Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İstanbul’da güneşi gören sahile koştu
Pakistan’da karakola bombalı saldırı: 12 ölü, 2 yaralı
Belçika Kraliçesi Mathilde, Türkiye’de
Bağdat Caddesi’nde tansiyon yükseldi, polis önledi
Galatasaraylı futbolculardan, basın toplantısında sulu kutlama
Okan Buruk: "Şampiyonluğu yakaladığımız için çok mutluyum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
SAĞLIK
Denizli sağlık için hareket etti
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:05:57
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yenişehir Yürüyüş yolunda düzenlenen ve büyük bir katılımın gerçekleştirildiği etkinliğe Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim, Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, sağlık çalışanları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş saat 10.30’da Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger’in startıyla başlarken, yürüyüşte katılımcılar sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekmek amacıyla hep birlikte yürüdü. Yürüyüşte fiziksel aktivitenin kalp sağlığı, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüş sonrasında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan bilgilendirme stantlarında fiziksel aktivite sağlıklı beslenme ve kronik hastalıklarla mücadele konusunda bilgilendirme yapılarak vatandaşlara broşür dağıtıldı. Katılımcılara sağlıklı atıştırmalıklar ve su ikram edildi. Tansiyon, boy-kilo ölçümü gibi sağlık taramaları da yapıldı. Etkinlik boyunca sağlık çalışanları tarafından vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeler yapılırken, fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, sağlıklı bir toplum oluşturmanın ancak sağlıklı bireylerle mümkün olacağını belirterek vatandaşları günlük yaşamlarında daha aktif olmaya davet etti: Köşger, "Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak kalp-damar hastalıkları, obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde günlük yaşamda fiziksel aktivite düzeyini artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığımız tarafından hedefler belirlenmiş ve toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek için çalışmalar yürütülmektedir. Bugün de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve her yaş grubunda hareketli yaşam kültürünün geliştirilmesini hedefleyerek İl Müdürlerimiz, vatandaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Başta Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Tüm halkımızı kaliteli ve sağlıklı yaşam için hareketli yaşama davet ediyoruz" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:25
Çine’de astım hastalığına karşı vatandaşlar bilgilendirildi
Aydın’ın Çine ilçesinde Çine Devlet Hastanesi tarafından astım hastalığına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bilgilendirme standı açıldı. Çine Devlet Hastanesi’nde kurulan stantta, alanında uzman sağlık personelleri tarafından vatandaşlara astım hastalığının belirtileri, tetikleyici faktörleri ve korunma yolları hakkında bilgi verildi. Etkinlikte ayrıca doğru inhaler (nefes açıcı) cihaz kullanım teknikleri uygulamalı olarak anlatılırken, tedaviye uyumun önemine de dikkat çekildi. Hastalar ve hasta yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik kapsamında broşür ve çeşitli eğitim materyalleri dağıtıldı. Vatandaşların soruları uzman ekipler tarafından yanıtlandı. Çine Devlet Hastanesi yetkilileri, toplum sağlığını korumaya ve geliştirmeye yönelik eğitim ile bilgilendirme çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:56
İnme hastasına hayat kurtaran müdahale
Sakarya’da Akyazı Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan tPA (pıhtı eritici) tedavisiyle 73 yaşındaki hasta kalıcı felç riskinden kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre, kol ve bacağında güç kaybı ile konuşma bozukluğu şikayetiyle hastaneye getirilen 73 yaşındaki Süleyman Aydın’a, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Bölgesel Kapsamlı İnme Merkezi koordinatörlüğünde anında müdahale edildi. İhtisasını SEAH Nöroloji Kliniğinde tamamlayan Uzm. Dr. Şule Dalkılıç ve Akyazı Devlet Hastanesi acil ekibi tarafından hastaya ilk kez tPA (trombolitik) tedavisi başarıyla uygulandı. Bölgedeki inme tedavisinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilen bu hayat kurtarıcı müdahalenin ardından Aydın’ın şikayetleri tamamen giderilerek kalıcı felç riski ortadan kaldırıldı. "10 Mayıs İnme Farkındalık Haftası"nın son gününde kamuoyuyla paylaşılan vaka, inmede erken teşhis ve doğru koordinasyonla hastalığın tedavi edilebilir olduğunu gösterdi. Öte yandan, Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir ve SEAH Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, sağlık ekibini tebrik etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:34
Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 09:48
Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:04
Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:26
Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli"
15 Şubat 2026 Pazar - 11:07
Ağrılarınızın kaynağı psikolojik olabilir
Beden ve zihnin birlikte hareket etiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, bedensel olarak yaşadığımız bir hastalık psikolojimizi etkilediği gibi, ruhsal olarak yaşadığımız sorunların da bedenimiz üzerinde etkiye sahip olduğunu söyledi. Mutlu, vücuttaki ağrıların sadece fiziksel değil duygusal sebepler nedeniyle olabileceğini belirtti. Medicana Bursa Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Başak Mutlu, "Ağrılarınız var ve doktora gitmenize rağmen çözüm bulamadıysanız bu sağlık sorununun kaynağı psikolojik olabilir. Psikolojik etkenler de ağrılara sebep verebilir. Fizyolojik bir sebepten kaynaklanmadığı belirlenen uzun süreli ağrıların kökeni psikolojik olabilir. Zihin ve beden bir bütündür. Kelimelerle ifade edilmeyen iç çatışmalar bazen bedende dile gelir. Beden duygusal acıyı dışa vurur ve görünür kılar. Ağrı bazen aile ilişkilerini, toplumsal ilişkileri, iş yaşamını etkileyecek düzeyde şiddetli yaşanır ve günlük rutinleri sürdürmek zor hale gelir. Kişinin hayatı kısıtlanır, yaşam doyumu azalır. Bu durum bireylerde zaman zaman çaresizlik hisleri uyandırabilir. Fakat tedavisi mümkündür" dedi. Psikoterapi desteğinin önemine de değinen Mutlu, şunları söyledi: "Psikoterapi desteğiyle ağrıların kaynağı anlamlandırılarak çözümlenebilir. Kişi psikoterapi sürecinde, ağrısının yaşamındaki olaylarla bağlantısını kurabildiği zaman rahatlama kendiliğinden gelecektir. Antidepresan tedavisi de ağrı tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. İlaç desteğine gerek olup olmadığını belirlemek ve tedaviyi düzenlemek için bir psikiyatriste başvurulabilir. İnsanlarla temas içinde olmak, duyguları ifade etmek, egzersiz yapmak, rahatlatıcı alanlar oluşturmak iyileşme sürecine yardımcı olacaktır. Psikolojik sebeplerden kaynaklanan ağrı rahatsız edicilik bakımından diğer ağrılardan farksızdır. Bu sebeple ihmal edilmeden tedavi edilmesi gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki ağrının psikolojik sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirleyebilmek için öncelikle ağrıya sebep olabilecek tıbbi sebeplerin elenmiş olması gerekmektedir."
15 Şubat 2026 Pazar - 10:38
Dyt. Hilal Şahin Güneşsu, kış döneminde beslenmeye dikkat çekti
Diyetisyen Hilal Şahin Güneşsu, kış mevsiminde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması, sağlığın korunması yönünden oldukça önem taşıdığını belirtti. Güneşsu, günde en az 25 gram posa alınması gerektiğini, posası en fazla olan yiyecekler sırasıyla kurubaklagiller, tahıllar, taze sebzeler, taze meyveler olduğuna dikkat çekti. Kış döneminde beslenme ile ilgili açıklamalarda bulunan Diyetisyen Hilal Şahin Güneşsu, "Kış aylarında havaların soğuması ile beraber beslenme şeklinde değişiklikler olmakta, genellikle yağlı ve şekerli gıdaların tüketimi artmaktadır. Bu dönemde kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmekte, fiziksel aktivite düzeyinde azalma olmaktadır. Kış mevsiminde fiziksel aktivitenin az olması, gecelerin uzaması nedeni ile televizyon başında uzun zaman geçirilmesi ve yiyeceklerin atıştırılması gibi nedenlerden ötürü vücut ağırlığında istenmeyen yönde değişiklikler olabilmektedir" dedi. Güneşsu, "Genellikle yaz aylarında dikkat edilmeye başlanan kilo kontrolüne kış aylarında yeterince dikkat edilmemektedir. Birçok insan, kalın kıyafetler içerisinde fazla kilolarını daha rahat saklayabileceklerini düşünerek, sağlıklı beslenme alışkanlıklarından vazgeçerler. Kış mevsiminde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması sağlığımızın korunması yönünden oldukça önem taşımaktadır. Kışın bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin olan havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi yeterli ölçüde olmalıdır" diye konuştu. Güneşsu, "Vücut ısısını dengeleyebilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin atılmasında, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli role sahiptir. Bu nedenle, her gün 2-3 litre kadar su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında çeşitli bitki çaylarının kişiye uygun olanlarından da yararlanılabilir. Sağlıklı beslenmede yeterli posalı alımı da önemlidir. Günde en az 25 gram posa alınmalıdır. Posası en fazla olan yiyecekler sırasıyla kurubaklagiller, tahıllar, taze sebzeler, taze meyvelerdir. C vitamini ihtiyacının karşılanması ve sıvı alımına katkı sağlaması yönünden meyve sularının bekletilmeden taze sıkılmış olarak tüketilmesi gerekir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan nokta, sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamini kayıplarına neden olmaktadır" şeklinde konuştu.
15 Şubat 2026 Pazar - 10:03
Eskişehir’de her ay 5 ila 7 çocuğa kanser tanısı konuluyor
Eskişehir Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji alanında görevli Doç. Dr. Ersin Töret, Eskişehir’de her ay 5 ila 7 arasında çocuğun kanser tanısı aldığını belirterek, "Erken tanı yaşamda kalma şansını daha da artırmaktadır" dedi. Doç. Dr. Ersin Töret, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü kapsamında bilgilendirmede bulundu. İstatistiklere göre her 100 hastadan birinin kanser olduğunu söyleyen Dr. Töret, bu vakalar arasında çocukluk çağı kanserinin de görüldüğünü ifade etti. Eskişehir’de her ay 5 ila 7 arasında çocuğun kanser tanısı aldığını belirten Töret; bu vakaların büyük bölümünü lösemi olarak bilinen kan kanserinin oluşturduğunu, ikinci sırada beyin tümörleri ve üçüncü sırada ise lenf bezi kanserlerinin yer aldığını dile getirdi. "Erken tanı yaşamda kalma şansını daha da artırmaktadır" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Doç. Dr. Ersin Töret, "Bu kanserlerde genelde ailelerimiz açısından farkındalık oluşturmak önemli. Erken tanı hastalığın tedavi sürecinin daha kısa sürede tamamlanmasını sağlarken, yaşamda kalma şansını daha da artırmaktadır. Hastalarımızda özellikle 3 günden daha süren uzun ateş olması, kemik eklem ağrıları olması, ailenin çocuklarına banyo yaptırırken veya kıyafetlerini değiştirirken ellerine sert kitleler gelmesi dikkat edilmesi gereken belirtilerdir. Ayrıca keyifsizlikleri, oyun oynamaya karşı isteksizlikleri varsa, çocuk rutin olarak ilgilendiği uğraşlarını yapamıyorsa doktor tarafından değerlendirilmesinde fayda var" şeklinde konuştu. "Özellikle ilk 5 yaşta görülüyor" Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hem hastalığın tanısı için gerekli tetkiklerin hem cerrahi işlemlerin yapıldığını vurgulayan Dr. Töret, "Pek çok kanseri burada hastanemiz çatısı altında tedavi edebilmekteyiz. Çocukluk çağı kanseri de buna dahil. Çocukluk çağı kanserleri genellikle biraz kötü piyango gibidir. Özellikle ilk 5 yaşta görülüyor. Kökeni erken dönem hücresel gelişime dayanan bazı lösemi türleri ilk 5 yaşta daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı.
15 Şubat 2026 Pazar - 09:13
Erzurum’da 434 işletme denetlendi
Erzurum’da yem ve gıda işletmelerine yönelik 434 denetim yapıldı, 3 işletmeye idari yaptırım uygulandı. Erzurum’da yem, gıda ile gıda ile temas eden madde ve malzeme üreten işletmelere yönelik denetimler aralıksız devam ediyor. 06 Şubat - 13 Şubat 2026 tarihleri arasında yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 434 denetim gerçekleştirildi. Denetimler sırasında mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere 3 idari yaptırım kararı uygulandı. Analize dayalı kontrol faaliyetleri çerçevesinde ise 4 adet numune alınarak gerekli inceleme süreci başlatıldı. Tüketicilerin her an ulaşabildiği Alo 174 Gıda Hattı üzerinden 7 gün 24 saat esasına göre sürdürülen gıda güvenilirliği denetimleri kapsamında, söz konusu tarihler arasında iletilen 14 başvuru değerlendirmeye alındı. Yetkililer, halk sağlığının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
15 Şubat 2026 Pazar - 09:02
Serebral palsili Eren’in ailesine umut olan ilk adımları yüzleri güldürdü
Hatay’da 2 yıl boyunca tedavi alan spastik serebral palsili 3 yaşındaki Eren Aksoy, tek başına ayağa kalkıp adımlar atarak bağımsız bir şekilde yürümeye başladı. Ailenin yüzünü güldüren adımlar, Engelsiz Yaşam Merkezi’nde görevli personelin de yüzünü güldürdü. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda özel gereksinimli bireylerin yaşamını kolaylaştırmaya ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemeye devam ediyor. HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Engelsiz Yaşam Merkezi, özel gereksinimli bireylerin hayat kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Engelsiz Yaşam Merkezi’nde düzenli ve yoğun fizik tedavi desteği alan ve 1 yaşındayken spastik serebral palsi tanısı konulan Eren Aksoy, önemli bir gelişim gösterdi. Tedavi sürecinin başlangıcında hareket kabiliyeti oldukça sınırlı olan Eren, 2 yıllık tedavisinin ardından tek başına ayağa kalkıp adımlar atarak bağımsız bir şekilde yürümeye başladı. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, dezavantajlı bireylerin toplumsal yaşama aktif katılımını güçlendirmeye yönelik rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerinin artarak devam edeceğini ifade etti. Evladındaki gelişimleri dile getiren anne, "Deprem sonrası 1 yaşında fark ettik evladımızın rahatsızlığını ve fizik tedavi alması gerektiğini söylediler. 2 yıldır fizik tedaviye gidiyoruz. Kasım ayından itibaren de buraya başladık. Eren’de büyük bir gelişme var. Desteksiz oturma, emekleme ve hiçbir şey yoktu. Çok şükür, desteksiz birkaç adım yürüyor. Sıralamaya başladı. Oturma, emekleme birçok gelişme oldu. Buradan Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 20:00
Bursa Büyükşehir’den LÖSEV’e anlamlı bağış
Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa Kent Akademisi kursiyerleri, 14 Şubat Sevgi Günü dolayısıyla ürettikleri el emeği ürünleri LÖSEV’e bağışladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, ‘Eğitim yolculuğunda yeni bir kapı, istihdamda güçlü bir başlangıç’ vizyonuyla hayata geçirdiği Bursa Kent Akademisi aracılığıyla örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Yeni Karaman Eğitim Merkezi’nde 14 Şubat Sevgi Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, ilk olarak Bursa Kent Akademisi kursiyerlerine LÖSEV yetkilileri tarafından farkındalık eğitimi verildi. Daha sonra kursiyerler gün boyunca farklı atölyelerde bez çanta, bileklik, toka, bez cüzdan gibi el emeği ürünlerini büyük bir titizlikle hazırladı. Toplumsal farkındalığı artırmak ve gönüllülük bilincini güçlendirmek amacıyla yapılan çalışmanın sonunda, ortaya çıkan birbirinden güzel ürünler LÖSEV yetkililerine teslim edildi. Bursa Kent Akademisi’nin eğitim çalışmalarında bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getiren kursiyerler, 14 Şubat Sevgi Günü’nde böyle anlamlı bir etkinliğe katkı sunmaktan da memnuniyet duyduklarını söyledi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:27
Niğde’de ilk kez Kritik Bakım ve Mekanik Ventilasyon Kursu düzenlendi
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi iş birliğinde kentte ilk kez ’Kritik Bakım ve Mekanik Ventilasyon Kursu’ gerçekleştirildi. İki gün sürecek eğitime Türkiye’nin 7 farklı ilinden yaklaşık 40 kursiyer katıldı. Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Candır, kursun acil tıbbın en zor alanlarından biri olan kritik hasta bakımı üzerine odaklandığını belirterek, bir sağlık sisteminin gelişmişliğinin kritik hasta bakım kalitesiyle ölçüldüğünü vurguladı. Candır; eğitim kapsamında katılımcılara solunum cihazlarının kullanımı, kalbi duran hastalarda solunum desteği sağlanması, solunum yetmezliği ve travma gibi kritik durumlarda mekanik ventilasyon uygulamaları hakkında hem teorik hem pratik bilgi verildiğini ifade etti. Niğde Acil Tıp Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Dr. Abdussamet Vural ise kursun kentte bu kapsamda düzenlenen ilk ulusal düzeyde klinik uygulama eğitimi olduğunu belirterek, organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sunan üniversite yönetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve hastane yönetimine teşekkür etti. İki gün süren kursun ilk gününde; solunum yetmezliği ve mekanik ventilasyon endikasyonları, mekanik ventilasyonun temel ilkeleri ve invaziv ventilasyon uygulamaları ele alındı. Noninvaziv mekanik ventilasyon ve weaning süreçleri, özel durumlarda ventilasyon uygulamaları ve kan gazlarının teorik değerlendirilmesi konularında sunumlar yapıldı. Günün ikinci yarısında ise katılımcılar mekanik ventilasyon başında uygulamalı eğitim aldı ve kan gazlarının pratik değerlendirilmesi gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise yoğun bakım triyajı ve hasta bakımı, yoğun bakımda sıvı-elektrolit tedavisi ve nutrisyon, hemodinamik monitörizasyon ile sedasyon, analjezi ve deliryum yönetimi konuları işlendi. Ayrıca kritik bakımda kardiyak ultrasonografi (USG) kullanımı ile RUSH ve BLUE protokolleri hakkında teorik ve uygulamalı eğitim verildi. Kritik hastalara müdahale becerisini geliştirmeye yönelik düzenlenen kurs, akılcı ilaç kullanımı eğitimi ve sertifika töreni ile sona erecek.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 16:06
Belediye ekiplerinden, Ramazan öncesi sıkı denetim
Ardahan Belediyesi Zabıta ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesi işletmelerde ve özellikle zincir marketlerde denetimlerini artırdı. Vatandaşların sağlıklı ve temiz gıda ürünlerine ulaşması ve satış fiyatlarında tutarsızlık oluşmaması için birçok noktada ekiplerce yapılan denetimlerde, gıda reyonlarında da ürünlerin son kullanma tarihi ve hijyen kontrolleri gerçekleştirildi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:53
Erzincan’da 321 öğrenciye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi
Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sağlık Okuryazarlığı Eylem Planı kapsamında Erzincan’da Çocuk Akademisi Eğitimi gerçekleştirildi. Munzur İlkokulu’nda düzenlenen programda 321 öğrenciye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi. Çocuklara yönelik planlanan eğitimle, çocukluk döneminde düzenli sağlık kontrollerinin alışkanlık haline getirilmesi ve sağlık okuryazarlığı düzeyinin artırılması amaçlanıyor. Programda öğrencilere koruyucu sağlık hizmetleri, periyodik muayenelerin önemi ve sağlıklı yaşam davranışlarına ilişkin bilgilendirme yapıldı. Eğitim sürecinde yaş grubuna uygun içerikler kullanıldı. Sağlık Okuryazarlığı Eylem Planı doğrultusunda benzer eğitimlerin farklı okullarda da devam edeceği öğrenildi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:36
Emeklilerin ilaç yükü Manisa Büyükşehir ile hafifliyor
Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Eczacı Odası arasında imzalanan protokolün ardından, emeklilerin ilaç katkı paylarını karşılayacak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’nın başvuru şartları belli oldu. Ekonomik zorluklarla mücadele eden ihtiyaç sahibi emekli yurttaşlar için örnek bir sosyal destek projesi olarak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’ Manisa Büyükşehir Belediyesi’nce hayata geçirildi. Başkan Besim Dutlulu ile Oda Başkanı Duygu Elmas Mutlu’nun protokol imzasıyla başlayan proje kapsamında Manisa Büyükşehir Belediyesi, SGK kapsamında emeklilerin reçeteli olarak temin ettikleri ilaçlar için ödedikleri katkı paylarını karşılayacak. Sosyal destekten yararlanmak isteyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar; başvurularını Manisa Büyükşehir Belediyesi resmi internet sitesindeki ’Başvurular’ bölümünden, https://seninicin.manisa.bel.tr adresindeki ’Destek Al’ kısmından veya ’Üzüm’ mobil uygulaması üzerinden gerçekleştirebilirler. Başvurular, sosyal inceleme ve uygunluk değerlendirmesi sonucunda sonuçlandırılacak. Destek programıyla, özellikle sabit gelirli emeklilerin sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve ekonomik yüklerinin azaltılması amaçlanıyor. Destek programında başvurular, beyan edilen bilgilerin doğruluğu esas alınarak değerlendirilecek. Yanıltıcı veya eksik bilgi verilmesi halinde başvuru geçersiz sayılacak. Ayrıca uygun görülen başvurular için Büyükşehir Belediyesi’nce gerekli görüldüğü durumlarda yerinde inceleme yapılabilecek.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18
Medicana Çeşme Tıp Merkezi’nde Sevgililer Günü’ne özel anlamlı buluşma
Medicana Çeşme Tıp Merkezi, 14 Şubat Sevgililer Günü kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Pelin Pınar’ın muayenesinde milli sporcu Çağla Kubat ve profesyonel sporcu Jimmy Diaz ağırlandı. Sporcu çift, kalp sağlığı, yaşam disiplini ve sevginin hayattaki yeri üzerine samimi bir röportaj gerçekleştirdi. Sporcu kimliklerinin ötesinde yaşam alışkanlıklarını ve sağlıklı yaşam yaklaşımlarını paylaşan çift, sevgi ve sağlığın ortak merkezinin "kalp" olduğuna dikkat çekti. Uzun yıllardır hem hayatı hem sporu birlikte paylaşan Kubat ve Diaz, kalp sağlığının yalnızca ileri yaşlarda değil; çocukluk döneminden itibaren kazanılması gereken bir yaşam alışkanlığı olduğunu vurguladı. "Sevgi hayatın her gününde var" Çağla Kubat, 14 Şubat’a büyük anlamlar yüklemediklerini ancak birlikte kurdukları hayatı ve ortak tutkularını hatırlatan özel bir gün olduğunu belirtti. Sporun yalnızca yarış kazanmak değil, gençlere ilham veren bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Kubat; düzenli antrenman, dengeli beslenme, yeterli dinlenme ve stres yönetiminin kalp sağlığının temel taşları olduğunu söyledi. "Mutluluk, kalbinize iyi baktığınızın göstergesidir" Jimmy Diaz ise yaşamda pişmanlık duymamak için her deneyime yüzde yüz verilmesi gerektiğini belirterek, kalbin sesini dinlemenin önemine dikkat çekti. Sağlıklı bir kalp için hareket, doğru beslenme, kaliteli dinlenme ve güçlü sosyal bağların önemini vurgulayan Diaz, mutluluğun kalp sağlığının en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Kalp sağlığı için temel mesaj Etkinlikte düzenli egzersiz, dengeli beslenme, yeterli uyku ve stres yönetiminin sürdürülebilir yaşam kalitesinin temel unsurları olduğu vurgulandı. Sporcu çift, sevgiyle kurulan bir hayatın bilinçli alışkanlıklarla desteklenen sağlıklı bir kalple bütünleştiğini ifade ederek genç sporculara da ilham vermeye devam ettiklerini belirtti. Medicana Çeşme Tıp Merkezi Uzm. Dr. Pelin Pınar ise kardiyolojik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı, "Sevdiklerin ve kendin için kalbine iyi bak. Çünkü her şey kalpten" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:04
Chicago’da ev bakarken, kendini Şırnak’ta buldu
Amerika’nın USEM sınavını başarı ile geçen, sonrasında denklik sertifikası alan Pratisyen Dr. Seher Sena Elagöz, Chicago’dan bir hastaneden aldığı asistanlık teklifi vize engeline takılınca Şırnak’ın Uludere ilçesinde doktorluk yapmaya başladı. 2022 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Seher Sena Elagöz, fakültenin 4’üncü yılında meme kanseri üzerine yaptığı çalışmayla Harvard Üniversitesi’nde sunum yapma hakkı kazandı. Bir hafta boyunca Amerika’da doktorları ve bilim insanlarını izleme fırsatı bulan Elagöz, bu süre zarfında ABD’ye gitme kararı aldı. Mezuniyet sonrası dünyanın en zor sınavları arasında gösterilen ABD tıp denklik sınavlarını bir yıl gibi kısa sürede başarıyla tamamlayan Dr. Elagöz, 1 yıl kadar da oradaki kliniklerde gönüllü olarak gözlemcilik yaptı. Sonrasında ise orada asistanlığa başvuran Elagöz, Chicago’da bir hastaneden asistanlık teklifi aldı. Amerika’ya gitme hayali olan Dr. Elagöz, vize ile alakalı problemler yaşayınca Şırnak’ın Uludere ilçesindeki Ortabağ Aile Sağlık Merkezi’nde hasta bakmaya başladı. Dr. Elagöz, İHA muhabirine, dört çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olduğunu, 4 kardeşin 3’ünün doktor 1’inin mühendis olduğunu söyledi. Ablasının rol modeli olduğunu belirten Elagöz, doktor olmaya onu izleyerek, ona hayran olarak karar verdiğini ifade etti. Dr. Elagöz, sonrasında fakülteye girdiğini, fakülteye girince doğru bir karar verdiğini söyleyerek, "Annem, babam ikisi de fizikçiler. Babam fizik profesörü. Onların evinde, onlarla beraber büyüdüğüm zaman küçüklüğümden beri aslında büyüdüğüm ortamda bir akademiye, bir eğitime tabi tutuldum. Bununla beraber kendimi geliştirmiş oldum. 2022 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Mezun olduktan sonra Amerika’ya gitmeye karar verdim. Fakültenin 4’üncü yılında Harvard’da bir sunum yaptım. Meme kanseri ile alakalı bir araştırma yapmıştım okul ve Güler Hocam ile birlikte. O da dereceye girmişti ve biz Harvard’da sunum hakkı kazanmıştık. Bir hafta boyunca Amerika’da doktorları ve bilim insanlarını izleme fırsatı bulmuştum. Ve Amerika’ya gitmeye karar verdim" dedi. Mezun olduktan sonra bunun için çalışmalara başladığını aktaran Dr. Elagöz, konuşmasına şöyle devam etti: "1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde Amerika’nın USEM sınavını başarı ile geçtim ve sonrasında denklik sertifikamı aldım. 1 yıl kadar da oradaki kliniklerde gönüllü olarak gözlemcilik yaptım. Sonrasında ise orada asistanlığa başvurdum. Chicago’dan da bir hastaneden asistanlık teklifi aldım. Aslında asistanlık için Amerika’ya gidecektim. Amerika’dan bir eğitim teklifi almıştım. Ama sonrasında vize ile alakalı problemler yaşadım. Amerika hayalim biraz sekteye uğrayınca ben de tekrar atamaya girip doktorluğuma devam etmek istedim. Çünkü benim için asıl amaç, nerede olduğum değil, doktorluk yapmak istediğimdi. Bu yüzden de atamaya girdim. Ben atamaya girdiğimde de genel kuradan Şırnak çıktı. Aslında Chicago’da ev bakarken bir baktım ki kendimi Şırnak’ta buldum." Şırnak’a geldiği için değil, Chicago’ya gidemediğim için ağladığını kaydeden Dr. Elagöz, "Ama buraya geldikten sonra her şey değişti. Buraya gelirken bir video çekmiştim. Biraz böyle hafif ağladığım bir videoydu. İnsanları bilmeden yanlışlıkla gücendirmişim galiba. Şırnak’a geliyorum diye ağladığımı düşündüler ama aslında Chicago’ya gidemediğim için ağlıyordum. Uludere ilçesinin Ortabağ köyüne görevlendirildim. Burada şunu fark ettim ki, onların sıcaklığı, her gün benim için çok basit bir bilgiyi söylediğimde bile, basit bir bilgi derken şöyle söyleyeyim, benim için tıp fakültesinde gündelik hayatta öğrendiğim bir bilgiyi söylerken buradaki insanlar için onun çok büyük bir hizmet, çok büyük bir nimet ve bunu gözlerindeki karşılığı, dualarındaki karşılığı benim için gerçekten paha biçilemez. Benim için en önemlisi buydu. Burada bulduğum sıcaklık aslında bana her şeyin bir sebebi olduğunu da hatırlattı. Buradaki inziva, buradaki sakinlik ile huzurlu hissediyorum" diye konuştu. Bölge halkının doktorlara duyduğu saygıyı başka hiçbir yerde görmediğini belirten Dr. Elagöz, "Burada bir güven var, burada bir mutluluk var, huzur var bunu hissettiriyorlar bana. İlk gelirken bu bilinmezliğin verdiği ister istemez bir korku vardı. Eminim ki, sadece doktor olarak ben değil, gelen tüm memurlarda oluyordur. Buralı olmayıp burayı bilmeyen insanlar, geldikleri zaman bu korkuyu emin ki yaşıyorlardır. Ama en rahat görebilecekleri örneklerden biri benim. Ben Sivas’ta doğdum ve Sivas’ın doğusuna daha önce hiç geçmedim. Daha önce hiçbir köyde yaşamamıştım. İlk defa bunları yaşıyorum. Ama buradaki yaşadığım her gün hem bana bir şey öğretiyor, hem de gerçekten de dualarla beraber maneviyatın ve huzurumu yükseltiyor. Bu, bana çok iyi geliyor" şeklinde konuştu. "Amerika’da uzmana ulaşmak çok çok zor. Türkiye’de uzmana ulaşmak gerçekten çok kolay" Sağlık açısından Chicago ile Ortabağ arasında benzer sorunların olduğunu mukayese eden Dr. Elagöz, "Chicago çok büyük bir şehir, Ortabağ bir köy. Ama sağlık olarak karşılaştırırsak şu şekilde söylerim. Karşılaştığımız problemler aslında ortak. Bir doktorun karşılaşabileceği problemler, en büyüğü dil. Amerika’dayken ne kadar İngilizceyi iyi konuşsam da ana dilim değil. Biliyorsunuz çok uluslu ülke Amerika. İspanyolca konuşan oluyor, İngilizce bilmeyen oluyor. Orada arada çevirici bir sistemden yardım alıyordum. Burada da hastalar Kürtçe konuşuyorlar ve ben de Kürtçe bilmiyorum. Arada da çeviri yapmak için bizim burada ki arkadaşlarımız yardımcı oluyorlar. Ortak problemler dil problemi, birincisi bunların. Bir diğeri Amerika’da uzmana ulaşmak çok çok zor. Türkiye’de uzmana ulaşmak gerçekten çok kolay hastalarımız için. Amerika’da bu çok zor. Uzmana ulaşmak için bir sürü prosedürden geçmeniz gerekiyor. Bizim de köyümüzde uzmana ulaşmamız zor. Çünkü köyümüzde uzmanımız yok. O yüzden benzer problemler var aslında. Chicago büyük bir şehir. Ama biraz yalnız hissettiren bir şehir. Burada yolda yürürken, selam vermeden geçtiğim bir insan olmuyor. O yüzden burada kurduğumuz bağların derinliği gerçekten farklı bir seviyede. Chicago’da bunu bulamazdım. Önümüzde ki hafta Ramazan ayı başlıyor ve ben burada eminim çok güzel iftar sofraları olacak. Babama geçen gün telefonla konuşurken söyledim. Eski Ramazanları arıyorsan mutlaka seni Uludere’ye bekliyorum. Çünkü, çevreniz küçük ama çok sağlam ve çok derin bir çevre. Birbirinizden başka kimse yok ve onu hissediyorsunuz" ifadelerini kullandı. Ortabağ köyünde yaşayan 74 yaşındaki Sıddık Uslu, "Hocamız başımızın tacıdır. Hoş geldi, sefalar getirdi. Allah, bize gönderdi. Benim 4 tane kızım var. Bu birinci kızımdır. Çok çok teşekkürler ediyorum" dedi. Köy Muhtarı Suvar Kara da, uzun süredir sağlık personeli eksikliği yaşandığını belirterek, "Birkaç senedir Sağlık Ocağı var. Doktorumuz, hemşiremiz olmadığı için ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Allah, devletimizden razı olsun, köyümüze hem doktor, hem hemşire, hem ebe ataması yapmıştır. Devletimiz bu yönden çok güzel bir adım attı. Yeni atanan doktorumuz Seher hanım, bütün hastalarımızla birebir ilgileniyor. Doktorumuzdan son derece memnunuz. Köyümüze de yeni doktorumuz hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder