Son Dakika
|
MİT ve Emniyetten bombalı eylem hazırlığındaki DHKP-C’lilere operasyon
Adana’da 17 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı: 2 şüpheli tutuklu, diğerleri firar
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Üniversite öğrencisinin cesedi denizde bulundu
İsviçre’deki ABD ve Ukrayna arasında "ikili barış görüşmeleri" sona erdi
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Ciddi biçimde bir anlaşmanın unsurlarına girdik"
Elbistan'da ki depremde yaşanan panik kamerada
Afganistan-Pakistan sınırında şiddetli çatışma: 60 ölü
Londra’da Türk kuyumcu dükkanı palalı hırsızlar tarafından soyuldu
Bakan Memişoğlu: "Sağlık hizmetlerinde dünyanın örnek alınan ülkesiyiz"
SAĞLIK
Iğdır’a 29 yeni hekim atandı
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:20:12
Sağlık Bakanlığı tarafından Iğdır’a 29 yeni hekim atandı. Iğdır genelinde sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla toplam 29 yeni hekim ataması gerçekleştirildi. Yapılan atamalar kapsamında 7 tabip (pratisyen hekim) ve 22 uzman tabip, il merkezi ve ilçelerdeki sağlık kuruluşlarında göreve başlayacak. Sağlık kadrosuna yapılan bu takviyeyle birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı, kaliteli ve etkin şekilde erişiminin artırılması hedefleniyor. Hastanede göreve başlayacak uzmanlar ve branş dağılımı şöyle: "Acil Tıp: 2 uzman, İç Hastalıkları: 3 uzman, Göğüs Hastalıkları: 2 uzman, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları: 2 uzman, Nöroloji: 2 uzman, Göğüs Cerrahisi: 1 uzman, Beyin ve Sinir Cerrahisi: 1 uzman, Kardiyoloji: 1 uzman, Anesteziyoloji ve Reanimasyon: 1 uzman, Deri ve Zührevi Hastalıklar: 1 uzman, Kadın Hastalıkları ve Doğum: 1 uzman, Tıbbi Biyokimya: 1 uzman." Yapılan bu atamalarla birlikte özellikle acil servis, dahili branşlar ve cerrahi alanlarda hizmet kapasitesinin artırılması planlanıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:41
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü’nden ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ projesi
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, kadın sağlığının korunması ve menopozun doğal ve yönetilebilir bir yaşam süreci olduğuna dikkat çekmek amacıyla Pamukkale, Merkezefendi ve Acıpayam Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ eğitim programı başlatıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından, kadınların menopoz süreciyle ilgili doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve bu dönemde karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ile sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla Türkiye’de Sağlıklı Menopoz Okulu projesi hayata geçirildi. Bu kapsamında Denizli’de de Sağlıklı Hayat Merkezlerinde eğitimler verilmeye başlandı. Eğitim programı kapsamında menopozun biyolojik temellerini anlamak, sürecin fiziksel etkilerini tanımak ve sağlıklı yaşama dair bilgiler edinmek, ruh sağlığı konusunda farkındalığı arttırarak bu dönemin sağlıklı ve bilinçli bir şekilde yönetilmesini sağlamak, menopoz döneminde sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak, fiziksel aktiviteye önem vermek ve kronik hastalıklardan korunma yöntemleri hakkında bilgilendirmeler yapılıyor. Alanında uzman sağlık çalışanları tarafından verilen eğitimlerde kadınların bu süreci sağlıklı, bilinçli ve aktif bir şekilde geçirmeleri hedefleniyor. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Sağlık Bakanlığı’nın temel amaçlarından birinin ilk regl döneminden menopoza kadar kadın sağlığının her dönemde korunması, desteklenmesi ve sürdürülmesi için bilimsel veriler ışığında sağlık hizmeti sunumunun yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmesi olduğunu söyleyerek; "Menopoz günümüzde artan yaşam süresi ile birlikte bir kadının yaşamının üçte birlik dönemini kapsayan doğal bir süreçtir. Ancak menopoz döneminde yaşanan fiziksel, hormonal ve duygusal/psikolojik değişimler ile ilgili kadınların bilgi arayışı ve bu değişimlere çözüm bulma ihtiyacı artmaktadır. Bu nedenle kadınların menopoz ile ilgili doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve bu dönemde karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ile sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığımız tarafından Sağlıklı Hayat Merkezlerinde; "Sağlıklı Menopoz Okulu" kurulması için 2025 yılı sonunda çalışma başlatılmış olup, Denizli’de de Pamukkale, Merkezefendi ve Acıpayam Sağılıklı Hayat Merkezlerimizde Sağlıklı Menopoz Okulları açılarak faaliyetlerine başlamıştır. Menopoz dönemini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmek isteyen tüm kadınları Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde alanında uzman hekim, ebe, psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen tarafından yürütülen Menopoz Okullarına bekliyoruz" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:58
Türk kalp cerrahı Doç Dr. Yakut ve ekibinden uluslararası başarı
Şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıkların tedavisinde, İzmirli kalp damar cerrahı uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni yöntem, istenmeyen komplikasyonları önemli ölçüden azalttı. Bu başarı, uluslararası tıp camisında büyük ilgi gördü. Halk arasında "şah damarı" olarak bilinen karotis (carotis) arter tıkanıklıkları; felç ve ölüm riski taşıyan, hayati derecede tehlikeli damar hastalıkları arasında yer alıyor. Sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıklar, beyin dolaşımını doğrudan etkilediği için sonuçları kalp krizinden bile ağır olabiliyor. Dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan klasik şah damarı ameliyatlarında belirli bir başarı oranının üzerine çıkılamaması ve komplikasyonların önemli bölümünün iç şah damarına yapılan cerrahi kesiden kaynaklanması, yeni teknik arayışlarını beraberinde getirdi. Bunun sonucunda, yaklaşık 25 yıl önce Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni bir cerrahi teknik geliştirildi. Günümüz teknolojisiyle daha da ileri taşınan bu yöntem, bugüne kadar 3 bin 300’ün üzerinde hastaya uygulanarak dünyada sayılı hastanelerin ulaştığı önemli bir deneyim seviyesine erişti. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Hastanemizde ekip arkadaşlarımızla birlikte yeni meslektaşlarımızı da ekip içinde tutarak, kalp damar cerrahisinde ve hastalıklarında daima ileri teknikler geliştirme içindeyiz. Hastanemizin kuruluşundan bu yana daima "Araştırma Hastanesi" anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Komplikasyon oranlarında düşüş Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Uygulanan yeni teknikle, ameliyat sırasında istenmeyen olayların görülme oranının üç ila dört kat azaldığı gözlemlendi. Ayrıca beyin dolaşımının durdurulma süresinde ciddi oranda kısalma sağlanarak hasta güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Hastanemizde uygulanan yeni teknikler ve çalışmalar yurt içinde birçok ulusal kongrede sunuldu; zamanla uluslararası bilimsel platformlarda da dikkat çekmeye başladı. Şimdi ise uluslararası kongrelere sıkça davetler alıyoruz" şeklinde konuştu. Charing Cross’ta sertifikalandırıldı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yöntem, dünyanın seçkin ve prestijli vasküler cerrahi toplantılarından biri olarak kabul edilen Charing Cross International Symposium tarafından düzenlenen Nisan 2024 tarihindeki toplantıda kabul edilerek sertifikalandırıldı. Charing Cross International Symposium, vasküler alanda alınan kararların referans niteliği taşıdığı, uzun soluklu ve yenilikçi çalışmaların değerlendirildiği en üst düzey damarsal hastalıklar bilimsel toplantıların en önemlisi olarak biliniyor. LINC 2026’da yoğun ilgi Dr. Yakut konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Avrupa’nın önemli iki vasküler toplantılarından biri olan Leipzig Interventional Course (LINC) 2026 Ocak ayında Almanya’da düzenlendi. Devam eden çalışma, "Original Research / Innovations" kategorisinde kabul edilerek kongrenin ilk gününde sunuldu ve uluslararası camiada büyük ilgi gördü" dedi. Doç .Dr. Yakut, ayrıca LINC grubu tarafından yayımlanan "LINC Today 2026" gazetesinde çalışmaya tam sayfa yer ayrılmasının, hem hastane hem de ülkemiz adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. "Ülkemizi üst düzeyde temsil ettik" Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, uluslararası vasküler camiada Türkiye’yi üst düzeyde temsil etmeye çalıştıklarını belirterek, hem yurt içinde hem de yurt dışında hastalar için daha güvenli ve etkili tedavi yöntemleri geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu başarı, Türk tıbbının uluslararası arenadaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:52
MUSKİ, Milas Güneş Mahallesi’nde içme suyu hatlarını yeniliyor
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla genelinde yaşayan vatandaşlara kesintisiz su iletiminin sağlanması için altyapının güçlendirilmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Milas’ta devam ediyor. Milas ilçesine bağlı Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, ekonomik ömrünü tamamladığı için sık sık arızalara neden olan 1.500 metre uzunluğundaki içme suyu hattının tamamı yenileniyor. Arızaların önüne geçilmesi hedefleniyor Milas ilçesinin Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, zamanla yıpranarak ekonomik ömrünü tamamlayan 1.500 metrelik içme suyu hattı, artan arıza riskleri ve su kayıplarına neden oluyordu. Bu kapsamda planlı ve koordineli şekilde yürütülen çalışmalarla mevcut hatlar yenileniyor. Yenileme sürecinde kullanım ömrünü dolduran hatlar devre dışı bırakılarak, daha dayanıklı, uzun ömürlü ve modern içme suyu hatları sisteme dahil ediliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte içme suyu iletimi daha verimli, güvenli hale gelecek. Ayrıca bölgede yaşanan kesinti ve arızaların önüne geçilmesi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması hedefleniyor. Modern altyapı sistemleri sayesinde bakım ve onarım ihtiyacı en aza indirilirken, yürütülen altyapı modernizasyonu çalışmalarıyla su kaynaklarının korunması, kayıpların azaltılması ve suyun gelecek nesillere güvenle aktarılması hedefleniyor. İl genelinde sürdürülen planlı hat yenileme projeleriyle Muğla’nın içme suyu altyapısı her geçen gün daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuluyor. Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Biz Taleplerimizi MUSKİ’ye İlettik Hemen Çalışmalara Başladılar." Bölgedeki hattın yenilenmesi için taleplerinin hızlı bir şekilde karşılanmasından duyduğu memnuniyeti belirten Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Ben 1977 yılında Antalya’da doğdum. Üç aylıkken babamı kaybettikten sonra Güneş Mahallesi’ne yerleştik ve yaklaşık 49 yıldır bu mahallede yaşıyorum. Bu mahallenin geçmişini ve bugününü çok iyi bilirim. Son dönem seçimlerinde de mahallemizin muhtarı oldum. Mahallemizde altyapı sorunları yaşanıyordu. Yaklaşık 49 yıllık bir içme suyu hattımız bulunuyor ve zamanla yıprandı. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişi sırasında sık sık patlamalar meydana geliyordu, arızalar ve kesintiler meydana geliyordu. Bu nedenle hattın yenilenmesi artık zorunlu hale gelmişti. Mahalle sakinlerimiz de bu sorunları bizlere iletti ve biz de taleplerimizi MUSKİ’ye ilettik, hemen çalışmalara başladılar, sağ olsunlar. Burada hattın yenilenmesi ve bizim problemlerimizi çözme noktasında bizlere destek veren başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Şubat 2026 Perşembe- 12:16
Doktor çiftin zor anları! Pazı olarak aldıkları ot, tirşik otu çıktı
2
19 Haziran 2025 Perşembe- 15:07
İstanbul Koşuyolu Hastanesi tarihinde bir ilk: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı
3
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:55
86 milyonluk Türkiye’de yapılan muayene sayısı 1.5 milyar oldu
4
20 Şubat 2026 Cuma- 10:45
Pandemide ölümle burun buruna gelen anne doktorlarıyla buluştu
5
26 Şubat 2026 Perşembe- 00:53
Bolu’da kendini odaya kilitleyen şizofreni hastası kadını polis ikna etti: Tedaviyi kabul etti
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:28
Diyet Uzmanı Başkülekçi: "Doğru Sahur, kontrollü iftar"
Anka Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Başkülekçi, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil, bedensel denge açısından da önemli bir dönem olduğunu belirtti. Gün boyu süren açlık sonrası yapılan yanlış beslenme tercihlerinin halsizlik, baş ağrısı, mide yanması ve hızlı kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, doğru planlanan sahur ve iftar ile Ramazan’ın hem enerjik hem de sağlıklı geçirilebileceğini söyledi. Sahurun oruç tutmanın adeta sigortası olduğunu vurgulayan Diyetisyen Başkülekçi, sahura kalkmadan tutulan orucun kan şekerinin hızlı düşmesine ve gün içinde yoğun acıkmaya neden olabileceğini belirtti. En doğru sahurun kahvaltı tarzında ve dengeli içeriklerden oluşması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, protein açısından zengin yumurta, peynir ve yoğurt gibi besinlerin, tam buğday ekmeği ya da yulaf gibi kompleks karbonhidratların, zeytin ve ceviz gibi sağlıklı yağların ve mutlaka sebzelerin yer aldığı bir öğünün gün boyu tokluk süresini uzatacağını söyledi. Buna karşılık börek, poğaça, salam, sucuk gibi işlenmiş ve aşırı tuzlu gıdaların susuzluğu artırabileceğini, fazla çay ve kahve tüketiminin de gün içinde daha fazla susamaya yol açabileceğini dile getirdi. İftarda ise en sık yapılan hatanın gün boyu boş kalan mideye bir anda yüklenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, orucun 1-2 hurma ve su ile açılmasının ardından kısa bir mola verilmesini önerdi. Bu molanın sindirim sistemini hazırladığını ve aşırı yemek tüketimini engellediğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, iftarın önce çorba ile başlaması, ardından kısa bir ara verilerek ana yemek ve salata ya da yoğurt ile devam edilmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğunu söyledi. Ana yemeklerde kızartma yerine ızgara, fırın ya da zeytinyağlı seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Tatlı tüketiminin iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra yapılmasının daha doğru olacağını belirten Diyetisyen Başkülekçi, sütlü tatlılar veya meyvenin daha dengeli bir tercih olduğunu, şerbetli tatlıların ise seyrek tüketilmesi gerektiğini ifade etti. İftar ile sahur arasında ortalama 2-2,5 litre su içmenin baş ağrısı, kabızlık ve halsizlik gibi şikayetleri büyük ölçüde önlediğini vurguladı. Ramazan ayında önemli olanın çok yemek değil, doğru ve dengeli beslenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, dengeli bir sahur, kontrollü bir iftar ve yeterli su tüketimi ile bu mübarek ayın hem sağlıklı hem de rahat geçirilebileceğini ifade ederek sağlıklı ve bereketli bir Ramazan temennisinde bulundu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:23
"Benim kahramanım sigarayı bıraktı"
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü ile Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülecek olan "Dumansız Bir Dünya Bırak Çocuğuna, Bisikleti de Bizden Olsun" yarışmasına ilişkin protokol, Erzurum İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir ve Erzurum İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici tarafından imzalandı. Yarışma ile çocukların sigara bırakma sürecinde yetişkinleri teşvik eden aktif sağlık elçileri olmaları hedefleniyor. Yarışma kapsamında, Erzurum’da bulunan resmi ve özel ortaokulların 5-8. sınıf öğrencileri arasından, 9 Şubat - 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Sigara Bırakma Polikliniklerine en fazla yetişkini yönlendiren her ilçeden 1, toplam 20 öğrenciye 17 Haziran 2026 tarihinde düzenlenecek törenle bisiklet hediye edilecek. Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla, çocukların sigara bırakma sürecinde yetişkinleri teşvik eden aktif birer sağlık elçisi olmasını sağlamak, Sigara Bırakma Polikliniklerinin (SBP) bilinirliğini artırmak ve SBP’ye başvuruları teşvik etmek amacıyla Erzurum’da bulunan resmi ve özel ortaokullarda eğitim gören 5-8. Sınıf öğrencileri arasında Dumansız Bir Dünya Bırak Çocuğuna, Bisikleti De Bizden Olsun yarışması başladı. Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülecek olan yarışmaya ilişkin bilgilendirme metni ve sosyal medya görseli yarışmaya ilişkin detaylı bilgi ve dokümanlara https://erzurumism.saglik.gov.tr/TR-374154/benim-kahramanim-sigarayi-birakti.html adresinden erişim sağlanabilmektedir.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:08
Dyt. Ayca Yılmaz Kaya: "Sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli"
Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için besin seçimi ve porsiyon kontrolünün önemli olduğu belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Ayca Yılmaz Kaya, Ramazan ayında aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Ramazan ayı, hem manevi hem fiziksel açıdan yenilenme fırsatı sunan özel bir dönemdir. Ancak bu sürecin sağlıklı geçirilmesi için doğru ve bilinçli beslenme planı yapılmalıdır. Gün boyu süren açlık mide asidinin artmasına neden olabilir; bu durum özellikle hassas mide yapısına sahip kişilerde yanma ve ağrı şikâyetlerini artırabilir. Ayrıca sahurda aşırı besin tüketimi kilo artışına neden olabilmektedir. Kilo alımının yanında uzun açlık süresi sebebiyle kas kaybı da yaşanmaktadır. Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı; kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. İftarda yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmeli, çorba içildikten sonra 5-10 dakika ara verilerek ana yemeğe geçilmelidir. Bu uygulama hem sindirimi kolaylaştırır hem de aşırı besin tüketimini engeller. İftarda ana öğün dengeli porsiyonlanmış protein, sebze ve kompleks karbonhidrat içermeli. Yemeklerin pişirme yöntemine dikkat edilmeli; kızartma yerine, ızgara, fırında, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır ki mide bağırsak problemleri yaşanmasın. Sahur öğünü mutlaka yapılmalı ve en az bir ara öğün planlanmalıdır. Sahurda aşırı yağlı besinler tercih edilmemelidir. Hem tok tutması hem de yaşanılabilecek rahatsızlıkları önlemesi nedeniyle sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein kaynaklarının tüketimi erken saatlerde açlık hissinin önüne geçer. Tercihe göre sahur menüsüne meyve eklenebilir. Her gün düzenli olarak meyve ve sebze tüketimi bağışıklık sistemini destekler, kabızlık gibi sindirim problemlerinin önlenmesine yardımcı olur" diye konuştu. "Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalı" "Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır" diye Yılmaz, "Vücuda uzun süre besin alınmaması metabolizmanın savunmaya geçmesine neden olur. Bu nedenle Ramazan ayında öğün sayısının dengeli planlanması önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edildiğinde kilo alımı yerine kilo kontrolü sağlanabilir. Ara öğün ve sahur yapmadan tutulan oruçta vücudun ihtiyacı karşılanamamış olmakla beraber kas kaybı ve vücut yağı artışı görülebilir. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır. İftar ve sahur vakti arasında yeterli su tüketimine dikkat edilmeli, günlük ortalama 2-2 buçuk litre su tüketilmelidir. Çay, kahve gibi kafeinli içecekler vücuttan sıvı atılımını artırdığı için su yerine tüketilmemelidir. Yetersiz su tüketimi; baş ağrısı, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi sorunlara yol açabilir. Ramazan ayında fiziksel aktivite tamamen bırakılmamalıdır. İftardan en az bir saat sonra yapılacak 30-40 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, metabolizma hızının korunmasına ve kilo kontrolüne katkı sağlar" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 08:38
Uzmanından sahur uyarısı: "Sahur günün sigortası"
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan’da en sık yapılan hatanın sahura kalkmamak olduğunu belirterek, "Oysa sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlıktır" dedi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Ramazan’ın yalnızca bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda bedenin ritmini yeniden düzenleme fırsatı olduğunu belirten Aslantaş, bilinçli beslenmenin hem gün içindeki enerji seviyesini hem de genel sağlığı doğrudan etkilediğini ifade etti. Ramazan’da metabolizmanın gündüz "enerji tasarruf moduna", akşam ise "yakıt ikmal moduna" geçtiğini kaydeden Aslantaş, "Mesele aç kalmak değil, dengeli beslenmeyi öğrenmektir. Uzun süren açlık sonrası ani ve yüksek karbonhidrat yüklemesi kan şekerinde hızlı dalgalanmalara neden olur. Bu da kısa sürede yeniden acıkma ve halsizlik oluşturur" dedi. Sahur metabolik hazırlıktır Sahura kalkmamanın en sık yapılan hatalardan biri olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlık demektir. Protein, lif ve sağlıklı yağ içeren bir sahur gün boyu tokluk sağlar ve susuzluğu azaltır" diye konuştu. İdeal sahur tabağında; 2 yumurta veya 1 yumurta + lor/yoğurt, 1-2 dilim tam tahıllı ekmek ya da yulaf, zeytin/avokado/ceviz, bol yeşillik ve 2-3 bardak su bulunması gerektiğini belirten Aslantaş, sadece börek, beyaz ekmek ve reçel gibi basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin gün içinde baş ağrısı ve halsizliğe yol açabileceğini söyledi. İftarda yavaşlayın, mideye zaman tanıyın İftarın kültürel açıdan olduğu kadar fizyolojik olarak da önemli olduğuna dikkat çeken Aslantaş, "En sağlıklı yöntem; 1 hurma ve suyla orucu açmak, ardından 1 kase çorba içip 10 dakika ara vermektir. Bu, mide ve pankreasa ani yüklenmeyi önler" dedi. Ana öğünde ise 100-150 gram tavuk, balık, et veya kurubaklagil; bulgur ya da karabuğday gibi kompleks karbonhidratlar ve bol salata tüketilmesini öneren Aslantaş, yoğurt veya ayranın da sindirimi desteklediğini ifade etti. Tatlı tüketiminin haftada 1-2 kezle sınırlandırılması gerektiğini belirten Aslantaş, sütlü tatlıların şerbetli tatlılara göre daha dengeli bir tercih olduğunu söyledi. Ramazan pidesinin ise porsiyon kontrolüyle tüketilmesi gerektiğini kaydetti. Su ve hareket vurgusu İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirten Aslantaş, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını söyledi. İftardan 1-1,5 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün kan şekerini dengelediğini ve sindirimi rahatlattığını ifade etti. Oruç kimler için riskli? Kontrolsüz diyabet hastaları, sık hipoglisemi yaşayanlar, ileri kalp yetmezliği bulunanlar, kronik böbrek hastaları, aktif kanser tedavisi görenler ve riskli gebelik yaşayan kadınlar için uzun süreli açlığın sakıncalı olabileceğini belirten Aslantaş, "İlaç saatleri kritik olan nörolojik hastalar da mutlaka hekim kontrolünde karar vermelidir. Oruç bir ibadettir; sağlık ise emanettir" dedi. Ramazan’ın bedeni zorlamak için değil disipline etmek için olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Gece kaloriyi iki katına çıkarma ayı değildir. Ölçülü, yavaş ve paylaşarak yemek esastır. Dengeyi kurduğumuzda Ramazan yalnızca ruhumuzu değil metabolizmamızı da arındırır" ifadelerini kullandı.
17 Şubat 2026 Salı - 23:10
Hayırseverden MEAH’a Dijital Renkli Doppler Ultrasonografi cihazı bağışı
Muğlalı hayırsever vatandaş Sultan Köroğlu ve eşi tarafından Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesine Dijital Renkli Doppler Ultrasonografi cihazı bağışı yapıldı. Başhekimlik Toplantı Salonu’nda düzenlenen teslim törenine Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ethem Acar, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Deliktaş, Doç. Dr. İlker Akarken ve asistan hekimler katıldı Dijital Renkli Doppler Ultrasonografi cihazı, hayırsever Sultan Köroğlu’nun eşi Şakir Köroğlu tarafından firma yetkilisi ile birlikte hastaneye teslim edildi. Başhekim Prof. Dr. Ethem Acar, "Sağlık hizmetlerimizin güçlenmesine katkı sunan kıymetli hayırseverlerimize teşekkür ediyor, bu anlamlı bağışın hastalarımıza hayırlı olmasını diliyoruz" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 22:11
"Gebelikte oruç, bireysel değerlendirilmelidir"
Bebek bekleyen annelerin Ramazan ayında oruç tutmasının bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Begüm Uzsezer Güler, "Her gebelik farklı ilerler. Anne adayının genel sağlık durumu, gebeliğin haftası ve varsa ek hastalıkları göz önünde bulundurulmadan oruç tutup tutmama kararı verilmemelidir" dedi. VM Medical Park Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Begüm Uzsezer Güler, Ramazan ayında anne adaylarının en sık merak ettiği konular hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gebeliğin özellikle ilk üç ayının daha hassas olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Güler, "Bu dönemde bulantı, kusma ve iştahsızlık sık görülür. Uzun süreli açlık ve sıvı kaybı anne adayının genel durumunu olumsuz etkileyebilir. Ramazan ayında gün boyu susuz kalma bazı anne adaylarında tansiyon düşüklüğüne, halsizliğe ve bayılma hissine neden olabilir. Yeterli sıvı alımı hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşır. Anne, tek başına oruç tutup tutmama kararı vermemelidir" ifadelerini kullandı. Gebelikte anemi, gebelik şekeri veya tansiyon problemi bulunan anne adaylarının daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Güler, "Bu gruptaki hastalar mutlaka doktor kontrolünde oruç tutup tutmamaya karar vermelidir. Emzirme döneminde sıvı kaybı süt üretimini de etkiler. Anne sütü üretimi için yeterli sıvı ve dengeli beslenme şarttır. Bu süreçte oruç kararı bireysel olarak değerlendirilmelidir. Anne adayları sağlıklarını riske atmadan, bilinçli ve hekim kontrolünde hareket etmelidir. Oruç tutup tutmama her gebelik için ayrı değerlendirilmelidir" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 17:31
Nazilli’de anne ve çocuklara sağlıklı yaşam desteği
Aydın’ın Nazilli ilçesinde düzenlenen Anne-Çocuk Sağlığı etkinliğinde anneler egzersiz ve sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirilirken, çocukların gelişimleri de uzmanlar tarafından gözlemlendi. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi’nde Anne - Çocuk Sağlığı etkinliği düzenlendi. Nazilli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) iş birliğiyle Sağlıklı Hayat Merkezi’ni ziyaret eden kursiyer annelere, merkezde sunulan hizmetler hakkında bilgilendirme yapıldı. Etkinliğe İlçe Sağlık Müdürü Dr. Şule Akbaş da katılırken, anneler fizyoterapist eşliğinde toplu olarak bilgilendirildi. Program kapsamında spor salonunda günlük yaşamda yapılması gereken egzersiz hareketleri uygulamalı olarak gösterildi. Etkinlikte ayrıca bayanlara kanser taramaları ile çocukluk döneminde görülen kanserler konusunda bilgi verildi. Diyetisyen tarafından talep eden vatandaşlara randevu oluşturuldu. Öte yandan anneler etkinliğe katılırken, oyun odasında psikolog ve çocuk gelişimciler tarafından çocukların gelişimleri gözlemlendi. Gözlem sırasında çocuklarla eğitici oyunlar oynanırken, annelerle yapılan görüşmelerle çocukların gelişimleri değerlendirilerek bilgilendirme sağlandı.
17 Şubat 2026 Salı - 16:09
Uzmanından uyarı: "Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temel kriterlerden birisi sahurun ve iftarın yapılması, araya ara öğünün eklenmesi"
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, "İftarı tek bir öğünde tek bir seferde tüketip sonrasında ara öğün yapmak istemeyenler olabiliyor ama Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temel kriterlerden birisi sahurun ve iftarın yapılması, araya ara öğünün eklenmesi" dedi. Sabri Ülker Vakfı, Ramazan ayında değişen öğün ve uyku düzeninin metabolizma ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri ile sahur ve iftar alışkanlıklarında doğru beslenme tercihlerine ilişkin merak edilen konularını ele aldı. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan döneminde dengeli ve yeterli beslenmenin önemine dikkat çekti. Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk, öğün saatlerinin geceye kayması ve öğün sayısının azalmasının metabolizma üzerinde değişikliklere yol açabileceğini belirten Demirel, sahur ve iftar öğünlerinin dengeli planlanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağışıklık sisteminin beslenme düzenini doğrudan etkilendiğine dikkat çeken Demirel vitamin, mineral ve protein açısından yeterli ve çeşitli beslenmenin enfeksiyonlara karşı direnci desteklediğini ifade etti. Demirel, sahur öğününün atlanmaması gerektiğini, sahurda tok tutan ve besin değeri yüksek gıdaların tercih edilmesinin gün içindeki enerji düzeyi açısından önemli olduğunu kaydetti. "Ramazan’da beslenme alışkanlıklarımız değişiyor" Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken en önemli şeyin, beslenme alışkanlığına diğer aylar kadar dikkat edilmesi gerektiğini belirten Demirel, "Ramazan’da beslenme alışkanlıklarımız değişiyor, beslenme düzenimiz değişiyor. Uzun süreli bir açlık var. Bu yıl 12 saati aşan bir açlıkla Ramazan’da oruç ibadeti yerine getirilecek. Önceki yıllara göre süre birazcık daha kısaldı ama sonuçta daha sınırlı bir zaman diliminde besleneceğiz. Açlığın ve susuzluğun yanında besin çeşitliliğimiz de azalıyor, yediğimiz besin miktarları azalıyor. Zengin bir mutfak kültürümüz var, ön plana çıkan besinlerde değişiklik olabiliyor. Dolayısıyla bu değişimler bazen eğer sağlıklı tercihlerden yana olmazsak yorgunluk, halsizlik yapabiliyor. Bu durum konsantrasyonumuzu etkileyebiliyor, bağışıklığı düşürebiliyor. Bu nedenle Ramazan ayında sağlıklı beslenmek, en az diğer aylar kadar önemli. Sağlıklı beslenmenin sürdürülmesi hepimiz için kritik öneme sahip. Dikkat etmemiz gereken önceliklerden birisi, Ramazan ayında bir öğün düzeninin oluşturulması" diye konuştu. "Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temel kriterlerden birisi, araya ara öğünün eklenmesi" Ramazan’da süt, yumurta, et ve tavuk gibi zengin protein kaynaklarını tüketilmesinin uygun olacağını ifade eden Demirel, "İftarı tek bir öğünde, tek bir seferde tüketip sonrasında ara öğün yapmak istemeyenler olabiliyor ama Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temel kriterlerden birisi sahurun ve iftarın yapılması, araya ara öğünün eklenmesi. Bunlar gerçekten önemli. Bu şekilde bir öğün düzeni oluşturulduktan sonra, o öğünlerde neler yediğimiz de önemli. Her birimizin yaşına göre, cinsiyetine göre ihtiyacı olan enerji var, ihtiyaç duyduğumuz besin öğeleri var ve bunları almamız gerek. Her bir besin grubundan ne kadar tüketmemiz gerektiğini zaten biliyoruz. Ramazan’da süre kısalınca, o besinleri tüketmekte zorlandığımız zamanlar olabiliyor. Dolayısıyla vücudumuzun normal çalışması için gerekli olan besinleri, 12 saatten birazcık daha az kalan süre içerisinde almaya çalışmamız oldukça önemli. Sağlıklı beslenmenin temel ilkelerinden birisi süt ve süt ürünleri. Yumurtanın, etin, tavuğun, balığın, kuru baklagillerin olduğu, protein zengini besinler ise diğer bir grubumuzdur" şeklinde konuştu. Sabri Ülker Vakfı’ndan ’sahurda denge, iftarda ölçü’ uyarısı Sabri Ülker Vakfı, toplumun sağlıklı ve dengeli beslemesine Ramazan ayında da dikkat çekiyor. Ramazan ayında sahur ve iftar arasında ortalama 15-17 saat süren açlık dönemi, bireylerin günlük beslenme düzeninde değişikliklere yol açtığını belirten Sabri Ülker Vakfı, bu süreçte yapılan küçük hataların ise kan şekeri dalgalanmalarına, sindirim problemlerine, halsizliğe ve kontrolsüz kilo artışına yol açabileceğini belirtti. Toplumun, sağlıklı beslenme ve gıda hakkında doğru bilgiye ulaşması hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Sabri Ülker Vakfı, ’sahurda ölçü, iftarda denge’ anlayışıyla hareket edilmesinin Ramazan ayının sağlık üzerindeki olumlu etkisini artıracağını bildirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 15:43
Kırklareli’nde büyükbaş hayvanlara şap aşısı
Kırklareli’nde şap hastalığına karşı büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama çalışmaları devam ediyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, "2026 Yılı İlkbahar Şap Aşılama Programı" çerçevesinde Kırklareli genelinde tüm büyükbaş hayvanlara şap aşısı yaparak, rutin sağlık kontrol çalışmaları gerçekleştiriyor. Bu kapsamda veteriner hekimler ve saha ekipleri, şap hastalığının önemi ve korunma yöntemleri hakkında üreticileri bilgilendirirken, hastalıkla mücadelede dikkat edilmesi gereken noktaları da paylaşıyor. Yetkililer, hastalıktan ari bölge olan Trakya’da şap hastalığına karşı aşılama çalışmalarının düzenli olarak yapılmasının hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
17 Şubat 2026 Salı - 14:30
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan: "Ramazan’da vücudu susuz bırakmayın"
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, Ramazan ayında vatandaşlara sahur ve iftar yemekleri ile ilgili tavsiyelerde bulunurken, günde 2-3 litre sıvı tüketiminin önemine değindi. Ramazan ayına sayılı günler kala vatandaşlarda iftar ve sahurluk telaşı had safhaya ulaşırken, uzmanlar da sağlıklı bir Ramazan geçirmek için tavsiyelerde bulundu. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, günde en az 2-3 litre su tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, "Ramazan ayı uzun süre yaz aylarına denk gelmekteydi. Bu da Ramazan’daki uzun süreli açlıkla beraber hastalarımızda susuzluk ve buna bağlı böbrek ve karaciğer hastalıkları, mide rahatsızlıklarını görmekteydik. Ancak bu sene Ramazan ayının kış ayına gelmesi sebebiyle susuzluk biraz daha az rahatsız edici olacaktır. Ancak biz yine de vatandaşlarımızın günlük 2 ile 3 litre arasında sıvı tüketmesini tavsiye ediyoruz" dedi. "Ağır yemeklerden kaçının" Ramazan ayında iftar ve sahurlarda ağır yemeklerden uzak durulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Kaplan, "Ramazan’da malum 12 saat kadar bir açlık bekleniyor. Özellikle sahur yemeklerinin biraz daha hafif yenilmesini tavsiye ediyoruz. Sahur yemeklerinde mümkünse ağır olabilecek yağlı, kızartmalı, hamur işleri gibi yiyeceklerden uzak durulması, uzun süre tok tutacak yumurta, hurma, peynir, sebze, meyve gibi yiyeceklerin tüketilmesini özellikle tavsiye etmekteyiz. İftar saatlerinde de yine vatandaşlarımızın ağır yemekler tüketmesini istemiyoruz. Çünkü uzun süreli açlıktan sonra mide birden ağır yemeklere maruz kaldığı zaman reflü, hazımsızlık gibi şikayetler olabilmektedir. Bunun için mümkünse yemeklere bir hurma, çorbayla başlanması, ana yemeklerde ağır yemeklerin değil de mümkünse ızgara, tavuk gibi besinlerin tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Tatlı seçiminde de mümkünse sütlü tatlıları kesinlikle tavsiye etmekteyiz" ifadelerini kullandı.
17 Şubat 2026 Salı - 13:43
Ramazan’da en sık yapılan 3 beslenme hatası: "Yetersiz su, sahur yapmama ve hızlı iftar"
Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Sinem Şahin Yazıcı, Ramazan öncesi yaptığı açıklamada ’yetersiz su tüketimi, sahurun atlanması ve iftarda aşırı-hızlı yemek’ yenilmesinin en sık yapılan üç hata olduğunu belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Sinem Şahin Yazıcı, Ramazan ayı öncesinde sağlıklı beslenmeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ramazan’da yapılan en büyük üç hataya dikkat çeken Şahin, özellikle su tüketimi, sahur öğünü ve iftardaki beslenme düzeni konusunda uyarılarda bulundu. "İftar ile sahur arasında mutlaka yaklaşık 10–12 bardak su tüketilmeli" Ramazan’da yapılan en büyük üç hatadan ilkinin su tüketiminin yetersiz olması olduğunu vurgulayan Yazıcı, "Uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle vücutta ciddi su ve mineral kayıpları yaşanır. Bu nedenle iftar ile sahur arasında mutlaka yaklaşık 10–12 bardak su tüketilmelidir. Su tüketimine özellikle dikkat edilmelidir. İkinci önemli hata sahur yapmamaktır. Sahur, günü daha sağlıklı ve enerjik geçirmek için büyük önem taşır. Bu öğünde sağlıklı ve dengeli besinler tercih edilmelidir. Sahur yapılmadığında 12–13 saatlik açlık süresi 20 saate kadar uzayabilir. Bu durum kan şekerinin aşırı düşmesine, günün verimsiz geçmesine ve uzun vadede metabolizmanın yavaşlayarak kilo artışına neden olabilir. Üçüncü hata ise iftarda aşırı ve hızlı besin tüketmektir. Uzun süren açlığın ardından çok hızlı yemek yemek ve ihtiyaçtan fazla porsiyon tüketmek sindirim sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yağlı, ağır ve şekerli yiyecekleri tercih etmek de kilo artışına ve kan şekeri dengesinin bozulmasına neden olabilir" diye konuştu. "Sahurda yumurta uzun süreli tok tutar" Yazıcı, günün daha kaliteli geçirilmesi için sahurun kahvaltı öğünü gibi düşünülmesi gerektiğini söyledi. Ramazan’da protein tüketiminin kas kayıplarını önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Şahin, protein içeriği yüksek beslenilmesi gerektiğini ifade etti. Sahurda uzun süre tok tutacak besinlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, "Yumurtayı mutlaka tüketmeliyiz. Özellikle haşlanmış olarak tercih edilirse pişirme yöntemi açısından daha uygun olacaktır" dedi. Peynir çeşitlerinin iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu belirten Şahin, tuz tüketimini azaltmak için peynirlerin akşamdan suda bekletilebileceğini kaydederek, "1–2 dilim peyniri bu şekilde daha az tuzlu hâle getirebiliriz. Tuz tüketiminin fazla olması gün içinde çok fazla susamamıza neden olabilir" diye konuştu. Sahurda zeytin yerine ceviz tercih edilebileceğini aktaran Şahin, ekmek seçiminde ise beyaz ekmek ya da pide yerine tam tahıl ürünlerinden yapılan ekmeklerin tercih edilmesini önerdi. Bu sayede daha uzun süre tokluk sağlanabileceğini belirten Şahin, Ramazan’da sebze ve meyve tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Mevsimine uygun bol yeşillik tüketilmesi ve bir adet taze meyve tercih edilmesinin doğru olacağını; içecek olarak süt ve ayranın tercih edilebileceğini belirten Şahin, çayın ise çok önerilmediğini vurguladı. Şahin, "Hem besin değerinin azalmaması hem de vücuttan fazla su atımına engel olmak adına çayı çok önermiyoruz. İlla içilecekse sahurdan 15–20 dakika sonra ve açık şekilde tüketilebilir" şeklinde konuştu. "İftarda başlangıç yaptıktan sonra 10–15 dakika ara verilmesi gerekiyor" İftarda geleneksel olarak hurma ile başlanabileceğini ancak miktarın abartılmaması gerektiğini kaydeden Diyetisyen Sinem Şahin Yazıcı, ayrıca şu bilgileri verdi: "Şeker oranı yüksek olduğu için bir tane hurma ve bir bardak suyla iftar açılabilir. Sonrasında çorbayla iyi bir başlangıç yapılabilir ancak çok yağlı, kremalı ve un oranı yüksek çorbalar tercih edilmemelidir. Mercimek, tarhana ve ezogelin gibi geleneksel çorbalar iyi bir başlangıç olacaktır. Başlangıç yaptıktan sonra 10–15 dakika ara verilmesi beynin tokluk sinyali alması için gereklidir. Bu arada ev içinde kısa bir yürüyüş yapılabilir ya da namaz kılınabilir, ardından ana yemeğe geçmek daha uygun olacaktır. Ana yemekte aşırıya kaçılmamalıdır. Haftada 2–3 gün etli ya da kıymalı sebze yemeği olabilir, bir gün bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagillere yer verilebilir, diğer günlerde ise tavuk, balık ve kırmızı et tercih edilebilir. Ramazan’da balık genellikle az tercih edilir ancak çok iyi bir omega-3 kaynağı olduğu için tüketimine özen gösterilmelidir. Yemeklerin yanında bol salata olmalıdır. Ramazan pidesinden tamamen vazgeçin demiyoruz ancak tüketim 1–2 dilimle sınırlı kalmalıdır."
17 Şubat 2026 Salı - 13:40
Ağız ve diş sağlığı merkezinde Ramazan mesaisi başladı
Adıyaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde (ADSM), Ramazan ayı boyunca vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay erişebilmesi amacıyla gece poliklinik uygulaması başlatıldı. Adıyaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bünyesinde hayata geçirilen uygulama kapsamında, Ramazan ayı süresince 16.00-22.30 saatleri arasında randevu alınarak muayene olunabilecek. Vatandaşların randevu oluşturabileceği kanallar ise Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) mobil uygulaması, MHRS internet sitesi ve ALO 182 hattı olarak açıklandı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başhekim Abdullah Yaman, Ramazan ayında ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek vatandaşları gece poliklinik hizmetinden yararlanmaya davet etti. Başhekim Yaman, "Ramazan ayı boyunca da vatandaşlarımızın ağız ve diş sağlığını korumaları büyük önem taşıyor. Bu nedenle gece poliklinik hizmetimizi başlattık. Tüm vatandaşlarımızı randevu oluşturarak hizmetlerimizden faydalanmaya davet ediyoruz. Sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan geçirmenizi diliyorum" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder