Son Dakika
|
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Fenerbahçe, Tedesco ile devam kararı aldı
İran’da ABD’ye ait İHA’nın düşürüldüğü anların görüntüleri ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "ABD, İsrail için herkesi feda eder"
Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile bir araya geldi
Galatasaray’da Divan Kurulu Başkanlığına Aykutalp Derkan seçildi
ABD ordusu: "İran’ın Hark Adası’nda 90 askeri hedefi imha edildi"
SAĞLIK
Bayburt’ta sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:39:28
14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Bayburt’ta sağlık çalışanları ziyaret edilerek, günleri kutlandı. Bayburt Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen ziyarette, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim, Başhekim Dr. Murat Canpolat ve hastane yönetimi, hekimler ile sağlık çalışanlarına karanfil verdi. Gece gündüz demeden vatandaşlara sağlık hizmeti sunan hekimler ve sağlık çalışanlarıyla bir süre sohbet eden Sivlim ile Canpolat, görev başındaki personele çalışmalarında kolaylıklar diledi. Sağlık çalışanları da ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:32
Samsun’da sağlık çalışanları Tıp Bayramı’nı kutladı ardından iftarda buluştu
SAMSUN (İHA) – Samsun’da FBM Tıp Merkezi çalışanları, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen programda bir araya geldi. Program kapsamında önce sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlandı, ardından iftar programı düzenlendi. Atakum ilçesinde bir otelde düzenlenen programda sağlık çalışanları bir araya geldi. Tıp Bayramı’nın kutlandığı programda konuşmaların ardından iftar programı gerçekleştirildi. Programda konuşan Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, sağlık çalışanlarının fedakâr bir mesleği icra ettiğini belirterek,"14 Mart biz doktorlar için çok anlamlı bir gündür. Aynı zamanda çok önemli bir mesleği icra eden sağlık çalışanları için de önemli bir gündür. Tüm doktorların ve sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Kurum olarak 21. yılımızı yaşıyoruz. 21 yıldır Tıp Bayramı’nı kurum olarak kutluyoruz. Bu mesleği değerli bir şekilde insanların hizmetine sunmaya çalıştık. İnsan hayatına dokunan tüm sağlık çalışanlarımız büyük bir özveriyle görev yapıyor. Bu anlamlı günde tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı’nı kutluyorum" dedi. Program, çalışanların birlikte iftar yapmasının ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hastanelerimiz, sağlık sistemimiz, modern bir alt yapıya sahiptir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hastanelerimiz, sağlık sistemimiz, modern bir alt yapıya sahiptir.
14 Mart 2026 Cumartesi - 19:05
Hastane çalışanları iftar sofrasında buluştu
Kahramanmaraş’ta Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanları, iftar programında bir araya geldi. Hastane yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda doktorlar, hemşireler, sağlık personeli ve idari çalışanlar aynı sofrada buluşarak oruçlarını birlikte açtı. Programa hastanenin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler de katıldı. Programda konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Emir Sular, 15 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe hizmet veren bir kurum olarak insan hayatına dokunmanın büyük bir sorumluluk ve onur olduğunu söyledi. Sağlık hizmetlerinin yalnızca bir meslek olmadığını, aynı zamanda özveri, sabır ve gönül isteyen kutsal bir görev olduğunu belirten Sular, "Doktorlarımızdan hemşirelerimize, sağlık personelimizden idari kadrolarımıza kadar herkesin katkısı kurumumuzun bugünlere gelmesinde büyük rol oynamıştır. Farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor olsak da sağlık alanındaki hizmetlerimizin yeri her zaman ayrıdır. Çünkü yaptığımız her işin merkezinde insan vardır. Bu mübarek Ramazan akşamında aynı sofrayı paylaşmak birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendiren çok kıymetli bir vesiledir" dedi. Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sular ise Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek programa katılan çalışanlara teşekkür etti. Sular, "Depremden bu yana üç yıl geçti. Bu vesileyle deprem şehitlerimize ve hastanemizden depremde hayatını kaybeden 12 çalışma arkadaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Rabbim bu tür afetleri bir daha yaşatmasın. Ayrıca tüm hekimlerimizin ve sağlık camiamızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Yaklaşan bayramın da tüm çalışanlarımız ve aileleri için sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Program, sağlık çalışanlarının sohbet ederek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşmasıyla sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
13 Mart 2026 Cuma- 16:10
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
3
13 Mart 2026 Cuma- 17:06
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Maalesef İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik, Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik"
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 09:36
Damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu: "Hayırlı damat’ diyorlar"
5
13 Mart 2026 Cuma- 14:12
Çocukluk döneminde geçirilen suçiçeği, yıllar sonra zayıf bağışıklık ve stres dönemlerinde yeniden ortaya çıkıyor
26 Aralık 2025 Cuma - 14:10
Yıldırım’da çocuk sağlığı masaya yatırıldı
Yıldırım belediyesi, çocuklardaki konuşma bozukluklarına yönelik uzmanlar ve velilerin katılımı ile bilinçlendirme çalışması gerçekleştirdi. Yıldırım Belediyesi, pandemi süreciyle birlikte çocuklarda artış gösteren konuşma bozuklukları ve bu durumun psiko-sosyal etkilerine dikkat çekmek amacıyla farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirilen çalışma kapsamında, velilere ve alanda görev yapan uzmanlara yönelik bilgilendirici bir seminer düzenlendi. Online olarak düzenlenen seminerde konuşan Psikolojik Danışman ve Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı Öznur Kuş, pandemi sonrası dönemde konuşma bozukluğu şikayetlerinde bir artış yaşandığını ifade ederek, erken farkındalık ve doğru yönlendirmenin çocukların gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. ‘Çalışmalarımız sürecek’ Sosyolog ve Aile Danışmanı Hüseyin Pehlivan ise konuşma bozukluklarının yalnızca dil gelişimiyle sınırlı kalmadığını, çocuklarda özgüven eksikliği, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve iletişim kurmada zorlanma gibi psiko-sosyal etkiler oluşturabildiğini dile getirdi. Pehlivan, ailelerin bu süreci mutlaka uzman desteğiyle yürütmesi gerektiğine dikkat çekti. Semineri değerlendiren Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, çocukların sağlıklı gelişiminin güçlü bir toplumun temelini oluşturduğunu vurgulayarak, "Pandemiyle birlikte artan teknoloji kullanımı ve azalan yüz yüze iletişim, çocuklarımızın dil ve sosyal gelişimini doğrudan etkiledi. Bu tür çalışmalarla aileleri bilinçlendirmeyi, uzmanlarla velileri bir araya getirerek sürece katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi.
26 Aralık 2025 Cuma - 14:06
Soma Devlet Hastanesi’nde kadın sağlığında bir ilk
Manisa’nın Soma Devlet Hastanesinde ilk kez rahim ve mesane sarkmalarının tedavisinde altın standart olarak kabul edilen Laparoskopik Sakrokolpopeksi ameliyatı, başarıyla gerçekleştirildi. Soma Devlet Hastanesi, kadın sağlığı alanında önemli bir ilke imza attı. Günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen rahim ve mesane sarkmalarının tedavisinde altın standart olarak kabul edilen Laparoskopik Sakrokolpopeksi ameliyatı, hastanede ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. İleri cerrahi deneyim gerektiren yöntem sayesinde Somalı kadınlar, büyük şehirlere gitmeye gerek kalmadan modern ve etkili bir tedaviye kendi ilçelerinde ulaşma imkanı buldu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Emir Gürbüz, rahim ve mesane sarkmalarının özellikle doğumlar sonrası ya da yaşın ilerlemesiyle görülebildiğini belirterek, bu durumun vajinada dolgunluk hissi, kasık ve bel ağrısı ile idrar kaçırma gibi şikayetlere yol açtığını ve kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Op. Dr. Gürbüz, kapalı yöntemle yapılan Laparoskopik Sakrokolpopeksi ameliyatında sarkan organların küçük kesilerle özel destek materyalleri yardımıyla yeniden anatomik yerine sabitlendiğini belirterek, "Bu yöntem sayesinde hastalar daha az ağrı yaşıyor ve günlük yaşamlarına çok daha kısa sürede dönebiliyor" dedi. Türkiye’de yalnızca sayılı merkezlerde uygulanan ileri düzey cerrahi tekniğin Soma’da yapılabiliyor olmasının bölge için büyük bir kazanım olduğuna dikkat çeken Gürbüz, yurtiçinde aldığı temel eğitimin yanı sıra ABD’de Yale Üniversitesi’nde ürojinekoloji alanında ileri cerrahi eğitimler aldığını, edindiği deneyimi bir kamu hastanesinde uygulamaktan gurur duyduğunu dile getirdi. Soma Devlet Hastanesi Başhekimi Gökhan Kıvanç Yaşar ise hastanede ilk kez gerçekleştirilen bu ameliyatın Soma sağlık hizmetleri açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, "Vatandaşlarımızın ileri tedaviler için başka illere gitmesine gerek kalmadan, kendi hastanelerinde nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi en büyük hedefimiz. Bu başarıda emeği geçen hekimlerimizi ve tüm sağlık çalışanlarımızı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 13:40
Uzm Dr. Elmas, gribal enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı konusunda uyardı
Dahiliye Uzmanı Dr. Hasan Elmas, "Kış dönemiyle birlikte gribal ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış oluyor. Yüzde 90 virüs kaynaklı olacağı için verilen antibiyotiklerin hiçbir faydası olamamakla beraber ilerleyen dönemlerde kapılacak enfeksiyonlara karşı olan direnci etkiler. Hastanın yatışını artırması da muhtemeldir" dedi. Bingöl Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Hasan Elmas, kış aylarının gelmesi ve havaların soğumasıyla birlikte artış gösteren gribal enfeksiyonlar hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Hasan Elmas, "Son gelinen aylarda kış dönemiyle birlikte gribal ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış oluyor. Öncelikle kış ayları ve soğuk havalarda birlikte salgın oluyor. Bu tarz viral enfeksiyonların kış aylarıyla beraber salgın yapmaları daha kolaylaşıyor. Bu enfeksiyonlar yüzde 90 virüs kaynaklı enfeksiyonlardır. Virüs kaynaklı enfeksiyonlar olduğu için genelde 1 hafta 10 gün içerisinde düzelirler. 1 haftadan uzun süren enfeksiyonlar, semptomlar, geçmeyen ateş, balgam ve öksürük gibi semptomları gördüğümüzde bakteriyel olma ihtimalini göz önünde bulundururuz. Virüs kaynaklı enfeksiyonlarda genel olarak antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Kullanılan antibiyotikler daha sonraki enfeksiyonlara da direnç geliştirebileceğinden hastane yatışını artırma riski mevcuttur. Bu yüzden bu hastalıklarda genel seyir daha çok kendimizi koruma ve semptomları azaltmak adına ağrı kesici ve benzeri ilaçları kullanarak semptomları biraz azaltmak ve hastalığın seyrini hafifletmektir" diye konuştu. Elmas, "Bu tür viral enfeksiyonlar, kapalı ortamlarda yayılma ihtimalleri daha yüksektir. O yüzden kapalı ortamlarda hasta insanlarla beraber bulunmamak önemlidir. Bu hastalığın belirtilerini yaşayan insanların öncelikle maske takmaları, toplumun içe içe olduğu yerler veya kapalı ortamlara girmemeye çalışmaları önemlidir. Gereksiz antibiyotik kullanımız bu dönemlerde çok fazladır. Şuan verilen antibiyotiğin hiçbir yararı genelde yoktur. Yüzde 90 virüs kaynaklı olacağı için verilen antibiyotiklerin hiçbir faydası olamamakla beraber ilerleyen dönemlerde kapılacak enfeksiyonlara karşı olan direnci etkiler. Hastanın yatışını artırması da muhtemeldir" şeklinde konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:52
Batman’da 13 yaşındaki çocuk 52 gündür öksürük nöbeti yaşıyor
Batman’da 52 gündür devam eden şiddetli öksürük nöbetleri, 13 yaşındaki Muhammed Eyüp Arı’nın hayatını olumsuz etkiliyor. Aile, çocuklarının sağlığına kavuşması için yetkililerden yardım bekliyor. Batman’ın Gap Mahallesi’nde yaşayan 4 çocuk annesi Nesrin Arı’nın ikinci çocuğu olan Muhammed Eyüp Arı (13), 52 gün önce başlayan öksürük şikayeti nedeniyle birçok kez hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklere rağmen kesin bir teşhis konulamazken, rahatsızlığı her geçen gün artan Muhammed son olarak Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı. "Sağlığıma kavuşmak istiyorum" Yaşadığı zorlukları dile getiren Muhammed Eyüp Arı, "Durmadan öksürüyorum. Yatamıyorum, uyuyamıyorum. Sabaha kadar böyleyim. Yemek yiyemiyorum, kilom düştü. Okula gidemiyorum, arkadaşlarımı çok özledim. Sağlığıma geri kavuşmak istiyorum" dedi. Oğlunun yaşadığı sürecin kendilerini çaresiz bıraktığını belirten anne Nesrin Arı ise "Başta basit bir öksürük sandık. Evde bitki çayları ve ilaçlar verdik. Geçmeyince acile götürdük. Buhar verdiler, şurup yazdılar ama fayda etmedi. Gittikçe kötüleşti. Gece gündüz ne uyuyor ne de bizi uyutuyor. Sürekli öksürüp kusuyor. 52 gündür perişan durumdayız. Oğlumun eğitimi aksadı. Yetkililerden ricamız, daha donanımlı bir hastaneye sevk edilmesi" diye konuştu. Aile, çocuklarının bir an önce sağlığına kavuşması için yetkililerden destek bekliyor.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:35
Kışın korkusu: "Soğuk ısırması"
Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, soğuk ısırması olarak bilinen ’Frostbite’ hakkında verdiği bilgilerde uygulanan yanlış tedavinin ampütasyona kadar gidebileceğini söyleyerek, "Isıtılan organın yeniden soğuğa maruz bırakılmaması gerekiyor" dedi. Soğuk havalarda uzun süre kalındığında soğuk ısırması durumunun ortaya çıkabileceğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Tabi toplumda soğuk ısırması olarak bilinen esasta literatürde ’Frostbite’ olarak tanımlanmış rahatsızlık genelde sıfır derecenin altındaki havalara yoğun maruz kaldığında dokularda ve hücrelerde meydana gelen iskemik yani beslenme bozukluğuna bağlı meydana gelen tabloyu tanımlamak için kullanılan bir tanımdır. Özellikle yoğun soğuk havalara uzun süre maruz kalındığında, yahut yoğun alkol kullanımından sonra yine soğuk havalarda uzun süre kalındığında, işte askerler ve dağcılar gibi risk grupları var. Akral bölgeler dediğimiz yani burun, kulak, el ve ayak parmakları gibi bölgeler esasında soğuk ısırmasında en sık etkilenmesini beklediğimiz bölgelerdir. Genelde klinik muayenelerde biz gördüğümüz tabii ki bu etkilenen dokularda karıncalanma, uyuşma ve yer yer solukluk hissini hastalarımızda görmekteyiz. Bununla birlikte daha hafif frostbite yani soğuk ısırması vakalarında genelde derinin rengi daha beyaz gri iken daha uzun süreli soğuğa maruz kalma ve dokunun beslenmesinin bozulması ile birlikte deri renginin daha çok mavi-mor renge doğru değiştiğini beslenmenin bozulmasına paralel olarak bir sertlik dokuda hissediyoruz ve ileri vakalarda tabii bül dediğimiz bu sıvı oluşumları ve veziküller de ciltte görülebiliyor" dedi. Yücel, ısıtılan organın yeniden soğuğa maruz bırakılmasının ampütasyona kadar gidebileceğini söyleyerek, "En ileri vakalarda da en şiddetli vakalarda da sinirlerin etkilenmesine bağlı biz hissizlik etkilenen ekstremitelerde ve organlarda görmekteyiz. Tabi burada en önemli şey tedavide hastalarımızın şunlara dikkat etmesi lazım. Burada en yanlış yapılan şey hastanın etkilenen organını ısıttıktan sonra tekrardan eğer soğuk maruziyeti olacaksa bu en yapılmaması gereken şeydir. Yani etkilenen organın çok daha kötü yani amputasyona yani derinin kaybına kadar girebilecek komplikasyonlara sebebiyet verebilir. Dolayısıyla tedavide uygulamamız gereken en önemli şey önce soğuk maruziyetini hastalarımızdan hemen kesmek ve bununla birlikte 37-39 derece gibi sıcaklıklardaki suya etkilenen organı maruz bırakarak 20-30 dakika gibi ve sonradan tekrardan soğuğa maruz kalmayacak şekilde tedavi algoritmasını biz başlatıyoruz. Bununla birlikte herhangi bir etkilerini organı ısı kaynağına maruz bırakmak, işte ateşle ısıtmaya çalışmak, ovalamak bunlar yapmamamız gereken davranışlardandır. Bazı vakalarda ilaç tedavisi de kullanabiliyoruz. Daha ileri vakalarda mikro pıhtılar oluşup artık organların amputasyonuna yani kesilmesi ne kadar gidecek olan şiddetli vakalarda ise trombolitik ajanları biz tercih ediyoruz. Ne önlemler alabiliriz bunu da konuşmak gerekirse tabi ki sıkı giyinmek bazı anemik hastalarımız mesela bu açıdan biraz daha risk altındadır diyebiliriz. Oksijenin dokulara taşıdığı besin miktarı da bozulduğundan dolayı kat kat giyinmek belki bu tarz hastalarda biraz daha önleme yönelik konuşabiliriz. Bununla birlikte tabi termal çoraplar, eldiven ve bere kullanımı soğuk havalarda özellikle parmakları sürekli bu az önce bahsettiğimiz risk gruplarında sürekli hareket ettirmek, aşırı soğuğa maruz kalmamak da ne hastalarımıza önermemiz gereken tedbirler arasındadır diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:28
Sünnet, birçok hastalığın önüne geçiyor
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Levent Üstün, sünnetin hijyenin daha kolay sağlanmasına katkı sunduğunu, idrar yolu enfeksiyonu riskini azalttığını, penis kanserini önlediğini ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile serviks kanseri riskini düşürdüğünü belirtti. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Levent Üstün, sünnet hakkında bilgilendirmede bulundu. Hem 3-6 yaş hem de yeni doğan sünnetleriyle ilgili bilgiler veren Uzm. Dr. Üstün, "Sünnet, insanlık tarihinin en eski cerrahisi olmasının yanı sıra bugün en sık uygulanan pediatrik cerrahi işlemdir. Tıbbi nedenlerin dışında da potansiyel faydaları vardır. Hijyenin daha kolay sağlanması, idrar yolu enfeksiyonları riskini azaltması, penis kanserini önlemesi, cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve serviks kanseri riskinin azalması bunlar arasında sayılabilir. Sünnet, çocukta beden farkındalığı ve cinsel kimliğin geliştiği fallik dönem olarak adlandırılan 3-6 yaş aralığı dışında her yaşta yapılabilir. Son yıllarda yeni doğan sünnetine ilgi artmıştır. Ancak yeni doğan dönemi hem anne hem de bebek açısından bir adaptasyon sürecidir. Bebeğin özellikle ilk 40 gün enfeksiyonlara daha açık olduğu düşünülür. Sünnet derisi ve salgısının, idrar kontrolünün olmadığı yaşamın ilk birkaç yılı boyunca idrarın yakıcı etkilerinden koruyucu olduğu kabul edildiğinde, yeni doğan döneminde sünnet yapılması konusunda soru işaretleri oluşmaktadır. Özellikle yeni doğan döneminde ve bezli çocuklarda idrar amonyağı ve dışkı, nemli bezlerle olumsuz sonuçlara yol açabilir" dedi. Sünnetin hijyenik ortamlarda yapılması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Üstün, "Sünnet aileler tarafından basit bir işlem gibi algılansa da aslında çocuğun geleceğini etkileyen çok önemli bir cerrahi işlemdir. Rahat, telaşsız ve sağlık açısından güvenli hijyenik bir ortamda yapılmalıdır. Sünnet sonrası bakım da en az işlem kadar önemlidir. Ben pansumanı genellikle ilk gün ya da ertesi gün açmayı tercih ediyorum. Peniste ödem olması çocuğa rahatsızlık vermezken, yapışmış bir pansumanın açılması daha fazla acı verir ve çocuk psikolojik olarak etkilenebilir. Yaşa ve kullanım rahatlığına göre köpük bardak ya da sünnet külodu 3-7 gün kullanılabilir. İlk 72 saat banyo yapılmamalı, üçüncü günün sonunda 10’ar dakikalık köpüklü ılık suyla, sürtme ve tahriş olmadan banyolara başlanmalıdır. Doktorun verdiği krem ve merhemler düzenli kullanılmalı, bezli bebeklerde bez sık değiştirilmelidir. İlk günlerde dar kıyafetlerden kaçınılmalı, bez gevşek bağlanmalıdır. Sünnet sonrası çocuk acı duyacağını düşünerek idrarını tutabilir; bu durumda mesane üzerine ılık bez ve hafif masajla idrar yapması sağlanır. İlk gün ağrı olabilir, ağrı kesici şuruplar ve bebeklerde fitillerle kolayca kontrol altına alınabilir. Penise dışkı bulaşırsa, ıslak bezle temizlenemiyorsa tahriş etmeden ılık suyla temizlenmelidir. Okul çocukları bir hafta sonra okula başlayabilir. Yaz aylarında deniz ve havuz için kontaminasyon riski göz önünde bulundurularak 15-20 gün beklenmelidir" diye konuştu. Cerrahi işlemin ardından dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Üstün, "Hastalar genellikle sünnetten bir hafta sonra kontrol edilir. Ancak bu süre içinde durmayan kanama, artan kızarıklık, şişlik, akıntı, ateş veya idrar yapmada zorlanma olursa doktora başvurulmalıdır. Sünnet doğru zamanda, uygun koşullarda ve tıbbi standartlara uygun şekilde yapıldığında güvenli bir işlemdir. En önemli nokta çocuğun ağrı yaşamaması ve işlemin deneyimli ellerde yapılmasıdır" şeklinde konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:07
Muğla Tarım İl Müdürlüğü’nden yeni yıl öncesi gıda denetimi
Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, yaklaşan yılbaşı öncesinde halk sağlığının korunması amacıyla gıda denetimlerinin il genelinde artırıldığını açıkladı. Baydar, yıl boyunca aralıksız sürdürülen denetimlerin, yılbaşı döneminde artan gıda ve alkol tüketimi dikkate alınarak daha da yoğunlaştırıldığını belirtti. Muğla’nın 13 ilçesinde Aralık ayı boyunca gıda maddesi satan ve üreten işletmelerde aralıksız olarak denetim gerçekleştiren Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, denetimlerde, üretim tesislerinde başta hijyen olmak üzere halk sağlığını tehdit edebilecek etmenler üzerinde denetim gerçekleştirdi. Gıda maddesi satan işletmelerde ise gıda maddelerinin son tüketim tarihi başta olmak üzere sağlıklı gıda tüketimi için aranan şartlarnı yerine getirilip getirilmediğini denetledi. 13 ilçede 103 personelle sahadayız Denetim çalışmalarına ilişkin bilgi veren İl Müdürü Baydar, Muğla genelinde 13 ilçede, 103 personel ile sahada olduklarını belirterek, "Yaklaşan yılbaşı nedeniyle gıda denetimlerimiz ülkemizde olduğu gibi ilimizde de yoğun bir şekilde devam etmekte. Hem son dönemlerdeki basında çıkan haberler, hem de halk sağlığını korumak amacıyla gıda denetimlerimizde aslında yıl boyu olduğu gibi özellikle bu yıl sonuna doğru artırmış ve yoğunlaşmış bulunmaktayız. Amacımız halk sağlığını korumak, insanlarımızın, Muğla’mızın gerek içki, alkolü tüketimle ilgili, gerekse diğer gıda tüketimleriyle ilgili onların sağlığını korumak amacıyla bütün ilçelerimizde, 13 ilçede, 103 personelimiz ile beraber bir ay boyunca, şu son bir ay boyunca özellikle yoğun bir denetim seferberliği yapmaktayız. Ve böylelikle de özellikle halk sağlığını korumak, gıda güvenliğini de oluşturmak için çalışmalarımız devam etmektedir" dedi.
26 Aralık 2025 Cuma - 11:52
Çanakkale’de 90 yaşındaki hasta Koroner By-Pass ameliyatıyla hayata tutundu
Çanakkale’de kalbindeki 4 büyük damarında yüzde 95’in üzerinde daralma nedeniyle hayati tehlikesi olduğu tespit edilen 90 yaşındaki hasta Koroner By-Pass ameliyatıyla hayata tutundu. Gelibolu ilçesinde yaşayan 90 yaşındaki Zuhal Arabacıbaşı evinde aniden rahatsızlanması üzerine Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hicran Yıldız Şimşek tarafından yapılan Koroner Anjiyografi sonucunda hastanın kalbindeki 4 damarının yüzde 95’in üzerinde daraldığı ve tıkanmak üzere olduğu tespit edildi. Koroner By-Pass ameliyatı kararı alınan hastaya Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları Dr. Engin Gürcü ve Dr. Buğra Destan tarafından By-Pass ameliyatı yapıldı. Son derece başarılı geçen ameliyatın ardından hızla iyileşmeye başladı. Sağlığına kavuşan hasta hayata yeniden dönerek ameliyattan 6 gün sonra taburcu edildi. Yaşlı hastalarda Koroner By-Pass ameliyatında komplikasyon görülme oranının daha yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Engin Gürcü, "Felç, böbrek ve solunum yetmezliği gibi komplikasyonların yanı sıra yaraların geç iyileştiği durumlarla da karşılaşılabiliyoruz. Yaşlı hastalarda kalp damarları dışındaki damarlarda mesela beyni besleyen damarlarda kireçlenmeler, kolesterol plaklarının birikmesi gibi durumlar biraz daha fazla oluyor. O nedenle ameliyat sonrası komplikasyon risklerinin artabilme ihtimali var ama bu hiçbir zaman ameliyata engel değil. Çünkü ameliyat öncesi detaylı bir tarama yaparak risk durumuna bakıyoruz. Özellikle beyine giden damarları gözden geçiriyoruz. Gerekirse daha ileri tetkikler yaparak ameliyat sonrası oluşabilecek riskler varsa onları saptıyoruz. Ardından da hastayla ve yakınlarıyla durumu değerlendirerek bir karar veriyoruz. 90 yaşındaki hastamızda yapılan kontroller sonrası ameliyat için uygun olduğunu belirledik ve kendisinin onayı ile operasyon kararı verdik. Birçok hastanenin risk olarak gördüğü ve kabul etmediği bu ameliyatı yaklaşık üç saatte, dört damara bypass uygulayarak tamamladık. Ameliyat sonrası iki gün yoğun bakım ünitesinde kalan ve hiçbir komplikasyon gelişmeyen hastamızı taburcu etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. Hastaya geçmiş olsun dileklerini ileten Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hasan Keser ise "KVC ekibimizde şu an 6 Kalp Damar Cerrahisi Uzmanımız mevcut. Başarılı ekibimizle her yıl 300’ün üzerinde kalp ameliyatı yapılmaktadır. Çalışmalarımızı her zaman bir üst seviyeye taşıyarak halkımıza kaliteli hizmet vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 11:43
Simav’da ticari yumurtacı tavukçuluk işletmesinde ilk resmi denetim
Kütahya’nın Simav ilçesinde faaliyetine yeni başlayan ticari yumurtacı tavukçuluk işletmesinde, üretim sürecinin önemli aşamalarından biri olan ilk resmi denetim gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı resmi veteriner hekimler tarafından yapılan denetimde işletme, mevzuat çerçevesinde kapsamlı şekilde incelendi. Simav ilçesinin hayvancılık envanterine değer katan bir yatırım olarak değerlendirilen işletmede, biyogüvenlik tedbirleri, hayvan refahı, hijyen şartları, yumurta kalitesi, kayıt ve izlenebilirlik sistemleri ile mevzuata uygunluk başlıkları altında yerinde kontroller yapıldı. Yetkililer, yapılan denetimlerin hem tüketici sağlığının korunması hem de sürdürülebilir ve güvenli hayvansal üretimin sağlanması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, benzer denetimlerin periyodik olarak devam edeceğini ifade etti.
26 Aralık 2025 Cuma - 11:43
Yarımada genelinde sağlık desteği
Bodrum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren Sağlık Hizmetleri Bürosu, yarımada genelinde hasta, engelli, tekerlekli sandalye ve yatağa bağımlı vatandaşlara sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. İlçe genelinde faaliyet gösteren Sağlık Hizmetleri Bürosu, Ortakent Mahallesi’nde bulunan merkezinde reçeteli enjeksiyon uygulamaları, yara ve yanık pansumanları, tansiyon, şeker, ateş ve solunum takibi gibi rutin kontroller ile çeşitli tıbbi uygulamalar gerçekleştiriyor. Geniş yelpazede hizmet Merkez bünyesinde bulunan 2 ambulans, 2 engelli hasta nakil aracı ve 1 hasta nakil aracı ile; kendi imkanlarıyla hastaneye gidemeyen, tedavisi tamamlanarak evine dönmesi gereken ya da yatağa bağımlı, engelli ve tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyan vatandaşlara nakil ve transfer hizmeti sağlanıyor. Yapılan çalışmalar kapsamında, 2025 yılı içerisinde 620 ambulans ve bin 235 engelli hasta nakil aracı seferi gerçekleştirilerek hasta transferi sağlandı. Ayrıca, yıl boyunca 3 bin 850 hastaya tıbbi uygulama yapılırken, 420 sıhhi işletmede de hijyen denetimi gerçekleştirildi.
26 Aralık 2025 Cuma - 11:36
Uzmanı açıkladı: "Güneş kremi sadece yazın değil, kışın da kullanılmalı"
Doç. Dr. Mustafa Tosun, kış aylarında düşen sıcaklık ve artan rüzgarların cilt kuruluğu ve dermatolojik hastalıkları tetiklediğini belirtti. Tosun, cilt bariyerini güçlendiren doğru bakımın ve cildi beslemenin önemine vurgu yaparak, güneş kremlerinin sadece yaz aylarında değil kış aylarında da kullanılabileceğini söyledi. Soğuk havaların gelmesiyle birlikte cilt kuruluğu, çatlama ve dökülme gibi şikayetler de görülmeye başladı. Hava sıcaklıklarının düşmesi, nem oranının azalması ve rüzgarın sertleşmesi özellikle el, yüz ve bacak bölgelerinde cildin hassasiyetini artırıyor. Bu dönemde ciltteki doğal yağ dengesinin bozulması, cilt bariyerinin zayıflamasına ve dış etkenlere karşı savunmasız hale gelmesine neden oluyor. Bu noktada cilt bariyeri ise cildi alerjenler, kimyasal maddeler, mikroplar ve soğuk hava gibi dış tehditlerden koruyan en önemli savunma hattı olarak biliniyor. Bariyerin bozulması, yalnızca kurulukla sınırlı kalmayıp egzama, kaşıntı, kızarıklık ve ikincil enfeksiyonlara kadar ilerleyebiliyor. Özellikle ileri yaş grubunda cilt daha ince ve hassas olduğundan, kuruluğa bağlı reaksiyonlar ve bacaklarda ’skuam’ adı verilen kepeklenme, pullanma gibi bulgular daha sık görülüyor. Soğuk havada çalışanlarında ise ’soğuk yanığı’ olarak adlandırılan kulak, el ve parmak uçlarında kızarıklık, ağrı ve yanık benzeri cilt hasarlarıyla karşılaşılabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tosun, kış aylarında cilt sağlığını korumaya yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Tosun, soğuğa maruz kalan insanların tedavilerinde doktorların önerdiği kremleri kullanmaları gerektiğini söyleyerek, "Özellikle deri kanseri, kış döneminde artış göstermez. Deri kanserinde en büyük etken güneş ışınlarıdır. Yine de biriken dozlarda güneş maruziyeti olacağı için vatandaşların, hem yaz hem kışın güneş kremi kullanmaları gerekiyor" dedi. "Cilt bariyeri önemlidir" Kış aylarında nemlendirici krem önerdiklerini söyleyen Mustafa Tosun, "Özellikle kış aylarıyla beraber cildimizde kuruluk, çatlamalar gibi reaksiyonlar ortaya çıkmakta. Öyle olduğu için nasıl besleniyorsak derimizin de aynı dışarıdan beslenmesi gerekiyor. O yüzden de nemlendirici kremler özellikle kış aylarında daha da sık öneriyoruz. Özellikle yaşlı hastalarda cilt kuruluğu daha fazla gözüküyor. Yine soğuk havalarla beraber ciltte kurumalar artıyor, o yüzden mutlaka hastaların günde 2 defa nemlendirici krem kullanmasını özellikle öneriyoruz. Onları daha çok öneriyoruz. Ama önemli olan alerjinin olmaması iyi bilindik markalardan olması özellikle ve sık kullanmaları. Özellikle hastaların çok elini yıkamaları, çok antiseptik gibi özellikle sağlık çalışanlarında bunu çok görüyoruz. Bu şekilde daha çok maruz kalanlar hem alerjenlere hem soğuğa maruz kalanların daha sık bu nemlendirici kremleri kullanması özellikle önemlidir. Kuruduktan sonraki süreç egzama olur. Kuruluğa bağlı, hastanın cilt bariyeri bozulur. Cilt bariyerine bağlı hastanın sekonder enfeksiyon durumları ve egzama dediğimiz kaşınmaya bağlı sekonder ortaya çıkar. O yüzden cilt bariyeri önemlidir" dedi. "Soğuğa bağlı yanıklar oluşmakta" Güneş kreminin sadece yazın değil kışın da kullanılabileceğini belirten Tosun, "Cilt bariyeri içinde yapmamız gereken en önemli şey nemlendirici krem kullanmaktır. Sıvı sabun, deterjan ve antiseptik alerjenlerden uzak durulması hem de ellerin çok sık yıkanmaması gerekir. Özellikle belli oranlarda titizlik hastalığı gibi obsesif olmaması gerekiyor. Özellikle yaşlı hastalarda bunu daha çok görürüz. Bacaklarda deri dökülmeleri kuruluğa bağlı özellikle skuam dediğimiz kepeklenmeler sık görüyoruz. Bu durumlarda ana temamız nemlendirici kremler kullanmak. Bir de ürtiker ve kurdeşen gibi soğukla bazen tetikleyen hastalıklarımız var. Cildin egzaması, saç deri egzaması ve gül hastalığı gibi durumlar soğukla tetiklenebiliyor. O yüzden bu hastalıkları da tetikleyecek düşündüğümüz için ona yönelikte hastaların tedavi olması gerekiyor. Dışarıda çalışanlar, özellikle soğukta askerler gibi veya inşaat işçileri gibi soğuk yanıkları dediğimiz kulaklarda, ellerde, parmaklarda yanıklar oluşmakta. O yüzden bu bireylerin koruyucu kullanarak ve soğuktan daha az maruz kalarak yine bizim önerilerimiz doğrultusunda tedavilere uyarak dikkat etmeleri gerekiyor. Güneş kremini yazın değil kışın kullanmaları gerekiyor. Özellikle deri kanseri, kış döneminde artış göstermez. Daha çok deri kanserin de yazın artış olur. Yine de biriken dozlarda güneş maruziyeti olacağı için vatandaşların, hem yaz hem kışın güneş kremi kullanmaları gerekiyor" diye konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 11:18
KBB Uzmanı Dr. Başaran ANKA’da
Gaziantep Özel ANKA Hastanesi, hekim kadrosunu güçlendirerek bölge halkına nitelikli sağlık hizmeti sunmayı sürdürüyor. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları alanında deneyimli Op. Dr. Abdülkerim Başaran’ı hekim kadrosuna dahil etti. Uzman Op. Dr. Abdülkerim Başaran hasta kabulüne başladı. Burun estetiği, revizyon rinoplasti, burun kemik ve kıkırdak eğrilikleri, burun polipleri ile açık ve kapalı (endoskopik) kulak zarı ameliyatları alanlarında hizmet veren Op. Dr. Başaran, modern cerrahi yöntemlerle hastalarına tedavi sunuyor. Tıp eğitimini Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayan Op. Dr. Abdülkerim Başaran, uzmanlık eğitimini Gaziantep Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda aldı. Daha önce Şanlıurfa Viranşehir Devlet Hastanesi ve özel hastanelerde görev yapan Dr. Başaran, mesleki çalışmalarını Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nde sürdürecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder