POLİTİKA
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:57 Vali Yavuz Selim Köşger, Baklan’da incelemelerde bulundu Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, ilçe ziyaretleri kapsamında Baklan’ı ziyaret ederek bir dizi incelemede bulundu. Tarihi dokusu ve tarımsal potansiyeliyle bilinen ilçede kamu yatırımlarını yerinde inceleyen Vali Köşger, muhtarlarla bir araya gelerek yerel talepleri dinledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Baklan programına Kaymakamlık ziyaretiyle başladı. Kaymakam Volkan Sarıtoprak’tan ilçenin genel durumu hakkında bilgi alan Vali Köşger’e İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim ve İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç eşlik etti. Ardından İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret eden Vali Köşger, asayiş çalışmaları ve güvenlik faaliyetleri hakkında yetkililerden bilgi alarak personele başarılar diledi. Vali Köşger’in ziyaret ettiği bir diğer kurum Baklan Belediye Başkanlığı oldu. Belediye Başkanı Yusuf Gülsever ve belediye personeli tarafından karşılanan Vali Köşger’e ilçede dokunmuş geleneksel el halısı hediye edildi. Görüşmede; ilçedeki altyapı çalışmaları, temizlik faaliyetleri ve yürütülen projeler detaylıca ele alındı. Vali Köşger’den sağlık hizmetlerine yerinde inceleme Yapımı devam eden Baklan Toplum Sağlığı Merkezi’nde incelemelerde bulunan Vali Köşger, İl Sağlık Müdürü Dr. Berna Öztürk’ten çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. Vatandaşların taleplerini dinleyen Vali Köşger; vatandaştan gelen laboratuvar hizmetleri ve Dahiliye Polikliniği taleplerinin giderilmesi noktasında gerekli talimatları vererek sağlık hizmetlerine erişimin kesintisiz süreceğini vurguladı. İbadete açılan Alperen Camii ve Sosyal Külliye Yerleşkesi’ni gezen Vali Köşger, bölgenin stratejik geçmişine dikkat çekti. Selçuklu uç beylerinin karargâhı olan bu noktaya Alperen Hüsamettin Gazi isminin verilmesinin anlamlı olduğunu belirten Vali Köşger, yerleşke bünyesindeki Diyanet Gençlik Merkezi’nde de incelemeler yaptı. Baklan’da öğrencilere geleceğin tarımı için sera müjdesi Baklan Tarım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret eden Vali Köşger, burada eğitim gören öğrencilerle bir araya geldi. Atölye ve sera talebinde bulunan öğrencilere müjdeyi veren Vali Köşger; İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Belediye arasında imzalanan protokol çerçevesinde okula yeni bir sera inşa edileceğini duyurdu. Vali Köşger ayrıca 31 öğrencinin yatılı kaldığı pansiyondaki konaklama şartlarını denetledi. İlçedeki ekonomik faaliyetleri yerinde gözlemleyen Vali Köşger, günlük 10 bin ton süt üreme kapasitesine sahip tesisi de ziyaret etti. İşletme sahibi Bünyamin Yakar’dan üretim kapasitesi hakkında bilgi alan Vali Köşger, süt ve süt ürünleri sektörüne katma değer katan işletmeye bereketli kazançlar diledi. Ziyaretin son durağında Vali Yavuz Selim Köşger başkanlığında "Muhtarlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıda muhtarlar; imar uygulamaları, cami onarımları, gölet temizliği, mera arazilerinin yeni yerleşim alanlarına dönüştürülmesi, sulama tarifeleri ve yol düzenlemeleri gibi taleplerini iletti. Talepleri tek tek not alan Vali Köşger, yerinde çözülebilecek konular için anında talimat verirken, mevzuat incelemesi gereken hususların titizlikle takip edileceğini belirtti. Vali Yavuz Selim Köşger, bu tür istişarelerin yerel ihtiyaçların doğrudan tespiti ve hızlı çözüm üretilmesi noktasında hayati önem taşıdığını ifade ederek temaslarının ardından ilçeden ayrıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u törenle karşıladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’u törenle karşıladı. Konuk Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan süvariler, Abdülmecid Tebbun’a protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülmecid Tebbun’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Tebbun’un tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Abdülmecid Tebbun, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ’Merhaba asker’ diyerek selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirine takdim eden Erdoğan ve Tebbun, merdivenlerde Türkiye ve Cezayir bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. Erdoğan ve Tebbun, baş başa görüşme gerçekleştirecek ve sonrasında Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı’na katılacak. İkili, daha sonra iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine katılacak ve ortak basın toplantısı düzenleyecek. Törende Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara Valisi Yakup Canbolat da yer aldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 22:40 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Birleşmiş Milletler maalesef gücü elinde bulunduranların istediği şekilde yönettiği, yönlendirdiği bir uluslararası kurum haline gelmiştir. Güney Afrika’ya uygulanan ’apartheid rejimi’ uygulamaları dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya nasıl alındıysa, bugün de İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı ve ’apartheid rejimi’ önlenmelidir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’nin ev sahipliğinde, İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu’nun açılış törenine katıldı. Açılış töreninde konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Toplantı en yüksek katılımla gerçekleşen toplantıdır. 155’e yakın ülke burada temsil ediliyor. 80 meclis başkanı 800’e yakın milletvekili 2 bin 420 kayıtla birlikte fevkalade önemli büyük bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yapıyoruz. Ümit ve temennim bu toplantının ana temasını oluşturan umutları yeşertmek barışı sağlamlaştırmak ve adaleti sağlamak ana başlıklarında yapacağımız tartışmaların faydalı verimli ve insanlığın geleceği içinde yol gösterici olmasını temenni ediyorum. Zor bir zamandan geçiyoruz. İnsanlık tarihi boyunca çok büyük kırılmalardan, çok büyük alt üst oluşlardan, çok büyük türbülanslardan geçmişti. Ama sanırım bu sefer yaşadığımız sadece gelip geçici bir türbülans sadece birkaç yerde olan krizden ibaret değildir. Hem etkileri itibariyle hem de derinliği itibariyle bütün dünyayı etkisine alan fevkalade zor bir zamandan geçiyoruz" dedi. "Uluslararası siyaset bakımından öğrendiğimiz ve bildiğimiz hemen hiçbir kanunun geçerli olmadığı tamamıyla orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir döneme doğru girmiş bulunuyoruz" diyen Kurtulmuş, "Şunu çok açık söyleyebilirim eski dönem geride kaldı önümüzde yeni bir dönemin açılmakta olduğunu görüyoruz. Yeni dönemin nasıl olacağına da hep birlikte insanlık olarak karar vereceğiz. Yeni dönem hakkaniyet, adalet, insaf ve vicdani değerler üzerinde mi kurulacak. Yoksa yeni dönem gücü elinde bulunduranların hangi güce sahiplerse o gücü güçsüzlere karşı kullandığı bir şekilde mi kurulacak? Kararı verecek olan insanoğludur. İşte onun için bu toplantının teması olarak kabul edilen barışı kuvvetlendirmek, umudu yeşertmek ve adaleti tesis etmek sıradan bir takım görüşleri ifade etmiyor. Tam da insanlığın ihtiyacı olan özellikle gelecek nesiller için ihtiyacı olan üç önemli konuyu ortaya çıkarmış ve bunun etrafında tartışmalarımızı gerçekleştirmiş olacağız. Ümit ediyorum ki bu tartışmalar dünya barışının sağlanmasına vesile olsun. Barışın sağlanması için güçlü temennilerin ötesinde güçlü tekliflerinde gündeme geldiği bir toplantıya şahitlik edelim" diye konuştu. "Parlamenter demokrasi insanlığın çözümü için en önemli araçlardan birisidir" Kurtulmuş, "Bugün dünyada çok büyük kırılmaları hep beraber yaşıyoruz. Alt üst oluşları yaşıyoruz. Dünyada çatışmaların gerilimlerin ülkelerin egemenlik haklarına karşı açık saldırıların, insan topluluklarına karşı soykırım boyutlarına varan insani suçların kolayca işlenmesinin son derece sıradan hale geldiği bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca göçlerin iklim krizlerinin ve özellikle yüksek teknoloji ve yapay zekanın yer yüzündeki bütün telakkileri kökten değiştirdiği bir döneme de şahitlik ediyoruz. Dolayısıyla bu dönem içerisinde eski dönemde var olan alışkanlıklara bakarak sorunları çözmemiz pek mümkün görünmüyor. Eskinin tek kutuplu ve iki kutuplu dünya sistemi çökmüş yerine nasıl bir sistemin geleceği ise henüz meçhuldür. Bunun için hep beraber insanlığın tamamının hayrına olacak görüşleri paylaşmak ve bu görüşlerimizi ciddi bir şekilde ortaklaştırmak durumundayız. Parlamenter demokrasi insanlığın çözümü için en önemli araçlardan birisidir. Burada fikirlerimizi yakınlaştıracağız. Tartışmamızı açık yüreklilikle yapacağız. Birbirimizi ikna etmek için elimizdeki bütün gücü kullanacağız. Daha iyi bir geleceği inşa etmek için hep beraber gayret sarf edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletler gücü elinde bulunduranların yönettiği yönlendirdiği bir uluslararası kurum haline gelmiştir" BM’nin gücü elinde bulunduran ülkelerin yönettiği kurum haline geldiğini ifade eden Kurtulmuş, "İnsanlığın en müşterek kurumlarından birisi olan Birleşmiş Milletler ne işe yarar. Birleşmiş milletler şahit olduğumuz bu yakın dönemde dünyanın neresinde hangi çatışmayı sonlandıra bilmiş, hangi savaşı sona erdire bilmiştir. Birleşmiş Milletler maalesef gücü elinde bulunduranların istediği şekilde yönettiği yönlendirdiği bir uluslararası kurum haline gelmiştir. Dünyadaki bu çifte standartlar hep beraber şahit olduğumuz insanlık dramlarıyla hepimizin gözüne sokulmaya devam edilmektedir" dedi. "Küresel sistem tam bir çürüme hali içerisindedir" "7 Ekim’in hemen arkasından başlayarak Gazze şeridinde sürdürülen bugünde devam eden soykırım boyutlarına varmış olan İsrail’in saldırganlığı acaba nasıl hani uluslararası kurum eliyle durdurulabilir" diyen Kurtulmuş, "Bütün dünyada buna karşı insanların reaksiyon göstermesine rağmen bu üç yıl içerisinde 75 binden fazla insan öldürülmüş bunlarında yüzde 70’ini kadınlar ve çocuklar teşkil etmiştir. Acaba kim hangi kurumu kullanarak İsrail’in bu soykırımına bir dur diyebilecektir. Aynı şekilde Amerika ve İsrail güçlerinin İran’a saldırısıyla başlayan ve ardından da İran’ın bölgedeki ülkelere yayarak genişlettiği bu savaşı acaba kim nasıl durduracaktır. Bunun için hangi uluslararası kuruluşun gücü ne şekilde tecelli edecek ve istediğimiz sonucu elde edebilecektir. Dünyada kurumlar vardır ama bu kurumlar artık bir fonksiyon icra etmiyor. Bu kurumlar çökmüştür. Dünyada kurallar da vardır. Özellikle Birleşmiş Milletler’in kuruluş felsefesini oluşturan hepimizin bugün de altına imza atacağımız kurallardır. Ancak o kurallar kağıt üzerinde vardır. Kurumların çökmesiyle birlikte kurallar da çökmüştür. Sadece kurallar değil uluslararası ilişkilerin tüm terminolojisi de neredeyse yerle bir olmuş çökmüş bitmiştir. Kısacası küresel sistem tam bir çürüme hali içerisindedir. Bu sistemin bu çürümüşlüğünden kurtulması için olağanüstü çabalara olağanüstü gayretlere ihtiyacımız olduğu aşikardır" ifadelerini kullandı. "İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı" Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin dünyadaki bazı olumsuz gelişmeleri nasıl önleyebildiğine iki örnek vermek istiyorum. Bunlardan birisi 1974 yılında Güney Afrika’nın apartheid rejimi dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya alınmıştır. Bugünd e aynı uygulamayı Filistinlilere karşı İsrail uyguluyor. Sadece insanlara karşı bir soykırım gerçekleştirmiyor. Mart ayında alınan bir kararla İsrail parlamentosunun kararıyla Batı Şeria’daki Filistinlilere de ölüm cezası getiriliyor. Yüzde 96’sı askeri kararlar alan, askeri mahkemelerin vereceği ölüm kararları acaba nasıl geçerli olacaktır? Bir ülkede Filistinlilere karşı başka hukuk, İsraillilere karşı başka bir hukuk uygulamak ’apartheid’ değil de nedir? Dün Güney Afrika’ya uygulanan ’apartheid rejimi’ uygulamaları dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya nasıl alındıysa, bugün de İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı ve ’apartheid rejimi’ önlenmelidir. İstenirse eli kanlı bir rejim durdurulabilirmiş. Güney Afrika’yı onun için örnek verdim. Sadece son üç yılda Orta Doğu’da egemenlik haklarına saldırıda bulunulan bölge ülkelerini saymaya kalkarsak herhalde çok sayıda ülkeyi dile getireceğiz. Lübnan’ın, Filistin’in, Suriye’in, Yemen’in, Katar’ın, bölge ülkelerinin birçoğunun egemenlik haklarına; Bahreyn’in, Birleşik Arap Emirlikleri’nin haklarına saldırılması kabul edilemeyecek bir durumdur. Her ülke egemenlikle eşit hakka sahiptir. Bunu sağlamak insanlık ailesinin ortak vazifesidir" dedi. Kurtulmuş, "İkincisi 2000 yılında Avusturya da seçimleri aşırı sağcı Haider kazanmıştı. Haider’in kazanmasıyla birlikte Avrupa Birliği ayağa kalktı. Böyle bir faşist Avrupa’da başbakan olamaz diye Avrupa’yı ayağa kaldırdılar. Haider sonunda dayanamadı parti başkanlığından istifa etti ve partisi de hükümetin ortağı olamadı. Demek ki istenirse bir faşist partinin iktidara gelmesine Avrupalı ve batılı güçler tarafından engellenebilirmiş. Bu iki örneği yaşadığımız dönemin sorunlarına çözüm bulabilmek için söyledim. Önümüzdeki dönem giderek daha da zorlaşacak. Hep beraber insanlığın ortak paydasında buluşmak ve kendimiz için istediğimizi bütün insanlar için istemek durumundayız" diye konuştu. "Bazı ülkelerin egemenlikleri çok kuvvetli görülürken bir takım ülkelerinde egemenlikleri söz dahi edilmemektedir" "Bütün evrensel belgelerin iki temel kuralı vardır. Ülkeler egemenlikte eşittir. İnsanlar da yaradılışta eşittir. Hepimiz Adem’in çocukları hepimiz aynı soy ağacının mensuplarıyız" diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bugün dünyadaki en temel problem bazı insanların yukarıda bazı insanların aşağıda telakki edilmesidir. Bazı insanlara yaradılıştan gelen o eşitlik haklarının verilmemiş olmasıdır. Yine bazı ülkelerin egemenlikleri çok kuvvetli görülürken bir takım ülkelerinde egemenlikleri söz dahi edilmemektedir. Sadece son üç yılda Orta Doğu’da egemenlik haklarına saldırıda bulunulan bölge ülkeleri saymaya kalkarsak herhalde çok sayıda ülkeyi dile getireceğiz. Lübnan’ın, Filistin’in, Suriye’nin Yemen’in Katar’ının bölge ülkelerinin birçoğunun egemenlik haklarına saldırılması askında kabul edilemeyecek bir durumdur. Her ülke egemenliğinde eşit hakka sahiptir. Hem umutları yeşertecek hem barışı kuvvetlendirecek hem de adaleti tesis etmek için mücadele ve gayret edeceğiz."
DMM’den Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılarla ilgili dezenformasyon uyarısı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 22:07 DMM’den Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılarla ilgili dezenformasyon uyarısı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır" denildi. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, yalnızca birer bilgi kirliliği değil; toplumsal hassasiyetleri istismar ederek kaos ortamı oluşturmayı, devlet kurumlarımızı hedef göstermeyi ve milletimizin devletine olan güven bağını zedelemeyi amaçlayan açık birer algı operasyonudur. Toplumsal huzurumuzu ve kamu düzenini hedef alarak kasıtlı biçimde gerçek dışı bilgi yayan, dezenformasyon aracılığıyla halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bu odaklara yönelik gerekli adli süreçler titizlikle ve ivedilikle başlatılmıştır. Kamuoyunun her türlü provokatif girişime karşı yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
Bakan Tekin: "Eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her adım, dikkat ve özenle atılacaktır"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 21:09 Bakan Tekin: "Eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her adım, dikkat ve özenle atılacaktır" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, , Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılara ilişkin, "Bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır" dedi. Bakan Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakan Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan yürek yakıcı elim hadiseler, tüm ülkemizi derinden sarsmıştır. Büyük bir üzüntüyle ifade etmeliyim ki bu elim olaylarda umut dolu gençlerimizi ve tüm mukaddesatıyla görevine adanmış bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz. Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzur iklimimizin en güzel örnekleri olan eğitim kurumlarımızda benzeri hadiselerin yaşanmaması için İçişleri, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile birlikte mevcut güvenlik önlemlerimizi güncelleyerek tüm dijital ve fiziki tehditleri kapsayan bütüncül bir güvenlik yaklaşımını hayata geçirmek üzere gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe en derin hislerle kenetlendiğimiz böyle bir dönemde omuzladığımız bu acı, hepimizin yüreğine düşmüştür. Nitekim bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükûneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır. Milletimizin asla şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir yönü, karanlıkta bırakılmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve maarif ailemizin her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun" ifadelerini kullandı.