SPOR - 28 Ocak 2026 Çarşamba 15:50

Recep Uçar: "Hakem hatalarına karşı tahammülümüz eskisi kadar fazla değil"

A
A
A
Recep Uçar: "Hakem hatalarına karşı tahammülümüz eskisi kadar fazla değil"

Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, hatalı hakem kararlarına karşı eskisi kadar tahammüllerinin kalmadığını söyleyerek, "Hakem futbolun ana unsurlarından biri. Bu kalite artmadığı sürece ligin marka değerinin de istenilen seviyeye gelmesi zor" dedi.


Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Süper Lig’in 20. haftasında 31 Ocak Cumartesi günü deplasmanda oynayacakları Başakşehir maçı öncesi Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gerçekleşen antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.


Başakşehir mücadelesinin hazırlıklarını değerlendiren Uçar, "Hazırlıklarımıza dün başladık, bugün, yarın ve cuma günü çalışıp hafta sonu zorlu Başakşehir deplasmanına gideceğiz. Güçlü bir fikstürden geçiyoruz. Rakibimiz ligin formda takımlarından biri. Son 4 maçı kazandılar, son 6 maçta mağlup olmadılar. Biz de Çaykur Rizespor olarak her maçta olduğu gibi bu maçta da öncelikle kendi oyunumuzu oynayıp, İstanbul’dan iyi bir neticeyle dönmek istiyoruz. Fiziksel, taktiksel ve mental olarak en iyi şekilde hazırlanıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Kırmızı kart çok ağır bir karardı"


Corendon Alanyaspor karşılaşmasında görülen erken kırmızı kart ve son dakika golüyle kaybedilen puanlara değinen 50 yaşındaki teknik adam, "Son haftalarda futbol ve hakem şansının pek yanımızda olmadığı maçlar oynadık. Son maçta 5. dakikadaki kırmızı karttan sonra belki bir puanla herkes sevinebilirdi ama maçın son dakikasında yediğimiz golle 2 puanı bırakmak bizi üzdü. O maçı geride bıraktık, derslerimizi aldık ve tamamen Başakşehir maçına odaklandık. Hakemlerle ilgili genelde konuşmayı sevmem, çoğunlukla oyun üzerinden değerlendirme yaparım. Ancak öyle kritik hatalar oluyor ki son maçtaki kırmızı kart sadece benim görüşüm değil, futbol ve hakem otoritelerinin ortak görüşüne göre çok ağır bir karardı. Sarı kartla geçilebilecek bir pozisyonda kırmızı kart çıkması bütün haftalık hatta aylık hazırlıkları tamamen çöpe atabiliyor. Biz hedefleri olan bir takımız. Bu hedeflere ulaşma noktasında bu tür kararlar karşısında artık tahammülümüz eskisi kadar fazla değil" diye konuştu.



"Hakem kalitesi yukarı çıkmalı"


Hakem hatalarının kasıtlı olmadığını düşündüğünü özellikle belirten Recep Uçar, "Bu hataların hiçbirinin art niyetli olduğunu düşünmüyorum. Rizespor ya da başka bir kulüp hedef alınıyor diye bakmıyorum. Ama Türkiye’de hakem kalitesinin ve standardının çok daha yukarı çıkması gerektiğini düşünüyorum. Hakem futbolun ana unsurlarından biri. Bu kalite artmadığı sürece ligin marka değerinin de istenilen seviyeye gelmesi zor" şeklinde konuştu.



"Her maç puanı hak ettik"


Takımının son 5 maçlık performansı da değerlendiren Recep Uçar, alınan sonuçlara rağmen oynanan oyundan memnun olduğunu dile getirerek, "Son 5 maçta 2 mağlubiyet aldık ama her maçta puanı hak ettiğimizi düşünüyorum. Bu maçların 3’ünü deplasmanda oynadık. Evimizde oynadığımız 2 maçta puan kaybı yaşadık. Futbol ve hakem şansımız biraz yanımızda olsaydı şu anda 23-24 puan bandında olabilirdik. Hiçbir maçta kaybedecek futbol oynamadık. Mazeret üreten bir teknik adam değilim, biz iyi bir takımız" cümlelerine yer verdi.



Transfer ve kadro durumu


Ara transfer dönemine ilişkin son durumu paylaşan Uçar, savunma hattındaki eksiklerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, "Önceliğim mevcut oyunculardan daha fazla verim almak ama bazı noktalarda transfer zorunlu hale geldi. Alikulov’un sakatlığı, Modibo’nun ve Furkan’ın cezalı durumu nedeniyle bir yerli stoperi kadromuza katmak zorundayız. Hafta sonuna kadar bu transferi bitirmek istiyoruz. Sonlandırma noktasında zorlandığımız için bir forvet arayışımız var, ayrıca skora katkı sağlayabilecek bir orta saha da gündemimizde. Yabancı kontenjanında sadece bir boşluğumuz var ve en fazla bir yabancı transfer yapabiliriz" dedi.



"Ocak transferi her zaman zordur"


Ocak ayı transfer sürecinin zorluklarına da değinen Recep Uçar, titiz davrandıklarını aktararak, "Ocak transferi her zaman zordur. Hiçbir takım verim aldığı oyuncusuyla ayrılmak istemiyor. Biz de hata yapmak istemiyoruz, ince eleyip sık dokuyoruz. Başkanımız ve yönetimimiz ciddi bir efor sarf ediyor. Umarım bu hafta içinde taraftarlarımızı mutlu edecek somut adımlar atılır" açıklamasını yaptı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ İlkokul öğrencileri, çilek fidelerini toprakla buluşturdu Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde ilkokul öğrencileri, okul bahçesinde 120 çilek fidesi dikerek hem tarımı öğrendi hem üretmenin mutluluğunu yaşadı. Kapaklı ilçesinde bulunan Büyükşehir Belediyesi İsmet İnönü İlkokulu 1-O sınıfı öğretmeni Ayşe Aslan ve öğrencileri, 5 Mayıs Salı günü okul bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. "Doğa İçin Bir Adım" projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, öğrenciler 120 adet çileği toprakla buluşturdu. Etkinliğe veliler ve öğretmenler de eşlik etti. Okul Müdürü Murat Bekdaş, okul bahçesinin yıllar içindeki dönüşümünü anlattı. 2017 yılında göreve başladığında alanın inşaat atıklarıyla dolu olduğunu belirten Bekdaş, yapılan çalışmalarla buranın bir uygulama bahçesine dönüştürüldüğünü ifade etti. Bugün ise öğrencilerin aktif olarak üretim yaptığı bir alana dönüştüğünü vurgulayan Bekdaş, "Çocuklarımız hem öğreniyor hem yaşıyor. Meyve ve sebzelerin nasıl yetiştiğini birebir deneyimliyorlar" dedi. Sınıf öğretmeni Ayşe Aslan, etkinliğin amacının çocuklara doğa sevgisi kazandırmak ve çevre bilinci oluşturmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin çileklerin büyüme sürecini gözlemleyerek sabretmeyi, sorumluluk almayı ve üretmenin değerini öğreneceğini belirtti. Aslan, doğa ile kurulan bu bağın çocukların gelecekte daha duyarlı bireyler olmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Çilek şiiri okudu Etkinliğe katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi heyecanla paylaştı. Özel eğitim öğrencisi Mert Naci Köklükaya, çilek dikmenin çok eğlenceli olduğunu belirtirken, etkinlikte "çilek" şiiri de okudu. Öğrencilerden Kerim Gödek, doğanın önemini öğrendiklerini ve bitkilerin büyümesini merakla beklediklerini söyledi. Belinay Yılmaz ise doğaya iyi bakıldığında onun da karşılığını verdiğini ifade ederek herkesi doğayı sevmeye davet etti. Okul bahçesinde yıl boyunca mevsimine göre sebze ve meyve yetiştirildiği belirtilirken, öğrencilerin bu süreçte aktif rol aldığı vurgulandı. Bu tür etkinliklerin, çocukların doğayla bağ kurmasını sağladığı ve teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesine katkı sunduğu ifade edildi.
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.