SAĞLIK
24 Mart 2026 Salı - 10:26 Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Servet’ten Varis hastalığı uyarısı Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Servet, varisin yalnızca estetik bir problem olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Son yıllarda Varis vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, özellikle hareketsiz yaşam tarzı ve genetik faktörlerin bu artışta önemli rol oynadığını belirtiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Servet, varisin yalnızca estetik bir problem olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Servet, "Varis, toplardamarların genişleyip işlevini kaybetmesiyle oluşan bir dolaşım hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi. "Modern yaşam tarzı riski artırıyor" Uzmanlara göre, uzun süre ayakta kalmak ya da masa başında hareketsiz çalışmak, varis oluşumunu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ayrıca fazla kilo, hormonal değişimler ve dar kıyafet tercihleri de risk faktörleri arasında bulunuyor. "Belirtiler göz ardı edilmemeli" Bacaklarda ağrı, şişlik, yanma hissi ve gece krampları varisin en yaygın belirtileri arasında yer alıyor. Op. Dr. Ercan Servet, bu şikayetleri yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti. "Tedavi yöntemleri gelişiyor" Dr. Servet, günümüzde varis tedavisinde lazer uygulamaları, skleroterapi ve minimal invaziv cerrahi yöntemler başarıyla uygulanıyor. Erken teşhis sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. Uzmanlardan öneriler Uzmanlar, varisten korunmak için düzenli egzersiz yapılmasını, uzun süre aynı pozisyonda kalınmamasını ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesini öneriyor. Ayrıca risk grubundaki kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor.
24 Mart 2026 Salı - 10:13 Başhekim Yardımcısı Yeler’den kolon ve mide kanserine karşı tarama çağrısı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Ayvaz Yeler, kolorektal kanserlerinin erken tanı ile kolaylıkla tedavi edilebildiğini belirterek; aile öyküsü olanların 40, olmayanların ise 45 yaşından itibaren mutlaka rutin tarama programlarına dahil olması gerektiğini söyledi. 1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı çerçevesinde dünya genelinde ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan kolorektal kanserlerine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla mart ayı boyunca çeşitli bilgilendirme faaliyetleri yürütülüyor. Uzmanlar, Türkiye’de en sık görülen kanser türlerinden biri olan kalın bağırsak kanserine karşı tarama programlarının önemine dikkat çekiyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, kolorektal hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen ilk üç kanser türü arasında yer alıyor. "Kolorektal kanserle alakalı tarama programları mevcuttur" Konuya ilişkin konuşan Başhekim Yardımcısı İç Hastalıkları Uzmanı Uzman Dr. Ayvaz Yeler, kolorektal kanserlerin gastrointestinal sistem (GİS) kanserlerinin en sık görülen türlerinden biri olduğunu belirtti. Tarama programına giren kanserlerin toplumda sık görülen ve erken tanı alması gereken gruplar olduğunu ifade eden Dr. Yeler, "Bunlar, erken tanı aldıklarında çok rahat ve kolaylıkla tedavi edilebilen kanserlerdir. Korkulacak ya da çekinilecek kanser grupları değildir. Bu yüzden hem dünyada hem de ülkemizde kolorektal kanserle alakalı tarama programları mevcuttur. Tanı ve erken tanı merkezleri yaygınlaşmış olup gayet uygun bir şekilde hizmet vermektedir. Vatandaşlarımızın belli yaş gruplarında, özellikle ailede kanser öyküsü olan risk gruplarındaki bireylerin mutlaka aile sağlığı merkezlerine ve hastanelere başvurarak taramalarını yaptırmalarını öneriyoruz. Bu taramalar hangileri oluyor ve özellikle kaç yaşında başlıyor? Aile öyküsü varsa, vatandaşlarımıza 40 yaşından sonra mutlaka kolon ve rektum kanserleri açısından tarama öneriyoruz. Aile öyküsü yoksa, 45 yaşından sonra mutlaka kolorektal kanser taraması öneriliyor" dedi. "Erken tanı hayat kurtarır" Kolorektal kanserler için tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarama programları ve tanı merkezleri yeterli seviyede olduğunu dile getiren Yeler, "Yeter ki siz bu konuda aile sağlığı merkezlerine başvurun. Kolorektal kanserler için ‘gaitada gizli kan’ testi, aile sağlığı merkezlerinde Sağlık Bakanlığımız tarafından rutin tarama programı içerisindedir. Bunu mutlaka geciktirmeden ve aksatmadan yapmamız gerekiyor. Tekrar söyleyeyim; kolorektal kanser taramasının temelinde gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi mevcuttur. Birinci derece akrabalarında kolon veya rektum kanseri olanlarda 40 yaşından sonra, olmayanlarda ise 45 yaşından sonra mutlaka bu tarama programlarına dahil olunmalıdır. 40 ile 50 yaş arasında, hastalarımıza mutlaka bir kez olmak üzere kolonoskopi öneriyoruz" diye konuştu. "Van Gölü Havzası’nda mide kanseri riski göz önünde bulundurulmalı" Bölgesel risk faktörlerine de dikkat çeken Yeler, "Van Gölü Havzası olarak mide kanserini çok yaygın gördüğümüz bir bölge olduğumuz için ve mide kanserinde de yine gaitada gizli kan pozitifliği tespit edilebildiği için; hem kolorektal hem de mide kanserleri adına gaitada gizli kan taramalarını mutlaka düzenli yapalım. Sonuç pozitif gelince iç hastalıkları veya gastroenteroloji uzmanımıza mutlaka başvuralım. Endemik kanser bölgelerinde yaşayanlarda veya aile öyküsü olanlarda; semptomunuz ya da şikayetiniz olmasa bile 40-50 yaş arasında mutlaka bir kez kolonoskopi yaptırmanızı öneriyoruz" şeklinde konuştu.
Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 09:16 Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor Mevsim geçişlerinin solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemler olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmanın hastalık riskini arttırdığını söyledi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, özellikle kronik rahatsızlığı bulunanlar ile akciğer hastalarının daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekerek, soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalmanın solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırdığını ve enfeksiyon riskini artırdığını, çeşitli bilimsel çalışmaların da bu durumu desteklediğini kaydetti. Mevsim geçişlerinde basit önlemlerle enfeksiyon riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Özlü, "Mevsim geçişleri, solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemlerdir. Bunun nedeni, insanların hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmasıdır. Sabah evden çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; ancak öğleye doğru hava ısınır ve terleriz. Ya da tam tersi olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız ama birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Özellikle kronik hastalığı olanların ve akciğer hastalarının kendilerini koruması çok önemlidir. Soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalma durumu, solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini ve enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu konuda yapılmış çalışmalar da bunu desteklemektedir. Bu yüzden bu dönemlerde daha tedbirli olmak gerekmektedir. Havaya uygun giyinmek, en azından hazırlıklı olmak önemlidir. Hava sıcaksa kalın giyinmeyi önermiyoruz ancak havanın aniden soğuyabileceğini göz önünde bulundurarak yanınıza bir kazak veya mont almak faydalı olur" dedi. "Bol sıvı tüketimi çok önemli" Bol sıvı tüketiminin çok önemli olduğuna dikkat çeken Özlü, "Bol sıvı tüketilmesi özellikle gribal enfeksiyonlar ve solunum yolu enfeksiyonlarında çok önemlidir. Bitkisel çaylar, uygun şekilde demlendiğinde boğazı rahatlatıcı ve öksürüğü azaltıcı etki gösterebilir. Bal da öksürük üzerinde rahatlatıcı etkiye sahip olduğundan, doğal bal ile hazırlanan bitkisel çaylar tüketilebilir. Ancak içeceklerin çok sıcak olmamasına dikkat etmek gerekir; aşırı sıcak içecekler boğazı tahriş edebilir. Ayrıca bitkisel çayları da aşırıya kaçmadan, ölçülü şekilde tüketmek uygun olur" diye konuştu.
Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 09:14 Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor Mevsim geçişlerinin solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemler olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmanın hastalık riskini arttırdığı söyledi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, mevsim geçişlerinde sabah ve öğle saatleri arasında yaşanan sıcaklık farklarının, yanlış giyim tercihlerine yol açtığını belirterek "Sabah evden çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; ancak öğleye doğru hava ısınır ve terleriz. Ya da tam tersi olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız ama birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir" dedi. Özellikle kronik rahatsızlığı bulunanlar ile akciğer hastalarının daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Özlü, soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalmanın solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırdığı ve enfeksiyon riskini artırdığı ifade ederek çeşitli bilimsel çalışmaların da bu durumu desteklediği kaydetti. Mevsim geçişlerinde basit önlemlerle enfeksiyon riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Özlü, "Mevsim geçişleri, solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemlerdir. Bunun nedeni, insanların hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmasıdır. Sabah evden çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; ancak öğleye doğru hava ısınır ve terleriz. Ya da tam tersi olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız ama birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Özellikle kronik hastalığı olanların ve akciğer hastalarının kendilerini koruması çok önemlidir. Soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalma durumu, solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini ve enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu konuda yapılmış çalışmalar da bunu desteklemektedir. Bu yüzden bu dönemlerde daha tedbirli olmak gerekmektedir. Havaya uygun giyinmek, en azından hazırlıklı olmak önemlidir. Hava sıcaksa kalın giyinmeyi önermiyoruz ancak havanın aniden soğuyabileceğini göz önünde bulundurarak yanınıza bir kazak veya mont almak faydalı olur" dedi. "Bol sıvı tüketimi çok önemli" Bol sıvı tüketiminin çok önemli olduğuna dikkat çeken Özlü, "Bol sıvı tüketilmesi özellikle gribal enfeksiyonlar ve solunum yolu enfeksiyonlarında çok önemlidir. Bitkisel çaylar, uygun şekilde demlendiğinde boğazı rahatlatıcı ve öksürüğü azaltıcı etki gösterebilir. Bal da öksürük üzerinde rahatlatıcı etkiye sahip olduğundan, doğal bal ile hazırlanan bitkisel çaylar tüketilebilir. Ancak içeceklerin çok sıcak olmamasına dikkat etmek gerekir; aşırı sıcak içecekler boğazı tahriş edebilir. Ayrıca bitkisel çayları da aşırıya kaçmadan, ölçülü şekilde tüketmek uygun olur" diye konuştu. (BK-ÖS-Y)
Muğla’da Zeytinyağı bilinci çocuk yaşta filizleniyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:48 Muğla’da Zeytinyağı bilinci çocuk yaşta filizleniyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, ‘Geleceğin Tadımcılarını Yetiştiriyoruz’ projesi kapsamında ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik zeytinyağı eğitimlerini sürdürüyor. Doğaya duyarlı, kaliteli üretime dayalı bir bilinç oluşturmayı amaçlayan proje, Muğla Ticaret Borsası Duyusal Analiz Laboratuvarında düzenlenen uygulamalı eğitimlerle hayata geçiriliyor. Muğla Ticaret Borsası ve Zeytin Dostu Derneği ile ortaklaşa düzenlenen eğitimlerde öğrencilere zeytin ağacının önemi, doğru zeytinyağı üretim süreçleri, kaliteli zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri ve doğru tadım teknikleri anlatıldı. Ayrıca kaliteli ve kusurlu zeytinyağının ayrımını yapmalarına yardımcı olmak amacıyla tadım uygulamaları gerçekleştirildi. Her ay ücretsiz eğitim imkânı Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen eğitimler, talep doğrultusunda her ay ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Kurumsal, bireysel ve grup katılımlarına açık olan eğitimlere başvurular Büyükşehir Belediyesi web sitesinin etkinlikler bölümünden ya da 444 48 01 numaralı çağrı merkezinden yapılabiliyor. Zeytin Dostu Derneği Duyusal Analiz Panelleri Lideri Eczacı Atilla Totoş ise zeytinyağı bilincinin çocuk yaşta kazandırılması gerektiğini belirterek, "Bu eğitimleri zeytinyağı ile ilgili toplumsal bilincin yükselmesi için veriyoruz. Kusursuz zeytinyağının yararlarına ancak doğru bilgiyle ulaşılabilir. Çocuklar öğrenme çağında oldukları için en doğru bilgiye ilk ağızdan ulaşmaları çok değerli. Türkiye’nin en kıymetli zeytin bölgelerinden birindeyiz ve ürünün değerini artırmak için çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve Ticaret Borsası bu süreçte önemli destek veriyor" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Ziraat Mühendisi Birben Öz Yılmaz, "Öğrencilerimize doğru zeytinyağı üretimini, zeytinyağının sağlık açısından önemini ve kaliteli-kalitesiz yağın ayrımını uygulamalı olarak öğretiyoruz. Amacımız gelecekte doğaya duyarlı, kaliteli üretim bilincine sahip nesiller yetiştirmek" Başkan Aras: "Muğla’nın Zeytinyağı kültürünü geleceğe taşıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla, binlerce yıllık zeytin kültürüyle Anadolu’nun en kadim üretim merkezlerinden biridir. Zeytinyağı sadece bir gıda değil, bu coğrafyanın yaşam biçimidir. Çocuklarımızın üretim süreçlerini doğru öğrenmesi, kaliteli zeytinyağını tanıması ve doğaya duyarlı bir bilinçle yetişmesi bizim için büyük değer taşıyor. ‘Geleceğin Tadımcıları’ projesiyle aslında zeytinin geleceğini, yani Muğla’nın geleceğini koruyoruz. Bu iş birliğine katkı sunan tüm kurum ve uzmanlarımıza teşekkür ediyorum"
Muğla Büyükşehir Belediyesi ücretsiz HPV aşısı başvurusu başladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:36 Muğla Büyükşehir Belediyesi ücretsiz HPV aşısı başvurusu başladı Muğla Büyükşehir Belediyesi, toplum sağlığının korunması ve gelecek nesillerin daha sağlıklı şartlarda yetişmesi amacıyla koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkan Rahim ağzı kanseri, son yıllarda HPV (İnsan Papilloma Virüsü) kaynaklı vakaların artış göstermesiyle birlikte daha fazla gündeme gelirken, Büyükşehir Belediyesi 9-45 yaş aralığındaki bireylere yönelik ücretsiz aşı uygulamasını hayata geçirdi. Büyükşehir’den Ttplum sağlığı için kararlı adımlar Rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısından yararlanmak isteyen ve başvuru şartlarını taşıyan vatandaşların gerekli belgelerle birlikte Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün ilçe hizmet birimlerine başvuruda bulunmaları gerekiyor. Detaylı bilgi almak isteyenler, 444 48 01 numaralı Muğla Büyükşehir Belediyesi Çağrı Merkezinden destek alabilir. HPV nedir? HPV (İnsan Papilloma Virüsü), cilt ve mukozalarda enfeksiyona neden olabilen bir virüs türüdür. Bazı türleri, rahim ağzı başta olmak üzere çeşitli kanser türleriyle ilişkilendirilmektedir. HPV aşısı, bu virüsün neden olduğu ciddi hastalıklara karşı koruma sağlamaktadır. Başkan Aras: "HPV Aşısı Konusunda Toplumsal Bilinç Oluşturarak Vatandaşlarımızın Sağlığını Korumayı amaçlıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Halk sağlığını tehdit eden hastalıklara karşı koruyucu hizmetler sunmak, yerel yönetim anlayışımızın en önemli unsurlarından biridir. Bu doğrultuda, rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısı uygulamasını başlatarak özellikle genç kuşakların sağlığını güvence altına almayı hedefliyoruz. Son yıllarda HPV kaynaklı kanser vakalarındaki artış, bu alanda farkındalık çalışmalarını ve koruyucu sağlık hizmetlerini daha da önemli hale getirmiştir. Biz de hem bu konuda toplumsal bilinç oluşturmak hem de vatandaşlarımızın sağlığını korumak amacıyla ücretsiz HPV aşısı uygulamamızı hayata geçirdik. Uygulamamızda başvurular devam ediyor. Tüm vatandaşlarımızı, sağlıklı bir gelecek için bu fırsattan yararlanmaya davet ediyorum" dedi.
5 dakikalık kontrol hayatını değiştirebilir
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:23 5 dakikalık kontrol hayatını değiştirebilir Akciğer kanseri erken evrede teşhis edildiğinde tamamen iyileşme şansının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Didar Tekeli Yazıcı, 5 dakikalık kısa kontrollerin insan hayatını değiştirebildiğini belirtti. Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Yazıcı, akciğer kanserinin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti. Oldukça sinsi ilerlediği için çoğu zaman geç fark edilmediğine dikkat çeken Yazıcı, "En önemli risk faktörü tütün ürünleridir. Akciğer kanserinin yüzde 85’i tütün ile ilişkilidir. Bunun yanı sıra pasif içiciler, hava kirliliğine maruz kalanlar, asbest veya radon gazı maruziyeti olan kişiler de risk de risk altındadır. Yani tütün ürünleri içmiyor olmak tamamen güvenli olduğumuz anlamına gelmez" şeklinde konuştu. Belirtiler genellikle hafif başladığını vurgulayan Yazıcı, "Geçmeyen öksürükler, balgamda kan görülmesi, nefes darlığı, sırt ağrıları, göğüs ağrıları, açıklanamayan kilo kayıpları olabilir. Şikâyetleri mevsimsel veya sigara kaynaklı deyip, geçiştirmemek gereklidir. Çünkü bu belirtiler hastalığın erken evre habercileri olabilir. Günümüzde tıbbın ilerlemesi ile birlikte tanı için çeşitli görüntüleme yöntemlerimiz var. Şüphe dahilinde ve hastanın akciğer grafisinde uyumlu belirtiler varlığında hastalarımıza tomografi kontrolleri yapmaktayız. Bu kontroller sayesinde hastalarımız daha erken tanı alabilmektedir. Bu da tedavi başarısını ve hastaların yaşam süresini ciddi şekilde arttırmaktadır" dedi. Özellikle 55 yaş üzeri ve uzun süre sigara içmiş bireylerde erken kontroller oldukça kıymetli olduğunun altını çizen Yazıcı, "Polikliniklerimizde geç kalmanın verdiği üzüntüyü yaşayan hastalarımızı görüyoruz. Hâlbuki yalnızca 5 dakikalık kısa kontroller bir insanın hayatını değiştirebiliyor. Akciğer kanserinden korunmak için tütün ürünlerinden uzak duralım ve vücudumuzdaki değişiklikleri önemseyelim. Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı olan bu ayda kendimiz ve sevdiklerimiz için yeni bir başlangıca dönüştürelim. Unutmayalım ki erken tanı hayat kurtarır" diye konuştu.
Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Çocuk Hakları Günü’ne özel etkinlik
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:21 Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Çocuk Hakları Günü’ne özel etkinlik Medical Point Gaziantep Hastanesi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenledi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Engelsiz Yaşam Merkezi’nde düzenlenen programda çocuklar için çeşitli aktiviteler gerçekleştirildi, farkındalık çalışmaları yapıldı. Etkinlikte çocuklar hem eğlendi hem de hakları konusunda bilgilendirildi. Uzman ekip tarafından hazırlanan atölyelerde çocukların kendilerini ifade etmeleri, özgüvenlerinin desteklenmesi ve sosyal etkileşimlerinin artırılması hedeflendi. "Gerektiğinde aşılarına ulaşabilmeli ve güvenli bir aile ortamında büyümesi sağlanmalıdır" Etkinlikle ilgili konuşan Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Kilim, "Bugün burada 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle bir araya geldik. Çocuk hakları dediğimiz kavram, her çocuğun güven, sevgi ve saygı dolu bir ortamda büyüme hakkına sahip olması demektir. Bu hak, dil, din, ırk ayrımı olmaksızın tüm dünya çocukları için geçerlidir. Bir çocuk, sağlık hizmetine rahatlıkla ulaşabilmeli; hem hastalık döneminde hem de sağlıklı olduğu zamanlarda düzenli takipleri yapılmalıdır. Gerektiğinde aşılarına ulaşabilmeli ve güvenli bir aile ortamında büyümesi sağlanmalıdır. Eğitim, oyun, sevgi ve beslenme gibi temel ihtiyaçlar birer hak olup, kesinlikle lütuf değildir. Biz çocuk hekimleri olarak her çocuğun sağlığı, güvenliği ve mutluluğu için çalışıyoruz. Ancak en büyük sorumluluk ailelerimizle birliktedir. Çocukların güven, sevgi ve huzur içinde büyümesi, fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının zamanında fark edilip gerekli desteğin verilmesi hayati önem taşır" dedi. "Bugün burada, geleceğimizin mimarı olan çocuklarımız için toplandık" Etkinlikle konuşan Uzman Dr. Öznur Kademli ise, "Bugün burada, geleceğimizin mimarı olan çocuklarımız için toplandık. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü, yalnızca bir kutlama değil, yetişkinlerin sorumluluklarını hatırlaması için önemli bir farkındalık günüdür. Bir çocuk; dili, dini, ırkı veya ekonomik durumu ne olursa olsun yaşama, korunma ve iyi bir geleceğe sahip olma hakkına sahiptir. Biz çocuk hekimleri olarak sahada bunun en yakın tanıklarıyız. Her çocuğun hak ettiği şartlarda büyüyebilmesi için elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Medical Point Gaziantep Hastanesi yetkilileri, çocukların her alanda eşit haklara sahip olduğunu vurgulayarak bu tür farkındalık faaliyetlerinin devam edeceğini belirtti.
Öğrencilere ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:09 Öğrencilere ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi Denizli İl Sağlık Müdürlüğü ve Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle 17-23 Kasım Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası kapsamında Zübeyde Hanım Anaokulu öğrencilerine ağız ve diş sağlığı taraması yapıldı. Öğrencilere eğitim verilerek ağız ve diş sağlığının önemine vurgu yapıldı. 17-23 Kasım Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası’nda çocuklara diş fırçalama alışkanlığını kazandırmak, erken yaşlarda ağız ve diş sağlığının önemini anlamalarını sağlamak amacıyla Zübeyde Hanım Anaokulu’nda etkinlik düzenlendi. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Berna Öztürk, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, öğretmenler ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte Diş Hekimi Fethiye Çelik tarafından öğrencilere ağız ve diş bakımının nasıl yapılacağı, doğru diş fırçalama teknikleri konusunda bilgi verildi. Diş maketi üzerinde diş fırçalamanın nasıl yapılacağını öğrenen minik öğrenciler, hem eğlendi, hem de merak ettikleri soruları sordu. Etkinlik sonunda açıklama yapan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk; koruyucu diş hekimliği uygulamalarının güçlendirilmesinin ve toplumun ağız bakımı konusunda bilinçlendirilmesinin diş çürüğü ve diş eti hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti. Öztürk; "Toplumda ağız ve diş sağlığı bilincini artırmak, koruyucu diş hekimliği hizmetlerini teşvik etmek, çocuklarda erken yaşta ağız bakım alışkanlığı kazandırmak, ağız-diş sağlığının genel sağlık üzerindeki etkileri hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla ülkemizde 17-23 Kasım Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası olarak kutlanmaktadır. İlimizde de Denizli İl Sağlık Müdürlüğü olarak koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri kapsamında anasınıfı, 1., 2., 3. ve 4. Sınıf öğrencilerine Ağız ve Diş Sağlığı farkındalık eğitimleri verilmektedir. Bu kapsamda 2025 yılı içinde şu ana kadar 79 bin 588 öğrenci ve 3 bin 891 öğretmene ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi. Yine hafta kapsamında vatandaşlarımızın yoğun olduğu alanlarda stant açarak farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. Bugün de İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile birlikte Zübeyde Hanım Anaokulu’ndaki öğrencilerimize bir araya gelerek, öğrencilerimize ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi ve diş muayeneleri yapıldı. Bugünün anısına da çocuklarımıza cesaret madalyalarını verdik. Desteklerinden dolayı Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve taramaları gerçekleştiren sağlık çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan da erken yaşta ağız ve diş sağlığı bilincinin oluşturulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, çocuklara yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarının Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası boyunca sürdüğünü belirtti. Diş fırçalama alışkanlığının küçük yaşta kazanılmasının ilerleyen yıllarda karşılaşılabilecek sağlık sorunlarını büyük ölçüde azaltacağını ifade etti. Her kademedeki okullarımızda yıl boyunda sağlık konularında İl Sağlık Müdürlüğümüzle ortaklaşa öğrencilerimize yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarının yapıldığını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan desteklerinden dolayı İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk’e ve ekibine teşekkür etti.
Sigara Bırakma Poliklinikleri kırsalda da hizmete başladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:24 Sigara Bırakma Poliklinikleri kırsalda da hizmete başladı Eskişehir’de tütünle mücadelede önemli bir adım daha atılarak Çifteler Toplum Sağlığı Merkezi’nde kurulan Sigara Bırakma Polikliniği, vatandaşlara hizmet vermeye başladı. Bu uygulama ile kırsal ilçelerde, aile sağlığı merkezleri bünyesinde sigara bırakma desteğine erişim kolaylaşmış oldu. Kent merkezinden sonra kırsalda da aile sağlığı merkezlerinde sigara bırakma polikliniği hizmet vermeye başladı. Tütün kullanımına karşı güçlü mücadele Tütün ürünleri, dünyada ve ülkemizde en yaygın bağımlılık yapan maddelerin başında geliyor. Kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları ve çeşitli kanser türlerinin önemli risk faktörleri arasında yer alması nedeniyle sigarayı bırakmak isteyen bireylere profesyonel destek sunulması, halk sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor. Hizmet ağı il genelinde genişliyor Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, tütün bağımlılığı ile mücadelede sunduğu hizmet kapasitesini artırmayı sürdürüyor. Çifteler’de açılan yeni poliklinikle birlikte sigara bırakma polikliniklerinin sayısı 16’ya ulaştı. Yıl sonuna kadar bu sayının 20’ye çıkarılması hedefleniyor. Açılışta önemli katılımcılar yer aldı Açılışa; İl Değerlendirme Komisyonu Başkanı Uzm. Dr. Burcu Işıktekin Atalay, Sağlık Hizmetleri Başkanlığında görevli Dr. Füsun Kahya ve Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Biriminden Sağlık Memuru Şeref Biçer katıldı. Açılış sırasında, tütünle mücadelede birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Danışmanlı ve tedavi süreçleri tek noktada Poliklinikte görev yapan Aile Hekimi Uzm. Dr. Zahide Uğurlu Kaya, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara bireysel danışmanlık hizmeti sunacak. Muayene ve değerlendirme sonrasında kişiye özel tedavi planları hazırlanacak; gerektiğinde ilaç tedavisi ve davranışsal danışmanlık desteği verilecek. Kırsalda kolay ulaşılabilir destek Yeni poliklinik, kent merkezinden sonra kırsal bölgede yaşayan vatandaşların sigara bırakma hizmetine daha kolay ulaşmasını sağlayarak tütünle mücadelede önemli bir rahatlık sunuyor. İl Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığını korumaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.