Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Hizbullah'ın İsrail'e ait uydu iletişim merkezine yönelik saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
Pentagon, İran saldırılarında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
İsrail Dışişleri Bakanı Sa’ar: "Sonsuz bir savaş istemiyoruz"
Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İran'ı yok etme hayaline kapılanlar, tarihten hiç ders çıkarmamışlar
Almanya Başbakanı Merz: "İran'daki savaşı sonlandırma konusunda ortak plan olmamasından endişeliyim"
SAĞLIK
Yüksek riskli beyin ameliyatı Ardahan’da ilk kez yapıldı
10 Mart 2026 Salı - 16:08:13
Ardahan’da sağlık hizmetleri her geçen gün geliştirilerek önemli bir başarıya daha imza atıldı. İl genelinde ilk kez gerçekleştirilen yüksek riskli beyin ameliyatı, uzman doktorların titiz çalışması sonucu başarıyla tamamlandı. 29 yaşındaki Emre Toptaş, geçirmiş olduğu rahatsızlık ve buna bağlı olarak gelişen ani bilinç kaybı ve solunum kaybı sonrası Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastaya yapılan tetkiklerde kanamanın damar yumağından kaynaklandığı belirlendi. Ardahan Devlet Hastanesi’nin 2. basamak sağlık kuruluşu olması dolayısıyla, dijital substraksiyon anjiyografi (DSA) imkanının bulunmaması ve sevkin zaman kaybına yol açacak olması nedeniyle hasta ameliyata alındı. Hastanın entübe halde ve bilincinin kapalı olarak acil servise getirildiğini hatırlatan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Halit Anıl Eray, "Biz gördüğümüzde hastayı şuuru yerinde değildi. Beyin kanaması olduğu zaman hani tomografi çektiğimizde anlayabiliyoruz bunu. Ama bu yaşta bir kaza geçirmeden birden bu kadar büyük bir beyin kanaması olması bizi şüphelendirdi. Damar yumağı olabilir mi ya da damar büyümesi, anevrizma dediğimiz şey olabilir mi? Ona bakmak için bir tomografisini gördük. Tomografide AVM olduğunu gördük. Yani beyinde damar yumağı dediğimiz damarların iç içe geçmiş ve kanamış hali beyin cerrahisinin en zor dediğimiz ameliyatlarından birini yapacağımızı anladık o sırada. Sonra acil ameliyat kararı verdik. Yakınlarına da bilgi verdik. Ardahan’da DSA imkanlarının bulunmadığı, söz konusu hasta için sevk şanslarının olmadığı ve kanama kontrolü yapıp bunu planlayarak ameliyata almak için hızlıca hareket ettik. Şahdamarı dediğimiz damarını bağladıktan sonra ameliyatta kanamasını kontrol edebilmek için kafatasını kaldırarak beyindeki o damar yumağını çıkardık. Kanamalı bir ameliyattı kendisi. Zor bir ameliyattır. Süresi de uzundur. Hayati riski de çok yüksektir. Çok nadir görülür beyin kanamalarında. 10 binde 5 kadar görülen bir durum. Hani onu görmüş olduk ve müdahale ettik. Şahdamarı bağlamamızın avantajı şu oldu. Kanamamızı kontrol etmemizi sağladı. Büyük ihtimal hani hayata tutunmasını sağlayan manevralardan biri oldu" dedi. Ameliyatı bitirdikten sonra yoğun bakımda 2 hafta takip ettiklerini aktaran Dr. Eray, "Kemiğini karnına koymuştuk kendisinin. Onu tekrar kafasına koymak için ikinci bir ameliyatı bekliyoruz. Sonra bir anjiyo görüntüleme yaptık tekrar. AVM dediğimiz damar yumağı çıktı mı diye. Onun da total olarak hepsinin çıktığını gördük. O yüzden içimiz de rahat şu aşamada" diye konuştu. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Halit Anıl Eray, erken teşhisin beyin hastalıklarında hayati önem taşıdığına da dikkat çekerek, şiddetli baş ağrısı, denge kaybı ve görme bozukluğu gibi belirtiler yaşayan vatandaşların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini de söyledi. Hasta Emre Toptaş da şu an kendisini çok iyi hissettiğini belirterek, "Durumum iyi. Hocam sağ olsun, hayatımızı kurtardı" dedi. İl Sağlık Müdürü İshak Askeroğlu ise Sağlık Bakanlığı’nın "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" kapsamında, projeleri Ardahan’da artırarak uygulamak istediklerini söyledi. Askeroğlu, "Bu zamana kadar ilimizde yapılamaz denilen ameliyatları, tedavileri yaptık. Onlardan birisi de Emre’ye uygulandı. Kendisine yaptığımız uygulama normalde ilimizin şartlarında bu tür hastaların ameliyatı oldukça büyük bir risk taşıyor. Ancak cerrahi ekibimiz ve sonrasında yoğun bakım ekibimizin yapmış olduğu özverili çalışmayla ilimizde daha önce hiç yapılmayan bu ameliyatı başarıyla yapmış oldular. Hastamız şu an itibarıyla sağlığına kavuşmuş durumda. Yakın zamanda geçireceği ikinci bir ameliyatla da tedavisi tamamlanmış olacak. Ardahan’daki vatandaşlarımız için sağlık hizmetlerini en iyi şekilde sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 16:02
Yüksek riskli beyin ameliyatı Ardahan’da ilk kez yapıldı
Ardahan’da sağlık hizmetleri her geçen gün geliştirilerek hasta odaklı tedavilerine bir yenisini daha ekledi. Kentte sağlık alanında önemli bir başarıya daha imza atıldı. İl genelinde ilk kez gerçekleştirilen yüksek riskli beyin ameliyatı, uzman doktorların titiz çalışması sonucu başarıyla tamamlandı. 29 yaşındaki Emre Toptaş, geçirmiş olduğu rahatsızlık ve buna bağlı olarak gelişen ani bilinç kaybı ve sonum kaybı sonrası Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastaya yapılan tetkiklerde kanamanın damar yumağından kaynaklandığı belirlendi. Ardahan Devlet Hastanesi’nin 2. basamak sağlık kuruluşu olması dolayısıyla, dijital substraksiyon anjiyografi (DSA) imkanının bulunmaması ve sevkin zaman kaybına yol açacak olması nedeniyle hasta ameliyata alındı. Hastanın entübe halde ve bilincinin kapalı olarak acil servise getirildiğini hatırlatan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Halit Anıl Eray, "Biz gördüğümüzde hastayı şuuru yerinde değildi. Beyin kanaması olduğu zaman hani tomografi çektiğimizde anlayabiliyoruz bunu. Ama bu yaşta bir kaza geçirmeden birden bu kadar büyük bir beyin kanaması olması bizi şüphelendirdi. Damar yumağı olabilir mi, ya da damar büyümesi, anevrizma dediğimiz şey olabilir mi? Ona bakmak için bir tomografisini gördük. Tomografide AVM olduğunu gördük. Yani beyinde damar yumağı dediğimiz damarların iç içe geçmiş ve kanamış hali beyin cerrahisinin en zor dediğimiz ameliyatlarından birini yapacağımızı anladık o sırada. Sonra acil ameliyat kararı verdik. Yakınlarına da bilgi verdik. Ardahan’da DSA imkanlarının bulunmadığı, söz konusu hasta için sevk şanslarının olmadığı ve kanama kontrolü yapıp bunu planlayarak ameliyata almak için hızlıca hareket ettik’’ dedi. Dr. Eray, "Şahdamarı dediğimiz damarını bağladıktan sonra ameliyatta kanamasını kontrol edebilmek için kafatasını kaldırarak beyindeki o damar yumağını çıkardık. Kanamalı bir ameliyattı kendisi. Zor bir ameliyattır. Süresi de uzundur. Hayati riski de çok yüksektir. Çok nadir görülür beyin kanamalarında. 10 binde 5 kadar görülen bir durum. Hani onu görmüş olduk ve müdahale ettik. Şahdamarı bağlamamızın avantajı şu oldu. Kanamamızı kontrol etmemizi sağladı. Büyük ihtimal hani hayata tutunmasını sağlayan manevralardan biri oldu." Ameliyatı bitirdikten sonra yoğun bakımda 2 hafta takip ettiklerini aktaran Eray, "Kemiğini karnına koymuştuk kendisinin. Onu tekrar kafasına koymak için ikinci bir ameliyatı bekliyoruz. Sonra bir anjiyo görüntüleme yaptık tekrar. AVM dediğimiz damar yumağı çıktı mı diye. Onun da total olarak hepsinin çıktığını gördük. O yüzden içimizde rahat şu aşamada." Dedi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Halit Anıl Eray, erken teşhisin beyin hastalıklarında hayati önem taşıdığına da dikkat çekerek, şiddetli baş ağrısı, denge kaybı ve görme bozukluğu gibi belirtiler yaşayan vatandaşların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini de söyledi. Hasta Emre Toptaş da şu an kendisini çok iyi hissettiğini belirterek, "Durumum iyi. Hocam sağ olsun, hayatımızı kurtardı." dedi. İl Sağlık Müdürü İshak Askeroğlu ise Sağlık Bakanlığı’nın "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" kapsamında, projeleri Ardahan’da artırarak uygulamak istediklerini söyledi. Askeroğlu, "Bu zamana kadar ilimizde yapılamaz denilen ameliyatları, tedavileri yaptık. Onlardan birisi de Emre’ye uygulandı. Kendisine yaptığımız uygulama normalde ilimizin şartlarında bu tür hastaların ameliyatı oldukça büyük bir risk taşıyor. Ancak cerrahi ekibimiz ve sonrasında yoğun bakım ekibimizin yapmış olduğu özverili çalışmayla ilimizde daha önce hiç yapılmayan bu ameliyatı başarıyla yapmış oldular. Hastamız şu an itibariyle sağlığına kavuşmuş durumda. Yakın zamanda geçireceği ikinci bir ameliyatla da tedavisi tamamlanmış olacak. Ardahan’daki vatandaşlarımız için sağlık hizmetlerini en iyi şekilde sunmaya devam edeceğiz." dedi.
10 Mart 2026 Salı - 14:41
Türkiye’de 10 milyon kişi böbrek hastalığı riski altında
Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’de 10 milyon kişinin böbrek hastalığı riski altında olduğunu söyledi. Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklama yapan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen; Türkiye’de kronik böbrek hastalığının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, organ bağışı ve erken tanının hayati önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Aydın Türkmen tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı yüzde 16 seviyesine ulaştı. Bu oranın yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek yetersizliği riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini belirten Türkmen; hastalığın sinsi ve ilerleyici yapısına dikkat çekerek erken tanının süreci durdurabileceğini veya yavaşlatabileceğini ifade etti. Vatandaşların düzenli sağlık kontrolü yaptırmasının büyük önem taşıdığını belirten Türkmen; hastalık, böbrek fonksiyonlarının yüzde 15’in altına düştüğü son evreye ulaştığında hastalar için diyaliz veya organ naklinin hayati seçenekler olduğunu söyledi. Her yıl yaklaşık 13 bin yeni hastanın diyaliz sistemine dahil olduğunu belirten Türkmen, Türkiye’de yıllık organ nakli sayısının yaklaşık 3 bin 500 seviyesinde kaldığını ifade etti. Organ naklinin hastalara yalnızca daha yüksek yaşam kalitesi sunmadığını, aynı zamanda diyalize göre yaşam süresini de anlamlı şekilde uzattığını dile getirdi. Türkiye’nin organ nakli cerrahisinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Türkmen, bağış oranlarının ise istenilen seviyede olmadığını vurguladı. Batı ülkelerinde organ nakillerinin yüzde 90’ının kadavradan gerçekleştirildiğini ifade eden Türkmen, Türkiye’de ise bu oranın tam tersi olduğunu ve nakillerin yüzde 90’ının canlı donörlerden yapıldığını söyledi. Milyon nüfus başına düşen kadavra bağış sayısının Türkiye’de 5 civarında olduğunu belirten Türkmen, bu rakamın ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerinde olduğunu dile getirdi. Çapraz nakil sistemi nakil sayısını artırabilir Donör sıkıntısının aşılması için çapraz nakil sisteminin önemine dikkat çeken Türkmen; doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının, nakil sayılarını en az %10 artırabileceğini söyledi. Yeni yönetmeliklerle beyin ölümü tespit edilen vakalarda aileye haber verme sürecinin kolaylaştırılmasının bilimsel açıdan olumlu bir gelişme olduğunu belirten Türkmen, toplumsal farkındalığın da artırılması gerektiğini ifade etti. Nakilli annelerin başarı öyküsü Organ naklinin yalnızca bir tedavi yöntemi olmadığını, aynı zamanda hastalar için yeni bir hayat anlamına geldiğini belirten Türkmen; diyaliz aşamasındaki kadın hastaların anne olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu söyledi. Başarılı bir böbrek nakli sonrası ise birçok hastanın sağlığına kavuşarak bebek sahibi olabildiğini ifade eden Türkmen, kliniklerinde nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastanın bulunduğunu belirtti. Türkmen; erken tanı, organ bağışı bilincinin artırılması, nakil sonrası düzenli takip ve merkezlerin sağ kalım oranlarına göre denetlenmesinin Türkiye’nin böbrek sağlığı politikası açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
10 Mart 2026 Salı - 14:29
OMÜ’de kadın kanserlerine yönelik farkındalık etkinliği
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından kadın kanserlerine yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Etkinlik, Dr. Öğretim Üyesi Şükran Başgöl liderliğinde yürütülen EBE416 Entegre Uygulamaları II dersi kapsamında ve OMÜ Ebelik Topluluğu öğrencilerinin iş birliğiyle gerçekleştirildi. OMÜ Yaşam Merkezi’nde kurulan stantta, kadın kanserleri ve erken tanının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Etkinlik kapsamında özellikle meme kanseri, serviks kanseri ve diğer jinekolojik kanser türleri hakkında farkındalık oluşturmayı amaçlayan eğitimler verildi. Katılımcıların kanser taramaları konusunda doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmalarını desteklemek amacıyla bilgilendirici broşürler de dağıtıldı. Stantta ayrıca eğitim amaçlı maketler kullanılarak uygulamalı anlatımlar yapılırken, erken tanının hayat kurtarıcı rolü vurgulandı ve düzenli taramaların önemi konusunda bilgilendirme gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca OMÜ öğrencileri ile Yaşam Merkezi’ni ziyaret eden personel bilgilendirme standına yoğun ilgi gösterdi. Ebelik öğrencileri etkinlik sayesinde mesleki bilgi ve becerilerini toplum yararına kullanma fırsatı bulurken, toplum temelli sağlık eğitimine de katkı sundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mart 2026 Salı- 11:37
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesine yeni kardiyoloji uzmanı atandı
2
10 Mart 2026 Salı- 10:20
Op. Dr. Karagözoğlu: "Sünnet, uzman hekimler tarafından yapılmalı"
3
10 Mart 2026 Salı- 10:53
Kolon kanseriyle mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor
4
07 Mart 2026 Cumartesi- 01:15
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü personeline temel ilk yardım eğitimi verildi
5
10 Mart 2026 Salı- 12:07
Prof. Dr. İrfan Koca’dan "Geçmeyen ağrı" uyarısı
13 Ocak 2026 Salı - 09:33
Dr. Öksüz: "Endoskopik sleeve gastroplasti, doğru hasta grubunda oldukça başarılı sonuçlar verir"
Cerrahi işlem gerektirmeyen endoskopik sleeve gastroplasti yöntemini anlatan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Öksüz, "Tüp mide veya gastrik bypass gibi ameliyatlardan farklı olarak mide kesilip çıkarılmaz, sadece içeriden dikişle daraltılır. Gerekirse dikişler gevşetilebilir veya işlem tekrarlanabilir. Anestezi ve enfeksiyon riski daha düşüktür" dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Öksüz, obezite tedavisinde cerrahi olmayan bir yöntem olan endoskopik sleeve gastroplasti (ESG) hakkında önemli bilgiler verdi. ESG’nin midenin içinden endoskop kullanılarak yapılan, kesme ve çıkarma işlemi gerektirmeyen bir yöntem olduğunu belirten Dr. Öksüz, mideye atılan özel dikişlerle hacmin küçültüldüğünü ve midenin tüp şeklini aldığını söyledi. İşlemin genel anestezi altında yapıldığını ve karında herhangi bir kesi olmadan tamamen ağızdan gerçekleştirildiğini anlatan Dr. Öksüz, ortalama 60 ila 90 dakika süren operasyon sonrasında hastaların genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu olabildiklerini ifade etti. Vücut kitle indeksi belirleyici Bu yöntemin genellikle Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30-40 arasında olan bireyler için uygun olduğunu vurgulayan Dr. Öksüz, diyet ve egzersize rağmen kilo veremeyen, cerrahi obezite ameliyatına uygun olmayan ya da ameliyat olmak istemeyen hastaların bu tedaviyi tercih edebileceğini dile getirdi. Ayrıca fazla kiloya bağlı şeker, tansiyon ve uyku apnesi gibi sorunları olanlar için de bir seçenek olduğunu ekledi. Uygunluğun mutlaka doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. İşlem sonrası iyileşme sürecine de değinen Dr. Öksüz, hastaların ilk birkaç gün sıvı ve yumuşak gıda tükettikten sonra birkaç hafta içinde aşamalı olarak normal beslenme düzenine geçebildiklerini belirtti. Öksüz, genellikle 2-3 gün içinde günlük hayata dönülebildiğini, işlem sonrası oluşabilen hafif karın rahatsızlığı veya bulantının ise kısa süreli olduğunu aktardı. "İlk yıl yüzde 20 kayıp" Sonuçların kişiye göre değişmekle birlikte ilk yıl içinde toplam vücut ağırlığının yüzde 15-20’sinin verilmesinin beklendiğini kaydeden Dr. Öksüz, bu kaybın kan şekeri kontrolü, tansiyon, kolesterol ve karaciğer yağlanması gibi sağlık sorunlarında belirgin iyileşme sağladığına dikkat çekti. Daha az yemekle daha hızlı doygunluk sağlandığını belirten Dr. Öksüz, yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte sonuçların çok daha başarılı olacağını vurguladı. "Geri dönüşü olan bir yöntem" Klasik cerrahi yöntemlere göre daha düşük risk taşıyan bu yöntemin geri dönüşlü ve düzeltilebilir olduğunu hatırlatan Dr. Öksüz, "Tüp mide veya gastrik bypass gibi ameliyatlardan farklı olarak mide kesilip çıkarılmaz; sadece içeriden dikişle daraltılır. Gerekirse dikişler gevşetilebilir veya işlem tekrarlanabilir. Anestezi ve enfeksiyon riski daha düşüktür" diye konuştu. Düzenli beslenme desteği ve hekim kontrolünün önemine işaret eden Dr. Öksüz, sözlerini şöyle tamamladı: "Endoskopik sleeve gastroplasti, doğru hasta grubunda oldukça başarılı sonuçlar verir. Cerrahi işlemlere göre daha hızlı iyileşme süreci ve günlük yaşama çabuk dönüş sağlaması önemli avantajlardır."
13 Ocak 2026 Salı - 09:15
Mut Devlet Hastanesi’ne yeni cihazlar kazandırıldı
Mersin Mut Devlet Hastanesi’ne bebek ve anne sağlığında ileri görüntüleme imkanı sağlayacak 4D ultrason başta olmak üzere son teknoloji yeni cihazların kazandırıldığı bildirildi. Sağlık Bakanlığı tarafından Mut Devlet Hastanesi’ne yeni cihazlar kazandırıldı. Hastane Başhekimi Uzman Doktor Hüseyin Özer, yaptığı açıklamayla yeni cihazlarla ilgili bilgi verdi. Başhekim Özer" Mut’umuza sağlıkta güç katan yeni yatırımlar bakanlığımızın ve Mersin Sağlık Müdürlüğü’müzün destekleriyle, nitelikli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunabilmek amacıyla önemli sağlık yatırımları hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, 4D ultrason ile anne ve bebek sağlığında ileri görüntüleme imkanı, ortopedide hassas ve güvenli cerrahiye imkan sağlayan C kollu röntgen teknolojisi, ameliyatlarda güvenliği artıran yeni nesil anestezi cihazı, ağız ve diş sağlığında modern ve konforlu hizmet sunan yeni nesil diş ünite ve yeni doğan bebeklerimiz için transport kuvözü ile güvenli yaşam desteği, bakanlığımız tarafından hastanemize kazandırılmıştır. Özellikle Mut’ta bir ilk olan en son model 4D ultrason cihazı ile gebelik takipleri daha güvenli ve ayrıntılı şekilde yapılabilecek, yeni cihazlarımız sayesinde hem tanı hem de tedavi süreçlerinde hizmet kalitemiz daha da artacaktır" dedi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 21:00
Zonguldak Valiliğinden KYK yurdundaki zehirlenme iddialarına ilişkin açıklama: "Yemek ve su numuneleri temiz"
Zonguldak Valiliği, Kozlu ilçesindeki KYK yurdunda zehirlenme iddialarının ardından alınan yemek ve su numunelerinin temiz çıktığını belirterek, şebeke suyunda mikrobiyal kirlilik tespit edildiğini açıkladı. Zonguldak Valiliği, 6 Ocak’ta Kozlu KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan ve basına "gıda zehirlenmesi" olarak yansıyan olayla ilgili açıklama yaptı. Alınan yemek numunelerinin Tarım ve Orman Bakanlığı Bolu Gıda Kontrol Laboratuvarı’nda incelendiği belirtilen açıklamada, "Yapılan analizler sonucunda yemek numunelerinde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir. Ayrıca yurtta kullanılan ambalajlı sulara ait analiz sonuçlarında da olumsuz bir bulguya rastlanmamıştır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada aynı gün sadece öğrencilerin değil, yurt çevresinde ikamet eden vatandaşların da benzer şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurduğu belirtildi. Bölgedeki farklı noktalardan alınan şebeke suyu numunelerinde "mikrobiyal kirlilik" tespit edildiği bildirildi. İlgili kurumların şebeke suyundan tekrar numune alarak geniş çaplı inceleme başlattığını duyuran Valilik, vatandaşlara uyarıda bulundu. Açıklamada, "İnceleme süreci tamamlanıncaya kadar Kozlu Merkez Mahallesi’nde şebeke suyunun tedbir amacıyla kaynatılarak tüketilmesi tavsiye edilmektedir" denildi. Öte yandan, olay günü ve takip eden 3-4 gün boyunca artan bulantı ve kusma şikayetlerinin son iki gündür normal seviyelere döndüğü kaydedildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 18:17
Buharkent’te kan bağışı seferberliği
Aydın’da kan stokları kritik seviyelere gelirken Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Buharkent Pazaryeri’nde kan bağışı etkinliği yapılacağını ifade ederek vatandaşlara kan bağışı çağrısında bulundu. Son yıllarda yaşanan pandemi süreci ile birlikte kan bağışında azalma yaşanırken, kan stokları da kritik seviyelere geldi. Bu çerçevede Aydın’ın Buharkent ilçesinde, belediye ve Kızılay işbirliği ile kan bağışı kampanyası gerçekleştirilecek. Kanın her zaman ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak vatandaşları kan bağışına davet etti. "Kahraman olmak bu kadar kolay" sloganıyla düzenlenecek kan bağışı etkinliği ise 13 Ocak 2026 Salı günü Buharkent Pazaryeri’nde saat 12.00 ile 18.00 arasında gerçekleştirilecek. Konu ile ilgili Buharkent Belediyesi’nden yapılan açıklamada "Kahraman olmak bu kadar kolay. Sadece 20 dakikanızı ayırarak 3 cana umut olabilirsiniz. Tok karın ve kimlik belgenizle gelmeniz yeterlidir. Bir damla kan, bir hayat demektir. Kan bağışı hayat kurtarır. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı dayanışmaya bekliyoruz" ifadeleri yer aldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 17:24
Trabzon’dan Gaziantep’e şifa yolculuğu
Trabzon’dan Gaziantep’e gelerek Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nde tedavi gören 49 yaşındaki Tülay Şalvarcı, kapalı by-pass ameliyatı sonrası kısa sürede sağlığına kavuştu. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından Şalvarcı sağlığına kavuştu. Sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Şalvarcı, Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar ve Anka Hastanesi kalp merkezi ekibi ile fotoğraf çektirdi. Ameliyat sonrası takip sürecinin ardından hasta, 4 gün sonra taburcu edilerek günlük yaşamına döndü. Taburculuk sonrası sürecini hekim önerileri doğrultusunda sürdüren hasta, Trabzon’a dönüşünü kendi aracıyla gerçekleştirdi. Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, kapalı kalp ameliyatlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Kapalı by-pass cerrahisi, uygun hastalarda göğüs kemiği açılmadan uygulanabilen bir yöntemdir. Bu cerrahi teknik, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin daha kontrollü ilerlemesine ve hastanın günlük yaşamına daha kısa sürede dönmesine imkan tanıyabilir. Her hasta için yöntem seçimi, detaylı değerlendirme sonrası planlanır." ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 17:03
Aydın Şehir Hastanesi’nde ilk bebek dünyaya geldi
Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin Aydın Şehir Hastanesi’nde bugün hasta kabulüne başlamasının ardından ilk bebek dünyaya geldi. Aydın Şehir Hastanesi’nde ilk doğum gerçekleşti. Müşerref ve Murat Serter çiftinin, Kadın Doğum Uzmanı Nilgün Avşar Benzer ve doğum ekibi tarafından gerçekleştirilen normal doğumla sağlıklı olarak dünyaya gelen bebekleri Arya, Aydın Şehir Hastanesi’nde doğan ilk bebek oldu. Hastane yöneticileri tarafından anne ve baba ziyaret edilerek kız bebek için tebrik edildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:46
Uzmanı uyardı: Kış aylarında artan kusma ve ishal vakalarına dikkat
Kış aylarında özellikle çocuklar ve yaşlıları etkileyen kusma ve ishal vakalarının büyük bölümünün viral kaynaklı olduğunu söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, "Özellikle okul, kreş ve toplu yaşam alanlarında virüsler çok hızlı bulaşabiliyor. Aynı tuvaletin kullanılması, yeterince yıkanmayan eller ve ortak eşyalar enfeksiyon zincirini büyütüyor. El hijyeni ve bol sıvı tüketimi salgınlardan korunmada kritik rol oynar" dedi. Soğuk kış aylarıyla birlikte kusma ve ishal vakalarında artış yaşandığını belirten Liv Hospital Samsun İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, özellikle son haftalarda çocuklar ve yaşlılar arasında görülen salgınların büyük bölümünün viral kaynaklı mide-bağırsak enfeksiyonlarından oluştuğunu söyledi. Norovirüs ve rotavirüs gibi etkenlerin kış aylarında kapalı alanlarda daha kolay yayıldığına dikkat çeken Gökrem, ani başlayan kusma, sulu ishal, karın ağrısı ve halsizlik şikâyetlerinin bu dönemde sık görüldüğünü ifade etti. "Kapalı alanlar ve hijyen eksikliği bulaşı artırıyor" Uzm. Dr. Gökrem, soğuk havalarda bağışıklık sisteminin zayıflamasının ve el hijyenine yeterince dikkat edilmemesinin salgınların yayılmasını hızlandırdığını belirtti. Uzm. Dr. Gökrem, "Özellikle okul, kreş ve toplu yaşam alanlarında virüsler çok hızlı bulaşabiliyor. Aynı tuvaletin kullanılması, yeterince yıkanmayan eller ve ortak eşyalar enfeksiyon zincirini büyütüyor" diye konuştu. "Bol sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Hastalık süresince bol sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gökrem, tedavi sürecinde gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiğinin altını çizdi. Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkili olmadığını hatırlattı. "Bu belirtilerde mutlaka doktora başvurun" Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, ağızdan sıvı alamama ve uzun süren ishal durumlarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Manolya Gökrem, korunmanın en etkili yolunun el yıkama alışkanlığı, gıdaların iyi yıkanması ve hastalık belirtileri olan kişilerin kalabalık ortamlardan uzak durması olduğunu belirtti.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:23
Karla kaplı mezrada hastaya ulaşmak için zamanla yarıştılar
Batman’ın Sason ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle yolu kapanan mezrada rahatsızlanan 63 yaşındaki hasta, ekiplerin özverili çalışmasıyla hastaneye ulaştırıldı. Sason ilçesine bağlı Çakırpınar köyü Kayadibi mezrasında yaşayan 63 yaşındaki Mehmet Emin Yiğit, genel vücut ağrısı şikayetiyle rahatsızlandı. Yakınlarının durumu 112 Acil Sağlık Komuta Kontrol Merkezine bildirmesi üzerine ekipler harekete geçti. Ancak yoğun kar yağışı nedeniyle bölgeye ambulansla ulaşım sağlanamadı. Bunun üzerine 112 acil sağlık ekipleri, Özel İdare ekiplerinden destek talep etti. Yaklaşık 6 saat süren yoğun çalışmalar sonucunda mezra yolu ulaşıma açıldı. Yolun açılmasının ardından hasta, yakınlarının yardımıyla kızakla ambulansa taşındı. Ambulansta ilk müdahalesi yapılan Mehmet Emin Yiğit, daha sonra Sason Devlet Hastanesine sevk edildi. Ekiplerin zorlu kış şartlarına rağmen yürüttüğü koordineli çalışma, vatandaşların takdirini topladı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:00
Yemek borusu kanseri olan hastaya cerrahi operasyonla yeni yemek borusu yapıldı
Yutma güçlüğü şikâyetiyle Denizli Devlet Hastanesi’ne başvuran 66 yaşındaki Şengül Korkmaz’a yemek borusu kanseri teşhisi konuldu. Yemek borusu alınan hastaya, midesinden yeni yemek borusu yapılarak sağlığına kavuşturuldu. Denizli Devlet Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Polikliniğine 3 ay önce yutma güçlüğü, mide bulantısı, sırt ağrısı şikâyetleriyle başvuran 66 yaşındaki Şengül Korkmaz’a yapılan tahlil ve tetkiklerden sonra yemek borusu kanseri teşhisi kondu. Denizli Devlet Hastanesi’nde radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi tedavisi gören Korkmaz, Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Kaan Demircioğlu gözetiminde ameliyata alındı. Ameliyatta midesinden yeni yemek borusu yapılan hasta 12 gün süren zorlu tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Ameliyatla ilgili bilgi veren Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim; "Ameliyatta kanserli yemek borusunu onkolojik prensiplerle çıkarabilmek için hastamızın karın, göğüs kafesi boşluğu ve boyun bölgesine müdahale ettik. ‘Üç alan cerrahisi’ olarak da adlandırılan ‘McKeown total özefajektomi’ cerrahi tekniğini uyguladık. Çıkarmış olduğumuz yemek borusunun yerine, tüp haline getirdiğimiz mideyi boyun bölgesine dikerek sindirim sisteminin devamlılığını sağladık. Hastamızın beslenmesini erken dönemde ince bağırsağından vücut dışına uzattığımız tüp aracılığıyla sağladık. Akciğer, kalp ve sindirim sistemi fonksiyonları normale dönünce, ağızdan gıda alımını da sağlayarak iyileşme sürecini tamamladık" dedi. Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Kaan Demircioğlu ise "Bu tür ameliyatların deneyimli ellerde ve donanımlı ekiplerce gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Hastanemizde Gastroenteroloji Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji yandal uzman hekimleri olarak kalın ve ince bağırsak, mide ve yemek borusu, pankreas, karaciğer hastalıkları ve kanserlerinin kapalı (laparoskopik) ve açık cerrahi tedavilerini gerçekleştirmekteyiz. Hastamızın onkolojik tedavi aşamasından taburculuğuna kadar geçen süreçte yoğun emeği olan medikal ve radyasyon onkolojisi uzman hekimlerimize, anestezi ve yoğun bakım uzman hekimlerimize, tüm hemşire ve anestezi teknisyen ekibimize şükranlarımızı sunarız" dedi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:49
Hafız Mehmet Aydın Aile Sağlığı Merkezi hizmete açıldı
Erzincan Merkez’de yapımı tamamlanan Hafız Mehmet Aydın Aile Sağlığı Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aynı program kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından kente kazandırılan 4 yeni ambulans da göreve başladı. Fatih Mahallesi 700. Sokak’ta gerçekleştirilen açılış törenine Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, vali yardımcıları, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ile il protokolü katıldı. Hayırsever Bedirhan Aydın tarafından, merhum babası Hafız Mehmet Aydın adına yaptırılan aile sağlığı merkezinin kurdele kesimi öncesinde Erzincan Müftüsü İsmail Fakirullaoğlu tarafından dua edildi. Merkezde 5 Aile Hekimliği Birimi bulunurken, tesisin yaklaşık 17 bin kişiye hizmet vereceği belirtildi. Merkez ayrıca, Merkez ilçenin doğu hattında görev yapan acil sağlık istasyonlarından birine de ev sahipliği yapıyor. Törenin sonunda Vali Hamza Aydoğdu, katkılarından dolayı hayırsever Bedirhan Aydın’a plaket ve çiçek takdim etti. Program kapsamında ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından Erzincan’a tahsis edilen 4 yeni ambulans resmen hizmete alındı. Yeni ambulanslarla birlikte acil sağlık hizmetlerinde müdahale kapasitesinin artırılması ve ulaşım sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:39
Erzincan’da 2025 sağlık hizmetleri verileri açıklandı
Erzincan’da 2025 yılı sağlık hizmetleri değerlendirme verileri açıklandı. İl genelinde 2025 yılı içerisinde toplam 43 bin 528 adet 112 vakasına müdahale edildi. Vakaların 27 bin 102’si kentsel, 16 bin 426’sı kırsal alanlarda gerçekleşti. Kentsel vakalarda ortalama ulaşım süresi 5,8 dakika, kırsal vakalarda ise 13,5 dakika olarak kaydedildi. İl genelinde 24 istasyon ve 46 ambulans ile hizmet sunulurken, yıl boyunca 84 bin 450 çağrı alındı. Acil sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi kapsamında 2025 yılında 4 yeni ambulans hizmete alındı. Ambulans başına maliyet 3 milyon 659 bin 760 TL olurken, toplam yatırım maliyeti 14 milyon 639 bin 40 TL olarak gerçekleşti. Aşılama hizmetlerinde il genelinde %94 aşılama oranına ulaşıldığı belirtilirken, toplum sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında yıl boyunca 806 bin 437 muayene gerçekleştirildi, 209 bin 256 başvuru alındı. Bu rakamlar, birinci basamak sağlık hizmetlerinin vatandaşlar tarafından yoğun şekilde tercih edildiğini gösterdi. Doğum istatistiklerine göre ise Erzincan’da 2025 yılında toplam 2 bin 177 doğum gerçekleşti. İl genelindeki primer sezaryen oranı %28,71 olarak açıklandı. Açıklamada ayrıca, bağışçı Bedirhan Aydın tarafından merhum Hafız Mehmet Aydın adına yaptırılan Hafız Mehmet Aydın Aile Sağlığı Merkezinin, 5 Aile Hekimliği Birimi ile yaklaşık 17 bin nüfusa hizmet verdiği belirtildi. Merkez, aynı zamanda Merkez ilçenin doğu kanadına hizmet sunan 3 acil sağlık hizmetleri istasyonundan birine ev sahipliği yapıyor. İl genelinde birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında 33 Aile Sağlığı Merkezi, 94 Aile Hekimliği Birimi ve 2 Sağlıklı Hayat Merkezi ile vatandaşlara kesintisiz sağlık hizmeti sunulduğu bildirildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:07
Kış aylarında "D vitamini" uyarısı
Acıbadem Kayseri Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Hasan Yeşilkaya, güneş ışığının azaldığı kış aylarında D vitamini eksikliğinin daha sık görüldüğünü belirterek, D vitamini düzeylerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. D vitamininin yalnızca kemik sağlığı için değil, kas-iskelet sistemi ve bağışıklık sistemi açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Yeşilkaya, "D vitamini sadece bir vitamin değil, aynı zamanda vücutta sentezlenmesi gereken bir hormondur. Aktif hale gelebilmesi için karaciğerde ve böbrekte hidroksilasyon işleminden geçmesi gerekir. Bu yüzden hem vitamin hem de hormon gibi kabul edilir. Eksikliği ise toplumda oldukça yaygındır" dedi. D vitamini sentezinde güneş ışığının belirleyici rol oynadığını ifade eden Yeşilkaya, "Güneş ışığının D vitamini sentezleyebilmesi için dik açıyla gelmesi gerekir. Kış aylarında güneş ışınları dünyaya yatay açıyla ulaştığı için bu sentez yeterli olmaz. Ayrıca soğuk hava nedeniyle dışarı çıkamamak ya da kalın kıyafetler giymek de D vitamini üretimini azaltır" diye konuştu. "Cam arkasından gelen güneş işe yaramaz" Güneşlenme ile ilgili yanlış bilinen noktalara da değinen Yeşilkaya, "Cam balkon ya da araç içinde iken gelen güneş ışığı D vitamini sentezleyemez. Cam, D vitamini sentezleyen UV ışınlarını geçirmez. Ayrıca güneş kremi kullanımı da D vitamini sentezini engeller. Bununla beraber, yazın ‘D vitamini alacağım’ diye saatlerce güneşte kalmak ise cilt kanseri riskini artırabilir. Bir fayda sağlamak isterken, başka bir soruna yol açmamak gerekir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin güneşli bir ülke olmasına rağmen D vitamini eksikliğinin sık görülmesinin nedeninin bu durumlar olduğunu belirten Yeşilkaya, "D vitamini sentezi için güneş ışığı dik açıyla gelmeli. Camın arkasında değil, doğrudan güneş ışığı cilde temas etmeli ve ciltte güneş koruyucu krem olmamalıdır. Bu şartlar çoğu zaman sağlanamadığı için özellikle kış aylarında eksiklik kaçınılmaz hale geliyor" dedi. "Bebeklerde ciddi D vitamini eksikliği olursa bacaklarda eğrilik görülebilir" D vitamini eksikliğinin bebeklerden yetişkinlere kadar her yaş grubunu etkileyebileceğini vurgulayan Dr. Yeşilkaya, "Bebeklerde ciddi D vitamini eksikliği olursa bacaklarda eğrilik (Raşitizm) görülebilir. Bu nedenle anneler, bebeklerine D vitamini damlası verir. Anne sütünde yeteri kadar D vitamini bulunmadığı için, bu destek mutlaka gereklidir" şeklinde konuştu. Yetişkinlerde ise D vitamini eksikliğinin kemik erimesi (osteoporoz), iskelet sisteminin zayıflaması, kas ve eklem ağrıları gibi sorunlara yol açabildiğini belirten Yeşilkaya, "Belirti vermese bile zaman zaman D vitamini düzeylerinin ölçülmesi faydalıdır, tedavisi düşük maliyetli ve kolaydır" dedi. "Gıdalar tek başına yeterli değil" D vitamininin bazı hayvansal gıdalarda bulunduğunu, ancak bunun genellikle yeterli olmadığını ifade eden Yeşilkaya, "Balık, karaciğer, kırmızı et ve yumurta sarısında az miktarda D vitamini vardır. Ancak bu gıdaları fazla tüketmek kolesterol yüksekliği ve gut hastalığı gibi başka sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, çoğu zaman ilaç tedavisiyle D vitamini desteği vermek gerekir" diye konuştu. D vitamininin vücutta aktif hale gelebilmesi için karaciğer ve böbreklerde hidroksilasyon işleminden geçmesi gerektiğini belirten Yeşilkaya, "Ciddi karaciğer ya da böbrek hastalığı olan kişilerde D vitamini eksikliği daha sık görülebilir. Bu nedenle bu hasta gruplarında daha dikkatli olunmalıdır" ifadelerini kullandı. Dr. Hasan Yeşilkaya, D vitamini eksikliğinin yaygın bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, "Toplumda farkındalık arttıkça, bu eksiklik kolay ve etkili şekilde tedavi edilebilir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder