Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Ahmet Minguzzi’nin ailesi, doğum gününde çocuklarının mezarını ziyaret etti
Ali Sami Yen Spor Kompleksi Aslantepe Vadisi’nin temel atma töreni yapıldı
Trump: "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü tamamen bizde"
Fenerbahçe’den derbinin hakem ataması ile ilgili açıklama
Milli Eğitim Bakanlığı’nda 23 Nisan’da anlamlı devir teslim
İsrail'in Lübnan'a saldırısında 1 gazeteci hayatını kaybetti
TBMM’de 23 Nisan dolayısıyla tören düzenlendi
SAĞLIK
Ünlüler minik kalplere dokundu
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:33:29
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi gören çocuklar umut ve neşe dolu anlar yaşadı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Prof. Dr. Reyhan Dedeoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, çok sayıda ünlü isim minik hastalarla bir araya geldi. Hastane odalarını tek tek ziyaret eden ünlüler, çocuklara hediyeler dağıtarak onlarla sohbet etti, gün boyunca vakit geçirerek bayram sevincini paylaştı. Gülsim Ali, Demet Işıl, Aslı Turanlı, Ceren Benderlioğlu, Kaan Turgut, Büşra Develi, Görkem Sevindik, Mehmet Özdemir, Gökhan Keskin, Selda Topal, Buçe Buse Kahraman, Didem Balçin, Eylül Tumbar, Feyza Civelek, Nilay Erdönmez, Yunus Emre Yıldırımer, milli basketbolcular Elif Bayram, Gökşen Fitik ve Sehernaz Cidal’ın katıldığı etkinlikte, çocuklar unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim eden Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Böylesine anlamlı ve umut dolu bir bayramı ziyaretlerinizle taçlandırdığınız, çocuklarımızın yüzünde bir tebessüm olduğunuz için sizlere minnettarız" ifadelerini kullandı. Demet Işıl, çocuklar için hastaneye onlarca balon getirdi. Işıl, çocuklarla birlikte balonları gökyüzüne bıraktı. Kanseri atlatan Işıl, tüm çocuklarla tek tek ilgilendi. Işıl, "Eşim ve ben bu hastanede doğduk. Böyle bir organizasyonda olduğumuz için çok mutluyuz. Son dönemde çocukların çocukluğunu yaşamalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Balonlar uçuruldu, umutlar gökyüzüne bırakıldı" diye konuştu. Hastalık atlatan Işıl, "5-6 yıl önce kanser hastalığıyla mücadele ettim. O dönemde iyileşmek için verdiğim sözleri tutmaya devam ediyorum" dedi. Aslı Turanlı, "Ailesine önem veren ve çocukları seven milletiz. Bizim için çocuklar çok önemli. Onlara güven vermek çok önemli... Size güven duyan bir çocuk, mutlu oluyor. Mutlu çocuk mutlu gelecek demek. Bizde elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Anlamlı bir günde buradayız. Burada olduğum için çok mutluyum. Çocukları çok seviyorum. Olabildiğince onların yanında olmaya çalışıyorum" dedi. Turanlı, çocuklar ile tek tek ilgilenecek onlara kitap hediye etti. Etkinliğe annesiyle katılan Gülsim Ali, "Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Dün galadaydım ama bugün burada çocukların yanında olmak istedim. Onların yanında olmak ve gülümsetmek çok önemli. Annem de gelmek istedi" dedi. Nilay Erdönmez, "Çocukluğumu hatırladım. Herkese Allah şifa versin. Bütün çocuklar çocukluğunu çok güzel yaşasın. 23 Nisan’da mevsimleri temsil ettiğimiz tören vardı. Ben sarı ile sonbaharı temsil ediyordum. Çocukları çok severim" dedi. Çocukken etkinliklere katıldığını belirten oyuncu, "Bayramlarda şiir okuyan, sunuculuk yapan ve sahneye çıkan çocuklardan biriydim" diye konuştu. ’Yeraltı’ dizisi için Erdönmez, "Çok mutluyum. Güzel bir ekip. Diziyle ilgili bolca soru soruyor seyirci. Seyircinin güzel tepkisi güzel" açıklamasını yaptı. Oyuncu, "Güçlü rakipler vardı, sezon ortası gibi yayına girdiniz. Boşluğu iyi doldurdunuz" sözlerine, "Boşluk varmış ki doldurduk" ifadelerini kullandı. Ceren Benderlioğlu, "Çocuk diyince bende akan sular duruyor. Bizim geleceğimiz onlar. Burada olmak benim için zor. Yeğenimle ilgili en son buradayım. Biraz duygusalım. Buradaki çocukların mutlu olması ve sağlıklarına kavuşmasından başka hiçbir dileğim yok. Çocukken statta gösteri yapardık. Aylarca çalışıp Fenerbahçe stadının çimlerinde herkese gösteri sunardık. Keyifle yaptım" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:05
Nazilli’de "Gebe Okulu" ile anne adaylarına kapsamlı eğitim
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Gebe Okulu kapsamında anne adaylarına gebelikten doğum sonrasına kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik eğitim çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, konforlu ve bilinçli geçirmelerini amaçlayan program kapsamında, gebeliğin oluşumu ve bebeğin anne karnındaki gelişim süreci detaylı şekilde anlatılıyor. Eğitimlerde ayrıca gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri, bağışıklama süreci ve rutin tetkikler hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Uzman ekip tarafından verilen eğitimlerde, gebelik sürecinde anne adayının bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimlerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları da ele alınıyor. Kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, uyku düzeni ve diğer yaşam aktiviteleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılırken, gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve çözüm önerileri de aktarılıyor. Program kapsamında anne adaylarına, gebelikte tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar anlatılırken, doğum eyleminin evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek açısından faydaları da detaylandırılıyor. Eğitimlerde ayrıca lohusalık süreci, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri de yer alıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde ise doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında anne adaylarına pratik bilgiler sunuluyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yaptığı açıklamada tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederek sağlıklı nesillerin yetişmesi için bilinçli gebelik sürecinin önemine dikkat çekti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi’nde farkındalık standı kuruldu. Stantta vatandaşlara, kullanılmayan ilaçların doğru şekilde imha edilmesinin önemi anlatıldı. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinde, lavaboya dökülen ya da çöpe atılan ilaçların su kaynaklarını kirlettiği, toprağa zarar verdiği aktarıldı. Eczane Hizmetleri Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanarak stantta dağıtılan broşürlerde, atık ilaçların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine, ’Yanlış imha hem sağlığımızı hem de gezegenimizi tehdit ediyor’ mesajına yer verildi. Etkinlikte vatandaşlara ayrıca, ’Atık ilaç çöp değildir’ yazılı kalemler ile haftalık ilaç saklama kutuları hediye edildi. Öğrenciler, toplum sağlığının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından atık ilaçların doğru şekilde toplanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, benzer sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen günlerde de devam edeceğini ifade etti. Etkinlik ile hem çevre bilincinin artırılması hem de ilaçların düzenli kullanımına dikkat çekilmesi amaçlandı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:54
Baharla birlikte gelen polen mevsimi kabusunuz olmasın
Bahar aylarıyla birlikte en sık gözlenen rahatsızlıkların başında polenlerin gözle görülemese de sinüzitten nefes darlığına kadar pek çok sağlık sorununa yol açabildiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, korunma yolları hakkında bilgi verdi. Polen alerjisinin mevsimine girildiğini söyleyen Medicana Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, "Bahar aylarında polenler ortaya çıkmaktadır. Polenler, alerjik kişilerde pek çok soruna neden olmaktadır. Bunların arasında burun akıntısı, kaşıntısı, gözlerde kaşıntı, sulanma, hapşırma, sinüzit, nefes darlığı bulunmaktadır. Bu mevsimde polenlerden korunmak için bazı çözüm yolları bulunmaktadır" dedi. Uzm. Dr. Başak Burgazlıoğlu, polen alerjisi ile ilgili alınacak önlemleri şöyle sıraladı: "Polen alerjisi varsa hayatı kolaylaştırmak için bazı önlemler alınabilir. Polenler sabaha karşı 04.00-05.00 saatlerinde uçuşmaya başlar ve akşam 21.00-22.00’ye kadar etkili olmaya devam ederler. Sabah saatlerinde havada daha yoğundurlar ve etkileri ilerleyen saatlerle azalır. Mümkünse sabah erken saatlerde dışarı çıkılmamalı; mutlaka çıkmak gerekiyorsa maske takılmalı veya bir mendille ağız, burun kapatılmalı. Açık havada olabildiğince kısa kalınmalı ve doğadan, piknik alanlarından uzak durulmalı. Evler, sabah saatleri yerine akşam saatlerinde havalandırılmalı. Kalkar kalkmaz evi havalandırmak için balkon kapılarını ve pencereleri açmamak gerekir. Alerji yoğunsa ve dış ortama çıkılmadığı ve ilaçlar da düzenli kullanıldığı halde rağmen şikâyetler gerilemiyorsa kapalı ortamlardaki havayı polenlerden arındıracak filtreli havalandırma veya hava temizleme cihazı kullanılmalıdır." Ev ve araba klimalarının bakımdan geçirilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Başak Burgazlıoğlu, "Polen filtreleri mutlaka yılda bir defa temizletilmelidir. Gözlük kullanılıyorsa gözlükler düzenli olarak yıkanmalı. Çünkü gözlüğe yapışan her polen rahatsızlanmaya sebep olacaktır. Günlük kıyafetler, yatak odasında çıkartılmamalı. Çamaşırlar dış ortamda kurutulmamalıdır. Polenler çamaşırların üzerine yerleşebilir. Dışardan eve girildiğinde eller ve yüz mutlaka yıkanmalı. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir. Yine gözlerin yan taraflarını kapatan güneş gözlüklerinin faydası olabilir. Polen döneminde ilaç tedavisi ile istenilen sonuç alınamayan ve alerjileri cilt testleri ile doğrulanmış hastalarda aşı tedavisi olarak da bilinen immünoterapi uygulanabilir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 10:19
’Romatolojik hastalıklar, kas ve eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir’
2
22 Nisan 2026 Çarşamba- 16:11
Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor
3
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
4
22 Nisan 2026 Çarşamba- 09:53
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz"
5
23 Nisan 2026 Perşembe- 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:01
Kalp krizi gençleşiyor: Modern yaşam tarzı en önemli faktör
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, son yıllarda kalp krizi vakalarının giderek daha genç yaş gruplarında görülmeye başladığına dikkat çekti. Özellikle 30’lu yaşlarda artan vakaların yaşam tarzıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Can, bu tablonun ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. Genç bireylerin göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtileri çoğu zaman önemsemediğini belirten Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, erken tanının hayat kurtardığını hatırlattı. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve stres yönetimiyle kalp krizinin büyük ölçüde önlenebileceğini de belirten Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. 30’lu yaşlarda alarm veren tablo Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, son yıllarda kalp krizi vakalarının yalnızca ileri yaş grubunda değil, 30’lu hatta 20’li yaşlarda dahi görülmeye başladığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. Bu değişimin en büyük nedeninin modern yaşam alışkanlıkları olduğuna dikkat çeken uzman, genç yaşta kalp krizi riskinin artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığını söyledi. "Modern yaşam tarzı kalbi yoruyor" Hareketsiz yaşam, fast food ağırlıklı beslenme, yoğun iş temposu ve kronik stresin kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, özellikle masa başı çalışan gençlerde riskin daha da arttığını ifade etti. Prof. Dr. Can, "Gün içinde neredeyse hiç hareket etmeyen, düzensiz beslenen ve yüksek stres altında yaşayan bireylerde kalp damar hastalıkları çok daha erken yaşta ortaya çıkabiliyor" dedi. Sigara ve enerji içecekleri riski katlıyor Gençler arasında yaygın olan sigara, özellikle de elektronik sigara kullanımının yanı sıra enerji içeceklerinin de kalp ritmini olumsuz etkilediğini vurgulayan Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, bu alışkanlıkların kalp krizi riskini katladığını belirtti. Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, Özellikle yoğun kafein tüketiminin kalp üzerinde ani ve ciddi etkiler oluşturabileceğine de dikkat çekti. "Düzenli kontrol hayat kurtarır" Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkmadığını hatırlatan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, genç bireylerde belirtilerin daha sinsi olabileceğini söyledi. Göğüste baskı hissi, nefes darlığı, çarpıntı, ani yorgunluk ve soğuk terleme gibi şikâyetlerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, "Gençler bu belirtileri çoğu zaman yorgunluk ya da stres olarak yorumlayıp doktora başvurmuyor. Oysa erken müdahale hayat kurtarır" dedi. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Can, belirli aralıklarla yapılan kalp kontrollerinin muhtemel riskleri önceden ortaya çıkarabileceğini belirtti. "Kalbinizi korumak sizin elinizde" Kalp krizinden korunmanın mümkün olduğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değinerek şu önerilerde bulundu: "Düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek, sigaradan uzak durmak, stresten mümkün olduğunca kaçınmak ve yeterli uyku almak." Prof. Dr. Mehmet Mustafa Can, "Kalbinizi korumak için küçük ama etkili adımlar atabilirsiniz. Unutulmamalıdır ki kalp sağlığı, yaşam kalitesinin temelidir" diyerek sözlerini tamamladı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:50
"Mevsim geçişleri depresyonu tetikleyebiliyor"
Literatürde mevsimsel depresyon adıyla bilinen bahar depresyonunun, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan bir depresyon tablosu olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, "Özellikle doğadaki ani sıcaklık değişimleri ve mevsim değişiklikleri sırasında vücudun bu sürece adaptasyon sağlamaya çalışması sonucunda bahar depresyonu tablosu ortaya çıkabiliyor. Yoğun iç sıkıntısı, anlamsız hüzün, sürekli kaygı, endişe ve sinirlilik hali en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor" dedi. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, mevsim geçişlerinde sıkça karşılaşılan bahar yorgunluğu ile mevsimsel depresyonun birbirine karıştırılabildiğini söyledi. Bahar depresyonunun, literatürdeki adıyla mevsimsel depresyonun, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan bir depresyon tablosu olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Özellikle doğadaki ani sıcaklık değişimleri ve mevsim değişiklikleri sırasında vücudun bu sürece adaptasyon sağlamaya çalışmasıyla birlikte bu tablo ortaya çıkabiliyor" dedi. Kış aylarında artan melatonin hormonunun baharla birlikte hızla düştüğünü ifade eden Doç. Dr. Yıldırım, "Melatonin seviyesindeki bu ani değişim uyku düzenini bozabiliyor. Bu durum sirkadiyen ritmi etkileyerek, mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyesinde düşüşe yol açabiliyor" diye konuştu. "Ruhsal ve fiziksel belirtiler birlikte görülüyor" Mevsimsel depresyonun doğru tanısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, "Yoğun iç sıkıntısı, anlamsız hüzün, sürekli kaygı, endişe ve sinirlilik hali en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Kişi daha önce keyif aldığı aktivitelere karşı ilgisini kaybedebilir. Bireyler sosyal ortamlardan uzaklaşabiliyor, çevresiyle uyum sağlamakta zorlanabiliyor. Bununla birlikte suçluluk ve yetersizlik duygularında artış da görülebiliyor" şeklinde konuştu. Ruhsal belirtilerin yanı sıra fiziksel şikâyetlerin de tabloya eşlik edebileceğine değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Uykuya dalmakta güçlük, sabahları yataktan çıkamama, gün içinde yoğun yorgunluk hissi görülebiliyor. İştah artışı ya da iştahsızlık, konsantrasyon problemleri, baş ağrısı ile kas ve eklem ağrıları da bu sürece eşlik edebiliyor" dedi. "Bahar yorgunluğu ile karıştırılmamalı" Bahar yorgunluğunun mevsimsel depresyona kıyasla daha hafif ve geçici bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, şu bilgileri paylaştı: "Bahar yorgunluğu genellikle birkaç hafta sürebilen, vücudun çevresel değişimlere uyum sağlamasıyla birlikte kendiliğinden düzelebilen fizyolojik bir durumdur. Bu süreçte kişinin günlük işlevselliği büyük oranda korunur. Mevsimsel depresyon ise daha ağır bir tablodur. Eğer enerji düşüklüğüne umutsuzluk, hayattan keyif alamama, öz değer kaybı ve genel bir isteksizlik eşlik ediyorsa, bu durum artık bahar yorgunluğu değil mevsimsel depresyon olarak değerlendirilmelidir." "Belirtilerin süresi kritik" Belirtilerin süresinin önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, "Bahar yorgunluğu genellikle bir-iki hafta içinde düzelirken, mevsimsel depresyon haftalar, hatta aylar sürebilir ve kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebilir" dedi. İç sıkıntısı, isteksizlik ve yaşamdan tat alamama gibi şikâyetlerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Bu tür belirtiler yalnızca bahar yorgunluğu olarak değerlendirilmemelidir" açıklamasında bulundu. "Yaşam tarzı değişiklikleri önemli" Yaşam tarzı düzenlemelerinin süreci yönetmede önemli rol oynadığına değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Biyolojik saati düzenlemek için sabah erken saatlerde uyanmak ve güne erken başlamak faydalıdır. Gün ışığından mümkün olduğunca fazla yararlanmak ve yaşam alanlarını doğal ışıkla aydınlatmak gerekir. Doğal ışık, bozulan biyolojik saatin yeniden düzenlenmesinde önemli rol oynar. Stres yönetimi de önemlidir. Meditasyon, derin nefes egzersizleri ve farkındalık çalışmaları, stres hormonu kortizol seviyesini düşürerek depresif duyguların azalmasına katkı sağlar" dedi. "Uyku ve beslenme düzenine dikkat" Uyku düzeninin korunmasının öneminden bahseden Doç. Dr. Yıldırım, "Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak ve uyku ortamını karanlık, sessiz hale getirmek uyku kalitesini artırır" diye konuştu. Beslenmenin de önemli bir faktör olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Ağır, yağlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinler vücutta ağırlık hissine yol açabilir. Bu nedenle taze sebze ve meyveler, Omega-3 içeren balıklar ve ceviz gibi besinler tercih edilmeli, yeterli su tüketimine dikkat edilmelidir" dedi. "Fiziksel aktivite destek sağlıyor" Düzenli fiziksel aktivitenin önemini anlatan Doç. Dr. Yıldırım, şunları söyledi: "Hafif tempolu yürüyüşler, koşu, bisiklet ve yoga gibi aktiviteler, mutluluk hormonları olan endorfin ve dopaminin salgılanmasını artırarak kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Açık havada yapılan aktiviteler faydalı olabilir. Doğayla iç içe olmak hem zihinsel rahatlama sağlar hem de kan dolaşımını artırır. Ayrıca güneş ışığı sayesinde D vitamini sentezi desteklenir." "Uzman desteği gerekebilir" Tüm bu önlemlere rağmen şikâyetlerin devam etmesi durumunda uzman desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, "Yoğun iç sıkıntısı, isteksizlik ve yaşamdan tat alamama gibi belirtiler devam ediyorsa ve günlük yaşamı etkilemeye başladıysa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Doğru yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde alınacak profesyonel destekle hem bahar yorgunluğu hem de mevsimsel depresyon yönetilebilir süreçlerdir" dedi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:43
10 saat süren ameliyatla bacak kemiğinden yeniden çene yapıldı
Dişlerindeki gevşeme şikayetiyle Nijerya'dan Türkiye'ye gelen 24 yaşındaki Munır Bashır Yuguda’nın çenesinde, her an ölümcül bir kanamaya yol açabilecek nadir bir damar yumağı tespit edildi. Gencin alt çenesi 10 saatlik zorlu operasyonda tamamen alınırken, yerine bacak kemiğinden yepyeni bir çene yapılarak hayata döndürüldü.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:10
Muş’ta midesi delinen çocuk ameliyatla sağlığına kavuştu
Muş’ta asitli içecek tüketimine bağlı mide delinmesi vakası yaşandı. Muş Devlet Hastanesi’ne şiddetli karın ağrısı şikayetiyle başvuran 17 yaşındaki kız, acil ameliyata alınarak sağlığına kavuşturuldu. Edinilen bilgilere göre, aniden başlayan ve giderek şiddetlenen karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran hastanın yapılan muayene ve tetkiklerinde mide perforasyonu (mide delinmesi) tespit edildi. Hastanın son günlerde aşırı miktarda asitli içecek tükettiğinin öğrenilmesi üzerine hekimler tarafından acil cerrahi müdahale kararı alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mustafa Ökten tarafından gerçekleştirilen operasyonla hastanın midesindeki delinme onarıldı. Ameliyatın ardından bir süre hastanede gözetim altında tutulan çocuk, tedavisinin tamamlanmasıyla taburcu edildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Ökten, aşırı asitli içecek tüketiminin mide üzerinde ciddi hasarlara yol açabileceğine dikkat çekerek, "Hastamızda fazla miktarda tüketilen asitli içeceklere bağlı mide delinmesi tespit ettik. Bu durum hayati risk taşıyan ciddi bir tablodur. Özellikle çocuk ve gençlerin bu tür içecekleri tüketimi konusunda ailelerin daha dikkatli olması gerekmektedir" dedi. Yetkililer, benzer vakaların yaşanmaması için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının önemine vurgu yaparak, kontrolsüz asitli içecek tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 08:52
Prof. Dr. Solmaz : "Akıllı ilaçlarla hematolojide yeni bir çağ başladı"
Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, son 15-20 yılda kan hastalıkları tedavisinde yeni bir çağın başladığını belirterek, "Akıllı ilaç çağı, bazı hemotolojik kanserleri korkulan bir son olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir süreç haline getirdi. Bugün birçok hastamız bir hapla normal hayatına devam edebiliyor" dedi. Tıpta yaşanan gelişmelerle birlikte akıllı ilaçların ortaya çıkması yeni bir çağı başlattı. Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz tıpta yaşanan değişimi anlatarak açıklamalarda bulundu. "Artık yaşam kalitesini üstte tutmayı konuşuyoruz" Prof. Dr. Solmaz, "Bundan sadece 15-20 yıl önce hastalarımızla yaptığımız konuşmaların odağında ne kadar vaktimiz kaldığı ve kemoterapinin ağır yan etkileriyle nasıl başa çıkacağımız yer alırdı. Bugün ise hastalığın nasıl yönetileceğini ve yaşam kalitesini nasıl en üstte tutacağımızı konuşuyoruz" dedi. "Akıllı ilaçlar sadece kanserli hücreyi hedef alır" Akıllı ilaçların çalışma prensibini açıklayan Solmaz, "Klasik kemoterapiler fabrikanın tamamını hedef alırken, akıllı ilaçlar sadece bozuk mekanizmayı bulan bir anahtar gibi çalışır. Sağlıklı hücrelere dokunmadan sadece kanserli hücrenin büyüme sinyalini kapatır" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın tıpta "hassas tıp" olarak adlandırıldığını belirten Solmaz, tedavide hedefin artık doğrudan hastalığın kaynağı olduğunu vurguladı. "Eskiden tek şans kemik iliği nakliydi" Hematolojide artık tek bir hap ile normal yaşantıya devam edildiğini anlatan Prof. Dr. Soner Solmaz, "2000’li yılların başında KML hastalarının tek şansı riskli kemik iliği nakilleriydi. Bugün ise hastalarımız genellikle günde bir hap ile normal yaşamlarına devam edebiliyor. Artık kanser hücrelerinin yüzeyindeki parmak izlerini tanıyoruz. Akıllı ilaçlar bu hücreleri bulur ve bağışıklık sistemine ‘düşman burada’ mesajı verir. Böylece vücut kendi kanserli hücresini kendisi yok etmeye başlar" dedi. "Akıllı bombalar sadece kanser hücresinde patlıyor" Lenfoma tedavisindeki yeniliklere değinen Prof. Dr. Solmaz, "Geliştirilen akıllı ilaçlar vücutta dolaşır, kanserli hücreyi bulur ve etkisini sadece o hücrenin içinde gösterir. Ayrıca bispesifik antikorlar ile bağışıklık hücreleri kanser hücresine doğrudan yönlendirilir. Eskiden tüm hızlı bölünen hücreler hedef alınırken, bugün sadece kanserli hücreler hedefleniyor. Yan etkiler belirgin şekilde azaldı, hastalar günlük yaşamlarını sürdürebilir hale geldi" dedi. "Bu bir ilaç değil, savunma ordusu" Geçmişle bugünü kıyaslayan Prof. Dr. Solmaz, "Eskiden tüm hızlı bölünen hücreler hedef alınırken, bugün sadece kanserli hücreler hedefleniyor. Yan etkiler belirgin şekilde azaldı, hastalar günlük yaşamlarını sürdürebilir hale geldi. Artık hastanın bağışıklık hücrelerini laboratuvarda eğitiyor, üzerlerine kanseri tanıyan yapılar ekleyerek vücuda geri veriyoruz. Bu bir ilaç değil, vücudun içinde yaşayan bir savunma ordusudur" ifadelerini kullandı. "Gelecek çok daha umut verici" Tıptaki gelişmelerin gelecekte daha umut verici olduğunu vurgulayan Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, "Akıllı ilaçlar sayesinde kanser tedavisinde büyük bir devrimin içindeyiz. Eskiden hayal olan tedaviler bugün binlerce hastanın hayatına dokunuyor. Her kanser türü ve her hasta farklıdır. Hangi tedavinin uygun olduğuna yapılan genetik testler sonucunda karar verilir" diye konuştu.
14 Nisan 2026 Salı - 21:52
Denizli sağlık camiası yasa boğan ölüm
Denizli’de uzun yıllardır sağlık alanında hizmet veren ve Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan Psikolog Hakan Karaalp hayatını kaybetti. Karaalp’ın ani vefatı, ailesi, çalışma arkadaşları ve tüm sağlık camiasını yasa boğdu. Vefat haberinin ardından Denizli İl Sağlık Müdürü Berna Öztürk bir taziye mesajı yayımladı. Öztürk, mesajında derin üzüntü içerisinde olduklarını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi’nde Psikolog olarak görev yapan çalışma arkadaşımız Hakan Karaalp’ın hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve sağlık camiamıza başsağlığı diliyorum." Görev yaptığı Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi’nde hem hastaları hem de mesai arkadaşları tarafından sevilen bir isim olan Hakan Karaalp’ın vefatı, Denizli genelinde büyük üzüntüye neden oldu.
14 Nisan 2026 Salı - 18:06
Psikolog, diyetisyen, fizyoterapist hepsi ücretsiz: Bafra’da büyük imkan
Samsun Bafra İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hamiyet Çaylı, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist başta olmak üzere birçok branşta hizmetlerin ücretsiz olarak sunulduğunu belirterek vatandaşları bu imkanlardan yararlanmaya davet etti. Bafra İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hamiyet Çaylı, ilçede faaliyet gösteren Sağlıklı Hayat Merkezlerinin vatandaşlara sunduğu hizmetler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. "Sağlığınız hayatınızın merkezinde olsun" anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Çaylı, bu merkezlerin aile sağlığı merkezleri ile hastaneler arasında önemli bir köprü görevi gördüğünü ifade etti. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner bir ekip ile hizmet verdiklerini vurgulayan Çaylı, "Psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişimci arkadaşlarımızla birlikte bir ekip halinde vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz" dedi. Birkaç ay önce hizmete giren sigarayı bırakma polikliniğinin de aktif olarak çalıştığını belirten Çaylı, bu birimde sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara destek verildiğini söyledi. Ayrıca Gebe Okulu ile anne adaylarının dokuz aylık süreç boyunca yanında olduklarını ifade etti. Bafra İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün mobil sağlık hizmetleriyle de dikkat çektiğini belirten Çaylı, Yakakent, Alaçam ve Ondokuz Mayıs ilçelerinde haftanın her günü vatandaşlara hizmet ulaştırıldığını dile getirdi. Mobil ekiplerin, önceden planlama yaparak hastaları bulundukları yerden alıp Sağlıklı Hayat Merkezine getirdiğini, gerekli tüm taramaların ardından tekrar ulaşımlarını sağladığını kaydetti. Köylerde gerçekleştirilen tarama programlarının kapsamının bu yıl genişletildiğini belirten Çaylı, özellikle son iki aydır yabancı uyruklular için açılan polikliniğin de İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet verdiğini söyledi. Tüm polikliniklerin açık olduğunu ve vatandaşların ücretsiz olarak bu hizmetlerden faydalanabileceğini ifade eden Çaylı, "Bizler onlar için buradayız. Devletimizin sunduğu bu imkanları hep birlikte kullanalım istiyoruz ve tüm vatandaşlarımızı merkezlerimize davet ediyoruz" diye konuştu.
14 Nisan 2026 Salı - 17:16
Sivas Numune Hastanesi’nde TPN Ünitesi hizmete açıldı
Sivas Numune Hastanesi’nde ağız yoluyla veya enteral yolla beslenmenin yetersiz ya da mümkün olmadığı hastalar için hayati öneme sahip olan Total Parenteral Nütrisyon (TPN) Ünitesi faaliyete geçirildi. Şubat ayı itibarıyla hizmet vermeye başlayan ünitede, hastaların bireysel ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel beslenme solüsyonları hazırlanarak tedavi süreçlerine önemli katkı sağlanıyor. TPN Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Havva Kanak, TPN tedavisinin etkinliğinde yalnızca doğru içerik ve doz hesaplamalarının değil, aynı zamanda solüsyonların hazırlanma sürecindeki hassasiyetin de kritik rol oynadığını vurguladı. Tüm hazırlık süreçlerinin steril şartlarda yürütüldüğünü belirten Kanak, enfeksiyon kontrolü ve kalite standartlarına eksiksiz uyum sağlandığını ifade etti. Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. İdris Erşan ise TPN yönteminin, gastrointestinal sistemden beslenemeyen hastalar için damar yolu aracılığıyla uygulanan ileri düzey bir beslenme şekli olduğunu ifade etti. Ünitede hastaların bireysel ihtiyaçlarının detaylı şekilde analiz edilerek kişiye özel nütrisyon solüsyonlarının hazırlandığını belirten Erşan, bu hizmetin yalnızca hastane bünyesinde değil, il genelindeki diğer sağlık kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
14 Nisan 2026 Salı - 17:02
Zonguldak’ta yeni UMKE gönüllüleri yetiştirildi
Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi koordinasyonunda, 6-10 Nisan 2026 tarihleri arasında Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Eğitim Daire Başkanlığı binasında düzenlenen Temel UMKE Eğitimi başarıyla tamamlandı. Teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştirilen eğitim programı kapsamında, 25 yeni UMKE gönüllüsü yetiştirilerek İlimizin afetlere hazırlık kapasitesi önemli ölçüde güçlendirildi. Eğitim süresince katılımcılara; UMKE’nin görev ve önemi, afet süreçlerinde organizasyon yapısı, temel yaşam desteği, travmalara yaklaşım ve acil müdahale ünitesi kurulumu gibi kritik başlıklarda kapsamlı bilgiler aktarıldı. Kamu ve Üniversite Hastanelerinden sağlık personellerinin katılımıyla gerçekleştirilen eğitim, farklı kurumlar arasında koordinasyon ve iş birliğini artırmayı hedeflenirken , afet ve acil durumlara karşı hazır ve etkin müdahale kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağladı. Zonguldak gibi maden kazaları, heyelan ve sel gibi risklerin bulunduğu bir ilde UMKE ekiplerinin önemi her geçen gün daha da artarken, bu tür eğitimlerle sahada görev alacak insan kaynağının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, "Afetlere hazırlık çalışmalarının aralıksız devam edeceğini belirterek, "Amacımız; afet anında hızlı, etkin ve koordineli müdahale ile vatandaşlarımıza en üst düzey sağlık hizmetini sunmaktır" mesajını verdi.
14 Nisan 2026 Salı - 16:52
Oltu’da köylere mobil araçla sağlık desteği
Erzurum’da kırsal bölgelerde yaşayan anne adaylarına yönelik sağlık hizmetleri mobil araç desteğiyle kesintisiz sürdürülüyor. Oltu ilçesinde bununla alakalı örnek bir çalışmaya imza atıldı. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Oltu İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne tahsis edilen mobil sağlık aracıyla köylerde gebe eğitimleri aralıksız devam ediyor. Koordinatör ebe Irmak Altunışık öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, köy köy dolaşarak anne adaylarına bilgilendirme yapıyor. Eğitimlerde sağlıklı gebelik süreci, dengeli beslenme, düzenli sağlık kontrolleri ve doğuma hazırlık gibi konular ele alınıyor. Mobil sağlık hizmeti sayesinde kırsal kesimde yaşayan gebelere daha kolay ulaşılırken, anne ve bebek sağlığının korunması ve geliştirilmesi amaçlanıyor. Oltu İlçe Sağlık Müdürlüğü doktorlarından Diş Hekimi Cansu Sancaktutan, sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından sahada yürütülen bu tür çalışmaların büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, hizmetlerin kesintisiz şekilde sürdürüleceğini bildirdi.
14 Nisan 2026 Salı - 16:37
Yığılca’da kanser taraması vatandaşın ayağına geldi
DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Yığılca ilçesinde kanserle mücadelede önemli bir adım atıldı. İlçede konuşlandırılan mobil tarama tırında, belirlenen yaş aralığındaki vatandaşlara meme, rahim ağzı ve bağırsak kanseri taramaları ücretsiz olarak sunuluyor. Düzce Sağlık Müdürlüğü tarafından Yığılca ilçesinde kanserle mücadele kapsamında önemli bir sağlık hizmetini vatandaşlarla buluşturdu. Kanser taramalarını yaygınlaştırmak ve daha fazla kişiye ulaşmak amacıyla Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ekiplerince ilçeye getirilen mobil kanser tarama tırı, hafta boyunca Yığılca İlçe Devlet Hastanesi bahçesinde hizmet verecek. Konuşlandırılan mobil tarama tırında, ilçede yaşayan 40-69 yaş arası kadınlara meme kanseri, 30-65 yaş arası kadınlara rahim ağzı kanseri ve 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere bağırsak kanseri taramaları ücretsiz olarak yapılacak. Uzman ekipler eşliğinde gerçekleştirilen taramalarla, kanserin erken evrede tespit edilmesi ve tedavi sürecinin daha başarılı ilerlemesi hedefleniyor. Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, kanserin erken teşhis edildiğinde önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, vatandaşların bu önemli fırsatı kaçırmamaları gerektiğini vurguladı. Hafta boyunca hizmet verecek olan mobil kanser tarama tırına tüm Yığılcalı vatandaşlar davet edildi.
14 Nisan 2026 Salı - 16:05
Elazığ İl Özel İdaresi’nde iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları
Elazığ İl Özel İdaresi tarafından iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yürütülen çalışmalar devam ediyor. Elazığ İl Özel İdaresi tarafından iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kurum bünyesinde görev yapan yöneticiler ve personellere yönelik rutin sağlık kontrolleri, belirli aralıklarla düzenli şekilde gerçekleştiriliyor. Yapılan uygulamalarla, çalışanların sağlık durumlarının yakından takip edilmesi ve iş güvenliği standartlarının daha üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen sağlık taramalarının, planlanan periyotlar halinde sürdürüleceği belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder