SAĞLIK
Türkiye-Afrika iş birliği SATKOF ve USTKON ile güçleniyor 16 Mart 2026 Pazartesi - 15:07:19 Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından yürütülen Afrika yapılanması kapsamında SATKOF Nijerya Temsilcisi Hemşire Nelson Daodu, Türkiye’de ağırlandı. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, yaklaşık 4 yıldır sürdürülen Afrika yapılanmasının önemli bir sonucu olarak sağlık alanındaki tecrübesi ile öne çıkan Hemşire Nelson Daodu’nun SATKOF Nijerya Temsilcisi olarak görevini sürdürdüğünü belirtti. SATKOF ve USTKON Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede Türkiye ile Afrika arasında sağlık turizmi, ticaret, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette Daodu’nun eşi Abimbola Elizabeth Oluwafemi’nin de sağlık alanındaki eğitimi ve girişimcilik çalışmalarıyla dikkat çektiği ifade edildi. Türkiye’de aldığı eğitimlerin ardından kurucusu olduğu Bimbleez markası ile Türkiye ve Afrika arasında kültürel ürünler, tasarım ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiği ve iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağların gelişmesine katkı sunduğu kaydedildi. Ziyaret kapsamında ailenin çocukları Çınar Daodu’nun da SATKOF ve USTKON Genel Merkezi’nde ağırlandığı belirtilirken, bu buluşmanın kurumların uluslararası iş birliklerini aynı zamanda bir dostluk ve gönül köprüsüne dönüştüren vizyonunu ortaya koyduğu ifade edildi. SATKOF ve USTKON olarak hedeflerinin Türkiye ile Afrika arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve sosyal projeler alanında kalıcı ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek olduğu bildirildi. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, nazik ziyaretleri için Nelson Daodu ve ailesine teşekkür ederek Afrika yapılanmasına sağlayacakları katkılar için başarılar diledi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:15 Mersin’de Ramazan’a özel sağlık bilgilendirmesi Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı kapsamında vatandaşların sağlık bilincini artırmak amacıyla Ulu Cami yerleşkesinde sağlık stantları kurarak bilgilendirme etkinliği gerçekleştirdi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen etkinlikte, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan sağlık personelleri vatandaşlarla bir araya gelerek çeşitli konularda bilgilendirmede bulundu. Kurulan stantlarda diyetisyen ve psikologlar tarafından sahurdan iftara sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile ruh sağlığının korunmasına yönelik danışmanlık hizmeti verildi. Etkinlikte ayrıca Sigara Bırakma Polikliniği ekipleri tütün bağımlılığıyla mücadele konusunda bilgilendirme yaparken, 112 Acil Sağlık Hizmetleri ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli yürüttükleri çalışmalar ve acil durum hizmetleri hakkında vatandaşlara bilgi aktardı. Evde Sağlık Hizmetleri birimi de hastaneye gidemeyen, bakıma muhtaç ve yaşlı vatandaşlara sunulan yerinde sağlık hizmetleri ile başvuru süreçleri hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Organ Bağışı Birimi ise ’Yaşatmak senin elinde’ sloganıyla organ bağışının önemine dikkat çekerek farkındalık oluşturdu. Etkinlik alanında kurulan mobil sağlık noktalarında vatandaşların boy ve kilo ölçümleri yapılarak genel sağlık durumları hakkında bilgilendirme ve yönlendirmelerde bulunuldu. Mersin İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, sağlıklı yaşam kültürünü toplumun her kesimine ulaştırmak amacıyla saha çalışmalarının devam edeceğini belirtti.
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:04 Manisa’da sivrisinek alarmı Manisa Büyükşehir Belediyesi, yaz ayları yaklaşırken sivrisinek ve zararlı haşerelere karşı kent genelinde vektörle mücadele çalışmalarını yoğunlaştırdı. Yağışların ardından oluşan durgun sulara odaklanan ekipler, 17 ilçede ilaçlama ve denetim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yaz aylarını daha sağlıklı ve konforlu geçirmesi için vektörle mücadele çalışmalarına hız verdi. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Vektörlerle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, özellikle son yağışların ardından oluşan durgun su birikintileri başta olmak üzere açık alanlar, dere yatakları, çöp konteynerleri, gübrelikler ve sulak bölgelerde düzenli ilaçlama çalışmaları gerçekleştiriyor. "Konforlu ve sağlıklı yaz mevsimi için çalışıyoruz" Çalışmaları yakından takip eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kent genelinde vektörle mücadelenin kesintisiz sürdüğünü belirterek, "Manisa’mızda vektörlerle mücadelemiz 7/24 devam ediyor. 17 ilçemizin tamamında larva üreme alanlarını dronlar ve uzman ekiplerimizle tek tek ilaçlıyoruz. Hedefimiz, hemşehrilerimizin yaz aylarını daha konforlu ve sağlıklı geçirmesini sağlamak. Bu mücadelenin başarısı için vatandaşlarımızın desteği de büyük önem taşıyor" dedi. "Mücadelemiz devam ediyor" Vektörlerle Mücadele Şube Müdürü Uğur Dilik ise son yağışların ardından oluşan sulak alanlarda hızlı bir şekilde uygulamalara başladıklarını belirterek, "Normal sezonda rezidüel uygulamalar, çöp ve gübrelik alan uygulamaları, rögar kapaklarında hamam böceğine yönelik çalışmalar ve kemirgenlere karşı mücadelemiz devam ediyor" diye konuştu. Durağan sulara dikkat Vatandaşların da bu süreçte bilinçli davranmasının önemli olduğunu vurgulayan Dilik, bahçelerde bulunan su kapları, bidonlar, variller ve saksı altlarında biriken suların sivrisineklerin üreme alanı haline gelebileceğini belirterek bu alanların düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Sahada karşılaşılan durumlara dikkat çekti Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı saha personeli Ali Işılak ise sahada en çok karşılaşılan durumlara dikkat çekerek, sokak hayvanları için bırakılan su kaplarında biriken sular, sığınak ve kazan dairelerinde oluşan durgun sular, lastikler ve bahçelerdeki süs havuzlarının sivrisinek larvaları için uygun ortam oluşturduğunu ifade etti. Işılak, bu alanların düzenli olarak temizlenmesi ve suyun durgun kalmaması gerektiğini belirterek, vatandaşların duyarlı olmasının mücadeleye büyük katkı sağlayacağını dile getirdi.
Bolu’da geliştirilen yapay zeka sistemi, gizli kalp krizi riskini ortaya çıkarıyor
22 Aralık 2025 Pazartesi - 13:53 Bolu’da geliştirilen yapay zeka sistemi, gizli kalp krizi riskini ortaya çıkarıyor Bolu’da düzenlenen sağlık etkinliğinde yapay zeka ile vatandaşların kalp yaşını hesaplayan Kardiyolog Dr. Esad Çekin, obezite, sigara ve kalp krizinden ölümlerde Türkiye’nin Avrupa zirvesinde yer aldığına dikkat çekti. 40 yaşındaki bir kişinin 60 yaşında bir kalbe sahip olabileceğini belirten Dr. Çekin, "Halkın bilinçlenmesi şart. Yapay zeka destekli erken tanı ile kalp hastalıklarını önleyebiliriz" diye konuştu. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi topluluklarından Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu öğrencileri, alışveriş merkezinde "Sağlık Sokağı" adıyla bir etkinlik düzenledi. Öğrenciler etkinlikte; meme kanseri ve diğer kanser türleri, akılcı ilaç kullanımı, ağız ve diş sağlığı hastalıkları ile sigara bırakma konularında vatandaşlara bilgilendirme yaptı ve çeşitli testler uyguladı. Tıp, Diş Hekimliği ve Sağlık Bilimleri fakültelerinde eğitim gören öğrenciler, vatandaşların sağlıkla ilgili sorularıyla yakından ilgilendi. Etkinlik alanında, ailelerin danışmanlık aldığı sırada çocukların vakit geçirebilmesi amacıyla çocuk masası kuruldu. Bu alanda psikoloji bölümü öğrencileri çocuklarla ilgilendi. Bunun yanı sıra il genelinde farklı noktalarda yapay zeka sistemiyle kalp taraması yapan Kardiyolog Doktor Esad Çekin, bu kez yapay zeka destekli sistemle vatandaşların kalp yaşını ölçtü. Sağlık Sokağı etkinliğine; Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Doç. Dr. Oruç Yunusoğlu ile Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) Doktoru Songül Ekmen Kurtoğlu da katılarak bilgilendirme masalarında vatandaşlarla bir araya geldi. "Yapay zekanın desteğini de kullanabiliyoruz" Geliştirdiği yapay zeka sisteminin, kalp rahatsızlıkları olabilecek insanlarda teşhis yöntemi olarak kullanılabildiğini aktaran Kardiyolog Doktor Esad Çekin, "Maalesef ülke olarak Avrupa’da her şeyde birinci sıradayız. Obezitede Avrupa birincisiyiz. Sigara içme oranlarında Avrupa birincisiyiz. Şeker hastalığında Avrupa birincisiyiz. Tabii tüm bunların sonucu olarak maalesef kalp krizi kaynaklı ölümlerde de Avrupa birincisiyiz. Eurostat verilerine göre yüzde 10,8 ile kalp krizi kaynaklı ölümlerde Avrupa birincisi sırasındayız. Tabii bu bize şunu gösteriyor; Toplum sağlığı açısından yapmamız gereken belki de en öncelikli şey, bu kalp hastalıklarını yönetebilmek, kalp krizlerine karşı farkındalık oluşturabilmek diye düşünüyorum. Bunun için yapacağımız iki tane çözüm var. Birincisi, erken tanı imkanlarını artırmamız lazım. Burada artık eskisinden çok daha güçlüyüz. Yapay zekanın desteğini de kullanabiliyoruz. Yapay zeka destekli tanı metotlarıyla kalp hastalıklarını çok erken dönemde tespit edip önleme imkanımız olabiliyor. İkincisi ise belki de en önemlisi, toplumsal düzeyde farkındalığı artırmamız lazım diye düşünüyorum. Yani halkın da bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Kalp Yaşı isimli uygulamayı geliştirdik" Kardiyolog Doktor Esad Çekin, yeni geliştirdiği yapay zeka sistemini İHA’ya anlattı. Çekin yaptığı açıklamada, "Bu amaca hizmet etmesi için Kalp Yaşı isimli uygulamayı geliştirdik. Kalp yaşı şu demek; Hiçbir hastalığı olmayan kaç yaşında birisiyle sizin kalp riskiniz eşit demektir. Aslında 10 yıllık kardiyovasküler risk sınıflamasına dayanır ama bir insana kalp riskinin yüzde 3, yüzde 5 deyince bir anlam ifade etmeyebilir. Ama onun yerine ‘kalp yaşın 50-60’ gibi ifade edersek, insanlara işleyerek önlem almaya motive edici olabiliyor. Gerçekten 40 yaşında birisi, hiç farkında olmadan 60 yaşında bir kalple yaşıyor olabilir. Keza tam tersi de mümkün. İşte biz bu kalp yaşı 60 olan kişiye, ‘Bak, yanlış yoldasın, bunları değiştirmen lazım. Kalp yaşını 40’a indirmemiz lazım’ dediğimizde çok daha tesirli oluyor. Nitekim ben de son birkaç haftadır kendi polikliniğimde Kalp Yaşı uygulamasını kullanıyorum ve hastalardan da çok güzel geri dönüş alıyorum. Hayatlarına dokunabiliyoruz. Onları hayat tarzını değiştirmek üzerine motive edebiliyoruz. Günün sonunda bizim en büyük amacımız insanları motive etmek, onlarda bir farkındalık oluşturmak diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "İnsan, damarları kaç yaşındaysa aslında o yaştadır" Kalp Yaşı uygulamasının insanları korkutmaktan ziyade korumak amaçlı olduğunu vurgulayan Esad Çekin, "Kalp Yaşı uygulaması da işte bu yüzden korkutmak amaçlı değil, korumak amaçlı kullanılabilecek bir araç. Tıp fakültesinde öğrendiğimiz çok meşhur bir söz vardır; İnsan, damarları kaç yaşındaysa aslında o yaştadır, diyoruz. Takvim yaşını geriye alamayız ama kalbimizi gençleştirebiliriz. Bu nedenle farkındalık oluşturmamız lazım diye düşünüyorum" dedi. "Esad hocamdan memnunum" Esad Çekin’e bir yıldır tedavi olduğunu ve memnun olduğunu dile getiren Zafer Gülsal da Sağlık Sokağını ziyaret etti. Gülsal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Esad hocamla yaklaşık bir sene önce genel bir kontrolde tanıştım. Kan tahlili ve EKG çekiminden sonra benim durumumu ciddi görerek acil bir anjiyo istedi. Anjiyodan sonra da 3 tane damarımın tıkalı olduğunu ve 3 tane stent taktığını ama bir damara müdahale edilmediğini onu da bir sene sonra yapacağını söylemişti. Çok şükür şu an stentlerden sonra iyiyim geçen hafta bir anjiyo daha oldum Esad hocam sayesinde şu anda durumum gayet iyi. Esat hocamdan memnunum"
Yerel değerden tescilli lezzete: Antalya Döşemealtı Kabağı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 13:35 Yerel değerden tescilli lezzete: Antalya Döşemealtı Kabağı Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen Döşemealtı Kabağı, coğrafi işaret yolunda ilk kez 53 özgün lezzetle vitrine çıktı, yerel üretim, gastronomi ve turizm aynı sofrada buluştu. Antalya’nın tarımsal üretim çeşitliliğine ve köklü gastronomi kültürüne dikkat çekmek amacıyla, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan Antalya Döşemealtı Kabağı için lansman ve tadım günü etkinliği, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. "Antalya’nın yerel lezzetlerini gastronomik bir deneyime dönüştürdük" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, etkinliği gastronomik bir deneyim olarak kurguladıklarını belirterek, organizasyonun Antalya’nın coğrafi işaretli ürünleri ve yerel malzemeleri odağına alan yeni çalışmaların başlangıcı niteliğinde olduğunu ifade etti. Şeflerin dokunuşuyla 53 farklı lezzetin bir araya geldiğini ifade eden ATSO Başkanı Hacısüleyman, "Bugün gurme tatlardan oluşan bir menüyü deneyimleme fırsatı bulduk. Başlangıcından ana yemeğine, tatlısına kadar özenle hazırlanmış tüm lezzetleri hep birlikte görüyoruz ve tadıyoruz. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese; hazırlayanlara, katkı sunanlara, destek veren tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten çok büyük bir emek var" dedi. "Döşemealtı Kabağı bu yolculuğun ilk adımı" Antalya Döşemealtı Kabağı ile ilgili coğrafi işaret süreci hakkında bilgi veren Başkan Hacısüleyman, "Coğrafi İşaret başvurumuzla Antalya Döşemealtı Kabağımızı tescilleyerek hem ürünümüzün değerini korumayı hem de üreticimizin emeğini hak ettiği yere getirmeyi hedefledik. Yerel üreticimizi destekleyerek tarımımızı güçlendirmek ve kırsal kalkınmayı teşvik etmek önceliğimiz" dedi. Gerçekleştirdikleri etkinliğin bundan sonra yapılacak olan çalışmaların bir başlangıcı olduğunu ifade eden Başkan Hacısüleyman, "Coğrafi işaretli ürünlerimiz, yöresel yiyeceklerimiz, bitki ve meyve türlerimizle ilgili daha pek çok etkinliğin ilk adımını bugün atmış bulunuyoruz. Şimdiden "şunu da yapalım, bunu da yapalım" diye pek çok değerli öneri geliyor. Hepsini değerlendirecek, en doğru şekilde hayata geçireceğiz. Eminim ki Antalya bundan sonra sadece deniz, kum ve güneşle değil; tarihi, kültürü ve zengin mutfak kültürüyle, coğrafi işaretli ürünleriyle de anılan bir şehir olacak. Bugün bu yolda ilk adımı attık. Bundan sonra yürümeye başlamamız gerekiyor" diye konuştu. "Coğrafi işaret seferberliğinde ikinci aşama" Programda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın sahip olduğu yerel değerleri tanıtmak ve ekonomiye kazandırmak amacıyla başlatılan coğrafi işaret çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. Şahin, daha önce ağırlıklı olarak ürünlerin tespiti ve tesciline odaklanıldığını, artık bu değerlerin işlenmesi, sunulması ve ticarileştirilmesi sürecinin başladığını ifade etti. Antalya Döşemealtı Kabağı’nın, kentin önde gelen şefleri ve gurmeleri tarafından hazırlanan 53 ayrı tabakla tanıtılmasının bu sürecin önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Antalya’nın tüm değerlerini tanıtmak amacıyla bir yola çıktıklarını ifade eden Vali Şahin, "Bugünkü etkinlik, bu yolculuğun ikinci aşamasına geçtiğimizi gösteriyor. Bu ikinci aşama; elimizdeki değerlerin işlenmesi, sunulması, potansiyelinin harekete geçirilmesi ve ticarileştirilmesini kapsıyor. Daha önce 19 olan coğrafi işaret sayısını, 200’ü aşan başvurularla önemli ölçüde artırdık. Bu süreç, Antalya’nın zenginliklerinin tespit edilmesi ve tescillenmesini kapsıyordu. Artık bu zenginliklerin işlenme dönemi başladı. Geçtiğimiz günlerde BATEM, Antalya portakallarının hangi çeşitlerinin üretilebileceği ve nerelerde kullanılabileceğine dair örnekler sundu. Bugün ise Antalya Ticaret ve Sanayi Odamız, Döşemealtı kabağını, şehrimizin değerli şefleri ve gurmeleriyle birlikte hazırlanan 53 ayrı tabakla beğenilerimize sunuyor" ifadelerine yer verdi. "Tescilli lezzetler turizme entegre ediliyor" Coğrafi işaret tescili alan ürünlerin turizm ve gastronomi sektörüne entegre edileceğini söyleyen Vali Şahin, "Bir sonraki aşamada ise turizm işletmelerimizin ve restoranlarımızın menülerinde coğrafi işaretli ürünlere yer verilmesi, hatta oteller bünyesinde coğrafi işaret restoranları ve özel menüler oluşturulması hedefleniyor. Böylece coğrafi işaretli ürünlerimiz, misafirlerimizin beğenisine sunulmuş olacak. Başta Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız olmak üzere; kaymakamlarımıza, İl Tarım Müdürlüğümüze, kıymetli Yavuz Hocamıza ve bu yolculukta emeği geçen tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ederim. Antalya’nın ve Türkiye’nin bu muhteşem ürünleri, hak ettiği değeri yakın zamanda bulacak" diye konuştu. Katkı sunanlara plaket TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Tarım Gıda Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu Üyeleri ve kurul üyelerinin desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Antalya Döşemealtı Kabağının yalnızca geleneksel tatlılarda değil, farklı mutfak uygulamalarında da değerlendirilebilen nitelikli ve çok yönlü bir ürün olduğu vurgulandı. Etkinlik, Antalya Döşemealtı Kabağının yerel üretimden gastronomiye uzanan yolculuğunu ortaya koyan tadım programının ardından, organizasyona katkı ve destek sunan; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Bex Coffee sahibi Boğaçhan Göksu, 37. Grup (Restaurant, Yiyecek İçecek ve Eğlence Hizmetleri) Meslek Komitesi Başkanı ve Parlak Restaurant sahibi Güray Parlak, ATSO 4. Grup (Tarım ürünlerinin işlenmesi ve gıda üretimi) Meclis Üyesi ve Byfstk sahibi Fadime Doğan, ATSO 5. Grup (İçecek) Komitesi Başkanı Ayşe Deniz, TOBB Antalya GGK Başkanı ve Dondurma Dükkanı sahibi Ramazan Dikmen, Ekşi Co Artisan Bakery sahibi Ayşen Dereli, Antalya Reçelcisi sahibi Ebru Kocaacar, Limak Hotels şefi Halil Gökmenoğlu, 7 Mehmet Restaurant sahibi Mehmet Akdağ, Mustafa Güloğlu Baklavaları sahibi Mustafa Güloğlu, Zamora Pastanesi sahibi Mustafa Ferman Yaşa, Konak Dondurma Kurucu Ortak Özlem Subaşı, Kötekli Yörükleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Teke Yöresi Avşar Yörükleri Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği adına Veli Altıntaş, Anka Kadın Kooperatifi adına Fevziye Erkan, 7K Kadın Kooperatifleri adına Çiğdem Karaokutan’a plaket takdimiyle sona erdi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in yanı sıra Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ATSO Geçmiş Dönem Başkanı, geçmiş dönem CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, sektör paydaşları, şefler ve gastronomi alanından davetliler katıldı. Şefler tarafından Döşemealtı Kabağı kullanılarak hazırlanan başlangıçlardan ana yemeklere ve tatlılara uzanan seçkin menü, katılımcıların beğenisine sunuldu.
Çocuklarda grip sezonu geldi
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:59 Çocuklarda grip sezonu geldi Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ceran Çağrıl, özellikle Kasım ve Aralık aylarında çocuklarda grip hastalığının pik yaptığını söyleyerek, "Ocak ayına kadar çocukların grip aşısı yaptırılabilir" dedi. Çocukların kapalı alanlara girmesi ve yüzey temasının artması ile birlikte hastalığın bulaştığını söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ceran Çağrıl, "Grip hastalığı aslında bizim influenza virüs dediğimiz bir virüsün yol açtığı hastalık. Paçavra hastalığı olarak da bilinir. Gerçekten kişiye al aşağı eden, çocuklarda da daha şiddetli seyredebilen bir enfeksiyon. Bu enfeksiyon genelde damlacık yoluyla dediğimiz solunum yolu tarafından bulaşır ve çocuklarda uzun ve yoğun yüksek süren 5 güne varan 7 güne varan ateşler yapabilen bir enfeksiyon. Genellikle burun ve boğazda boğaz ağrısı, vücut ağrısı, kas ağrısı ve tüm vücudu al aşağı edebilen bir enfeksiyon şeklinde seyreder. Hastalığın kendisi aslında bazen sadece ateş ve nezle tespiti ile bitebilecekken çocuklarda özellikle bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı, sinüzit gibi daha ağır enfeksiyonlara yol açabilmesi açısından çok önemlidir. Aslında 0 yaş itibariyle influenza görebildiğimiz bir enfeksiyon ama en çok okul grubunda sıkıntıya yol açıyor. Çünkü özellikle Kasım-Aralık ayında çocukların kapalı ortama girmesiyle birlikte, okulda yüzey temasının çok arttığı, hijyen kurallarının çok ön plana çıktığı bu ortamlarda çocuklar bunlara çok dikkat edemediği için çok kolay bulaşabiliyor ve birbirlerine de çok kolay bulaştırabiliyor. O yüzden çocuklarda daha sık görüyoruz ve yaşadıklarında da bağışıklık sistemleri çok hassas olduğu için daha şiddetli yaşıyorlar bu enfeksiyonu" dedi. Dr. Serap Ceran Çağrıl, Ocak ayına kadar aşıların yapılabileceğini söyleyerek, "Genelde ateşle başlar. Yoğun, yüksek 39-40’lara varan ateşler yapabilir. İnfluenzanın biliyorsak bir alt grubu var a ve b diye bildiğimiz ve bunun da alt grupları var. Bunların tipine yani genetik olarak yapısında farklı olarak dönemsel olarak bazı grip mikropları daha ağır seyreder bazen daha hafif seyreder. Zaten sezon içinde de biz genelde influenza gribini bir Kasım-Aralık aylarında pik yaparak görürüz, bir de Şubat-Mart aylarında ikinci bir pik yaparak görürüz. Bu mevsimlerde gerçekten önce ateşle başlayan sonra boğaz ağrısı, vücut ağrısı, kas ağrısı ve tüm sistemleri tutabilen bir gribal enfeksiyon şeklinde seyreder. Öncelikle risk grubuna daha önce öneriyorduk aşısını ama artık tüm çocukluk çağında 6 ay üstünde her bireye öneriyoruz. Risk grubu dediğimiz kronik hastalığı olan diyabet, şeker, hipertansiyon yine çocuklarda astım ve alerji gibi risk grubunda bulunan çocuklar için grip aşısı birinci koruyucu önlemimiz. Sezon başlarında başlıyoruz Ekim ayı başı gibi Ocak ayı sonuna kadar bu aşıyı yapıyoruz. O yüzden hala fırsat kaçmış değil. Yakalanmadılarsa gribe ki yakalansalar dahi dediğim gibi birçok alt tipi olduğundan bu aşıyla birlikte korunmasını arttırıyoruz. İkincisi okul grubunda özellikle kreşe giden çocuklarda gerçekten el temizliği çok ön planda. Sık sık el yıkamaları, kreş ve okullardaki yüzey temizliğinin bakterilerin virüslerin canlı kalma oranının düşürülmesi nedeniyle oradaki temizliğin çok önemi var. Tabi ki hasta olduklarında da bulaşmayı özellikle azaltmak adına evde kalmalarında da çok fayda var. Çocuklar için grip sezonu kesinlikle geldi. Kasım sonu Aralık gibi zaten başlar aşağı yukarı 2 ay civarında bir pik yapar, sonra okulların tatil olması ve virüsün de inaktif hale gelmesiyle birlikte biraz sakinler ama dediğim gibi aslında bitmez. Şubat-Mart ayı gibi tekrar aktifleşir. Bu yüzden de Ocak ayına kadar aşıların yapılması mutlaka fayda sağlar" ifadelerini kullandı.
2 kilogramı aşan dev tümör başarıyla çıkarıldı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:51 2 kilogramı aşan dev tümör başarıyla çıkarıldı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen zorlu operasyonla, 70 yaşındaki Aysel Çetin’in böbrek ve böbrek üstü bezlerinde tespit edilen 2 kilo 200 gram ağırlığındaki dev tümör başarıyla çıkarıldı. Karında şişkinlik ve ağrı şikayetleriyle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran Aysel Çetin’e yapılan tetkiklerde, biri böbreğin alt polünde, diğeri böbrek üstü bezinde olmak üzere yaklaşık 15 santimetre büyüklüğünde iki ayrı kitle tespit edildi. Yapılan incelemelerde kitlelerin pankreas ve dalağa doğru yayılım gösterdiği belirlendi. Zorlu ameliyat Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Ender Akdemir, Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Güzel ve Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muhammet Çiçek tarafından gerçekleştirildi. Cerrahi ekip, tümörü çevre dokularla birlikte tamamen çıkararak başarılı bir operasyona imza attı. Ameliyat sonucunda hastadan toplam 2 kilo 200 gram ağırlığında dev bir kitle alındı. Operasyon hakkında açıklamalarda bulunan Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Ender Akdemir, "Böbrek alt polde ve böbrek üstü bezlerinde 15’er santimetrelik dev tümörler tespit ettik. Tümörün pankreas ve dalağa yayılımı nedeniyle operasyon oldukça riskliydi. Ancak ekip çalışması sayesinde ameliyatı başarıyla tamamladık. Hastamız ameliyat sonrası 4. haftasında sorunsuz şekilde takip ediliyor. Patoloji sonuçlarına göre tedavi sürecini planlayacağız" dedi. Hastanın yakını Songül Çetin ise "Hastaneye başvurduğumuzda tümörün çok büyük olduğu söylendi. Ameliyat çok şükür başarılı geçti. Doktorlarımız ve tüm sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilendiler. Hepsinden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Ameliyat sonrası sağlık durumu iyiye giden hasta Aysel Çetin de "Doktorlarımızdan Allah razı olsun. Çok iyi baktılar, her geçen gün kendimi daha iyi hissediyorum" diye konuştu.
Kadın sağlığında kritik mesaj: Tek belirtiyle kanser kararı verilmez
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:42 Kadın sağlığında kritik mesaj: Tek belirtiyle kanser kararı verilmez Kadınlarda görülebilen bazı jinekolojik kanserlerde erken farkındalığın önemine değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı, tek bir belirtiyle kanser tanısı konulmasının doğru olmadığı, her bireyin durumu, tıbbi öyküsü ve muayene keşifleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özel Adatıp Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hakan Camuzcuoğlu, kadınlarda görülebilen bazı jinekolojik kanserlerde erken farkındalığın önemine değindi. Camuzcuoğlu, bu hastalıkların her zaman belirgin bir şikayetle başlamayabileceğini belirterek, "Bazı kadınlarda hiçbir belirti olmazken, diğerlerinde çok hafif ve belirsiz şikayetler görülebilir. Bu sebeple kişinin kendi döngüsünü ve vücudunu takip etmesi önemlidir" dedi. "Tek bir belirtiyle kesin netice çıkarmak doğru değildir" Adet dışı kanama, cinsel ilişki sonrası kanama veya ağrı, pelvik bölgede uzun süreli rahatsızlık, karında şişlik veya baskı hissi, açıklanamayan kilo kaybı, gibi keşifler her zaman kanserle ilişkili olmadığını belirten Prof. Dr. Camuzcuoğlu, "Tek bir belirtiyle kesin netice çıkarmak doğru değildir. Her bireyin durumu, tıbbi öyküsü ve muayene keşifleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Her kadının risk faktörü ve sağlık geçmişi farklıdır. Bu sebeple değerlendirme süreci kişiye özel yapılmalıdır" diye konuştu.
Tedavi edilmeyen inflamatuvar bağırsak hastalıkları ciddi sorunlara neden olabilir
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:29 Tedavi edilmeyen inflamatuvar bağırsak hastalıkları ciddi sorunlara neden olabilir SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı / Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Sezgin Barutçu, tedavi edilmeyen veya kontrolsüz seyreden inflamatuvar bağırsak hastalıklarının bazı ciddi sorunlara neden olabileceğini söyledi. Doç. Dr. Barutçu, "İnflamatuvar bağırsak hastalıkları; Crohn hastalığı ve ülseratif kolit vb. gibi, bağırsaklarda uzun süreli iltihaba yol açan kronik hastalıklardır. Bu hastalıklar bağışıklık sisteminin bağırsaklara aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkar" dedi. Genellikle genç yaşlarda başlayan ve dönem dönem şiddetlenebilen inflamatuvar bağırsak hastalıklarının belirtilerinin kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte en sık karın ağrısı, ishal (Bazen kanlı), kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk ve makatta ağrı görüldüğünü kaydeden Do. Dr. Barutçu, bağırsak dışında eklem, göz, cilt ve karaciğer vb. gibi birçok sistemin de etkilenebileceğini belirtti. "Tedavideki temel amaçlarımız iltihabı azaltmak, şikayetleri gidermek, hastalığın alevlenmesini engellemek ve kişinin normal yaşamına devam etmesini sağlamaktır" diyen Doç. Dr. Barutçu, "Tedavi edilmeyen veya kontrolsüz seyreden inflamatuvar bağırsak hastalıkları bazı ciddi sorunlara neden olabilir. Bağırsaklarda iltihap olduğunda besinlerin emilimi bozulur, bu da vitamin-mineral eksikliklerine ve ciddi kilo kaybına neden olabilir. Özellikle Crohn hastalığında, bağırsak duvarı kalınlaşarak darlık oluşturabilir. Bu durum yemeklerin geçişini zorlaştırır ve cerrahi gerektirebilir. Uzun süren bağırsak kanamaları demir eksikliği anemisine yol açabilir. Crohn hastalığında bağırsak ile başka organlar arasında istenmeyen geçiş yolları (Fistül) oluşabilir. Bu durum ağrı, akıntı ve enfeksiyon riskine yol açar. Uzun yıllar devam eden ülseratif kolit veya tüm kalın bağırsağı tutan Crohn hastalığında kolon kanseri riski artabilir. Bu nedenle düzenli kolonoskopi kontrolleri önemlidir. Günümüzde çok gelişmiş ilaçlar sayesinde hastalık çoğu zaman kontrol altına alınabilmekte ve olumsuz sonuçların önüne geçilebilmektedir. Düzenli takiplere gitmek, doktorun önerdiği ilaçları aksatmamak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları tedavinin önemli parçalarıdır" dedi. Doç. Dr. Barutçu, uzun süren ishal veya karın ağrısında, dışkıda kan görülmesi durumunda, açıklanamayan kilo kaybı yaşandığında, ateş ve halsizlik şikâyetlerinin devam etmesi halinde inflamatuvar bağırsak hastalıkları açısından mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.
Çarşamba Devlet Hastanesi’nde 11 ayda 1,2 milyon muayene
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:24 Çarşamba Devlet Hastanesi’nde 11 ayda 1,2 milyon muayene Çarşamba Devlet Hastanesi’nde 2025 yılında 1 Milyon 200 bin hastanın muayene işlemi gerçekleştirildi. Çarşamba Devlet Hastanesi, 2025 yılının ilk 11 ayında sunduğu sağlık hizmetlerine ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. Başhekim Uzm. Dr. Emre Özgen yönetiminde hizmet veren hastanede, acil servis, poliklinik, cerrahi, evde sağlık ile ağız ve diş sağlığı alanlarında rekor düzeyde hizmet sunuldu. Açıklanan rakamlar, hastanenin bulunduğu ilçe ve çevre ilçeler için önemli bir sağlık merkezi konumunda olduğunu ortaya koyarken acil ve poliklinik hizmetlerinde kesintisiz sağlık hizmeti sunulduğunu ve hastanenin cerrahi kapasitesi ve uzman hekim kadrosuyla bölgede önemli bir sağlık ihtiyacını karşıladığını gösterdi. Muayene hizmetlerinde yoğunluk dikkat çekti Artan hasta talebine rağmen hizmet kalitesinden ödün vermeden çalışmalarını sürdüren Çarşamba Devlet Hastanesi, acil sağlık hizmetlerinden poliklinik muayenelerine, cerrahi işlemlerden evde sağlık ve ağız diş sağlığı hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yoğun bir çalışma temposu yürüttü. Hastane verilerine göre 2025 yılının ilk 11 ayında; acil serviste 358 bin 413, polikliniklerde ise 864 bin 986 hasta muayene edildi. Toplam muayene sayısı ise 1 milyon 223 bin 399 olarak kayıtlara geçti. Yataklı tedavi ve cerrahi hizmetlerde etkin performans Yataklı tedavi ve ameliyathane hizmetlerinde de önemli sayılara ulaşıldı. Açıklanan verilere göre; Hastanede 811 doğum başarıyla gerçekleştirildi, 4 bin 749 endoskopi ve kolonoskopi işlemi yapıldı, 15 bin 201 ameliyat gerçekleştirilip, 16 bin 373 hasta yataklı servislerde tedavi altına alındı. Evde sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri kesintisiz sürdürüldü Hareket kısıtlılığı bulunan, yaşlı ve kronik hastalara yönelik evde sağlık hizmetleri de yoğun bir şekilde devam etti. Evde sağlık hizmetleri kapsamında ise 563 ev ziyareti yapılırken, 709 aktif hasta evde sağlık hizmetinden faydalandı. Ayrıca 7 bin 339 iş-uğraş terapi uygulaması yapılarak hastaların sosyal ve fiziksel iyilik halleri desteklendi. Ağız ve Diş Sağlığı hizmetlerinde yüksek işlem hacmi Çarşamba Devlet Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri kapsamında da dikkat çeken rakamlara ulaşıldı. Bu kapsamda 3 bin 180 hareketli protez parçası, 3 bin 580 kanal tedavisi, 9 bin 758 sabit protez uygulaması, 15 bin 814 diş çekimi ve 12 bin 825 dolgu işlemi gerçekleştirilirken, toplam 76 bin 19 hasta ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden yararlandı. Başhekim Özgen: "Ekip çalışmasının gururunu yaşıyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çarşamba Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Emre Özgen, elde edilen verilerin güçlü bir ekip çalışmasının sonucu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi; "Hastanemizde görev yapan hekimlerimiz, hemşirelerimiz, sağlık personelimiz ve tüm çalışanlarımızla birlikte vatandaşlarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmak için büyük bir özveriyle çalışıyoruz. Açıklanan bu veriler, ekip ruhunun ve hizmet anlayışımızın bir yansımasıdır. Amacımız; güvenilir, kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmetini her alanda daha da ileriye taşımaktır." Çarşamba Devlet Hastanesi’nin, 2025 yılının kalan döneminde de altyapı, insan kaynağı ve hizmet kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürerek bölge halkına kesintisiz sağlık hizmeti sunmaya devam etmeyi hedeflediği belirtildi.