Son Dakika
|
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Beşiktaş, Kasımpaşa’ya karşı galibiyet hasretini bitirdi
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
New York’ta bayram namazı sokaklara taştı
Arakçi’den ABD’ye: "Hükümet bir şey söylüyor, gerçeklik ise başka"
Telefondan annesiyle bayramlaşan Mehmetçik’in duygu dolu anları
Mardin’de dilencinin para saydığı anlar kamerada
Ramazan hasılatını Gazze’ye gönderdi
Çankırı’da 2 katlı ahşap evde yangın: 2 ölü
SAĞLIK
ANKA’da bayram coşkusu
20 Mart 2026 Cuma - 12:55:44
Gaziantep Özel Anka Hastanesi’nde Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Gaziantep Özel Anka Hastanesi’nde Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Hastane Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Av. Cengiz Bayram, Ali İhsan Sofuoğlu, Genel Müdür Yardımcıları Ayşe Koç ve Yaşar Ağdağ, Başhekim Fırat Dalgıçer ile hekimler ve hastane çalışanlarının katıldığı programda bayramın birlik ve beraberlik ruhu ön plana çıktı. Gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde sağlık çalışanları bir araya gelerek bayram sevincini paylaştı. Samimi bir atmosferde geçen etkinlikte, kurum içi dayanışmanın ve ekip ruhunun önemi bir kez daha vurgulandı. Anka Hastanesi yönetimi, bayramların toplumsal bağları güçlendiren özel günler olduğuna dikkat çekerek, tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı.
20 Mart 2026 Cuma - 11:19
Uzmanından Ramazan sonrası beslenmeye kademeli geçiş uyarısı
Ramazan sonrası ani ve ağır beslenmenin sindirim sistemini zorlayabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, "Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlığa ve iki öğünlü beslenmeye alışan sindirim sistemini bayramla birlikte aniden eski düzenine döndürmek, mide ve bağırsak sisteminde bir yük oluşturabileceği için geçiş sürecini kademeli yönetmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, Ramazan ayı sonrası beslenme düzenine geçişte dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. Uzun süreli açlık sonrası bayramda birdenbire eski beslenme alışkanlıklarına dönmenin sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, bu sürecin kontrollü ve kademeli şekilde yönetilmesi gerektiğini söyledi. "Uzun açlık sonrası ağır yemek risk oluşturur" Ramazan ayında değişen beslenme alışkanlıklarının sindirim sistemi üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Ramazan ayı normal günlük yaşantımıza göre beslenme düzenimizin ve saatlerinin değişmesi nedeniyle hayatımızda farklı bir zaman dilimini yansıtıyor. Bu ay boyunca uzun süreli açlığa ve iki öğünlü beslenmeye alışan sindirim sistemini bayramla birlikte aniden eski düzenine döndürmek, mide ve bağırsak sisteminde bir yük oluşturabileceği için geçiş sürecini kademeli yönetmek büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlayın" Bayram sabahı yapılacak kahvaltının günün geri kalanını doğrudan etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, "Bayram sabahına ağır, yağlı ve kızartmalı yiyecekler yerine peynir, zeytin, yumurta ve bol yeşillik gibi hafif bir kahvaltıyla başlamak, gün boyu porsiyon kontrolüne dikkat ederek mide kapasitesini zorlamamak en sağlıklı yaklaşım olacaktır" dedi. Gece yeme alışkanlığına da dikkat çeken Prof. Dr. Tanoğlu, "Sahur alışkanlığından kalan gece yeme isteğini dizginlemek için yatmadan en az 2-3 saat önce beslenmeyi kesmek ve akşam yemeğinde hafif yemekleri tercih etmek sindirim sisteminin normal ritmine daha rahat dönmesini sağlar" diye konuştu. "Aşırı ve hızlı yemek ciddi sorunlara yol açabilir" Bayramda en sık yapılan hatalardan birinin hızlı ve aşırı yemek tüketimi olduğunu belirten Prof. Dr. Tanoğlu, "Ramazan boyunca uzun süreli açlığa ve yavaşlayan metabolizmaya uyum sağlayan mide-bağırsak sistemi, bayramda çok miktarda ve hızlı yemekle karşılaşırsa, ciddi bir mekanik ve kimyasal stres altına girer. Mide kapasitesinin üzerinde hızla dolduğunda mide duvarındaki gerilme reseptörleri aşırı uyarılır, mide asit üretimi artar ve bu durum gastriti tetikleyebilir. Aynı zamanda mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla reflü atakları görülebilir" ifadelerini kullandı. "Şerbetli tatlılar mideyi ve bağırsakları zorlar" Bayramda aşırı tatlı tüketiminin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Şerbetli tatlıların ve şekerli gıdaların kontrolsüz tüketimi midede şişkinlik, dolgunluk hissi, kramp ve yanma gibi şikâyetlere yol açabilir. Yüksek şeker içeriği mide boşalmasını geciktirerek gaz oluşumuna neden olurken, bağırsaklarda fermente olarak aşırı gaz ve ishal gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Reflü ve gastriti olanlar dikkat etmeli" Reflü, gastrit ve mide hassasiyeti olan bireylerin bayramda daha özenli beslenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tanoğlu, "Ağır, yağlı ve kızartma yiyecekler mide boşalmasını geciktirerek şikâyetleri artırır. Bu yüzden sütlü tatlılar tercih edilmeli ve porsiyonlar sınırlı tutulmalıdır. Yemek sonrası davranışlar da önemlidir. Yemekten hemen sonra uzanmak yerine hafif hareket etmek, mümkünse kısa yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır" diye konuştu. "Çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalı" Bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, "Ağır tatlılar, hamur işleri ve yağlı yiyecekler mide asidini artırarak reflü ve gastrit şikâyetlerini tetikleyebilir. Bu yüzden bu tür gıdalar mümkün olduğunca sınırlı tüketilmelidir. Çay ve kahve tüketiminde sınırların aşılması, özellikle mide hassasiyeti olanlar için risk taşır. Kafein, mide kapakçığını gevşeterek mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olur ve reflüyü tetikler. Bu yüzden çayı açık ve limonsuz tüketmek, kahveyi ise mümkünse tok karnına ve günde 1-2 fincanla sınırlandırmak en doğrusudur. Alternatif olarak bitki çayları (rezene, papatya gibi) veya sade maden suyu (oda sıcaklığında) gibi mideyi yormayan alternatiflere yönelmek daha uygun olacaktır" dedi. "Günde 2.5 litre su içmek ve lifli besinlere yer vermek önemli" Bayram boyunca su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tanoğlu, şu bilgileri paylaştı: "Günde ortalama 2-2,5 litre su tüketmek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar. Tam tahıllı ürünler, sebze ve meyveler gibi lifli besinler bağırsak hareketlerini artırır. Ayrıca fiziksel aktivite de bağırsakların düzenli çalışmasına destek olur." "Bazı belirtiler ciddiye alınmalı" Bazı şikâyetlerin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, "Özellikle dinlenmekle geçmeyen, göğse, sırta veya çeneye doğru yayılan şiddetli mide ağrıları; bazen tipik bir sindirim sorunu gibi görünse de kalp krizinin veya ciddi bir safra kesesi iltihabının habercisi olabilir. Bunun dışında yutma güçlüğü, ağızdan kan gelmesi veya dışkının siyah renkte olması gibi durumlar, sindirim sisteminde acil müdahale gerektiren bir kanamanın veya hasarın belirtisi olabileceği için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ayrıca, uzun süren açlık sonrası tüketilen ağır öğünlerin ardından gelişen şiddetli ve kuşak tarzında yayılan karın ağrıları, özellikle safra kesesi ve safra yollarında taşı olanlarda pankreas iltihabı (pankreatit) açısından uyarıcı olabilir. Diğer bir deyişle, vücudunuzun alışık olmadığı kadar şiddetli veya farklı hissettiren sağlık belirtilerini asla ihmal etmemek gerekir ve bu durumlarda en yakın acil servise başvurmak uygun olacaktır" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
20 Mart 2026 Cuma - 11:04
Diyetisyen Ünal: "Bayramda günlük ortalama 3 ana, 3 ara öğün olarak beslenme planlanabilir"
Diyetisyeni Nurseli Ertekin Ünal, Ramazan Bayramı sürecinin normal beslenmeye geçmek için uyum süreci olarak görülmesinin sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, "Bayramda günlük ortalama 3 ana, 3 ara öğün olarak beslenme planlanabilir" dedi. Yozgat Şehir Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Nurseli Ertekin Ünal, bayramda doğru ve dengeli beslenmekle ilgili ipuçları vererek, "Beslenmeye yönelik rahatsızlıkların önlenmesi ve metabolizmanın eski haline dönebilmesi için az az, sık sık beslenme öneriyoruz. Günlük ortalama 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenme planlanabilir. Bayramda hafif bir kahvaltı ile güne başlamak uzun zamandır o saatlerde çalışmayan mideyi yormayacaktır. Kahvaltıda tam tahıllı ekmeklerden tercih etmek, sağlıklı protein kaynakları olan yumurta ve peynir tüketmek, domates, salatalık, yeşillik gibi liften zengin çiğ sebze tüketmek, kahvaltıda kavurma ve kızartmalardan uzak durmak gün içerisinde bize fayda sağlayacaktır" dedi. "Protein kaynaklarını ve süt ürünlerini masamızda bulundurmalıyız" Protein ve süt ürünlerinin iştah konusunda dengeleyici unsur olduğunu söyleyen Ünal, "Öğle ve akşam yemeklerinde öğünlere çorbayla başlamak,. ardından zeytinyağlı bir sebze yemeği tüketmek, daha sonra günlük toplamda 3-4 köfte kadar olacak şekilde et, tavuk, balık gibi protein kaynaklarını tüketmek, yine masamızda yoğurt, ayran, cacık gibi süt ve süt ürünlerinden bulundurmak gün içerisinde bize iştah kontrolünde yardımcı olacaktır" ifadelerini kullandı. "Bayram ikramlıklarında porsiyonları küçük tutmalıyız" Yüksek yağ ve şeker içeriği olan şerbetli tatlılardan, hamur işlerinden uzak durmak gerektiğini belirten Ünal, "Sütlü tatlılar, taze ve kuru meyveler, kuru yemişler tercih etmek kan şekerimizde oluşabilecek ani dalgalanmaların da önüne geçer. Çikolata ve şeker tüketiminde dikkatli davranmak, ölçülü tüketmek önemlidir. Yine bayram ikramlıklarında porsiyonları mümkün olduğunca küçük tutmalıyız. Sıvı tüketiminin artması mide ve bağırsaklarımızın düzenli çalışması için oldukça önemli. Günlük ortalama 2-2 buçuk litre kadar sıvı tüketmeyi öneriyoruz. Su, ayran, sade maden suları, az şekerli limonata, komposto, hoşaf gibi ürünler günlük sıvı tüketimimizi arttırmamıza yardımcı olur" dedi. "Fazla kalorileri yakmak için tempolu yürüyüşler yapılabilir" Bayramda tüm bireylerin, özellikle yaşlı ve tansiyon hastası kişilerin kafein içeriği yüksek olan çay ve kahve tüketiminde dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Ünal, "Bunların fazla tüketimi çarpıntı, kalp ritim bozuklukları, mide problemlerine sebebiyet verebilir. Bayramda alınan fazla kalorileri yakmak için orta tempolu yürüyüşler yapmak, bayram dönemindeki kilo kontrolünüzde yardımcı olacaktır" şeklinde konuştu.
20 Mart 2026 Cuma - 09:40
Bayramda tatlıya denge uyarısı: Uzmanından kritik beslenme önerileri
Ramazan Bayramı’nda beslenme düzeninin ani değişimine dikkat çeken Diyetisyen Hasan Tuncay, özellikle tatlı tüketiminin kontrollü yapılması gerektiğini vurguladı. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlıklarının ardından bayramda eski düzene dönüş süreci, vücut açısından kritik bir geçiş dönemi oluşturuyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezinde görev yapan Diyetisyen Hasan Tuncay, uzun süreli açlık sonrası birden yoğun besin tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Özellikle bayramda artan tatlı tüketiminin dengelenmesi gerektiğini belirten Tuncay, kahvaltıdan gün içi öğün planlamasına kadar önemli uyarılarda bulundu. Ramazan Bayramında kahvaltıdan itibaren öğünlere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Hasan Tuncay, "Ramazan ayıda uzun süreli bir açlık dönemi oluyor. Gün boyunca hiçbir şey yemeyip akşamları belirli kısıtlı saatlerde beslenmek zorunda kalıyoruz. Ondan sonra sahura kalkıp, bir şeyler yiyip ondan sonra uyuyoruz. Bu bizim vücudumuzun ritmini değiştiriyor. Doğal olarak hormonlarımız da bu süreçten etkileniyor. 30 gün boyunca hormonlarımız bu süreçten etkilendiği için bayram süreci de biraz daha geçiş dönemi olacağı için birden yüklenmemek adına uymamız gereken bazı kurallar var. Öncelikle bayram günü, sabah kalktığımızda çok ağır olmayacak şekilde kahvaltımızı yapacağız. Peynirimizi, yumurtamızı, bol sebzemizi tüketeceğiz. Yanında mutlaka ekmeğimiz de olacak. Kan şekerimizi belirli bir seviyeye kadar yükselteceğiz ki direkt tatlı isteğimiz olmasın. Sonuçta 30 gün boyunca sadece sahur yapıldı ve iftar açıldı. Bu süreçte vücudu kahvaltıya hazırlamamız gerekiyor. Onun dışında yüksek miktarda şeker içeren, bal, reçel, pekmez gibi tatlılar tüketmeyeceğiz. Çünkü zaten gün içerisinde şekerlemeler ve şeker tatlıları tüketeceğimiz için kahvaltıda bunları tercih etmesek daha sağlıklı olur" dedi. Diyetisyen Tuncay, "Normalde bizim diyetimizde, sağlıklı proteinlere yer verdiğinizde, peynir yumurta ve etimizi düzenli bir şekilde yediğimizde, ekmek grubu ve sebzeleri düzenli bir şekilde yediğimizde kan şekerimiz sağlıklı seyrediyor. Kahvaltıyı bu şekilde yaptıktan sonra gün içerisinde ekstra ürün öğün koymadan ya da kullandığımız öğünlerden ekmeği, makarnayı, çorbayı ve pilavı çıkararak şerbet ve tatlılardan aldığımız en azından şekeri biraz olsun dengeleyebiliriz. Tabi normal günlerde önerdiğimiz bir beslenme şekli değil, bayrama özel. 30 gün boyunca beslenme kısıtıyla yaşadığımız için bayram sürecini ‘tatlı yemeyin’ diyerek geçiştiremeyiz. Mutlaka tatlılar yenilecek. Ama bunu nasıl dengelememiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Mümkünse öğlen vakitlerinde şeker, şerbet tatlılarını tüketelim. Akşam vakitlerine kalmasın. Bazen metabolik hızımız yavaşladığı için akşam saatlerinde yediğimiz tatlının bize zarar verme ihtimali daha yüksek, karaciğerde yağa dönüşme ihtimali daha yüksek. Sonraki gün yine şekerli şerbetli tatlılar yiyeceksek eğer bu kurallara uyarak, gün içerisinde tükettiğimiz özellikle basit karbonhidratlardan uzak durarak, ekmeği, pilavı, makarnayı, çorbayı ve meyveyi kısarak, sebze ve proteinle beslenerek bu süreci geçirebiliriz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Mart 2026 Perşembe- 11:00
Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: "Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor"
2
20 Mart 2026 Cuma- 09:40
Bayramda tatlıya denge uyarısı: Uzmanından kritik beslenme önerileri
3
19 Mart 2026 Perşembe- 12:45
Uzmandan bayramda porsiyon kontrolü ve sağlıklı beslenme uyarısı
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 12:07
Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor
5
20 Mart 2026 Cuma- 08:51
Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun"
05 Aralık 2025 Cuma - 09:42
Sosyal medyadaki "beyaz diş" tuzağı
Son dönemde sosyal medya üzerinden satılan markasız diş beyazlatma ürünleri ciddi sağlık riski oluşturabiliyor. Diş Hekimi Doç. Dr. Gülhan Ünal, içeriği belirsiz kimyasalların diş minesini eriterek diş etlerinde ciddi yanıklar oluşturduğunu vurgulayarak, "Ucuz ve hızlı sonuç vadeden ürünler için ’kolay peynir fare kapanında olur’ diyebiliriz. Sağlığınızdan olmayın" uyarısında bulundu. Diş beyazlatma işlemlerine yönelik ilginin arttığı son dönemde, özellikle sosyal medya üzerinden satılan markasız ürünlerin kontrolsüz şekilde yayılması uzmanları endişelendiriyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan Diş Hekimi Doç. Dr. Gülhan Ünal, bu ürünlerin içerik belirsizliği nedeniyle ağız ve diş sağlığında ciddi tahribata yol açabileceğini söyledi. Ünal, hem ofis tipi hem ev tipi beyazlatma uygulamalarında yalnızca profesyonel ve onaylı ürünlerin kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Dokulara zarar verme ihtimali yüksektir" Ünal, sosyal medyada pazarlanan ürünlerin içeriğinde hangi kimyasalların hangi konsantrasyonda olduğunun bilinmediğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu nedenle ciddi risk taşır. Bu ürünler ya yüksek tahriş oluşturur ya da sadece diş yüzeyini geçici olarak boyar. Kalıcı bir beyazlık sağlamadığı gibi dokulara zarar verme ihtimali yüksektir. Profesyonel ürünlerin CE ve FDA gibi sağlık sertifikalarına sahip olması gerekir. Bu belgeler olmadan kullanılan hiçbir ürün güvenli değildir. Eğer ürün aşındırıcıysa, uygulama sonrasında şiddetli sıcak-soğuk hassasiyetine, nefes alırken bile dişlerde ağrıya ve diş eti çekilmelerine sebep olabilir. Sosyal medya kaynaklı markasız diş beyazlatma ürünleri ciddi sağlık riski taşıyor. Bu ürünler ne içerdiği bilinmeyen kimyasallar barındırıyor. Mine yüzeyini aşındırıyor, diş etinde yaralanma ve şiddetli hassasiyet oluşturuyor. Vatandaşlarımızın sağlığını tehdit ediyor. Tüm beyazlatma işlemlerinin yalnızca profesyonel ürünlerle ve diş hekimi kontrolünde yapılması gerekir." "Kısa süreli ’beyazmış gibi’ gösterir" Piyasada "uygun fiyat-yüksek performans" veya "anında beyazlık" gibi iddialarla satılan ürünlere karşı vatandaşları uyaran Ünal, durumu "Kolay peynir fare kapanında olur" sözüyle özetledi. Doç. Dr. Ünal, "Çok kısa sürede beyazlatma vaat eden ürünlerin çoğunda yüksek tahriş, yüksek aşındırıcı içerik veya boyar madde kullanımı vardır. Dişlerin üzerindeki renkli tabakayı uzaklaştırmak için çoğu üründe oksijen türevleri kullanılır. Bu maddeler diş minesi üzerinde aşındırma yapar. Diş etine temas ettiğinde hassasiyet ve yaralanma oluşturur. Bazı ürünler ise sadece boyar madde içerir, dişin rengini kısa süreli ’beyazmış gibi’ gösterir ama kalıcı değildir" dedi. "Diş beyazlatmanın birkaç türü var" Diş beyazlatmanın (bleaching) profesyonel bir tedavi süreci olduğunu hatırlatan Ünal, işlemin "ofis tipi" ve "ev tipi" olarak ikiye ayrıldığını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Sağlıklı ve sağlıksız ürünleri ayırt edebilmek için diş beyazlatmanın birkaç türü vardır. Bir tanesi profesyonel bleaching yani ağartma işlemidir. Hastane ortamında uygulanır ve yüksek konsantrasyonlu ürünler yalnızca bir diş hekimi tarafından kullanılabilir. Evde kullanılan home bleaching ürünleri daha düşük konsantrasyondadır ve daha uzun sürede etki gösterir. Ancak bunların da profesyonel ve sertifikalı olması gerekir." "Yumuşak dokular mutlaka izole edilir" Ofis tipi uygulamada yumuşak dokuların izole edilerek yüksek konsantrasyonlu ürünlerin hekim tarafından uygulandığını belirten Ünal, tedavi sonrası sürece ilişkin ise "Ofis tipi bleaching işlemlerinde yoğun tahrişe neden olabilecek kimyasallar kullanıldığı için yumuşak dokular mutlaka izole edilir. Bu süreç hekim kontrolü olmadan yapılamaz. Ev tipi beyazlatmada kullanılan plaklar gece boyunca yaklaşık 8 saat ağızda kalır. Talimatlara uygun şekilde kullanılırsa güvenlidir. Beyazlatma sonrasında dişin tübülleri açığa çıktığı için hassasiyet oluşabilir. Bu nedenle işlem sonrası flor uygulaması yaparak sinir uçlarını kapatırız. Ağartmadan sonra en az 15 gün beyaz diyet öneririz. Salçalı yemekler de dahil olmak üzere renkli gıdaların asgari düzeyde tüketilmesi gerekir. Sigara ve kahve kullanan kişilerde bile profesyonel beyazlatmanın etkisi uzun süre muhafaza edilebilir" bilgilerini verdi.
05 Aralık 2025 Cuma - 09:07
Cerrahide robotik ile çok daha güvenli bir dönem
Cerrahi operasyonlarda kullanılan standart laparoskopik yöntemler, yerini ileri teknoloji ürünü robotik cerrahiye bırakıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, cerrahın el titremesini ortadan kaldıran ve 3 boyutlu görüş sunan bu teknolojinin, hastalara minimum ağrı ve maksimum hızda iyileşme ayrıcalığı sunduğunu vurguladı. Teknolojinin tıpla buluştuğu en gelişmiş alanlardan biri olan robotik cerrahi, günümüzde laparoskopik işlemlerin yerini de almaya başladı. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntü ve el bileği hareketlerini taklit eden robot kolları sayesinde ameliyatların çok daha güvenli ve hassas şekilde yapılabildiğini söyledi. 3 Boyutlu görüntü ile daha net cerrahi alan Robotik cerrahinin en önemli avantajlarından biri gelişmiş görüntüleme sistemi. Prof. Dr. Aydın, "Robotik cerrahideki 3D ve yüksek çözünürlüklü görüntü sayesinde ameliyat alanını büyütülmüş ve çok daha net bir şekilde görebiliyoruz. Bu hem cerrahın hareket kabiliyetini artırıyor hem de hastanın operasyon sürecine olumlu yansıyor" dedi. Robotik sistemlerde kullanılan sabit kollar, el titremesini ortadan kaldırarak çevre dokuların zarar görme riskini en aza indiriyor. Prof. Dr. Aydın, bu özellik sayesinde özellikle dar anatomik bölgelerde daha güvenli bir çalışma imkânı doğduğunu belirtti. El bileğini taklit eden hareketlerle daha hassas cerrahi Robotik kolların cerrahın el bileği hareketlerini birebir taklit ettiğini söyleyen Prof. Dr. Aydın, "Bu teknoloji sayesinde daha estetik dikişler atabiliyor, daha hassas disseksiyon yapabiliyoruz. Robotik cerrahi bize el bileğinin tüm hareket kabiliyetini ameliyat sahasında kullanma imkânı sunuyor" ifadelerini kullandı. Robotik cerrahi, minimal invaziv yöntemlerin tüm avantajlarını taşıyor. Hastaların çok daha az ağrı hissettiğini, daha kısa sürede ayağa kalkabildiğini ve iş hayatına hızlı dönebildiğini belirten Prof. Dr. Aydın, robotik yöntemin güvenilirliğinin bilimsel çalışmalarla da kanıtlandığını söyledi.
05 Aralık 2025 Cuma - 06:39
Erzincan’da "Afette İlk Umut: UMKE" tanıtım etkinliği düzenlendi
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında "Afette İlk Umut: UMKE" temalı tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, acil sağlık hizmetlerinin önemine vurgu yaparak yürütülen çalışmalar, gönüllü UMKE kapasitesi ve yeni teknolojik yatırımlar hakkında bilgi verdi. Erzincan’da 118 gönüllü UMKE personelinin bulunduğunu belirten Dr. Tekin, ekiplerin afet, deprem ve acil durumlarda 7/24 göreve hazır şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Dr. Tekin, Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek haftayı kutladı. Etkinlikte UMKE çadırı, araçları ve ekipmanları sergilendi; vatandaşlara acil durumlarda yapılması gereken temel uygulamalar ekipler tarafından anlatıldı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 18:05
Batman’da kaynamayan omuz kırığı ters omuz protezi ameliyatıyla tedavi edildi
Batman’da 2 ay boyunca çeşitli merkezlerde ameliyat edilemeyen omuz kırığına çözüm Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulundu. Edinilen bilgilere göre, 75 yaşındaki Sami Demir, 2 aylık parçalı omuz kırığı ve çıkığı nedeniyle farklı sağlık merkezlerine başvurdu ancak ileri yaşı, düşük kemik kalitesi ve kırığın çok parçalı olması nedeniyle ameliyatı gerçekleştirilemedi. Hastanın son olarak başvurduğu Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Yavuz Başer tarafından yaklaşık 3 saat süren zorlu bir operasyon gerçekleştirildi. Yeni ve nadir uygulanan Ters Omuz Protezi Ameliyatı ile hastanın kaynamayan kırığı başarılı şekilde tedavi edildi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:19
Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden Dünya AIDS Günü’nde farkındalık çağrısı
Adıyaman’ın Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü, HIV’in erken tanısının önemine dikkat çekerek ilçede bilgilendirme faaliyetlerini yoğunlaştırdı. 1 Aralık Dünya HIV/AIDS Günü kapsamında Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü, toplumda farkındalığı artırmak ve HIV ile ilgili doğru bilgilerin yayılmasını sağlamak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor. Kahta İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Burcu Ezgi Kocaoğlu, HIV’in korunmasız cinsel ilişki, enfekte kan ile temas ve anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme dönemlerinde bulaşabildiğini hatırlattı. Kocaoğlu, modern tıp uygulamaları sayesinde HIV ile yaşayan bireylerin düzenli tedavi aldıklarında uzun ve sağlıklı bir yaşam sürebildiklerini vurguladı. Erken tanının hayat kurtardığını dikkat çeken Kocaoğlu, toplumun doğru bilgilendirilmesinin hem bulaşın azaltılması hem de önyargıların kırılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu kapsamda Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından konaklama tesisleri, kamu kurumları ve toplu yaşam alanlarında bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Halkın HIV’in bulaşma yolları, korunma yöntemleri, test imkânları ve tedavi süreçleri hakkında bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Müdür Kocağlu, HIV konusunda şu ifadelerin kesinlikle unutulmaması gerektiğini belirterek, "HIV’den korunmak mümkündür. Erken tanı hayat kurtarır. HIV pozitif bireyler düzenli tedavi ile sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. Önyargılar, hastalıktan daha tehlikelidir. Bu anlamda toplum sağlığını koruma ve doğru bilgiye erişimi artırma konusundaki çalışmalarımız kesintisiz olarak devam edecektir" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:16
41 yılı aşkın evlilere ücretsiz check-up
Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB), 41 yılı aşkın süredir evli çiftler için ücretsiz ve kapsamlı check-up hizmeti sunulmaya başladı. SBB, kentteki yaşlı bireyler için proje hayata geçirdi. Uzun yıllar boyunca birlikteliklerini sevgi, saygı ve fedakârlıkla sürdüren büyüklerin hem sağlıklı bir yaşlanma süreci geçirmelerini desteklemek hem de uzun soluklu evliliğin önemine dikkat çekmek amacıyla 65 yaş üstü ve 41 yıllık evli çiftlere ücretsiz kapsamlı check-up hizmeti sunulmaya başlandı. Projenin ilk gününde başvuru yapan çiftler, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından evlerinden alınarak sağlık merkezine götürüldü. Burada kan tahlillerinden solunum fonksiyon testine (SFT), odyometri (işitme testi) uygulamasından akciğer röntgenine ve elektrokardiyografiye (EKG) kadar birçok taramadan geçirildi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:11
Gaziantep’te yeni OSB Hastanesi hizmete açıldı
Gaziantep’te yapımı tamamlanan 50 yatak kapasiteli yeni OSB Hastanesi, hizmete açılarak hasta kabulüne başladı. Yeni hastanenin, hem Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan yüz binlerce emekçiye hem de Kuzeyşehir, Beykent gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlara 7/24 kesintisiz sağlık hizmeti sunması hedefleniyor. Gaziantep’te 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde 12 bin 67 metrekarelik kapalı alana inşa edilen yeni OSB Hastanesi, hasta kabulüne başlayarak hizmete açıldı. Hastanede, 16 poliklinik, 3 diş polikliniği, 42 servis yatağı, 8 erişkin yoğun bakım yatağı, 3 ameliyat masası ve 2 fizyoterapi ve rehabilitasyon ünitesi odası bulunuyor. Ayrıca hastanede bilgisayarlı tomografi (BT), röntgen, ultrason, laboratuvar ve ağız-diş sağlığı hizmetleri de sunuluyor. Yaşanabilecek iş kazaları ile acil durumlara anında müdahale Gaziantep’te, Sağlık Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nün destekleriyle inşa edilen OSB Hastanesi, bölgedeki acil ve poliklinik başvurularının büyük ölçüde karşılanmasını sağlayacak ve özellikle sanayi bölgesinde yaşanabilecek iş kazaları ile acil durumlara anında müdahale edilmesine imkan tanıyacak. "Yeni hastanemiz şehrimize hayırlı olsun" Yeni hastaneyi ziyaret ederek yetkililerden bilgi alan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yeni açılan OSB Hastanemiz, hem OSB’de çalışan yüz binlerce emekçi kardeşimize hem de Kuzeyşehir, Beykent gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlarımıza hizmet sunacak. 50 yatak kapasitesi, 16 poliklinik, 3 ameliyat masası ve 8 yoğun bakım yatağı olan hastanemiz şehrimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 16:53
Gaziantep’te yeni OSB Hastanesi hizmete açıldı
Gaziantep’te Organize Sanayi Bölgesi’nde yapımı tamamlanan 50 yatak kapasiteli yeni OSB Hastanesi, hizmete açılarak hasta kabulüne başladı. Yeni hastanenin, hem OSB’de çalışan yüz binlerce emekçiye hem de Kuzeyşehir, Beykent gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlara 7/24 kesintisiz sağlık hizmeti sunması hedefleniyor. Gaziantep’te 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde 12 bin 67 metrekarelik kapalı alana inşa edilen yeni OSB Hastanesi, hasta kabulüne başlayarak hizmete açıldı. Hastanede, 16 poliklinik, 3 diş polikliniği, 42 servis yatağı, 8 erişkin yoğun bakım yatağı, 3 ameliyat masası ve 2 Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ünitesi odası bulunuyor. Ayrıca hastanede bilgisayarlı tomografi (BT), röntgen, ultrason, laboratuvar ve ağız-diş sağlığı hizmetleri de sunuluyor. Yaşanabilecek iş kazaları ile acil durumlara anında müdahale edilmesine imkan tanıyacak Gaziantep’te, Sağlık Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nün destekleriyle inşa edilen OSB Hastanesi, bölgedeki acil ve poliklinik başvurularının büyük ölçüde karşılanmasını sağlayacak ve özellikle sanayi bölgesinde yaşanabilecek iş kazaları ile acil durumlara anında müdahale edilmesine imkan tanıyacak. "Yeni hastanemiz şehrimize hayırlı olsun" Yeni hastaneyi ziyaret ederek yetkililerden bilgi alan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yeni açılan OSB Hastanemiz, hem OSB’de çalışan yüz binlerce emekçi kardeşimize hem de Kuzeyşehir, Beykent gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlarımıza hizmet sunacak. 50 yatak kapasitesi, 16 poliklinik, 3 ameliyat masası ve 8 yoğun bakım yatağı olan hastanemiz şehrimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 16:07
Kırşehir’de 317 sağlık ekibi vatandaşların imdadına yetişiyor
Kırşehir’de 112 Acil sağlık hizmetleri bünyesinde görev yapan 317 sağlık çalışanı vatandaşların zor zamanlarında yanlarında olmak için mesai yürütüyor. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yer alan 1 adet yoğun bakım obez, 1 adet dört sedyeli, 3 UMKE aracı ve 2 kar paletli ve 31 tam donanımlı ambulans ile vatandaşların zor zamanlarında imdadına yetişen ekipler, mesailerini sürdürüyor. 2025 yılının ilk 11 ayında 38 bin 48 vakaya eden ekipler, asılsız ihbarlar, yanlış adres bildirilmesi ve trafikte ambulanslara yol verilmemesinden dolayı zorlukta yaşıyor. İl Sağlık Müdürü Süleyman Ersoy, 112 ekiplerinin çalışmalarının özveri ile devam ettiğini söyleyerek, "Kırşehir’de toplamda 20 istasyon ve 317 kişiyle 112 faaliyetleri yürütülüyor. 2025 yılında toplamda 38 bin vakaya müdahale edildi" dedi. Ersoy, Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla zorlu şartlarda görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, haftalarını da kutladı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 15:45
Tamamlandığında bölgenin en büyük sağlık yatırımı olacak
Yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırım bütçesiyle kentin en büyük projelerinden biri olarak gösterilen Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi morfoloji binasının inşaatında sona yaklaşıldı. Yüzde 80’i tamamlanan binanın 2026 yılında hizmete açılması planlanıyor. Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, morfoloji binası inşaatında incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Yapılan incelemelerin ardından açıklamada bulunan Vali Serdengeçti, "Morfoloji binası il için çok önemli bir yatırım. Mevcut durumu tetkik ettik. Vilayetimizin sağlık hizmetlerinin daha fonksiyonel ve etkin sunulması için çok gerekli bir bina. Eğitim ve Araştırma Hastanesi kapasitesinin morfoloji binasıyla birlikte mevcut yaklaşık 400 yataktan 800 yatak seviyesine çıkarılması planlandı" dedi. Entegre bir sağlık kampüsü olacak" Giresun’un en büyük projelerinden biri olan morfoloji binasının 2026 yılında hizmete gireceğini belirten Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can ise "Giresun, tıp eğitimi, sağlık eğitimi ve araştırma hastanesindeki doktorlarımız için entegre bir kampüs kazanacak. 2021 yılında yapım ihalesini yaptık. Pandemi ve yasal düzenlemeler nedeniyle süreçten etkilendi. 30 Ocak 2023’te yeniden ihaleye çıktık. O günkü bedeli 381 milyon TL iken, güncel maliyeti yaklaşık 1 milyar TL’ye dayandı. Binada hoca odalarından ofislere, simülasyon ünitelerinden kadavra havuzuna kadar modern eğitim altyapısının tüm unsurları düşünülmüş durumda. Ayrıca Tıp Fakültesi’nin yanı sıra Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Meslek Yüksekokulu birimlerimizle birlikte bölge tam bir sağlık kampüsüne dönüşecektir" diye konuştu.
04 Aralık 2025 Perşembe - 15:29
Adana’da Fatma Sütcü Kardiyoloji Merkezi’nin temeli atıldı
Adana’da günlük 250 hasta kapasiteli Fatma Sütcü Kardiyoloji Merkezi’nin temeli atıldı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 15:28
Sarıgöl’de gıda ve kantin işletmeleri denetlendi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde kantin ve gıda işletmelerinde yapılan denetimlerde hijyen ve mevzuata uygunluk kontrol edildi. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçede faaliyet gösteren kantin ve çeşitli gıda işletmelerinde denetimler gerçekleştirildi. Ekiplerin, 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yaptığı kontrollerde işletmelerin hijyen ve ürün saklama şartları ve mevzuata uygunlukları incelendi. Yetkililer, halk sağlığının korunması amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder