GÜNDEM - 06 Ekim 2025 Pazartesi 11:28

Çorbası, sarması, dolması derken reçeli de yapıldı

A
A
A
Çorbası, sarması, dolması derken reçeli de yapıldı

Rizeliler çorbası, sarması, dolması derken kara lahananın reçelini de yaptı.


Doğu Karadeniz’in mutfağı ile ünlü şehirlerinden birisi olan Rize’de kara lahananın yeni bir lezzeti keşfedildi. Kara lahananın çorbası, sarması, haşlaması, vurma lahanasından sonra şimdide reçeli yapıldı. Yüksek aromaya sahip olan kara lahananın reçeli tadanlardan da büyük beğeni topladı. Rize’nin yöresel lezzetlerini ön plana çıkartmakla tanınan işletmeci Süleyman Tarakçı kara lahana üzerinde yanlış bir algının oluşturulduğunu ve bu algının pozitife dönmesi için neler yapabileceklerini araştırdıklarını bu sırada akıllarına kara lahana reçelinin geldiğini ifade etti. Kara lahananın bölge halkının kırmızı çizgisi olduğuna vurgu yapan Tarakçı "Kara lahana bizim Doğu Karadeniz mutfağında kırmızı çizgimiz. Böyle bir pozitif algıya çevirmek için çalışma yaptık. Kara lahanaya karşı oluşan o algıyı oluşturan insanlara da aslında bir cevap olmuş oldu. Onlar güzel bir orta yaptı biz de o ortayı gole çevirmiş olduk. Kara lahana ile alakalı hatta geçen yıl biz noter huzurunda lezzetini test ettik ve gelen misafirlerimize deneyimleme sonucunda sorular sorduk, geri dönüşler aldık ve noter huzurunda da onu kayıt altına almış olduk. Karadeniz mutfağında kara lahana önemli bir ürün. Madem kırmızı çizgimiz ‘Bizler bununla alakalı daha neler yapabiliriz?’ diye bir düşündük. Reçelini düşündük ve reçelini yaptık. Aslında karalahana kükürt içeren bir ürün. Kükürdünü aldıktan sonra aroması da yüksek bir ürün. Dedik ki ‘Biz buradan güzel bir reçel çıkartalım’ " dedi.



Reçeli 14-18 santim arasındaki taze yapraklardan yapılıyor


Kara lahana reçelinin yapılışını anlatan Tarakçı, reçel için seçilen kara lahana yapraklarının özellikle taze yapraklardan seçildiğini dile getirerek "Sarmalık kara lahanayı özellikle kullanıyoruz. Böyle 14-18 santim arasında daha taze yapraklardan. Önce haşlıyoruz, sonra rengini koruması için bir soğuk sudan geçiriyoruz. Daha sonra şerbetini yapıyoruz. Şerbeti kıvama geldikten sonra kalanını ilave ediyoruz. İçerisinde tuz, portakal suyu, limon suyuyla beraber kıvama gelinceye kadar tekrar pişene kadar diyelim artık kaynatıyoruz. Ondan sonra kara lahana reçelimiz hazır hale geliyor" ifadelerini kullandı.



Kara lahana reçelinin tereyağı ile tüketilmesi tavsiye ediliyor


Kara lahana reçelinin tadanlar tarafından da çok beğenildiğine dikkat çeken Tarakçı "Tüketirken ’Kaymakla mı daha iyi olur işte tereyağıyla mı daha iyi olur’ diye düşündük. Tereyağıyla uyumu gayet güzel oldu. Aroması yüksek, duyusal özellikleri gayet yerinde. Aslında keyifle tüketilebilecek bir reçel elde etmiş olduk. Şu anda da menümüzde zaten mevcut. Gelen misafirlerimiz rahatlıkla deneyimleyebiliyorlar. Belki önceden işte biraz Doğu Karadeniz mutfağı ile alakalı, bu hamsi ile alakalı işte reçel, turşu vesaire birçok ürünler yapıldığı için her yapılan ürüne ilk başta böyle bir tepki koyulabilir. Ama kara lahana reçeli o tepkiyi koyacak ürünlerden biri değil. Çünkü birçok üründen reçel yapılıyor. İlk başta böyle bir tepki de olsa denedikten sonra duyusal özellikleri bakımından insanlar keyifle tüketmeye başladılar. Bu da bizim mutlu etti" diye konuştu.


Kara lahana reçelini ilk kez deneyimlediğini ifade eden Rizeli Dilek Ekşi ise "İlk kez deniyorum. Karadeniz mutfağında tencerelerde artık yemek değil artık kahvaltı sofralarında bu şekilde deneyimlemek benim için şuan çok büyük bir özellik. Rizeli olarak çok büyük bir mutluluk. Artık 1 kaşık mutluluk kara lahana reçelinde saklı diyebilirim. Benim için vazgeçilme kara lahana çorbasıydı. Tabi ki kara lahana dolması da vardı. Şimdi artık bir de kahvaltıların vazgeçilmezi ve tüm misafirlerime gönül rahatlığı ile sunabileceğim kara lahana reçeli var" şeklinde konuştu.



Çorbası, sarması, dolması derken reçeli de yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te "3. Uluslararası Mercidabık Kongresi" Kilis’te düzenlenen 3. Uluslararası Mercidabık Kongresi’nde konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Mercidabık Zaferi’nin tarihsel önemine dikkat çekti. Vali Kalaylı, geçmişten bugüne tarihin önemli dönüm noktalarından biri olan Mercidabık Zaferi’nin farklı yönleriyle ele alındığı kongrenin, tarihi hafızaya ve kültürel birikime önemli katkılar sunacağına inandığını söyledi. Geçtiğimiz yıllarda yoğun ilgi ve katılımla gerçekleştirilen kongrenin bugün de aynı heyecan ve coşkuyla devam etmesinin kendilerine mutluluk verdiğini ifade eden Kalaylı, "Mercidabık Zaferi ile Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, Afrika’ya uzanan geniş coğrafyada farklı millet ve inançların huzur içerisinde yaşaması sağlanmış, adalet, güven ve hoşgörü ortamı tesis edilmiştir" dedi. Osmanlı Devleti’nin ardından Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaklaşık bir asırdır kan ve gözyaşının dinmediğini belirten Kalaylı, bu nedenle Mercidabık Zaferi’nin tarihi öneminin bugün daha iyi anlaşıldığını kaydetti. Kalaylı, özellikle son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler dikkate alındığında Osmanlı döneminde sağlanan huzur, adalet ve istikrarın değerinin daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Kilis’in tarih boyunca farklı kültür ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu dile getiren Kalaylı, kentin kadim şehirlerden biri olduğunu söyledi. Programa, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, İl Jandarma Komutanı Halil Coşkun ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Öte yandan kongrede Kilis’e özgü yöresel ezgiler de seslendirildi
Batman Batman’da bir ilk: 71 yaşındaki hastaya biyolojik aort kapak ameliyatı yapıldı Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında kentte ilk kez biyolojik aort kapak replasmanı ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı operasyonla 71 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, 71 yaşındaki Besna Gökhan’ın aort kapağı biyolojik kapakla değiştirildi. İleri yaş grubundaki hastalar için önemli avantajlar sağlayan yöntem sayesinde hastanın ömür boyu yoğun kan sulandırıcı ilaç kullanma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hastanın 4 gün yoğun bakımda takip edildiği, daha sonra servise alındığı öğrenildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceği belirtildi. Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet İbrahim Balkaya, biyolojik kapağın Batman’da ilk kez uygulandığını belirterek, "Hastamızın yaşı nedeniyle biyolojik kapak takma kararı aldık. Ameliyatımız yaklaşık 4-5 saat sürdü. Yoğun bakım sürecinde hastamızı 4 gün takip ettik. Herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu an tüm değerleri gayet iyi. Hastamızda nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti kalmadı. Her şey yolunda giderse yarın taburcu edeceğiz" dedi. Hasta yakını Şükrü Gökhan ise doktorlara teşekkür ederek, "Annem ameliyattan önce nefes darlığı çekiyordu, hareket edemiyordu ve çok halsizdi. Doktorlarımız başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu an durumu çok iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.