SAĞLIK
BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta 17 Mart 2026 Salı - 18:43:31 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."
17 Mart 2026 Salı - 15:19 ’Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek Akciğerlerde ciddi enfeksiyonlara sebep olan lejyoner hastalığına karşı farkındalığın artırılması ve konaklama birimlerinde su sistemlerinin güvenli yönetiminin sağlanması amacıyla, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek. Gerçekleştirilecek eğitim programıyla ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, "Lejyoner hastalığı, ülkemizde bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında yer almaktadır. Bu çerçevede konaklama birimlerinin, su sistemlerinde legionella bakterisinin çoğalmasını önlemeye yönelik gerekli tedbirleri alması ve bu süreçleri eğitimli sorumlu personel aracılığıyla yürütmesi zorunludur. Eğitim programı, konaklama birimlerinde görev alacak sorumlu personelin mevzuat, risk değerlendirmesi ve su yönetimi planları konularında bilgi ve yetkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Eğitim 2 yapılacak olup, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Eğitim Salonunda gerçekleştirilecektir. Eğitime, otel, motel, tatil köyü, misafirhane, kaplıca, huzurevi, alışveriş merkezi gibi su sistemlerinin yoğun kullanıldığı konaklama ve toplu kullanım alanlarından başvurular kabul edilecektir. Yataklı tedavi kurumlarının başvuruları ise resmi yazışma yoluyla alınacaktır. Eğitime katılacak personelin en az lise mezunu olması gerekmekte olup, katılım sağlayacak kişilerin ilgili mevzuat gereği eğitim almış sorumlu personel olarak görevlendirilmesi öngörülmektedir" ifadelerine yer verildi. Öte yandan, lejyoner hastalığının genellikle klimalar, jakuziler ve su sistemlerinden solunum yoluyla bulaşan ciddi bir akciğer enfeksiyonu olduğu belirtildi.
17 Mart 2026 Salı - 14:56 Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.
Robotik cerrahi genel cerrahide oyunun kurallarını değiştiriyor
16 Aralık 2025 Salı - 09:25 Robotik cerrahi genel cerrahide oyunun kurallarını değiştiriyor Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Camcı, robotik cerrahinin özellikle kalın bağırsak ve rektum kanseri ameliyatlarında cerraha hassasiyet, hastaya ise daha az hasar sunduğunu belirterek maliyetlerin düşmesiyle bu yöntemin gelecekte standart hale gelebileceğini söyledi. Son yıllarda hızla gelişen robotik cerrahi teknolojileri, genel cerrahi alanında önemli avantajlar sunarak ameliyat yöntemlerini dönüştürüyor. Yaygın inanışın aksine ameliyatların robot tarafından değil, cerrahın özel bir konsoldan robotik sistemi yönetmesiyle gerçekleştirildiğini belirten BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesinden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Camcı, bu yöntemin minimal invaziv yapısıyla hem cerrah hem de hasta açısından öne çıktığını vurguladı. "Gelecekte çok uzak mesafelerden ameliyat yapılması mümkün" Robotik cerrahinin kökeninin uzay çalışmalarına dayandığını belirten Prof. Dr. Camcı, astronotların uzayda karşılaşabileceği muhtemel cerrahi ihtiyaçlara çözüm üretme fikrinin zamanla günümüz ameliyatlarına taşındığını söyledi. Günümüzde konsol ile ameliyat masasının aynı odada bulunduğunu ifade eden Camcı, teknolojinin ilerlemesiyle gelecekte çok uzak mesafelerden ameliyat yapılmasının mümkün olabileceğine dikkat çekti. Robotik cerrahinin ilk olarak ürolojide, özellikle prostat kanseri gibi açık cerrahinin zor olduğu durumlarda kullanıldığını aktaran Camcı, dar anatomik alanlarda cerrahi aletlerin daha rahat hareket edebilmesinin bu yöntemi cazip kıldığını belirtti. Robotik cerrahinin morbiditeyi azaltarak hastaya daha az zarar verdiğini dile getirdi. "Daha hassas doku ayrımı ve sinir koruma imkânı sayesinde başarılı sonuçlar" Genel cerrahi alanında robotun özellikle kalın bağırsak ve rektum kanseri ameliyatlarında üstünlük sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Camcı, daha hassas doku ayrımı ve sinir koruma imkânı sayesinde başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi. Yemek borusu kanseri cerrahisinde de robotik yöntemin belirgin bir üstünlüğe sahip olduğunu ifade etti. "Rekabet ortamının oluşmasıyla bu maliyetlerin düşeceğini öngörüyoruz" Prof. Dr. Cemalettin Camcı, robotik cerrahinin teknik avantajlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Robotik cerrahi, cerraha üç boyutlu görüntü sunarak operasyon sahasını çok daha net görme imkânı sağlıyor. Robot kollarının insan bileğini taklit eden yedi serbestlik derecesi, dar alanlarda son derece hassas diseksiyon ve dikiş atmayı mümkün kılıyor." Cerrah konforunun da önemli bir kazanım olduğuna dikkat çeken Camcı, "Uzun süren ameliyatlarda cerrahın oturarak çalışabilmesi yorgunluğu azaltıyor, performansı artırıyor ve duruş bozukluklarının önüne geçiyor" dedi. Robotik cerrahinin maliyetine de değinen Prof. Dr. Camcı, "Yüksek maliyetler bugün için hastalar ve sosyal güvenlik kurumları açısından ciddi bir yük oluşturuyor. Ancak laparoskopik cerrahinin geçmişte yaşadığı süreci hatırlarsak rekabet ortamının oluşmasıyla bu maliyetlerin düşeceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Karın içi ameliyatların büyük bölümünün robotla yapılması sürpriz olmayacak" Geleceğe ilişkin değerlendirmede bulunan Camcı, "Maliyetlerin azalmasıyla robotik cerrahinin yaygınlaşması kaçınılmaz. Önümüzdeki yıllarda karın içi ameliyatların büyük bölümünün robotla yapılması sürpriz olmayacak. Hem cerrah hem de hasta konforu açısından robotik cerrahi zamanla vazgeçilmez hale gelecek" diye konuştu.
Hakkari’de MR cihazı hizmete alındı
16 Aralık 2025 Salı - 09:09 Hakkari’de MR cihazı hizmete alındı Hakkâri Devlet Hastanesi bünyesinde son teknolojiye sahip yeni bir manyetik rezonans (MR) cihazı hizmete alındı. Hakkari Valisi Ali Çelik, beraberindekilerle hastaneyi ziyaret ederek, mevcut altyapısı ile sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vali Çelik, İl Sağlık Müdürü Dr. Hamdullah Kara’dan yeni alınan cihazlar hakkında bilgi aldı. Vali Çelik, "Hakkâri Devlet Hastanesi’nde hâlihazırda 2 adet bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı, 9 adet ultrasonografi cihazı ve 1 adet taşınabilir ultrason aktif olarak hizmet verirken, bu altyapıya son teknolojiye sahip yeni bir MR cihazı da eklendi. Yeni MR cihazının hizmete alınmasıyla birlikte hastanenin radyolojik görüntüleme kapasitesinin artırılması, tanı süreçlerinde hız ve verimliliğin sağlanması, il dışı hasta sevklerinin azaltılması ve tanı ile tedavi altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme özelliği sayesinde erken tanıya katkı sunan cihaz, sessiz çalışma sistemiyle hastalara daha konforlu bir çekim imkânı sağlıyor. Ayrıca geniş ve aydınlık tünel yapısı sayesinde kapalı alan kaygısı yaşayan hastalar için daha rahat bir ortam oluşturuyor. Sağlık alanında yapılan yatırımların vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdı. Bu yatırımların hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederim" dedi.
ESOGÜ Hastanesi’nde ‘Bebek Dostu Hastane Eğitimi’ verildi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 15:15 ESOGÜ Hastanesi’nde ‘Bebek Dostu Hastane Eğitimi’ verildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde "Bebek Dostu Hastane Eğitimi" düzenlendi. Eğitim Hemşiresi Emine Çetin Atay tarafından planlanan ve Hastane Sağlık Hizmetleri Müdür Yardımcısı Nihal Baysal’ın da katılımıyla gerçekleştirilen programının açılışında konuşan ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özge Aydemir, emzirme değerlendirmeyle ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Konuşmacılardan Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Genel Jinekoloji ve Obstetrik Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Melih Velipaşaoğlu danışmanlık becerileri ve memelerle ilgili sorunlar; Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meltem Dinleyici anne sütünün önemi; Hemşire Esra Batur emzirme öyküsünün alınması ve bebek dostu uygulamalar; Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özge Sürmeli Onay özel durumlarda beslenme; Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gonca Kılıç Yıldırım mama kodu; Uzm. Hemşire Ezgi Ayvaz emzirilemeyen bebek (süt sağma) ve kanguru bakımı; Hemşire Aysel Bayraktar emzirmenin nasıl olduğu, emzirmeyi destekleyen uygulamalar ve anne sağlığı; Ebe Günay Nazlı gebelik ve emzirmede annelere sürekli destek; Ebe İrem Rahmi doğum süreci ve emzirme; Hemşire Hülya Kalkan emzirilen bebeğin izlenmesi konularında bilgilendirmede bulundular.
Elmalı Devlet Hastanesi’ne modern göz polikliniği
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:45 Elmalı Devlet Hastanesi’ne modern göz polikliniği Elmalı Verem Savaş Derneği, Elmalı Devlet Hastanesi bünyesinde kurulacak tam donanımlı Göz Polikliniği için gerekli olan tüm tıbbi cihazları temin etti. Tamamı Elmalı halkının bağışlarıyla temin edilen, son teknolojiye sahip göz muayene ve tanı cihazları, hastane yönetimine teslim edilerek vatandaşların hizmetine sunuldu. Elmalı Devlet Hastanesi, göz sağlığı alanında bölgeye hizmet verebilecek güçlü bir altyapıya kavuşurken, ilçe halkının başka merkezlere sevk edilme ihtiyacının da önemli ölçüde azalması bekleniyor. Cihaz tesliminin ardından Elmalı Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Murat Yüncü ve İdari ve Mali İşler Müdürü Mehmet Öz, Elmalı Verem Savaş Derneği’ni ziyaret etti. Dernek binasında, yönetim kurulu üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen törende, Başhekim Yüncü tarafından Dernek Başkanı Ecz. Salih Baybars Türkiş’e sağlık hizmetlerine sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim edildi. Başhekim Yüncü, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede; "Bu katkı yalnızca bir cihaz bağışı değil; kamuya, insana ve geleceğe karşı duyulan sorumluluğun en somut göstergesidir, Elmalı için son derece kıymetli bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Elmalı Verem Savaş Derneği Başkanı Ecz. Salih Baybars Türkiş de ziyaret esnasında yapmış olduğu konuşmada, "Elmalı Verem Savaş Derneği , geçmişte Elmalı’da bir çok esere imza atmıştır. Bir çok gencimize burs vermiştir. Halkımızın desteği ile birçok yardıma ve projeye önderlik yapabilir. Elmalı Devlet Hastanesi yönetiminin, Elmalımıza kalacak bu yatırımlara öncülük etmesi ve bizlerden, Elmalı halkına taleplerini iletmesi, ilçemize olan ilgi ve alakalarının bir göstergesidir. Bize bu yardımları yapmaya vesile oldukları için ben de Elmalı halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.
Prof. Dr. Koruk, endoskopi ve kolonoskopi ilgili bilgi verdi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:51 Prof. Dr. Koruk, endoskopi ve kolonoskopi ilgili bilgi verdi Medical Point Gaziantep Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Koruk, gastroskopi ( mide endoskopisi ) ve kolonoskopi işlemlerine yönelik toplumda oluşan yanlış algılara dikkat çekti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Koruk, gastroskopi ve kolonoskopinin erken tanı açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koruk, güncel uygulamalarda işlemlerin sedasyon (uyutarak) altında gerçekleştirildiğini ve hastaların genellikle işlem sırasında ağrı hissetmediğini söyledi. Prof. Dr. Mehmet Koruk, "Sindirim sistemi hastalıklarının tanı ve takibinde önemli yer tutan gastroskopi ve kolonoskopi işlemleri, kamuoyunda çoğu zaman ağrılı ve zor uygulamalar olarak algılanıyor. Oysa uzmanlar, bu işlemlerin günümüzde güvenli, kısa süreli ve hasta konforu gözetilerek uygulandığını belirtiyor" dedi. Gastroskopi yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı hastalıklarının tanısında kullanıldığını belirten Prof. Dr. Koruk, kolonoskopinin ise kalın bağırsak ve terminal ince barsak hastalıklarının değerlendirilmesinde temel tanı yöntemlerinden biri olduğunu kaydetti. Özellikle kolon kanserinin erken evrede tespit edilmesinde kolonoskopinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Prof. Dr. Mehmet Koruk, işlemlerin ertelenmesinin tanı sürecini geciktirebileceğine dikkat çekerek, mide ağrısı, uzun süreli reflü, kansızlık, nedeni açıklanamayan kilo kaybı, dışkıda kan, uzun süren kabızlık veya ishal gibi şikâyetleri olanlar ve ailesinde kolon ve mide kanseri olanların gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca belirli yaş grubundaki bireylerde, şikâyet olmasa dahi tarama amaçlı kolonoskopinin önerildiğini ifade etti.
Nöroloji uzmanı uyardı: "Ciddi kafa travmaları epilepsiye neden olabilir"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:41 Nöroloji uzmanı uyardı: "Ciddi kafa travmaları epilepsiye neden olabilir" Halk arasında ‘sara hastalığı’ olarak da bilinen epilepsinin beyin fonksiyonlarının kısa süreli bozukluğu olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, "Beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılımı sonucunda ortaya çıkan epilepsi hastalığı, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini etkilemektedir. İnme (felç), beyin enfeksiyonları (menenjit, ensefalit vb.), ciddi kafa travmaları, doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması vb. gibi sebepler sonucunda epilepsi nöbetleri ortaya çıkabilmektedir" dedi. Liv Hospital Samsun Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, epilepsi hakkında açıklamalarda bulundu. Halk arasında ‘sara hastalığı’ olarak da bilinen epilepsinin beyin fonksiyonlarının kısa süreli bozukluğu olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Abdurrahman Akbaş, "Beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılımı sonucunda ortaya çıkan epilepsi hastalığı, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini etkilemektedir. Hastalık, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Hemen her yaşta görülebilen epilepsi, uzun süreli tedavi ve izlem gerektiren bir hastalıktır. Sıklıkla gençleri ve yaşlıları etkiler. Epilepsi hastalarının beyinlerindeki anormal elektriksel aktivite sonucu epileptik nöbet geçirmeye yatkınlıkları vardır. Farklı epileptik nöbet tipleri vardır. Bazı epilepsi nöbet tipleri belli bir süre devam edip, tedaviyle tamamen düzelirken, bazıları ise hayat boyu devam etmektedir" diye konuştu. "Epilepsi kalıtsal olabilir" Epilepsinin nedenlerini anlatan Uzm. Dr. Akbaş, "Beyin hücreleri, elektriksel aktivitesiyle tüm vücuda mesaj gönderir. Beyinde elektriksel aktivite her daim devam etmektedir. Beynin aktivitesindeki bozukluğa bazı durumlar yol açabilir. İnme (felç), beyin enfeksiyonları (menenjit, ensefalit vb.), ciddi kafa travmaları, doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması vb. gibi sebepler sonucunda epilepsi nöbetleri ortaya çıkabilmektedir. Fakat çoğu vakada epilepsinin altta yatan sebebi kesin olarak ortaya konulamamaktadır. Diğer yandan bazı epilepsi hastalarının ailesinde de bu hastalığın bulunması, epilepsinin kalıtsal bir yanının da olduğunu göstermektedir" şeklinde konuştu. "İlaç tedavisi uygulanır" Epilepsinin temel tedavisinin ‘antiepileptikler’ adı verilen ilaçlarla yapıldığının altını çizen Uzm. Dr. Akbaş, "Bu ilaçlar epilepsi nöbetlerinin ortaya çıkmasını önlemeye yöneliktir. Tedavinin başarılı olabilmesi amacıyla bu ilaçların doktor kontrolünde düzenli kullanılması gerekmektedir. Nöbet sayısında artış olursa, ilaç tedavisine başlandıktan sonra başka şikâyetler ortaya çıkarsa, başka bir hastalık tanısı konulduysa ve tedavisine başlanıldıysa, gebelik durumu varsa veya gebe kalınması planlanıyorsa uzmana başvurulmalıdır. Diğer bir tedavi seçeneği ise cerrahi tedavidir. Cerrahi tedaviye karar vermeden önce hastanın nöbetlerinin ilaç tedavisine dirençli olduğunun gösterilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Hastanın başında nöbeti tamamen geçene kadar beklenilmelidir" Uzm. Dr. Akbaş, epilepsi nöbeti geçiren bir kişiyle karşılaşıldığında neler yapılması gerektiğiyle ilgili, "112 Acil servis hattı aranmalı ve yardım istenmelidir. Hastanın çevresinde önlem alınmalı, zarar verebilecek şeylerden korunmalıdır, sıkı giysileri varsa giysileri gevşetilmeli (kravat, kemer gibi), gözlüğü varsa çıkartılmalıdır, başı yumuşak bir şekilde desteklenmelidir. Sabit ve rahat olacak şekilde kişiyi kasılmalarının olmadığı tarafına doğru yatırıp, tükürüğün dışarı akması sağlanmalıdır. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve neler yapılması gerektiğini açıklayan bir hastalık kartı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Nöbetinin ne kadar devam ettiği takip edilmeli ve acil servis ekibine bildirilmelidir. Hastanın başında nöbeti tamamen geçene kadar beklenilmelidir. Epilepsi nöbeti geçiren bir kişiyse solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur" açıklamasında bulundu. "Epilepsi sırasında bunları yapmayın" Epilepsi nöbeti geçiren kişiye yapılmaması gerekenlerden bahseden Uzm. Dr. Akbaş şunları söyledi: "Hastanın nöbete bağlı hareketleri kısıtlanmamalıdır. Ağzına bir şeyler koyulmamalıdır. Hasta tehlikede değilse, yeri değiştirilmeye çalışılmamalıdır. Nöbet tamamen sonlanmadan su veya yiyecek verilmemelidir. Nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapılmamalıdır. Soğan, kolonya ve benzeri şeyler koklatılmamalıdır".
Kepez’de berberler denetlendi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:27 Kepez’de berberler denetlendi Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Güneş Mahallesi Ömer Buyrukçu Caddesi’nde faaliyet gösteren yabancı uyruklu berber iş yerlerinde kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde bazı işyerlerinin çalışma ruhsatlarını ibraz edemedikleri, sağlık ve hijyen şartlarına uymadıkları tespit edildi. Kepez Belediyesi, vatandaşların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli iş yerlerinde düzenli denetimler gerçekleştiriyor. Bir yandan iş yerlerinde sağlık ve hijyen kontrolleri yapan belediye ekipleri, bir yandan da kaldırım ve trafik güvenliği ile ilgili denetimlerini sürdürüyor. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Güneş Mahallesi Ömer Buyrukçu Caddesi’nde faaliyet gösteren yabancı uyruklu berber iş yerlerinde de denetim gerçekleştirdi. Denetimler kapsamında iş yerlerinin "Açma ve Çalışma Ruhsatı" ile hijyen şartlarına uygunluğu kontrol edildi. Zabıta ekipleri, bazı işyerlerinin çalışma ruhsatlarını ibraz edemediğini ve hijyen kurallarına uymadığını tespit etti. Tespit edilen eksiklikler sonrası tutanak düzenlenerek cezai işlem uygulandı. Ayrıca, Kepez Belediyesi Gelirler Müdürlüğü’ne bağlı İlan ve Reklam Servisi ekipleri de iş yerlerinin beyanlarını kontrol ederek denetim sürecine destek verdi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin, ilçenin dört bir yanında vatandaşların sağlığı ve güvenliği için denetimlerini düzenli olarak sürdüreceği belirtildi.
Siemens Healthineers ve EBRD iş birliğiyle sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57 Siemens Healthineers ve EBRD iş birliğiyle sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm Siemens Healthineers Türkiye, sağlıkta ’yeşil dönüşüm’ hareketini temel alan projeyi hayata geçirdi. Proje kapsamında, BURTOM Sağlık Grubu’ndaki mevcut PET/BT cihazı, enerji verimliliği sağlayan yeni nesil bir sistemle değiştirildi. Bu adım; sürdürülebilir finansman, yüksek enerji verimliliği, artırılmış hasta güvenliği ve somut çevresel faydayı aynı çatı altında buluşturacak. Sağlık sektöründe önemli projeler hayata geçiren Siemens Healthineers, sürdürülebilir sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasına da katkı sağladığını duyurdu. GEFF Türkiye II anlaşmalı finansman kuruluşlarından QNB Leasing tarafından finanse edilerek hayata geçirilen yeşil dönüşüm projesinin ilk adımı, BURTOM Sağlık Grubu iş birliğiyle atıldı. Proje kapsamında, sağlık kurumunda halihazırda kullanılan Pozitron Emisyon Tomografisi/Bilgisayarlı Tomografi (PET/BT) cihazı, GEFF Türkiye’nin enerji verimliliği ve çevresel kriterlerine uyan yeni PET/BT sistemiyle değiştirildi. "Sağlıkta yeşil dönüşüme öncülük ediyoruz" Projenin Türkiye’deki sağlık sektörü paydaşları için güçlü bir örnek teşkil etmesini dilediklerini belirten Siemens Healthineers Türkiye CFO’su Nalan Abdullahoğlu, "Sürdürülebilir sağlık hizmetleri hem hastalar, hekimler ve sağlık kurumları açısından hem de çevresel açıdan her geçen gün kritik hale geliyor. Bu anlamda, sağlık kurumlarının sürdürülebilir adımlar atabilmesi, geliştirdiğimiz sürdürülebilir teknolojiler kadar önem taşıyor. EBRD’nin GEFF Türkiye programı bu adımların atılmasını finansman açısından kolaylaştırıyor. Sürdürülebilir teknolojilerimizle projeye dahil olarak, sektörümüze öncülük etmeye devam ediyoruz. Sağlık hizmetlerini herkes için, her yerde ve sürdürülebilir şekilde erişilebilir kılma amacımızla birebir örtüşen bu girişimi farklı sağlık kurumlarında da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi. Sağlıkta sürdürülebilir gelecek vizyonu Sağlık sistemleri, dünyada en yüksek enerji tüketen alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Özellikle ileri görüntüleme cihazları, bu tüketimde kritik bir rol oynuyor. Bu durum, sağlık sektöründe çevresel etkinin azaltılmasına yönelik projelerin önemini gösteriyor. Siemens Healthineers, bu ihtiyaca yanıt olarak tüm görüntüleme çözümlerini ve laboratuvar çözümlerini sürdürülebilir şekilde tasarladığını duyurdu. Kullanılan malzemelerden enerji verimliliğine, helyum gibi kritik bileşenlerin tüketiminden üretim süreçlerine kadar her aşamada çevresel sorumluluğu ön planda tutuyor. Şirket, bu yaklaşımıyla yalnızca karbon ayak izini azaltmaya değil, aynı zamanda düşük radyasyon dozları ve yüksek görüntü kalitesi sayesinde hasta güvenliğini artırmaya da odaklandığını açıkladı. Böylece hem hastalar hem hekimler için tanı ve tedavi süreçlerini kolaylaştığı belirtilirken, sağlık kurumları için de verimliliğe katkı sağladığı kaydedildi. Bu yatırım, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından 2024 yılında geliştirilen GEFF Türkiye’nin ikinci fazı (GEFF Türkiye II) kapsamında finanse edildi. 2022 yılında başlatılan ve Climate Investment Funds (CIF), EBRD Hissedarlar Özel Fonu ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından desteklenen birinci fazın başarısı üzerine inşa edilen GEFF Türkiye II, 2025’te tanıtılan üçüncü faz GEFF Türkiye III’ün de yolunu açtı. GEFF programı, 2010 yılından bu yana 12 binden fazla yeşil projeye finansman sağlayarak toplam 3 milyar euro tutarında finansman ve teknik destek sundu. Program kapsamındaki teknik destek faaliyetleri EBRD ve program donörleri tarafından finanse ediliyor.
’Bel kütletmek felce kadar götürebilir’
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:22 ’Bel kütletmek felce kadar götürebilir’ "Belimi kütleteyim, rahatlayayım" düşüncesi kalıcı hasarlara yol açabilir. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Cemali Şahin, fıtıklı belin bilinçsizce kütletilmesi ya da çekilmesi sonucu ani kol ve bacak felci gibi ağır tabloların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Cemali Şahin, bel ve boyun fıtıklarının tedavisi ile yapılan bilim dışı uygulamalar hakkında bilgilendirmede bulundu. Bel fıtıklarında ameliyatlardan korkulmaması gerektiğini ifade ede Dr. Şahin, "En meşgul olduğumuz konulardan biri bel fıtığı. Günlük ve iş hayatını olumsuz etkileyen hastalıkların başında geliyor. Bel ve boyunda ağrıyla başlayan, kol ve bacakta uyuşmaya sebep olan, ilerlediğinde güç kaybına sebep olan hem fiziksel hem de sosyal olarak ciddi anlamda olumsuz etkileri olan bir hastalık grubu. O nedenle tedavi gerektirir. Bel ve boyun fıtıklarında hemen ameliyat demiyoruz. Güç kaybı yoksa fizik ve ilaç tedavisi ile başlıyoruz. Güç kaybı, kas erimesi, idrar kaçırma gibi belirtiler çıkarsa ameliyat düşünüyoruz. Ameliyattan çekinerek yaptırmamak, hastanın geri dönüşü olmayan güç kaybına yani kısmi felce neden olabilir. O nedenle ameliyat, halk arasında konuşulduğu kadar korkunç değil. Günümüzde kapalı cerrahi denilen ameliyat teknikleri gelişti. Riski az ve sonuçları da daha iyi yöntemler var" dedi. "Bel kütletmek kısmi felce neden olabilir" Halk arasında yaygın olan yanlış uygulamaların insan vücudunda büyük zarara neden olabileceğine değinen Opr. Dr. Cemali Şahin, "Bilimsel olan tedaviler dışında halk arasında uygulanan bilim dışı tedaviler de tercih edilebiliyor. Bilimsel olmayan masaj yaptırmak, bel çektirmek, sırtını, belini, boynunu kütletmek gibi durumlar gerçekten patlamış ya da sınıra gelmiş, sinire dayanmış fıtıklar varsa, bunlar son derece tehlikeli yöntemler. Bel çekmek, kütletmek oradaki sinir basısını çok daha kötü hale getirip, anlık kol ve bacak felcine neden olacak kadar riskli durumlardır. Bu bilim dışı uygulamalar ameliyattan çok daha risklidir. Onun için bilimin dışına çok çıkmamak lazım" diye konuştu. Ameliyat sonrası yapılması gerekenlerden de bahseden Şahin, şu uyarılarda bulundu: "Bel ve boyun fıtıklarında ameliyat kararı sonrasında, mikrocerrahi yöntemle yapılan ameliyatlarda en fazla yarım saat süren bir operasyon gerçekleştiriliyor. Dikişsiz bir ameliyattır. Küçük bir yara olduğundan dışarıdan dikiş atmadan kalınıyor. Hastalar 1 gece yatış yapıyor. Bazen lokal, bazen de genel anestezi ile işlemler gerçekleştiriliyor. Hastayı ameliyatın akşamında yürütüp, ertesi gün de taburcu ediyoruz. Taburcu olduktan sonra en çok korkulan durum; ‘fiziksel kayıp olacak mı’, ‘işimin başına dönebilecek miyim’, ‘günlük yaşantım etkilenecek mi’ gibi endişelerdir. Hastalar bizim önerilerimize uyarsa, hiçbir sıkıntı olmadan en fazla 1 aylık dinlenme ve yürüyüş döneminden sonra işinin başına dönebilir."