Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump: "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü tamamen bizde"
Fenerbahçe’den derbinin hakem ataması ile ilgili açıklama
Milli Eğitim Bakanlığı’nda 23 Nisan’da anlamlı devir teslim
İsrail'in Lübnan'a saldırısında 1 gazeteci hayatını kaybetti
TBMM’de 23 Nisan dolayısıyla tören düzenlendi
Bakan Tekin, öğrencilerle Anıtkabir’i ziyaret etti
Pentagon: "ABD Donanma Sekreteri Phelan görevinden ayrıldı"
SAĞLIK
Ünlüler minik kalplere dokundu
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:33:29
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi gören çocuklar umut ve neşe dolu anlar yaşadı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Prof. Dr. Reyhan Dedeoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, çok sayıda ünlü isim minik hastalarla bir araya geldi. Hastane odalarını tek tek ziyaret eden ünlüler, çocuklara hediyeler dağıtarak onlarla sohbet etti, gün boyunca vakit geçirerek bayram sevincini paylaştı. Gülsim Ali, Demet Işıl, Aslı Turanlı, Ceren Benderlioğlu, Kaan Turgut, Büşra Develi, Görkem Sevindik, Mehmet Özdemir, Gökhan Keskin, Selda Topal, Buçe Buse Kahraman, Didem Balçin, Eylül Tumbar, Feyza Civelek, Nilay Erdönmez, Yunus Emre Yıldırımer, milli basketbolcular Elif Bayram, Gökşen Fitik ve Sehernaz Cidal’ın katıldığı etkinlikte, çocuklar unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim eden Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Böylesine anlamlı ve umut dolu bir bayramı ziyaretlerinizle taçlandırdığınız, çocuklarımızın yüzünde bir tebessüm olduğunuz için sizlere minnettarız" ifadelerini kullandı. Demet Işıl, çocuklar için hastaneye onlarca balon getirdi. Işıl, çocuklarla birlikte balonları gökyüzüne bıraktı. Kanseri atlatan Işıl, tüm çocuklarla tek tek ilgilendi. Işıl, "Eşim ve ben bu hastanede doğduk. Böyle bir organizasyonda olduğumuz için çok mutluyuz. Son dönemde çocukların çocukluğunu yaşamalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Balonlar uçuruldu, umutlar gökyüzüne bırakıldı" diye konuştu. Hastalık atlatan Işıl, "5-6 yıl önce kanser hastalığıyla mücadele ettim. O dönemde iyileşmek için verdiğim sözleri tutmaya devam ediyorum" dedi. Aslı Turanlı, "Ailesine önem veren ve çocukları seven milletiz. Bizim için çocuklar çok önemli. Onlara güven vermek çok önemli... Size güven duyan bir çocuk, mutlu oluyor. Mutlu çocuk mutlu gelecek demek. Bizde elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Anlamlı bir günde buradayız. Burada olduğum için çok mutluyum. Çocukları çok seviyorum. Olabildiğince onların yanında olmaya çalışıyorum" dedi. Turanlı, çocuklar ile tek tek ilgilenecek onlara kitap hediye etti. Etkinliğe annesiyle katılan Gülsim Ali, "Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Dün galadaydım ama bugün burada çocukların yanında olmak istedim. Onların yanında olmak ve gülümsetmek çok önemli. Annem de gelmek istedi" dedi. Nilay Erdönmez, "Çocukluğumu hatırladım. Herkese Allah şifa versin. Bütün çocuklar çocukluğunu çok güzel yaşasın. 23 Nisan’da mevsimleri temsil ettiğimiz tören vardı. Ben sarı ile sonbaharı temsil ediyordum. Çocukları çok severim" dedi. Çocukken etkinliklere katıldığını belirten oyuncu, "Bayramlarda şiir okuyan, sunuculuk yapan ve sahneye çıkan çocuklardan biriydim" diye konuştu. ’Yeraltı’ dizisi için Erdönmez, "Çok mutluyum. Güzel bir ekip. Diziyle ilgili bolca soru soruyor seyirci. Seyircinin güzel tepkisi güzel" açıklamasını yaptı. Oyuncu, "Güçlü rakipler vardı, sezon ortası gibi yayına girdiniz. Boşluğu iyi doldurdunuz" sözlerine, "Boşluk varmış ki doldurduk" ifadelerini kullandı. Ceren Benderlioğlu, "Çocuk diyince bende akan sular duruyor. Bizim geleceğimiz onlar. Burada olmak benim için zor. Yeğenimle ilgili en son buradayım. Biraz duygusalım. Buradaki çocukların mutlu olması ve sağlıklarına kavuşmasından başka hiçbir dileğim yok. Çocukken statta gösteri yapardık. Aylarca çalışıp Fenerbahçe stadının çimlerinde herkese gösteri sunardık. Keyifle yaptım" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:05
Nazilli’de "Gebe Okulu" ile anne adaylarına kapsamlı eğitim
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Gebe Okulu kapsamında anne adaylarına gebelikten doğum sonrasına kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik eğitim çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, konforlu ve bilinçli geçirmelerini amaçlayan program kapsamında, gebeliğin oluşumu ve bebeğin anne karnındaki gelişim süreci detaylı şekilde anlatılıyor. Eğitimlerde ayrıca gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri, bağışıklama süreci ve rutin tetkikler hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Uzman ekip tarafından verilen eğitimlerde, gebelik sürecinde anne adayının bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimlerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları da ele alınıyor. Kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, uyku düzeni ve diğer yaşam aktiviteleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılırken, gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve çözüm önerileri de aktarılıyor. Program kapsamında anne adaylarına, gebelikte tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar anlatılırken, doğum eyleminin evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek açısından faydaları da detaylandırılıyor. Eğitimlerde ayrıca lohusalık süreci, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri de yer alıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde ise doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında anne adaylarına pratik bilgiler sunuluyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yaptığı açıklamada tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederek sağlıklı nesillerin yetişmesi için bilinçli gebelik sürecinin önemine dikkat çekti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi’nde farkındalık standı kuruldu. Stantta vatandaşlara, kullanılmayan ilaçların doğru şekilde imha edilmesinin önemi anlatıldı. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinde, lavaboya dökülen ya da çöpe atılan ilaçların su kaynaklarını kirlettiği, toprağa zarar verdiği aktarıldı. Eczane Hizmetleri Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanarak stantta dağıtılan broşürlerde, atık ilaçların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine, ’Yanlış imha hem sağlığımızı hem de gezegenimizi tehdit ediyor’ mesajına yer verildi. Etkinlikte vatandaşlara ayrıca, ’Atık ilaç çöp değildir’ yazılı kalemler ile haftalık ilaç saklama kutuları hediye edildi. Öğrenciler, toplum sağlığının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından atık ilaçların doğru şekilde toplanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, benzer sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen günlerde de devam edeceğini ifade etti. Etkinlik ile hem çevre bilincinin artırılması hem de ilaçların düzenli kullanımına dikkat çekilmesi amaçlandı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:54
Baharla birlikte gelen polen mevsimi kabusunuz olmasın
Bahar aylarıyla birlikte en sık gözlenen rahatsızlıkların başında polenlerin gözle görülemese de sinüzitten nefes darlığına kadar pek çok sağlık sorununa yol açabildiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, korunma yolları hakkında bilgi verdi. Polen alerjisinin mevsimine girildiğini söyleyen Medicana Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, "Bahar aylarında polenler ortaya çıkmaktadır. Polenler, alerjik kişilerde pek çok soruna neden olmaktadır. Bunların arasında burun akıntısı, kaşıntısı, gözlerde kaşıntı, sulanma, hapşırma, sinüzit, nefes darlığı bulunmaktadır. Bu mevsimde polenlerden korunmak için bazı çözüm yolları bulunmaktadır" dedi. Uzm. Dr. Başak Burgazlıoğlu, polen alerjisi ile ilgili alınacak önlemleri şöyle sıraladı: "Polen alerjisi varsa hayatı kolaylaştırmak için bazı önlemler alınabilir. Polenler sabaha karşı 04.00-05.00 saatlerinde uçuşmaya başlar ve akşam 21.00-22.00’ye kadar etkili olmaya devam ederler. Sabah saatlerinde havada daha yoğundurlar ve etkileri ilerleyen saatlerle azalır. Mümkünse sabah erken saatlerde dışarı çıkılmamalı; mutlaka çıkmak gerekiyorsa maske takılmalı veya bir mendille ağız, burun kapatılmalı. Açık havada olabildiğince kısa kalınmalı ve doğadan, piknik alanlarından uzak durulmalı. Evler, sabah saatleri yerine akşam saatlerinde havalandırılmalı. Kalkar kalkmaz evi havalandırmak için balkon kapılarını ve pencereleri açmamak gerekir. Alerji yoğunsa ve dış ortama çıkılmadığı ve ilaçlar da düzenli kullanıldığı halde rağmen şikâyetler gerilemiyorsa kapalı ortamlardaki havayı polenlerden arındıracak filtreli havalandırma veya hava temizleme cihazı kullanılmalıdır." Ev ve araba klimalarının bakımdan geçirilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Başak Burgazlıoğlu, "Polen filtreleri mutlaka yılda bir defa temizletilmelidir. Gözlük kullanılıyorsa gözlükler düzenli olarak yıkanmalı. Çünkü gözlüğe yapışan her polen rahatsızlanmaya sebep olacaktır. Günlük kıyafetler, yatak odasında çıkartılmamalı. Çamaşırlar dış ortamda kurutulmamalıdır. Polenler çamaşırların üzerine yerleşebilir. Dışardan eve girildiğinde eller ve yüz mutlaka yıkanmalı. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir. Yine gözlerin yan taraflarını kapatan güneş gözlüklerinin faydası olabilir. Polen döneminde ilaç tedavisi ile istenilen sonuç alınamayan ve alerjileri cilt testleri ile doğrulanmış hastalarda aşı tedavisi olarak da bilinen immünoterapi uygulanabilir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 10:19
’Romatolojik hastalıklar, kas ve eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir’
2
22 Nisan 2026 Çarşamba- 16:11
Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor
3
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
4
22 Nisan 2026 Çarşamba- 09:53
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz"
5
22 Nisan 2026 Çarşamba- 15:43
Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk: Kumsal bebek şifa buldu
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:02
Kalp sağlığı için hayati uyarılar
12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ednan Bayram, kalp hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Bayram, kalp sağlığını korumanın temelinde düzenli egzersiz, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve rutin sağlık kontrollerinin yer aldığını belirtti. Özellikle hipertansiyon, ateroskleroz ve diyabet gibi hastalıkların yanı sıra hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm oranlarını artırdığına dikkat çekti. Kardiyoloji alanının sadece tedaviyle sınırlı olmadığını, koruyucu hekimliğin de büyük önem taşıdığını ifade eden Bayram, erken teşhis ve düzenli takibin yaşam süresini ve kalitesini artırdığını söyledi. Bireye özel risk yönetiminin önemine değinen Bayram, herkesin kendi sağlık durumuna uygun önlemler alması gerektiğini vurguladı. Toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Bayram, "Düzenli kontrollerinizi aksatmayın, sağlıklı beslenin ve aktif bir yaşam sürün. Kalp sağlığı konusunda bilinçlenmek hepimizin sorumluluğudur" dedi. Kalp sağlığının yaşam boyu korunması gerektiğini hatırlatan Bayram, "Kalbiniz size bir ömür hizmet eder, ona iyi bakmak sizin elinizde" sözleriyle uyarılarını tamamladı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:44
Zonguldak’ta Modern Ortodontik Tedavi Dönüşümü: BEUN Bölgeye Hizmet Sunuyor
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, tanıdan tedavi planlamasına uzanan süreçte güncel teknolojileri kullanarak ortodontik tedavi hizmetlerini sürdürüyor. Anabilim Dalı Kliniği’nde diş, çene ve yüz bozukluklarının ortodontik tedavileri, üç boyutlu değerlendirme imkanı sunan yapay zeka destekli ağız içi tarayıcılar sayesinde yüksek doğrulukla gerçekleştiriliyor. Klinikte sabit ve hareketli aygıtlarla ortodontik tedavilerin yanı sıra, üç boyutlu yazıcılar aracılığıyla bireye özgü ortodontik ağız içi aygıt tasarımları ve şeffaf hizalayıcı uygulamaları da yapılıyor. Bölgesel anlamda önemli bir ihtiyaca yanıt veren klinik, Zonguldak başta olmak üzere Bartın, Karabük, Kastamonu ve Düzce’yi kapsayan geniş bir coğrafyada ortodontik tedavi hizmeti sunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ortodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Orhan Çiçek, ortodontik tedavinin yalnızca dişlerin düzeltilmesiyle sınırlı olmadığını belirterek, ‘‘Ortodontik tedavi; çenelerin boyut ve konumuna yönelik iskeletsel bozuklukların da değerlendirilip tedavi edilebildiği kapsamlı bir süreçtir. Özellikle çocukluk döneminde yapılan erken müdahaleler, ileri yaşlardaki cerrahi gereksinimi azaltabilmektedir. Her ne kadar erken yaşta yapılan müdahaleler kalıcı sonuçlar açısından önemli olsa da, ortodontik tedaviler her yaş grubunda doğru klinik ve radyografik değerlendirme sonucunda uygulanabilmektedir.’’ dedi. Tedavi sürecine de değinen Dr. Çiçek, ortodontik tedavilerin genellikle 1 ile 2 yıl sürdüğünü, ancak bazı vakalarda daha uzun sürebileceğini ve tedavi sonrası sonuçların korunması için de pekiştirme aygıtlarını kullanmanın büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca tedavi süreci boyunca ağız hijyeninin iyi olması gerektiğini vurgulayarak; sert, yapışkan ve asitli gıdalardan uzak durulmasının tedavi başarısı açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Anabilim Dalı’nda hem uzmanlık eğitimi hem de ortodontik tedavi hizmetlerinin dijital teknolojilerle desteklenen çağdaş bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:22
Dikkat dağınıklığı için kullanılabilecek bitkisel ürünler
Eskişehir’de aktarlık yapan Metin Ağılönü, sınava çalışırken dikkat dağınıklığı yaşayan öğrencilere biberiye yağı, ginkgo biloba, ginseng ve propolis gibi bitkisel ürünleri tavsiye etti. Üniversite şehri Eskişehir’de akademik yaşamını sürdüren on binlerce öğrenci, vize tarihleri her yaklaştığında sınav telaşı yaşıyor. Öğrencilerin birçoğu sınava hazırlık sürecinde özellikle dikkat dağınıklığı problemleri yaşarken, aktar Metin Ağılönü, bazı bitkisel ürünlerin bu soruna çözüm olabileceğini söyledi. Ağılönü, derslere odaklanmakta güçlük çeken öğrencilere biberiye yağını önerdi. Biberiye yağının yakalara damlatılarak kullanıldığını belirten Ağılönü, ginkgo biloba, ginseng ve propolis gibi ürünlerin de tercih edilebileceğini dile getirdi. "Verilen ölçüler miktarında kullanılırsa bu ürünlerin faydası olur" Bahse konu bitkisel ürünlerin hem bağışıklığı hem de hafızayı kuvvetlendirdiğini ifade eden aktar Metin Ağılönü, "Biberiye yağını yakalarına damlatırlarsa, onun vermiş olduğu kokuyla kendilerini daha çok zinde hissederler. Bir damla burundan da alınabilir. Yakaya damlatılırsa leke bırakmaz çünkü bunlar uçucu yağlar. Ginkgo biloba bitkisini de bir tutam çay gibi demleyip içebilirler. Ginseng ve propolis ise, bunların hem kapsül hem de sıvı şeklinde olanları var. Sıvı olanları 3-4 damla suyun içerisine damlatıp içebilirler. Ancak verilen ölçüler miktarında kullanılırsa bu ürünlerin faydası olur" dedi. "Hastalığı olanlar mutlaka doktor tavsiyesi almalı" Bitkisel ürünleri fazla miktarda kullanmanın vücuda iyi gelmeyeceğini vurgulayan Ağılönü, şöyle devam etti: "Sınava çalışacak arkadaşlar bu belirtmiş olduğum bitkileri ve yağları düzenli bir şekilde ama muhakkak ara vererek kullansınlar, sürekli değil. Ayrıca, herhangi bir hastalığı bulunanlara doktor tavsiyesi olmadan böyle ürünleri kullanmalarını önermiyoruz."
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:17
Kahta Devlet Hastanesi’ne 3 yeni uzman doktor atandı
Adıyaman’ın Kahta Devlet Hastanesi’ne atanan 3 yeni uzman doktor göreve başladı. Hastanede Acil Tıp Uzmanı Dr. Muhammed Mert Can, Anestezi Uzmanı Dr. Fehamet Nazlı Deniz ve Anestezi Uzmanı Dr. Oğuzhan Deniz’in hasta kabulüne başladığı öğrenildi. Yeni atamalarla birlikte hastanenin sağlık hizmet kapasitesinin artırılması hedeflenirken, özellikle acil servis ve anestezi birimlerinde hizmet kalitesinin güçlendirilmesi bekleniyor. Yapılan yeni atamaların bölgedeki sağlık hizmetlerine olumlu katkı sağlayacağını ifade eden Kahta Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Akel, "Hastanemize yeni katılan uzman hekimlerimizle birlikte sağlık hizmetlerimizi daha da güçlendirmiş bulunuyoruz. Vatandaşlarımıza daha hızlı, etkin ve kaliteli sağlık hizmeti sunma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor. Yeni görevlerine başlayan hekimlerimize başarılar diliyorum" dedi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:13
Uzmanından uyarı: Risk faktörleri genç yaşlara indi
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, kalp ve damar hastalıklarında erken tanı ve düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını belirterek, "Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve yoğun stres, kalp hastalıklarının daha erken yaşlarda görülmesine neden oluyor" dedi. Kalp Haftası, her yıl 13-19 Nisan tarihleri arasında toplumda kalp ve damar hastalıklarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinliklerle anılıyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alan kalp hastalıkları çoğu zaman sessiz ilerliyor. Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, kalp hastalıklarının toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kalp ve damar hastalıkları tüm ölümlerin yaklaşık üçte birinden sorumlu. Sağlık Bakanlığı verileri de Türkiye’de benzer bir tabloyu ortaya koyuyor" dedi. "Sessiz ilerliyor, ilk belirti kalp krizi olabiliyor" Kalp hastalıklarının en tehlikeli yönünün belirti vermeden ilerlemesi olduğunu vurgulayan Durakoğlugil, "Birçok hasta uzun süre herhangi bir şikâyet yaşamadan hastalığı taşıyabilir. Bu nedenle bazı kişilerde ilk bulgu doğrudan kalp krizi olarak karşımıza çıkabiliyor" diye konuştu. "Risk faktörleri artık genç yaşlara indi" Son yıllarda kalp hastalıklarının yalnızca ileri yaş grubunun sorunu olmaktan çıktığını belirten Durakoğlugil, "Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve yoğun stres, kalp hastalıklarının daha erken yaşlarda görülmesine neden oluyor" ifadelerini kullandı. "Her kalp hastası aynı belirtiyi vermez" Hastalığın kişiden kişiye farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Durakoğlugil, "Bazı hastalar göğüste baskı hissi tarif ederken, bazıları yalnızca nefes darlığı ya da çabuk yorulma ile başvurabilir. Özellikle diyabet hastalarında belirtiler daha silik seyredebilir" dedi. Belirtilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini vurgulayan Durakoğlugil, şöyle devam etti: "Eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da çarpıntı gibi şikâyetler basit görülmemeli ve mutlaka değerlendirilmelidir. Kalp sağlığının korunmasında en önemli adım düzenli takip. Aile öyküsü olanlar, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliği bulunanlar düzenli olarak kardiyolojik değerlendirmeden geçmelidir." Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp sağlığında belirleyici rol oynadığını kaydeden Durakoğlugil, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekti. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirten Durakoğlugil, belirtiler ortaya çıkmadan önce önlem alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:12
"Kanser hastasının tedavide en çok ihtiyaç duyduğu şefkat"
DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden emekli olan Öğretim Elemanı Dr. Dilek Demirezen, bir kanser hastasının tedavi sürecinde en çok ihtiyaç duyduğu şeyin şefkat olduğunu söyledi. Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Kanser Ve" başlıklı konferans Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Ali Kayıkçı, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Atiye Erbaş, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Bekir Tunca, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Konferansta Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden emekli olan Öğretim Elemanı Dr. Dilek Demirezen bilgi ve deneyimlerini paylaştı. İnsanın hayat yolculuğunu bir araçla seyahat eden şoför olarak betimleyen Dr. Dilek Demirezen, aracı kullanan şoförün nasıl araç içerisindeki arıza uyarı ışıklarını her zaman kontrol ederek yol gidiyorsa; tıpkı insanlarında duygu durumunu gösteren uyarı ışıkları olduğunu ve bu uyarı ışıklarının farkında olarak yaşamını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. İnsanın duygu göstergesinde; öfke, üzüntü, kaygı, tiksinti ve neşe olduğunu paylaşan Demirezen, hayat yolculuğunda bir sorunla karşılaşıldığında bu duyguların zihni ele geçirmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi. "Hangi duygu durumunun içerisinde olduğunu anlarsan, o duygunun seni yönetmesini engellersin. Öfkenin farkında olursan öfkeyle hareket etmezsin" şeklinde konuşan Dilek Demirezen, hayat yolculuğunda kişiye eşlik eden çocukluk dönemi (iç çocuk), ergenlik dönemi, deneyimleri ve "Elalem ne der?" düşüncesi karşılaşılan sorunları, hastalıkları yönetmede etkili olduğunu katılımcılarla paylaştı. Bir kanser hastasının tedavi sürecinde en çok ihtiyaç duyduğu şeyin şefkat olduğunu vurgulayan Demirezen, "Kanser tedavisi gören bir kişiye; güçlü olmalısın, savaşmalısın, sen bunu yenersin gibi cümleler kurmanıza gerek yok. Onun yanında olmanız, ihtiyaçlarına yardımcı olmanız her şeyden daha etkili oluyor. En büyük moral da hastanın kendisi istemeden onun sorunlarını çözmek oluyor" dedi. Kanser hastasının tedavi sürecinde onkologların bu ekibin lideri olduğunu hatırlatan Demirezen, uzman olmayan kişilerin sözlerine dikkat edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Hastalık sürecinde yaşadıklarını "Ölemedim" adlı kitabında anlatan emekli Dilek Demirezen, etkinlik sonunda okurları için imza töreni de düzenledi. Konferans, plaket ve belge takdiminin ardından sona erdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09
Hakkari’de sağlıkta bir başarı hikâyesi
HAKKARİ (İHA) – Hakkari’nin Yüksekova Devlet Hastanesi’nde ileri düzey bir cerrahi işlem daha başarıyla uygulanarak önemli bir sağlık hizmetine imza atıldı. Yüksekova Devlet Hastanesi’nde burun septumunda oluşan perforasyon vakasına yönelik gerçekleştirilen ameliyat başarıyla tamamlandı. Ameliyat, Umut Can Musaoğlu ve Salih Parça tarafından endoskopik yöntemle, dışarıdan herhangi bir kesi yapılmadan gerçekleştirildi. Burun içinde kemik ve kıkırdaktan oluşan "septum" yapısının travma, geçirilmiş cerrahiler veya bazı ilaçlara bağlı olarak zarar görmesi sonucu ortaya çıkan septal perforasyon; kuruluk, kabuklanma ve nefes alırken ıslık sesi gibi şikâyetlere yol açabiliyor. İleri düzey bilgi ve teknik donanım gerektiren operasyonla hastanın şikâyetlerinin giderilmesinin hedeflendiği belirtildi. Hastane yönetimi, söz konusu ameliyatın ilçede başarıyla uygulanmasının önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:22
Uzmanından bahar aylarında artan polen alerjisine karşı uyarı
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren polen alerjisi hakkında uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Ecem Kadıköy, belirtilerin soğuk algınlığı ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Kadıköy, polen hassasiyeti olan kişilere polen yoğunluğunun arttığı sabah saatlerinde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaları tavsiyesinde bulundu. Medical Park İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Kadıköy, polen alerjisinin ağaç, çimen ve yabani otların polenlerine karşı vücudun aşırı tepki vermesi durumu olduğunu belirtti. Vücudun bu polenleri tehlikeli gibi algılayarak savunma mekanizması geliştirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Kadıköy, "En sık gördüğümüz durumlar hapşırma, burun akıntısı, gözde yaşarma ve kızarıklık gibi semptomlardır. Özellikle belli mevsimlerde bu şikayetleriniz sürüyorsa bu bir soğuk algınlığı olmayabilir. Polen alerjisinden şüphelenmek gerekebilir" dedi. Tedavi yöntemleri ve aşı uygulaması Polen alerjisinde uygulanan tedavi yöntemlerine değinen Uzm. Dr. Kadıköy, öncelikle antihistaminik olarak adlandırılan alerji ilaçlarından ve burun spreylerinden faydalandıklarını kaydetti. Hastalığın seyrine göre farklı tedaviler de uygulandığını aktaran Uzm. Dr. Kadıköy, "Bazı durumlarda spesifik alerjisi olan kişilerde ya da kontrol altına alamadığımız durumlarda immünoterapi dediğimiz, halk arasında alerji aşısı olarak geçen yöntemleri uygulayabilmekteyiz. Bu yöntem seçilmiş hasta gruplarında uygulanabilmektedir. Aynı zamanda yine kontrol altına alamadığımız durumlarda biyolojik ajan dediğimiz tedavi yöntemleri de uygulayabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Riskli dönemler ve korunma yolları Polen alerjisinin genellikle ilkbahar ve yaz başlangıcında görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Ecem Kadıköy, polenlerin mart ayı başında, yabani ot polenlerinin ise yaz başında ortaya çıktığını vurguladı. Hastaların şikayetlerinin bazı durumlarda daha uzun sürebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Kadıköy, "Polen yükünü daha çok sabah saatlerinde görüyoruz. O yüzden hastaların sabah saatlerinde dışarı çıkmalarını önermiyoruz. Bu durumu kuru ve rüzgarlı günlerde daha çok görmekteyiz. Polen alerjisi olan kişiler bu saatlerde dışarı çıkarsa, eve geldikten sonra mutlaka duş almalarını ve kıyafetlerini değiştirmelerini öneriyoruz. Hastalarımız ilaçlarını mutlaka düzenli olarak kullansınlar. Şikayetleri devam ediyorsa bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalarını, dışarı çıkarken de maske ve gözlük kullanmalarını öneriyoruz" şeklinde konuştu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:21
Manavgat Devlet Hastanesi, inme ile mücadelede Antalya’da birinci oldu
Manavgat Devlet Hastanesi, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede, inme vakalarına müdahale hızı ve başarı oranıyla tüm hastaneleri geride bırakarak il birincisi seçildi. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki hastanelerin katılımıyla düzenlenen İnme Değerlendirme Toplantısı’nda Manavgat Devlet Hastanesi büyük bir başarıya imza attı. Beyne pıhtı atması sonucu oluşan felç durumlarına karşı verilen mücadelede, 10 binde 26,5 oranıyla en hızlı ve en yüksek oranda müdahale eden hastane olan Manavgat Devlet Hastanesi, Antalya’nın zirvesine yerleşti. Rekor oranla gelen teşekkür İnme Komisyonu üyeleri ve Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan tarafından açıklanan verilere göre; Manavgat Devlet Hastanesi, özellikle ilk 4 saat içinde uygulanan ve hayati önem taşıyan trombolitik tedavi (pıhtı eritici ilaç ile damar açılması) başarısıyla örnek teşkil etti. Hastane yönetimi ve personeli, sergiledikleri üstün performans nedeniyle komisyon tarafından teşekkürle ödüllendirildi. "Zamanla yarışıyoruz, felci engelliyoruz" Elde edilen başarıya ilişkin açıklamalarda bulunan Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Deniz, inme tedavisinde hızın hayati önem taşıdığını vurguladı. Dr. Deniz, "Beyne pıhtı attığında, beyin dokusu oksijensiz kalarak işlevini yitirir ve bu durum vücutta kalıcı felçlere yol açar. Ancak ilk 4 buçuk saatlik altın dilimde uyguladığımız pıhtı eritici tedaviyle bu felç durumunu tamamen veya tamama yakın düzeltebiliyoruz. Burada en kritik nokta doğru teşhis ve sürattir" dedi. "Bu bir ekip ve hizmet aşkı başarısıdır" Başarıda emeği geçen tüm personele teşekkür eden Başhekim Deniz, "Birçok büyük hastanenin yer aldığı bu platformda, komisyonun; ‘Manavgat Devlet Hastanesi bu konuda sorunsuz çalışıyor, örnek teşkil ediyorlar’ diyerek bizleri onurlandırması en büyük gurur kaynağımızdır. Bu başarı; acil servis doktorlarımız, nöroloji uzmanlarımız ve koordinasyon birimimizin bir ekip ruhuyla, hizmet aşkıyla ve fedakarlıkla çalışmasının sonucudur. Tüm ekibime yürekten teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum" İfadelerini kullandı Manavgat Devlet Hastanesi, elde ettiği bu oranla sadece Antalya’da değil, bölge genelinde inme ile mücadelede en güvenilir merkezlerden biri olduğunu kanıtlamış oldu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:17
Aydın Şehir Hastanesi’nde görüntüleme ve tedavide son teknoloji dönemi başlıyor
Aydın Şehir Hastanesi’nde kurulan son teknoloji görüntüleme ve radyoterapi sistemleriyle, özellikle kanser tedavisinde daha hızlı, güvenli ve yüksek hassasiyetli hizmet dönemi başlıyor. Aydın Şehir Hastanesi’nde kemoterapi, nükleer tıp, PET/CT, MR ve radyasyon onkolojisi alanlarında son teknoloji cihazların devreye alınmasıyla birlikte, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın tanı ve tedavisinde yeni bir dönem başlıyor. Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul, hastaneye gerçekleştirdiği ziyarette hizmet vermeye başlayan üniteleri inceleyerek ileri teknolojiye sahip cihazlarla donatılan ünitelerde yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Kemoterapi Ünitesi’ni de gezen Şenkul, burada tedavi gören hastalar ve yakınlarıyla yakından ilgilenerek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ünitedeki hizmetlerin modern tıbbi donanım ile desteklendiğini vurgulayan Şenkul, hastalara sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesinin her geçen gün arttığını ifade etti. Radyasyon Onkolojisi Ünitesi’nde kurulu bulunan yeni nesil lineer hızlandırıcı (LINAC) tabanlı radyoterapi sistemlerini inceleyen Şenkul, ünitede yer alan 2 adet ileri teknoloji cihaz sayesinde kanser tedavisinin daha hızlı, güvenli ve yüksek hassasiyetle gerçekleştirilebildiğini belirtti. Kurulumu devam eden diğer tıbbi cihazlara ilişkin çalışmaların da kısa sürede tamamlanacağı bildirildi. Modern radyoterapi ve nükleer tıp altyapısının tamamen devreye alınmasıyla birlikte Aydın başta olmak üzere Ege Bölgesi’nden gelen hastalara daha hızlı, etkin ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasının hedeflendiği kaydedildi. Yapılan yatırımların bölge sağlık hizmetleri açısından önemli bir kazanım olduğu ifade edildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:16
Uzmanından bahar aylarında artan polen alerjisine karşı uyarı
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren polen alerjisi hakkında uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Ecem Kadıköy, belirtilerin soğuk algınlığı ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Kadıköy, polen hassasiyeti olan kişilere polen yoğunluğunun arttığı sabah saatlerinde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaları tavsiyesinde bulundu. Medical Park İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Kadıköy, polen alerjisinin ağaç, çimen ve yabani otların polenlerine karşı vücudun aşırı tepki vermesi durumu olduğunu belirtti. Vücudun bu polenleri tehlikeli gibi algılayarak savunma mekanizması geliştirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Kadıköy, "En sık gördüğümüz durumlar hapşırma, burun akıntısı, gözde yaşarma ve kızarıklık gibi semptomlardır. Özellikle belli mevsimlerde bu şikayetleriniz sürüyorsa bu bir soğuk algınlığı olmayabilir. Polen alerjisinden şüphelenmek gerekebilir" dedi. Tedavi yöntemleri ve aşı uygulaması Polen alerjisinde uygulanan tedavi yöntemlerine değinen Uzm. Dr. Kadıköy, öncelikle antihistaminik olarak adlandırılan alerji ilaçlarından ve burun spreylerinden faydalandıklarını kaydetti. Hastalığın seyrine göre farklı tedaviler de uygulandığını aktaran Uzm. Dr. Kadıköy, "Bazı durumlarda spesifik alerjisi olan kişilerde ya da kontrol altına alamadığımız durumlarda immünoterapi dediğimiz, halk arasında alerji aşısı olarak geçen yöntemleri uygulayabilmekteyiz. Bu yöntem seçilmiş hasta gruplarında uygulanabilmektedir. Aynı zamanda yine kontrol altına alamadığımız durumlarda biyolojik ajan dediğimiz tedavi yöntemleri de uygulayabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Riskli dönemler ve korunma yolları Polen alerjisinin genellikle ilkbahar ve yaz başlangıcında görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Ecem Kadıköy, polenlerin mart ayı başında, yabani ot polenlerinin ise yaz başında ortaya çıktığını vurguladı. Hastaların şikayetlerinin bazı durumlarda daha uzun sürebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Kadıköy, "Polen yükünü daha çok sabah saatlerinde görüyoruz. O yüzden hastaların sabah saatlerinde dışarı çıkmalarını önermiyoruz. Bu durumu kuru ve rüzgarlı günlerde daha çok görmekteyiz. Polen alerjisi olan kişiler bu saatlerde dışarı çıkarsa, eve geldikten sonra mutlaka duş almalarını ve kıyafetlerini değiştirmelerini öneriyoruz. Hastalarımız ilaçlarını mutlaka düzenli olarak kullansınlar. Şikayetleri devam ediyorsa bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalarını, dışarı çıkarken de maske ve gözlük kullanmalarını öneriyoruz" şeklinde konuştu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:01
Küçük çocuğun hayatını sekreter kurtardı
Samsun’da hastanede yaşanan panik dolu anlarda, boğazına şeker kaçan 4 yaşındaki çocuk, sekreterin soğukkanlı müdahalesiyle hayata tutundu. Olay, 1 Nisan Çarşamba günü saat 11.30 sıralarında Çarşamba Devlet Hastanesi radyoloji bekleme alanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, küçük bir kız çocuğunun boğazına şeker kaçtı. Nefes almakta güçlük çeken çocuğu fark eden sekreter Merve Gündem, duruma anında müdahale etti. Yaşananları anlatan Gündem, görev başındayken bir anda panik çığlıkları duyduğunu belirterek, başını kaldırdığında çocuğun nefes almakta zorlandığını ve annesinin büyük bir telaş içinde olduğunu gördüğünü ifade etti. Zaman kaybetmeden çocuğun yanına koştuğunu aktaran Gündem, hızlıca yaptığı değerlendirmede şekerin boğaza kaçtığını anladığını ve daha önce aldığı ilk yardım eğitimi sayesinde Heimlich manevrasını uyguladığını söyledi. Kısa süren ancak hayati öneme sahip müdahalenin ardından çocuğun boğazındaki şekerin çıktığını belirten Gündem, çocuğun yeniden nefes almasıyla birlikte hem ailesinin hem de kendisinin büyük bir rahatlama yaşadığını dile getirdi. Bu tür durumlarda doğru ve hızlı müdahalenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüğünü vurguladı. Olay sonrası hastanenin başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Emre Özgen, gösterdiği dikkatli ve bilinçli müdahale nedeniyle Merve Gündem’e teşekkür belgesi takdim etti. Küçük çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yaşanan olay, sağlık çalışanlarının acil durumlarda gösterdiği refleks ve ilk yardım bilgisinin hayat kurtarıcı rolünü bir kez daha ortaya koydu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder