Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Yılların hasreti sona erdi, hacı adayları kutsal topraklara uğurlandı
Polis memurunun dikkati hayat kurtardı
ABD Başkanı Trump: "Boğaz üzerinde tam kontrolümüz var"
Hamaney: "Halk arasındaki birlik nedeniyle düşman saflarında kırılma meydana geldi"
THY uçağı 55 gün sonra Türkiye'ye döndü
ABD Orta Doğu'ya 3'üncü uçak gemisini konuşlandırdı
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyeti ile bir araya geldi
SAĞLIK
Bingöl UMKE’ye Dünya Sağlık Örgütü bayrağı: Tarihi başarı tescillendi
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:22:32
Bingöl UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi’nin uluslararası verifikasyon sürecini başarıyla tamamlaması dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü bayrak teslim töreni düzenlendi. Bingöl Valisi Cahit Çelik, Dünya Sağlık Örgütü Acil Tıbbi Ekipler (EMT) programı kapsamında uluslararası verifikasyon sürecini tamamlayan Bingöl UMKE için düzenlenen bayrak teslim törenine katıldı. Programda konuşan Vali Çelik, elde edilen başarının hem Bingöl hem de Türkiye adına büyük önem taşıdığını belirterek, "İlimiz adına son derece önemli, gurur verici ve uluslararası düzeyde büyük anlam taşıyan bir başarıyı birlikte paylaşmanın memnuniyetini yaşıyoruz" dedi. Bingöl’ün deprem açısından hassas bir bölgede yer aldığına dikkat çeken Çelik, UMKE merkezinin bu anlamda büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini ifade etti. Bingöl UMKE’nin uluslararası alanda önemli bir konuma ulaştığını vurgulayan Çelik, "Merkezimiz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen değerlendirmeler neticesinde uluslararası acil sağlık ekipleri arasında yerini almıştır. Bingöl UMKE, dünyanın en büyük lojistik, eğitim ve operasyon merkezlerinden biri haline gelmiştir. Dünyada bir ilke imza atan UMKE EMT Tip-1 mobil, Tip-1 sabit ve Tip-2 olmak üzere üç ayrı yapının aynı anda kurularak uluslararası verifikasyon aldığı dünyadaki tek merkez Bingöl olmuştur. Bu başarı tarihi bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca Bingöl’de kurulan bu altyapının sadece il ve ülke için değil, ihtiyaç duyulan tüm coğrafyalarda hizmet verebilecek kapasitededir" diye konuştu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:33
Ünlüler minik kalplere dokundu
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi gören çocuklar umut ve neşe dolu anlar yaşadı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Prof. Dr. Reyhan Dedeoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, çok sayıda ünlü isim minik hastalarla bir araya geldi. Hastane odalarını tek tek ziyaret eden ünlüler, çocuklara hediyeler dağıtarak onlarla sohbet etti, gün boyunca vakit geçirerek bayram sevincini paylaştı. Gülsim Ali, Demet Işıl, Aslı Turanlı, Ceren Benderlioğlu, Kaan Turgut, Büşra Develi, Görkem Sevindik, Mehmet Özdemir, Gökhan Keskin, Selda Topal, Buçe Buse Kahraman, Didem Balçin, Eylül Tumbar, Feyza Civelek, Nilay Erdönmez, Yunus Emre Yıldırımer, milli basketbolcular Elif Bayram, Gökşen Fitik ve Sehernaz Cidal’ın katıldığı etkinlikte, çocuklar unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim eden Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Böylesine anlamlı ve umut dolu bir bayramı ziyaretlerinizle taçlandırdığınız, çocuklarımızın yüzünde bir tebessüm olduğunuz için sizlere minnettarız" ifadelerini kullandı. Demet Işıl, çocuklar için hastaneye onlarca balon getirdi. Işıl, çocuklarla birlikte balonları gökyüzüne bıraktı. Kanseri atlatan Işıl, tüm çocuklarla tek tek ilgilendi. Işıl, "Eşim ve ben bu hastanede doğduk. Böyle bir organizasyonda olduğumuz için çok mutluyuz. Son dönemde çocukların çocukluğunu yaşamalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Balonlar uçuruldu, umutlar gökyüzüne bırakıldı" diye konuştu. Hastalık atlatan Işıl, "5-6 yıl önce kanser hastalığıyla mücadele ettim. O dönemde iyileşmek için verdiğim sözleri tutmaya devam ediyorum" dedi. Aslı Turanlı, "Ailesine önem veren ve çocukları seven milletiz. Bizim için çocuklar çok önemli. Onlara güven vermek çok önemli... Size güven duyan bir çocuk, mutlu oluyor. Mutlu çocuk mutlu gelecek demek. Bizde elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Anlamlı bir günde buradayız. Burada olduğum için çok mutluyum. Çocukları çok seviyorum. Olabildiğince onların yanında olmaya çalışıyorum" dedi. Turanlı, çocuklar ile tek tek ilgilenecek onlara kitap hediye etti. Etkinliğe annesiyle katılan Gülsim Ali, "Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Dün galadaydım ama bugün burada çocukların yanında olmak istedim. Onların yanında olmak ve gülümsetmek çok önemli. Annem de gelmek istedi" dedi. Nilay Erdönmez, "Çocukluğumu hatırladım. Herkese Allah şifa versin. Bütün çocuklar çocukluğunu çok güzel yaşasın. 23 Nisan’da mevsimleri temsil ettiğimiz tören vardı. Ben sarı ile sonbaharı temsil ediyordum. Çocukları çok severim" dedi. Çocukken etkinliklere katıldığını belirten oyuncu, "Bayramlarda şiir okuyan, sunuculuk yapan ve sahneye çıkan çocuklardan biriydim" diye konuştu. ’Yeraltı’ dizisi için Erdönmez, "Çok mutluyum. Güzel bir ekip. Diziyle ilgili bolca soru soruyor seyirci. Seyircinin güzel tepkisi güzel" açıklamasını yaptı. Oyuncu, "Güçlü rakipler vardı, sezon ortası gibi yayına girdiniz. Boşluğu iyi doldurdunuz" sözlerine, "Boşluk varmış ki doldurduk" ifadelerini kullandı. Ceren Benderlioğlu, "Çocuk diyince bende akan sular duruyor. Bizim geleceğimiz onlar. Burada olmak benim için zor. Yeğenimle ilgili en son buradayım. Biraz duygusalım. Buradaki çocukların mutlu olması ve sağlıklarına kavuşmasından başka hiçbir dileğim yok. Çocukken statta gösteri yapardık. Aylarca çalışıp Fenerbahçe stadının çimlerinde herkese gösteri sunardık. Keyifle yaptım" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:05
Nazilli’de "Gebe Okulu" ile anne adaylarına kapsamlı eğitim
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Gebe Okulu kapsamında anne adaylarına gebelikten doğum sonrasına kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik eğitim çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, konforlu ve bilinçli geçirmelerini amaçlayan program kapsamında, gebeliğin oluşumu ve bebeğin anne karnındaki gelişim süreci detaylı şekilde anlatılıyor. Eğitimlerde ayrıca gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri, bağışıklama süreci ve rutin tetkikler hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Uzman ekip tarafından verilen eğitimlerde, gebelik sürecinde anne adayının bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimlerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları da ele alınıyor. Kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, uyku düzeni ve diğer yaşam aktiviteleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılırken, gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve çözüm önerileri de aktarılıyor. Program kapsamında anne adaylarına, gebelikte tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar anlatılırken, doğum eyleminin evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek açısından faydaları da detaylandırılıyor. Eğitimlerde ayrıca lohusalık süreci, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri de yer alıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde ise doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında anne adaylarına pratik bilgiler sunuluyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yaptığı açıklamada tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederek sağlıklı nesillerin yetişmesi için bilinçli gebelik sürecinin önemine dikkat çekti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi’nde farkındalık standı kuruldu. Stantta vatandaşlara, kullanılmayan ilaçların doğru şekilde imha edilmesinin önemi anlatıldı. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinde, lavaboya dökülen ya da çöpe atılan ilaçların su kaynaklarını kirlettiği, toprağa zarar verdiği aktarıldı. Eczane Hizmetleri Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanarak stantta dağıtılan broşürlerde, atık ilaçların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine, ’Yanlış imha hem sağlığımızı hem de gezegenimizi tehdit ediyor’ mesajına yer verildi. Etkinlikte vatandaşlara ayrıca, ’Atık ilaç çöp değildir’ yazılı kalemler ile haftalık ilaç saklama kutuları hediye edildi. Öğrenciler, toplum sağlığının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından atık ilaçların doğru şekilde toplanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, benzer sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen günlerde de devam edeceğini ifade etti. Etkinlik ile hem çevre bilincinin artırılması hem de ilaçların düzenli kullanımına dikkat çekilmesi amaçlandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 16:11
Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor
2
22 Nisan 2026 Çarşamba- 10:19
’Romatolojik hastalıklar, kas ve eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir’
3
23 Nisan 2026 Perşembe- 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
4
23 Nisan 2026 Perşembe- 13:33
Ünlüler minik kalplere dokundu
5
23 Nisan 2026 Perşembe- 09:01
Van’da ‘Her Gebeye Bir Ebe’ dönemi: 6 bin anne adayına ulaşıldı
11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:21
Kulu’da kalp rahatsızlığı geçiren vatandaşa hava ambulansı
Konya’nın Kulu ilçesinde kalp rahatsızlığı geçiren vatandaş hava ambulansıyla Konya’ya sevk edildi. Kulu ilçesine bağlı Ömeranlı Mahallesi’nde yaşayan İsmet Kır, kalp rahatsızlığı şikayetiyle Ömeranlı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalesi yapılan Kır’ın sağlık durumunun ciddi olması sebebiyle hava ambulansı talep edildi. Hava ambulansı kısa sürede Ömeranlı’ya gelirken, hasta Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:44
Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:29
Edirne’de köylerde uyuşturucu ile mücadele çalışması
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığıyla mücadeleyle ilgili vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi. Uzunköprü ilçesine bağlı Çöpköy Mahallesi ile Sipahi, Elmalı ve Yağmurca köylerinde 10 Nisan 2026 tarihinde saat 19.00 ile 22.00 arasında düzenlenen çalışmada, köy kahvehanelerinde vatandaşlarla bir araya gelindi. Bilgilendirme faaliyeti, Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı ile Uzunköprü İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen bilgilendirmelerde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin zararları anlatılırken, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın önemi vurgulandı. Vatandaşlara, bu tür maddelerle karşılaşılması durumunda izlenmesi gereken yollar hakkında da bilgi verildi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36
Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı
Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:35
Karatay’a yeni sağlık tesisleri geliyor
Karatay’da sağlık yatırımları hız kesmeden sürüyor. İlçeye kazandırılan yeni sağlık tesisleriyle altyapı güçlendirilirken, vatandaşlar daha etkin ve kaliteli sağlık hizmetlerine erişebiliyor. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, bugüne kadar ihtiyaç duyulan mahallelerde çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi kazandırarak örnek projelere imza attı. Tamamlanan tesisler arasında Selimsultan Mahallesi’ndeki 15 Nolu Selim Sultan, Kumköprü Mahallesi’ndeki 51 Nolu Karakulak, Erenler Mahallesi’ndeki Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya, Akabe Mahallesi’ndeki Hacı Sıddıka - Hacı Hasan Katırcı, Çimenlik Mahallesi’ndeki Hatice-Faik Nükte ve İstiklal Mahallesi’ndeki Karatay Mustafa Küçükarpacı Aile Sağlığı Merkezleri ile Nakipoğlu Mahallesi’ndeki Şehit Dr. Ekrem Karakaya Sağlıklı Hayat Merkezi yer alıyor. Bunun yanı sıra Çimenlik ve Akabe mahallelerinde yeni eczaneler de hizmete sunuldu. Araplar Mahallesi’nde 1 No’lu Fahriye - Yaşar Oğuz Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun yapımı devam ederken, Yediler Mahallesi’nde Şerife-Hasan Kurşunel Aile Sağlığı Merkezi planlama aşamasında bulunuyor. Ayrıca, Karatay Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Ovakavağı Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle ilçeye yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırılmasına yönelik protokol imzaladı "Karatay’ımıza modern ve işlevsel tesisler kazandırıyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’nin son yıllarda sağlık alanında önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, bu sürece yerel yönetimler olarak katkı sunmaya devam ettiklerini kaydetti. Başkan Kılca, Karatay Belediyesi’nin vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay erişimini sağlamak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini vurgulayarak, "Güzel şehrimiz Konya’nın kalbi Karatay’ımızın her noktasını; altyapıdan üstyapıya, sosyal ve kültürel projelerden eğitim ve sağlığa kadar geniş bir hizmet ağıyla donatıyoruz. Mahallelerimizde inşa ettiğimiz aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezleriyle on binlerce vatandaşımıza daha konforlu sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağladık. Karatay’ımıza modern mimariye sahip, işlevsel sağlık tesisleri kazandırmaya devam edeceğiz. Amacımız; hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve ilçemizi her alanda daha ileriye taşımaktır" dedi. Başkan Kılca, 7-13 Nisan tarihleri arasında kutlanılan Dünya Sağlık Haftası’nı da kutladı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:13
7 ayda 15 kilo verdi, hayatı değişti
Daha aktif bir yaşama kavuşan Bozkuş, doğru beslenmeyle hayatının değiştiğini söyledi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 12:47
Medipol’den ameliyatsız parkinson tedavisi
Hareketlerde yavaşlama, titreme ve günlük yaşamı zorlaştıran belirtilerle kendini gösteren Parkinson hastalığı, sanıldığının aksine çaresiz bir hastalık değil. Medipol Sağlık Grubu’ndan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastaların yaşam kalitesinin yeniden artırılabildiğini belirtti. Tüm dünya genelinde 10 milyonu aşkın Parkinson hastası olduğu tahmin edilirken, Türkiye’de ise 180 binden fazla kişi Parkinson ile mücadele ediyor. Beyinde "dopamin" adı verilen maddenin azalması ile ortaya çıkan Parkinson, genelde 60 yaş üzerindeki kişilerde görülmesine rağmen hastaların yüzde 5 ila 10’unda başlangıç yaşı 50 yaşında altında bulunuyor. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla hastalıkla ilgili açıklamalarda bulunan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Ali Zırh, medikal tedavinin yetersiz kaldığı ya da şiddetli ilaç yan etkilerinin yaşandığı durumlarda özellikle beyin pili ve günümüzde gelişen teknolojilerle akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin hastalara yeni bir yaşam sunduğunu vurguladı. "Parkinson hareketleri yavaşlatan bir hastalık’’ Parkinson hastalığının beyinde dopamin eksikliği sonucu ortaya çıkan nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Zırh, hastalığın en sık hareketlerde yavaşlama, küçük adımlarla öne eğik yürüme, istirahat halinde para sayar tarzda titreme ve yüz hatlarında donuklaşma gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade etti. İlk kez 1817 yılında James Parkinson tarafından "titrek felç" olarak tanımlanan hastalığın günümüzde de önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini belirten Doç. Dr. Zırh, her yıl 11 Nisan’ın Dünya Parkinson Günü olarak bu hastalığa dikkat çekmek amacıyla anıldığını söyledi. İlaç tedavisi her zaman yeterli olmayabiliyor Parkinson hastalığının başlangıç tedavisinin ilaç tedavisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zırh, hastaların büyük bir kısmının hastalığın ilk yıllarında ilaçlarla günlük yaşamlarını normale yakın sürdürebildiğini dile getirdi. Ancak özellikle titremenin ön planda olduğu hastalarda ilk yıllarda ilaçlara yeterli yanıt alınamayabileceğini belirten Doç. Dr. Zırh, bu grup hastalarda beyin pili veya akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin titremeyi durdurmak için başarı ile kullanıldığını söyledi. Beyin pili tedavisiyle hastalığın seyri geriye alınabiliyor Tıbbi tedaviye yeterli cevap veremeyen ya da ilaç tedavisi ile günlük yaşamlarını artık düzenli sürdüremeyen veya ilaç yan etkileri nedeniyle yaşam kalitesi bozulan ya da azalan hastalar için Parkinson’un saatini geri almayı başarabilen beyin pili tedavisinin önemli bir seçenek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Zırh, "Beyin pili tedavisiyle 10 yıllık bir hastayı ameliyat ettiğimizde, hastalığın ilk yıllarındaki bulgularına yakın bir seviyeye getirmek mümkün olabiliyor. Çünkü bu yöntem yüksek doz ilacı taklit edebiliyor" dedi. Beyin pili tedavisinin beyne yerleştirilen iki ince elektrot, birer uzatma kablosu ve göğüs bölgesinde cilt altına yerleştirilen cihazdan oluşan bir sistem olduğunu belirten Doç. Dr. Zırh, tıpta nöromodülasyonadı verilen bu yöntemle beynin içerisindeki hedef bölgelere verilen elektriğin frekansını, dalga boyunu ve şiddetini kontrollü şekilde ayarlayarak hastalık belirtilerinin önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade etti. Bıçaksız tedaviyle titreme durdurulabiliyor Son yıllarda gelişen teknolojilerle birlikte uzun yıllardır kullanılmayan ve beynin içerisindeki bir noktaya lezyon yapma işleminden oluşan lezyon cerrahisinin ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Zırh, "Akıllı Ses Ötesi Tedavisi (MRgFUS) dediğimiz yöntem sayesinde bıçak kullanmadan ve herhangi bir kesi yapmadan MR ünitesinde birkaç saat içinde beynin içinde hedeflenen bölgeye istenilen büyüklük ve sıcaklıkta, lazere benzer bir yakma işlemi gerçekleştirebiliyoruz" dedi. Özellikle titremenin ön planda olduğu hastalarda bu yöntemin oldukça etkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Zırh, tedavi sonrası hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ifade etti. "Parkinson hastaları çaresiz değil" Parkinson hastalığında umutsuzluğa yer olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Ali Zırh, "Tıbbi tedaviye cevap vermeyen ya da ilaç yan etkileri nedeniyle artık yaşam kalitelerini eskisi gibi sürdüremeyen hastalar için hastalığı ortadan kaldıramasak da günümüzde hem beyin pili hem de odaklanmış ultrason gibi yöntemlerle hastalıklarının ilk yıllarındaki hallerine geri dönüp, yaşama yeniden merhaba diyebilirler" sözleri ile açıklamasını tamamladı. Öte yandan, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nin dış cephesine Parkinson hastalığına dikkat çekmek amacıyla "11 Nisan Dünya Parkinson Günü" yazısı yansıtıldı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 11:42
Kalp hastalıklarına karşı basit önlemler hayat kurtarıyor
Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı bilgilendirmede kalp hastalıklarının büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Kalp Sağlığı Haftası kapsamında Manisa Şehir Hastanesi’nde vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy, kalp sağlığının korunmasına yönelik önemli uyarılarda bulundu. Kalp hastalıklarının hem Türkiye’de hem de dünyada en sık ölüm nedenlerinin başında geldiğini belirten Uzm. Dr. Ersoy, bu hastalıkların büyük bir kısmının önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını ifade etti. Düzensiz yaşam, stres, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve sigara kullanımının kalp sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayan Ersoy, vatandaşların bu konularda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Kalp hastalıklarının bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini kaydeden Ersoy, "Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikayetleriniz olduğunda mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Bu belirtileri asla ihmal etmeyin. Erken tanı hayat kurtarır." dedi. Düzenli kontroller ve basit yaşam tarzı değişiklikleri ile kalp sağlığının korunabileceğini belirten Ersoy, vatandaşlara kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. Ersoy, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Unutmayın ki kalbiniz sizin en güçlü ritminiz. Onu korumak için geç kalmayın. Sağlığınızı ihmal etmeyin. Biz kardiyoloji hekimleri olarak sağlığınızı korumak ve kontrollerinizi yapmak için buradayız. Bize başvurmaktan çekinmeyin."
11 Nisan 2026 Cumartesi - 11:07
Psikofarmakologlar 15-18 Nisan’da Antalya’da toplanıyor
17. Uluslararası Psikofarmakoloji ve Çocuk-Ergen Psikofarmakolojisi / Psikoterapi Kongresi 15-18 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Belek’te gerçekleştirilecek. Türk Psikofarmakoloji Derneği (TAP) tarafından düzenlenen ve "Tedavi Direncinin Üstesinden Gelmek" ana temasıyla planlanan uluslararası katılımlı Kongrede, tedaviye dirençli vakalardaki son trendler etkileşimli bir şekilde paylaşacak, klinisyenlerin karşılaştığı güncel zorluklara pratik çözümler sunacak ve temel bilimler, biyolojik psikiyatri, sinirbilim ve psikiyatrik nörogörüntüleme alanlarındaki son gelişmeleri gözden geçirecek. Kongrede ayrıca, en güncel klinik araştırmalarla desteklenen tanı yaklaşımları, psikoterapiler ve diğer farmakolojik olmayan tedaviler ile bunların uygulama standartları ve kılavuzları hakkında kapsamlı tartışmalar yoluyla psikiyatrik tedavilerde bütünleştirici yaklaşımlar ele alınacak. 17. Uluslararası Psikofarmakoloji ve Çocuk-Ergen Psikofarmakolojisi / Psikoterapi Kongresi hakkında bilgi veren Kongre Başkanı Erişkin Psikiyatristi Dr. Ayşe Sakallı Kani, "Kongremizin mottosu "Tedavi Direncini Aşmaktır. Dört gün sürecek bu kongrede; seçkin ulusal ve uluslararası konuşmacılar ile araştırmacılar, psikofarmakoloji ve diğer klinik uygulama alanlarındaki en güncel bilgileri ve çığır açan gelişmeleri aktaracak, tedaviye dirençli vakalardaki en son eğilimleri etkileşimli olarak paylaşacak, klinisyenlerin karşılaştığı güncel zorluklara pratik çözümler sunacak; ayrıca temel bilimler, biyolojik psikiyatri, nörobilim ve psikiyatrik nörogörüntüleme alanlarındaki en yeni gelişmeleri değerlendireceklerdir. Bunun yanında, teşhise dair yaklaşımlar, psikoterapiler ve diğer farmakolojik olmayan tedavi yöntemleri ile bunların uygulama standartları ve kılavuzlarını kapsayan kapsamlı tartışmalarla, psikiyatrik tedavilerde bütüncül yaklaşıma katkı sağlamayı hedeflemekteyiz. ICP 2026’nın en önemli hedeflerinden biri, klinik uygulayıcı ile araştırmacı arasındaki bağı güçlendirmek olacaktır. Önceki kongrelerimizde olduğu gibi, değerli konuşmacılar paneller, konferanslar, ikili konferanslar ve workshoplar aracılığıyla alanındaki en son gelişmeleri aktaracaklardır. Tüm bu oturumların, en güncel klinik araçlarla etkileşim kurmaya, uzmanlardan doğrudan öğrenmeye, etiyoloji, tanı ve tedaviye yönelik yenilikçi fikirler keşfetmeye ve araştırma alanlarının sınırlarını genişletmeye katkı sağlaması beklenmektedir" dedi. Kongre Eş Başkan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Alperen Bıkmazer, "Her ICP’ de olduğu gibi, kongrede sunulmak üzere kabul edilen ve katılımcılar tarafından gerçekleştirilen en iyi üç sözlü/poster araştırma sunumu özeti, Bilimsel Komite tarafından ICP 2026 Olağanüstü Araştırma Sunumları Ödülleri ile onurlandırılacaktır. Değerlendirme sürecinde, ödüle aday çalışmaların kısa raporları incelenecek ve kongre sırasında sunulan tüm özetler ve konuşma metinleri ile birlikte dijital kitapta çevrimiçi olarak yayımlanacaktır" derken, Kongrenin Uluslararası İlişkiler Başkanı Dr. Allan Young da, "ICP 2026’nın tüm katılımcılar için hem kişisel hem de mesleki anlamda unutulmaz bir deneyim olacağına inanıyoruz. Kongremize katılanlar, ilham verici araştırmacı ve klinisyenlerle etkileşimde bulunarak zenginleştirici bilimsel oturumlardan faydalanma imkanı bulacaklardır" şeklinde konuştu. Kongre Başkanı Dr. Ayşe Sakallı Kani’nin verdiği bilgiye göre, 700 Psikiyatrist ve Psikoterapistin katılacağı ve 4 gün devam edecek kongrede 5 konferans, 18 genel oturum, 9 yıldızlar oturumu, 67 panel, 6 kurs, 7 uzmanlarla buluşma oturumu, 3 uydu sempozyum, 10 sözel bildiri oturumu, 148 sözel bildiri, 97 poster bildiri sunumu gerçekleştirilecek. Hasan Eker yönetimindeki BURKON tarafından organize edilen, bilimsel düzeyi yüksek toplantılar ve bildirilerle 4 gün sürecek olan, Türkiye’nin değişik illerinden 700 Psikiyatrist ve Psikoterapistin katılacağı kongrede güncel konular yenilikler ele alınacak.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 11:02
Aydın Şehir Hastanesi’nde hizmet verecek poliklinikler incelendi
Aydın Şehir Hastanesi’nde yakın zamanda hizmet vermesi beklenen polikliniklerde yürütülen çalışmalar değerlendirildi. İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul başkanlığında, İl Sağlık Müdürlüğü Hizmet Başkanları ve Başkan Yardımcıları ile ilgili hastanelerin başhekimleri, İdari ve Mali Hizmetler Müdürleri ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlerinin katılımıyla değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Aydın Şehir Hastanesi’ne taşınması planlanan hastanelerin mevcut durumu, taşınma sürecine ilişkin yürütülen hazırlık çalışmaları, personel planlaması ile tıbbi cihaz ve cerrahi ekipmanlara yönelik süreçler değerlendirildi. Ayrıca halihazırda hizmet vermeye devam eden hastanelerin mevcut işleyişi gözden geçirilerek, hizmet sunumunun kesintisiz sürdürülebilmesi adına yapılabilecek planlamalar konusunda istişarelerde bulunuldu. Vatandaşlara daha etkin, verimli ve nitelikli sağlık hizmeti sunulması amacıyla yürütülen çalışmaların planlı, koordineli ve titizlikle sürdürüldüğü vurgulandı. Toplantının ardından İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul, yeni yerinde hizmet vermeye başlayacak olan Kemoterapi Ünitesi, Dahiliye, Psikiyatri, Göğüs, Enfeksiyon, Romatoloji ve Cildiye poliklinikleri ile Kan Alma Birimi ve diğer poliklinik alanlarında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Yapılan incelemelerde süreçlerin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediği belirtildi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:50
Köyceğiz’de Gebe Okulu eğitimleri tüm hızıyla devam ediyor
Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Devlet Hastanesinde açılan Gebe Okulu bebek bekleyen ailelere eğitim vermeye devam ediyor. Gebe Okulunda birebir ve grup eğitimlerinde doğuma hazırlık, nefes ve gevşeme egzersizleri, bebek bakımı ve lohusalık süreci gibi birçok konuda destek veriliyor. Ayrıca pilates ve meditasyon çalışmalarıyla da hem beden hem ruh olarak doğuma hazırlıyorlar. Eğitimler kapsamında anne adayları, Diş Hekimi Dr. Betül İnce Kavşut tarafından muayene edildi ve gebelikte ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirici eğitim aldı. Diyetisyen Çiğdem Çetin’in katılımıyla gerçekleştirilen "Gebelikte Beslenme" eğitiminde ise anne adayları, sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli bilgiler edindi. Köyceğiz Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından sosyal medyada yapılan açıklamada; "Katılım sağlayan tüm anne adaylarımıza ve katkı sunan uzmanlarımıza teşekkür ederiz. Sağlıklı anneler, sağlıklı nesiller demektir. Katılım ücretsizdir" ifadeleri kullanıldı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:29
Özel çocukların nörogelişimsel süreçleri tek merkezde değerlendirilecek
İstanbul’da Nörogelişimsel Değerlendirme Merkezi, çocuklarda gelişimsel farklılıkların erken dönemde tespit edilmesi ve multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi amacıyla hizmete başladı. Otizmden dikkat eksikliğine, öğrenme güçlüğünden konuşma bozukluklarına kadar birçok gelişimsel durum, farklı branşlardan uzmanların ortak değerlendirmesiyle ele alınacak. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bünyesinde kurulan Nörogelişimsel Değerlendirme Merkezi, çocukların gelişim süreçlerini bilimsel testler ve multidisipliner değerlendirmelerle analiz ederek, erken tanı ve doğru yönlendirme sağlamayı hedefliyor. Merkezde çocuk ve ergen psikiyatrisi, çocuk nörolojisi, çocuk sağlığı, genetik hastalıklar ve gelişim alanında çalışan uzmanlar birlikte çalışarak, çocukların bilişsel, davranışsal ve nörolojik gelişimini kapsamlı şekilde değerlendiriyor. Merkez özellikle otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), özgül öğrenme güçlüğü, gelişimsel gecikmeler ve konuşma bozuklukları gibi nörogelişimsel durumların erken tanısına odaklanıyor. "Erken tanı çocukların yaşamını değiştirebilir" Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, merkezin çocuk sağlığı açısından önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini belirtti. Sert, "Çocuklarda gelişimsel farklılıkların erken dönemde fark edilmesi hem akademik hem de sosyal gelişimi doğrudan etkiliyor. Hastanemizde kurulan NörogelişimselDeğerlendirme Merkezi ile çocukların gelişimini bilimsel ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Farklı branşlardan uzmanların aynı çatı altında çalışması tanı sürecini daha hızlı ve doğru hale getiriyor" dedi. "Çocukların gelişim süreci özellikle ilk yıllarda çok hızlı ilerler" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emel Torun, erken çocukluk döneminin gelişim açısından kritik bir süreç olduğunu vurguladı. Torun, "Çocukların gelişim süreci özellikle ilk yıllarda çok hızlı ilerler. Bu dönemde fark edilen gelişimsel gecikmeler veya farklılıklar, uygun destek ve eğitim programlarıyla önemli ölçüde iyileştirilebilir. Merkezimizde yapılan gelişim testleri ve klinik değerlendirmeler sayesinde çocukların gelişim profili ayrıntılı şekilde analiz edilebiliyor" ifadelerini kullandı. Genetik değerlendirme tanı sürecini güçlendiriyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Hastalıkları Tanı ve Değerlendirme Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ocak ise bazı nörogelişimsel durumların genetik faktörlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Ocak, "Gelişimsel sorunların nedenini doğru anlamak, tedavi ve izlem planının doğru şekilde oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle gerekli durumlarda genetik değerlendirmeler ve ileri düzey testler uygulayarak tanı sürecini daha kapsamlı ve güvenilir hale getiriyoruz. Multidisipliner yaklaşım sayesinde çocukların sağlık durumunu yalnızca tek bir açıdan değil, tüm yönleriyle ele alabiliyoruz" dedi. Ocak ayrıca tanı konulan genetik hastalıkların yalnızca mevcut hastanın yönetimi açısından değil, aynı zamanda ailenin gelecekteki gebelik planlaması açısından da kritik bilgiler sunduğunu vurguladı. Ocak, "Elde edilen genetik bulgular doğrultusunda ailelere ayrıntılı genetik danışmanlık veriyoruz. Bu kapsamda sonraki gebeliklerde hastalığın tekrar etme riskini değerlendiriyor ve gerekli durumlarda doğum öncesi tanı yöntemlerini planlıyoruz. Doğum öncesi tanı ile gebelik sürecinde bebeğin etkilenip etkilenmediği güvenilir yöntemlerle belirlenebilmektedir" ifadelerini kullandı. Ocak, bazı durumlarda ise yardımcı üreme teknikleri ile birlikte uygulanan preimplantasyon genetik tanı yöntemlerinin önemli bir seçenek olduğunu belirterek, "Preimplantasyongenetik tanı sayesinde hastalığa neden olan genetik değişikliği taşımayan embriyolar seçilerek sağlıklı gebelik elde edilmesi mümkün olabilmektedir. Bu yaklaşım, özellikle tekrarlayan genetik hastalık öyküsü bulunan aileler için önemli bir avantaj sağlamaktadır" dedi. Nörolojik değerlendirme gelişim haritasını ortaya koyuyor Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ece Gültekin, nörolojik değerlendirmelerin gelişimsel farklılıkların anlaşılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Gültekin, "Dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü veya gelişimsel gecikmeler gibi durumların altında nörolojik faktörler bulunabiliyor. Bu nedenle çocukların nörolojik muayene ve değerlendirmeleri tanı sürecini güçlendiriyor. Multidisiplinerekip sayesinde çocukların gelişimsel durumu daha net ortaya konulabiliyor" diye konuştu. Ailelere anlaşılır ve hızlı raporlama Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Uzm. Dr. Umut Balatacı ise merkezin ailelere daha sistematik bir değerlendirme süreci sunduğunu ifade etti. Balatacı, "Merkezimizde çocuklar için gerekli test ve değerlendirmeler planlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ekip tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından ailelere kapsamlı bir geri bildirim sunuluyor. Amaç sadece tanı koymak değil, çocuğun gelişimini destekleyecek doğru yönlendirmeleri yapmak" dedi. Balatacı, "Merkezimizde yapılan değerlendirmelerin ardından çocuklarımızın güçlü ve zayıf yönlerini somutlaştırıp, bireysel yol haritalarını netleştirmek, devam eden takiplerde değişebilecek ihtiyaçlar ile şekillenecek dinamik erken müdahale programlarını çocuğumuza özel olarak planlamak, öncelikle çocuklarımızın sağlığı için elzemdir. Ailelerin kafa karışıklığının giderilmesi ve bundan sonraki sürece daha etkin odaklanabilmeleri açısından ayrıca önemlidir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder