayatına katılımda karşılaştıkları en büyük zorluklardan birisi de, iş ve aile yaşamı uyumu olmaktadır. Bu noktada, özellikle çalışan kadınlar için sağladığımız teşvik, destek ve projelerle, kadınların hem çalışma hem de aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirlere öncelik veriyoruz. Hem annelerin işgücü piyasasına entegrasyonunu, hem de eğitimli çocuk bakıcılarının teşvikini sağladığımız ve SGK ile yürüttüğümüz "Eğitimli (Sertifikalı) Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi (EDU-CARE)" bu amaca yönelik projelerimizden birisidir. Projenin ilk fazında, 5.274 anne yaklaşık 23 milyon Avroluk mali destekten yararlanmış, 7.518 bakıcıya eğitim desteği sağlanmış ve toplamda 12.792 kişiye doğrudan ulaşılmıştır. Projenin ikinci fazında ise 3.500 anneye, eğitimli ve sertifikalı çocuk bakıcısı istihdam etmeleri halinde, 12 ay boyunca aylık 510 Avro’ya kadar destek sağlanmıştır." ifadelerini kullandı. "Ülkemizin sahip olduğu her kazanımda kadınların çok büyük emeği var" Çalışma hayatında kadınların güçlendirilmesine ve desteklenmesine devam edileceğini belirten Işıkhan, "İmalat Sanayinde Kadınların Güçlenmesine Yönelik Model Geliştirme Projesi" gibi kadınların azmine, çalışkanlığına ve üretkenliğine alan açan bu tür projeler vesilesiyle, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da çalışma hayatında kadınların güçlendirilmesine ve desteklenmesine devam edeceğiz. Bugün bir araya gelmemize vesile olan; çalışma hayatında vazgeçilmez yol arkadaşlarımız olarak gördüğümüz TİSK gibi, sivil toplum kuruluşlarımız ve sosyal paydaşlarımızla birlikte ülkemizin kalkınması ve büyümesi için yeni projelerle daha büyük hedeflere ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. İnşallah Türkiye Yüzyılını bu anlayışla sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Kadınların adının dahi anılmadığı dönemlerden, karar alma mekanizmaları başta olmak üzere siyasetten spora, ekonomiden çalışma hayatına kadar tüm alanlarda kadınların büyük başarılara imza attığı günlere ulaştık. Hiç kuşkusuz, hem sosyal anlamda hem de ekonomik anlamda ülkemizin sahip olduğu her kazanımda kadınların çok büyük emeği var." sözlerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Giresun bizi hiç yalnız bırakmadı"
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:33 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Giresun bizi hiç yalnız bırakmadı" "Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları" kapsamında Giresun’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Giresun bizi hiç yalnız bırakmadı. Biz de Giresun’u asla yalnız bırakmayacağız" dedi. AK Parti MKYK üyeleri ve teşkilat mensuplarıyla birlikte Giresun’da çeşitli temaslarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Yeşil Giresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde partililerle bir araya geldi. Programa AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Ardahan Milletvekili Kaan Koç ile birlikte AK Parti MKYK üyeleri Melek Duman, Hilmi Türkmen, Ömer Faruk Besli, Arzu Silin Günaydın ve Reşide Yüksel de katıldı. Heyet, Giresun’un 16 ilçesi ve 8 beldesinde vatandaşlarla, esnaflarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve şehit aileleriyle bir araya gelecek. Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, "Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye idealine ulaşmak için canla başla çalışıyoruz" dedi. Son 24 yılda Türkiye’yi sağlık, eğitim, çevre, şehircilik, ulaşım, enerji, savunma ve diplomasi gibi birçok alanda önemli bir noktaya taşıdıklarını kaydeden Tuncer, bu kazanımların üzerine "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu inşa ettiklerini söyledi. Tuncer, Türkiye Yüzyılı vizyonunun Anadolu’nun her köşesinde olduğu gibi Giresun’da da güçlü şekilde hissedildiğini vurguladı. Tuncer, "Bu vizyon, Türkiye’yi hak ettiği yere taşıma iradesinin bir göstergesidir. Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye Yüzyılı buluşmalarının tek amacı vatandaşımızla aynı sofrada, aynı duyguda, aynı hedefte olmaktır" dedi. Giresun’un her zaman AK Parti’ye destek verdiğini belirten Tuncer, "Biz de Giresun’u asla yalnız bırakmayacağız. Bu anlayışla Giresun’da eser ve hizmet siyasetini büyütmeye devam edeceğiz. Daha yaşanabilir şehirler, daha dirençli yapılar, daha temiz bir çevre ve daha müreffeh bir gelecek için gece gündüz çalışıyoruz. Bizim siyasetimiz insanı merkeze alan bir siyasettir. Milletimizin gönlüne girmeyi başardığımız için 20 yılı aşkın süredir bu kutlu davayı omuz omuza taşıyoruz. Birlik içinde omuz omuza, gönül gönüle verdikçe hem Giresun’un hem de Türkiye’nin yarınları daha aydınlık olacaktır" diye konuştu.
Başkan Kılca, Karatay’ın yatırımlarını Bursa heyetine anlattı
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:33 Başkan Kılca, Karatay’ın yatırımlarını Bursa heyetine anlattı AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri ve Bursa İlçe Belediye Başkanları Karatay’ı ziyaret etti. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçede hayata geçirilen yatırımları ve projeleri Bursa heyetiyle paylaştı. Karatay Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda heyet, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ile bir araya geldi. Başkan Hasan Kılca, konuk heyete "Tecrübe Paylaşımı" sunumu yaparak Karatay’da hayata geçirilen yatırım ve hizmetleri anlattı. Kılca sunumda; turizm, çevre, spor, sağlık, sosyal alanlar, eğitim, yeşil alanlar ve kentsel dönüşüm projelerine kadar birçok başlıkta yapılan çalışmaları aktardı. Heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kılca, "Selçuklu başkenti Konya’mızdan Osmanlı başkenti Bursa’mıza gönül dolusu selamlarımı iletiyorum. Karatay’da hayata geçirdiğimiz projeleri ve tecrübelerimizi sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. İlçemizi daha yaşanabilir kılmak için turizmden kentsel dönüşüme, çevreden spora kadar birçok alanda örnek projeler yürüttük. Bugün sizlerle bu birikimleri paylaşma fırsatı bulduk. Ziyaretiniz için sizlere teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Kılca Karatay’ı ve yatırımları anlattı Sunumunda; Savatra Antik Kenti, Obruk Kervansaray Müze Otel ve Karatay Termal Tatil Köyü projeleriyle ilçenin turizm potansiyelini artırdıklarını ifade eden Kılca, çevre yatırımlarında "Atığın Sıfır Noktaları" ve Güneş Enerji Santralleri projeleriyle sürdürülebilir çevre politikaları yürüttüklerini belirtti. Spor alanında Karatay’a 91 tesis kazandırdıklarını, yapımı süren Karatay Spor Merkezi ile gençlere modern imkanlar sunacaklarını kaydeden Kılca, sağlıkta da 47 tesisle altyapıyı güçlendirdiklerini söyledi. Ayrıca glütensiz ekmek büfeleri, ata tohumu projeleri ve sağlıklı yaşam merkezleriyle örnek çalışmalara imza attıklarını dile getirdi. Kılca, sosyal tesisler, hobi ve piknik bahçeleri, lavanta ve gül bahçeleriyle yaşam kalitesini yükselttiklerini; eğitimde okul yatırımları, bilgi evleri ve öğrencilere yönelik desteklerle gençlere yatırım yaptıklarını vurguladı. Başkan Kılca, destek merkezleri ve engelsiz yaşam tesisleriyle her kesime yönelik hizmet verdiklerini kaydetti. Ayrıca Başkan Kılca Karatay Belediyesi’nin 7 milyar TL’lik borçsuz bir bütçeye sahip olduğunu söyledi. Heyet, Hoş Kubbe Millet Kütüphanesini de ziyaret etti Program kapsamında Bursa heyeti, Karatay Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Hoş Kubbe Millet Kütüphanesi’ni de ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Toplantıya; AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İl Yerel Yönetimler Başkanı Cem Kürşat Hasanoğlu, Büyükşehir Meclis Üyesi İmar ve Bayındırlık Komisyon Üyesi Ecehan Mertoğlu Tan, Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu ile AK Parti Konya İl Yerel Yönetimler Başkanı Kazım Küçükçöğen katıldı.
Ankara’nın en küçük ilçesinin hayalleri büyük
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:39 Ankara’nın en küçük ilçesinin hayalleri büyük Evren Belediye Başkanı Hüsamettin Ünsal, "Evren için büyük hayallerimiz var. 2019 yerel seçimlerinde insanlarımıza hizmet etme görevine başladık" dedi. Ankara’nın en küçük ilçesi olan Evren ilçesinin Belediye Başkanı Hüsamettin Ünsal, Evren ilçesini geliştirmek ve adından söz ettirmek için belediye yönetimi olarak ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Seçim vaatlerinde ne söylediyse yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini belirten Ünsal, Evren’in dış göç aldığını ve amaçlarının arasında ilçenin doğallığını bozacak göç dalgasını engellemenin de yer aldığını cümlelerine ekledi. 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde belediye başkanı olan Ünsal, ilçeye hizmet için geri planda durmadığını belirterek, "Evren için büyük hayallerimiz var. 2019 yerel seçimlerinde ilçemize hizmet etme görevine başladık. Seçim vaadinde ne bulunduysak, yüzde 300’ünü yaptık. 2’nci dönem hizmet etmek de nasip oldu. İlçeme hizmet etmekten gurur duyuyorum. İlçemi seviyorum, insanlarını seviyorum. Evren, Ankara’nın en küçük ilçesi. Ankara’dan gelen vatandaşlarımızın burada pikniğini yapabileceği, yemeğini yiyebileceği, dinlenebileceği ve buradan mutlu bir şekilde ayrılabileceği bir ortam yapmak için mücadele veriyoruz. Burada bir otel inşaatı da şu anda bitti. Bir de ek bina yaptık, onu da bitirdik ama daha faaliyete geçiremedik" diye konuştu. "Karavan kamp alanı oluşturacağız" Evren’in gelişimi için sosyal ve kültürel tüm projelere imza attığını belirten Ünsal, "Evren, Ankara- Niğde Otoyolu üzerinde olduğundan dolayı Niğde veya Nevşehir’e giden turistler için burada kamp alanı oluşturacağız. Google’da yerimizi işaretleyeceğiz. Karavan sektörü şu anda gelişti. Burada bir karavan kamp alanı oluşturup, günübirlik veya bir süre burada kamp yapıp gidebilecekleri bir alanlar oluşturmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Dışarıdan göç almak istemiyoruz" Evren ilçesinin kimyasının bozulmaması için iç ve dış göçü önlemek istediklerini ifade eden Ünsal, "Büyük şekilde dışarıdan göç almayı istemiyoruz, doğallığın bozulmasını istemiyoruz. Ama nüfusu olmayan bir yerde de o kadar hareket olmuyor. Turist çekebilecek, yönünde çalışmalarımız var. Şu anda Ankara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi birlikte bir çalışmamız var. Yaklaşık bin kişinin çalışabileceği, en az 8-9 ay bölgede çalışabilecek bir ürün yetiştirme mücadelesi içerisindeyiz. Bunu gerçekleştirirsek, hem Evren’i Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtmış olduğumuz bir proje olacak. Kısmet olursa bunun üzerinde de yoğun bir şekilde çalışıyoruz" dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği,  kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 21:56 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bölgenin de dünyanın da yeniden yapılandığı yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’ye karşı nice düşmanca tavırları da içinde barındırıldığından hepimiz gayet açık bir şekilde bunun farkındayız. Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu onuncu toplantısında akademisyenleri dinledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon toplantısının sonunda konuşma yaptı. Kurtulmuş, komisyon çalışmalarının başarılı olmak zorunda olduğunu belirterek, "Tabii bu sürece ilişkin yine çok önemli tespitlerden birisi kimse Türkiye’yi tek başına bırakmaz. Tarihsel olarak büyük bir jeopolitik kırılmanın içinden geçiyoruz. Bölgenin de dünyanın da yeniden yapılandığı yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’ye karşı nice düşmanca tavırları da içinde barındırıldığından hepimiz gayet açık bir şekilde bunun farkındayız. Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Siyasi iradenin Türkiye’de bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımızdan başlayarak devletin bütün kurum ve kuruluşları aynı doğrultuda hareket etmek noktasındadır. Burada bir üçüncü göz meselesi gündeme geldi. Ben başından beri Türkiye’nin bu tecrübesinin diğer ülke tecrübelerini bildiğimiz tecrübelere benzemediğini, benzer taraflar olsa bile bütünüyle benzemediğini ifade etmek isterim. Bizim bir üçüncü göze ihtiyacımız yok. Üçüncü göz burasıdır. Millet adına bu işe göz kulak olan, millet adına bu sürece öncülük eden bu komisyon esasında bizatihi aynı zamanda üçüncü göz fonksiyonunu icra etmektedir. Objektif bir şekilde bu süreci yerine getirmektedir" dedi. Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, Türkiye’deki süreç ile Filipinler’deki süreç arasında çok büyük farklılıklar olduğunu belirterek, "Tarihte o bölgede Müslümanların sultanlıkları bulunmaktaydı. Esasen bu mesele yüzyıllar öncesinden başlayan din temellidir. Bölgedeki Müslümanlar bakımından mesele devlet güçlerine karşı girilen bir mücadeleden çok. Müslümanların olduğu ve geçmişte sultanlıkları bulunan bölgeye tarih boyunca din temelinde uygulanan olumsuzluklar nedeniyle kendi başlarına yeniden müstakilen bağımsız olma arzusu, çatışmalar ve süreç zaman içerisinde özerklik arzusuna dönüşmesidir. Filipinler tarihte uzun dönemler sömürge altına kalmış, savaşlar sırasında uzun işgal dönemleri tecrübesi olan bir ülkedir. Farklı ülkelerin süreçte rolünler üstlenmesi konusunda esnek hatta teşvik edici bir yaklaşım sergileyebiliyor. Özellikle diğer ülkelerin maddi katkı sağlamaları, bazı projeleri üstlenmeleri konusunda olumlu bir bakışı olduğundan söz etmek mümkün. Cephe mensupları ile askeri temsilciler arasında tanışıklık, sosyal ilişki, iletişime varmıştır. Moro İslami Kurtuluş Cephesi mensupları, D.A.Ş’ın o bölgedeki kolu ile devlet güçlerinin mücadelesinde, devletin yanında devlet güçleriyle koordinasyon içinde omuz omuza mücadele etmiştir. Bağımsız silahsızlandırma organı çalışmalarında da cephe mensubu eski komutanlar ile ordu mensubu generaller birlikte yer almıştır. Dolayısıyla sürecin güçlü veya geneli bakımından bizlere doğru bir örnek veya emsal oluşturduğunu şahsen düşünmemekteyim. Silahsızlanma yönüyle başkanlığını yürüttüğü ve sürece bağlı organlardan sadece birini teşkil eden mekanizmaların ve bu alanda atılan adımları saygıdeğer komisyonun bilgisine sunmak istedim. Filipinler Devleti’yle Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında 2012’de Bansamoro Çerçeve Antlaşması, Mart 2014’te ise Bansamoro Kapsamlı Antlaşması imzalanmıştır. 2014’teki antlaşmanın metninde 1997’den 2014’e kadar taraflar arasında imzalanan 12 ayrı bir kayda geçirilmiştir. Kapsamlı Antlaşma ve bu 12 dergiden bazılarında kolaylaştırıcı rolü verilen ülkenin imzası da mevcuttur" ifadelerini kullandı. Ulusoy şöyle konuştu: "Günümüzde terminolojide silahsızlanma silahsızlandırma ifadeleri İngilizcede disarmament şeklinde ifade ediliyor. Ancak kullandığımız decommissioning kelimesi silahların bırakılmasına, irade edilmesine ilan eden insanların da silahlı bir organizasyonla sivil hayata geçişini içermektedir. Yani kıymetli hocalarımızın bahsettiği DDR sürecini tek değer ile kapsamış oluyoruz. Ülkemiz tarafından bağımsız silahsızlandırma organının faaliyetlerinde kullanılmak üzere bir miktar nakli yardımda yapılmıştır. Silahsızlandırma çalışmaları dört aşamada öngörülmüştür. Birinci aşamayı sunuyorum. Cepte öncelikle kendi mensuplarının ve silahlarının envanterini içeren bir liste oluşturacak. Ve teyit edilmiş bu silah ve kişi listesini bağımsız silahsızlandırma organına teslim edecek. Bölgedeki bir enstitü tarafından cephe mensuplarının mali ihtiyaçları ve gerekli olabilecek sosyoekonomik programlara dair bir çalışma yapılacak. 20 adet havan benzeri birden fazla personelin kullandığı silah ve 55 adet tüfek benzeri ağır silah cephe tarafından silahsızlandırma organına türenle teslim edilecek. Bu silahsızlandırmanın seremoniyel başlangıcını teşkil etti. Bağımsız silahsızlandırma organı aldığı liste çerçevesinde kendisi de gerekli teyit kuru yaptıktan sonra listedeki teyit edilmiş kişi ve silahların yüzde 30’unun süreçten geçirilmesini planlaması gerekecek. Bu işlemler için mekanlar düzenleyecek. İkinci aşamaya geçtiğimizde yüzde 30’luk ilk grup silah ve cephe üyesinin bu amaçla tahsis edilen alanlara geniş girişleri ilgili güvenlik mekanizmaları tarafından sağlanacak. Silahlar alanda kurulan yerlerde muhafaza edilecek. Silahsızlandırma işleminden geçen, silahını teslim eden ve verileri sisteme girilen cephe mensupları için sosyoekonomik programların yürütülmediği farklı bir mekanizma tarafından denetlenecek." "Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için biraz ekosisteme bakmak gerek" Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, konuşulan konunun yıllar boyunca devam ettiğini belirterek, "Bir elma ağacı metaforu bizim çok kullandığımız bir şey. Elma ağacına baktığınız zaman işte yeşil yapraklar, kırmızı elmalar falan görebiliyorsunuz. Fakat görmediğiniz noktada o ne yerleşik olduğunu, onun kökleri olduğunu, bir ekosistemin parçası olduğunu, sistemde bir işlevi olduğunu, o üzerinde bir takım asalakların olduğunu, verdiğini, o ürünün içinde bir takım hastalıkların, parazitlerin barındığını görüyorsunuz. Onun için bakarken sadece elinde bomba olan insanların üzerinden bakmıyoruz. Bir kere her şeyden önce karşı karşıya üzerinde konuştuğumuz bir mesele ve bu meseleyi ben de işte 2009 yılında Polis Akademisi çalıştığından bu yana yakından takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak, şöyle konuştu: "Bizim terörümüz öyle yerel bir mesele değil. Dünyadan bahsettiğimiz zaman en az 4 ayrı ülkeyi kapsayan, uluslararasılaşmış ve üstelik küresel güç dengelerinin kesişme noktasında bir yerde yerleşik, içinde Amerika’nın, Rusya’nın, şimdilerde Çin’in bile dahil olabileceği, bölgesel İran’ın dahil olduğu, İsrail’in dahil olduğu devasa bir meseleden söz ediyoruz. Yani meselenin tek bir tarafını ele aldığınız zaman bunun içinden çıkmak mümkün değil. Teröristi öldürerek bitiremezsin. Ne ağacından bahsediyorsanız o ağacın dallarını budamak gibi olur. Hep böyle düşündüm. Nereye geldiğini gördüm. Çok başarılı bir mücadele yapıldığı söylenemez. Yani birkaç yüz kişilik hareket binlerce insanın dağlara çıkmasına, milyonlarca insanın sempatizan hale gelmesine yol açtıkça burada bir başarıdan söz edemeyiz. Ve çok uzun süreli 1980’lerin ortasından bu yana sürdürülen çeşitli politikalar söz konusu. Şimdi neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için biraz ekosisteme bakmak gerektiğini düşünüyorum. Sadece siyasi ve jeopolitik bir içinde de değerlendiremez."
Bakan Bolat: "Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 21:55 Bakan Bolat: "Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde biz entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz. 2 devlet tek millet olan Türk halkı ve Azerbaycan halkı kardeşten de öte yakınlık içinde" dedi. Türkiye ve Azerbaycan İş adamları ve Sanayiciler Birliği’nin (TÜİB) Ankara’da düzenlediği ‘Köprü Azerbaycan-Türkiye Ekonomik İlişkileri Gala Gecesi’ne Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Şimdi burada köprü ifadesini görünce dedim ki ‘köprüler gelip geçilen yerler’ Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde biz entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz. 2 devlet tek millet olan Türk halkı ve Azerbaycan halkı kardeşten de öte yakınlık içinde. Azerbaycan’daki Türkiye sevgisi bambaşka onu bizzat hissettim, şahitlik ettim. Ne mutlu adeta 2 ülke insanları kendi ülkelerinde bir başka vilayete gidiyormuşçasına çok rahat gidiyorlar. Uçuşlar çok sık. Mesafeler kısa, süreler kısa ve can Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı da 32 yıllık işgalden kurtardı. Topraklarının tamamını özgürleştirmiş oldu. Şimdi orada çok büyük bir yatırım ve yeniden imar faaliyeti var." "Sanayi ürünlerinde ve hizmetlerde de Azerbaycan’a destek oluyoruz" Türkiye’nin özellikle enerji alanında Azerbaycan’dan kaynak ithalatı yaptığına değinen Bakan Bolat, "Sanayi ürünlerinde ve hizmetlerde de Azerbaycan’a destek oluyoruz. Ve Orta Asya’ya, uzak doğuya açılırken Azerbaycan bizim için çok önemli bir stratejik geçiş noktası. Zengezur Koridoru’nun da açılmasıyla yakında Türk dünyasının coğrafik olarak da birbirleriyle bütünleşmesi ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi, uzak doğudan başlayarak Avrupa’ya uzanan orta koridorun hareketlenip transit ticaretin güçlenmesi mümkün olacak" diye konuştu.