POLİTİKA
Başkan Kurnaz: "Günü geçmiş tek lira borcumuz yok" 07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:41:29 Meclis toplantısında konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Göreve geldiğimiz gün itibariyle, belediyemizin günü geçmiş tek lira borcu yoktur" dedi. İlkadım Belediye Meclisi Mayıs Ayı Kapanış Meclisi Toplantısı, İhsan Kurnaz başkanlığında, gerçekleştirildi. İlkadım Belediye Meclisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen birleşimde, İlkadım Belediye Meclisi Mayıs Ayı Açılış Toplantısı’nda komisyonlara devredilen gündem maddeleri, meclis üyelerince oylanarak, oy birliğiyle kabul edildi. "Şeffaf ve denetlenebilir belediye" İlkadım’da vatandaş odaklı hizmetlerin, öz kaynakların doğru yönetilmesi ve kullanılmasıyla birlikte kararlılıkla devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediye Meclisimizin Mayıs ayı toplantılarını tamamladık. Özellikle gündemimizin en önemli maddesi olan kesin bütçe hesabımız, belediyemiz bürokratları ve komisyonlarımızın titiz çalışmalarıyla tamamlanarak meclisimize sunuldu. Bütçemiz, kapanış meclisimizde de oy birliğiyle kabul edildi. Bu noktada, bütçemizin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İlkadım Belediyesi, mali disiplin açısından örnek gösterilen bir belediye oldu. Meclis üyelerimizce kabul edilen bütçemizde de görüldü ki, 2025 yılı bütçemiz fazla verdi ve İlkadım Belediyesi şu an kasasında parası olan bir belediye konumunda. Bu İlkadım’ın parası ve bunu hemşehrilerimiz için en iyi en doğru şekilde kullanmaya gayret ediyoruz. Hizmetlerimizi, milletimizin sırtına borç yükleyerek değil, kaynaklarımızı verimli kullanarak yapmak istiyoruz. Göreve geldiğimiz gün itibariyle, belediyemizin günü geçmiş tek lira borcu yoktur. İlkadım Belediyesi, şeffaf, denetlenebilir, mali disiplini sağlamış ve öz kaynaklarını en iyi şekilde kullanarak vatandaşına hizmet eden bir belediye haline geldi. Belediyemizin bu noktaya gelmesinde emeği olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:06 Başkan Aras’tan Fethiye ve Marmaris’te sektör buluşmaları Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye ve Marmaris’te gerçekleştirdiği ziyaretlerde denizcilik, turizm ve ticaret sektörü temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Aras, yeni turizm sezonu öncesinde sektörlerin talep ve beklentilerini dinleyerek iş birliği mesajı verdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ziyaretler kapsamında Fethiye’de İMEAK Deniz Ticaret Odası’nı, Marmaris’te ise Marmaris Deniz Ticaret Odası’nı ziyaret ederek sektör temsilcileriyle buluştu. Gerçekleştirilen toplantılarda denizcilik sektörünün ihtiyaçları, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, bölgedeki çalışmalar ve sektörün talepleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Fethiye’de denizcilik ve turizm değerlendirmesi Fethiye’de İMEAK Deniz Ticaret Odası ile Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Başkan Aras, sektör temsilcileriyle yeni turizm sezonu öncesi değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde turizmde beklentiler, bölgenin ekonomik potansiyeli ve sektörün ihtiyaçları ele alınırken, yerel yönetimlerle sürdürülebilecek ortak çalışmalar hakkında fikir alışverişi yapıldı. Marmaris’te altyapı ve denizcilik gündemdeydi Marmaris’te düzenlenen toplantılarda ise özellikle iskele yetersizliği, kaçak iskele sorunu, deniz kirliliği, ruhsatlandırma süreçleri, atıksu altyapısı ve lisanslı vidanjör eksikliği gündeme geldi. Selimiye, Söğüt ve Hisarönü bölgelerinde yaşanan atıksu sorunlarına dikkat çeken sektör temsilcileri, Bozburun’daki yat üretim ve çekek alanlarının ruhsat süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Başkan Aras, denizcilik sektörünün sorunlarının çözümü için kararlı olduklarını belirterek, "Bozburun gibi milyon dolarlık teknelerin üretildiği bir bölgede ruhsat sorununun yaşanması kabul edilemez. Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen tüm girişimleri yapacağız" dedi. Atık yönetimi konusunda da MUTTAŞ’a talimat verdiğini belirten Başkan Aras, lisanslı vidanjör hizmetleri ve atık alım süreçleri için gerekli girişimlerin başlatılacağını söyledi. Program kapsamında Marmaris Limanı’nda esnaf ziyareti de gerçekleştiren Başkan Ahmet Aras, vatandaşlarla sohbet ederek talep ve önerileri dinledi. Başkan Aras: "Ortak akıl ve iş birliğiyle Muğla’mızı daha güçlü bir noktaya taşımayı sürdüreceğiz" Turizm ve denizcilik sektörünün Muğla için büyük önem taşıdığını belirten Başkan Aras, yaptığı ziyaretlerde sezon öncesi hazırlıklar, sektörlerin beklentileri ve yerel yönetimlerle geliştirilebilecek iş birliklerinin ele alındığını ifade etti. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak kenti yeni sezona en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Başkan Aras, "Muğla’mızın ekonomisinde önemli yere sahip olan turizm, denizcilik ve ticaret sektörlerimizin temsilcileriyle bir araya gelerek talep ve önerilerini dinledik. Fethiye ve Marmaris’te gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde sezon öncesi hazırlıkları, sektörlerimizin beklentilerini ve yerel yönetimlerle yapılabilecek iş birliklerini değerlendirme fırsatı bulduk. Ortak akıl ve iş birliğiyle Muğla’mızı turizmde, ticarette ve denizcilikte daha güçlü bir noktaya taşımayı sürdüreceğiz" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:53 Başkan Altay: "Türbe arkası Konya’ya yakışır bir hale dönüşecek" Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Karatay Belediyesi’yle birlikte yürüttüğü "Mevlana Türbesi Arkası Kentsel Yenileme Projesi" kapsamında hayata geçirilecek Mevlevi Dergahı inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Mevlana Türbesi arkasında inşası devam eden Mevlevi Dergahı’nda incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. "Karatay Belediyemizle birlikte çok önemli bir merkezi hayata geçirmiş olacağız" Darülmülk Projesi kapsamında Konya’nın tarihi alanlarında önemli restorasyon ve yenileme çalışmaları yaptıklarını kaydeden Başkan Altay, "Bu projenin en önemli ayaklarından birisi olan Türbe arkasında da kesintisiz bir şekilde çalışıyoruz. Bu projenin en önemli işlerinden birisi olan Mevlevi Dergahı’nda çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde tamamlanıyor. İnşallah proje bittiğinde Karatay Belediyemizle birlikte hem Konya’ya gelen ziyaretçiler için hem Konyalılar için çok önemli bir merkezi hayata geçirmiş olacağız. Ticari alanlar, restoranlar, kafeteryalar, Mevlevi Dergahı gibi alanlarımız ve Konya Müzesi ile birlikte burası Konya’ya yakışır bir hale dönüşecek. Darülmülk kapsamındaki işlerimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. Bu bölge inşallah Konya tarihine, geçmişine yakışır ve Hazreti Mevlana’ya yakışır bir hale gelmiş olacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Mevlevi Dergahı Toplam 3 bin 158 metrekare inşaat alanı ve 5 bin 950 metrekare peyzaj düzenlemesi ile Konya’ya yakışan bir bütünlükte planlanan yapının içerisinde bin 680 metrekare bodrum, bin 375 metrekare zemin kat ve semahane bölümünde 103 metrekare asma kat bulunuyor. Radye temel üzerine, betonarme çerçeve taşıyıcı sistemle inşa edilecek yapı geleneksel üslubun incelikleriyle inşa edilecek. Mukarnas işlemeli havuzlardan kündekari kapılara, revzen uygulamalarından ahşap kemerlere, işlemeli tavanlardan lokmalı demir parmaklıklar yer alacak projede geniş yeşil alanlar, süs havuzları, suyolu ve bahçe köşkü bulunuyor.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz"
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:35 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen suskunluk, asla ve asla tarafsızlık olarak kabul edilemez. Açıkça ifade etmek isterim ki sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz" dedi. Parlamentolar Arası Birlik’in, "Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temalı 152’nci Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un başkanlığında müzakerelerine başladı. İstanbul’da gerçekleştirilen Genel Kurul’un açılışını yapan PAB Başkanı Tulia Ackson, "Genel Kurul Başkanı" olarak seçilen Kurtulmuş’u kürsüye davet etti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Genel Kurul’un açılışında yaptığı konuşmada, parlamentolar arasındaki temasların İstanbul’da derinleşmesinin insanlığın ortak vicdanına hitap eden bir anlam taşıdığını belirtti. Genel Kurul Başkanlığını üstlenmekten memnuniyet ve gurur duyduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Tarafıma tevdi edilen sorumluluğu, Parlamentolar Arası Birlik teamüllerine bağlı kalarak, adaleti esas alan bir yaklaşımla ve herkesin söz hakkını görünür kılabilecek bir tarafsızlık ilkesiyle sürdüreceğimi ifade etmek istiyorum. Amacım, müzakerelerin düzen içinde ilerlemesini sağlamak, söz alan her temsilcinin iradesine saygı göstermek ve ortak karar üretme kapasitesini güçlendiren çalışma zemini genişletmektir" diye konuştu. Meclis kürsülerinin, insanlığın müşterek birikimini akıl süzgecinden geçiren meşru zeminler olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, alınacak kararların ve gerçekleştirilecek çalışmaların halklar ve insanlık için hayırlı olması diledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının bu bölümünde de PAB 152. Genel Kurulu’nu resmen açtığını belirtti. "Karşımızdaki tablo, sadece teknik eksikliklerden kaynaklanan aksaklıklarla izah edilebilecek bir durum değil" Genel müzakere başlığı olan "gelecek nesiller için umudu yeşertmek, barışı sağlamak ve adaleti temin etmek" ifadesinin içinde bulunulan dönemin derin ihtiyaçlarını karşılayan kapsayıcı bir hedef olarak herkesin önünde durduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnsanlık büyütülen, genişletilen çatışmaların, ağırlaşan eşitsizliklerin, yerinden edilmelerin, açlık dalgalarının ve güven aşınmalarının içe geçtiği fevkalade zor, fevkalade önemli ve çetin bir dönemden geçmektedir. Çok taraflı ve kutuplu siyasal mimari uzun yıllar boyunca uluslararası dengenin ana unsurlarından birisi olmuştu. Son yıllarda yaşanan gelişmeler kurumların irade üretme kapasitesini, kuralların tatbik edilebilme kabiliyetini ve kavramların ahlaki ağırlığını adeta ortadan kaldırmaktadır. Karşımızdaki tablo, sadece teknik bazı eksikliklerden ve aksaklıklardan kaynaklanan ya da sadece eksiklik ve aksaklıklarla izah edilebilecek bir durum değildir. Daha derin, daha kapsamlı ve daha evrensel bir sorunla karşı karşıyayız. Küresel sistem, sorunları çözme iddiasını korurken maalesef norm uygulama cesaretini ortaya koyamamaktadır. İlkeler ilkesel olarak metinler ortada durmakta, yürürlükte olmakla birlikte milyonlarca ve insanın maruz kaldığı yıkım karşısında bahsedilen ilkelerin koruyucu hiçbir etkisi kalmamıştır. Hukuk, güç sahiplerine gelince esneyen, zayıfların karşısında ise katılaşan bir baskı aracına dönüştürülmüştür." Uluslararası sistemin açık bir çöküşe geçtiğini vurgulayan Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan vahim tablonun bu çöküşün en açık ifadelerinden sadece birisi olduğunun altını çizdi. Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Sivillerin korunamadığı, yaşam haklarının güvence altına alınamadığı, sağlık altyapısının çökertildiği, insani yardım geçişlerinin engellendiği, temel yaşam imkanlarının ortadan kaldırıldığı bir durum karşısında etkili ve bağlayıcı bir iradenin ortaya konulamaması uluslararası sistem bakımından hepimiz açısından ciddi bir sorumluluk, ciddi bir sınamadır. Burada sözü dolandırmaya gerek yoktur. İnsanlığa yönelen sistematik saldırılar karşısında suskun kalan uluslararası yapı aslında kendi kurucu iddialarını kaybetmektedir. Vicdanı temsil ettiğini söyleyen merkezler acıyı seyretmekle yetinmektedir. Filistin meselesi belirli bir bölgenin trajedisi olmanın çok ötesine geçmiş ve insanlığın ortak bir sınanma alanı haline gelmiştir. Gazze, insani hukukun seçici biçimde uygulanmasının ne derece yıkıcı sonuçlar ortaya koyduğunun açık bir laboratuvarı gibidir. Gazze, günümüzde kurumların neden kurulduğunu, kuralların kimleri korumak için var olduğunu ve insanlık ailesinin ortak değerler karşısında ne ölçüde tutarlı davranabildiğini sorgulatan ağır bir imtihandır ve bu imtihanla hepimiz karşı karşıyayız. Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen suskunluk, asla ve asla tarafsızlık olarak kabul edilemez. Açıkça ifade etmek isterim ki sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz. Yardım konvoylarının geçişi, diplomatik takvime bağlı olarak bir lütuf olarak da kabul edilemez ve uygulanamaz. İnsanların hayatları arasında derece farklılıkları ortaya konulamaz ve insan hayatı için hiyerarşik bir yapılanma asla uygulanamaz. Küresel vicdanın en temel işlevinin kimden geldiğine bakılmaksızın ihlale, ihlal diyebilmek ve ihlali yapanı suçlu olarak insanlık ailesinin önüne çıkarabilmektir." "Nezaket, zulmü görünmez kılan bir örtüye asla dönüştürülmemeli" İçinde bulunulan dönemde asıl ihtiyaç duyulan hususun daha çok söz üretmekten ziyade söylenen söz ve konulan kurallara uygun davranabilmek olduğunu ifade eden Kurtulmuş, uluslararası toplumun; kınama ile yetinen, erteleme ile oyalanan ve ağır krizleri prosedürel tartışmalar içine hapseden bir alışkanlığı terk etmek mecburiyetinde olduğunu vurguladı. Diplomasinin, soğukkanlılık istediğini, nezaketin de uluslararası sistemin ve uluslararası temasın vazgeçilmez unsuru olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Nezaket, zulmü görünmez kılan bir örtüye asla dönüştürülmemeli, nezaket perdesi altında zalime zalim diyebilme kudretini kaybetmemeliyiz. Ölçülü konuşmak ile etkisiz konuşmak arasında da bir mesafe vardır. Sükunet ile suskunluk arasında da bir farklılık olduğu gibi. Bu nedenle parlamentolara bu dönemde büyük bir görev düştüğünün altını çizmek isterim. Sözü hem en açık bir şekilde söyleyecek hem de sözlerimizde asla ve asla nezaket adı altında hakikati gizleyecek bir davranış içerisinde olmayacağız" ifadesini kullandı. Temsil görevini üstlenenlerin kendi toplumunun menfaatini korurken insanlık ailesinin ortak haysiyetini de gözetmek mecburiyetinde olduğunu söyleyen Kurtulmuş, aksi halde ulusal çıkar kavramının evrensel ölçüleri dışlayan dar bir siyasal kalıba dönüşebileceği uyarısında bulundu. Kurtulmuş, adaletsizliğin yaygınlaştığı ve silahlanma yarışına girilen bir dünyanın, hiçbir ülkeye kalıcı emniyet sunamayacağını da belirtti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Güvenlik başka halkların güvensizliği üzerine bina edildiğinde sürdürülebilir bir sistem olmaktan çıkar. Ekonomik dengesizlikler de barış gündeminden ayrı olarak ele alınamaz. Dünyanın birçok bölgesinde gelir uçurumları derinleştikçe ve genç kuşakların gelecek tahayyülleri zayıfladıkça dünya barışından da uzaklaştığımız aşikar bir gerçektir" dedi. Kalkınma meselesinin, salt büyüme verileriyle tarif edilemeyeceğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Asıl mesele refahın hakkaniyetli paylaşımıdır. Asıl mesele emeğin korunmasıdır. Asıl mesele eğitim, sağlık ve fırsatlara erişimde toplumların geniş kesimleri açısından güvence altına alınmasıdır" diye konuştu. Ayrışmaları derinleştiren dilden yana olmayacaklarını ve hakkaniyeti esas alan, müzakereyi öne çıkaran, insan onurunu koruyan, temsil krizlerini azaltan ve çok taraflı yapıları daha itibarlı hale getiren bir çizgiyi savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Aynı yaklaşım, parlamentolar arası temas bakımından da hiç şüphesiz geçerlidir. Farklı görüşlerin meşru zeminde konuşulabildiği, sert fikir ayrılıklarının medeni usuller içinde ele alınabildiği ve ortak yarar etrafında yeni imkanların çoğaltıldığı bir anlayışı geliştirmek durumundayız. Kuşkusuz böyle davranırsak umudun yeşermesi mümkün olacaktır. Kuşkusuz bu şekilde davrandığımızda siyasal kararlılık içerisinde ilkeli duruşumuzu devam ettireceğiz. Böyle davrandığımızda bedel ödemeyi göze alan ahlaki bir davranışla davrandığımızda yeryüzünde adaletin genişlemesi için de büyük katkı sağlayacağız." Barışın da benzer şekilde somut bir temenni olarak ele alınamayacağını dile getiren Kurtulmuş, kalıcı huzurun, adaletin tahkim edildiği, hukukun seçici uygulanmadığı, temsil kurallarının kanallarının açık tutulduğu ve insan onurunun korunabildiği bir yapıyla ancak korunabileceğinin altını çizdi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, değerlendirmesinde ayrıca şunları kaydetti: "Güçlü olanın hukuk ürettiği hatta hukuk dayattığı bir denklem insanlık vicdanını tatmin edemez. Güç ile hak arasındaki makas açıldıkça uluslararası sistemin güvenilirliği ve uluslararası sistemin taşıdığı yük de artmaya başlar. İnsanlık ailesi, tarih boyunca büyük krizlerin ardından hiç şüphesiz büyük muhasebeler de yapmıştır. İçinden geçtiğimiz safha da benzer şekilde çok derin, çok büyük krizleri yaşadığımız bir dönemdir. Bu çerçevede uluslararası sistem ve uluslararası sistemin bütün kurumları derin bir yüzleşmeyle başa kalmak mecburiyetindedir. Önümüzdeki duran esas soru kurumlar, kurallar ve kavramların yeniden itibar kazanıp kazanmayacağıdır. Aksi takdirde küresel vicdan ile siyasal mekanizmalar arasındaki mesafe ayrılacak ve maalesef küresel siyasal sistem küresel vicdanın sesi olmayı başaramayacaktır. Umudun, barışın ve adaletin irade gösterildiği ölçüde anlam kazandığını hatırlatmak isterim." TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini bitirirken kendisine tevdi edilen "Genel Kurul Başkanlığı" görevini bu bilinçle ve yüksek sorumluluk duygusuyla yerine getireceğini söyledi. Her heyetin katkısını kıymetli gördüğünü ve her görüşün dikkatle dinlenmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, görüşlerin medeni usuller içinde ele alınmasını temel ilke olarak kabul ettiğini belirtti. Kurtulmuş, yapılacak tartışmaların insanlığın parlak ve aydınlık geleceğine katkılar sunmasını dileğinde bulundu. Kurtulmuş, konuşmasının ardından Divandaki yerini alarak müzakereleri başlattı.
KKTC Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, Kepez Belediyesi’nde
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:43 KKTC Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, Kepez Belediyesi’nde Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile beraberindeki heyeti ağırladı. Heyet, başkanlık makamındaki görüşmelerin ardından Başkan Mesut Kocagöz’ün rehberliğinde Kepez’deki hizmet çalışmalarını yerinde inceleyecek. KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Antalya’nın Kepez ilçesinde Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ü ziyaret etti. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, KKTC heyetini ağırlamaktan onur duyduklarını belirtti. Makamdaki kabulde konuşan Ataoğlu, Kepez Belediyesi ile uzun yıllardır süregelen iş birliğinin önemine dikkat çekerek, kardeş belediye ilişkilerinin güçlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ataoğlu, KKTC ile Türkiye’nin "bir bütün" olduğunu vurgulayarak, iki toplum arasındaki tarihi ve kültürel bağların güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Ayrıca sıcak karşılamadan dolayı Başkan Mesut Kocagöz ve belediye meclis üyelerine teşekkür etti. Başkan Kocagöz ise Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik bağlarının önemine vurgu yaparak, iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulundu. Başkan Kocagöz, KKTC ile Türkiye’nin güçlü bağlarına vurgu yaparak, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle turizm ve istihdam alanlarında daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Dünya genelinde Türk dünyasının büyük bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, birlik ve beraberliğin önemine değindi. Başkan Kocagöz, KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu’na Türk bayrağı hediye etti. KKTC heyeti, makamdaki buluşmanın ardından Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün rehberliğinde Kepez’deki hizmet çalışmalarını yerinde inceleyecek.
SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun: "Kuzey Çevre Yolu genişletilmesine neden başlanmıyor?"
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:31 SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun: "Kuzey Çevre Yolu genişletilmesine neden başlanmıyor?" Saadet Partisi (SP) Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, ’ivedi ve acil’ işler gerekçesiyle yapılan Kuzey Çevre Yolu ihalesini eleştirerek, "Kuzey Çevre Yolu ihalesi de açık ihale olarak yapıldı. Yapılar ihalenin işine aradan 10 ay geçmesine rağmen halen başlanılmadı" dedi. Parti binasında basın toplantısı düzenleyen SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, "Bugün burada herhangi bir siyasi polemik için değil, doğrudan kamu hakkını ilgilendiren ciddi bir meseleye dikkat çekmek için bulunuyoruz. Konu açıktır: Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı. Biz, bu konuda sorulması gereken soruları sormak zorundayız. 28 Mayıs 2025 tarihinde, Kayseri Kuzey Çevre Yolu yapım İşi ihalesi gerçekleştirilmiştir. Bu ihale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında, yani "ivedi ve acil" işler gerekçesiyle pazarlık usulü ile yapılmıştır. Rakamlar nettir. Yaklaşık maliyet 2 milyar 762 milyon lira. Sözleşme bedeli 2 milyar 345 milyon lira. Kırım oranı yaklaşık yüzde 15. Şimdi buradan açıkça soruyoruz. Bu iş gerçekten acil miydi? Çünkü aynı iş için belirlenen süre 1030 gündür. Yani yaklaşık 3 yıl. Acil olduğu söylenen bir iş 3 yıl sürer mi? Dahası var. Bu proje, 2025 yılı yatırım programında yer alan, önceden planlanmış bir projedir" dedi. 4734 sayılı kanunun 21/b maddesinin istisnai bir düzenleme olduğunu dile getiren Altun, "Deprem, sel, afet gibi gerçekten ani ve öngörülemeyen durumlar için getirilmiştir. İhalenin gerçekleştirilme tarihinden bu yana 10 ay geçmiştir. Yapım aşamasında halen bir gelişme yaşanmadı. Bu sürecin takipçisi olacağız. Gerekirse tüm ihaleleri tek tek inceleyecek, kamuoyuyla paylaşacağız. Ta ki, kamu kaynakları en doğru şekilde kullanılana kadar " diye konuştu.
Bakan Gürlek: "130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır"
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:28 Bakan Gürlek: "130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarıyla ilgili yapılan paylaşımlara ilişkin, "55 Cumhuriyet Başsavcılığımızca 130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır. 35 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup, bin 104 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirilmiştir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kahramanmaraş ve Siverek Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturmaların çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü vurguladı. Yayın yasağına rağmen olaya ait görüntüleri paylaşan, halk arasında korku, kaygı ve panik oluşturabilecek içerikler yayan, resmi açıklamaları itibarsızlaştırmaya yönelik yanıltıcı bilgiyi alenen dolaşıma sokan, suçu ve suçluyu övüp suç işlemeye teşvik eden çok sayıda hesabın tespit edildiğini belirten Gürlek, "Bu kapsamda 55 Cumhuriyet Başsavcılığımızca 130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır. 35 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup, bin 104 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirilmiştir. Ayrıca okulları hedef göstererek saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarla kamuoyunda tedirginlik oluşturan hesaplar belirlenmiş, bu çerçevede 54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcı gözaltına alınmış olup, haklarında adli işlemler devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Sürecin 81 ilde Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde takip edildiğini, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları ile koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade eden Gürlek, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca çocuklarımızı şiddete yönlendirebilecek dijital içerik ve platformlara yönelik tespit ve tedbirlerin alınması amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığına da talimat verilmiştir" dedi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden lisedeki saldırıda ‘delillerin karartıldığı’ iddiasına yalanlama
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:15 Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden lisedeki saldırıda ‘delillerin karartıldığı’ iddiasına yalanlama Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Kahramanmaraş’ta bir lisede düzenlenen saldırının ardından ‘delillerin karartıldığı’ iddialarını yalanlayarak, tüm delil toplama faaliyetlerinin uzman ekiplerce titizlikle gerçekleştirildiğini bildirdi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, resmi sosyal medya hesabından Kahramanmaraş’ta bir lisedeki silahlı saldırıya dair iddialara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, bazı sosyal medya platformlarında yaşanan acı olayın ardından ‘olay yeri incelemesi bitmeden temizlik çalışmalarının başladığı ve delillerin karartıldığı’ yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu bildirildi. Açıklamada, Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde yürütülen olay yeri inceleme ve tüm delil toplama faaliyetlerinin uzman ekiplerce titizlikle gerçekleştirildiği de belirtildi. "Olay yeri incelemesi bitmeden temizlik çalışmalarının başladığı ve delillerin karartıldığı’ iddiaları asılsızdır" Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya platformlarında yer alan Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayın ardından ‘olay yeri incelemesi bitmeden temizlik çalışmalarının başladığı ve delillerin karartıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde yürütülen olay yeri inceleme ve tüm delil toplama faaliyetleri, uzman ekiplerce titizlikle icra edilerek eksiksiz bir şekilde tamamlanmıştır. Gerçekleştirilen temizlik çalışmaları, incelemelerin nihayete ermesinin ardından ilgili kurumlardan alınan resmi onay ve izin doğrultusunda başlatılmıştır. Adli süreci sekteye uğratmayı, kamuoyunu yanıltmayı ve kurumlarımızı itibarsızlaştırmayı hedefleyen bu tür asılsız iddia ve paylaşımlara itibar edilmemesi; yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaların dikkate alınması büyük önem arz etmektedir."