SAĞLIK - 15 Nisan 2026 Çarşamba 10:01

Küçük çocuğun hayatını sekreter kurtardı

A
A
A
Küçük çocuğun hayatını sekreter kurtardı

Samsun’da hastanede yaşanan panik dolu anlarda, boğazına şeker kaçan 4 yaşındaki çocuk, sekreterin soğukkanlı müdahalesiyle hayata tutundu.


Olay, 1 Nisan Çarşamba günü saat 11.30 sıralarında Çarşamba Devlet Hastanesi radyoloji bekleme alanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, küçük bir kız çocuğunun boğazına şeker kaçtı. Nefes almakta güçlük çeken çocuğu fark eden sekreter Merve Gündem, duruma anında müdahale etti.


Yaşananları anlatan Gündem, görev başındayken bir anda panik çığlıkları duyduğunu belirterek, başını kaldırdığında çocuğun nefes almakta zorlandığını ve annesinin büyük bir telaş içinde olduğunu gördüğünü ifade etti. Zaman kaybetmeden çocuğun yanına koştuğunu aktaran Gündem, hızlıca yaptığı değerlendirmede şekerin boğaza kaçtığını anladığını ve daha önce aldığı ilk yardım eğitimi sayesinde Heimlich manevrasını uyguladığını söyledi.


Kısa süren ancak hayati öneme sahip müdahalenin ardından çocuğun boğazındaki şekerin çıktığını belirten Gündem, çocuğun yeniden nefes almasıyla birlikte hem ailesinin hem de kendisinin büyük bir rahatlama yaşadığını dile getirdi. Bu tür durumlarda doğru ve hızlı müdahalenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüğünü vurguladı.


Olay sonrası hastanenin başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Emre Özgen, gösterdiği dikkatli ve bilinçli müdahale nedeniyle Merve Gündem’e teşekkür belgesi takdim etti. Küçük çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.


Yaşanan olay, sağlık çalışanlarının acil durumlarda gösterdiği refleks ve ilk yardım bilgisinin hayat kurtarıcı rolünü bir kez daha ortaya koydu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Yasak kalktı kar kalkmadı Van’da zorunlu kış lastiği uygulaması bugün itibarıyla sona ererken 40 yerleşim yeri yolunun kar nedeniyle kapalı olduğu kentte oto lastikçilerde değişim mesaisi hız kazandı. Türkiye genelinde ticari araçlar için 15 Kasım 2025’te başlayan zorunlu kış lastiği uygulamasının 15 Nisan itibarıyla sona ermesi Van’daki oto lastikçilerde büyük bir yoğunluğa neden oldu. 40 yerleşim yeri yolunun hala kardan dolayı kapalı olduğu kentte, araçlarındaki kış lastiklerini yazlıklarla değiştirmek isteyen sürücüler ise sabahın erken saatlerinden itibaren lastikçilerin yolunu tuttu. Geçtiğimiz yıl 1 Nisan’da sona eren uygulamanın bu yıl 15 Nisan’a kadar uzaması sektörde hareketliliği artırdı. Bir hafta öncesine kadar günde sadece 4-5 araca hizmet veren işletmelerde bu sayı bugün itibarıyla 30’un üzerine çıktı. "Şehir içi için değişim zamanı geldi" İHA muhabirine konuşan oto lastik ustası Yusuf Sancak, havaların ısınmasıyla birlikte kış lastiği değişim sezonunun başladığını belirtti. Bazı günlerde yağışlar devam etse de bugün itibariyle yoğunluklarının arttığını ifade eden Sancak, "Şehir merkezinde yolculuk yapan müşterilerimizin lastiklerini artık değiştirmesi gerekiyor ancak yüksek kesimlere yolculuk yapanların ise acele etmemesi önem arz ediyor" dedi. "Yaz lastikleri ise daha az yakıt harcar" Kar yağışının sürücüleri tereddütte bıraktığını dile getiren Sancak, "Kış lastikleri çok yumuşak bir yapıya sahip olduğu için sıcak havalarda daha çabuk aşınır; bu yüzden şehir içi kullanımda yaz lastiklerine geçilmesi gerekiyor. Kış lastikleri hava sıcakken aracı zorlar ve bu da yakıt tüketiminin artmasına neden olur. Yaz lastikleri ise daha az yakıt harcar" diye konuştu. Bir hafta önce günde 4-5 aracın lastiğini değiştirirken, dünden itibaren bu sayının yaklaşık 30’a yükseldiğini ifade eden Sancak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Değişim ücretleri Sedan otomobiller için 800 lira, SUV araçlar için ise bin lira olarak uygulanıyor. Bizler değişim sırasında ön lastiklere balans ayarı da yapıyoruz. Balans ayarı yapılmayan araçlar savrulur, çok titrer, ayrıca ön düzene ve lastiklere zarar verir."
İstanbul Venedik’e uzanan sanat yolculuğu: Trendyol Sanat’tan küresel vizyon Trendyol Sanat, 15 Nisan Dünya Sanat Günü’nü genç ve bağımsız sanatçıların üretimini destekleyip çağdaş sanatı geniş kitlelerle buluşturarak ve Türkiye’nin sanatsal üretimini dünyada görünür kılarak kutluyor. Bu vizyonunu, Venedik Bienali Türkiye Pavyonu sponsorluğu ile global sahneye taşıyor. Trendyol’un 2021’de pozitif etki vizyonu doğrultusunda genç sanatçılara dijitalde alan açmak ve sanatı herkes için erişilebilir kılmak için hayata geçirdiği Trendyol Sanat, bugüne kadar çağdaş sanatı günlük hayatın bir parçası haline getirerek sanata erişimde dijital bir dönüm noktası oldu. Genç ve bağımsız sanatçılarla başlayan yolculukta, resim, heykel, fotoğraf, cam, seramik, gravür, baskı ve illüstrasyon gibi farklı disiplinlerde üretilen eserler dijital ortamda milyonlarca kişiyle buluştu. Sanat artık koleksiyonlarda: 2 bin 500’den fazla eser alıcı buldu Sanatseverler, platformda sergilenen eserlerden 2 bin 500’den fazlasını satın alarak koleksiyonlarına ekledi. Halihazırda 150’den fazla sanatçının bine yakın eserine ev sahipliğine yapan platform, çağdaş sanatı zaman ve mekan kısıtı olmaksızın herkes için erişilebilir kılıyor. Türk çağdaş sanatının önde gelen temsilcileriyle de iş birlikleri yürüten platform, limitli edisyon eserleri ve özel koleksiyonları sanatseverlerle buluşturdu. Leo Lunatic, Ardan Özmenoğlu, İsmail Acar, Ekrem Yalçındağ, Devrim Erbil, Göksu Gül, Sarp Kerem Yavuz ve Leyla Emadi gibi isimlerin eserleri, Türkiye’nin dört bir yanına ulaştı. Uluslararası sahneye çıkış Trendyol Sanat, Türkiye’nin üretici gücünün uluslararası sahnelere taşınmasında rol oynuyor. Dünyanın en köklü ve prestijli sanat festivallerinden Venedik Bienali’ndeki Türkiye Pavyonu’na destek veren platform, uzun vadeli bir global vizyon ortaya koyuyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonundaki Türkiye Pavyonu 9 Mayıs’ta kapılarını açacak ve sanatçı Nilbar Güreş’in "Gözlerinizden Öperim - A Kiss on the Eyes" başlıklı sergisini sanatseverlerle buluşturacak. Coğrafyalar arasında bağ kuran sergi: Beyond the Vanishing Point Trendyol Sanat ayrıca, dünyaca ünlü mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un Venedik’te açılan "Beyond the Vanishing Point" sergisinin de ana destekçileri arasında yer aldı. Avrupa’nın önde gelen fotoğraf müzelerinden Le Stanze della Fotografia’da 6 Nisan tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayan sergi, mimari mirasın izini sürdü ve Ayasofya’nın anıtsal kubbesiyle Venedik arasında güçlü bir kültürel bağ kurdu. NEUROFLUX Türkiye’de ilk kez sergilendi Contemporary Istanbul, BASE ve MamutArt gibi Türkiye’nin başta gelen sanat etkinliklerine partner olarak destek sunan platform, yurt dışında sergilenen enstalasyonları Türkiye’de sanatseverlerin beğenisine sundu. Dünyaca ünlü mimar, sanatçı ve teknolojist Güvenç Özel’in Coachella’da geniş yankı uyandıran ’HOLOFLUX’ enstalasyonunun yeni bir yorumu olan ’NEUROFLUX’, 2025 yılında Türkiye’de ilk kez sergilendiği Contemporary Istanbul’da yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin tek kapsamlı yeni mezun sanatçı sergisi BASE’in ana partnerliğini üstlenenplatform, BASE bünyesindeki Konuk Ülke programının hayata geçirilmesine destek veriyor. Her yıl farklı bir ülkeyi ağırlayan program kapsamında, 2024’te Azerbaycanlı, 2025’te ise Romanyalı sanatçılar, Türkiye’deki yeni mezun sanatçılarla birlikte eserlerini sergiledi. Trendyol Sanat’ın, kültür-sanat ekosistemine sunduğu güçlü katkıyı uluslararası ölçekteki projelerle sürdürecek ve çağdaş Türk sanatının dünyaya ulaşmasında önemli bir rol oynayacağı belirtildi.
Edirne Edirne’de robot garson hizmete başladı, müşteriler memnun Edirne’deki Trakya Üniversitesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde yapay zeka destekli robot garson hizmet vermeye başladı. Trakya Üniversitesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde dijital dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yapay zeka destekli robot garson hizmet vermeye başladı. Müşterilerle etkileşim kurabilen robot, sipariş sürecinde yönlendirme yaparken, özel günlerde sesli tepkiler vererek ortama farklı bir deneyim katıyor. Gelişmiş teknolojisiyle dikkat çeken robot, mutfaktan aldığı siparişleri çok katlı tepsi sistemiyle masalara ulaştırırken, servis sonrası boşların toplanmasına da katkı sağlıyor. Özellikle çocukların ilgisini çeken robot, tesise gelen ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Teknolojiyi günlük yaşamın bir parçası haline getirme hedefi doğrultusunda güzel bir adım attıklarını belirten Trakya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Cem Taşkın, dijital dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yapay zeka destekli robotu kullanmaya başladıklarını ifade etti. Türkiye’de üretilen robotun bulunduğu ortamı haritalayabilen, kendi kendine hareket edebilen ve görevlerini pratik şekilde yerine getirebilen bir teknolojiye sahip olduğuna değinen Taşkın, bu sayede hem hizmet süreçlerinin hızlandığını hem de verimliliğin arttığını belirtti. Robotun özellikle çocuklar tarafından yoğun ilgi gördüğünü aktaran Taşkın, dijital dönüşüm çalışmalarını daha da yaygınlaştırarak yapay, zeka destekli uygulamaları farklı alanlarda da geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Taşkın, tesisin bahçe kısmının hizmete açılmasıyla robot garson sayısını artırmayı hedeflediklerini ifade etti. İlk kez robot garsonla karşılaştığını belirten müşterilerden Mustafa Maraşlıoğlu, "Daha önce böyle bir deneyim yaşamamıştım. Servisin robot tarafından yapılması işleri kolaylaştırıyor. İleride belki yemekleri de robotlar hazırlayabilir" dedi. Hamide Çetiner ise robotun siparişi getirmesine şaşırdığını ifade ederek, "Siparişin bu şekilde gelmesi oldukça ilginç ve güzeldi. Teknolojinin daha da gelişeceğine inanıyorum. Ülkemiz adına daha iyi çalışmalar yapılmasını bekliyorum" dedi.
Aydın Aydın’da arı kolonileri gençleşiyor, arıcılar sezondan umutlu Türkiye’nin en önemli arıcılık ve bal üretim merkezlerinin başında yer alan Aydın’da sezon hazırlıklarını sürdüren arıcılar, bol yağışlı geçen kış sezonunun ardından uzun sürmesibeklenen bahar mevsimi ile birlikte bal sezonundan umutlu olduklarını belirttiler. Havaların ısınmaya başlaması ile birlikte arı kolonilerinde gençleştirme çalışmalarına başlayan arıcılar, arılarn al ve polen toplmaya başladığını belirttiler. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık sebebiyle arıların yeterince bal ve polen toplayamadığını ve sezonun istenilen ölçüde geçmediğini kaydeden arıcılar, bu yıl yaşanan yağışlarla birlikte bahar mevsiminin daha güçlü ve verimli başladığını belirttiler. Koçarlı ilçesine bağlı kırsal Mersinbelen Mahallesi’nde arıcılıkla uğraşan Mehmet Özdemir ve Semih Karatosun, havaların ısınması ile birlikte arı kolonilernin kovandan dışarı çıkıp bal ve polen toplamaya başladığını belirtti. Arıcılığın verimli geçmesinin tamamen tabiatın dengesine ve yağışlara bağlı olduğunu belirten Mehmet Özdemir, "Bahara ne kadar güzel ve uzun sürerse arılar o kadar fazla bal ve polen toplar. Bu yıl yağışlarımız oldukça güzel oldu. Bahar da oldukça kuvvetli başladı. Mevsim yağışları da olursa kovanlardan oldukça iyi verim alırız diye umut ediyoruz" dedi. Yeni sezondan fiyatlar konusunda umutlu olduklarını ifade eden üreticilerden Semih Karatosun; gençleştirme çalışması yaptıklarını şu anda durumların gayet iyi olduğunu belirterek berektli bir sezon beklentisi içinde olduklarını kaydetti.
İstanbul McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi’nin 100. yaşı İstanbul’da kutlandı İngiltere’nin 1 numaralı bisküvisi McVitie’s’in Türkiye’de de tüketicilerin beğenisini kazanan McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi’nin 100. yaşı, Türk ve İngiliz kültüründen izler taşıyan etkinlikle kutlandı. Yıldız Holding’in global atıştırmalık şirketi pladis’in ikonik ve İngiltere’nin 1 numaralı bisküvi markası McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi’sinin 100. yılını İstanbul’da Türk ve İngiliz kültürünü buluşturan özel bir etkinlikle kutladı. Londra, Stockholm, Amsterdam, Kopenhag Helsinki, ve Kahire’nin ardından gerçekleştirilen İstanbul’daki kutlama, markanın asırlık lezzet yolculuğunu etkileyici bir deneyimle misafirlere sundu. Etkinlikte,McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi’nin Londra’dan İstanbul’a uzanan asırlık lezzet hikayesi Türk ve İngiliz kültürel sembollerini harmanlayan görsel bir dünya ve interaktif deneyim alanlarıyla anlatıldı. Şef Maksut Aşkar imzasıyla McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi’den ve iki ülkenin tatlı kültürlerinden ilhamla hazırlanan lezzetleriyle, sanatçı Ardan Özmenoğlu’nun McVitie’s bisküvilerini Türkiye ve İngiltere’nin ikonik sembolleriyle buluşturduğu özel eserler etkinliğin en çok ilgi gören bölümleri oldu. DJ Kaan Düzarat ve Jabbar’ın performansları ise etkinliğe renk kattı. Değişmeyen lezzet ve güçlü miras McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi’nin global başarı hikayesinin Türkiye’de de güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Ülker CEO’su ve pladis TURCA Başkanı Özgür Kölükfakı "McVitie’s Milk Chocolate Bisküvi, bir asırdır değişmeyen lezzeti ve güçlü mirasıyla dünyanın dört bir yanında tüketicilerin yaşamına eşlik ediyor. Bu ikonik ürün, pladis çatısı altındaki geniş ürün yelpazesinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde McVitie’s’in de yer aldığı ürün portföyümüzü daha fazla tüketiciye ulaştırmayı hedefliyoruz" dedi. Markanın tarihî köklerini İstanbul’da kutlamanın, Türkiye pazarıyla kurulan bağ açısından ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Ülker - pladis TURCA CMO’su Mustafa Kabakçı şu değerlendirmeyi yaptı: "McVitie’s Türkiye’de artırdığı ürün çeşitliliği ve iletişim çalışmalarıyla tatlı bisküvi kategorisinde en hızlı büyüyen marka oldu. ’Adı McVitie’s, Tadı Nefis’ söylemiyle ürünün tadına vurgu yaptığımız, sıcak ve samimi bir iletişim yürütüyoruz. İstanbul’daki 100. yıl kutlamasını da iki ülke kültürünü buluşturan bir kurguyla tasarlayarak markanın hikâyesini tüketicilerimizle daha derin bağ kuracak şekilde anlatmayı hedefledik. Önümüzdeki dönemde de tüketici deneyimini merkeze alan yenilikçi yaklaşımımızla markalarımızın değerine değer katmaya devam edeceğiz."
İstanbul Müzisyen Umut Emre Aytekin’in öldürülmesine ilişkin davada sanıklara 18 yıl hapis cezası Güngören’de bir fast food dükkanında Umut Emre Aytekin’i darp ederek öldüren 2 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, 2 tutuklu sanığın 18 yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Güngören’de bir fast food dükkanında Umut Emre Aytekin’i darp ederek öldüren 2 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ki duruşmada, tutuklu sanıklar Hayrettin Öztaşçı, Ceyhun Tuzcu ile vefat eden Umut Emre Aytekin’in müşteki annesi Nermin Kıvrak ve tarafların avukatları hazır bulundu. Beraatlarını istediler Duruşmada son sözleri sorulan sanıklar, böyle bir olayın yaşanmasından dolayı üzgün olduklarını belirterek, mahkemeden beraatlarını ve tahliyelerini talep ettiler. 18 yıl hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Hayrettin Öztaşçı, Ceyhun Tuzcu’yu, ‘kasten öldürme’ suçundan önce müebbet hapis cezasına, ardından bu cezada haksız tahrik hükümlerini uygulayarak 18 yıla indirilmesine ve tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. İddianameden: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 4 Şubat günü meydana gelen olay anlatıldı. İddianamede Güngören Abdurrahman Nafiz Gürman Mahallesi’nde bulunan fast food dükkanında sanıklar Hayrettin Öztaşçı ve Ceyhun Tuzcu’nun yumruk ve tekme darbeleriyle Umut Emre Aytekin’i yaraladıkları ve Aytekin’in kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği aktarıldı. Hayrettin Öztaşçı’nın savunmasına yer verilen iddianamede, Öztaşçı, arkadaşı Ceyhun Tuzcu ile dışarda rap müzik yazdıklarını, şarjları bitince ve hava soğuk olduğundan fast food dükkanına girdiklerini söyledi. Alkollü olduğunu da belirten sanık, "Yan masada bulunan bir erkek, Ceyhun ile konuşmaya başladı. Şahıs ‘yemek mi yediniz bu tepsiler ne s... gidin içeceğinizi başka yerde için yoksa suratınıza yersiniz’ dedi. Tekrar yanımıza gelip ana avrat küfretti. Bu söylediklerini gururuma yediremediğim için sipariş verdiği sırada yanına giderek çenesine yumruk attım. Yere düşerken tutup 2-3 yumruk daha attım. Yerde hareketsiz yattığı için çevredekilerden ambulansı aramasını istedim. Tahrik altında sinirle vurdum, pişmanım" dedi. Sanık Ceyhun Tuzcu ise, "Maktul, kız arkadaşı ile yan masaya geldi. Masamızdaki tepsiyi işaret ederek ‘bunu siz mi yediniz?’ dedi. ‘Yok abi’ diyip Hayrettin ile oyun oynamaya devam ettik. Daha sonra şahıs ‘o zaman s.. gidin buradan kahvenizi evde için’ dedi. Bu sırada kız arkadaşı da Umut diyerek kendisini uyardı. Kız arkadaşına ‘dua et o kahveyi yüzüne vurmadım’ diyerek yemek alma kısmına gitti. Bu esnada Hayrettin bir anlık sinirle kalkıp 2-3 kere yumruk attı. Ben de maktulün sırt ve omuz arasına 3-4 kez tekme attım. Hayrettin’in vurmaya devam etmesi üzerine onu uzaklaştırdım. Hemen ambulans çağırılmasını istedim, pişmanım" şeklinde savunma yaptı. Öte yandan hazırlanan Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinden alınan otopsi raporunda, ölümün künt kafa ve boyun travmasına bağlı kanama sonucu meydana geldiği tespit edildi. İddianamede, sanıklar Ceyhun Tuzcu ile Hayrettin Öztaşçı’nın ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi.