SAĞLIK
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:56 Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim, Sağlık-Sen’in desteğiyle 23 Haziran’da ameliyat olacak. Esila Yetim’in , Kulak kepçesinin doğuştan tam gelişmemesi, küçük kalması veya hiç oluşmaması olarak tanımlanan mikrotia anomalisi ile dünyaya geldi. Ailesinin tedavi için yıllarca kapı kapı dolaştığı Esila için Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanlığı harekete geçti. Sendikadaki sağlık çalışanlarının görüşmeleri sonucunda, minik Esila’nın Konya’da ameliyat edilmesi için 23 Haziran 2026 tarihine gün alındı. Heyecanla ameliyat tarihini bekleyen aile, bu süreçte kendilerine destek sağlayan herkese teşekkür etti. "Çok mutluyuz ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz" Konuyla ilgili konuşan Anne Elif Yetim, "Kızımız doğuştan Mikrotia Tip 3 olarak dünyaya geldi. Ameliyat sürecimiz var. Bu süreçte yardımcı olan ve yanımızda duran herkese çok teşekkür ederim, hepsinden Allah razı olsun. Ameliyat tarihimiz 23 Haziran. Çok mutluyuz ve destek olan herkese tekrar teşekkür ediyoruz" dedi. "Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık" Baba Rafet Yetim, "Annem bir vakıfla görüşmüş. Vakıf bize Prof. Dr. Osman Akdağ ile bağlantı kurulabileceğini belirtti. Oradaki arkadaşlar, Sağlık-Sen Şube Başkanımız Hasan Hüseyin Köksal ile görüştüler. Kendisi sağ olsun, bir görüşme ayarladı, sonrasında süreç sonuçlandı. Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık ve oradan mutlu bir şekilde döndük" şeklinde konuştu. "İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal ise, şunları söyledi: "Durumu öğrenince bir sağlık çalışanı olarak öncelikle İstanbul ve İzmir’de neler yapabileceğimize baktık. Konu bize intikal ettikten sonra önce çocuğumuzu tanıdık, konuyu araştırdık ve bir çalışma başlattık. Ardından bu durumu grubumuzla, özellikle kadın kollarımızla paylaştık. Hem Ramazan ayının maneviyatı hem de Sağlık-Sen’in 6 bin kişilik güçlü üye sayısıyla aileye nasıl destek olabileceğimize dair bir çalışma yürüttük. Emek veren tüm kadınlarımıza ve bağışçılarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak ve biz de Sağlık-Sen olarak buna katkı sunmuş olacağız. Önümüzde yaklaşık 6 aylık zorlu bir süreç var. İnşallah Konya’da özel bir klinikte tedavisi başlayacak; 3 aylık yoğun bir tedavi döneminin ardından tekrar şehrimize dönecek. 6 ayın sonunda inşallah çocuğumuzun hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmesi planlanıyor. Uzman ekiplerin oluşturduğu güzel bir çalışma grubu var; araştırma yaparak Türkiye’de bu operasyonu gerçekleştiren iki kişiden birine ulaştık. Alanında yetkinliği oldukça yüksek bir isim. İnşallah Esila kızımızın yüzü gülecek."
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:52 ’Ara tatilde ekran süresi azaltılmalı’ Ara tatilde ekran kullanımının sınırlandırılması uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, "Günümüzde ekran kullanımı çocuklar arasında hem artmış hem de çok küçük yaşlara kadar inmiştir. Bu nedenle, ara tatilde ailelerin hedefi ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, ara tatil için ebeveynlere önerilerde bulundu. Başlayan ara tatilde doğru tutum sergilenirse çocuklar için güzel bir anı ve sorumluluk fırsatına dönüşebileceğinin altını çizen Öziç, hem ebeveynler hem de çocuklar için güçlü ilişkiler ve doğru kazanımlar adına tatlı molalar olan ara tatilde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. "Ekransız günler belirleyin" Ara tatilde ekran kullanımının sınırlı olmasına dikkat çeken Uzm. Klnk. Psk. Öziç, "Bildiğimiz üzere günümüzde ekran kullanımı hem çok küçük yaşlara inmiş hem de çocuklar geçmişe kıyasla ekrana daha uzun süre maruz kalmaya başlamıştır. Bu nedenle ara tatilde hedefimiz ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır. Tatiller çoğu zaman çocuklarımız için ekran maruziyetinin çok arttığı dönemlerdir. Bu durum çocuklarımıza çok büyük zararlar veriyor. Tatilde bir ödül gibi hissedilen ekran sürelerini minimuma hatta mümkünse sıfıra indirmeliyiz. Eğer ekran kullandırmak zorunda kalırsanız da televizyon, bilgisayar ve internet sürelerini kontrol altında tutarak, çocuğun sosyal yaşantısının ve zihinsel süreçlerinin olumsuz etkilenmemesini sağlamalısınız. Bu sınırlandırma ise yaş dönemine uygun olacak şekilde planlanmalıdır. 0-2 yaş aralığında ekran kullanımı uygun değildir, 2-5 yaş maksimum molalarla 1 saat, 5-10 yaş maksimum molalarla 2 saat, 10 yaş üzeri ise maksimum molalarla 3 saattir. Tatil haftasının en azından bir ya da iki gününü ’ekransız gün’ olarak belirlemelisiniz. Ekran kullanılmadan da yapılabilecek birçok şey var, lütfen TV, tablet, telefonu bir sıkılmama aracı olarak görmelerine izin vermeyin" diye konuştu. "Çocuğunuzla doğada vakit geçirin" Uzm. Klnk. Psk. Öziç, "Çocuğunuzla beraber bolca doğada vakit geçirin. Yürüyüşler, piknik, keşfedilmemiş bölgeleri keşfetmek kendisinde doğaya karşı ilgi uyandıracaktır. Sanatsal faaliyetlerin bol olduğu tatiller, müze ve sanat galerilerini ziyaret etmek için ideal zamandır. Okul döneminde genellikle masa başında oturmak zorunda kalan çocukların fiziksel aktivite yapmaya ihtiyaçları olduğu için mutlaka yüzme, bisiklet sürme, tenis gibi aktivitelerle çocuğunuzun enerjisini atmasını sağlayın. Çoğunuzla birlikte yemekler yapın, yeni tarifler deneyin. Bu, hem eğlenceli vakit geçirmenizi sağlar hem de çocuğunuzun mutfak becerilerini geliştirmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:51 Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim, Sağlık-Sen’in desteğiyle 23 Haziran’da ameliyat olacak. Esila Yetim, bebeğin kulak kepçesinin doğuştan tam gelişmemesi, küçük kalması veya hiç oluşmaması olarak tanımlanan mikrotia anomalisi ile dünyaya geldi. Ailesinin tedavi için yıllarca kapı kapı dolaştığı Esila için Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanlığı harekete geçti. Sendikadaki sağlık çalışanlarının görüşmeleri sonucunda, minik Esila’nın Konya’da ameliyat edilmesi için 23 Haziran 2026 tarihine gün alındı. Heyecanla ameliyat tarihini bekleyen aile, bu süreçte kendilerine destek sağlayan herkese teşekkür etti. "Çok mutluyuz ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz" Konuyla ilgili konuşan Anne Elif Yetim, "Kızımız doğuştan Mikrotia Tip 3 olarak dünyaya geldi. Ameliyat sürecimiz var. Bu süreçte yardımcı olan ve yanımızda duran herkese çok teşekkür ederim, hepsinden Allah razı olsun. Ameliyat tarihimiz 23 Haziran. Çok mutluyuz ve destek olan herkese tekrar teşekkür ediyoruz" dedi. "Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık" Baba Rafet Yetim, "Annem bir vakıfla görüşmüş. Vakıf bize Prof. Dr. Osman Akdağ ile bağlantı kurulabileceğini belirtti. Oradaki arkadaşlar, Sağlık-Sen Şube Başkanımız Hasan Hüseyin Köksal ile görüştüler. Kendisi sağ olsun, bir görüşme ayarladı, sonrasında süreç sonuçlandı. Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık ve oradan mutlu bir şekilde döndük" şeklinde konuştu. "İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal ise, şunları söyledi: "Durumu öğrenince bir sağlık çalışanı olarak öncelikle İstanbul ve İzmir’de neler yapabileceğimize baktık. Konu bize intikal ettikten sonra önce çocuğumuzu tanıdık, konuyu araştırdık ve bir çalışma başlattık. Ardından bu durumu grubumuzla, özellikle kadın kollarımızla paylaştık. Hem Ramazan ayının maneviyatı hem de Sağlık-Sen’in 6 bin kişilik güçlü üye sayısıyla aileye nasıl destek olabileceğimize dair bir çalışma yürüttük. Emek veren tüm kadınlarımıza ve bağışçılarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak ve biz de Sağlık-Sen olarak buna katkı sunmuş olacağız. Önümüzde yaklaşık 6 aylık zorlu bir süreç var. İnşallah Konya’da özel bir klinikte tedavisi başlayacak; 3 aylık yoğun bir tedavi döneminin ardından tekrar şehrimize dönecek. 6 ayın sonunda inşallah çocuğumuzun hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmesi planlanıyor. Uzman ekiplerin oluşturduğu güzel bir çalışma grubu var; araştırma yaparak Türkiye’de bu operasyonu gerçekleştiren iki kişiden birine ulaştık. Alanında yetkinliği oldukça yüksek bir isim. İnşallah Esila kızımızın yüzü gülecek."
Yılbaşı öncesi sahte alkol uyarısı
23 Aralık 2025 Salı - 09:32 Yılbaşı öncesi sahte alkol uyarısı Tadı, kokusu ve rengi etil alkolle birebir aynı olan metil alkol, vücuda girdiği andan itibaren sessizce öldürüyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Selim Kocabora, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erkan Temizkan, sahte alkole karşı yılbaşı öncesi hayati uyarılarda bulundu. Yılbaşı döneminde alkol tüketiminin artmasıyla birlikte, piyasaya sürülen sahte içkiler yeniden gündeme geldi. Özellikle metil alkol içeren ürünler, ilk saatlerde belirti vermeden ilerleyip kalıcı körlük ve ölüme kadar uzanan ağır tablolara neden olabiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Selim Kocabora, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral ve Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi’nden Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erkan Temizkan, vatandaşları hayati risklere karşı uyardı. İlk belirti gözlerde ortaya çıkıyor Sahte alkol olarak bilinen metil alkolün, halk arasında tüketilen etil alkolden tamamen farklı ve son derece tehlikeli bir madde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kocabora, metil alkolün vücutta metabolize edilemediğini belirtti. Prof. Dr. Kocabora, bu nedenle vücutta formik asit adı verilen toksik bir maddenin biriktiğini söyledi. Bu maddenin özellikle sinir hücrelerinin enerji üretimini bozduğunu ifade eden Prof. Dr. Kocabora, "Metil alkol zehirlenmesinde ilk bulgular genellikle gözlerde ortaya çıkar. Kişiler, alkolü tükettikten sonra kendilerini bir süre iyi hissedebilir ancak yaklaşık 12 ila 24 saat içinde görme bulanıklığı, görmede sislenme ve ışık hassasiyeti gibi şikâyetler başlar" dedi. Bu belirtilere dikkat Görme şikayetlerinin ilerleyen süreçte merkezi sinir sistemini de etkileyebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kocabora, yürüme bozukluğu, konuşma güçlüğü ve bilinç bulanıklığı gibi ciddi nörolojik tabloların da gelişebileceğini belirtti. Erken müdahale edilmediği takdirde görme kaybının kalıcı körlüğe kadar ilerleyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Kocabora, bu nedenle şüpheli alkol tüketimi sonrası ortaya çıkan en ufak görme değişikliğinde bile vakit kaybetmeden acil sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguladı. "Katil alkol" tüm organlarda hasara yol açıyor Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Göral, alkolün başlı başına sağlık açısından önerilmediğini vurgulayarak, özellikle yılbaşı dönemlerinde piyasaya sürülen sahte alkolün çok daha büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Metil alkolün, halk arasında "katil alkol" olarak anıldığını belirten Prof. Dr. Göral, bu maddenin sanayide kullanılan, insan sağlığı açısından hiçbir faydası olmayan son derece toksik bir kimyasal olduğunu söyledi. Metil alkolün vücuda alındıktan sonra formaldehit ve formik aside dönüştüğünü ifade eden Göral, bu maddelerin hücresel düzeyde yaygın hasara yol açtığını ve neredeyse tüm organları etkilediğini dile getirdi. Ayırt edilemiyor Metil alkolün etil alkolden görünüş, koku ve tat açısından ayırt edilemediğini vurgulayan Prof. Dr. Göral, bu durumun insanların kolayca kandırılmasına neden olduğunu söyledi. Ucuz olması nedeniyle piyasaya sürülen sahte alkolün, birçok insanın hayatını kaybetmesine yol açtığını belirten Prof. Dr. Göral, "Bu durum sadece bir sağlık sorunu değil, açıkça insan hayatıyla oynanan bir cinayettir" dedi. Metil alkol zehirlenmesinde belirtilerin hemen ortaya çıkmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Göral, kişilerin ilk saatlerde kendilerini iyi hissedebileceğini ancak 6-8 saat sonra ya da ertesi gün gün bulantı, kusma, karın ağrısı, karaciğer iltihabı, sarılık, pankreas yetmezliği ve solunum yetmezliği gibi hayati risk taşıyan tabloların gelişebileceğini söyledi. Prof. Dr. Göral, bu nedenle özellikle sahte alkol riskinin olduğu dönemlerde alkol tüketiminden kesinlikle kaçınılması gerektiğini vurguladı. Tüm vücudu zehirliyor Metil alkolün, etil alkol yerine kullanılan ancak temizlik maddeleri ve antifriz üretiminde yer alan son derece zehirli bir madde olduğuna dikkat çeken Acil Tıp Uzmanı Dr. Temizkan, bu maddenin vücutta toksik etki gösterdiğini ve ölümcül sonuçlara yol açabildiğini söyledi. Metil alkol zehirlenmesinin en tehlikeli yönlerinden birinin, belirtilerin geç ortaya çıkması olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Temizkan, sahte alkolden korunmanın tek yolunun alkolün yalnızca bilinen, güvenilir ve denetimli satış noktalarından temin edilmesi olduğunu vurguladı. Temizkan, kaçak ve kaynağı bilinmeyen alkol tüketiminin her zaman bu tür zehirlenme risklerini barındırdığına dikkati çekti.
Ağrı’da gezici kanser tarama aracı köy köy dolaşarak kadınlara ücretsiz hizmet sunuyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:11 Ağrı’da gezici kanser tarama aracı köy köy dolaşarak kadınlara ücretsiz hizmet sunuyor Ağrı Valiliği himayelerinde, İl Sağlık Müdürlüğü ile İbrahim Çeçen Vakfı iş birliğinde ve Serhat Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirilen gezici kanser tarama aracı, erken tanının yaygınlaştırılması doğrultusunda kırsal yerleşimlere ulaşarak kadınlara ücretsiz sağlık hizmeti veriyor. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer’in koordinasyonunda hizmet vermeye başlayan gezici kanser tarama aracı, özellikle nüfus yoğunluğu fazla olan köylerden başlamak üzere belirlenen program kapsamında köy köy ziyaret gerçekleştiriyor. Alanında uzman sağlık ekipleri, ziyaret edilen köylerde kadınlarla bir araya gelerek hem bilgilendirme hem de tarama faaliyetleri yürütüyor. Ekipler tarafından kadınlara, kanser türleri, erken tanının önemi ve düzenli sağlık kontrollerinin gerekliliği konularında eğitim veriliyor. Ücretsiz olarak yapılan taramalarda risk grubunda olduğu değerlendirilen kişiler tespit edilerek ileri tetkik ve tedavi süreçleri için ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. Böylece, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan kırsal kesimdeki kadınların tarama hizmetlerinden yararlanması sağlanıyor. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer, yaptığı açıklamada, "Kanser, dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak erken evrede tespit edilen kanser vakalarında tedavi süreci çok daha başarılı ilerlemekte, yaşam kalitesi belirgin şekilde yükselmektedir. Gezici kanser tarama aracımızla, merkezden uzak bölgelerde yaşayan kadınlarımıza ulaşarak bu hizmeti yerinde sunuyoruz." dedi. Çalışmanın geniş bir iş birliğiyle yürütüldüğünü vurgulayan Beşer, "Valiliğimizin himayelerinde, İl Sağlık Müdürlüğümüzün koordinasyonunda, İbrahim Çeçen Vakfı’nın katkıları ve Serhat Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle önemli bir hizmeti hayata geçirdik. Bu sayede kırsal bölgelerde yaşayan kadınlarımızın kanser taramalarına katılımı artıyor ve sağlık okuryazarlığı güçleniyor." ifadelerini kullandı. Beşer, "Sağlık ekiplerimiz, kadınlarımızla birebir iletişim kurarak kanser belirtileri, risk faktörleri, korunma yolları ve düzenli kontrollerin önemi hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapıyor. Tarama sonuçlarına göre risk grubunda yer alan vatandaşlarımızı gecikmeden sağlık kuruluşlarımıza yönlendiriyoruz. Bu süreç, erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşıyor." diye konuştu. Gezici tarama aracının il genelindeki çalışmalarının planlı şekilde devam edeceğini belirten Beşer, "Bu hizmetle erken teşhis bilincinin yaygınlaşmasına katkı sunuyor, toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım atıyoruz. Kadınlarımızın kendi sağlıklarını korumaları ve düzenli taramalara katılmaları son derece kıymetlidir."dedi. Gezici kanser tarama aracıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, il genelindeki köylerde kadınlara ücretsiz tarama hizmeti sunulmaya ve kanser konusunda farkındalık oluşturulmaya devam ediliyor.
Ağrı’da okul kantinlerine sıkı denetim
22 Aralık 2025 Pazartesi - 20:33 Ağrı’da okul kantinlerine sıkı denetim Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen ekipler, il merkezindeki okullarda faaliyet gösteren kantinlere yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde, kantinlerde satılan ürünlerin son kullanma tarihleri, hijyen koşulları, fiyat etiketleri, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına uygunlukları incelendi. Ayrıca kantin işletmecilerine, sağlıklı beslenme ve gıda güvenliği konularında bilgilendirmede bulunuldu. Denetimlere ilişkin açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, öğrencilerin bedensel ve zihinsel gelişiminde okul ortamının önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Kökrek, "Okullarımızda eğitim öğretim faaliyetleri kadar, öğrencilerimizin sağlığını doğrudan ilgilendiren hususlara da büyük önem veriyoruz. Kantinler, öğrencilerimizin günlük yaşamında sıkça temas ettiği alanlar. Bu nedenle buralarda satılan ürünlerin sağlıklı, güvenilir ve mevzuata uygun olması bizim için öncelikli bir konudur" dedi. Denetimlerin periyodik olarak sürdürüleceğini belirten Kökrek, "Amacımız ceza vermekten ziyade farkındalık oluşturmak ve standartları daha yukarı taşımaktır. Kantin işletmecilerimizin de bu konuda gerekli hassasiyeti gösterdiğini görüyoruz. Ancak herhangi bir olumsuzluğa mahal vermemek adına denetimlerimizi aralıksız sürdüreceğiz. Öğrencilerimizin sağlığını riske atabilecek ürünlere kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Okul yönetimleri, öğretmenler ve velilerle iş birliği içerisinde hareket ettiklerini de belirten Kökrek, "Sağlıklı nesiller yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğu. Bu kapsamda denetimlerimiz il genelinde planlı bir şekilde devam edecek. Tespit edilen eksiklikler ilgili kişi ve kurumlara bildirilecek, gerekli düzenlemelerin yapılması sağlanacaktır" diye konuştu.
NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi’nin yeni birimleri açıldı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 17:43 NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi’nin yeni birimleri açıldı Konya’da Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dijital Simülasyon Merkezi, Mikroskop Destekli Eğitim Salonu Genel Anestezi Ünitesi Açılış Töreni düzenlendi. NEÜ Diş Hekimliği Fakültesinde düzenlenen törende konuşan Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, "Bugün açılışımızı yapacağımız mikroskop destekli eğitim salonunda gerek öğrencilerimize gerek asistanlarımıza gerek dışarıda özelde muayenehanesi olan meslektaşlarımıza buraya davet ederek burada nitelikli güzel eğitimler vermeyi hedefliyoruz. Alanında uzman hocalarımızı eğitim salonuna davet ederek burada yine nitelikli eğitimler vermeyi hedefliyoruz. Bu anlamda zaten biliyorsunuz ki çok küçük bir alanda çalışıyoruz. Ağız ortamı çok küçük bir alanda çalışıyoruz. Bu mikroskoplar yaklaşık 12,5 kat dokuyu büyüterek çok daha başarılı çok daha uzun soluklu restorasyonlar yapmamıza vesile kılıyor. Yine birinci katta yapacağımız simülasyon laboratuvarında üçüncü sınıf öğrencilerimizle birebir hastayı simüle eden cihazlarımızla eğitim verdikten sonra dördüncü sınıfta kliniğe alarak bizzat dokuları simüle eden eğitim laboratuvarında eğitim aldıkları için daha özgüvenli daha başarılı bir şekilde kliniğe çıkıyorlar ve orada uygulamaların yapıyorlar" dedi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu da, "Simülasyon merkezi öğrencilerimizin bizzat hastayla karşılaşmadan önce pratiğini daha hazır hale getirmesi bakımından önemli. Çünkü hastayla karşılaştığındaki heyecanını o esnada daha temkinli ve tecrübeli olarak rahatlıkla kontrol edebilecek, daha faydalı sonuçlar elde edebilecek. İkincisi piyasada para kazanacak. Bu da çok önemli. Üçüncüsü belki manevi açıdan çok daha önemli. Çünkü özel hastalarımıza hizmet edecek. Bu Türkiye’de çok az. Simülasyon merkezi Türkiye’de ilk. Bu açıdan da önem arz ediyor. Bu üç tane ünitemizin de fakültemize, üniversitemize, Konya’mıza, memleketimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
Demirci’de 112 Acil Sağlık İstasyonu sayısı 3’e yükseldi
22 Aralık 2025 Pazartesi - 16:35 Demirci’de 112 Acil Sağlık İstasyonu sayısı 3’e yükseldi Manisa’nın Demirci ilçesinde 3 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu hizmete açıldı. Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara’nın ilçeye yeni bir sağlık istasyonu kazandırılması amacıyla Sağlık Bakanlığı nezdinde yaptığı girişim ve görüşmeler neticesinde, geçtiğimiz aylarda müjdesi verilen Kılavuzlar Mahallesi’ndeki 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu faaliyete geçirildi. Kurulum onayının ardından gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla istasyon hizmet vermeye başladı. Yeni istasyonun açılmasıyla birlikte Demirci’de acil sağlık hizmetleri istasyonu sayısı 3’e yükseldi. Kılavuzlar Mahallesi başta olmak üzere ilçenin farklı noktalarına hizmet verecek olan istasyonun, Demirci’nin coğrafi yapısı ve ulaşım şartları göz önünde bulundurularak planlandığı belirtildi. Böylece acil durumlarda sağlık ekiplerinin olay yerine ulaşma süresinin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, ilçenin her alanda gelişmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek sağlık yatırımlarına ayrı bir önem verdiklerini ifade etti. Başkan Kara, "Vatandaşlarımızın acil sağlık hizmetlerine daha hızlı ulaşabilmesi bizim için son derece önemli. Sağlık Bakanlığımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde Kılavuzlar Mahallemize kazandırılan 3 No’lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun Demircimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Demirci’de hizmet vermeye başlayan 3 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun, ilçenin sağlık altyapısına önemli katkı sağlaması ve vatandaşların acil durumlarda daha güvenli ve hızlı sağlık hizmeti almasına imkan sunacak.
Bolu’da geliştirilen yapay zeka sistemi, gizli kalp krizi riskini ortaya çıkarıyor
22 Aralık 2025 Pazartesi - 13:53 Bolu’da geliştirilen yapay zeka sistemi, gizli kalp krizi riskini ortaya çıkarıyor Bolu’da düzenlenen sağlık etkinliğinde yapay zeka ile vatandaşların kalp yaşını hesaplayan Kardiyolog Dr. Esad Çekin, obezite, sigara ve kalp krizinden ölümlerde Türkiye’nin Avrupa zirvesinde yer aldığına dikkat çekti. 40 yaşındaki bir kişinin 60 yaşında bir kalbe sahip olabileceğini belirten Dr. Çekin, "Halkın bilinçlenmesi şart. Yapay zeka destekli erken tanı ile kalp hastalıklarını önleyebiliriz" diye konuştu. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi topluluklarından Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu öğrencileri, alışveriş merkezinde "Sağlık Sokağı" adıyla bir etkinlik düzenledi. Öğrenciler etkinlikte; meme kanseri ve diğer kanser türleri, akılcı ilaç kullanımı, ağız ve diş sağlığı hastalıkları ile sigara bırakma konularında vatandaşlara bilgilendirme yaptı ve çeşitli testler uyguladı. Tıp, Diş Hekimliği ve Sağlık Bilimleri fakültelerinde eğitim gören öğrenciler, vatandaşların sağlıkla ilgili sorularıyla yakından ilgilendi. Etkinlik alanında, ailelerin danışmanlık aldığı sırada çocukların vakit geçirebilmesi amacıyla çocuk masası kuruldu. Bu alanda psikoloji bölümü öğrencileri çocuklarla ilgilendi. Bunun yanı sıra il genelinde farklı noktalarda yapay zeka sistemiyle kalp taraması yapan Kardiyolog Doktor Esad Çekin, bu kez yapay zeka destekli sistemle vatandaşların kalp yaşını ölçtü. Sağlık Sokağı etkinliğine; Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Doç. Dr. Oruç Yunusoğlu ile Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) Doktoru Songül Ekmen Kurtoğlu da katılarak bilgilendirme masalarında vatandaşlarla bir araya geldi. "Yapay zekanın desteğini de kullanabiliyoruz" Geliştirdiği yapay zeka sisteminin, kalp rahatsızlıkları olabilecek insanlarda teşhis yöntemi olarak kullanılabildiğini aktaran Kardiyolog Doktor Esad Çekin, "Maalesef ülke olarak Avrupa’da her şeyde birinci sıradayız. Obezitede Avrupa birincisiyiz. Sigara içme oranlarında Avrupa birincisiyiz. Şeker hastalığında Avrupa birincisiyiz. Tabii tüm bunların sonucu olarak maalesef kalp krizi kaynaklı ölümlerde de Avrupa birincisiyiz. Eurostat verilerine göre yüzde 10,8 ile kalp krizi kaynaklı ölümlerde Avrupa birincisi sırasındayız. Tabii bu bize şunu gösteriyor; Toplum sağlığı açısından yapmamız gereken belki de en öncelikli şey, bu kalp hastalıklarını yönetebilmek, kalp krizlerine karşı farkındalık oluşturabilmek diye düşünüyorum. Bunun için yapacağımız iki tane çözüm var. Birincisi, erken tanı imkanlarını artırmamız lazım. Burada artık eskisinden çok daha güçlüyüz. Yapay zekanın desteğini de kullanabiliyoruz. Yapay zeka destekli tanı metotlarıyla kalp hastalıklarını çok erken dönemde tespit edip önleme imkanımız olabiliyor. İkincisi ise belki de en önemlisi, toplumsal düzeyde farkındalığı artırmamız lazım diye düşünüyorum. Yani halkın da bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Kalp Yaşı isimli uygulamayı geliştirdik" Kardiyolog Doktor Esad Çekin, yeni geliştirdiği yapay zeka sistemini İHA’ya anlattı. Çekin yaptığı açıklamada, "Bu amaca hizmet etmesi için Kalp Yaşı isimli uygulamayı geliştirdik. Kalp yaşı şu demek; Hiçbir hastalığı olmayan kaç yaşında birisiyle sizin kalp riskiniz eşit demektir. Aslında 10 yıllık kardiyovasküler risk sınıflamasına dayanır ama bir insana kalp riskinin yüzde 3, yüzde 5 deyince bir anlam ifade etmeyebilir. Ama onun yerine ‘kalp yaşın 50-60’ gibi ifade edersek, insanlara işleyerek önlem almaya motive edici olabiliyor. Gerçekten 40 yaşında birisi, hiç farkında olmadan 60 yaşında bir kalple yaşıyor olabilir. Keza tam tersi de mümkün. İşte biz bu kalp yaşı 60 olan kişiye, ‘Bak, yanlış yoldasın, bunları değiştirmen lazım. Kalp yaşını 40’a indirmemiz lazım’ dediğimizde çok daha tesirli oluyor. Nitekim ben de son birkaç haftadır kendi polikliniğimde Kalp Yaşı uygulamasını kullanıyorum ve hastalardan da çok güzel geri dönüş alıyorum. Hayatlarına dokunabiliyoruz. Onları hayat tarzını değiştirmek üzerine motive edebiliyoruz. Günün sonunda bizim en büyük amacımız insanları motive etmek, onlarda bir farkındalık oluşturmak diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "İnsan, damarları kaç yaşındaysa aslında o yaştadır" Kalp Yaşı uygulamasının insanları korkutmaktan ziyade korumak amaçlı olduğunu vurgulayan Esad Çekin, "Kalp Yaşı uygulaması da işte bu yüzden korkutmak amaçlı değil, korumak amaçlı kullanılabilecek bir araç. Tıp fakültesinde öğrendiğimiz çok meşhur bir söz vardır; İnsan, damarları kaç yaşındaysa aslında o yaştadır, diyoruz. Takvim yaşını geriye alamayız ama kalbimizi gençleştirebiliriz. Bu nedenle farkındalık oluşturmamız lazım diye düşünüyorum" dedi. "Esad hocamdan memnunum" Esad Çekin’e bir yıldır tedavi olduğunu ve memnun olduğunu dile getiren Zafer Gülsal da Sağlık Sokağını ziyaret etti. Gülsal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Esad hocamla yaklaşık bir sene önce genel bir kontrolde tanıştım. Kan tahlili ve EKG çekiminden sonra benim durumumu ciddi görerek acil bir anjiyo istedi. Anjiyodan sonra da 3 tane damarımın tıkalı olduğunu ve 3 tane stent taktığını ama bir damara müdahale edilmediğini onu da bir sene sonra yapacağını söylemişti. Çok şükür şu an stentlerden sonra iyiyim geçen hafta bir anjiyo daha oldum Esad hocam sayesinde şu anda durumum gayet iyi. Esat hocamdan memnunum"
Yerel değerden tescilli lezzete: Antalya Döşemealtı Kabağı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 13:35 Yerel değerden tescilli lezzete: Antalya Döşemealtı Kabağı Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen Döşemealtı Kabağı, coğrafi işaret yolunda ilk kez 53 özgün lezzetle vitrine çıktı, yerel üretim, gastronomi ve turizm aynı sofrada buluştu. Antalya’nın tarımsal üretim çeşitliliğine ve köklü gastronomi kültürüne dikkat çekmek amacıyla, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan Antalya Döşemealtı Kabağı için lansman ve tadım günü etkinliği, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. "Antalya’nın yerel lezzetlerini gastronomik bir deneyime dönüştürdük" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, etkinliği gastronomik bir deneyim olarak kurguladıklarını belirterek, organizasyonun Antalya’nın coğrafi işaretli ürünleri ve yerel malzemeleri odağına alan yeni çalışmaların başlangıcı niteliğinde olduğunu ifade etti. Şeflerin dokunuşuyla 53 farklı lezzetin bir araya geldiğini ifade eden ATSO Başkanı Hacısüleyman, "Bugün gurme tatlardan oluşan bir menüyü deneyimleme fırsatı bulduk. Başlangıcından ana yemeğine, tatlısına kadar özenle hazırlanmış tüm lezzetleri hep birlikte görüyoruz ve tadıyoruz. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese; hazırlayanlara, katkı sunanlara, destek veren tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten çok büyük bir emek var" dedi. "Döşemealtı Kabağı bu yolculuğun ilk adımı" Antalya Döşemealtı Kabağı ile ilgili coğrafi işaret süreci hakkında bilgi veren Başkan Hacısüleyman, "Coğrafi İşaret başvurumuzla Antalya Döşemealtı Kabağımızı tescilleyerek hem ürünümüzün değerini korumayı hem de üreticimizin emeğini hak ettiği yere getirmeyi hedefledik. Yerel üreticimizi destekleyerek tarımımızı güçlendirmek ve kırsal kalkınmayı teşvik etmek önceliğimiz" dedi. Gerçekleştirdikleri etkinliğin bundan sonra yapılacak olan çalışmaların bir başlangıcı olduğunu ifade eden Başkan Hacısüleyman, "Coğrafi işaretli ürünlerimiz, yöresel yiyeceklerimiz, bitki ve meyve türlerimizle ilgili daha pek çok etkinliğin ilk adımını bugün atmış bulunuyoruz. Şimdiden "şunu da yapalım, bunu da yapalım" diye pek çok değerli öneri geliyor. Hepsini değerlendirecek, en doğru şekilde hayata geçireceğiz. Eminim ki Antalya bundan sonra sadece deniz, kum ve güneşle değil; tarihi, kültürü ve zengin mutfak kültürüyle, coğrafi işaretli ürünleriyle de anılan bir şehir olacak. Bugün bu yolda ilk adımı attık. Bundan sonra yürümeye başlamamız gerekiyor" diye konuştu. "Coğrafi işaret seferberliğinde ikinci aşama" Programda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın sahip olduğu yerel değerleri tanıtmak ve ekonomiye kazandırmak amacıyla başlatılan coğrafi işaret çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. Şahin, daha önce ağırlıklı olarak ürünlerin tespiti ve tesciline odaklanıldığını, artık bu değerlerin işlenmesi, sunulması ve ticarileştirilmesi sürecinin başladığını ifade etti. Antalya Döşemealtı Kabağı’nın, kentin önde gelen şefleri ve gurmeleri tarafından hazırlanan 53 ayrı tabakla tanıtılmasının bu sürecin önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Antalya’nın tüm değerlerini tanıtmak amacıyla bir yola çıktıklarını ifade eden Vali Şahin, "Bugünkü etkinlik, bu yolculuğun ikinci aşamasına geçtiğimizi gösteriyor. Bu ikinci aşama; elimizdeki değerlerin işlenmesi, sunulması, potansiyelinin harekete geçirilmesi ve ticarileştirilmesini kapsıyor. Daha önce 19 olan coğrafi işaret sayısını, 200’ü aşan başvurularla önemli ölçüde artırdık. Bu süreç, Antalya’nın zenginliklerinin tespit edilmesi ve tescillenmesini kapsıyordu. Artık bu zenginliklerin işlenme dönemi başladı. Geçtiğimiz günlerde BATEM, Antalya portakallarının hangi çeşitlerinin üretilebileceği ve nerelerde kullanılabileceğine dair örnekler sundu. Bugün ise Antalya Ticaret ve Sanayi Odamız, Döşemealtı kabağını, şehrimizin değerli şefleri ve gurmeleriyle birlikte hazırlanan 53 ayrı tabakla beğenilerimize sunuyor" ifadelerine yer verdi. "Tescilli lezzetler turizme entegre ediliyor" Coğrafi işaret tescili alan ürünlerin turizm ve gastronomi sektörüne entegre edileceğini söyleyen Vali Şahin, "Bir sonraki aşamada ise turizm işletmelerimizin ve restoranlarımızın menülerinde coğrafi işaretli ürünlere yer verilmesi, hatta oteller bünyesinde coğrafi işaret restoranları ve özel menüler oluşturulması hedefleniyor. Böylece coğrafi işaretli ürünlerimiz, misafirlerimizin beğenisine sunulmuş olacak. Başta Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız olmak üzere; kaymakamlarımıza, İl Tarım Müdürlüğümüze, kıymetli Yavuz Hocamıza ve bu yolculukta emeği geçen tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ederim. Antalya’nın ve Türkiye’nin bu muhteşem ürünleri, hak ettiği değeri yakın zamanda bulacak" diye konuştu. Katkı sunanlara plaket TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Tarım Gıda Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu Üyeleri ve kurul üyelerinin desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Antalya Döşemealtı Kabağının yalnızca geleneksel tatlılarda değil, farklı mutfak uygulamalarında da değerlendirilebilen nitelikli ve çok yönlü bir ürün olduğu vurgulandı. Etkinlik, Antalya Döşemealtı Kabağının yerel üretimden gastronomiye uzanan yolculuğunu ortaya koyan tadım programının ardından, organizasyona katkı ve destek sunan; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Bex Coffee sahibi Boğaçhan Göksu, 37. Grup (Restaurant, Yiyecek İçecek ve Eğlence Hizmetleri) Meslek Komitesi Başkanı ve Parlak Restaurant sahibi Güray Parlak, ATSO 4. Grup (Tarım ürünlerinin işlenmesi ve gıda üretimi) Meclis Üyesi ve Byfstk sahibi Fadime Doğan, ATSO 5. Grup (İçecek) Komitesi Başkanı Ayşe Deniz, TOBB Antalya GGK Başkanı ve Dondurma Dükkanı sahibi Ramazan Dikmen, Ekşi Co Artisan Bakery sahibi Ayşen Dereli, Antalya Reçelcisi sahibi Ebru Kocaacar, Limak Hotels şefi Halil Gökmenoğlu, 7 Mehmet Restaurant sahibi Mehmet Akdağ, Mustafa Güloğlu Baklavaları sahibi Mustafa Güloğlu, Zamora Pastanesi sahibi Mustafa Ferman Yaşa, Konak Dondurma Kurucu Ortak Özlem Subaşı, Kötekli Yörükleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Teke Yöresi Avşar Yörükleri Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği adına Veli Altıntaş, Anka Kadın Kooperatifi adına Fevziye Erkan, 7K Kadın Kooperatifleri adına Çiğdem Karaokutan’a plaket takdimiyle sona erdi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in yanı sıra Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ATSO Geçmiş Dönem Başkanı, geçmiş dönem CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, sektör paydaşları, şefler ve gastronomi alanından davetliler katıldı. Şefler tarafından Döşemealtı Kabağı kullanılarak hazırlanan başlangıçlardan ana yemeklere ve tatlılara uzanan seçkin menü, katılımcıların beğenisine sunuldu.
Çocuklarda grip sezonu geldi
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:59 Çocuklarda grip sezonu geldi Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ceran Çağrıl, özellikle Kasım ve Aralık aylarında çocuklarda grip hastalığının pik yaptığını söyleyerek, "Ocak ayına kadar çocukların grip aşısı yaptırılabilir" dedi. Çocukların kapalı alanlara girmesi ve yüzey temasının artması ile birlikte hastalığın bulaştığını söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ceran Çağrıl, "Grip hastalığı aslında bizim influenza virüs dediğimiz bir virüsün yol açtığı hastalık. Paçavra hastalığı olarak da bilinir. Gerçekten kişiye al aşağı eden, çocuklarda da daha şiddetli seyredebilen bir enfeksiyon. Bu enfeksiyon genelde damlacık yoluyla dediğimiz solunum yolu tarafından bulaşır ve çocuklarda uzun ve yoğun yüksek süren 5 güne varan 7 güne varan ateşler yapabilen bir enfeksiyon. Genellikle burun ve boğazda boğaz ağrısı, vücut ağrısı, kas ağrısı ve tüm vücudu al aşağı edebilen bir enfeksiyon şeklinde seyreder. Hastalığın kendisi aslında bazen sadece ateş ve nezle tespiti ile bitebilecekken çocuklarda özellikle bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı, sinüzit gibi daha ağır enfeksiyonlara yol açabilmesi açısından çok önemlidir. Aslında 0 yaş itibariyle influenza görebildiğimiz bir enfeksiyon ama en çok okul grubunda sıkıntıya yol açıyor. Çünkü özellikle Kasım-Aralık ayında çocukların kapalı ortama girmesiyle birlikte, okulda yüzey temasının çok arttığı, hijyen kurallarının çok ön plana çıktığı bu ortamlarda çocuklar bunlara çok dikkat edemediği için çok kolay bulaşabiliyor ve birbirlerine de çok kolay bulaştırabiliyor. O yüzden çocuklarda daha sık görüyoruz ve yaşadıklarında da bağışıklık sistemleri çok hassas olduğu için daha şiddetli yaşıyorlar bu enfeksiyonu" dedi. Dr. Serap Ceran Çağrıl, Ocak ayına kadar aşıların yapılabileceğini söyleyerek, "Genelde ateşle başlar. Yoğun, yüksek 39-40’lara varan ateşler yapabilir. İnfluenzanın biliyorsak bir alt grubu var a ve b diye bildiğimiz ve bunun da alt grupları var. Bunların tipine yani genetik olarak yapısında farklı olarak dönemsel olarak bazı grip mikropları daha ağır seyreder bazen daha hafif seyreder. Zaten sezon içinde de biz genelde influenza gribini bir Kasım-Aralık aylarında pik yaparak görürüz, bir de Şubat-Mart aylarında ikinci bir pik yaparak görürüz. Bu mevsimlerde gerçekten önce ateşle başlayan sonra boğaz ağrısı, vücut ağrısı, kas ağrısı ve tüm sistemleri tutabilen bir gribal enfeksiyon şeklinde seyreder. Öncelikle risk grubuna daha önce öneriyorduk aşısını ama artık tüm çocukluk çağında 6 ay üstünde her bireye öneriyoruz. Risk grubu dediğimiz kronik hastalığı olan diyabet, şeker, hipertansiyon yine çocuklarda astım ve alerji gibi risk grubunda bulunan çocuklar için grip aşısı birinci koruyucu önlemimiz. Sezon başlarında başlıyoruz Ekim ayı başı gibi Ocak ayı sonuna kadar bu aşıyı yapıyoruz. O yüzden hala fırsat kaçmış değil. Yakalanmadılarsa gribe ki yakalansalar dahi dediğim gibi birçok alt tipi olduğundan bu aşıyla birlikte korunmasını arttırıyoruz. İkincisi okul grubunda özellikle kreşe giden çocuklarda gerçekten el temizliği çok ön planda. Sık sık el yıkamaları, kreş ve okullardaki yüzey temizliğinin bakterilerin virüslerin canlı kalma oranının düşürülmesi nedeniyle oradaki temizliğin çok önemi var. Tabi ki hasta olduklarında da bulaşmayı özellikle azaltmak adına evde kalmalarında da çok fayda var. Çocuklar için grip sezonu kesinlikle geldi. Kasım sonu Aralık gibi zaten başlar aşağı yukarı 2 ay civarında bir pik yapar, sonra okulların tatil olması ve virüsün de inaktif hale gelmesiyle birlikte biraz sakinler ama dediğim gibi aslında bitmez. Şubat-Mart ayı gibi tekrar aktifleşir. Bu yüzden de Ocak ayına kadar aşıların yapılması mutlaka fayda sağlar" ifadelerini kullandı.