Son Dakika
|
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Borsa İstanbul’da yeni rekor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
POLİTİKA
Bakan Memişoğlu: "Sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir"
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:36:20
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye sağlık anlamında sadece hizmetinde değil, artık yeni teknoloji üretmesinde, yeni cihaz malzeme ve yeni şeyler söylemesinde daha yolun ilk adımlarını atıyor ve ben şuna inanıyorum ki sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir" dedi. Sağlık Bakanlığı himayelerinde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) koordinasyonunda yürütülen ‘Renkli Doppler Ultrasonografi (USG) Cihazı Geliştirme ve Yerelleştirme Projesi’ için imza töreni düzenlendi. Bakanlıkta düzenlenen imza töreninde konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin dünyada sağlık hizmetleri anlamında en iyi ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Hem ulaşılabilirlik hem de yaygınlık anlamında Türkiye, insan gücüyle, altyapısıyla dünyanın sayılı sağlık hizmetini iyi sunan ülkelerinden biri haline geldi" ifadelerini kullandı. "Sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir" Türkiye’nin sağlık hizmetinin yanı sıra üretimde de aktif hale gelmesi gerektiğini dile getiren Memişoğlu, "Türkiye sağlık anlamında sadece hizmetinde değil, artık yeni teknoloji üretmesinde, yeni cihaz malzeme ve yeni şeyler söylemesinde daha yolun ilk adımlarını atıyor ve ben şuna inanıyorum ki sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir. Bizim hedefimiz bugün 5 yılda 10 milyar dolarlık bir ihracat, 10 yılda 50 milyar dolarlık bir ihracattır. Biz bunu rahatlıkla başarabileceğimize eminiz. Çünkü hem insan gücümüz hem siyasi irademiz hem lider vizyonumuz bunu başarmamız için yeterli" diye konuştu. "Türkiye sağlık üretimi ve teknoloji anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi olacaktır" Bakan Memişoğlu, sağlıkta yeni şeyler söyleyebilecek kapasiteye sahip olduklarını ifade ederek, "Gelecekte Türkiye sağlık üretimi ve teknoloji anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi olacaktır. Biz sadece cihazdan bahsetmiyoruz. Biz esasında sağlıkta yeni şeyler söyleyebilecek kapasiteye ve insan gücüne ve iradesine sahip bir ülkeden bahsediyoruz" açıklamasında bulundu. "Bu koltuklarda millete daha iyi hizmet etmek için oturuyoruz" Vatandaşların yararı için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bizler hizmetkarız. Toplumun hizmetkarıyız, milletimizin hizmetkarıyız. Bu koltuklarda millete daha iyi hizmet etmek için milletin yaşam kalitesini yükseltmek için oturuyoruz. O nedenle milletin daha iyi yaşaması, daha sağlıklı yaşaması için çabalıyoruz. Biz insanları yaşatmak için çabalayan, bir canı kurtarmak için 24 saat gerekirse hiç uyumadan ailelerimizi, yakınlarımızı bir tarafa bırakıp, o insanı yaşatmak için uğraşan bir sektörüz. Maalesef bugün baktığınızda binlerce insanın öldüğü, katledildiği, çatışmanın olduğu, kötülüğün de maalesef hüküm sürdüğü bir dünyayla karşı karşıyayız. Onun için biz iyilik olarak daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz ve insanları yaşatmak, mutlu etmek için sağlıklı yaşamalarını sürdürmek için çalışacağız. Onun için koruyanı söylüyoruz, geliştireni söylüyoruz, üreteni söylüyoruz." Söz konusu projeyle Türkiye’de medikal teknolojilerin yerlileştirilmesi, yüksek katma değerli üretim kapasitesinin artırılması ve küresel rekabet gücünün güçlendirilmesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:30
Çivril Belediyesi envanterine parke taşı serme makinesiyle genişletti
Çivril Belediyesi’nin envanterine katılan modern parke taşı serme makinesiyle yol çalışmaları artık daha hızlı, daha düzenli ve sıfır hata ile yapılacak. Belediye Çivril Başkanı Semih Dere, "Biz sadece yol yapmıyor, Çivril’in geleceğini inşa ediyoruz" dedi. Denizli’nin Çivril ilçesinde belediyecilik hizmetlerine teknoloji desteği geldi. Çivril Belediyesi’nin envanterine kazandırılan modern parke taşı serme makinesi, ilçedeki yol çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Sahada kullanılmaya başlanan son teknoloji makine sayesinde, eski yöntemlerle günler süren parke taşı döşeme işlemleri artık çok daha kısa sürede tamamlanabilecek. Yeni sistem, hem hız hem de hata payının ortadan kaldırılması açısından büyük avantaj sağlayacak. Yeni yatırım hakkında açıklama yapan Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, hizmet anlayışlarının merkezinde vatandaş memnuniyetinin bulunduğunu belirterek "Bu emek, bu heyecan, bu şehir bizim. Çivril’in her sokağına, her mahallesine aynı hizmeti ulaştırma sözüyle çıktığımız bu yolda bugün modern bir teknolojiyi daha ilçemize kazandırdık. İş gücünden tasarruf sağlarken, ulaşımda büyük kolaylık sunuyoruz. Biz sadece yol yapmıyor, Çivril’in geleceğini el birliğiyle inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Belediye envanterine dahil edilen yeni nesil parke serme makinesiyle birlikte ilçede yol yapım çalışmalarının daha planlı ve verimli ilerlemesi hedefleniyor. Makinenin sağlayacağı avantajlar arasında hızlı uygulama, kusursuz döşeme sistemi, iş gücü tasarrufu ve estetik görünüm öne çıkıyor. Başkan Dere, yapılan tüm çalışmaların odağında vatandaşların huzuru ile çocukların güvenli ve konforlu bir şehirde yaşaması olduğunu vurgulayarak, "Çivril bizim" mesajını yineledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:48
HÜDA-PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir"
Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir. Yani bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün" dedi. HÜDA-PAR Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Yapıcıoğlu, TBMM’de gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, "Kimine göre aslında asıl mesele Kürt meselesidir veya kimine göre bu bir demokratikleşme meselesidir. Eğer bazı adımlar atılırsa zaten diğerleri kendiliğinden yoluna girmiş olacaktır. Dolayısıyla farklı tanımlar olduğu için çözüm önerileri farklılaşabiliyor. Ve herkesin beklediği çözüm farklı olduğu için sürecin ilerleyip ilerlemediği konusundaki yorumlar da farklılaşabiliyor. Bize göre süreç uzarsa tıkanma riski o zaman doğacaktır. Mümkün olan en yakın zamanda, en geniş şekilde bu sorunlarımızı çözmemiz gerekiyor. Sorun ile meseleyi birbirinden ayırmak, yani şiddet sorunuyla Kürt meselesini birbirinden ayırmak gerekir" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması önemli" sözleri hakkındaki soru üzerine Yapıcıoğlu, "Tabii ki şu son dönemde sıkça tartışılan MHP lideri Bahçeli’nin son çıkışından sonra iyice tartışılan bir mesele vardı. Abdullah Öcalan’ın statüsüyle ilgili, statüsü ne olacak diye veya bir statü gereklidir diye. Sayın Bahçeli’nin çıkışı eğer önceki söyledikleriyle MHP’nin Komisyon’a sunmuş olduğu raporla birlikte değerlenebilirse bence o zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmış olur. MHP’nin Komisyon Başkanı’na sunmuş olduğu rapora göre Türkiye’de Kürt meselesi yoktur, sadece şiddet sorunu var. Eğer sorun sadece şiddet sorunuysa elbette bu sorun şiddeti bırakıp, siyasi yol ve meşru yöntemlerle bundan sonra yoluna devam etmeleri isteniyorsa, kimin şiddeti bırakması isteniyorsa onunla konuşulur. Bu gayet doğal ve anlaşılır bir şeydir. Ama eğer sorun değil, mesele konuşulacaksa yani Kürt meselesi konuşulacaksa, ki MHP’ye göre böyle bir meselemiz yoktur, bize göre var olan bir meseledir" dedi. "Bize göre Türkiye yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç duyuyor" Yeni Anayasa tartışmaları hakkında da konuşan Yapıcıoğlu, "Yeni bir yüzyıla giriyoruz. Cumhuriyetin 2. yüzyılında bütün ağırlıklarından kurtulmuş, sorunlarını çözmüş, kendi iç barışını tam anlamıyla sağlamış, kardeşliğini pekiştirmiş, iç cepheyi tahkim etmiş bir şekilde girmek zorundayız. Bu da bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ya hep beraber birbirimize sıkıca kenetleneceğiz, aramızdaki sorunları adaletle çözeceğiz. Ya da işte çevremizdeki ateş çemberlerini görüyoruz. Bu durum artık herhangi bir izaha ihtiyaç duymayacak kadar açıktır. Dolayısıyla bizim kendi bütün meselelerimizi ve sorunlarımızı, halkın bütün meşru taleplerini karşılayacak tam bir toplumsal mutabakat ile mümkün olan yine en yüksek seviyede bir katılım ile yeni bir Anayasa’ya Türkiye’nin ihtiyacı var. Türkiye, 1980 askeri darbesinin sonucunda yapılan 44 yıllık bir darbe anayasasıyla yönetildi. 44 yıldır bu Anayasa’da 20’den fazla kez değişiklik yapıldı. Anayasa’nın belki yarısından fazlası değişti ama hala o darbeci ruh anayasaya sinmiş durumdadır. Bize göre yeni bir Anayasa’ya Türkiye ihtiyaç duyuyor ve Türkiye’nin vakit geçirmeksizin bunu sakin bir şekilde sükunetle, birbirini anlamaya çalışarak tartışmasının zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf da edilmelidir" Başıboş köpek sorunu hakkındaki soru üzerine Yapıcıoğlu, "Uzun bir süredir Türkiye’nin gündeminden çıkmış ama bir kez daha başıboş köpeklerle ilgili bir gündemimiz oluştu. Maalesef 5 yaşındaki bir yavrumuz köpek saldırısında hayatını kaybetti. Ben bir kez daha ailesine sabır diliyorum. İnşallah bir daha benzer bir olay yaşanmasın. Şimdi bu sorunlar gündeme getirildiğinde birileri sanki bu sorunları gündeme getirenler için bütün hayvanlara düşmanlık yapıyor ya da merhametsizce bütün hayvanların öldürülmesini istiyor gibi bir propaganda yapıyor. Bu doğru değil. Elbette hayvana merhamet gerekir. Hayvan aç bırakılmamalı, susuz bırakılmamalıdır. Hatta hasta ise tedavi edilmeli. Lakin o hayvan eğer insan sağlığını tehdit eder bir noktaya gelmişse o zaman durum farklılaşır. Mutlaka insanların zarar görmeyeceği bir tedbir almak gerekir. Bu tedbir nedir? Neyse o. Eğer o hayvanı insanlardan uzaklaştırmak, bir yere kapatmak gerekiyorsa, hayvan saldırgansa, iyileştirilemiyorsa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf da edilmelidir. Yani bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün" cevabını verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:33
Barış Anneleri heyetinin TBMM’de ilk ziyareti MHP’ye oldu
Barış Anneleri, TBMM’de MHP Grubu’nu ziyaret etti. Barış Anneleri heyeti, Anneler Günü dolayısıyla geldikleri TBMM’de ilk olarak MHP Grubu’nu ziyaret etti. Heyetin MHP Grup Başkanvekilleri Filiz Kılıç ve Erkan Akçay ile görüşmesi yaklaşık 1 saat sürdü. Ziyarette heyete eşlik eden DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "AK Parti’yi ziyaret edecek misiniz?" sorusu üzerine ziyaret edeceklerini, ziyaret günü ve saatinin belirleneceğini ifade etti. Doğan, MHP Grup Başkanvekillerinin kendilerini karanfillerle karşıladığını söyleyerek, Kılıç’ın annelere sarı tülbent hediye ettiğini aktardı. Doğan, Barış Anneleri’nin de Kılıç’a MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye verilmek üzere beyaz tülbent hediye ettiğini sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 20:52
Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı Ankara’da gerçekleşti
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:38
Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 21:58
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 20:55
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 16:16
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaportlara vize muafiyeti anlaşması imzalandı
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:51
TBMM komisyonu İzmir’de cezaevleri denetimine başladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu heyeti, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaları denetlemek amacıyla İzmir’e geldi. Komisyon, cezaevleriyle ilgili yapılan şikayet ve müracaatları iki gün boyunca yerinde inceleyecek. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu, Buca Ceza İnfaz Kurumu önünde basın açıklaması yaptı. Alt Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış ile komisyon üyesi milletvekilleri ziyarette hazır bulundu. Sözlerine Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ile öğretmenlere rahmet dileyerek başlayan Mustafa Alkayış, milletçe büyük bir acı yaşadıklarını dile getirdi. Hedef insan onurunu korumak Komisyonun temel hedefinin Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ile ulusal mevzuat arasındaki uyumu sağlamak olduğunu ifade eden Alkayış, insan hak ve hürriyetlerini genişletmek istediklerini belirtti. Her türlü işlemde insan onurunun korunmasını önemsediklerini anlatan Alkayış, "Mevzuattan kaynaklanan eksiklikler varsa yasa teklifinde bulunmak, uygulamadan kaynaklanan eksiklikleri tespit edip öneriler sunmak önceliğimizdir. Hak ihlali iddialarını inceliyor, gerekli gördüğümüz yerde inceleme yaparak yetkilileri çağırıyoruz" dedi. İnfaz sisteminin işleyişi takip ediliyor Her yasama döneminde alt komisyon kurulmasının bir gelenek haline geldiğini kaydeden Alkayış, cezaevlerindeki infaz rejiminin insan haklarına uygun yürütülüp yürütülmediğini denetlediklerini dile getirdi. Hükümlülerin topluma kazandırılması noktasında komisyonun geniş incelemeler yaptığını aktaran Alkayış, 28. yasama döneminde Sincan, Diyarbakır, Mardin, Midyat, Erzurum, Erzincan, Bolu, Düzce, Kırşehir ve Niğde’deki açık ile kapalı cezaevlerini ziyaret ettiklerini söyledi. Ziyaretlerin ardından Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkilileriyle bir araya geldiklerini anlatan Alkayış, "Gördüğümüz eksiklikleri ve tespitlerimizi onlarla paylaşıyoruz. Taleplerimizi ilettikten sonra bunları raporlayarak hem Türkiye kamuoyuyla hem de Adalet Bakanlığımızla paylaşıp hakların ilerlemesine katkı sunmaya gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "İzmir’den 468 müracaat aldık" İnsan hakları konusunun sürekli kendini yenileyen dinamik bir alan olduğunu vurgulayan Alkayış, dışarıdaki vatandaşlar için basit görünen bir durumun cezaevindeki kişiler için çok kıymetli olabileceğine dikkat çekti. Hükümlü ve tutukluların doğrudan devletin güvencesi altında olduğunu hatırlatan Alkayış, "Sağlık, beslenme, nakiller, kapalı ve açık görüşmelerin tam yapılıp yapılmadığı ile personelin muamelesi yakından takip ettiğimiz konulardır. Komisyonumuza İzmir’den değişik konularda 468 müracaat ulaştı. Bu konuları yerinde inceleyip tespitlerimizi yaparak Genel Müdürlüğümüzle istişare edeceğiz" diye konuştu. İki günlük çalışma yapılacak İzmir’de iki gün boyunca çeşitli çalışmalar yürüteceklerini belirten Alkayış, sürecin altyapısının oluşturulmasına katkı sağlayan yetkililere teşekkür etti. Alkayış, İzmir Valiliği, İzmir ve Menemen Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkililerine desteklerinden ötürü şükranlarını sundu. Komisyon heyetinin kentteki incelemelerinin devam edeceği öğrenildi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:02
İki bakandan 81 il valisi ve il milli eğitim müdürü ile toplantı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile çevrimiçi toplantısı başladı. Toplantıda okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alınacağı belirtildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başkanlığında İçişleri Bakanlığında yer alan Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde (GAMER) çevrimiçi olarak gerçekleştirilen toplantıya 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü katılıyor. Toplantıda okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alınacağı aktarıldı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:58
Eskişehir’de oğlu cinayete kurban giden annenin adalet arayışı
Eskişehir’de ’yan bakma’ kavgasında göğsünden bıçaklanarak öldürülen Ali Aksu’nun (23) annesi Ümmü Aksu, itiraz ettikleri dava sonucunun istinafta olduğunu, adaletli bir karar beklediklerini belirterek "Anne olarak bir toprağın altındaki evladıma yandım, adalet istiyorum" dedi. Olay, 3 Ağustos 2023 tarihinde Emek Mahallesi Ertaş Caddesi’nde meydana gelmişti. Yan bakma meselesinden çıkan kavgada 23 yaşındaki Ali Aksu, Ahmet T. tarafından göğsünden bıçaklanarak öldürülmüştü. Olayın ardından Cinayet zanlısı Ahmet T. ve olayla ilgisi olduğu tespit edilen A.K., H.U., M.K., B.U., M.S., B.S., K.Ç. ve S.Ç. yakalanarak gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Ahmet T. tutuklanırken, K.Ç., M.S., B.U. ve A.K. adli kontrol şartıyla, diğer 4 şüpheli ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Sanığa 28 yıl 1 ay 15 gün ceza verilmişti Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 25 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada; tutuklu sanık Ahmet Tıkız’a ’kasten öldürme’ suçundan iyi hal indirimiyle 25 yıl, aynı olayda H.U’ya yönelik eylemi nedeniyle ’kasten yaralama’ suçundan haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulayarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, tutuksuz sanıklardan Kerem Ç.’ye ’silahla tehdit’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası, sanıklardan Müjdat S’ye ’yaralama’, Batuhan U’ya ise ’hakaret’ suçundan adli para cezası verilmesine ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını kararlaştırmıştı. Ailenin itirazı üzerine karar istinafa taşınmıştı. "Ben bir anne olarak toprağın altındaki evladıma yandım" Adli süreç devam ederken, acılı anne Ümmü Aksu açıklamalarda bulundu. Adalet isteyen Aksu, "Kimi diyor ’ambulansla gitti’, kimi diyor ’biz götürdük’. Geceleri bu camın kenarında oturuyorum, Ali’yi bekliyorum. Her zil çaldığında, ’Ali geldi’ diyorum. Allah kimseye evlat acısı vermesin, kimseye göstermesin. Benim istediğim tek şey adalet. Neden onlar serbest, benim oğlum kara toprağın altında? Hiçbir suçu olmadığı halde. Çete kuruyorlar, geliyorlar, olan benim oğluma oluyor. Gazeteler, ’İki grup arasında kavga’ diye yazıyor. Neden iki grup arasında yazıyorsunuz? Benim oğlum o grupta yok ki. Oğlum, arabada oturuyor. Benim oğlumu suçluyorlar, ’Onun karısına baktı’ deniliyor. Bunlar çok acı verici. Hiçbir suçu olmadığı halde bu şekilde yazıyorlar. Hiç aslına astarına bakmıyorlar" dedi. "Şu anda bu yargılamanın itiraz aşamaları sürmekte" Av. Gencer Farmaka ise, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Müteveffa Ali Aksu isimli şahsın ailesinin müracaatı sonrasında davayla ilgilenmeye başladım. Davamız maalesef Ali Aksu isimli şahsın ölümüyle sonuçlanan, birçok kişinin karıştığı, silah diye tabir ettiğimiz bıçakla adam öldürme olayından ibaret. Bu husus Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2023/867 esas numarası ile yargılanmış ve Ali Aksu’nun ölümünden kaynaklı olarak sanık Ahmet T. hakkında 25 yıl hapis cezası olarak hüküm tesis edilmiştir. Şu anda bu yargılamanın itiraz aşamaları sürmekte. İstinaf ve Yargıtay bu konuda henüz incelemelerini tamamlamamış olmakla beraber, şu an için kesin olmayan karar 25 yıl hapis cezasıdır. Bununla alakalı ilerleyen süreçte dosyanın lehimize bozulma ve sanıklar hakkında daha fazla cezaya hükmedilme ihtimali var. Bu davadaki en önemli husus ve bizim de mağduriyetimizin temelini oluşturan konu; müteveffa Ali Aksu sadece aracın içerisinde oturuyorken, sanık Ahmet T. tarafından bizzat arabanın kapısı açılıp bıçaklanarak ölümüne neden olacak şekilde yaralanması, darp edilmesi ve öldürülmesidir. Burada müvekkil hiçbir eylem sergilemeden araç içerisinde maalesef vefat etmiştir."
16 Nisan 2026 Perşembe - 00:25
İçişleri Bakanlığı: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır"
İçişleri Başkanlığı tarafından okullardaki güvenlik tedbirlerinin artırıldığı açıklandı. İçişleri Bakanlığı tarafından, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırı olaylarının ardından açıklama yapıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda meydana gelen silahlı saldırı, hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu elim hadisede hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailelerine, eğitim camiamıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Olayın ilk anından itibaren devletimiz tüm kurumlarıyla birlikte sahadadır. Süreç; güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir. İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerimiz görevlendirilmiştir. Adli süreç, Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda hassasiyetle sürdürülmektedir. Millî Eğitim Bakanlığımız da dört başmüfettişle idari inceleme sürecini başlatmıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, saldırıdan etkilenen yavrularımızın ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerini titizlikle yürütecektir" denildi. Sabah saat 09.00’da valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleri ile çevrimiçi toplantı yapılacağı söylenen açıklamada, "Sabah saat 09.00’da, valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il millî eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız" ifadelerine yer verildi. Okullarda güvenlik önlemlerinin artırıldığı söylenen açıklamada, "Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir" denildi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 00:05
Bakan Çiftçi, valiler ve il milli eğitim müdürlükleriyle çevrimiçi toplantı yapacak
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürlükleri ile yarın toplantı yapacak. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de katılacak. Bakan Çiftçi, video konferans sistemi üzerinden çevrimiçi olarak 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürlükleri toplantı gerçekleştirecek. Toplantıya Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de katılacak. Toplantıda, okullar ve çevrelerinde alınacak önlemler gözden geçirilecek.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 23:39
81 ilde sosyal medyada halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayan kişiler hakkında adli işlem başlatıldı
Adalet Bakanlığı, 81 ilde bulunan 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı koordinesinde, Telegram, sosyal medya ve diğer dijital mecralarda halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayan kişiler hakkında adli işlemler başlatıldığını açıkladı. Adalet Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş ilinde meydana gelen okul saldırısı sonrasında, dijital platformlar üzerinden yapılan paylaşımlar ve sanal ortamda gelişen faaliyetler devletin yetkili birimleri tarafından yakından takip edilmektedir. Bu kapsamda, 81 ilde bulunan 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı arasında milletimizin huzur ve güvenlinin sağlanması amacıyla gerekli koordinasyon sağlanmış ve başta Telegram olmak üzere sosyal medya ve diğer dijital mecralarda, şiddeti öven, suçu ve suçluyu meşrulaştıran, korku ve panik oluşturmaya yönelik içerik paylaşan ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayan kişiler hakkında gerekli adli işlemler ivedilikle başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Suç teşkil eden paylaşım yapan şahısların gözaltına alma işlemlerinin devam ettiği belirtilen açıklamada, "Cumhuriyet başsavcılıklarınca, ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde hareket edilerek dijital ortamlarda ‘sanal devriye’ faaliyetleri etkin şekilde yürütülmekte, suç teşkil eden içeriklerin kısa sürede tespit edilerek suç unsuru içeren paylaşımlarda bulunduğu değerlendirilen şahıslar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil olmak üzere gerekli adli süreçler titizlikle yürütülmektedir" denildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 23:38
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Umman Şura Meclisi Başkanı Al Maawali ile görüştü
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu dolayısıyla İstanbul’da bulunan Umman Şura Meclisi Başkanı Khalid Al Maawali ile bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu dolayısıyla İstanbul’da bulunan Umman Şura Meclisi Başkanı Khalid Al Maawali ile bir araya geldi. Kurtulmuş, görüşmede, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta Umman’ın sıkıntılar yaşamasından üzüntü duyduklarını belirterek, savaş öncesinde arabuluculuk konusunda ortaya koyduğu samimi gayretlerinden dolayı Umman’a teşekkür etti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Pakistan’daki görüşmelerin kaldığı yerden devam ederek ateşkesin kalıcı hale gelmesi arzusunda olduklarını vurguladı. İsrail’in bölgedeki saldırganlığına dikkati çeken Kurtulmuş, Orta Doğu’nun bu hale gelmesine neden olan İsrail’in, İran’a yönelik saldırıyla birlikte Körfez ülkeleri ve İran arasında kalıcı bir düşmanlığın başlamasını murat ettiğini söyledi. Kurtulmuş, İslam dünyasının oynanan bu oyuna karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak kardeş Umman ile ilişkileri her alanda geliştirmek istediklerini ifade ederek, mevkidaşı Al Maawali’yi PAB’ın Genel Kurulu kapsamında Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 22:42
Bakan Memişoğlu: "Saldırıda yaralanan 11 kişi tedavilerinin ardından taburcu edildi"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kahramanmaraş’ta silahlı saldırıda yaralanan 11 vatandaşın taburcu edildiğini açıkladı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 22:40
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Birleşmiş Milletler maalesef gücü elinde bulunduranların istediği şekilde yönettiği, yönlendirdiği bir uluslararası kurum haline gelmiştir. Güney Afrika’ya uygulanan ’apartheid rejimi’ uygulamaları dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya nasıl alındıysa, bugün de İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı ve ’apartheid rejimi’ önlenmelidir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’nin ev sahipliğinde, İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu’nun açılış törenine katıldı. Açılış töreninde konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Toplantı en yüksek katılımla gerçekleşen toplantıdır. 155’e yakın ülke burada temsil ediliyor. 80 meclis başkanı 800’e yakın milletvekili 2 bin 420 kayıtla birlikte fevkalade önemli büyük bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yapıyoruz. Ümit ve temennim bu toplantının ana temasını oluşturan umutları yeşertmek barışı sağlamlaştırmak ve adaleti sağlamak ana başlıklarında yapacağımız tartışmaların faydalı verimli ve insanlığın geleceği içinde yol gösterici olmasını temenni ediyorum. Zor bir zamandan geçiyoruz. İnsanlık tarihi boyunca çok büyük kırılmalardan, çok büyük alt üst oluşlardan, çok büyük türbülanslardan geçmişti. Ama sanırım bu sefer yaşadığımız sadece gelip geçici bir türbülans sadece birkaç yerde olan krizden ibaret değildir. Hem etkileri itibariyle hem de derinliği itibariyle bütün dünyayı etkisine alan fevkalade zor bir zamandan geçiyoruz" dedi. "Uluslararası siyaset bakımından öğrendiğimiz ve bildiğimiz hemen hiçbir kanunun geçerli olmadığı tamamıyla orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir döneme doğru girmiş bulunuyoruz" diyen Kurtulmuş, "Şunu çok açık söyleyebilirim eski dönem geride kaldı önümüzde yeni bir dönemin açılmakta olduğunu görüyoruz. Yeni dönemin nasıl olacağına da hep birlikte insanlık olarak karar vereceğiz. Yeni dönem hakkaniyet, adalet, insaf ve vicdani değerler üzerinde mi kurulacak. Yoksa yeni dönem gücü elinde bulunduranların hangi güce sahiplerse o gücü güçsüzlere karşı kullandığı bir şekilde mi kurulacak? Kararı verecek olan insanoğludur. İşte onun için bu toplantının teması olarak kabul edilen barışı kuvvetlendirmek, umudu yeşertmek ve adaleti tesis etmek sıradan bir takım görüşleri ifade etmiyor. Tam da insanlığın ihtiyacı olan özellikle gelecek nesiller için ihtiyacı olan üç önemli konuyu ortaya çıkarmış ve bunun etrafında tartışmalarımızı gerçekleştirmiş olacağız. Ümit ediyorum ki bu tartışmalar dünya barışının sağlanmasına vesile olsun. Barışın sağlanması için güçlü temennilerin ötesinde güçlü tekliflerinde gündeme geldiği bir toplantıya şahitlik edelim" diye konuştu. "Parlamenter demokrasi insanlığın çözümü için en önemli araçlardan birisidir" Kurtulmuş, "Bugün dünyada çok büyük kırılmaları hep beraber yaşıyoruz. Alt üst oluşları yaşıyoruz. Dünyada çatışmaların gerilimlerin ülkelerin egemenlik haklarına karşı açık saldırıların, insan topluluklarına karşı soykırım boyutlarına varan insani suçların kolayca işlenmesinin son derece sıradan hale geldiği bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca göçlerin iklim krizlerinin ve özellikle yüksek teknoloji ve yapay zekanın yer yüzündeki bütün telakkileri kökten değiştirdiği bir döneme de şahitlik ediyoruz. Dolayısıyla bu dönem içerisinde eski dönemde var olan alışkanlıklara bakarak sorunları çözmemiz pek mümkün görünmüyor. Eskinin tek kutuplu ve iki kutuplu dünya sistemi çökmüş yerine nasıl bir sistemin geleceği ise henüz meçhuldür. Bunun için hep beraber insanlığın tamamının hayrına olacak görüşleri paylaşmak ve bu görüşlerimizi ciddi bir şekilde ortaklaştırmak durumundayız. Parlamenter demokrasi insanlığın çözümü için en önemli araçlardan birisidir. Burada fikirlerimizi yakınlaştıracağız. Tartışmamızı açık yüreklilikle yapacağız. Birbirimizi ikna etmek için elimizdeki bütün gücü kullanacağız. Daha iyi bir geleceği inşa etmek için hep beraber gayret sarf edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletler gücü elinde bulunduranların yönettiği yönlendirdiği bir uluslararası kurum haline gelmiştir" BM’nin gücü elinde bulunduran ülkelerin yönettiği kurum haline geldiğini ifade eden Kurtulmuş, "İnsanlığın en müşterek kurumlarından birisi olan Birleşmiş Milletler ne işe yarar. Birleşmiş milletler şahit olduğumuz bu yakın dönemde dünyanın neresinde hangi çatışmayı sonlandıra bilmiş, hangi savaşı sona erdire bilmiştir. Birleşmiş Milletler maalesef gücü elinde bulunduranların istediği şekilde yönettiği yönlendirdiği bir uluslararası kurum haline gelmiştir. Dünyadaki bu çifte standartlar hep beraber şahit olduğumuz insanlık dramlarıyla hepimizin gözüne sokulmaya devam edilmektedir" dedi. "Küresel sistem tam bir çürüme hali içerisindedir" "7 Ekim’in hemen arkasından başlayarak Gazze şeridinde sürdürülen bugünde devam eden soykırım boyutlarına varmış olan İsrail’in saldırganlığı acaba nasıl hani uluslararası kurum eliyle durdurulabilir" diyen Kurtulmuş, "Bütün dünyada buna karşı insanların reaksiyon göstermesine rağmen bu üç yıl içerisinde 75 binden fazla insan öldürülmüş bunlarında yüzde 70’ini kadınlar ve çocuklar teşkil etmiştir. Acaba kim hangi kurumu kullanarak İsrail’in bu soykırımına bir dur diyebilecektir. Aynı şekilde Amerika ve İsrail güçlerinin İran’a saldırısıyla başlayan ve ardından da İran’ın bölgedeki ülkelere yayarak genişlettiği bu savaşı acaba kim nasıl durduracaktır. Bunun için hangi uluslararası kuruluşun gücü ne şekilde tecelli edecek ve istediğimiz sonucu elde edebilecektir. Dünyada kurumlar vardır ama bu kurumlar artık bir fonksiyon icra etmiyor. Bu kurumlar çökmüştür. Dünyada kurallar da vardır. Özellikle Birleşmiş Milletler’in kuruluş felsefesini oluşturan hepimizin bugün de altına imza atacağımız kurallardır. Ancak o kurallar kağıt üzerinde vardır. Kurumların çökmesiyle birlikte kurallar da çökmüştür. Sadece kurallar değil uluslararası ilişkilerin tüm terminolojisi de neredeyse yerle bir olmuş çökmüş bitmiştir. Kısacası küresel sistem tam bir çürüme hali içerisindedir. Bu sistemin bu çürümüşlüğünden kurtulması için olağanüstü çabalara olağanüstü gayretlere ihtiyacımız olduğu aşikardır" ifadelerini kullandı. "İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı" Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin dünyadaki bazı olumsuz gelişmeleri nasıl önleyebildiğine iki örnek vermek istiyorum. Bunlardan birisi 1974 yılında Güney Afrika’nın apartheid rejimi dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya alınmıştır. Bugünd e aynı uygulamayı Filistinlilere karşı İsrail uyguluyor. Sadece insanlara karşı bir soykırım gerçekleştirmiyor. Mart ayında alınan bir kararla İsrail parlamentosunun kararıyla Batı Şeria’daki Filistinlilere de ölüm cezası getiriliyor. Yüzde 96’sı askeri kararlar alan, askeri mahkemelerin vereceği ölüm kararları acaba nasıl geçerli olacaktır? Bir ülkede Filistinlilere karşı başka hukuk, İsraillilere karşı başka bir hukuk uygulamak ’apartheid’ değil de nedir? Dün Güney Afrika’ya uygulanan ’apartheid rejimi’ uygulamaları dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya nasıl alındıysa, bugün de İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı ve ’apartheid rejimi’ önlenmelidir. İstenirse eli kanlı bir rejim durdurulabilirmiş. Güney Afrika’yı onun için örnek verdim. Sadece son üç yılda Orta Doğu’da egemenlik haklarına saldırıda bulunulan bölge ülkelerini saymaya kalkarsak herhalde çok sayıda ülkeyi dile getireceğiz. Lübnan’ın, Filistin’in, Suriye’in, Yemen’in, Katar’ın, bölge ülkelerinin birçoğunun egemenlik haklarına; Bahreyn’in, Birleşik Arap Emirlikleri’nin haklarına saldırılması kabul edilemeyecek bir durumdur. Her ülke egemenlikle eşit hakka sahiptir. Bunu sağlamak insanlık ailesinin ortak vazifesidir" dedi. Kurtulmuş, "İkincisi 2000 yılında Avusturya da seçimleri aşırı sağcı Haider kazanmıştı. Haider’in kazanmasıyla birlikte Avrupa Birliği ayağa kalktı. Böyle bir faşist Avrupa’da başbakan olamaz diye Avrupa’yı ayağa kaldırdılar. Haider sonunda dayanamadı parti başkanlığından istifa etti ve partisi de hükümetin ortağı olamadı. Demek ki istenirse bir faşist partinin iktidara gelmesine Avrupalı ve batılı güçler tarafından engellenebilirmiş. Bu iki örneği yaşadığımız dönemin sorunlarına çözüm bulabilmek için söyledim. Önümüzdeki dönem giderek daha da zorlaşacak. Hep beraber insanlığın ortak paydasında buluşmak ve kendimiz için istediğimizi bütün insanlar için istemek durumundayız" diye konuştu. "Bazı ülkelerin egemenlikleri çok kuvvetli görülürken bir takım ülkelerinde egemenlikleri söz dahi edilmemektedir" "Bütün evrensel belgelerin iki temel kuralı vardır. Ülkeler egemenlikte eşittir. İnsanlar da yaradılışta eşittir. Hepimiz Adem’in çocukları hepimiz aynı soy ağacının mensuplarıyız" diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bugün dünyadaki en temel problem bazı insanların yukarıda bazı insanların aşağıda telakki edilmesidir. Bazı insanlara yaradılıştan gelen o eşitlik haklarının verilmemiş olmasıdır. Yine bazı ülkelerin egemenlikleri çok kuvvetli görülürken bir takım ülkelerinde egemenlikleri söz dahi edilmemektedir. Sadece son üç yılda Orta Doğu’da egemenlik haklarına saldırıda bulunulan bölge ülkeleri saymaya kalkarsak herhalde çok sayıda ülkeyi dile getireceğiz. Lübnan’ın, Filistin’in, Suriye’nin Yemen’in Katar’ının bölge ülkelerinin birçoğunun egemenlik haklarına saldırılması askında kabul edilemeyecek bir durumdur. Her ülke egemenliğinde eşit hakka sahiptir. Hem umutları yeşertecek hem barışı kuvvetlendirecek hem de adaleti tesis etmek için mücadele ve gayret edeceğiz."
15 Nisan 2026 Çarşamba - 22:07
DMM’den Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılarla ilgili dezenformasyon uyarısı
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır" denildi. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, yalnızca birer bilgi kirliliği değil; toplumsal hassasiyetleri istismar ederek kaos ortamı oluşturmayı, devlet kurumlarımızı hedef göstermeyi ve milletimizin devletine olan güven bağını zedelemeyi amaçlayan açık birer algı operasyonudur. Toplumsal huzurumuzu ve kamu düzenini hedef alarak kasıtlı biçimde gerçek dışı bilgi yayan, dezenformasyon aracılığıyla halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bu odaklara yönelik gerekli adli süreçler titizlikle ve ivedilikle başlatılmıştır. Kamuoyunun her türlü provokatif girişime karşı yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 21:20
İletişim Başkanı Duran’dan YİK Toplantısı’na ilişkin açıklama
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Toplantısı’nda, Terörsüz Türkiye hedefi, İran’a yönelik saldırıyla başlayan süreç ve okullardaki saldırıların ele alındığını belirtti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 21:09
Bakan Tekin: "Eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her adım, dikkat ve özenle atılacaktır"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, , Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılara ilişkin, "Bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır" dedi. Bakan Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakan Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan yürek yakıcı elim hadiseler, tüm ülkemizi derinden sarsmıştır. Büyük bir üzüntüyle ifade etmeliyim ki bu elim olaylarda umut dolu gençlerimizi ve tüm mukaddesatıyla görevine adanmış bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz. Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzur iklimimizin en güzel örnekleri olan eğitim kurumlarımızda benzeri hadiselerin yaşanmaması için İçişleri, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile birlikte mevcut güvenlik önlemlerimizi güncelleyerek tüm dijital ve fiziki tehditleri kapsayan bütüncül bir güvenlik yaklaşımını hayata geçirmek üzere gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe en derin hislerle kenetlendiğimiz böyle bir dönemde omuzladığımız bu acı, hepimizin yüreğine düşmüştür. Nitekim bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükûneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır. Milletimizin asla şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir yönü, karanlıkta bırakılmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve maarif ailemizin her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder