Son Dakika
|
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Beşiktaş, Kasımpaşa’ya karşı galibiyet hasretini bitirdi
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
New York’ta bayram namazı sokaklara taştı
Arakçi’den ABD’ye: "Hükümet bir şey söylüyor, gerçeklik ise başka"
Telefondan annesiyle bayramlaşan Mehmetçik’in duygu dolu anları
Mardin’de dilencinin para saydığı anlar kamerada
Ramazan hasılatını Gazze’ye gönderdi
Çankırı’da 2 katlı ahşap evde yangın: 2 ölü
SAĞLIK
ANKA’da bayram coşkusu
20 Mart 2026 Cuma - 12:55:44
Gaziantep Özel Anka Hastanesi’nde Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Gaziantep Özel Anka Hastanesi’nde Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Hastane Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Av. Cengiz Bayram, Ali İhsan Sofuoğlu, Genel Müdür Yardımcıları Ayşe Koç ve Yaşar Ağdağ, Başhekim Fırat Dalgıçer ile hekimler ve hastane çalışanlarının katıldığı programda bayramın birlik ve beraberlik ruhu ön plana çıktı. Gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde sağlık çalışanları bir araya gelerek bayram sevincini paylaştı. Samimi bir atmosferde geçen etkinlikte, kurum içi dayanışmanın ve ekip ruhunun önemi bir kez daha vurgulandı. Anka Hastanesi yönetimi, bayramların toplumsal bağları güçlendiren özel günler olduğuna dikkat çekerek, tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı.
20 Mart 2026 Cuma - 11:19
Uzmanından Ramazan sonrası beslenmeye kademeli geçiş uyarısı
Ramazan sonrası ani ve ağır beslenmenin sindirim sistemini zorlayabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, "Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlığa ve iki öğünlü beslenmeye alışan sindirim sistemini bayramla birlikte aniden eski düzenine döndürmek, mide ve bağırsak sisteminde bir yük oluşturabileceği için geçiş sürecini kademeli yönetmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, Ramazan ayı sonrası beslenme düzenine geçişte dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. Uzun süreli açlık sonrası bayramda birdenbire eski beslenme alışkanlıklarına dönmenin sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, bu sürecin kontrollü ve kademeli şekilde yönetilmesi gerektiğini söyledi. "Uzun açlık sonrası ağır yemek risk oluşturur" Ramazan ayında değişen beslenme alışkanlıklarının sindirim sistemi üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Ramazan ayı normal günlük yaşantımıza göre beslenme düzenimizin ve saatlerinin değişmesi nedeniyle hayatımızda farklı bir zaman dilimini yansıtıyor. Bu ay boyunca uzun süreli açlığa ve iki öğünlü beslenmeye alışan sindirim sistemini bayramla birlikte aniden eski düzenine döndürmek, mide ve bağırsak sisteminde bir yük oluşturabileceği için geçiş sürecini kademeli yönetmek büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlayın" Bayram sabahı yapılacak kahvaltının günün geri kalanını doğrudan etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, "Bayram sabahına ağır, yağlı ve kızartmalı yiyecekler yerine peynir, zeytin, yumurta ve bol yeşillik gibi hafif bir kahvaltıyla başlamak, gün boyu porsiyon kontrolüne dikkat ederek mide kapasitesini zorlamamak en sağlıklı yaklaşım olacaktır" dedi. Gece yeme alışkanlığına da dikkat çeken Prof. Dr. Tanoğlu, "Sahur alışkanlığından kalan gece yeme isteğini dizginlemek için yatmadan en az 2-3 saat önce beslenmeyi kesmek ve akşam yemeğinde hafif yemekleri tercih etmek sindirim sisteminin normal ritmine daha rahat dönmesini sağlar" diye konuştu. "Aşırı ve hızlı yemek ciddi sorunlara yol açabilir" Bayramda en sık yapılan hatalardan birinin hızlı ve aşırı yemek tüketimi olduğunu belirten Prof. Dr. Tanoğlu, "Ramazan boyunca uzun süreli açlığa ve yavaşlayan metabolizmaya uyum sağlayan mide-bağırsak sistemi, bayramda çok miktarda ve hızlı yemekle karşılaşırsa, ciddi bir mekanik ve kimyasal stres altına girer. Mide kapasitesinin üzerinde hızla dolduğunda mide duvarındaki gerilme reseptörleri aşırı uyarılır, mide asit üretimi artar ve bu durum gastriti tetikleyebilir. Aynı zamanda mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla reflü atakları görülebilir" ifadelerini kullandı. "Şerbetli tatlılar mideyi ve bağırsakları zorlar" Bayramda aşırı tatlı tüketiminin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Şerbetli tatlıların ve şekerli gıdaların kontrolsüz tüketimi midede şişkinlik, dolgunluk hissi, kramp ve yanma gibi şikâyetlere yol açabilir. Yüksek şeker içeriği mide boşalmasını geciktirerek gaz oluşumuna neden olurken, bağırsaklarda fermente olarak aşırı gaz ve ishal gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Reflü ve gastriti olanlar dikkat etmeli" Reflü, gastrit ve mide hassasiyeti olan bireylerin bayramda daha özenli beslenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tanoğlu, "Ağır, yağlı ve kızartma yiyecekler mide boşalmasını geciktirerek şikâyetleri artırır. Bu yüzden sütlü tatlılar tercih edilmeli ve porsiyonlar sınırlı tutulmalıdır. Yemek sonrası davranışlar da önemlidir. Yemekten hemen sonra uzanmak yerine hafif hareket etmek, mümkünse kısa yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır" diye konuştu. "Çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalı" Bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, "Ağır tatlılar, hamur işleri ve yağlı yiyecekler mide asidini artırarak reflü ve gastrit şikâyetlerini tetikleyebilir. Bu yüzden bu tür gıdalar mümkün olduğunca sınırlı tüketilmelidir. Çay ve kahve tüketiminde sınırların aşılması, özellikle mide hassasiyeti olanlar için risk taşır. Kafein, mide kapakçığını gevşeterek mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olur ve reflüyü tetikler. Bu yüzden çayı açık ve limonsuz tüketmek, kahveyi ise mümkünse tok karnına ve günde 1-2 fincanla sınırlandırmak en doğrusudur. Alternatif olarak bitki çayları (rezene, papatya gibi) veya sade maden suyu (oda sıcaklığında) gibi mideyi yormayan alternatiflere yönelmek daha uygun olacaktır" dedi. "Günde 2.5 litre su içmek ve lifli besinlere yer vermek önemli" Bayram boyunca su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tanoğlu, şu bilgileri paylaştı: "Günde ortalama 2-2,5 litre su tüketmek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar. Tam tahıllı ürünler, sebze ve meyveler gibi lifli besinler bağırsak hareketlerini artırır. Ayrıca fiziksel aktivite de bağırsakların düzenli çalışmasına destek olur." "Bazı belirtiler ciddiye alınmalı" Bazı şikâyetlerin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, "Özellikle dinlenmekle geçmeyen, göğse, sırta veya çeneye doğru yayılan şiddetli mide ağrıları; bazen tipik bir sindirim sorunu gibi görünse de kalp krizinin veya ciddi bir safra kesesi iltihabının habercisi olabilir. Bunun dışında yutma güçlüğü, ağızdan kan gelmesi veya dışkının siyah renkte olması gibi durumlar, sindirim sisteminde acil müdahale gerektiren bir kanamanın veya hasarın belirtisi olabileceği için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ayrıca, uzun süren açlık sonrası tüketilen ağır öğünlerin ardından gelişen şiddetli ve kuşak tarzında yayılan karın ağrıları, özellikle safra kesesi ve safra yollarında taşı olanlarda pankreas iltihabı (pankreatit) açısından uyarıcı olabilir. Diğer bir deyişle, vücudunuzun alışık olmadığı kadar şiddetli veya farklı hissettiren sağlık belirtilerini asla ihmal etmemek gerekir ve bu durumlarda en yakın acil servise başvurmak uygun olacaktır" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
20 Mart 2026 Cuma - 11:04
Diyetisyen Ünal: "Bayramda günlük ortalama 3 ana, 3 ara öğün olarak beslenme planlanabilir"
Diyetisyeni Nurseli Ertekin Ünal, Ramazan Bayramı sürecinin normal beslenmeye geçmek için uyum süreci olarak görülmesinin sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, "Bayramda günlük ortalama 3 ana, 3 ara öğün olarak beslenme planlanabilir" dedi. Yozgat Şehir Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Nurseli Ertekin Ünal, bayramda doğru ve dengeli beslenmekle ilgili ipuçları vererek, "Beslenmeye yönelik rahatsızlıkların önlenmesi ve metabolizmanın eski haline dönebilmesi için az az, sık sık beslenme öneriyoruz. Günlük ortalama 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenme planlanabilir. Bayramda hafif bir kahvaltı ile güne başlamak uzun zamandır o saatlerde çalışmayan mideyi yormayacaktır. Kahvaltıda tam tahıllı ekmeklerden tercih etmek, sağlıklı protein kaynakları olan yumurta ve peynir tüketmek, domates, salatalık, yeşillik gibi liften zengin çiğ sebze tüketmek, kahvaltıda kavurma ve kızartmalardan uzak durmak gün içerisinde bize fayda sağlayacaktır" dedi. "Protein kaynaklarını ve süt ürünlerini masamızda bulundurmalıyız" Protein ve süt ürünlerinin iştah konusunda dengeleyici unsur olduğunu söyleyen Ünal, "Öğle ve akşam yemeklerinde öğünlere çorbayla başlamak,. ardından zeytinyağlı bir sebze yemeği tüketmek, daha sonra günlük toplamda 3-4 köfte kadar olacak şekilde et, tavuk, balık gibi protein kaynaklarını tüketmek, yine masamızda yoğurt, ayran, cacık gibi süt ve süt ürünlerinden bulundurmak gün içerisinde bize iştah kontrolünde yardımcı olacaktır" ifadelerini kullandı. "Bayram ikramlıklarında porsiyonları küçük tutmalıyız" Yüksek yağ ve şeker içeriği olan şerbetli tatlılardan, hamur işlerinden uzak durmak gerektiğini belirten Ünal, "Sütlü tatlılar, taze ve kuru meyveler, kuru yemişler tercih etmek kan şekerimizde oluşabilecek ani dalgalanmaların da önüne geçer. Çikolata ve şeker tüketiminde dikkatli davranmak, ölçülü tüketmek önemlidir. Yine bayram ikramlıklarında porsiyonları mümkün olduğunca küçük tutmalıyız. Sıvı tüketiminin artması mide ve bağırsaklarımızın düzenli çalışması için oldukça önemli. Günlük ortalama 2-2 buçuk litre kadar sıvı tüketmeyi öneriyoruz. Su, ayran, sade maden suları, az şekerli limonata, komposto, hoşaf gibi ürünler günlük sıvı tüketimimizi arttırmamıza yardımcı olur" dedi. "Fazla kalorileri yakmak için tempolu yürüyüşler yapılabilir" Bayramda tüm bireylerin, özellikle yaşlı ve tansiyon hastası kişilerin kafein içeriği yüksek olan çay ve kahve tüketiminde dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Ünal, "Bunların fazla tüketimi çarpıntı, kalp ritim bozuklukları, mide problemlerine sebebiyet verebilir. Bayramda alınan fazla kalorileri yakmak için orta tempolu yürüyüşler yapmak, bayram dönemindeki kilo kontrolünüzde yardımcı olacaktır" şeklinde konuştu.
20 Mart 2026 Cuma - 09:40
Bayramda tatlıya denge uyarısı: Uzmanından kritik beslenme önerileri
Ramazan Bayramı’nda beslenme düzeninin ani değişimine dikkat çeken Diyetisyen Hasan Tuncay, özellikle tatlı tüketiminin kontrollü yapılması gerektiğini vurguladı. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlıklarının ardından bayramda eski düzene dönüş süreci, vücut açısından kritik bir geçiş dönemi oluşturuyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezinde görev yapan Diyetisyen Hasan Tuncay, uzun süreli açlık sonrası birden yoğun besin tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Özellikle bayramda artan tatlı tüketiminin dengelenmesi gerektiğini belirten Tuncay, kahvaltıdan gün içi öğün planlamasına kadar önemli uyarılarda bulundu. Ramazan Bayramında kahvaltıdan itibaren öğünlere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Hasan Tuncay, "Ramazan ayıda uzun süreli bir açlık dönemi oluyor. Gün boyunca hiçbir şey yemeyip akşamları belirli kısıtlı saatlerde beslenmek zorunda kalıyoruz. Ondan sonra sahura kalkıp, bir şeyler yiyip ondan sonra uyuyoruz. Bu bizim vücudumuzun ritmini değiştiriyor. Doğal olarak hormonlarımız da bu süreçten etkileniyor. 30 gün boyunca hormonlarımız bu süreçten etkilendiği için bayram süreci de biraz daha geçiş dönemi olacağı için birden yüklenmemek adına uymamız gereken bazı kurallar var. Öncelikle bayram günü, sabah kalktığımızda çok ağır olmayacak şekilde kahvaltımızı yapacağız. Peynirimizi, yumurtamızı, bol sebzemizi tüketeceğiz. Yanında mutlaka ekmeğimiz de olacak. Kan şekerimizi belirli bir seviyeye kadar yükselteceğiz ki direkt tatlı isteğimiz olmasın. Sonuçta 30 gün boyunca sadece sahur yapıldı ve iftar açıldı. Bu süreçte vücudu kahvaltıya hazırlamamız gerekiyor. Onun dışında yüksek miktarda şeker içeren, bal, reçel, pekmez gibi tatlılar tüketmeyeceğiz. Çünkü zaten gün içerisinde şekerlemeler ve şeker tatlıları tüketeceğimiz için kahvaltıda bunları tercih etmesek daha sağlıklı olur" dedi. Diyetisyen Tuncay, "Normalde bizim diyetimizde, sağlıklı proteinlere yer verdiğinizde, peynir yumurta ve etimizi düzenli bir şekilde yediğimizde, ekmek grubu ve sebzeleri düzenli bir şekilde yediğimizde kan şekerimiz sağlıklı seyrediyor. Kahvaltıyı bu şekilde yaptıktan sonra gün içerisinde ekstra ürün öğün koymadan ya da kullandığımız öğünlerden ekmeği, makarnayı, çorbayı ve pilavı çıkararak şerbet ve tatlılardan aldığımız en azından şekeri biraz olsun dengeleyebiliriz. Tabi normal günlerde önerdiğimiz bir beslenme şekli değil, bayrama özel. 30 gün boyunca beslenme kısıtıyla yaşadığımız için bayram sürecini ‘tatlı yemeyin’ diyerek geçiştiremeyiz. Mutlaka tatlılar yenilecek. Ama bunu nasıl dengelememiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Mümkünse öğlen vakitlerinde şeker, şerbet tatlılarını tüketelim. Akşam vakitlerine kalmasın. Bazen metabolik hızımız yavaşladığı için akşam saatlerinde yediğimiz tatlının bize zarar verme ihtimali daha yüksek, karaciğerde yağa dönüşme ihtimali daha yüksek. Sonraki gün yine şekerli şerbetli tatlılar yiyeceksek eğer bu kurallara uyarak, gün içerisinde tükettiğimiz özellikle basit karbonhidratlardan uzak durarak, ekmeği, pilavı, makarnayı, çorbayı ve meyveyi kısarak, sebze ve proteinle beslenerek bu süreci geçirebiliriz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Mart 2026 Perşembe- 11:00
Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: "Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor"
2
20 Mart 2026 Cuma- 08:51
Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun"
3
19 Mart 2026 Perşembe- 12:45
Uzmandan bayramda porsiyon kontrolü ve sağlıklı beslenme uyarısı
4
20 Mart 2026 Cuma- 08:40
Aydın’da bayramda 5 bin sağlık personeli görev başında
5
14 Mart 2026 Cumartesi- 12:07
Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor
05 Aralık 2025 Cuma - 12:14
Zayıflama iğnelerinin alzheimer tedavisinde kullanılması araştırılıyor
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, obezite tedavisinde kullanılan bazı enjeksiyonların Alzheimer hastalığının ilerleyişini yavaşlatabileceğine ilişkin yeni bilimsel bulguların, "bilim dünyası açısından dikkat çekici ve umut verici" olarak değerlendirildiğini söyledi. İngiltere’de Imperial College London tarafından yürütülen araştırmada, metabolizma ve iştah düzenlenmesi amacıyla kullanılan enjeksiyon tedavilerinin Alzheimer hastalığındaki beyin hücresi kaybını yavaşlatabileceği ortaya konuldu. Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, yaş ortalaması 71 olan 169 Alzheimer hastası bir yıl boyunca takip edildi. Hastaların bir bölümüne metabolizmayı düzenleyici etkisi bulunan enjeksiyon tedavisi uygulanırken, diğer gruba plasebo verildi. Bir yıllık değerlendirme sonunda, tedavi uygulanan grupta beyin hacmi kaybının plasebo grubuna kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha az olduğu belirlendi. Ayrıca bilişsel işlevlerde yüzde 18 oranında daha olumlu sonuçlar elde edildi. "Amiloid Odaklı Tedavilerin Ötesine Geçilebilir" Araştırmayı değerlendiren Prof. Dr. Talip Asil, "Alzheimer hastalığında uzun yıllardır çoğunlukla beyindeki amiloid birikimleri hedef alınıyordu. Bu araştırma ise tamamen farklı biyolojik yolların da tedavide etkili olabileceğine işaret ediyor. Metabolizma üzerinde etkili ilaçların beyin üzerinde koruyucu etki gösterebilmesi, yeni bir tedavi stratejisinin kapılarını aralayabilir" dedi. "Güvenliği Bilinen Tedavilerin Yeniden Kullanılması Süreci Hızlandırabilir" Prof.Dr. Asil, "Yeni bir molekül geliştirmek uzun yıllar alırken, mevcut tedavilerin farklı hastalıklarda test edilmesi hastalara daha hızlı fayda sağlayabilir. Araştırma ekibi, elde edilen sonuçların daha büyük gruplar üzerinde yapılacak yeni klinik çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. Çalışmanın, demans ve Alzheimer tedavilerine yönelik yeni tedavi modelleri için güçlü bir bilimsel temel oluşturabileceği değerlendiriliyor" diye konuştu.
05 Aralık 2025 Cuma - 12:07
Örnek olacak karar: Kahramanmaraş’ta Özel Megapoint Hastanesi’nde alınan fazla ücret tüketici hakem kararıyla iade edildi
Kahramanmaraş'ta Özel Megapoint Hastanesi'nde endoskopi ve kolonoskopi için kendisinden 21 bin TL talep edildiğini belirten Behçet Okumuş, ödediği tutarın fahiş olduğu gerekçesiyle başvurduğu Tüketici Hakem Heyeti'nin bilirkişi raporu doğrultusunda lehine karar verip ücretin 14 bin TL'den fazlasının iadesine hükmedildi.
05 Aralık 2025 Cuma - 12:00
Uzmanı uyardı: "Mevsimsel değişimler, psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilir"
Uzman Psikolog Dilruba Işın, mevsimsel değişimlerin bazı bireylerde daha belirgin psikolojik etkiler ortaya çıkarabildiğini söyleyerek, bu süreçte uzman görüşünün alınmasının önemine vurgu yaptı. Kış aylarının gelmesiyle birlikte günlerin kısalması, güneş ışığının azalması ve havaların soğuması, bireylerin psikolojik durumunu etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Mevsimsel değişikliklerin bazı kişilerde geçici depresif duygu durum, enerji düşüklüğü ve motivasyon kaybı gibi etkiler oluşturabildiği gözleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Dilruba Işın, mevsimsel değişimlerin bazı bireylerde daha belirgin psikolojik etkiler ortaya çıkarabildiğini söyleyerek, "Daha batıda yani daha sıcak olan illerde insanların mevsimsel değişimlerden etkilenmesi Sivas’tan farklı olabilir. Bu noktada daha az depresif, motivasyonsuzluk ve enerji düşüklüğü hissedebilirler ama yine de bireysel farklılıklar burada da önemli" dedi. "Depresif belirtilere yol açıyor" Havaların soğuması ve karanlık olmasına bağlı olarak enerji ve motivasyon kaybına yol açabileceğini söyleyen Dilruba Işın, "Biliyoruz ki mevsimsel değişimlerin psikolojik etkilerini araştıran birçok çalışma bize gösteriyor ki geçici depresif durum, uyku ve enerji de düşüklük gibi hafif bir durum ortaya çıkarabilirken duygu durum bozukluğuna kadar daha ciddi tablolara da sebep olabiliyor. Bunun sebeplerinden bir tanesi kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla birlikte serotonin dengesinin bozulması ve bu da bizlerde depresif belirtilere yol açabiliyor. Aynı zamanda havaların soğuması, karanlık olmaya başlaması ve dışarda daha az vakit geçirmemiz de bizde enerji ve motivasyon kaybına sebep olabiliyor, sosyal geri çekilme yaşayabiliyoruz bu da bizi etkileyen durumlardan biri. Tabii burada bireysel farklılıkları da hatırlamakta fayda var, bu durum her bireyde farklı şekillenebilir. Daha batıda yani daha sıcak olan illerde insanların mevsimsel değişimlerden etkilenmesi Sivas’tan farklı olabilir. Bu noktada daha az depresif, motivasyonsuzluk ve enerji düşüklüğü hissedebilirler ama yine de bireysel farklılıklar burada da önemli" dedi. "Uzman görüşü almakta fayda var" Depresyon tedavisi alan bireylerin artı bir destekleyici ilaç tedavisine devam edileceğini ya da yeni bir ilaç alabileceğini belirten Işın, "Uyanıyoruz ve güneş ışığı yok hava henüz aydınlanmamış vücut sistemimizde uykuya devam etmek istiyor olabilir yani uyandığımızı gösteren bir belirti aslında olmuyor. Bu noktada kendimizi daha isteksiz ve enerjisi düşük hissedeceğiz. Ne yapabiliriz diye konuşacak olursak, bu noktada uyandığımızda pencereyi açmak ve temiz havanın odaya girmesini sağlamak, egzersiz yapıyor olmak bizi bu durumdan uzaklaştırabilir. Mevsim değişiklikleriyle beraber kendinizi çok fazla depresif hissetmeye başlıyorsanız ve bu sizde işlevsizliğe yol açıyorsa yani sabah gitmeniz gereken bir iş var ve gidemiyorsanız ya da yapmanız gerekenleri erteliyorsanız, sosyal olarak geri çekilmeniz çok fazlaysa burada bir uzman görüşü almakta fayda var. Yaşadığınız sorunu anlamak ve destek almak çok kıymetli çünkü belki de mevsimsel depresyonda olabilirsiniz. Bazen depresyon yaşayan bireyler özellikle kış aylarında bu durumun çok daha yoğunlaştığından bahsediyorlar. Bu yüzden depresyon tedavisi alan bireyler de artı bir destekleyici ilaç tedavisine devam edilebilir ya da yeni bir ilaç eklenebilir. Bununla birlikte özellikle psikoterapiyle de bu durumu desteklemeleri gerekiyor" diye konuştu.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:53
Medilines Hospital muhtarlarla indirim protokolü imzaladı
Medilines Hospital, Elazığ’daki muhtarlarla indirim protokolü imzaladı. Protokol çerçevesinde muhtarlar ve muhtar yakınları poliklinik hizmetleri ile laboratuvar tetkiklerinden indirimli faydalanacak. Bir restoranda düzenlenen ve katılımın yoğun olduğu etkinlikte konuşan Kızılay Mahalle muhtarı Emrah Işık, ’’Medilines Hospital bugün yaptığı hizmetleri bizlere anlattı ve güzel bir ortam oluşturdu. Hastanemize teşekkür ediyorum muhtarlarımıza böyle bir etkinlik yaptıkları için" dedi. Gümüşkavak Mahallesi muhtarı Ahmet Gül de ’’Medilines Hospital’a nazik davetlerinden dolayı muhtarlarımız adına teşekkür ediyorum. Muhtarlar ve muhtar yakınlarıyla alakalı güzel bir protokol yaptık. Tüm kurumlarda olduğu gibi muhtarları için kendilerine teşekkür ediyorum. Hastaneyi gezme fırsatımız da oldu, gerçekten çok güzel hizmet veriliyor. Vatandaşlarımıza anlatacağız bu hizmetlerin yerini bulması için. Vatandaşlarımızın da buraya gelip güzel hizmeti görmesi lazım. Hastane yönetimine bir kez daha misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Muhtarlarımız Elazığ’ın her yerinde" Medilines Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Muhittin Siğergök ise "Elazığ’ımızın güzide muhtarları davetimize icabet ettiler, birlikte değerlendirme yaptık. Birlikte neler yapabilirizi görüştük. Onlar Elazığ’ın sosyal projesi ve Elazığ’ın her yerine dokunuyorlar. Onlara destek anlamında bir istişaremiz oldu. Beklentimizin üstü bir katılım oldu muhtarlarımızın onlara çok teşekkür ediyorum. Güzel bir toplantı, güzel bir istişare oldu. Elazığ’ımıza hayırlı olsun diyorum’’ şeklinde konuştu.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:51
Uzmanından uyarı: "Zatürre yüksek ölüm oranı olan bir hastalık"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Saliha Ercan Bütün, antibiyotik kullanımının artmasına rağmen toplumda gelişen pnömonilerin (zatürre) hâlâ yüksek hastalık ve ölüm oranlarına sebep olduğunu söyledi. Sağlıkta sıkça karşılaşılan bir sorun olan zatürrenin, akciğerin iltihaplanması olarak bilinen pnömoninin tıbbi adı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzman Dr. Saliha Ercan Bütün, "Genellikle bakteri, virüs veya mantar gibi çeşitli mikropların sebep olduğu bu hastalık özellikle çocuklar, 65 yaş üstü bireyler ve kronik hastalıklara sahip kişilerde daha sık görülmektedir. Zatürre, akciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara işaret edebilir" dedi. Zatürre hastalığı hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Saliha Ercan Bütün, hastalığın hastane başvurularının, tedavi giderlerinin ve ölümlerin önemli bir kısmından sorumlu olduğunu ifade etti. "100 kişiden 1’inde görülüyor" Antibiyotik kullanımı artmasına rağmen, toplumda gelişen pnömonilerinin hâlâ yüksek hastalık ve ölüm oranlarına sebep olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ercan, "Türkiye’de zatürre, hane halkı araştırmalarına göre yüzde 1,15 sıklığı ile 15. sırada yer almıştır. Risk faktörleri arasında yaş, kronik hastalıklar ve sigara kullanımı bulunmaktadır. Zatürrenin belirtileri arasında ateş, öksürük, balgam çıkarma ve göğüs ağrısı en sık rastlananlar. Nefes darlığı, bilinç kaybı gibi daha ciddi belirtiler de görülebilir. Antibiyotikler, sıvı alımı ve istirahat tedavide yaygın olarak kullanılır. Tedavi süresi hastalığın şiddetine ve nedenine bağlı olarak değişebilir" diye konuştu. Korunma ve aşılar Altta yatan hastalıkların kontrolü, hijyen, aşılar ve sigara kontrolü önemli olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Ercan, "Özellikle risk grupları için pnömokok aşısı ve grip aşısı önerilmektedir. Zatürre genellikle hızla iyileşen bir hastalıktır. Tedavi sonrasında hekim tarafından yapılan kontroller önemlidir" şeklinde konuştu. Dikkat edilmesi gerekenler Uzm. Dr. Ercan, dikkat edilmesi gerekenler hakkında şunları söyledi: "Zatürre benzeri belirtiler akciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara işaret edebilir. Şüpheli durumlarda göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Sağlığımız için erken teşhis ve doğru tedavi büyük önem taşır."
05 Aralık 2025 Cuma - 11:25
Diyarbakır Silvan Devlet Hastanesi güçleniyor
Diyarbakır Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi, son dönemde yapılan hekim atamaları ve artan hizmet kapasitesiyle ilçede sağlık hizmetlerini önemli ölçüde güçlendirdi. 2020 yılında taşındığı modern binasında hizmet veren hastane, hem fiziki koşulları hem de genişleyen uzman kadrosuyla artık bölge halkına çok daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunuyor. 25 bin metrekare arsa üzerinde bulunan hastane, toplam 26 bin 920 metrekare kapalı alanıyla Silvan ve çevresindeki 100 bine yakın nüfusa hizmet veriyor. 164 fiili yatak kapasitesine sahip olan hastane; güçlü alt yapısı, modern cihazları ve geniş servis alanlarıyla dikkat çekiyor. Silvan’a atanan beyin ve sinir cerrahisi ile cildiye bölümlerinde hekimlerinin göreve başlamasıyla birlikte bu alanlardaki birçok tedavi artık ilçede yapılabiliyor. Ayrıca ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroloji, kardiyoloji, psikiyatri, çocuk psikiyatrisi, enfeksiyon hastalıkları, üroloji, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı, genel cerrahi ve dahiliye gibi birçok branşta da uzman sayısı artırıldı. Bu geniş kadro sayesinde Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi, ilçe çapında en çok branşta hizmet veren sağlık merkezlerinden biri haline geldi. 2025 Ocak-Kasım döneminde 258 bin 424 kişi polikliniklerden, 208 bin 692 kişi acil servisten hizmet aldı. Ameliyathanelerde 10 ayda 15 bin operasyon hastane ameliyathanelerinde yılın ilk 10 ayında toplam tüm kategorilerde yaklaşık 15 bin ameliyat gerçekleştirildi. Bu sonuç, ilçe hastaneleri arasında oldukça yüksek bir başarı olarak değerlendiriliyor. Diyaliz merkezi haftada 6 gün, günde 2 seans olarak hizmet verirken, bazı günler 3. seans açılarak hastaların ihtiyacı karşılanıyor. Yıl boyunca toplam 42 hasta düzenli şekilde diyaliz hizmeti aldı. Evde sağlık birimi de aktif olarak faaliyet gösteriyor. 2025 yılı boyunca 612 hastanın takibi yapıldı. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Silvan’daki güçlenmenin yalnızca hekim kadrolarıyla sınırlı olmadığını belirterek, ’’Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanemize son dönemde önemli tıbbi cihaz takviyeleri de yapıyoruz. TİP-1 Alt C Kollu Dijital Radyografi Sistemi ve TİP-2 Optik Biyometri Cihazı hizmete alındı. Transport küvöz, 4 kanallı EMG cihazımız ile 1 adet yeni hemodiyaliz cihazımız ise teslim aşamasında. Bu cihazlar devreye girdiğinde hem tanı hem tedavi süreçlerinde çok daha güçlü bir hizmet sunacağız. Tüm bu yatırımlar, Sağlık Bakanlığımızın güçlü desteği sayesinde hayata geçiriliyor." İlçede yaşayan vtandaşlar birçok tedavi için artık ilçe dışına gitmeden kendi ilçelerinde hizmet alabiliyor.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:22
Sinop Ada Sağlık Merkezi inşaatı devam ediyor
Sinop Ada Mahallesi’nde yapımı sürdürülen ve bölgenin sağlık altyapısını önemli ölçüde güçlendirmesi beklenen Ada Sağlık Merkezi projesinde çalışmalar devam ediyor. 73 milyon 288 bin lira ihale bedeli ile başlatılan Ada Sağlık Merkezi’nin inşaatında fiziki gerçekleşme oranının yüzde 55’e ulaştığı belirtildi. Yetkililer, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlediğini ve inşaatın tamamlanmasının ardından merkezin kısa sürede hizmete alınmasının hedeflendiğini kaydetti. Modern mimari ve donanım standartlarıyla inşa edilen merkezin hizmete açılmasıyla birlikte bünyesinde 8 hekimli aile sağlığı merkezinin yanı sıra İl Ambulans Servisi Başhekimliği de faaliyet gösterecek. Sağlık tesisinin devreye girmesiyle beraber, bölgede hem birinci basamak sağlık hizmetlerinde hem de acil sağlık operasyonlarında önemli bir kapasite artışı sağlanacak. Projenin tamamlanmasının, Ada Mahallesi ve çevresindeki nüfusun sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağı, aynı zamanda kent merkezindeki mevcut sağlık kurumlarının yükünü azaltacağı ifade edildi.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:18
Uzmanından uyarı: "Tiroit bozuklukları enerji dengesini olumsuz etkiliyor"
Tiroit hormonlarının hem çocukluk döneminde, hem de yetişkinlikte metabolik denge için kritik olduğuna dikkati çeken Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren, "Tiroit hormonları vücut ağırlığı ve enerji harcamasıyla ilişkilidir. Hormonlar fazla üretildiğinde istirahat enerjisi artar ve kilo kaybı görülür, azaldığında ise enerji harcaması düşer ve kilo alımı ortaya çıkar" dedi. Tiroit hormonlarının metabolizma hızını belirlediğini vurgulayan Medical Park Ankara Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren, tiroit işleyişindeki aksaklıkların yorgunluk, halsizlik ve kilo değişimleri gibi birçok belirtiye yol açabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. "Tiroit hormonları enerji depolanması ve harcanmasını düzenler" Tiroit hormonlarının hem çocukluk döneminde büyüme ve gelişme hem de yetişkinlikte metabolik denge için kritik olduğunu anlatan Prof. Dr. Eren, "Tiroit hormonları vücut ağırlığı ve enerji harcamasıyla ilişkilidir. Hormonlar fazla üretildiğinde istirahat enerjisi artar ve kilo kaybı görülür, azaldığında ise enerji harcaması düşer ve kilo alımı ortaya çıkar" şeklinde konuştu. "Tiroit bozuklukları yorgunluk ve halsizliğe neden olabilir" Tiroit bezinin yavaş çalışmasının enerji metabolizmasını düşürdüğünü belirten Eren, "Tiroit az çalıştığında kas gücü azalır, uyku sorunları artar ve kronik yorgunluk gelişir. Tiroidin fazla çalışması da metabolizmayı aşırı hızlandırarak vücudu yorar ve uykusuzluk nedeniyle yorgunluk derinleşir" diye konuştu. Hipotiroidi ve hipertiroidi nasıl ayırt edilir? Hipotiroidi ve hipertiroidi arasındaki farklardan bahseden Prof. Dr. Eren, "Hipotiroidi de cilt kuruluğu, kolay üşüme, seste değişiklik, kabızlık, yavaş kalp atımı, saç dökülmesi ve kilo alımı sık görülür. Hipertiroidi de ise kalp hızında artış, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük, kilo kaybı, sinirlilik, ellerde titreme ve bağırsak hareketlerinde hızlanma ön plandadır" açıklamasında bulundu. Yorgunluğun süresine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ifade eden Eren, "Akut yorgunlukta genellikle araştırmaya gerek yoktur. Ancak bir ayı geçen yorgunlukta kansızlık, enfeksiyonlar ve tiroit hastalıkları ilk akla gelmelidir. Kilo kaybı, ateş, adet düzensizliği, nefes darlığı, eklem ağrısı, döküntü, bulantı gibi ek belirtiler altta yatan başka hastalıkları işaret edebilir" ifadelerine yer verdi. "Tedaviyle yorgunluk büyük ölçüde düzelir" Tiroit hastalıklarının tedavi edildiğinde enerji düzeylerinin toparlandığını kaydeden Prof. Dr. Eren, "Hipertiroidi tedavisinde metabolizma birkaç hafta içinde normale döner. Hipotiroidide ise ilaç başlandıktan sonra hormonlar normale gelse bile tam iyileşme aylar alabilir. Bu nedenle tiroit ilaçları kesinlikle doktor önerisi olmadan bırakılmamalıdır" uyarısında bulundu. "Hashimoto hastalarında yorgunluk başka nedenlerden kaynaklanabilir" Hashimoto hastalığının otoimmün bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Eren, bu nedenle başka otoimmün hastalıkların eşlik edebileceğini söyledi. Eren, "Çölyak hastalığında vitamin-mineral eksiklikleri yorgunluk yapabilir. Tip 1 diyabette ani ortaya çıkan yorgunluk ve kilo kaybı görülebilir. Ayrıca nadir de olsa böbrek üstü bezi iltihaplanması bulantı, kusma, cilt koyulaşması ve aşırı yorgunluğa neden olabilir" ifadelerini kullandı.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:07
Elazığ’da sağlık personeline kuduz riskli temas ve aşı profilaksisi eğitimi
Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi tarafından kuduz riskli temas ve aşı profilaksisi konusunda eğitim verildi. Fethi Sekin Şehir Hastanesi hizmet içi eğitimlerine devam ediyor. Hizmet içi eğitim programları kapsamında sağlık personellerine kuduz riskli temas ve aşı profilaksisi konusunda eğitim verildi. Eğitim programında, hastane enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Dr. Zafer Parlak tarafından bir sunum yapılarak kuduz hastalığı, riskli temas, aşı uygulamaları konularında bilgiler verildi.
05 Aralık 2025 Cuma - 10:57
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden erken aşılama uyarısı
Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Eskalen, HPV aşısının erken yaşlarda yapılmasının virüse bağlı kanser ve hastalıkları büyük ölçüde önlediğini belirterek toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Dr. Eskalen, "Kadın sağlığını tehdit eden en yaygın enfeksiyonlardan biri olan İnsan Papilloma Virüsü (HPV), rahim ağzı kanserinin başlıca nedeni olmaya devam ediyor" dedi. HPV’nin hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen, cinsel yolla bulaşan yaygın bir virüs olduğunu söyleyen Op. Dr. Şerife Eskalen, yüksek riskli HPV tiplerinin rahim ağzı kanseri başta olmak üzere vajina, vulva ve anal kanserlerle ilişkili olduğunu ifade etti. Virüsün bazı türlerinin ise genital siğillere neden olduğunu hatırlatan Eskalen, erken tanı ve korunmanın hayati önem taşıdığını belirtti. "HPV aşısı yüzde 90’a varan koruma sağlıyor" HPV aşısının özellikle 9-14 yaş arasında uygulandığında en yüksek koruyuculuğu sağladığını hatırlatan Eskalen, "HPV aşısı, rahim ağzı kanserine karşı elimizdeki en etkili koruyucu yöntemlerden biridir. Cinsel temas başlamadan önce yapıldığında yüzde 90’a varan koruma sağlar. Ancak yetişkinlerde de uygulanabilir ve önemli düzeyde koruma sunar" ifadelerini kullandı. Op. Dr. Eskalen, Cinsel birliktelik başlamadan önce HPV aşısının özellikle önerildiğini; 45 yaşına kadar ise hekim değerlendirmesiyle uygulanabildiğini belirtti. Tarama testleri aşıya rağmen ihmal edilmemeli Aşının yapılmış olmasının düzenli kontrollerin yerini almadığını vurgulayan Dr. Eskalen, kadınların smear ve HPV testi yaptırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi.
05 Aralık 2025 Cuma - 10:57
Manisa’ya Türkiye’de 6’ncı Adli Toksikoloji Laboratuvarı yetkisi
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bünyesinde 17 yıldır hizmet veren "Adli ve Klinik Toksikoloji Laboratuvarı", ülke genelinde yalnızca altı laboratuvarın sahip olduğu doğrulama yetkisine kavuştu. Laboratuvar, yaklaşık 200 farklı yasadışı ve suistimal edilen maddeyi analiz edebiliyor. Türkiye’deki adli toksikoloji doğrulama laboratuvarları listesine Manisa’dan yeni bir merkez eklendi. Resmi olarak doğrulama yetkisi alan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adli ve Klinik Toksikoloji Laboratuvarı, ülke genelinde sadece Erciyes Üniversitesi İlaç Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, 3 No’lu Halk Sağlığı Laboratuvarı, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birlikte altıncı laboratuvar olarak yerini aldı. "Hem bölgesel hem ulusal ölçekte kritik rol üstleniyor" Laboratuvarın listeye dahil edilmesiyle Türkiye’nin adli toksikoloji altyapısı güçlendi. Modern cihaz parkuru, yenilenmiş analiz kapasitesi ve uzman personeliyle Manisa’daki laboratuvar, hem bölgesel hem de ulusal ölçekte kritik bir görev üstlenecek. Yeni yetkilendirme sayesinde Manisa, adli toksikoloji alanında Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olarak resmi statü kazandı. "200 farklı maddeyi analiz edebiliyor" 17 yıldır Manisa ve çevre illere kesintisiz hizmet veren laboratuvar, yaklaşık 200 farklı yasadışı ve suistimal edilen maddeyi analiz edebiliyor. Ayrıca alkol biyobelirteçleri olan EtG (Etil Glukuronid) ve CDT (Karbohidrat Eksik Transferrin) testleri de laboratuvarın menüsüne eklenerek bölgedeki adli süreçlerde önemli bir boşluğu dolduruyor. "Yeni nesil tehdit maddelerine hazırlık sürüyor" Laboratuvar, mevcut testler dışında yeni nesil psikoaktif maddeleri analiz edebilmek için de çalışmalara devam ediyor. Yaklaşık 20 yeni psikoaktif maddenin analiz menüsüne dahil edilmesi için validasyon süreci sürdürülüyor. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adli ve Klinik Toksikoloji Laboratuvarı, bu gelişmeyle Türkiye’de adli bilimler alanında önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.
05 Aralık 2025 Cuma - 10:01
Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ameliyathane birimi yenilendi
Kütahya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Enser Durmuş, Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ameliyathane biriminde yürütülen restorasyon ve revizyon çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Doç. Dr. Durmuş, hastalara sunulan cerrahi hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla gerçekleştirilen yenileme kapsamında ilgili alanların modern tıbbi standartlara uygun şekilde düzenlendiğini belirtti. Yapılan çalışmalarda hasta güvenliği, hijyen şartları ve işleyiş verimliliğinin en üst düzeye çıkarıldığı ifade edildi. Sağlık Müdürü Durmuş, hizmet altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayarak, "Vatandaşlarımıza güvenli, konforlu ve nitelikli sağlık hizmeti sunma hedefimiz doğrultusunda iyileştirme çalışmalarımız kesintisiz sürüyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder