SAĞLIK
Erzurum’da tıbbın geleceği konuşuldu: Medaı’26 zirvesi sona erdi 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:08:01 Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen ve tıp dünyası ile yapay zekâyı bir araya getiren Erzurum MedAI’26 programı, düzenlenen kapanış oturumuyla başarıyla tamamlandı. Erzurum’da tıp ve teknolojinin geleceğine ışık tutan önemli bir organizasyona imza atıldı. İki gün boyunca devam eden Erzurum MedAI’26 programı, alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Tıbbın geleceği ile yapay zekâ teknolojilerinin entegrasyonunun ele alındığı zirvede, uzmanlar değerli bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. "Bilim Ve Teknolojiyi Merkeze Almaya Devam Edeceğiz" Programın kapanışına katılan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, belediye olarak bilime ve teknolojiye verdikleri önemi vurguladı. Aynalı, şehrin geleceğine yön verecek bu tür projelere destek vermekten gurur duyduklarını belirterek, "Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak; bilimi ve teknolojiyi merkeze alan projeleri desteklemeye, şehrimizi geleceğe taşıyacak çalışmalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Emeği Geçenlere Teşekkür Organizasyon sonunda, programa katkı sunan tüm paydaşlara ve yoğun katılım gösteren davetlilere teşekkür edildi. Erzurum’un teknoloji üssü olma yolundaki vizyonuna katkı sağlayan MedAI’26, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:43 Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
Bakan Memişoğlu açıkladı: Sağlıkta bilim adamlarına SGK destekli araştırma dönemi
06 Mart 2026 Cuma - 14:03 Bakan Memişoğlu açıkladı: Sağlıkta bilim adamlarına SGK destekli araştırma dönemi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu TÜSEB ile SGK iş birliği kapsamında yürütülecek bilimsel araştırmalarda hasta maliyetlerinin SGK tarafından karşılanacağını belirterek, "Yeni tedavi yöntemleri, ilaçlar ve sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine güçlü finansal destek sağlanacak" dedi. Bir dizi program için Tokat’a gelen Bakan Memişoğlu valilik ziyareti sonrası açıklamalarda bulundu. Sigarayı bırakma çağrısı yaptı Memişoğlu yaptığı açıklamada, "Ben toplumumuza özellikle sağlıklı yaşamlarıyla ilgili, sağlıklı kalmalarıyla ilgili çaba harcamalarını, bağımlılıklardan uzak kalmalarını özellikle istirham ediyorum. Biliyorsunuz bu hafta Yeşilay Haftası. Yeşilay; sigara bağımlılığından madde bağımlılığına kadar her türlü mücadelede toplumumuzun yanında, bizlerin yanında. Toplumumuz da bu konudaki bağımlılıklardan uzak kalmak için sağlıkçılarla beraber inşallah, özellikle Ramazan ayı gibi mübarek ayda, irademizi güçlendirdiğimiz ayda hazır fırsat var; bu ayda kötü alışkanlıklarımızdan, özellikle sigaradan kurtulmanın en güzel zamanlarını yaşayacaklar. Bizlere başvururlarsa Sağlıklı Hayat Merkezlerine, hastanelere, sigara bırakma polikliniklerine, beraber bu illetten onları kurtaracağımıza söz veriyorum" dedi. Bilim adamlarına maliyet desteği geliyor Bakan Memişoğlu konuşmasının devamında bilimsel araştırmalara SGK desteği sağlanacağını söyleyerek, "Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile beraber Sosyal Güvenlik Kurumu’nun çabasıyla, özellikle Türkiye’de yeni bir şey söyleyecek bilim insanlarının yapacakları çalışmalarda, bilimsel araştırmalarda dünyaya ve sağlığa katkı verilecek çalışmalarla ilgili, bu çalışmalarda hastalarımızın maliyetlerini Sosyal Güvenlik Kurumu karşılayacak. Bu özellikle ’üreten sağlık’ mottomuzdaki Türkiye’deki yeni şeylerin söylenmesiyle ilgili gerçekten iyi bir finansal kaynak olacak. Özellikle bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın bu konudaki desteğiyle çok iyi şeyler söyleyeceğine, dünyaya yeni tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar, yeni cihazlar kazandıracağına eminim. Bu konuda üretmeye, üreteni desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye; koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeliyle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’nı yaşayacak ve dünyada nasıl sağlık hizmetinde örnek olmuşsa, sağlığın teknolojisinde de biliminde de örnek ülke haline gelecek" ifadelerini kullandı.
‘Sağlığa Yön Veren Kadınlar’ panelinde bilim ve mühendislikte kadının gücü konuşuldu
06 Mart 2026 Cuma - 14:01 ‘Sağlığa Yön Veren Kadınlar’ panelinde bilim ve mühendislikte kadının gücü konuşuldu Ankara’da Özel Güven Hastanesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Sağlığa Yön Veren Kadınlar’ panelinde, bilim ve mühendislik alanında çalışan kadınlar deneyimlerini paylaştı. Moderatörlüğünü Spiker ve Eğitmen Jülide Sönmez’in yaptığı panelde, Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Aydoğan, Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Tuğba Bağcı Önder, ASELSAN Proje Sorumlusu Kıdemli Baş Mühendis Leyla Demirel, HAVELSAN Lider Mühendis Bensu Alkan Semiz ve Güven Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Yeşim Çetinkaya Şardan konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Nihal Aydoğan, panel öncesi yaptığı açıklamada, "Bir bilim insanı, akademisyen ve aynı zamanda kadın olarak bilime verilen önemi her zaman hissetmek bize mutluluk veriyor. Öğrenci yetiştirmeyi de çok önemsiyorum. Özellikle genç bilim insanlarına ve genç kadınlara örnek olmakta bizlerin önemli misyonlarından bir tanesi" diye konuştu. Kıdemli Baş Mühendis Leyla Demirel ise, savunma sanayiinde geliştirilen teknolojileri sağlık teknolojileri gibi alanlara aktarmakla görevli olduklarını belirterek, "Bizler medikal görüntüleme alanlarında ve yaşam destek alanlarında yeni ürünler geliştirmekteyiz. Bunları halkımızın kullanımına sunmaktayız. İsterim ki daha fazla kadın mühendis, hem savunma hem de sağlık alanlarında çalışmak ister. Çünkü kadın mühendisler olmadan bu projelerin başarıya ulaşması mümkün değil" ifadelerini kullandı. Lider Mühendis Bensu Alkan Semiz de, bilime katkı sağlanmasından dolayı mutluluk duyduğunu aktararak, "Umuyorum hem HAVELSAN olarak hem de kadınlar olarak bilime, yapay zekaya, geleceğe katkılarımız olacak ve geleceğe ışık tutacağız diye umuyorum. Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektronik mühendisliği gibi alanlarda aslında kadınları daha az görüyoruz. O yüzden bu alanlarda kadınlar fark oluşturabilir ve çok başarılı olabilirler. Bunu bizzat deneyimleyip görebiliyoruz. Kadınlarımızın bu alanlarda, mühendislik alanlarında seçim yapmaları gerçekten onların kariyerlerine de çok katkı sağlayacak ve bu alanda çok güzel gelişmeler olacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
BEUN’lu Akademisyenden "Meme Kanseri Farkındalığı" eğitimi
06 Mart 2026 Cuma - 13:49 BEUN’lu Akademisyenden "Meme Kanseri Farkındalığı" eğitimi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Gökçebey Kent Konseyi ve Gökçebey Belediye Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak tarafından "Meme Kanseri Farkındalığı" konulu eğitim gerçekleştirildi. Gökçebey halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe Belediye Başkanı Vedat Öztürk, BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak, Gökçebey Mithat-Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara, Gökçebey Mithat-Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Güçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı Sevgi Kurtoğlu, ilçe protokolü, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, meme kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek hastalığın belirtileri, risk faktörleri ve korunma yolları hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Düzenli kontrollerin ve erken tanının önemine değinen Çakmak, özellikle kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlenmesinin hastalığın erken dönemde tespit edilmesine büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Bilgilendirici ve farkındalık oluşturmayı amaçlayan programda katılımcılar, meme kanseri hakkında merak ettikleri soruları da yöneltme fırsatı buldu. Program, teşekkür belgesinin takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Sağlıkta bilim adamlarına SGK destekli araştırma dönemi
06 Mart 2026 Cuma - 13:44 Sağlıkta bilim adamlarına SGK destekli araştırma dönemi Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Tokat’a gelen Sağlık Bakanı Memişoğlu; TÜSEB ile SGK iş birliği kapsamında yürütülecek bilimsel araştırmalarda hasta maliyetlerinin SGK tarafından karşılanacağını belirtti. Memişoğlu; "Yeni tedavi yöntemleri, ilaçlar ve sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine güçlü finansal destek sağlanacak" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Tokat’a geldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Tokat programı, Valilik önünde düzenlenen karşılama töreniyle başladı. Bakan Memişoğlu, Tokat Valisi Abdullah Köklü, protokol üyeleri ve daire müdürleri tarafından karşılandı. Karşılama töreninin ardından Valilik binasına geçen Bakan Memişoğlu, ilk olarak Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Daha sonra makama geçen Bakan Memişoğlu, Vali Köklü ile bir süre görüşerek kentteki genel durum ve sağlık yatırımları hakkında bilgi aldı. Sigarayı bırakma çağrısı yaptı Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu; "Ben toplumumuza özellikle sağlıklı yaşamlarıyla ilgili, sağlıklı kalmalarıyla ilgili çaba harcamalarını, bağımlılıklardan uzak kalmalarını özellikle istirham ediyorum. Biliyorsunuz bu hafta Yeşilay Haftası. Yeşilay; sigara bağımlılığından madde bağımlılığına kadar her türlü mücadelede toplumumuzun yanında, bizlerin yanında. Toplumumuz da bu konudaki bağımlılıklardan uzak kalmak için sağlıkçılarla beraber inşallah, özellikle Ramazan ayı gibi mübarek ayda, irademizi güçlendirdiğimiz ayda hazır fırsat var; bu ayda kötü alışkanlıklarımızdan, özellikle sigaradan kurtulmanın en güzel zamanlarını yaşayacaklar. Bizlere başvururlarsa; Sağlıklı Hayat Merkezlerine, hastanelere, sigara bırakma polikliniklerine, beraber bu illetten onları kurtaracağımıza söz veriyorum" dedi. Bilim adamlarına maliyet desteği geliyor Bilimsel araştırmalara SGK desteği sağlanacağının söyleyen Bakan Memişoğlu; "Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile beraber Sosyal Güvenlik Kurumu’nun çabasıyla, özellikle Türkiye’de yeni bir şey söyleyecek bilim insanlarının yapacakları çalışmalarda, bilimsel araştırmalarda dünyaya ve sağlığa katkı verilecek çalışmalarla ilgili, bu çalışmalarda hastalarımızın maliyetlerini Sosyal Güvenlik Kurumu karşılayacak. Bu özellikle "üreten sağlık" mottomuzdaki Türkiye’deki yeni şeylerin söylenmesiyle ilgili gerçekten iyi bir finansal kaynak olacak. Özellikle bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın bu konudaki desteğiyle çok iyi şeyler söyleyeceğine, dünyaya yeni tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar, yeni cihazlar kazandıracağına eminim. Bu konuda üretmeye, üreteni desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye; koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeliyle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’nı yaşayacak ve dünyada nasıl sağlık hizmetinde örnek olmuşsa, sağlığın teknolojisinde de biliminde de örnek ülke haline gelecek" diye konuştu.
Deprem korkusu sosyal medyayla büyüyor
06 Mart 2026 Cuma - 13:14 Deprem korkusu sosyal medyayla büyüyor 1-7 Mart Deprem Haftası afetlere karşı hazırlığın önemini hatırlatırken Klinik Psikolog Gözde Göktaş, sosyal medyada yoğun deprem içeriklerine maruz kalmanın kaygıyı artırabileceğini belirterek kontrol edilemeyen riskler yerine somut hazırlıklara odaklanmanın daha sağlıklı olduğunu söyledi. Toplum olarak deprem gerçeğiyle yaşanılan bu dönemde, bilgiye ulaşma hızı bazen bir dezavantaja dönüşebiliyor. 1-7 Mart Deprem Haftası’na özel dikkat çeken açıklamalarda bulunan Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Klinik Psikolog Gözde Göktaş, özellikle sosyal medyada felaket senaryolarını sürekli takip etmenin bireyleri gerçek hazırlık yerine korku döngüsüne sürükleyebileceğini ifade etti. Kolektif travmalar tetiklenebiliyor Süreç içerisinde toplumda kolektif travmaların tetiklenmesinin oldukça doğal olduğunu söyleyen Göktaş, "Son yıllarda güvenliğimizi sağlamak için kullandığımız bazı araçların farkında olmadan ruh sağlığımızı zorlayabildiğini görüyoruz. Özellikle sürekli deprem uygulamalarını kontrol etmek veya sosyal medyada felaket senaryoları içeren paylaşımlara maruz kalmak kaygıyı artırabiliyor" diye konuştu. Zihin tehlike aramaya başlıyor Kaygılı zihinlerin hayatta kalma dürtüsüyle çevreyi sürekli tarama eğiliminde olduğunu belirten Göktaş, Yoldan geçen bir kamyonun oluşturduğu titreşimi deprem sanmak, avizeye bakarak sallanıp sallanmadığını kontrol etmek ya da binadaki en küçük çatlağa odaklanmak bu durumun örnekleri arasında yer alıyor. Sosyal medyada felaket içeriklerini sürekli takip etmenin "felaket kaydırması" olarak adlandırılan bir döngüye yol açabilir. Bu durum ise somut hazırlık yerine soyut korkuların büyümesine neden olabilir." dedi. Kaygıyı azaltmak için maruziyeti sınırlandırın Depremle ilgili tamamen bilgi akışından kopmanın çözüm olmadığını vurgulayan Göktaş, maruziyetin kontrol altına alınmasının önemli olduğunu ifade etti. "Deprem uygulamalarının bildirimlerini yalnızca yüksek şiddetli depremler için sınırlandırmak, haber takibini günün belirli saatleriyle sınırlamak faydalı olabilir" ifadelerini kullandı. Korkuya değil hazırlığa odaklanın Enerjinin felaket içeriklerini takip etmek yerine hazırlık yapmaya yönlendirilmesi gerektiğini belirten Göktaş, "Deprem çantası hazırlamak, evde eşyaları sabitlemek gibi somut önlemler hem güvenliğimizi artırır hem de kaygımızı yönetmemize yardımcı olur. Kontrol edemediğimiz sarsıntıları izlemek bizi korumaz, ancak kontrol edebildiğimiz önlemler bizi güçlendirir" ifadelerini kullandı.
Van’da bölge tarihinde bir ilk: Göğüs kafesi açılmadan kalp ameliyatı yapıldı
06 Mart 2026 Cuma - 12:51 Van’da bölge tarihinde bir ilk: Göğüs kafesi açılmadan kalp ameliyatı yapıldı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Merkezi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir ilke imza atarak 28 yaşındaki kadın hastanın kalp deliğini ‘minimal invaziv’ (küçük kesi) yöntemiyle onardı. Van’ın Muradiye ilçesinde ikamet eden 28 yaşındaki Asya Tekiner, kalbindeki delik şikayetiyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından Kalp Merkezi ekipleri, bölgede daha önce uygulanmayan "Minimal İnvaziv Cerrahi" tekniğini hayata geçirme kararı aldı. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin tarafından 7-8 santimetrelik küçük bir kesiyle gerçekleştirilen operasyonla, kadın hastanın kalp deliği başarıyla onarıldı. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Van’da bir ilki gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirtti. Başhekim Sarıkaya, "Bugün Van’da ve hastanemizde ilk kez, minimal invaziv dediğimiz yöntemle göğsü tamamen açmadan, yaklaşık 7-8 santimetrelik küçük bir delikten kalp ameliyatı gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yöntemi bölgemize kazandırmak oldukça önemliydi. Gelişen teknoloji ve imkanlarla birlikte artık tüm dünyada bu tür cerrahiler, daha minimal yaklaşımlarla ve daha az kesiyle yapılmaya çalışılıyor. İleri merkezlerde uygulanan bu yöntemin bugün ilimizde de yapılmış olması bizleri mutlu etti. Başta Op. Dr. Murat Sezgin ve ekibi olmak üzere, bizlere bu desteği sunan Van İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Sağlık Bakanlığı’na canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "Hasta konforu için bu yöntemi seçtik" Ameliyatı gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin ise operasyonun teknik detaylarına değinerek, "Bölgemizde ilk defa bir ameliyat gerçekleştirdik. Minimal invaziv kesi yöntemiyle, kalbinde delik bulunan 28 yaşındaki kadın hastamızın ASD kapama işlemini yaptık. Sağ meme altında yaklaşık 7-8 santimetrelik bir kesi açarak, hastanın perikard dediğimiz kalp zarından aldığımız yamayla kalp deliğini kapattık. Hastamız şu an stabil, sorunsuz bir şekilde servis izleminin 4’üncü gününde. Bu tür vakalarda neden küçük kesiyi tercih ediyoruz? Çünkü daha konforlu ve daha rahat. Hastalarımız normal yaşamlarına çok daha erken dönüyor ve komplikasyon oranımız daha düşük oluyor. Açık ameliyat da yapabilirdik; açık yöntem cerrahlar için aslında daha kolaydır ancak hastalar için konforu düşük bir süreçtir. Bu cerrahi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yapılan ilk ameliyatlardan biri olma özelliğini taşıyor. Hastanemizde bu tür ameliyatları gerçekleştirmek için tüm malzemelerimiz ve setlerimiz hazır bulunmaktadır" diye konuştu. "6-7 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyordum" Başarılı ameliyat sonrası sağlığına kavuşan 28 yaşındaki Asya Tekiner de "Buraya geldiğimde bana Dr. Murat Sezgin’den bahsettiler ve çok iyi bir doktor olduğunu söylediler. Ben de bunun üzerine hastaneye başvurduğum. Yaklaşık bir ay süren tetkik ve hazırlık sürecinin ardından ameliyat oldum. Çok şükür şu an durumum iyi, sağlığıma kavuştum. Dr. Murat Sezgin gibi değerli doktorlar başımızdan eksik olmasın" şeklinde konuştu.
Van’da bölge tarihinde bir ilk: Göğüs kafesi açılmadan kalp ameliyatı yapıldı
06 Mart 2026 Cuma - 12:31 Van’da bölge tarihinde bir ilk: Göğüs kafesi açılmadan kalp ameliyatı yapıldı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Merkezi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir ilke imza atarak 28 yaşındaki kadın hastanın kalp deliğini ‘minimal invaziv’ (küçük kesi) yöntemiyle onardı. Van’ın Muradiye ilçesinde ikamet eden 28 yaşındaki Asya Tekiner, kalbindeki delik şikayetiyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından Kalp Merkezi ekipleri, bölgede daha önce uygulanmayan "Minimal İnvaziv Cerrahi" tekniğini hayata geçirme kararı aldı. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin tarafından 7-8 santimetrelik küçük bir kesiyle gerçekleştirilen operasyonla, kadın hastanın kalp deliği başarıyla onarıldı. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Van’da bir ilki gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirtti. Başhekim Sarıkaya, "Bugün Van’da ve hastanemizde ilk kez, minimal invaziv dediğimiz yöntemle göğsü tamamen açmadan, yaklaşık 7-8 santimetrelik küçük bir delikten kalp ameliyatı gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yöntemi bölgemize kazandırmak oldukça önemliydi. Gelişen teknoloji ve imkanlarla birlikte artık tüm dünyada bu tür cerrahiler, daha minimal yaklaşımlarla ve daha az kesiyle yapılmaya çalışılıyor. İleri merkezlerde uygulanan bu yöntemin bugün ilimizde de yapılmış olması bizleri mutlu etti. Başta Op. Dr. Murat Sezgin ve ekibi olmak üzere, bizlere bu desteği sunan Van İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Sağlık Bakanlığı’na canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "Hasta konforu için bu yöntemi seçtik" Ameliyatı gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin ise operasyonun teknik detaylarına değinerek, "Bölgemizde ilk defa bir ameliyat gerçekleştirdik. Minimal invaziv kesi yöntemiyle, kalbinde delik bulunan 28 yaşındaki kadın hastamızın ASD kapama işlemini yaptık. Sağ meme altında yaklaşık 7-8 santimetrelik bir kesi açarak, hastanın perikard dediğimiz kalp zarından aldığımız yamayla kalp deliğini kapattık. Hastamız şu an stabil, sorunsuz bir şekilde servis izleminin 4’üncü gününde. Bu tür vakalarda neden küçük kesiyi tercih ediyoruz? Çünkü daha konforlu ve daha rahat. Hastalarımız normal yaşamlarına çok daha erken dönüyor ve komplikasyon oranımız daha düşük oluyor. Açık ameliyat da yapabilirdik; açık yöntem cerrahlar için aslında daha kolaydır ancak hastalar için konforu düşük bir süreçtir. Bu cerrahi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yapılan ilk ameliyatlardan biri olma özelliğini taşıyor. Hastanemizde bu tür ameliyatları gerçekleştirmek için tüm malzemelerimiz ve setlerimiz hazır bulunmaktadır" diye konuştu. "6-7 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyordum" Başarılı ameliyat sonrası sağlığına kavuşan 28 yaşındaki Asya Tekiner de "Buraya geldiğimde bana Dr. Murat Sezgin’den bahsettiler ve çok iyi bir doktor olduğunu söylediler. Ben de bunun üzerine hastaneye başvurduğum. Yaklaşık bir ay süren tetkik ve hazırlık sürecinin ardından ameliyat oldum. Çok şükür şu an durumum iyi, sağlığıma kavuştum. Dr. Murat Sezgin gibi değerli doktorlar başımızdan eksik olmasın" şeklinde konuştu.
Tıp Fakültesi öğrencilerinden hipertansiyon farkındalığı etkinliği
06 Mart 2026 Cuma - 12:17 Tıp Fakültesi öğrencilerinden hipertansiyon farkındalığı etkinliği Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencileri tarafından Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında hipertansiyon farkındalığına yönelik bir etkinlik gerçekleştirildi. Hastane girişinde kurulan stantta vatandaşların tansiyon ölçümleri yapılarak hipertansiyon hakkında bilgilendirme yapıldı. Etkinlik, Doç. Dr. Mahluga J. Demirkapu öncülüğünde düzenlendi. Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından kurulan bilgilendirme standında hastaneye gelen vatandaşların tansiyonları ölçülerek hipertansiyonun riskleri, belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Etkinlik kapsamında vatandaşlara, yüksek tansiyonun erken teşhis edilmesinin sağlık açısından büyük önem taşıdığı anlatılırken, düzenli tansiyon ölçümünün ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynadığı vurgulandı. Kurulan bilgilendirme standını hastane yönetimi adına Başhekim Yardımcıları Doç. Dr. Ercan Saruhan ve Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Demir ziyaret etti. Ziyarette öğrencilerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan yöneticiler, toplumsal farkındalık oluşturmaya yönelik bu tür sosyal sorumluluk projelerinin önemine dikkat çekti. Gerçekleştirilen etkinlikte, hipertansiyonun erken tanısının hayat kurtarıcı olabileceği hatırlatılarak, vatandaşların düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri gerektiği ifade edildi.
Sultanhanı’nda hastaneye bağışlanan cihazlarla teşhis ile tedaviler daha hızlı yapılabilecek
06 Mart 2026 Cuma - 12:05 Sultanhanı’nda hastaneye bağışlanan cihazlarla teşhis ile tedaviler daha hızlı yapılabilecek Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde bulunan Sultanhanı Dr. Hüseyin Ağır İlçe Devlet Hastanesine hayırsever iki kardeş tarafından biyokimya, hormon ve ultrason cihazı bağışlandı. Sultanhanı Dr. Hüseyin Ağır İlçe Devlet Hastanesine hayırsever iki kardeş tarafından bağışlanan biyokimya, hormon ve ultrason cihazları hizmet vermeye başladı. Cihazlar sayesinde ilçe halkı tedavi ve tetkiklerini farklı bir merkeze gitmeden ilçede yaptırabilecek. Bu sayede hem zamandan tasarruf edilecek hem de erken teşhis ile tedaviler daha hızlı yapılabilecek. Konuyla ilgili bilgiler veren Sultanhanı Dr. Hüseyin Ağır İlçe Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet Köse, "Örnek teşkil edecek bir bağış. Bu devlet hastanesi kurumuna yapılan ilklerden birisi olan biyokimya ve hormon cihazı bağış usulü temin yoluyla alındı. Bu cihazların daha öncesinde biz dış merkezlere tahlillerin yapılması için yolluyorduk. Böylece bu tetkikler kurumunuzda yapılmış olacak ve en hızlı, en etkin şekilde kullanmayı planlamaktayız. Bu cihazların sayesinde özellikle hormon cihazı sayesinde acilde kritik öneme sahip olan tropolin yani kan kalp enzimini anında dakikalar içerisinde çıkarmış olacağız. Aynı zamanda biyokimya cihazımızda karaciğer fonksiyon testleri, tiroit fonksiyon testlerini hızlıca ve etkin şekilde hizmet vermeyi planlamaktayız. Bu bağışlar bizim için çok kıymetli ve çok kritik. Böylece merkeze sevk edeceğimiz hastaları burada tedavi edip hem merkezin yoğunluğunu alıp hem de burada daha etkin ve verimli şekilde kullanmış olacağız" dedi. Hastane İdari Mali İşler Müdürü Mehmet Ağır ise "Hastanemize bağışta bulunan kardeşler hastanemize biyokimya ve hormon cihazımızı ve 1 yıllık kit masraflarını tamamen karşılayıp bağış yaptılar. Bu halkımız için çok önemli bir gelişme oldu. Bu cihaz sayesinde kalp krizi gibi rahatsızlıkları daha önceden tespit eden bir cihaz olduğu için bize diğer hastanelere sevki daha azaltacak, hastane bünyesinde daha verimli çalışmamızı sağlayacak. Bu bağışçı kardeşlerimiz daha önce de hastanemize ultrason cihazı bağışlamışlardı, bu sayede kadın polikliniğimizi haftada bir gün açmış bulunduk. Merkeze giden hasta sayımızı azalttık, kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.