GÜNDEM - 05 Ekim 2025 Pazar 11:13

Türk bayrağını çay bitkisiyle ince ince bahçesine işledi

A
A
A
Türk bayrağını çay bitkisiyle ince ince bahçesine işledi

Rizeli çay müstahsili Şevki Yılmaz Gürel, bayrağa olan sevgisini çay fidanlarıyla nakış nakış işleyince ortaya köyün her tarafından görünen bir ’Çaydan Türk bayrağı’ çıktı.


Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Çeşmeli köyünde yaşayan Şevki Yılmaz Gürel, babası Adem Gürel’in düzensiz olan bahçesinde bir peyzaj çalışması yürüttü. Önce taş duvar yaptığı bahçede sonra toprak zemini sağlamlaştırdı. Sonrasında da üzerine odun çubuklardan bir Türk bayrağı çizdi. Çubukları referans olarak kullanan Gürel, babasının ürettiği çay fidanlarını aldı ve bu çubuklarına arasını özene özene doldurdu. Fidanlar biraz büyüyüp kendine geldiğinde ise ortaya muhteşem bir Türk bayrağı çıktı. Şevki Yılmaz Gürel’in il dışındaki işi nedeniyle ise bahçenin bakımı babası Adem Gürel’e kaldı. Baba Gürel ise gururlu görevi oğlundan seve seve devraldı.



"Çok duygulanıyorum"


Rize’nin simgesi çay ile Türk bayrağının hilali ve yıldızı birleşince ortaya güzel bir fotoğraf çıktığını ve bunu bahçesine kazandıran oğlu ile gurur duyduğunu ifade eden baba Adem Gürel, "Oğlum şu manzarayı benim kapımda yaşattığı için çok gururluyum. Ondan duygulanıyorum. Benim kapımda, Türkiye’mizin Türk bayrağını burada imgelediği için öncelikle çok duygulanıyorum. Bak bu güzel bir şey yani hem Türkiye’mizin açısından hem de içtiğimiz çayın simgesini burada gördüğüm için duygulanıyorum. Yani bundan gurur duyuyorum" şeklinde konuştu.



"Ne mutlu bana ki böyle bir çocuğa sahibim"


Öncesinde düzensiz ağaçların olduğu bir tarla olan alanı oğlunun yeniden düzenlediğini ifade eden baba Gürel "Önceden burası böyle bir harabe gibi bir yerdi. Ağaçlar vardı, meyveler vardı. Çocuğum onları söktü. Sonra duvarı yaptı. Ardından da altyapısını yaptı, düzenlemesini yaptı. Her geçen gün başka başka şeyler ortaya koydu. Önce çubuklarla bayrağı çizdi. Sonrasında benim yaptığım çay fideleri vardı, baktım onları alıp dikmeye başladı. Diktiği çubukların ortalarını doldurmaya başladı ve daha sonrasında baktım ki bu bayrak resmi ortaya çıktı. Çok duygulandım. Dedim ’ne mutlu bana ki böyle bir çocuğa sahibim.’ Her geçen burayı görünce duruyor ve fotoğraf çekiyor. Buranın sahibini soruyorlar ve ben olduğumu sorunca Allah razı olsun diyorlar. Bana da tebessüm edip gidiyorlar" dedi.



"Köye de yakıştı, yapana da yakıştı"


Türk bayrağı figürünün köye çok yakıştığını ifade eden köy sakini Saffet Karakaş, "Bu bayrağı burada görünce duygulanıyorum. Biz memleketimize, bayrağımıza sevdalı bir insanız. Köyümüze de yakıştı, bunu yapan aileye de yakıştı" ifadelerini kullandı.



Türk bayrağını çay bitkisiyle ince ince bahçesine işledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Belediye başkanının kuzenleri tahliye oldu Kayseri’de Sarız Belediye Başkanı Ömer Faruk Eroğlu’nun kuzenleri arasında çıkan ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kavgayla ilgili 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Mahkeme, tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Kayseri’nin Sarız ilçesinde Sarız Belediye Başkanı Ömer Faruk Eroğlu’nun kuzenleri arasında yaşanan kavganın ardından M.E. hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar H.E., S.E., ve olay tarihinde 18 yaşından küçük olan E.E. ile tutuksuz sanık O.E. ile olayda hayatını kaybeden M.E.’nin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Sanıklardan H.E., amcasının oğlu M.E. ile ağabeyi S.E.’nin tartıştığını gördüğünü, olay büyümesin diye araya girdiğini M.E.’nin tartışmalar üzerine olay yerine gelen ağabeyi O.E’ye küfrettiğini, silahını çekerek ağabeyi O.E.’yi vuracağını düşündüğü için yumrukla omuzuna vurduğunu, sonra birlikte ayaklarının yere düştüklerini söyledi. Diğer sanıklar ise hiçbir şekilde M.E.’yi darbetmediklerini belirterek, suçsuz olduklarını savundu. M.E.’nin yakınlarının avukatları M.E.’nin yere düştükten sonra darbetmeye devam ettiklerini belirterek, sanıkların yaralama kastını aştığını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti. Sanık avukatları ise Adli Tıp Kurumu raporunda M.E.’nin ölümüne neden olabilecek bir darbın söz konusu olmadığını, sadece basit tıbbi müdahale ile geçecek lezyonlara rastlandığının tespit edildiğini belirterek, M.E.’nin kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti tutuklu sanıkların adli kontrol şartı ile tahliyesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Samsun Samsun’da 2 çocuğun ölümüne sebep olan sürücünün yargılanmasına başlandı Samsun’da yolun karşısına geçmeye çalışırken kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki iki kız çocuğunun ölümüyle ilgili açılan davada sürücünün yargılanmasına başlandı. Kaza, 30 Eylül 2025 akşamı İlkadım ilçesi Atatürk Bulvarı Gar Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sultan Ahmet Y. (20) idaresindeki 55 ADN 702 plakalı kamyonet, yayalara kırmızı ışık yandığı sırada yolun karşısına geçmeye çalışan Gülsüm Sami Kefeli Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Rabia Kaynar (13) ile Elifnaz Aslan’a (13) çarptı. Ağır yaralanan çocuklar ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatlarını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü Sultan Ahmet Y., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, kızların yayalara kırmızı ışık yanarken yolu karşıya geçmeye çalıştıkları ve kazada asli kusurlu oldukları, kamyonet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Aralık ayında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve hakkında "taksirle iki kişinin ölümüne sebep olma" suçundan Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasına, tutuksuz sanık ile hayatını kaybeden çocukların anne ve babaları Süleyman Aslan, Yasemin Aslan, Hamdullah Kaynar ve Elif Kaynar ile taraf avukatları katıldı. Sultan Ahmet Y. savunmasında, "Yaşanan olay için gerçekten üzgünüm. Elimden bir şey gelmedi. Kaderin önüne geçilmiyor. 50-60 kilometre hızla gidiyordum, hava yağışlıydı. Orta şeritten ilerliyordum. Çarpmamak için direksiyonu sağa kırdım, frene bastım ancak araç kaydı. Kavşağa girdiğimde karartı gördüm, fren yaptım ama engel olamadım" dedi. Hayatını kaybeden çocukların aileleri sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını istedi. Baba Hamdullah Kaynar, "Aylardır evimde uyuyamıyorum. Yağmurlu havada kavşağa yaklaşırken hız sınırını aşmamamız gerekiyor. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Anne Elif Kaynar ise, "13 yaşındaki çocuklar karnelerini alamadı. Cezalandırılmasını istiyorum" dedi. Ailelerin avukatı Onur Han, mevcut kusur raporuna itiraz ederek kaza kusuru ile ilgili yeniden rapor alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kazada kusur oranı ile ilgili rapor alınmasına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.