Son Dakika
|
Bakan Gürlek açıkladı: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kağıthane’de metrobüs yangını!
Çöp evde bitkin halde bulunan adamın yeni hali şaşırttı
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
7 Haziran'da 6 sandık: AK Parti'nin adayları belli oldu
Vatikan: "Papa ile Rubio arasındaki görüşme samimi geçti"
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
SAĞLIK
Bakan Memişoğlu: "Rize Günleri’ni ‘Dumansız Açık Hava’ konseptiyle hayata geçiriyoruz"
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:26:24
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen ‘Rize Günleri’ programı kapsamında ‘Dumansız Açık Hava’ konseptine geçildiğini ve 11 bin metrekarelik bölümün dumansız hava sahası ilan edildiğini açıkladı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen "Rize Günleri’ne katıldı. Bakan Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor; Rize Günleri’ni ‘Dumansız Açık Hava’ konseptiyle hayata geçiriyoruz. Etkinlik alanımızdaki 11 bin metrekarelik bölümü dumansız hava sahası ilan ettik. Organizasyon boyunca bu alanlarda tütün kullanımına müsaade edilmeyecek. Sağlık Bakanlığı olarak kurduğumuz 7 ayrı istasyonda; ücretsiz kanser taramalarından sigara bırakma danışmanlığına, sağlıklı yaşam bilgilendirmelerinden koruyucu sağlık hizmetlerine vatandaşlarımızın yanında olacağız. Bu organizasyonda emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyorum. Tüm vatandaşlarımızı sağlığa adım atmak ve bu güzel atmosferi solumak için bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 20:24
Öğrenciler ikna etti, veliler kan verdi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Türk Kızılayı tarafından düzenlenen hediyeli kan bağışı kampanyası vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Öğrencilerin ailelerini bağışa yönlendirdiği kampanyada ilk gün 80 ünite kan toplandı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Manisa Türk Kızılayı ile Sarıgöl Türk Kızılayı Koordinatörlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen hediyeli kan bağışı kampanyası yoğun katılımla başladı. Sarıgöl Hükümet Konağı bahçesinde gerçekleştirilen kampanyada vatandaşlar kan bağışında bulunurken, bağışa destek veren öğrenci velilerine çeşitli hediyeler takdim edildi. Kampanyanın özellikle öğrencilerin ailelerini teşvik etmesiyle büyük ilgi gördüğü belirtildi. Sarıgöl Türk Kızılayı Koordinatörü Yusuf Tüfekçi, kampanyanın ilk gününde 80 ünite kan toplandığını ifade ederek, "İlçemizde bir öğrenci velisini kan bağışına getirdiğinde öğrencilerimize çeşitli hediyeler veriyoruz. Bu kampanya çok iyi tuttu. İlk gün 80 ünite kan topladık. Çocuklarımızın ailelerini ikna etmeleri çok güzel bir davranış. Bağışta bulunan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55
Denizli’de ücretsiz HPV aşı uygulaması başladı
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ekonomik sıkıntılar nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmekte zorluk çeken ailelere yönelik hayata geçirdiği ücretsiz HPV aşı uygulaması başladı. Kansere karşı büyük bir farkındalık oluşturulan aşılama programına erkeklerin de dahil edilmesi fark oluşturdu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin toplum sağlığını korumak ve sağlıkta fırsat eşitliği sağlamak amacıyla yüksek maliyetli sağlık hizmetlerine erişmekte zorluk çeken vatandaşlara yönelik başlattığı HPV aşı desteği fiilen uygulamaya geçti. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü proje kapsamında ilk ziyaretler yapıldı. Evde Bakım ve Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli sağlıkçıların ilk doz HPV aşısını uyguladığı programa Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Veysel Danacıoğlu da eşlik etti. Aşılama programına katılan vatandaşlar bu maliyetli ve hayati derecede önemli aşıya ücretsiz ulaşabilmenin kendileri için büyük bir destek olduğunu belirterek sağlanan imkan dolayısıyla Başkan Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti. Aşılama hizmeti vatandaşın ayağına götürülüyor Halkın yoğun ilgisiyle büyüyen projenin sağlık desteği olmanın ötesine geçerek kent genelinde bilinçlenme seferberliğine dönüştüğü belirtildi. Randevu sistemiyle hak sahiplerinin adreslerine gidilerek yerinde uygulanan aşılama programına erkek çocuk ve gençlerin de dahil edilmesi ise kanserle mücadelede bir fark oluşturdu. Söz konusu uygulamanın virüsün bulaş zincirini kırmak ve toplum bağışıklığını sağlamak adına büyük önemi olduğu belirtilirken, aşıların muhafazasından taşınmasına kadar tüm süreçlerin ‘soğuk zincir’ kurallarına uygun olarak yürütüldüğü kaydedildi. Proje kapsamda, Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre, 9-14 yaş arası kız ve erkek çocuklarına 2 doz, 15-30 yaş arası kadınlara 3 doz ve 15-21 yaş arası erkeklere 3 doz dokuz valanlı HPV aşısı yapılacak. Sağlıklı bir gelecek için Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, HPV aşısının henüz Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşı uygulaması içerisinde yer almadığına dikkati çekerek, bugünün ekonomik şartlarında bu hizmete ulaşmanın pek çok aile için mümkün olmadığını söyledi. Hem sağlıkta adaletsizliği gidermeye katkı koymak hem de kansere karşı bir farkındalık oluşturmak için hayata geçirdikleri projenin amacına ulaştığını vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Projemize gösterilen yoğun ilgi, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bizlere bir kez daha gösterdi. Şehrimizde sağlıklı bir gelecek inşa etmek için tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz" dedi. HPV aşısı neden önemli? Genital siğil, prekanseröz genital lezyonlar (servikal, vajinal, vulvar, anal) ile serviks, vajinal, vulvar, anal, penil ve baş-boyun kanserleri gibi birçok kanser türüne karşı koruyucu özelliği kanıtlanmış olan HPV aşısı, modern tıbbın kanserle mücadelesindeki en güçlü silahı olarak kabul ediliyor. Türkiye’de rutin aşılama takviminde olmadığı için eczanelerden ücretli olarak temin edilebilen aşı özellikle 9-14 yaş arasında uygulandığında bağışıklık sistemini güçlendirerek en yüksek korumayı sağlıyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:52
Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur"
SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:16
Diş eti hastalıkları Alzheimer’a neden olabiliyor
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 16:35
Akdeniz anemisi, erken tanı ve doğru takiple kontrol altına alınıyor
3
07 Mayıs 2026 Perşembe- 10:13
Maarifin kalbinde marifetli gençlik tansiyon ölçtü
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:21
Opr. Dr. Zaim: "Bahar aylarında göz şikayetleri artabilir"
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:46
Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek
24 Şubat 2026 Salı - 09:50
Yeni bir dil öğrenmek demans riskini yüzde 40 azaltabilir
Neurology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, okuma, yazma ve özellikle yeni bir yabancı dil öğrenme gibi zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin demans riskini yaklaşık yüzde 38-40 oranında azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, "Beyni aktif tutmak demansa karşı en güçlü koruyucu adımlardan biridir" dedi. Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, başlangıçta demans tanısı bulunmayan ve ortalama yaşı 80 olan bin 939 kişi sekiz yıl boyunca takip edildi. Yaşam boyu bilişsel olarak daha aktif olan bireylerde Alzheimer hastalığının hem daha düşük oranda görüldüğü hem de daha ileri yaşta ortaya çıktığı belirlendi. Bilişsel zenginleşme düzeyi en yüksek grupta Alzheimer görülme oranı yüzde 21 olurken, en düşük grupta bu oran yüzde 34 olarak saptandı. Ayrıca zihinsel olarak daha aktif bireylerde hastalık başlangıcının ortalama 5 yıl geciktiği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, zihinsel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki koruyucu etkisine dikkati çekti. "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor" Demansın ileri yaşta görülen ve hafıza başta olmak üzere bilişsel fonksiyonlarda kayıpla seyreden bir hastalık grubu olduğunu belirten Asil, "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor. Yeni bir dil öğrenmek; hafıza, dikkat ve yürütücü işlevleri aynı anda devreye sokarak beyin hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor. Bu da demans riskini azaltmada önemli bir koruyucu etki sağlayabiliyor" ifadelerini kullandı. Zihinsel olarak en aktif grupta yer alan bireylerde Alzheimer gelişme riskinin daha düşük olduğunu vurgulayan Asil, "Bu tür aktiviteleri sürdüren kişilerde hastalığın başlangıcının birkaç yıl gecikebildiğini görüyoruz. Bu gecikme hem bireysel yaşam kalitesi hem de toplum sağlığı açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor" dedi. "Uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" Prof. Dr. Asil, zihinsel aktivitelerin tek başına yeterli olmadığını, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve kronik hastalıkların kontrolüyle birlikte değerlendirildiğinde daha güçlü bir koruyucu etki oluşturduğunu belirtti. Asil, "Yeni bir dil öğrenmek ya da düzenli kitap okumak gibi alışkanlıklar, uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
24 Şubat 2026 Salı - 09:45
İlaç yazdırmaya gitti, kendisini ameliyat masasında buldu
İzmir’in Foça ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli Ali Toker, eşine ilaç yazdırmak için gittikleri hastanede sağ yan ağrısından söz edince hayatını kurtaran teşhis konuldu. Yapılan tetkiklerde karın aort damarında 6,5 santim çapında anevrizma (aort balonlaşması) tespit edilen Toker’in, yapılan kalp anjiyosunda ise kalbinde üç damarının tıkalı olduğu belirlendi. Toker, Doç. Dr. Cüneyt Narin tarafından kapalı yöntemle gerçekleştirilen iki aşamalı ameliyat sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Narin, "Hastamız çok şanslıymış. Ameliyat sınırı 5.5 cm. olan olan anevrizma 6.5 cm. idi, yırtılmadan müdahale edildi." dedi. İki çocuk babası Ali Toker, eşi Filiz Toker’e ilaç yazdırmak için gittikleri doktorda sağ yan ağrısı şikayetini dile getirdi. Doktorun yaptığı ultrason incelemesinde aort damarında 6,5 santimlik anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine kalp cerrahına yönlendirilen Toker’e yapılan anjiyoda üç damarının tıkalı olduğu ve damar yapısında bozulma bulunduğu söylendi. Hastaya önce anevrizma operasyonu, ardından bypass ameliyatı önerildi. Açık kalp ameliyatından çekinen Toker, yaptığı araştırmalar sonucunda Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin’e başvurdu. 26 Aralık’ta hastaneye yatan Toker, 27 Aralık’ta küçük kesi yöntemiyle, meme altı kesisiyle bypass ameliyatına alındı. Tıkalı kalp damarları açılan Toker, bir aylık dinlenme sürecinin ardından 3 Şubat’ta bu kez kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı oldu. "Bu rahatsızlıklar hiçbir belirti vermedi" Sağ tarafındaki ağrı dışında herhangi bir ciddi şikayeti olmadığını belirten Ali Toker, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Eşime ilaç yazdırmaya gitmiştik. Ben de doktora sağ yan ağrısı çektiğimi söyledim. Ultrason tetkiklerinde aort anevrizmasını tespit etti ve çok acil müdahale gerektiğini söyledi. Şeker hastası değilim, tansiyonum normal. Bu ağrının safra kesesi taşı olabileceğini düşünmüştüm. Kalp damar rahatsızlıklarım hiçbir belirti vermedi. Ne bir sancı ne bir ağrı. Son zamanlarda göz kararması ve baş dönmesi yaşıyordum ama kalbe yormadım. Sonunda hayatıma mal olabilecek iki büyük sorundan iki operasyonla kurtuldum. Kendimi çok iyi ve dingin hissediyorum. Çok şanslı bir hastaymışım. Tesadüfler ve doktorlarım hayatımı kurtardı." "6 santimin üzerindeki anevrizmalarda yırtılma riski çok yüksek" Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin, hastada hem ciddi koroner damar hastalığı hem de büyük çaplı aort anevrizması bulunduğunu söyledi. Bu tür hastaların çoğu zaman ameliyat riskinden çekinerek tedaviyi ertelediğini belirten Narin, "Hastamızda üç damar tıkanıklığı vardı. Aynı zamanda 6,5 santim çapında aort anevrizması mevcuttu. Sigara kullanımı, fazla kilo ve KOAH tedavisi alması da riski artırıyordu. Radyoloji ve kardiyoloji ekipleriyle birlikte özel bir strateji planladık. Normalde kasıktan girmemiz gerekiyorken karnı etkilememek için strateji değiştirdik, koldan girerek önce küçük kesi yöntemiyle bypass ameliyatını gerçekleştirdik. Bir ay sonra da kapalı yöntemle anevrizma ameliyatını yaptık. Hastamız da sürece çok iyi uyum sağladı, kilo verdi ve sigarayı bıraktı. Şifayla taburcu ettik" dedi. Ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar dikkat Anevrizma konusunda uyarılarda da bulunan Narin, 5,5 santimin ameliyat sınırı kabul edildiğini, 6-6,5 santimin üzerindeki anevrizmalarda patlama riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Anevrizmanın yırtılması halinde karın içine kanama olduğunu ve bunun ölümcül sonuçlar doğurabildiğini belirten Narin, 6 santimin üzerindeki aort anevrizmalarında yıllık yırtılma riskinin yüzde 14, kadınlarda ise yüzde 22’ye kadar çıktığını ifade etti. Aort yırtılması durumunda hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin hastaneye ulaşamadan hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Narin ayrıca, ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon hastaları ve sigara içenlerin risk grubunda olduğunu belirterek, bu kişilerin düzenli tetkik yaptırmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:35
Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi
Samsun’da ilk kez bir yetişkine, pompe (kas hastalığı) tanısı konuldu ve yine ilk kez tedavisine başlandı. Tedavi ile 55 yaşındaki hastanın kas kaybının durması ve solunumuna devam etmesi amaçlanıyor. Pompe gibi nadir kas hastalıklarında erken tanı ve zamanında tedavi, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak açısından kritik öneme sahip. Samsun Şehir Hastanesi Eğitim ve Araştırma Ek Hizmet Binası Nöroloji Kliniği, nöromüsküler ve genetik kas hastalıklarının tanı ve tedavisinde ileri tanı yöntemleri ve güncel tedavi protokolleri ile hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamda hastanede multidisipliner ekip yaklaşımı ile ilk infüzyon güvenli şekilde gerçekleştirildi. Nöroloji Kliniği’nde, nadir görülen kalıtsal bir kas hastalığı olan pompe hastalığının (glikojen depo hastalığı tip 2) tedavisi ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Tanının ardından ilk ilaç 55 yaşındaki emekli Murat İşi’ye doktorlar tarafından başarıyla uygulandı. "Bu tedaviyi Samsun’da ilk kez uyguladık" Söz konusu hastalığın yetişkin düzeydeki ilk örneğine rastladıklarının altını çizen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehlika Berra Özberk, "Pompe hastalığı tanısı konulan hastamız, erişkin başlangıçlı pompe hastalığı olup oldukça nadir görülen bir hastalık. Kas yıkımı ve solunum tutulumu ile ilerleyen bir hastalık. Tedavi olarak tek seçenek enzim replasman tedavisi olup tek tedavi seçeneği olarak yer alıyor. Nöromüsküler Hastalıklar Birimimizin multidisipliner yaklaşımı sayesinde hastalığın tanısını koyduk ve bugün de ilk tedaviyi başarıyla uyguladık. Erişkin başlangıçlı pompe hastalığı sinsi seyirli, solunum tutulumlu ve kas yıkımıyla giden bir hastalık. Nadir bir hastalık olduğu için de gözden kaçabilme ihtimali var. Bu nedenle farkındalığa sahip olmak gerekir. Nöromüsküler Hastalıklar Birimi olarak hastanın pompe tanısını genetik olarak da doğruladık. Samsun’da erişkin başlangıçlı tedavi alan başka hasta yok. Çocukluk çağı başlangıçlı olan hastalarımız mutlaka var. Erişkin başlangıçlı hastalık olarak Samsun’da ilk kez bu tedaviyi uyguladık" dedi. "Amacımız, kas yıkımını durdurmak, solunumun kötüleşmesinin önüne geçmek" Tedavi ile amaçlarının hastanın kötüye gitmesini engellemek olduğuna da dikkat çeken Özberk, "Hastamız, daha önce hastanemize başvurmadan önce miyopati (kas hastalığı) tanısı ile takip edilen bir hastaydı. Solunumsal tutulum ve başka belirtilerinin olması üzerine yaptığımız detaylı incelemede pompe tanısını doğruladık. Bu, tedavisi olan metabolik miyopatilerden bir tanesi. O yüzden bizim için çok değerli nadir hastalıklardan biri. Tedavisi olan hastalıklardan biri olduğu için de kas yıkımını durdurmak, solunum fonksiyonlarının kötüleşmesini önlemek ve hastalığın gidişatını yavaşlatmak için enzim replasman tedavisini uygulamaya devam ediyoruz. Tedavi 14 günde bir uygulanacak çünkü pompe hastalığında bu enzimin eksikliği olması nedeniyle metabolik miyopati ortaya çıkıyor. Bu yüzden enzim replasman tedavisi düzenli olarak verilmesi gereken bir tedavidir" diye konuştu. Özberk ayrıca yaklaşan Nadir Hastalıklar Farkındalık Günü’ne dikkat çekerek, hastaların her zaman yanlarında olduklarını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:31
Uzmanlar uyardı: Ramazan’da ani ve aşırı yüklenmelerden kaçının
Erzurum Şehir Hastanesi diyetisyenlerinden Rümeysa Yayan Çakır, Ramazan’da değişen beslenme düzenine uyum sağlamak için en önemli noktanın, ani ve aşırı yüklenmelerden kaçınmak olduğunu ifade etti Erzurum Şehir Hastanesi sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, Diyetisyen Rümeysa Yayan Çakır, uzun süren açlığın ardından iftarda hızlı ve fazla yemek yemek sindirim problemlerine ve kan şekeri dalgalanmalarına neden olabileceğini vurgulayarak, "Bu yüzden orucunuzu hafif bir başlangıçla açın, kısa bir ara verin ve ana yemeğe kontrollü geçin. Tatlı konusuna gelirsek; Ramazan’da en sık yapılan hata her gün şerbetli tatlı tüketmektir. Tatlıyı haftada 1-2 kezle sınırlandırmak ve mümkünse sütlü ya da meyveli alternatifleri tercih etmek daha dengeli bir yaklaşım olur. Porsiyon kontrolü de çok önemli; küçük bir porsiyon yeterlidir. Unutmayın, Ramazan denge ayıdır. Ölçülü ve bilinçli tercihlerle hem sağlığınızı koruyabilir hem de keyifle bir ay geçirebilirsiniz" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 00:24
Bartın’da Menopoz Merkezleri hayata geçirildi
Bartın’da kadınların yaşamlarının parçası olan menopoz ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda ilde menopoz eğitim merkezleri faaliyete geçirildi. Kadınların ortalama 45-55 yaşları arasında gerek fiziksel gerek ruhsal durumlarını etkileyen menopoza verilen önem gün geçtikçe artıyor. Bu konuyla ilgili Bartın’da yaşayan kadınların bilinçlendirilmesi amacıyla "Menopoz Eğitimleri" hayata geçirildi. İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde konuya ilişkin program ve eğitimler verilmeye başlandı. Dr. Doğa Hızoğlu Karaköy Sağlık Merkezi’ne bilgi almak isteyen kadınlara menopoz sürecine ilişkin ayrıntıları anlattı. İl Sağlık Müdürlüğü kadınlar eğitime davet etti. Müdürlük tarafından yapılan davette, "Yaşamın doğal süreci olan menopozun daha sağlıklı ve konforlu geçirmek isteyen tüm kadınları Menopoz Okulları’mıza davet ediyoruz" ifadesi kullanıldı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 18:39
Balıkçı teknesinde rahatsızlanan vatandaşa tıbbi tahliye
Muğla’nın Milas ilçesinde balıkçı teknesinde rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Milas Güllük açıklarında seyreden balıkçı teknesinde bulunan vatandaş rahatsızlanması üzerine yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine bölgeye yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri rahatsızlanan vatandaşı bota alarak kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:39
Mardin’de 12 yaşındaki çocuk kapalı böbrek ameliyatı ile sağlığına kavuştu
Şırnak’ta yaşayan 12 yaşındaki Mehmet Nurullah Aslan, Mardin’de gerçekleştirilen laparoskopik böbrek ameliyatı sonrası sağlığına kavuştu. Uzun süredir sağ yan ağrısı olan Aslan, Şırnak’ta yapılan ilk değerlendirmelerin ardından tedavi için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde yapılan tetkik ve görüntülemeler sonucunda Aslan’ın böbrek çıkış kanalında darlık olduğu tespit edildi. Değerlendirmenin ardından çocuk hastalarda görülen üreteropelvik bileşke (UPJ) darlığının tedavisine yönelik laparoskopik piyeloplasti ameliyatı, Mardin’de ilk kez başarılı bir şekilde uygulandı. Ameliyatı gerçekleştiren üroloji uzmanı Op. Dr. Berkay Eren, yaptığı açıklamada, "Sintigrafi incelemesinde idrarın böbrekten çıkışında gecikme olduğunu gördük. Ayrıca böbreğin önünden geçen bir damarın idrar kanalına baskı yaptığını belirledik. Bu sorunu çözmek amacıyla kapalı yöntem olarak bilinen laparoskopik cerrahi ile tedavi uyguladık. Daralmış bölgenin onarımını başarıyla gerçekleştirerek idrar kanalını yeniden sağlıklı hale getirdik. Bu ameliyatın laparoskopik, yani kapalı yöntemle Mardin’de ilk kez gerçekleştirilmesi bizim için ayrıca önemlidir. Laparoskopik cerrahinin açık ameliyatlara göre daha küçük kesilerle yapılması, ameliyat sırasında daha az kanama olması, ameliyat sonrası ağrının daha az hissedilmesi ve hastanın günlük yaşamına daha kısa sürede dönebilmesi gibi önemli avantajları bulunmaktadır. Artık çevre illerde yaşayan hastalarımızın daha uzak merkezlere gitmeden ilimizde modern cerrahi yöntemlerle tedavi olabilmesi mümkündür" dedi. Sağlığına kavuşan Mehmet Nurullah Aslan ise kendisini iyi hissettiğini belirterek sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:34
Tunceli’de mobil sağlık hizmeti ve bilgilendirme çalışması
Tunceli’nin Pertek ilçesinde mobil sağlık hizmeti ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Tunceli Pertek Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Dorutay, Çakırbahçe, Geçityaka ve Korluca köylerine saha ziyareti gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında hem sağlık hizmetlerinin denetimi yapıldı hem de vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyetleri yürütüldü. Program çerçevesinde aile hekimliği hizmetlerine yönelik denetimler gerçekleştirilirken, mobil sağlık hizmeti sunularak köy halkının sağlık kontrolleri yapıldı. Ayrıca hane ziyaretleri kapsamında vatandaşlarla birebir görüşmeler yapıldı. Ziyaretlerde özellikle kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılarak farkındalık oluşturulması hedeflendi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:32
Tunceli’de kadınlara yönelik kanser taraması ve menopoz eğitimi
Tunceli’de kadın sağlığını desteklemeye yönelik çalışmalar çerçevesinde, kanser taraması ve menopoz eğitimi verildi. Tunceli’de kadın sağlığını desteklemeye yönelik çalışmalar çerçevesinde kent ve ilçeler genelinde planlama yapıldı. Ardından kurum araçlarıyla Tunceli Merkez Sağlıklı Hayat Merkezi’ne ulaşımları sağlanan kadınların kanser taramaları gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen taramaların ardından katılımcılara, dört oturumdan oluşan Menopoz Okulu Eğitimi verildi. Eğitim programı; Dr. Adar Bulut, Psikolog Ebru Murat, Diyetisyen Ezgi Böler ve Fizyoterapist Sami Yıldırım tarafından yürütüldü.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:51
Beyin ölümü gerçekleşen baba 5 hayata umut oldu
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan ve beyin kanaması nedeniyle hafta sonu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine sevk edilen Mustafa Özer’in (70), yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi tarafından alınan örnek bir kararla Özer’in organları bağışlandı. Yoğun bakım sürecinde yapılan tetkikler sonucunda beyin ölümü gerçekleştiği tespit edilen 3 çocuk ve 5 torun sahibi Mustafa Özer’in karaciğeri, iki böbreği ve korneaları, hastaneye gelen iki ayrı ekip tarafından alındı. Organlar, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ambulanslarla İzmir ve Denizli’ye gönderildi. Aile olarak bağışlama kararı alındı Babasının yoğun bakımda tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirten Ramazan Özer, organ bağışı kararının ailece alındığını ifade etti. Özer, "Benim sonradan haberim oldu. Annem onay vermiş, kardeşlerim de onay vermiş. Beni aradılar, sen de onaylıyor musun dediler. Siz onay verdiyseniz benim için problem değil dedim" şeklinde konuştu. "Organları 5 hastaya umut olacak" Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş, hafta sonu gerçekleşen organ bağışının büyük önem taşıdığını belirterek, "Hastamız Mustafa Özer, yaygın beyin kanaması nedeniyle cumartesi sabah hastanemize getirilmişti. Yapılan tüm tetkikler maalesef beyin ölümünü kanıtlar düzeydeydi. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hastanın yaşama şansı hiçbir zaman olmuyor. Ancak diğer organlar sağlıklı çalıştığı için bunu organ nakli olarak değerlendirmek çok kıymetli bir basamak. Ülkemizde organ nakline çok ihtiyaç var." dedi. Hastanın karaciğeri, iki böbreği ve kornealarının 5 hastaya nakledileceğini belirten Keleş, "Kaybından dolayı çok üzgünüz ancak ailesinin özellikle Ramazan ayı içerisinde böyle manevi bir karar alması hepimizi duygulandırdı. 5 kişiye can olacak bu bağış için aileye teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Organ bağışı bekleyen çok hasta var" Organ bağışının hem Türkiye’de hem de dünyada büyük önem taşıdığına dikkat çeken Keleş, "Beyin ölümü gerçekleşen hastalarımızın sağlam organlarını, organ bekleyen vatandaşlarımız için değerlendirmek istiyoruz. Bu hem dini hem de tıbbi açıdan çok kıymetli bir durum. Tüm vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Başhekim aileye teşekkür etti Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu da organ bağışında bulunan aileye başsağlığı dileyerek, "Mustafa Özer, organlarını bağışlayarak nakil bekleyen hastalara umut oldu. Bu duyarlılığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Organ bekleyen çok sayıda hastamız var. Gösterdiğiniz hassasiyet son derece kıymetli" dedi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:59
Ezine’de bel fıtığına ameliyatsız modern tedavi
Çanakkale Ezine Devlet Hastanesi’nde hastanede ilk kez başarıyla uygulanan Transforaminal Epidural Steroid Enjeksiyonu (TFESI) modern yöntemi, ameliyatsız çözüm sunarak hasta konforunu ve yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor. Ezine Devlet Hastanesi, bel fıtığı tedavisinde önemli bir yeniliğe imza attı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ersen Türkmen tarafından hastanede ilk kez Transforaminal Epidural Steroid Enjeksiyonu (TFESI) yöntemi başarıyla uygulanmaya başlandı. Nokta atışı tedavisi olarak da bilinen bu modern yöntem, ameliyatsız çözüm sunarak hasta konforunu ve yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor. Bel fıtığı, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen, şiddetli bel ve bacak ağrılarıyla seyreden önemli bir sağlık sorunuyken uygulanan bu yeni yöntem sayesinde, hastalar artık cerrahiye gerek kalmadan etkili bir tedavi seçeneğine ulaşabiliyor. TFESI, fıtığın sinir köküne yaptığı baskının neden olduğu ağrı ve iltihabi süreci hedef alarak doğrudan problemli bölgeye tedavi uygulanmasını sağlıyor. Ameliyathane ortamında, görüntüleme eşliğinde yapılan bu işlem: küçük girişimsel, genel anestezi gerektirmez, süresi kısa, yatış gerektirmeyen bir işlem. Bu sayede hastalar günlük yaşamlarına çok kısa sürede dönerek iş gücü kaybı ve uzun istirahat süreçleri büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Bu modern uygulama sonrası hastalarda: ağrı seviyesinde belirgin azalma, yürüme mesafesinde artış, uyku kalitesinde düzelme, günlük aktivitelerde rahatlama, psikolojik iyilik hâlinde artış gibi yaşam kalitesini doğrudan etkileyen olumlu sonuçlar görülüyor. Ezine için önemli bir sağlık hizmeti Ezine Devlet Hastanesi’nde ilk kez uygulanmaya başlanan bu yöntemle birlikte, bel fıtığı hastaları artık il merkezlerine sevk edilmeden, modern ve bilimsel tedaviye kendi ilçelerinde ulaşma imkânına kavuştu. Bu gelişme, hem hasta memnuniyetini artırmakta hem de bölge halkına kaliteli sağlık hizmeti sunulması açısından önemli bir adım.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:15
Akdağmadeni’nde 4 branşta kapsamlı koruyucu sağlık projesi başlatıldı
Akdağmadeni Belediyesi, Akdağmadeni Kaymakamlığı ve Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu öncülüğünde, ilçede tüm yaş gruplarını kapsayan 4 ayrı branşta kapsamlı bir koruyucu sağlık projesi hayata geçirildi. Toplum sağlığını merkeze alan proje kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik skolyoz taramaları yapılarak omurga bozukluklarının erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli tedavi süreçlerine yönlendirme yapılması hedefleniyor. İlkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin göz taramalarıyla da görme bozukluklarının erken safhada belirlenmesi amaçlanıyor. Proje çerçevesinde ayrıca 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik Yaşlı Destek Sistemi (YADES) kurulacak. Sistemle yaşlı bireylerin sağlık takibinin düzenli hale getirilmesi, sosyal hayata katılımlarının artırılması ve yalnızlık riskinin azaltılması planlanıyor. Kamu kurumları ve okullarda temel ilk yardım ile Heimlich Manevrası eğitimleri verilerek, muhtemel acil durumlarda doğru ve hızlı müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor. "Çocuklarımızın erken yaşta sağlık taramalarından geçirilmesini önemsiyoruz" Akdağmadeni Belediye Başkanı Dr. Nezih Yalçın, projeye ilişkin açıklamasında belediyeciliği yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetleriyle sınırlı görmediklerini belirtti. Yalçın, "Çocuklarımızın erken yaşta sağlık taramalarından geçirilmesi ve muhtemel risklerin zamanında tespit edilerek gerekli yönlendirmelerin yapılmasını son derece önemsiyoruz. Skolyoz ve göz taramalarıyla öğrencilerimizin hem fiziksel gelişimlerini hem de eğitim hayatlarını olumsuz etkileyebilecek sorunları erken aşamada belirlemeyi amaçlıyoruz" dedi. "Acil durumlardaki doğru müdahalenin önemi toplumun her kesimine yayılacak" 65 yaş üstü vatandaşların sağlık takibini de düzenli hale getirerek sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamayı hedeflediklerini belirten Yalçın, "Okullarımızda ve kamu kurumlarımızda verilecek temel ilk yardım ve Heimlich Manevrası eğitimleriyle, acil durumlarda doğru müdahalenin hayati önem taşıdığı bilinci toplumun her kesimine yayılacaktır. Bu proje, insanı merkeze alan sosyal belediyecilik anlayışımızın somut bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın ayrıca çalışmanın yürütülmesinde önemli katkı sağlayan Akdağmadeni Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Cumaali Yaman ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Zülal Zor Gümüş’e teşekkür etti. "Projemizin örnek teşkil edeceğine inanıyorum" Akdağmadeni Kaymakamı Cafer Kaymakçı da projenin kamu kurumları arasındaki güçlü iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kaymakçı, "Çocuklarımızdan yaşlılarımıza kadar toplumun tüm kesimlerini kapsayan bu proje, koruyucu sağlık hizmetlerinin yerelde ne denli etkili şekilde uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Erken teşhis ve önleyici sağlık uygulamaları, bireylerin yaşam kalitesini artırmanın yanı sıra sağlık sistemine olan yükü de azaltmaktadır. Kurumlarımızın uyumlu çalışmasıyla hayata geçirilen bu projenin, Akdağmadeni için olduğu kadar ülkemiz genelinde de örnek teşkil edeceğine inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Projenin; Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Akdağmadeni Devlet Hastanesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütüldüğü bildirildi. Paydaş kurumlara ve projenin kurgulanması, koordinasyonu ile sürdürülmesinde görev alan belediye proje birimine teşekkür edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder