Son Dakika
|
MİT ve Emniyetten bombalı eylem hazırlığındaki DHKP-C’lilere operasyon
Adana’da 17 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı: 2 şüpheli tutuklu, diğerleri firar
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
ABD ve Ukrayna arasında "ikili barış görüşmeleri" başladı
Fikirtepe’de bulundurulması yasaklı maymun türü yakalandı
Victor Osimhen, Galatasaray tarihine geçti
Trendyol Süper Lig’de 24. hafta heyecanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik telefonu
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hem savaşa hem de barışa hazırız"
SAĞLIK
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü’nden ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ projesi
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:41:27
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, kadın sağlığının korunması ve menopozun doğal ve yönetilebilir bir yaşam süreci olduğuna dikkat çekmek amacıyla Pamukkale, Merkezefendi ve Acıpayam Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ eğitim programı başlatıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından, kadınların menopoz süreciyle ilgili doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve bu dönemde karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ile sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla Türkiye’de Sağlıklı Menopoz Okulu projesi hayata geçirildi. Bu kapsamında Denizli’de de Sağlıklı Hayat Merkezlerinde eğitimler verilmeye başlandı. Eğitim programı kapsamında menopozun biyolojik temellerini anlamak, sürecin fiziksel etkilerini tanımak ve sağlıklı yaşama dair bilgiler edinmek, ruh sağlığı konusunda farkındalığı arttırarak bu dönemin sağlıklı ve bilinçli bir şekilde yönetilmesini sağlamak, menopoz döneminde sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak, fiziksel aktiviteye önem vermek ve kronik hastalıklardan korunma yöntemleri hakkında bilgilendirmeler yapılıyor. Alanında uzman sağlık çalışanları tarafından verilen eğitimlerde kadınların bu süreci sağlıklı, bilinçli ve aktif bir şekilde geçirmeleri hedefleniyor. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Sağlık Bakanlığı’nın temel amaçlarından birinin ilk regl döneminden menopoza kadar kadın sağlığının her dönemde korunması, desteklenmesi ve sürdürülmesi için bilimsel veriler ışığında sağlık hizmeti sunumunun yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmesi olduğunu söyleyerek; "Menopoz günümüzde artan yaşam süresi ile birlikte bir kadının yaşamının üçte birlik dönemini kapsayan doğal bir süreçtir. Ancak menopoz döneminde yaşanan fiziksel, hormonal ve duygusal/psikolojik değişimler ile ilgili kadınların bilgi arayışı ve bu değişimlere çözüm bulma ihtiyacı artmaktadır. Bu nedenle kadınların menopoz ile ilgili doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve bu dönemde karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ile sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığımız tarafından Sağlıklı Hayat Merkezlerinde; "Sağlıklı Menopoz Okulu" kurulması için 2025 yılı sonunda çalışma başlatılmış olup, Denizli’de de Pamukkale, Merkezefendi ve Acıpayam Sağılıklı Hayat Merkezlerimizde Sağlıklı Menopoz Okulları açılarak faaliyetlerine başlamıştır. Menopoz dönemini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmek isteyen tüm kadınları Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde alanında uzman hekim, ebe, psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen tarafından yürütülen Menopoz Okullarına bekliyoruz" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:58
Türk kalp cerrahı Doç Dr. Yakut ve ekibinden uluslararası başarı
Şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıkların tedavisinde, İzmirli kalp damar cerrahı uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni yöntem, istenmeyen komplikasyonları önemli ölçüden azalttı. Bu başarı, uluslararası tıp camisında büyük ilgi gördü. Halk arasında "şah damarı" olarak bilinen karotis (carotis) arter tıkanıklıkları; felç ve ölüm riski taşıyan, hayati derecede tehlikeli damar hastalıkları arasında yer alıyor. Sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıklar, beyin dolaşımını doğrudan etkilediği için sonuçları kalp krizinden bile ağır olabiliyor. Dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan klasik şah damarı ameliyatlarında belirli bir başarı oranının üzerine çıkılamaması ve komplikasyonların önemli bölümünün iç şah damarına yapılan cerrahi kesiden kaynaklanması, yeni teknik arayışlarını beraberinde getirdi. Bunun sonucunda, yaklaşık 25 yıl önce Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni bir cerrahi teknik geliştirildi. Günümüz teknolojisiyle daha da ileri taşınan bu yöntem, bugüne kadar 3 bin 300’ün üzerinde hastaya uygulanarak dünyada sayılı hastanelerin ulaştığı önemli bir deneyim seviyesine erişti. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Hastanemizde ekip arkadaşlarımızla birlikte yeni meslektaşlarımızı da ekip içinde tutarak, kalp damar cerrahisinde ve hastalıklarında daima ileri teknikler geliştirme içindeyiz. Hastanemizin kuruluşundan bu yana daima "Araştırma Hastanesi" anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Komplikasyon oranlarında düşüş Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Uygulanan yeni teknikle, ameliyat sırasında istenmeyen olayların görülme oranının üç ila dört kat azaldığı gözlemlendi. Ayrıca beyin dolaşımının durdurulma süresinde ciddi oranda kısalma sağlanarak hasta güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Hastanemizde uygulanan yeni teknikler ve çalışmalar yurt içinde birçok ulusal kongrede sunuldu; zamanla uluslararası bilimsel platformlarda da dikkat çekmeye başladı. Şimdi ise uluslararası kongrelere sıkça davetler alıyoruz" şeklinde konuştu. Charing Cross’ta sertifikalandırıldı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yöntem, dünyanın seçkin ve prestijli vasküler cerrahi toplantılarından biri olarak kabul edilen Charing Cross International Symposium tarafından düzenlenen Nisan 2024 tarihindeki toplantıda kabul edilerek sertifikalandırıldı. Charing Cross International Symposium, vasküler alanda alınan kararların referans niteliği taşıdığı, uzun soluklu ve yenilikçi çalışmaların değerlendirildiği en üst düzey damarsal hastalıklar bilimsel toplantıların en önemlisi olarak biliniyor. LINC 2026’da yoğun ilgi Dr. Yakut konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Avrupa’nın önemli iki vasküler toplantılarından biri olan Leipzig Interventional Course (LINC) 2026 Ocak ayında Almanya’da düzenlendi. Devam eden çalışma, "Original Research / Innovations" kategorisinde kabul edilerek kongrenin ilk gününde sunuldu ve uluslararası camiada büyük ilgi gördü" dedi. Doç .Dr. Yakut, ayrıca LINC grubu tarafından yayımlanan "LINC Today 2026" gazetesinde çalışmaya tam sayfa yer ayrılmasının, hem hastane hem de ülkemiz adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. "Ülkemizi üst düzeyde temsil ettik" Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, uluslararası vasküler camiada Türkiye’yi üst düzeyde temsil etmeye çalıştıklarını belirterek, hem yurt içinde hem de yurt dışında hastalar için daha güvenli ve etkili tedavi yöntemleri geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu başarı, Türk tıbbının uluslararası arenadaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:52
MUSKİ, Milas Güneş Mahallesi’nde içme suyu hatlarını yeniliyor
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla genelinde yaşayan vatandaşlara kesintisiz su iletiminin sağlanması için altyapının güçlendirilmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Milas’ta devam ediyor. Milas ilçesine bağlı Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, ekonomik ömrünü tamamladığı için sık sık arızalara neden olan 1.500 metre uzunluğundaki içme suyu hattının tamamı yenileniyor. Arızaların önüne geçilmesi hedefleniyor Milas ilçesinin Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, zamanla yıpranarak ekonomik ömrünü tamamlayan 1.500 metrelik içme suyu hattı, artan arıza riskleri ve su kayıplarına neden oluyordu. Bu kapsamda planlı ve koordineli şekilde yürütülen çalışmalarla mevcut hatlar yenileniyor. Yenileme sürecinde kullanım ömrünü dolduran hatlar devre dışı bırakılarak, daha dayanıklı, uzun ömürlü ve modern içme suyu hatları sisteme dahil ediliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte içme suyu iletimi daha verimli, güvenli hale gelecek. Ayrıca bölgede yaşanan kesinti ve arızaların önüne geçilmesi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması hedefleniyor. Modern altyapı sistemleri sayesinde bakım ve onarım ihtiyacı en aza indirilirken, yürütülen altyapı modernizasyonu çalışmalarıyla su kaynaklarının korunması, kayıpların azaltılması ve suyun gelecek nesillere güvenle aktarılması hedefleniyor. İl genelinde sürdürülen planlı hat yenileme projeleriyle Muğla’nın içme suyu altyapısı her geçen gün daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuluyor. Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Biz Taleplerimizi MUSKİ’ye İlettik Hemen Çalışmalara Başladılar." Bölgedeki hattın yenilenmesi için taleplerinin hızlı bir şekilde karşılanmasından duyduğu memnuniyeti belirten Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Ben 1977 yılında Antalya’da doğdum. Üç aylıkken babamı kaybettikten sonra Güneş Mahallesi’ne yerleştik ve yaklaşık 49 yıldır bu mahallede yaşıyorum. Bu mahallenin geçmişini ve bugününü çok iyi bilirim. Son dönem seçimlerinde de mahallemizin muhtarı oldum. Mahallemizde altyapı sorunları yaşanıyordu. Yaklaşık 49 yıllık bir içme suyu hattımız bulunuyor ve zamanla yıprandı. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişi sırasında sık sık patlamalar meydana geliyordu, arızalar ve kesintiler meydana geliyordu. Bu nedenle hattın yenilenmesi artık zorunlu hale gelmişti. Mahalle sakinlerimiz de bu sorunları bizlere iletti ve biz de taleplerimizi MUSKİ’ye ilettik, hemen çalışmalara başladılar, sağ olsunlar. Burada hattın yenilenmesi ve bizim problemlerimizi çözme noktasında bizlere destek veren başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:59
Sinop’ta vatandaşlara ‘sağlık okuryazarlığı’ anlatıldı
Sinop’un Durağan ilçesinde Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Ramazan ayı dolayısıyla vatandaşların sağlık bilincini artırmak amacıyla bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirdi. Sinop’un Durağan ilçesinde, Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında vatandaşlara yönelik sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi. Durağan Toplum Sağlığı Merkezi personelleri, Ramazan ayı sağlık programı çerçevesinde Şehit Hamza Mesut Özaslan Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaret etti. Sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik düzenlenen faaliyette, merkeze gelen hasta ve hasta yakınlarına sağlığın korunması ve geliştirilmesi konularında detaylı bilgiler aktarıldı. Eğitimlerde, sağlık bilgilerine ulaşma, anlama ve doğru uygulama becerisi olarak tanımlanan "sağlık okuryazarlığı" üzerinde duruldu. Özellikle Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler, kronik hastalığı olan bireylerin dikkat etmesi gereken hususlar ve ilaç kullanım saatlerinin düzenlenmesi gibi kritik konularda vatandaşlar bilgilendirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Haziran 2025 Perşembe- 15:07
İstanbul Koşuyolu Hastanesi tarihinde bir ilk: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı
2
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:55
86 milyonluk Türkiye’de yapılan muayene sayısı 1.5 milyar oldu
3
24 Şubat 2026 Salı- 10:35
Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi
4
26 Şubat 2026 Perşembe- 12:16
Doktor çiftin zor anları! Pazı olarak aldıkları ot, tirşik otu çıktı
5
25 Şubat 2026 Çarşamba- 13:44
Akşehir Devlet Hastanesi’nde bir ilk: V-NOTES izsiz rahim ameliyatı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:04
İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde lazer teknolojileri, etkili tedavi imkanı sunuyor
Ürolog Prof. Dr. Burak Turna, lazer prostat ameliyatlarının günümüzde iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde güncel ve etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi. Thulium lazerin dokuda kontrollü kesim ve minimal kanama özelliği olduğunu vurgulayan Turna, "Holmium lazerle ise güçlü doku buharlaştırma ve enükleasyon özelliği sayesinde özellikle büyük prostatlarda etkili sonuçlar elde edilebiliyor" dedi. İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan lazer teknolojileri, hastalara rahat ve etkili tedavi imkanı sağladığını belirten Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Direktörü Prof. Dr. Burak Turna, thulium lazer ve holmiumi lazeri uzun yıllardır uygulandıklarını ama her hastaya özel tedavi planı oluşturduklarını ifade etti. Tedavi yöntemi hastaya göre belirleniyor Prof. Dr. Turna her hastanın prostat hacmi, eşlik eden hastalıkları ve genel sağlık durumunun ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu değerlendirme sonucunda hastaya en uygun lazer yönteminin seçildiğini belirten Prof. Dr. Turna, "Böylece tedaviden hastanın maksimum sonucu alması" diyerek lazer teknolojileri hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Turna, Thulium Fiber Lazer’in, prostatın iyi huylu büyümesi sonucu idrar yolunu tıkayan adenom dokusunun tamamen çıkarılmasında etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Turna, enükleasyon (bir organın ya da dokunun tamamen çıkarılması işlemi) işlemiyle çıkarılan dokunun mesaneye itildiğini ve morsellatör adı verilen cihazla parçalanarak vücuttan alındığını aktardı. Thulium lazerin aynı zamanda üst üriner sistem ve mesane tümörlerinin tedavisinde de kullanılabildiğini kaydeden Turna, bu yöntemin kanama riskini minimize ettiğini ve patolojik inceleme açısından dokuya zarar vermediğini söyledi. Holep yöntemiyle kesi olmadan ameliyat Holmium lazer ile prostat enükleasyonu olarak bilinen HoLEP yönteminin tamamen kapalı (endoskopik) olarak uygulandığını belirten Prof. Dr. Burak Turna, işlemin idrar kanalından girilerek gerçekleştirildiğini ifade etti. HoLEP ameliyatında prostatın büyüyen kısmının kapsülünden tamamen ayrılarak çıkarıldığını söyleyen Turna, "Bu işlem, portakalın içinin kabuğundan ayrılmasına benzetilebilir. Herhangi bir kesi yapılmaz ve hasta işlem sırasında ya da sonrasında ağrı hissetmez." diye konuştu. Hızlı taburculuk, hızlı iyileşme HoLEP sonrası hastaların genellikle 1-2 gün içinde taburcu edildiğini aktaran Turna, klasik yöntemlere kıyasla sondanın daha erken alındığını ve hastaların günlük yaşamlarına kısa sürede dönebildiğini belirtti. Klasik kapalı ve açık prostat ameliyatlarıyla karşılaştırıldığında HoLEP’in birçok artı özelliğe sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Turna, "HoLEP’te prostat dokusu tamamen çıkarıldığı için hastalığın tekrar etme riski oldukça düşüktür. Ayrıca büyük prostatlarda da güvenle uygulanabilir ve kan kaybı minimum düzeydedir" ifadelerini kullandı. Lazer prostat ameliyatlarının, günümüzde prostat büyümesi tedavisinde modern cerrahinin ileri teknolojik yöntemlerinden biri olduğunu belirten Turna, uygun hasta seçimiyle son derece başarılı sonuçlar elde edildiğini sözlerine ekledi.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:03
Ağız sağlığı, çocuklarda bağışıklığın savunma hattı
Ağız sağlığı çoğu zaman yalnızca çürüklerle ilişkilendirilse de uzmanlara göre mesele bundan çok daha kapsamlı. "Ağız, milyarlarca mikroorganizmanın yaşadığı canlı ve dinamik bir ekosistemdir" diyen Medicana Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Uzm. Dt. Betül Bostan, bağışıklık sisteminin ilk savunma hattını oluşturan ağızdaki mikrobiyal dengenin yalnızca lokal değil, sistemik etkiler de oluşturabildiğini vurguladı. Medicana International İzmir Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Uzm. Dt. Betül Bostan, ağız mikrobiyotasının önemine dikkat çekerek, "Ağız sağlığı denildiğinde çoğumuzun aklına çürükler gelir. Oysa ağız yalnızca dişlerden ibaret değildir. İçinde milyarlarca mikroorganizmanın yaşadığı, hassas dengeler üzerine kurulu bir ekosistemdir. Bu ekosisteme ağız mikrobiyotası ya da ağız florası diyoruz. Ağız, sindirim sisteminin başlangıcı ve bağışıklık sisteminin ilk savunma hattıdır. Bu nedenle burada oluşan mikrobiyal denge tüm vücudu etkileyebilir. Ağızda bulunan mikroorganizmaların büyük bölümü yararlıdır; zararlı bakterilerin çoğalmasını engeller ve bağışıklık sistemini adeta eğitir. Sağlıklı bir ağız florası, güçlü bir bağışıklık yanıtının temel taşlarından biridir" ifadelerini kullandı. Floradaki bozulma sadece çürükle sınırlı değil Ağız florasındaki dengenin bozulmasının yalnızca çürük ve diş eti hastalıklarıyla sınırlı kalmadığını belirten Uzm. Dt. Betül Bostan, "Ağız florasındaki dengenin bozulması, çürükler ve diş eti hastalıklarıyla sonuçlanabilir. Ancak etkisi bununla sınırlı değildir. Bilimsel çalışmalar; ağız sağlığındaki bozulmaların kalp-damar hastalıkları, diyabet kontrolü, solunum yolu enfeksiyonları ve erken doğum riskiyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ağız içindeki kronik inflamasyon, tüm vücudu etkileyebilen bir inflamatuar yük oluşturabilir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün ağız sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladığını hatırlayan Uzm. Dt. Betül Bostan, "Ağız hastalıklarının dünya çapında en yaygın kronik hastalıklar arasında yer aldığı belirtilmektedir. Yani ağız, vücuttan bağımsız değildir; sistemik sağlığın bir parçasıdır" diye konuştu. Çocukluk dönemi mikrobiyota açısından oldukça kritik Çocuklarda ağız mikrobiyotasının daha hassas olduğuna dikkat çeken Uzm. Dt. Betül Bostan, erken dönemdeki alışkanlıkların uzun vadeli etkileri olabildiğine dikkat çekti. Uzm. Dt. Betül Bostan, sözlerine şöyle devam etti: "Çocukluk dönemi ağız mikrobiyotası açısından en hassas dönemdir. Doğumdan itibaren bakteriyel kolonizasyon başlar ve özellikle ilk yıllarda bu denge şekillenir. Bağışıklık sistemi henüz gelişim aşamasındadır; ağız florası daha kırılgandır. Bu dönemde sık ve kontrolsüz şeker tüketimi, gece beslenmesi sonrası temizlik yapılmaması, gereksiz antibiyotik kullanımı ve yetersiz ağız hijyeni mikrobiyal dengeyi bozabilir. Erken dönemde oluşan bu bozulmalar yalnızca süt dişlerini etkilemez. İlerleyen yaşlarda artmış çürük riski, kronik diş eti problemleri ve inflamatuar yatkınlıkla ilişkilendirilmektedir. Çocuklukta ağız sağlığına gösterilen özen, aslında gelecekteki genel sağlığa yapılan yatırımdır." Antibiyotik kullanımı flora dengesini bozabilir Antibiyotik kullanımı, beslenme alışkanlıkları ve ağız hijyeninin ağız florası üzerindeki etkilerine de değinen Uzm. Dt. Betül Bostan şu açıklamalarda bulundu: "Antibiyotikler gerekli durumlarda hayat kurtarıcıdır; ancak gereksiz ve sık kullanım faydalı bakterileri de azaltarak ağız florasının dengesini bozabilir. Beslenmede özellikle şeker tüketiminin sıklığı, miktarından daha belirleyicidir. Gün içinde tekrarlayan şeker maruziyeti zararlı bakterilerin baskın hale gelmesine yol açar. Dengeli beslenme ve düzenli ağız bakımı ise koruyucu etki sağlar. Ailelerin ilk dişten itibaren düzenli fırçalama alışkanlığı kazandırması, yaşa uygun miktarda florürlü diş macunu kullanması, şeker tüketimini sıklık açısından azaltması, gece beslenmesi sonrası mutlaka temizlik yapması, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınması ve düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmaması önemlidir. Burada amaç ağız içini steril hale getirmek değildir; sağlıklı mikrobiyal dengeyi korumaktır." Uzm. Dt. Betül Bostan, ağız sağlığının yalnızca estetik bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Sağlıklı bir ağız florası; güçlü bir bağışıklığın, dengeli bir inflamasyon yanıtının ve sağlıklı bir bedenin temelidir. Ağız sağlığı, genel sağlığın başlangıç noktasıdır" dedi.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:30
Sessiz ilerleyen risk osteoporoz
Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Kemik Erimesi ve Beslenme" başlıklı söyleşide konuşan Uzman Dr. Büşra Yeşil, osteoporozun (kemik erimesi) sessizce ilerleyen bir rahatsızlık olduğuna dikkat çekti. Dr. Yeşil, hastalığın önlenebilir yönlerine değinerek, beslenme ve egzersiz önerilerinde bulundu. Nilüfer Belediyesi, halk sağlığını yakından ilgilendiren konularda düzenlediği bilgilendirme toplantılarına devam ediyor. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen "Kemik Erimesi ve Beslenme" başlıklı söyleşiye, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Uzman Dr. Büşra Yeşil, kemik sağlığını korumanın yollarını anlattı. Konuşmasında hastalığın gelişimindeki risk faktörlerine değinen Dr. Yeşil, toplumdaki yaygın kanının aksine düşük vücut kitle indeksinin kemik sağlığı için bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Dr. Yeşil, "Zayıf kişilerde kemiklere binen yük azaldığı için kemik üretimi, kilolu kişilere oranla daha az gerçekleşir" dedi. Erken menopoz, ailede kalça kırığı öyküsü, uzun süreli kortizon kullanımı ve tütün-alkol tüketiminin riskleri artırdığını vurgulayan Yeşil, hastalığın en ağır sonuçlarının kalça kırığı ve omurga çökmesi olduğunu ifade etti. Yapılan araştırmalara göre kalça kırığı yaşayan bireylerin iki yıl içinde yüzde 12 ile 20 arasında ölüm riski taşıdığını belirten Yeşil, bu durumun yaşam konforunu tamamen yok ederek, kişiyi başkasına bağımlı hale getirdiğini ekledi. Egzersizin önemi Hastalığı karşı hem korunma hem de tedavi sürecinde egzersizin hayati önem taşıdığının altını çizen Dr. Yeşil, şu tavsiyelerde bulundu: "Sadece kardiyo gibi yük vermeyen egzersizler yeterli değil. Mutlaka ağırlık ve direnç egzersizleri yapılmalı. Kasların kemiklere bir çekme gücü uygulaması, vücuda ‘daha fazla kemik üretmeliyim’ mesajı gönderir. Özellikle 50-60 yaş üzerindeki bireylerde düşmeleri engellemek için denge ve koordinasyon eğitimi şart." Beslenme önerileri Beslenme düzeninde kalsiyum, protein ve D vitamini üçlüsüne de işaret eden Dr. Yeşil, günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama bin 200 miligram olduğunu hatırlattı. Yağsız süt ve yoğurt tüketiminin önemini vurgulayan Yeşil, "Örneğin 100 gram çedar peyniri tükettiğinizde yaklaşık 720 miligram kalsiyum alırsınız. Bu da günlük ihtiyacınızın yarısından fazlasını tek başına karşılar" dedi. Cam arkasından güneşlenmeyin D vitamininin besinlerle alınamayacağını, sadece cilde doğrudan temas eden güneş ışığıyla sentezlenebileceğini hatırlatan Yeşil, Türkiye’deki güneş açısı nedeniyle saat 12.00-13.00 arasının en verimli zaman dilimi olduğunu ifade etti. Yeşil, cam arkasından güneşlenmenin D vitamini üretimi için yeterli olmadığını belirtti. Vücudumuza yatırım yapmalıyız Osteoporozun sessiz ilerleyen ancak önlenilebilir bir hastalık olduğunu sözlerine ekleyen Yeşil, "Geleceğimiz için vücudumuza yatırım yapmalıyız. Bunu beslenme, egzersiz ve düzenli takiple sağlayabiliriz" diye konuştu. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Yeşil’i, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun teşekkür etti.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:23
Bayburtlu hayırsever hastaneye otomatik kalp masajı cihazı bağışladı
Bayburtlu hayırsever vatandaş Salahattin Kaldırım, hastaneye otomatik kalp masajı cihazı bağışladı. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla yapılan bağış kapsamında temin edilen cihazın, özellikle acil müdahale gerektiren vakalarda sağlık ekiplerine destek sağlayacağı belirtildi. Katkılarından dolayı Kaldırım’a hastane yönetimi tarafından plaket takdimi yapıldı. Bağış ile sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sunuldu, hastane altyapısına önemli destek sağlandı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 20:04
Uzmanı uyardı: "Riskli gebeliklerde oruç tutmak, düşük ve kayıplara neden olabilir"
Sivas Medicana Hastanesi Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, Ramazan ayında hamile kadınların oruç tutmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" dedi. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hamile kadınların oruç tutup tutamayacağı konusu yeniden gündeme geldi. Özellikle gebeler, sağlık durumlarının oruç tutmaya uygun olup olmadığı konusunda doktorlara sıkça başvuruyor. Uzmanlar ise gebeliğin dönemine ve annenin sağlık durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre gebeliğin ilk 3 ayında bebeğin organ gelişimi gerçekleştiği için uzun süreli açlık önerilmiyor. Son 3 aylık dönemde ise hem bebeğin hem de annenin artan besin, protein, vitamin ve glikoz ihtiyacı nedeniyle oruç tutulması genellikle tavsiye edilmiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, hamilelikte ara dönemin oruç tutmak için daha uygun bir dönem olduğunu söyleyerek, "Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir" dedi. Cömert, uzun süre açlık ve susuzlukta bebeğin etkilenebileceğini belirterek, "Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" ifadelerine yer verdi. "Negatif etkileri olabilir" Kronik hastalığı olanlara oruç tutmayı önermediğini belirten Nadir Cömert, "Ramazan ayı başladı. Hastalarımız ve özellikle gebelerimiz çok soruyor. ’Hocam oruç tutabilir miyim’ diye. Tabi tutmak isteyen hastalarımız için önerilerimiz oluyor. Genel olarak ilk 3 ay ve son 3 ay tutmalarını çok önermiyoruz. İlk 3 ayda organ gelişimi, bebeğin gelişimi olduğu için. Son 3 ayda da bebeğin ve annenin beslenmeye ihtiyacı çok fazla artıyor. Protein, şeker, glikoz ihtiyacı ve vitamin ihtiyaçları falan çok arttığı için çok önermiyoruz aslında. Ara dönem belki daha oruç tutulabilecek bir dönemdir. Ama tabi orda da hastanın özel durumları olabiliyor. Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir. İftarda nasıl beslenilmesi gerektiği, sahurda ne yenmesi gerektiği gibi sorular olabiliyor. Hastamız mümkünse bir diyetisyen eşliğinde de bu durumu götürebilir. O açıdan hem bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hem de bir diyetisyenle birlikte bu süreci götürmek en doğrusudur. Uzun süre açlıktan şeker düzeyi düşüyor. Ondan sonra yağ hücrelerinde yıkım başlıyor. Keton üretimi başlıyor. Bu keton üretimi olduğu zaman kanda biraz yüksek düzeye çıktığı zaman bebeği etkileyebiliyor uzun sürede. O yüzden böyle negatif etkiler olabilir çok net olmamakla birlikte. Ondan sonra tabii sıvıyla ilgili de bebeğin sıvısıyla ilgili amniyon sıvısı dediğimiz bir sıvı var. Uzun süre açlık ve susuzlukta bebek etkilenebilir. Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" diye konuştu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:31
Sağlık turizminde kalite ve akreditasyon vurgusu
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve heyeti, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç Dr. Şuayip Birinci’yi makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, sağlık turizmi alanında yürütülen çalışmalar ve yeni dönem stratejileri ele alındı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu heyetinin de katıldığı görüşmede; uluslararası sağlık yatırımlarının güçlendirilmesi, komplikasyon yönetimi ve hasta güvenliği, uluslararası kalite akreditasyon sistemlerinin yaygınlaştırılması ile sürdürülebilir ve denetlenebilir sağlık turizmi modeli konuları değerlendirildi. Görüşmede, sağlık turizminde kalite güvencesinin kurumsallaştırılması ve uluslararası güven altyapısının güçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Türkiye’nin sağlık altyapısı ve uzman insan kaynağının küresel ölçekte daha etkin konumlandırılmasına yönelik karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. SATKOF Genel Başkanı Prof Dr Aysun Bay, sağlık turizminde sürdürülebilir büyümenin kalite, şeffaflık ve güçlü akreditasyon sistemi ile mümkün olacağını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennileriyle sona erdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 18:04
Gebelikte oruç
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Zeynep Banu Erdoğdu, "Gebelikte oruç tutma kararı kişiye özeldir ve mutlaka doktor kontrolünde değerlendirilmelidir. Anne adaylarının kendilerini zorlamamaları ve vücutlarını dikkatle gözlemlemeleri gerekmektedir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Zeynep Banu Erdoğdu, gebelikte oruç tutmanın zamanlamasının büyük önem taşıdığını belirterek, "Genel olarak gebeliğin ikinci trimester dönemi olan 4, 5 ve 6’ncı aylar oruç için daha uygun kabul edilmektedir. Son trimesterde ise bebeğin hızlı kilo alımı ve gelişimi nedeniyle oruç tutulması önerilmemektedir" diye konuştu. Anne adaylarının sağlık durumlarının mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Opr. Dr. Erdoğdu, "Bulantı, kusma ya da ek bir sağlık sorunu bulunmayan anne adayları, kendilerini yormayacak şekilde günlük yaşamlarını sürdürmelidir. Bu süreçte düzenli dinlenme, uyku düzeninin korunması ve günlük protein, kalori, vitamin ile sıvı ihtiyacının karşılanması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Gebelikte en önemli unsurun anne ve bebeğin sağlığı olduğunu ifade eden Erdoğdu, "Gebelikte oruç tutma kararı kişiye özeldir ve mutlaka doktor kontrolünde değerlendirilmelidir. Anne adaylarının kendilerini zorlamamaları ve vücutlarını dikkatle gözlemlemeleri gerekmektedir" ifadelerinde bulundu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 17:52
Beyşehir’de iftar sonrası diş sağlığı hizmeti
Konya’nın Beyşehir ilçesinde Ramazan ayına özel sağlık düzenlemesi yapıldı. Beyşehir Devlet Hastanesinde iftar sonrasında diş sağlığı hizmeti verilecek. Beyşehir Devlet Hastanesi Başhekimliğinden yapılan açıklamaya göre, hastanenin diş poliklinikleri Ramazan ayı boyunca hafta içi günlerde saat 20.00 ile 24.00 arasında hasta kabul edecek. Böylece gündüz oruçlu olan vatandaşlar, iftar sonrası randevu alarak muayene olabilecek. Muayene olmak isteyen vatandaşların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve ALO 182 hattı üzerinden randevu oluşturabileceği hatırlatıldı. Uygulamanın, Ramazan ayında sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırması hedefleniyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:26
Bodrum’da kadın sağlığı buluşmaları
Bodrum Belediyesi tarafından "Kadın Sağlığı Buluşmaları" kapsamında Herodot Kültür Merkezi’nde "Menopozda Beden, Beslenme ve Denge" etkinliği gerçekleştirildi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü organizasyonuyla "Kadın bedeninin dönüşümüne bütüncül bir bakış" mottosuyla düzenlenen programda, perimenopoz ve menopoz sürecinde değişen bedenin tanınması, dengeyi destekleme yöntemleri ve doğru beslenme alışkanlıkları ele alındı. Etkinlikte Dr. Aybala Akıl, menopoz öncesi ve sonrası kadın sağlığı hakkında bilgiler paylaştı. Diyetisyen Beste Tulup değişen beslenme ihtiyaçlarına ilişkin öneriler sunarken, menopoz koçu Pelin Gezek de günlük yaşama uyarlanabilir pratikler konusunda katılımcılara yol gösterici paylaşımlarda bulundu. Program uzman sunumlarının ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle sona erdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:04
Selçuk Üniversitesi, Beyhekim’de ağız - diş sağlığı hizmetlerine devam ediyor
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, Beyhekim Mahallesi’nde bulunan Ek Hizmet Polikliniğinde hem çocuk hem de yetişkin hastalara kapsamlı ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. Merkezde hastalara ilk muayenelerini gün içinde randevusuz gerçekleştirme imkanı sağlanıyor. Diş Hekimliği Fakültesi ek hizmet polikliniğinde Periodontoloji, Endodonti, Restoratif Diş Tedavisi, Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği), Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi bölümlerinde alanlarında uzman diş hekimleri tarafından tedaviler gerçekleştiriliyor. Fakülte Dekan Yardımcısı ve Uzman Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Firdevs Kahvecioğlu, randevusuz başvuran hastaların ilk muayene ve tetkiklerinin aynı gün içerisinde tamamlandığını belirterek "Web sitemiz üzerinden çevrim içi (online) randevu imkanı da bulunmaktadır. İlk muayene sırasında istenen radyolojik tetkikler kısa sürede yapılmakta, tedavi randevuları ise muayene sonrasında planlanmaktadır" dedi. Çocuklara yönelik diş tedavi hizmetlerinin yaklaşık 1,5 yıldır ek hizmet polikliniğinde aktif olarak sürdürüldüğünü ifade eden Kahvecioğlu, "0-15 yaş arası çocuklarımızın ağız ve diş sağlığına yönelik koruyucu ve tedavi edici uygulamalar, uzman hekimlerimiz tarafından yürütülüyor. Özellikle protetik tedavi öncesi gerçekleştirilen diş tedavilerinde sağlık, kalite ve zaman yönetimi temel önceliğimizdir. Tüm süreçler akademik bilgi birikimi ve klinik deneyim doğrultusunda planlanmaktadır" diye konuştu. Poliklinikte diş tedavileri yapılan vatandaşlar ise aldıkları hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:53
MUSKİ’den Bodrum Yalıkavak’ta içme suyu hat yenileme çalışması
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Bodrum genelinde ana içme suyu hatlarında yaşanan arızaları önlemek, kayıp-kaçakları azaltmak ve arıza kaynaklı su kesintilerini kalıcı olarak ortadan kaldırmak için hat yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ekipleri Bodrum ilçesine bağlı Yalıkavak Mahallesi Çökertme Caddesi’nde ana şebeke hattında yenileme çalışması gerçekleştiriyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Bodrum’da içme suyu hatlarının modernleştirilmesi ve eskimiş hatlardan kaynaklanan kayıp-kaçak sorunlarının kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması yönündeki talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, Bodrum’un tamamına kesintisiz içme suyu temini için projelerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, Yalıkavak Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlamış olan Çökertme Caddesi içme suyu hattı, MUSKİ Genel Müdürlüğünün 2026 yılı yatırım programına alınarak yenileme çalışmalarına başlandı. Toplam 700 metre uzunluğundaki ana şebeke hattında yürütülen yenileme çalışmalarıyla, mevcut hatta yaşanan yapısal sorunların kalıcı şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanıyor. Çökertme Caddesi’nde kapsamlı hat yenileme çalışması Bodrum Yalıkavak Mahallesi’nde, ekonomik ömrünü tamamlamış içme suyu hatlarından kaynaklanan sorunların kalıcı olarak giderilmesi amacıyla, Çökertme Caddesi’nde 700 metre uzunluğundaki ana şebeke hattında yenileme çalışmaları başlatıldı. Yürütülen çalışmalarla birlikte, uzun yıllardır kullanılan ve sık arızalara neden olan mevcut hatlar devre dışı bırakılarak, içme suyu iletiminde daha güvenli ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede, bölgede yaşanan arıza ve patlaklara bağlı su kesintilerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından, bölgede üstyapı düzenlemeleri de yapılarak günlük kullanım yoğunluğunu karşılayabilecek modern ve çevreyle uyumlu bir düzenleme sağlanacak. Modern altyapı ile kalıcı çözüm Çökertme Caddesi’nde yürütülen hat yenileme çalışmalarıyla, özellikle yaz aylarında artan nüfus ve yoğun kullanım dönemlerinde yaşanan su kesintilerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Yenilenen altyapı sayesinde, içme suyunun daha sağlıklı ve güvenli şekilde iletilmesi sağlanırken, hat kaynaklı kayıp-kaçakların azaltılması ve mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılması amaçlanıyor. Gerçekleştirilen bu yatırımla birlikte, Bodrum’un önemli yerleşim alanlarından biri olan Yalıkavak’ta içme suyu hizmetinin daha kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, Çökertme Caddesi ve çevresinde altyapıdan kaynaklanan sorunların kalıcı olarak çözüme kavuşturulması planlanıyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:46
Malatya’da ambulans helikopter 86 yaşındaki hasta için havalandı
Malatya’nın Darende ilçesinde 86 yaşındaki hasta, ani göğüs ağrısı şikayeti üzerine ambulans helikopterle Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, Y.B. isimli erkek hasta, Darende ilçesinde rahatsızlanarak göğüs ağrısı şikayetiyle Darende Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hastanın durumunun ciddi olduğu değerlendirilerek hava ambulansı talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, hastayı alarak Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne götürdü. Hastanın tedavisi burada devam ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder